debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. murat başoğlu

    kendisini cani gonulden tebrik ediyorum turkiye gibi bir ulkede rezil olmayi basardi kendileri.

  • 2. sokak kedisinin gözünü çıkaran sadist kız

    üst edit: nerede bu karıyı savunan yavşaklar, çıksanıza şimdi piyasaya? alın size istediğiniz kanıt: (bkz: #70352299)

    merhabalar,

    az önce facebook üzerinde 4 saat kadar önce paylaşılmış bir gönderiye denk geldim, ekşide aradım ama bununla ilgili bir başlığa denk gelemedim.

    facebook üzerindeki gönderide (kedinin yaralanmış +18 görseli bulunmakta) bahsi geçen kişinin kedinin yaralı fotoğrafını içeren paylaşımı, profil bilgileri ve kediye neden zarar verdiğine dair sorulan sorulara verdiği vicdansız, insanlıktan nasibini alamamış cevaplar bulunuyor. gönderiyi paylaşan kişinin yazdıklarını aynen alıntılıyorum:

    "acil kedinin gözlerini oyan sude andaş adlı kişinin yakalanması ve ceza alması için lütfen paylaşın!!!!
    sakarya da yaşadığı yazıyor!
    profilinde sadist olduğu yazıyor"

    kızın kendi hesabından paylaştığı zarar verdiği kediyi içeren fotoğraf (açmamanızı tavsiye ederim, insanın içi yanıyor)
    konuşma 1
    konuşma 2

    hesap bilgilerini buradan paylaşmıyorum, ulaşmak isteyenler verdiğim linkteki gönderide bulunan diğer görsellerden ulaşabilir.

    edit: ciddi bir ihbar sayısına ulaşılırsa konuyla ilgilenilmesini ve bu kişinin cezasını çekmesini sağlayabiliriz, görselleri kullanarak internet üzerinden şikayette bulunmak için:

    https://www.bimer.gov.tr/
    https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx

    edit 2: tekrardan merhaba,

    henüz çok az ilgi gören bir change.org kampanyası başlatılmış, buradan destek verebilirsiniz.

    ihbar için nasıl bir yöntem izleneceğine dair mesaj aldım, ihbar için kullanılmaz üzere bir taslak bırakıyorum buraya:

    https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx

    ili: sakarya
    ilçe: serdivan
    konu: sokak kedisine zarar veren cani
    olay yeri: tahminen sakarya/serdivan

    açıklama: sosyal medya hesapları üzerinde sakarya, serdivan bölgesinde yaşadığı görünen "sude andaş" isimli kişinin yine kendi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı, bir sokak kedisinin gözünü çıkarttığı bir fotoğraf bulunmaktadır. kendisine bu konu hakkında yöneltilen sorulara verdiği olayı kabul ettiği yanıtlar ve konuyla ilgili diğer görsellere aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

    https://www.facebook.com/…5617562378850?pnref=story

    konuyla ilgili detaylı araştırılmanın yapılmasını ve bahsi geçen kişi hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını arz ediyorum.

    ek belgeler: bu kısma da facebook üzerinde paylaşılan fotoğrafları bilgisayarınıza indirebilir ve ekleyebilirsiniz.

    edit 3: kediye zarar verenin bahsi geçen kişi olmayabileceğine dair yazılanlar ve şu entry'de bahsi geçen konuya yanıt vermek istiyorum. hatta arkadaşın konuyu çarpıtmak için (!) aradan tek cümlemi aldığı tüm konuşmayı ekliyorum buraya:

    yargısız infaz niyetinde ya da hak etmeyen birinin durduk yere sosyal lince kurban gitmesi taraftarı değilim, ancak kendisine yöneltilen sorulara verdiği "ne olacak, dava mı edeceksin" gibi insanlık dışı cevaplar beni olayı gerçekleştiren kişinin bu kız olduğunu düşünmeye itiyor.

    eğer bahsedildiği gibi bir durum olsaydı ani bir korkuyla kaçmak, sosyal medya hesaplarını bir bir kapatmak yerine çıkıp olay daha da büyümeden özür diler, bir açıklama yapardı bana kalırsa. ayrıca farz edelim ki bu entryler'de söylenenler doğru olsun, yani sokakta gördüğü yaralı bir kedinin fotoğrafını çekip kendi yapmış gibi lanse etmiş olsun, bu da benim gözümde kediye zarar veren kişi olmaktan farksız.

    yaralı, savunmasız bir hayvana yardım eli uzatmak yerine böyle bir cani amaca alet eden kişi henüz böyle bir eylemde bulunmadıysa bunun tek sebebi vardır, henüz yeterli imkan ve gücü elinde bulamamıştır. uygun şartlar oluştuğunda eminim ki başka bir canlıya benzeri bir zararı vermekte tereddüt etmeyecektir.

    yapan kişi o değilse bile dersini erken almalı, ibreti alem olmalı.

