debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi 19.08.2017

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 18 ağustos 2017 kasımpaşa beşiktaş maçı

    sesin kısılmasının önüne geçmek için, istiklal marşına erken başlayan, zekasını yine göstermiş beşiktaşlı taraftarın, hemen ardından "mustafa kemal askerleriyiz" diye televizyonda yayınlanmasını sağlayan, muhteşem zekaya selamlar.

    not: gs

  • 2. 17 ağustos 2017 vardar fenerbahçe maçı

    (bkz: yallah euroleague'e)

  • 3. game of thrones

    ana karakter jon snow üzerinden hazreti isa'nın hikayesi anlatılan dizi.

    jon piç olarak nam yapmıştır, isa öhöm, yani.

    jon karalara bürünür duvarın ötesinde kişisel gelişim yaşar kral olarak döner, isa çöle inzivaya çekilip kendini doğrularını tartar kutsal olarak döner.

    jon duvarın ötesindeki vahşiler olarak adlandırılan kabilelerin de normal insanlar olduklarını anlar anlatır, isa da başta yahudi olan kendi halkına herkesin diğerlerinin de kendilerine eşit olduğunu anlatır. ve free folks yani diğer halklar kurtarılmazsa kötülük tanrısı onları ele geçirecektir. açıklama gereksiz sanırım.

    jon tahtta hak iddia etmeden lordlar onun farkını kabul edip emrine girer, isa tanrının oğlu olduğundan değil söyledikleri ile o'lord olur.

    aslında jon piç değildir (!) babası da meşhur tahtın sahibi olan asıl soydandır. e isa zaten.

    jon ölür, birkaç gün ölü kalır sonra dirilir. isa da ölür birkaç gün ölü kalır sonra dirilir.

    bu arada jon ihanete uğrayarak öldürülür, isa da ihanete uğrayarak öldürülür.

    jon'u dirilten ışığın tanrısıdır. isa'yı da, "ve tanrı ışık olsun dedi" olan.

    daha zombi avlayacağız diye duvarın kuzeyine giden geçen günkü 12 elemanı, 12 havari ile falan özdeşleştirmeler duruyor. jon'un duvarı da isa'nın zeytin dağı'na benzemektedir. ikisi de büyülü, ikisinin de büyüsü bozuluyor.

    jon sevgilisi yvgritte ile resmi olmayan bir aşk hikayesi yaşar, isa mecdelli meryem ile aynı gayrıresmi anlatıya sahiptir.

    jon'a sahte babalık yapan ned stark vardır, isa'a sahte babalık yapan yusuf'tur.

    benim aklıma gelenler şimdilik bu kadar, örnekler çoğaltılabilir. ha bu arada şuna da değineyim;

    bir sürü meryem öyküsü var şu adaya giden meryem ile birleştirilip fahişelik ile suçlanan meryem olarak khaleesi anlatıldı ise binlerce yıl sonra gelen bir barışma ve özür niteliği de taşıyor olabilir bu yazarın niyeti. nitekim bu öyküde de khaleesi jon'un hem sevgilisi, hem de bilmediğinden akrabası olacak aynı anda, tıpkı bu meryemlerin birleşimi gibi.

    meryem fahişe olarak suçlanırken incilde geçen en meşhur fahişe babil'in fahişesinin ejderhası vardır. khaleesi:)

    meryemlerin hemen hepsinin (anan hariç de ulan, ehehe hariç tabi) birleşimi demişken, (amerikan kafası detay sevmez birleştirir george neticede bir amerikan. o nedenle hikayeler neredeyse hep kutsal metinler konusu içerir bu sinemada, en bariz örneği hobbit filmleri) neticesinde avrupa içlerinde sürgün yaşadığını, o dönemlerde avrupa'nın barbar dedikleri ordular diyarı olduğunu da hatırlamakta fayda var khal olayını bağdaştırmadan önce.

    eğer böyle ise khaleesi'nin çocuklarım olmayacak deyişi jon snow (isa) denkliğinde soyun devamını işaret ediyor ise bir twist off ile hamile bir khaleesi görürsek r r martin'in içine dan brown kaçmış demektir.

    bilmiyorum ya da bana öyle geliyor olabilir. teşekkürler.

  • 4. kredi kartı geçmeyen işletme

    başına asla konulunca daha anlamlı olmuş başlık gerçekten.

    zira bazı işletmeler, önce kart geçmiyor diyor, sonra biraz daha "abi lütfen..." yapınca, dayanamıyorlar çıkarıyorlar posu.

    başlığın başına "asla" konularak, bu tür işletmeler de elenmiş oluyor. tebrikler.

    edip: başlık buraya taşınınca entrynin de bir anlamı kalmadı. benim yazdığım başlık asla kredi kartı geçmeyen işletme mi ne öyle bir şeydi.

  • 5. meltem banko'yu anlatacak filme isim önerisi

    (bkz: fart club)

  • 6. sibel kekilli

    instagram hesabindan, porno gecmisiyle ilgili cinsiyetci yorumlar yapan takipcilerine tepkisini dile getirmis aktris:

    "çoğunluğu türk halkından olmak üzere, hesabımdaki nefret içerikli mesajlara ilk ve son defa vereceğim cevabım aşağıdadır.

    tehditlerinizi, istismarlarınızı ve iğrenç cinsel içerikli mesajlarınızı daha fazla tolere etmeyeceğim.
    kendinizi müslüman olarak tanımlayıp başka insanlara, özellikle kadınlara, ya da dinlere saygı duymuyorsunuz. bağnaz, ikiyüzlü, nefret ve haset dolusunuz. size acıyorum!
    defolun gidin!
    lütfen hesabımı takip etmeyi bırakın!"

  • 7. 7500 tl maaş istanbul vs 1250 euro maaş berlin

    almanya da 1250 euro maaş = kaçak çalışmak. zira asgari ücret 1498 euro.

  • 8. vatikan'ın çıkardığı cinleri kadrolu işe alması

    şartlar;
    kpss'den 90 puan almak.
    ayakları ters olmak.
    naz,felak gibi dualara dayanıklı olmak.

  • 9. aykut kocaman

    çok fazla düşünce hatası yapan teknik direktör.

    1- mehmet topal'ın yaptığı hatayı şanssızlığa bağlaması. o hata şanssızlık değil topal'ın mevkiinin oyuncusu olmamasından kaynaklanan bir hataydı. normal bir savunma oyuncusu kaleciye bakar hamlesini öyle yapar ve asla topu kalenin ortasına doğru göndermez geri verecekse çapraza verir. adam kalecinin nerede olduğuna bakmıyor bile, bir sezonda böyle hata sadece bir kaç defa olur diyor. yanlış aykut hoca yanlış skitrel böyle bir hatayı sezonda bir iki kez yapabilir ama mehmet topal savunmada oynadığı her maçta böyle hataları yapar yapacaktır.

    2- tolstoy'un bir hikâyesinde geçer. bilgenin birine sorarlar hayattaki en önemli an hangi andır diye bilge cevap verir şu an içinde bulunduğun an en önemli andır. çünkü sadece ona hükmün geçer. yarın yaşayıp yaşamayacağını, yarın yapıp yapamayacağını asla bilemezsin.
    seninde aykut hoca en önemli maçın bu maçtı. dedin ya trabzon maçının telafisi yoktu. vardar maçının telafisi var diye düşündük yanlış asıl vardar maçının telafisi yoktu aykut hoca trabzon maçının 30'dan fazla telafisi var lig çok uzun bir maraton bir şekilde puan farkını kapatabilirsin. ama elenirsen bu sene avrupa'da yoksun ve telafisi yok. işte o yüzden vardar maçına en iyi kadronla çıkman lazımdı trabzon maçını daha sonra düşünecektin yanlış yaptın.