  • 3. age of empires 4

    (bkz: şşş ho)

  • 4. kılıçdaroğlu'nun atletli fotoğrafı hakarettir

    kılıçdar kısmı hikaye. atatürk demesi asıl bomba.

  • 5. sözlük yazarlarının geçirdiği en kötü sene

    1985-2017 hâlâ ısrarla devam etmekte.

  • 6. kokusu yaşam sevincini arttıran şeyler

    yok sevgilim, yok sevgilimin boynu, yok efenim sevgilimin kulağının arkası, koltuk altı şeklinde entry yazan zevzekleri bir kenara *, çimen kokusu, kahve kokusu gibi klişe düşkünlerini diğer tarafa bırakırsak kesinlikle tek bir şey kalır geriye:

    (bkz: kokoreç)

    olm bu nasıl bir kokudur ki en tok olduğum zaman bile hayvan gibi kokoreç çektirir insanının canını. gözlerim açılıyor kokuyu alınca! nhaaaa kokoreç diye bağırmak, koşup koca şişi dişlemek istiyorum!

    kokoreç yiyin!

  • 7. hakan hepcan

    kendisinin linç edilmesi şu an tam bir black mirror parodisidir.

  • 8. 22 ağustos 2017 sevilla fc medipol başakşehir maçı

    abdullah avcı'ya saygı duymamak imkansız.

    ilk maçı kendi sahanda 2:1 kaybetmişsin. rakibin boru değil sevilla. kaybedersen hala uefadasın.

    büyük teknik direktör dediğimiz birçok hoca ne yapardı? ispanya'da ki maça tecrübe diye çıkar, yoluna bakardı.

    abdullah avcı ne yaptı?

    lig maçında tüm as kadrosunu dinlendirdi. istisnasız tüm kadroyu. (kaleci yorulmaz, onu sayma).

    ve ispanya'da maçı kazanmak için sahaya çıkardı takımını.

    ben görüyorum , benim takımım bu sevilla'yı , ispanya'da gol yemeden iki golle yenebilecek güçte dedi.

    işte bu bir teknik direktörü sevilesi ve sayılası yapar benim gözümde.

    başakşehir büyük ihtimalle yine elenecek. hiç önemli değil.

    önemli olan bu mantıklı cesaret. bu sportif açıdan kendine ve takımına güven.

    oyuncular da onun hakkını veriyor ve güzel bir mücadele var sahada.

    futbolun tanrıları da cesur olanı destekledi şu ana kadar.

  • 9. erkeği itici ve sorunlu olan burçlar

    haydi kızlar buraya ayrıldığımız erkek arkadaşımızın burcunu yazıyoruz, temalı başlık.

  • 10. 22 ağustos 2017 istanbul yağmuru

    aynı anda budget, sigorta şirketi ve babamdan uyarı mesajı geldiğine göre bir boka benzemeyecek yağıştır. en son böyle "tayyip gidici" diye gaza gelmişti babam.
    hal ortada.

    edit: koca reyiz gene yanılmadı. arkadaşlar kupon yapacaklar bana söylesin, babama ileteyim. ne derse tersini yaparız, parayı bölüşürüz.

  • 11. 22 ağustos 2017 sedat peker'in açıklaması

    açıklamalarından da anlaşılacağı üzere
    liseli ergenlerden herhangi bir farkı olmayan kişi. eşcinsel insanlara nefret söylemi var ayrıca. ve ayrıca kadınsızlık ne demek ? kadınsızlıktan birbirini badelemek ne demektir ? kadınları sex objesi olarak gören ve hem kadınlara, hem eşcinsel insanlara nefret söylemi olan bir zavallı beyanıdır. ayrıca kendisi de uzun yıllar cezaevinde kalmadı mı? ne yaptın kadınsız cezaevinde ? kendini mi parmakladın yada sırayla mı geçtiler diye sormak istiyorum burdan kendisine. bir de yazının sonuna reis sedat peker yazmış. sana reis deyip götünü kaldıranın da, seni adam yerine koyanın da ben taa ... adımından kalan izler lekedir bu topraklarda. bu ülkenin sana ve senin gibilere ihtiyacı yok. mide bulantısından başka birşey değilsiniz ...

  • 12. game of thrones

    7. sezon finalinin son sahnesinin şöyle olmasını umduğum dizi:

    white walker ordusu duvarı aşar.
    ve night king konuşur:
    'you know nothing, jon snow.'

    tüyler diken.

  • 13. iphone'u bırakıp android telefon kullanmak

    android sadece ios un yapabildikleri yapsa idi, ios dan daha stabil çalışırdı emin olun.