    3- hayatta kötü giden bir şey zamanla düzelebilir. ama senin bu maçta ilk yarı bittiğinde ve soyunma odasına 1-0 mağlup gittiğinde sadece 45 dk zamanın vardı. 75. dakikaya kadar tam 30 dakika ahmethan denen futbolcudan bir şeyler bekledin. elinde soldado diye tecrübeli bir golcü var . süper lig'de gol kralı olmuş atıf diye bir futbolcun var. galip değilsin ki oyuncu değişikliği için 75'e kadar bekleyesin. 75 dk da bulamadığın golü 15 dk da bulmanın daha kolay olduğunu mu düşünüyordun.

    4- sen sahadaki takımının patronusun hoca bütün futbolcular senin gözünün içine bakarlar. senin saha kenarındaki duruşundan tavrından hareketlerinden etkilenirler. senden çekinirler. çekinmeleri lazım. futbolcular ne kadar çok para kazanırsa kazansın, ne kadar profesyonel olduklarını iddia ederlerse etsinler. sonuçta bedenleri ile iş yapan insanlar. onlar bir çeşit amele sen de onların ustabaşısın işten kaytarmalarını engelleyecek olan sensin. 90 dakika boyunca saha kenarında ellerin kolların bağlı süzülmeyeceksin yeri geldiğinde bağırıp çağıracak, yeri geldiğinde fırça atacaksın. takımın daha hızlı top çevirmesini isteyeceksin boşa kaçmayan saklanan adamı çağırıp uyaracaksın. sen öyle saha kenarında kukumav kuşu gibi dolanırsan futbolcularda laylaylom yaparak sallana sallana al gülüm ver gülüm pas yapar durur tabi. hasan ali gibi josef gibi adamlar saklanarak hiç bir sike derman olmadan maçı bitirmeye çalışır. bak şenol güneş'e adam şampiyonluk maçında durum 4-0 iken avazı çıktığı kadar bağırıyordu. arsen wenger, alex ferguson gibi saha kenarında öyle cool cool takılırım diye de düşünme. o adamlar 20 senedir aynı takımın başındaydı. uzun yıllarda oluşturdukları bir sistemin rahatlığını yaşıyorlardı. bu takım ise yeni kuruluyor ve acil başarıya ihtiyacı var.

    velhasıl aykut hoca fenerbahçede başarılı olmanı çok isterim ama bu kafayla gidersen bundan sonra çalıştıracağın en büyük takım yeni malatyaspor olur.

  • 10. türkiye'yi işgal edecek değiliz

    klasik milliyetçi romantikleri, bordo klavyelileri görmemizi sağlayan başlık.

    arkadaş adam kalkmış türkiye'yi işgal etmen o kadar kolay değil demiş.
    edirne'den girip ebemizi sike sike kars'tan çıkarlar arkadaşlar.

    bakın böyle olsun istemiyorum. gerçekten. işgal edilelim de istemiyorum ama gereksiz romantizm yapmayalım allahaşkına.
    elimizde savaş sanayisi yok, ordunun amına koyulmuş, millet bilmemkaçbin parçaya ayrılmış her parçası diğerine kin güdüyor. neymiş?? gömecekmişiz almanları. ulan adamlardaki teknoloji füzeyi senin tam makatına denk getirebilecek seviyede gerizekalı neyi gömüyorsun allaasen?

    şimdi birileri kalkacak "ama ı. dünya savaşı da öyleydi bak nası aslanlar gibi kurtulduk höleleley" yapacak. ona da cevap verelim.

    artık işler yüz yıl önceki gibi değil amk müptezel gerizekalısı. nükleerinden kimyasalına zibilyar çeşit silah var. iki tane salladılar mı değil savaşmak götüne hakim olamayıp bağırsaklarını sıçarsın asfalta.

    özetle romantizme gerek yok arkadaşlar. her bir uzvu tek tek işlevsizleştirilmiş, adım adım çaresizliğe mahkum edilmiş bir milletiz.

    edit: ya amk gerizekalıları hala iman, feda etmek, kurtarmak falan diyorsunuz bir de bana laf ediyorsunuz. ben size hepimiz ölmeyiz demedim. kendimizi feda etmeyiz de demedim. bunları yaparız belki ama bunlar bir sike yaramaz gerizekalı. sen nükleer silaha, kimyasal silaha karşı hangi iman dolu göğüs ile duracaksın zihniyetini siktimin malı.