  • 14. ya evlenelim ya da ben ayrılmak istiyorum

    demir demirkan gibi 18 sene beraber olduğu kadına evlilik - çocuk vs istemiyorum diyip, sıkılınca akabinde koştuğu ilk kadınla çocuk yapıp, evlenen; ayrıldığı kadının kısıtlı biyolojik zamanını zerre umursamayan tipler olduğu sürece sonuna kadar desteklidiğim en haklı restdir.

    türkiye gerçeği diye bir şey var, zamanı gelince en bohem takılanı bile dibine kadar kıskacına alan.

    lafügüzaf gerisi o yüzden tırı vırı faslını geçiniz.

  • 15. türk çocuklarına arap ismi verilmesi

    atilla (tanrı'nın kırbacı)
    bilgekağan (bilge imparator)
    bengü (sonsuzluk)
    bahadır (kahraman)
    olcay (talih, açık talih)
    asena (dişi kurt, efsanevi dişi kurt)
    acun (dünya, yeryüzü)
    beril (cömert, eli açık)
    burçin (dişi geyik)
    çağdaş (anlamı malumunuz)
    ilkutay
    çağla (namuslu, dürüst)
    deniz (anlamı malum)
    gökbörü
    gökçe
    kültigin (yenilmez prens)
    doğa (bunun da anlamı malumunuz)
    emre (aşık)
    timuçin
    ezgi (anlamı malum)
    mete (soylu, saygıdeğer)
    öykü
    taylan (beyefendi)
    selen (temiz, namuslu)
    sevim
    pelin
    tansu
    timur
    turgut (uzun ömürlü)
    tülin (ayın çevresindeki ışık haresi)
    utku
    varol
    yıldız
    yeliz

    20 tane isim sayabilir misiniz denilmiş, aha size bir çırpıda çevremdeki kişilerin isimlerini sayayım. anlamlarını bildiklerimi de yazdım.
    şimdi bana "çocuğa dişi kurt anlamına gelen isim konur mu?" diye çıkışanlar olacaktır. olsun. ücret (ecrin) ya da sol el (yüsra) gibi anlamsız şeyler koymaktansa dişi kurt anlamına gelen ismi koyarım.

    edit: ceylin, yengeç demek. aleyna da "üstümüze" anlamına geliyor, bir de ilayda var o da su perisi demek.

  • 16. ali şen'in imama masalı kes demesi

    adamın söyledikleri masal, yaptığı ise şovdur. ali şen'i kutlamak lazım, bu yaptığı gayet yerinde bir davranış. allah kelamı anılınca sanki galaksinin yaratıcısı o ortamdaymış gibi suspus olan, her şeye eyvallah diyen insanlara örnek olmalı.

  • 17. evli erkeğin arkadaşlarıyla 2 saat takılması

    gerizekalı kadınlarla evlenen erkeklerin dramıdır bu.

  • 18. 22 ağustos 2017 memur maaş zammı

    3 - müzakere edilemez
    3.5 - müzakere edilebilir imzaya uzak
    4 - anlaştık

    hiç toplu sözleşme masası kurulmasa memur %5'i alacakken adamlar öyle bir pazarlık yapıyor ki, görüşmeler uzasa memur borçlu çıkacak.

    memur sen'i yetkili sendika yapan tüm üyelerine saygılarımı sunuyorum. bu sendikada devam edecekseniz bana selam vermeyin, çünkü sizin yüzünüzden fakirlik çekiyorum, kalbinizi kırarım.