    1910'larda 20'lerde bu işler kolaydı. savaş ve silah sanayisi vardı ama müthiş farklar meydana getirmiyordu. askerin motive olması, komutanın kabiliyetli olması, iman, feragat vs bunlar önemli unsurlardı savaş meydanında. adam artık yerinden bile kalkmadan ülkeni dümdüz edebilecek güce sahip sen neyi neyle savunuyorsun gerizekalı andaval yaa.

    bir de şuna da eminim bu çok vatanperver gözüken yavşaklar savaş çıktığında ilk teslim olanlar, topukları götüne vura vura ilk kaçanlar olacak. tarihsel kanıt istiyorsanız milli mücadelenin esas tarihine bakın. resmi tarihte anlatılana değil. kahraman anadolulu dediğiniz tipin savaştan nasıl götü üç buçuk ata ata kaçtığına, askere alınmamak için parmaklarını falan kesmelerine bakın. çok çok üşeniyorsanız yakup kadri karaosmanoğlu'ndan yaban okuyun.

  • 11. dünyanın en samimiyetsiz cümlesi

    afiyet olsun diyene karşılık

    - gel beraber olsun...

  • 12. erdoğan-lucescu görüşmesinde açık olan tv kanalı

    açık olan tv kanalından çok, milli takım antrenörünün cumhurbaşkanı huzuruna çıkması kafama takıldı.

    ne alaka yahu? yani düşünüyorum, düşünüyorum, milli takım antrenörünün cumhurbaşkanı huzurunda ne işi olabilir?

    ülke sirk resmen.

  • 13. defalarca pişman olunup yine de yapılan hareketler

    karşınızdaki kişileri kendiniz gibi görmek. sırlarınızı düşüncelerinizi paylaşmak. insanların dediklerine inanmak, en yakın arkadaştan hoşlanmak bir de sevgili olmaya kalkmak, hatalarından ders almadan yine ve yeniden aynı şeyleri yapmak.

  • 14. masada erkek varken garsonla muhatap olan kadın

    zeka ozru olmayan kadindir.

  • 15. ekşi itiraf

    geçen gün bir söz duydum, hoşuma gitti "koca terbiye edilmez, terbiyelisi alınır".

  • 16. esmer esmer evliliğinin yasaklanması

    (bkz: adolf geri yat istersen)

  • 17. ilber ortaylı'nın stalin'e hıyar demesi

    20. yüzyılın en büyük katillerinden birine az bile demiştir. ağzına sağlık hocam.

  • 18. ozan tufan

    ya bir de yabancı futbolcu sayısını falan eleştiriyorsunuz.
    yabancı sınırı olsaydı türkiye liginde yüzlerce ozan tufan olacaktı.
    çünkü türkiye'de liyakat yoktur torpil vardır ozan tufan da en güzel örneğidir.

  • 19. update sorgusu yazarken where kısmını unutmak

    lanet mühendisler yine kendi aralarında konuşuyor

  • 20. düz vites vs otomatik vites

    otomatik vitese küfür muamelesi yapılır bu ülkede. evet daha karmaşık yapısı ile bozulma olasılığı daha yüksektir ve tamir maliyeti daha çoktur. ama kimse fakirim ondan almıyorum demez. türlü bahaneler; yok motorun gücünü hissedeceksin, yok kontrol bende olacak, yok sürüş zevki. ulan altında ki araba ya sembol ya da linea gelmiş sürüş zevki, motor gücü diyor. desene ben fakirim götüm yemiyor alırken fiyat farkını ve bozulursa tamir masrafını ödemeye.

    allah'ın rusya'sında bile sittin sene satamazsın o düz vites arabayı. mesela orada da düz vitese küfür gibi bakarlar hacı.

    not: manuelspor

  • 21. milliyetçi muhafazakar ve atatürkçü parti

    türkiye'yi siyasal islam bataklığından çıkarabilecek tek parti.