  • 19. ekşi itiraf

    kadın için aşık olmak o kadar da önemli değildir. kadın doğası gereği bir kelimeye, bir kokuya, bir bakışa aşık olabilir.
    aşk kadının bir organı gibidir, bir çok kez, bir çok şeye aşıkca davranabilir.
    aynı kadın bir anda, hiç ummadığın anda, onun seni asla bırakamayacağına en emin olduğun anda, hayatından kaybolabilir.
    bir gece önce gözlerine aşkla bakıp, tüm şehvetiye sevişen kadın sabah usulca seni terk etmiş olabilir.
    bu dünyanın en güçlü ilan edilen kadınları bile,kırılgan ve savunmasızdır.
    çabuk ağlatabilirsin bir kadını ama bu sana olan aşkının alevini de çabuk söndürmen demektir.
    kadın senin için kaç kez ağladıysa senden o kadar uzaklaşmıştır aslında.
    bir kadına herşeyi unutturabilirsin, ama neden ağladığını ve o'nu kimin ağlattığını asla!
    kadın aşık olduğu her neyse onu uzun süre inceler, ezberler, bekler.aklının bir köşesinde sağlamasının bile sağlamasını yaptığı hesaplar yapar.
    kadını bütün hayatı boyunca kendine hapsetmek senin elindedir.
    hayatı boyunca seni adi bir pişmanlık olarak hatırlamasını sağlamakta öyle.
    bir kadın sana gerçekten aşık olduysa o an için dünyasının merkezi sensindir. seni düşünür, seni özler, seni kıskanır, seni hatırlar, sana kızar, sana küser.
    ama tüm bunlar bir sabah aniden yerini müthiş bir boşluğa bırakabilir.seni dünyasının merkezin koymuş bir kadın yerini yadırgayıp, yadırmadığını hisseder.
    orayı hakedip, haketmediğini çoktan ölçüp, tartmıştır.kadınlar aşık olunca sarhoş olmuş gibidir ve ayılıp ayılmaması da yine senin elindedir.ayıldığı an seni tanıyor olmak bile onu rahatsız edecektir.
    bir kadın erkeğe binlerce şans verir. söylenen yalanları bilir, çoğunu belli etmez. kadınların erkekleri köşeye sıkıştırma derdi yoktur. ki zaten bundan hoşlanmazlar.biriktiren ve kusan varlıklardır.
    bir kadının vazgeçemeceği tek erkek güvendiği erkektir.kime aşık olurlarsa olsunlar, bir gün mutlaka en güvendikleri adama geri döneceklerdir..kadın kolay aşık olduğu kadar, zor güvenir!
    güvendiği adamın sevgisinden emindir.sana aşık bir kadın, bir süre sonra rotasını ona sadık bir adama çevirecektir.şüpheyle yaşamak kadınlara göre değildir.seninle göz göze geldiği an, gözlerindeki telaşı da, sakinliği de görür.
    kadın için vazgeçilmez olmanın tek yolu güvendiği adam olmaktır.içine şüphe düştüğü an aşkı mum gibi erimeye başlar.
    her gün biraz daha yok olursun içinde.ama sana değişme fırsatı da sunar.değişip, değişmeyeceğini anlamak için belki binlerce kez gidip, geri döner.
    aşık kadın, sadık kadındır.senin o'nu yarı yolda bırakmayacağına eminse seninle adımlarını,hatta kendini paylaşır.kadın için erkeğinin dürüstlüğü ile övünebilmekten daha gurur verici tek bir şey yoktur.kadınlar, erkekler tarafından sahiplenilmeye ve korunmaya ihtiyaç duyarlar.
    erkeğinin omzunun yalnız o'nun başına ait olduğundan emin olmak isterler.
    bana bu dünyanın en olması gereken şeyi sorulursa;"kadınına sadık ve sahip olabilmişler" derim.
    kadınını ağlatmamış,gözlerinde kadınının aşkına ihanet etmişliğin lekesi olmadığından, kadının yüzüne gururla ve kendinden emin bakabilenler.

  • 20. bir erkeğin seksten daha çok hoşuna giden şey

    işten eve dödüğünde, kapıda eşiyle beraber 3 evladı tarafından karşılanmak.

    tabi seks olmadan evlat sahibi olmak da zor...

    işte bunlar hep seks

  • 21. hiç kitap okumadan zengin olan insan

    kitaplar ruhu zenginleştirir. sen konuyu çok yanlış anlamışsın cüzdan adam.

  • 22. robin van persie

    "oğlumla evimizin bahçesinde futbol oynarken, ikimiz de en sevdiğimiz futbolcular olurduk. o, ben olurdu, ben ise takımdan ayrı düz koşu."

    robin van persie

  • 23. chp ve hdp'nin ittifak yapması lazım

    evet yapmaları gerekir de, bunu diyen adam bir zahmet 2014 yerel seçimleri'nde istanbul'dan büyükşehir belediye başkanı adayı olmayacaktı.

  • 24. periscope'u açık unutup osurarak uyumak

    (bkz: habire götten zarto)

    şu başlığın da engellendiği gün hayatımın en büyük kahkahasını atacağım. davada bu sözün söyleniyor olduğunu düşündükçe gülme geliyor.

  • 25. ahmet şan

    salladığı izmir marşı tribünlerde dalgalanıyor, kendisi gözaltında. hepsinin sonu böyle olacak. mustafa kemal atatürk payidar kalacak. er ya da geç.

  • 26. 22 ağustos 2017 side world star otel rezaleti

    ooo almancı tatili rezaleti.

    siz zaten uçak biletini beleşe getirmek için almıyor musunuz bu tatilleri. yemeyin bizi.

    rezalet puanım 0,3/10.

  • 27. akp neden oy kaybediyor

    gençler ya işsiz ya da çok komik paralara mutsuz bir şekilde çalışıyor. arapların gelip üçer beşer aldığı evlere sahip olabilmeleri için 100 yıl yemeden içmeden çalışmaları lazım. aileler de bunun farkında ve bir çoğu "ulan biz bu çocuğu bunun için mi okuttuk" diye tepkili. kamuya kapak atmak isteyenlerse önce kpss'den muazzam bir puan alıp* sonra da akp torpili bulmak durumunda.

    orta sınıfın moral ve motivasyonu çökmüş durumda. düzgün bir iş ve kariyer için ezici çoğunluk istanbul'a mahkum ama bi yandan da herkes istanbul'dan kaçma derdinde. hepsinde bi gelecek kaygısı, bi mutsuzluk.

    halinden memnun olan iki grup var sanırım: birincisi mevcut servetiyle dertsiz tasasız mis gibi yaşayan çok küçük bir azınlık. çünkü para derdi olmadıktan sonra türkiye yaşamak için ideal bir ülke. ama bunlar zaten sayısal olarak önemsiz. asıl oy deposu olan ikinci grup çok önemli. özellikle orta anadolu ve karadenizde yaşayan dar gelirli, dünyaya kapalı, çağdaş yaşamın nimetlerinden pek nasiplenmemiş ama son dönemdeki yol-köprü mevzularıyla heyecanlanan, erdoğan'ın duruşu ve kişiliğinde kendini bulan, onun her seçim başarısını kendi bireysel başarısı gibi gören, adam yerine koyulmak dışında siyasal iktidardan çok da bir beklentisi olmayan büyük bir kitle.

    şimdi işin püf noktası şu: nicelik olarak çok büyük karşılığı olan bu insanlar da yavaş yavaş huysuzlanmaya başlayacak mı? çünkü bunların da çocukları büyüyor, iş bulamıyor, parasızlıktan evlenemiyor veya büyükşehire gidip mutuz oluyor. yani bilime teknolojiye dayanmayan eğitim sistemi, katma değer üretemeyen rant ekonomisi hiç umurlarında olmasa bile bir şekilde gelip onların canlarını sıkabiliyor. "okusun adam olsun da bize de bi hayrı dokunsun" dediği çocuk en iyi ihtimalle büyükşehirde beyaz yaka orta sınıf olup geçim derdi ve gelecek kaygısıyla aileye külfet olmaya devam ediyor.

    dolayasıyla toplumda alt üst olan bu sosyo-ekonomik dengelerin bir şekilde anadolu'da yaşayan ve gidişata dair farkındalığı olmayan bu büyük kitleyi de etkilemesi kaçınılmaz.

    son seçimde istanbul ve ankara'nın hayır demesi tesadüf değildi. artık ben anadolu'da hiç ummadığımız onlarca şehrin hayır demeye başlayacağını düşünüyorum.

  • 28. konyaspor başkanı ahmet şan'ın istifa etmesi

    kendisini izmir marşıyla uğurluyoruz.

  • 29. bir kadının seksten daha çok hoşuna giden şey

    bebeğini emzirmek.

    43 yaşındayım, şarkıda söylediği gibi tatmadığım zevk kalmadı dünyada.
    hayatımda bundan daha doyumlu, daha zevk veren, daha müthiş bir şey yaşamadım. dünyayla bağım kopar, gözlerim bebeğime kilitlenir, ayaklarım yerden kesilir ve istisnasız her defa yeni bir mucizenin içinde gibi hissederdim. olağanüstü. öyle ki, ona öyle veya böyle benzer başka tek bir eylem yok.

    bu evrim çok acayip bir şey.

  • 30. postmodernizm

    bazı düşünürlere göre 21. yüzyılın entelektüel vebası. yüzyılımızın düşünce sistemini ve eğitim kurumlarını ele geçirmiş bir salgın. neden böyle düşündüklerine dair, jordan peterson'ın söylediklerinden birkaç toparlama:

    postmodernizme göre hakikat özneldir. bu sebeple de bir değer sistemi yoktur. bir değer sistemi yoktur, çünkü ahlak sistemleri de hep görelidir. bu durumda nietzsche örneğin, insanın kendi içinden çıkan üstün bir ahlak anlayışını, üstinsan'ın ahlakını öngörmüştü. postmodernistler ise ahlakın varlığını temelden reddederler. her şey yorumlamadır (interpretation).

    marksizm'in daha önce ortaya attığı işçi sınıfı vs. burjuvazi kavgası, postmodernizm'de oppressed (ezilen) vs. oppressor (ezen) kavgasına genişletilmiştir. tabii ilk başta mantıklı gibi görünse de üzerine düşünülünce ezen vs. ezilen kavgasının bir dipsiz kuyu olduğu anlaşılır: herkes bir ya da birkaç yönüyle "diğerlerinden" geridedir. bu da o kişinin kendisini bir şekilde ezilen sınıfına sokabilmesini meşru kılar. örneğin, zeki olmayanlar, boyu kısa olanlar, ılımlı müslümanlar, lgbtq community'den olanlar vesaire vesaire. bu tasnifin sonu yok. bir kişi kendisini onlarca yönden ezilen ve başka onlarca yönden ezen sınıfına sokabilir. fakat gözümüze sokulan hep mağduriyetler olduğu için, böyle bir durumda herkes "ben de mağdurum ulan!" diye bağırır durur. evet birader, sen de mağdursun. dur iki dakka.

    nihayetinde postmodernizm bireyselliğe de inanmaz, çünkü her bir birey, ezilmiş bir komunitenin üyesi konumundadır onun için. "kimsin?" sorusunun cevabı, bir lgbtq sempatizanı olmak, bir siyahi olmak, bir kadın olmaktır. bir birey olmak değildir.

    postmodernizm entelektüel açıdan çekicidir, ama fikirsel olarak kuruluşunda payı olan mantık'ı da reddeder. ona göre mantık, güçlü olan sınıfın güçsüz olan sınıf üzerinde hegemonyasını güçlü kılmak üzere yarattığı bir oluşumdur. bizim alıştığımız üzere nesnel doğruya ulaştıran bir kavram değildir yani. zaten postmodernizm'de nesnel doğru yoktur demiştik, di mi? başka ne yok peki? diyalog da yok. diyalog kelimesi logos köküne sahip olup (mantık, yani logic de aynı kökten gelir) iki kişinin birbiriyle konuşup fikir alışverişinde bulunarak doğruyu bulabileceğini öngörür. postmodernizm bunu da reddeder!

    bir de, topluma "you cannot refer to me with that pronoun" yahut "did you just assume my gender?" gibi kanser kalıpların girişinin sorumlusu da postmodernist ideolojidir. postmodernizme göre gender identity(cinsiyet kimliği) özneldir. haydaaa, bu da mı? öyle. nitekim, karşınızdaki bir kadına her ve she kullanarak hitap etmek, batıda marjinalize olmuş bir kesim tarafından linç edilme sebebi olma yolunda emin adımlarla gidiyor. ısrarla "bana ze ile yahut xe ile hitap edeceksin" diyen bir güruh türedi. hatta sadece türemekle kalmadı, kanada'da bill c16 sayesinde artık eğer bir kişi size "bana şu pronoun ile hitap edeceksin" derse, o pronoun'u kullanmazsanız hukuken suç işliyorsunuz. daha önce, insanın konuşmasına figürsel bir zorunluluk getiren buna benzer bir yasa gelmemişti. jordan peterson bu yasanın ifade özgürlüğünü kısıtladığını düşünüyor. ona göre, böyle bir yasanın varlığı, önleyici ('bana şöyle hitap edemezsin') olacaksa mümkündür ama zorlayıcı ("bana şöyle hitap etmek zorundasın") olacaksa mümkün olmamalıdır. hele hele, bu türetilmiş (neologism) saçma sapan kelimelerin bu ideolojiye sahip olmayan birisine söyletilmesinin zorunlu kılınması hiç mümkün olmamalıdır!

    #70338017'de de söylendiği gibi, feministler ve social justice warrior'lar bu ideolojinin eseridir. bunu başımıza saldıkları için jacques derrida, jacques lacan, michel foucault ve gilles deleuze'e teşekkürü borç biliriz*

  • 31. sude andaş

    bu işi böyle olmuyor, böyle çözülmüyor. burada öfkemizi kusup rahatlıyoruz bu ve bunun gibiler ise hayatlarına hiçbir şey olmadan devam ediyor, belki de başka bir kediye zarar veriyor, sadece onu bu kadar rahat paylaşmıyor.

    bir kere bu kesinlikle bir hastalık bu çok net. sebeplerini üşenmezsem başka bir entryde anlatırım ama buradaki mesele farklı. artık gönüllülerden oluşan bir topluluk mu kurarız yoksa parayla birilerini mi tutarız bilmiyorum ama bu tarz eylemlerin karşılığı şiddet olmalı. canının yanacağını bilmeli, bir daha yaparsa bir daha yanacağını bilmeli. bu kız tekme tokat dövülmeli çok netim bu konuda. başka bir çözümü yok bunun. gelecek nesilleri eğitimle kurtarırsın ama bu kurtulma yaşını geçmiş, önce dövelim sonra kurtuluyorsa yine kurtarırız.

  • 32. yazarların hayattan öğrendiği şey

    para. hayatı yaşanılır kılan tek şey para. sizi sosyalleştiren, yaşatan, vezir yapan, rezil yapan, ötekileştiren, yücelten, güçlendiren, güçsüzleştiren, askerliği bedelli yaptıran, sağlıklı olmanızı sağlayan, yaşam kalitenizi yükselten vs. vs. aile içi huzuru veya huzursuzluğu belirleyen şey bile para. benim tek öğrendiğim şey insanların mutluluk seviyesinin para ile doğru orantılı olması.

    edit: imla

  • 33. beşiktaş'ın demirören'e olan 100m$ borcu

    insan götünden sallar da bu kadarına pes dedirten borç.

    --- spoiler ---

    ....ve o takım bu başkan geldiğinden beri şampiyon oluyor. peki.
    --- spoiler ---

    (bkz: amına koduğumun salağı)

  • 34. sevişirken prezervatif kullanmayı reddeden erkek

    umalım ki bulaşıcı bir cinsel hastalığı olmayan erkektir. çocuğu aldırabilirsin ama aids i zor aldırırsın.

  • 35. android'den ios'a geçeceklere tavsiyeler

    halen ipad ve imac sahibi ama eski bir iphone'cu olarak söyliyeyim. dosya yönetimine elveda demeye hazir olun.

    gecen bir apple fanboy ile tartisiyoruz. dedim lan daha icinden aldigin fotoyu geri koyamiyorsun amk neyin üstünlügünden bahsediyorsun.

    yoo dedi koyuyorum. öyle mi? elinden aldim telefonu bagladim bilgisayarima rastgele bir klasörü actim (50 tane asdhasldh diye klasör var zaten ne alakaysa) icinden 20 tane fotoyu kesip aldim masaüstüme...

    dedim al geri simdi fotolari... geldi oturdu pcye sürükle birak denedi falan yok, kabul etmiyor iphone. neyse güldük eglendik. dedi ne yapacagiz simdi?

    dedim git bi usb bul gel al fotolarini aksama evde itunes'a baglar atarsin icine. hhehe. neyse gitti buldu geldi aldi fotolarini. sabah da geldi aksam ugrasmis bir sekilde atmis ama bu seferde telefondan kontrol edemiyor fotolari. yani silmek istese silemiyor. hehe gidip tekrar itunes'a baglayip öyle silmesi lazim. kamillige bak amk. beddua ediyor bana is actin basima diye.

    bir de yine bir seminerdeyiz, 30 sayfa bir pdf ve 2 video vardi kizin sundugu. istedik kizdan olur tabi alin dedi. ben bagladim telefonumu sunan kizin bilgisayarina kopyaladim kendime hemen. iphonecu arkadaslarda istediler ama sunucu kizin bilgisayar internete bagli degil, dosyalar da zaten büyük, atamaz sonradan da maille falan.

    iphone'cu kamiller napti peki? videoyu oynatip ekrandan kamera ile kaydediyorlar, pdf i de sayfa sayfa foto cekiyorlar falan komedi resmen.

    adam iphone ile foto cekip instagramda gezerek alet cok iyi diyor ya gülüyorum sadece.

  • 36. özel bir sese sahip şarkıcılar

    (bkz: matthew bellamy) (bkz: muse)

  • 37. 15 yaşında çocukla basılan ülkü ocakları başkanı

    (bkz: alperen oldu götveren)

  • 38. kalitesiz insanların övündükleri şeyler

    (bkz: zina yapmak)

  • 39. şükrü kızılot

    hayatını kaybetmiştir. ülkenin alanında en donanımlı akademik insanlarından biriydi. sevenlerinin, öğrencilerinin başı sağolsun..

  • 40. avm'nin kaybettirdiği değerler

    cinemaximum tekelinde yaşama zorunluluğudur.

  • 41. yurtdışı çıkış harç pulu

    dur gitmeden önce son bi öpeyim puludur.

  • 42. ev baskınında para ve altın çalan polis

    hırsız polis.

  • 43. 18. yüzyıl ekşi sözlük başlıkları

  • 44. zengin koca aramayan kız

    fakir koca aradığı anlamına da gelmeyen kızdır.

  • 45. lionel messi

    beşiktaş'a gelirse bu tinerciler onu hemen dünyanın en iyi futbolcusu ilan edecekler izleyin ve görün.

  • 46. birayı rakıya tercih eden insan

    mezeden fasıldan anlamıyorum hava güzel yorgun eve geldim şimdi açtım beck'si lıkır lıkır yudumluyorum. ferah yumuşak, ayrıca kusturan iğrenç anason tadı da yok. nitekim rakının kokusunu almamak için lıkır lıkır içenlerdenim.

    o kadar iğrenç bir alkol düşünün ki sek içilmiyor içine su katıyorsun yetmiyor yanında su içiyorsun ve evet yetmiyor bir şeyler yiyorsun. sonra da bu içkiyi övüyorsun

  • 47. 21 ağustos 2017 hükümetin zam teklifi

    inanamıyorum gerçekten böyle bir anlaşma yaptıklarına. onurunu gururunu satmış insanlara nasıl bu hakkı veriyorlar. adam bir sonraki dönemde millet vekili olabilmek için kaç milyon kişiyi sattı yahu. milletin adamı karar versin diye anırıyodu en son. sarayda yaşayan milletin adamı mı olur be dingil

  • 48. ahmet çakar

    babası alzheimer hastalığıyla boğuşan bir adama reyting uğruna "şerefsiz oğlu şerefsiz" diyen ahmet çakar;

    asıl sen şerefsiz oğlu şerefsizsin! sen yalaka oğlu yalakasın!

  • 49. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    bugün 3 arkadaş bir yerde oturuyorduk. karşımızda da 3 kız oturuyordu. detaya gerek yok tavırlarından "pelinsu" oldukları belliydi. benimkilerle kızlar sürekli bakıştılar. kalkmaya yakın bizden en tatlı dilli, yakışıklı olan gitti konuştu. gelin hep beraber oturalım diye haber yollamışlar. ben mümkün değil tanımadığım insanlarla oturmam, akrabaya bile tahammülüm yoktur. siz oturun ben arabada sigara yakar beklerim dedim. geçtim arabaya bekle bekle gelen giden yok. 30 dakika sonra tanışmaya giden yakışıklı geldi. kızlarla konuştum altımız birden bize gideceğiz, şu kızla da sen takılırsın dedi. kız güzel ama böyle ortam da bu kız da bana göre değil. ben eve kaçtım.

    ertesi gün konuştuk. bana ayırdıkları kızı eve bırakmışlar, dördü eve geçmişler. yine detaya gerek yok, finali tahmin edersiniz. 2-3 gün sonrasına yine sözleşmişler.

    ulan kızda hastalık mı var, belalı bir abisi mi var, sevgilisini mi aldatıyor, nedir ne değildir bilmeden, tanımadan, güvenmeden biraz da sıcaklık hissetmeden yakınlaşmak hem de eve çağırmak bana göre değil. aha içerken kız çıkardı içkine uyku hapı attı, evi soyup soğana çevirdiler, böbreğini aldılar, devreye mafyalar girdi zorla 100 bin liralık senet imzalattılar?????

    benim gibi düşünen, anlık heyecanlardan sevmeyen, karşı cins konusunda katı olan başkası var mı merak ediyorum? ben mi sorunluyum, fazla mı hassasım? hem erkekler hem kadınlar ne düşünüyor acaba?

    böyle halimden memnunum ama galiba ben, beni süründüren, ağlatan, üzen, zor kızları seviyorum ya da ne bileyim yalnızlığı seviyorum.

  • 50. üniversite mezunu olup ev hanımlığı yapan kadınlar

    master'ım da var hatta.
    1. zengin kocam yok, hatta işi bırakmak zorunda kalmam da bu yüzden
    2. çocuklarımı bırakabileceğim sağlıklı bir annem, herhangi bir akrabam ya da kızkardeşim de yok
    3. iyi bir bakıcı tutacak paramız yoktu, paramızın yeteceği bakıcılara da biz güvenemedik. aslında hiçbirine paramız yetmeyecekti, evet evet... (kaygı meselesi; amaç bakıcıları ya da bakıcılığı kötülemek değil. duyar kasmayın hemen)
    4. ağlaya ağlaya bıraktım işimi. kanunen zorunluluğu olduğu halde kreşi bulunmayan şirketim beni tazminatsız atmaya çalıştı hatta; çocuğu bırakacak kreş bulamıyordum yaşı küçük olduğu için.
    5. zengin koca bulup evde oturan kadın o okulu zaten kariyer için okumamıştır. ya da hayat amacı çok başkadır tek derdi evlenmektir falan; bu da kimseyi bağlamaz aslında. uyuz olsam da beni de bağlamaz.
    6. en azından çocuklarımın ilk bebeklik dönemi açısından içim rahat; her aşamasını görerek bilerek büyütme şansın oluyor. çalışan ama aynı zamanda çocuk isteyen kadının hayatı her şekilde ısdırap. ya işinden vazgeçecek ya çocuğuna karşı vicdan azabı duyacak ömür boyu. sağlıklı annesi, süper yardımcı kayınvalidesi olanlar bu şanslarının kıymetini bilsin; elini eteğini öpsün o insanların. ben her ikisinden de bahtsızım ve kıymetini çok iyi biliyorum öyle bir desteğin. hastalıktan ölürken bile elinde pusetle acile gitmek zorunda kalırsan anlarsın sen de...
    7. kafayı yemek üzereyim bir an önce işime dönmek istiyorum ama en az 1 yıl daha dönmem mümkün değil
    8. habire her şeyi yargılama cüretini kendinde gören ekşi bebelerine son sözüm ise: bsg!