  • 22. 18 ağustos 2017 türkiye parçalanacak uyarısı

    günaydın amına koduklarım,

    15 senedir adım adım ne yapıldı sanıyorsunuz? gazete haberi ile mi anladınız?

  • 23. türk ligi'nin kalitesini düşüren detaylar

    (bkz: türk futbolcular)

  • 24. mehmet topal

    kazmalığını bir yana bırakalım. çok '' adam '' diye yere göğe sığdırılamıyordu bir kaç ay evveline kadar. önce osmanlı maçında elle gol attıktan sonra yüzsüzce sevinmesi, bu akşam da kendi kalesine gol attıktan sonra hal ve hareketleriyle kameni'yi suçlar tripleri aslında '' adam '' olmadığını göstermiştir.
    foyası dökülen oyuncudur kendisi.

  • 25. 50 adet inegöl köfte 5.49 tl

    içeriği at, it, eşek eti falan değildir. ben size muhtemel içeriği sayayım: kanatlı eti +kemiği+yağı, ruminant (büyük-küçük baş) eti ( tabi ki çok az oranda) iç ya da kuyruk yağı, un, karbonat, bazı hacim artırıcı ve tatlandırıcı kimyasallar ve baharat.

    neden at-it-eşek eti olmadığına gelirsek, bu sayılan hayvanlar türkiye'de endüstriyel yetiştiriciliği yapılmayan hayvanlardır dolayısıyla mamüllerini seri üretim yaptığınız köftenizde kullanamazsınız. misal eşek, ülkemizde zor bulunan bir hayvandır, eşeğini kaybeden bir çoban ciddi sıkıntıya düşer, yenisini kolay kolay bulamaz. bunlar genelde şehir efsaneleridir. gıda terörü yukarıda saydığım et-imsilerle gerçekleştirilir genelde. zaten mamülün inegöl köfte olması da bu yüzdendir, en yağlı köfte tipidir. yerseniz sizi öldürmez bu arada, en fazla hafif bir ishal olursunuz bünyeniz alışık değilse.

    afiyet olsun

  • 26. fenerbahçe

    iyi durumdaki defansını bozan, 2 bekini rakibine armağan eden, stoper satıp stoper arayan, önlibero aşığı, burnu boktan çıkmayan takım.
    (fb)

  • 27. kerem kılıçdaroğlu'nun askere gitmesi

    a haber ve sabah gazetesi tarafından beyni yıkanan saftiriklerin, kimin gerçek vatan evladı olduğunu anlamaları bakımından haber değeri vardır. ama bazıları anlayacakları yerde hala kendi genelev kültürü jargonları ile muamele falan diye zırvalamaktalar.

  • 28. 35 yaş üstü erkeklerdeki genç kız sevdası

    iki yıldır benden 10 yaş küçük dünyalar güzeli bir kızla birlikteyim. hayatımın en boktan zamanında; gırtlağıma kadar borç içindeyken ve 50 kilo fazlam varken geldi bana. yani bunun gold diggerlıkla falan alakası yok.

    başlarda kazandığını borçlarına veren benim gibi meteliksiz ve ayı gibi birine fazla tahammül etmez, gider herhalde dedim fakat öyle olmadı. üstelik uğurlu da geldi; maaşım ve pozisyonum yükseldi, aylar sonra son kuruşuna kadar tüm borçlarımı ödedim, dahası kenara epey para da atıp, ruh ve beden sağlığım bozulduğu için istifa ettim. bu defa da işsiz biriyle olmaz herhalde dedim ama yine yanıldım; 4 aydır gül gibi geçiniyoruz.

    diz ağrımdan ötürü kilo vermeye karar verdim geçen ay ve şimdilik 20 kilo verdim. kendisi hiçbir zaman böyle bir talepte bulunmadı mesela. geçtiğimiz dört ayda iki tane önemli iş teklifini geri çevirdim bir kere bile "para kazanmalısın" demedi.

    iki yıl evvel ankara'da karıştığım bir kavgadan ötürü mahkemelik oldum. avukat, 6 ay - iki yıl arası bir ceza alabileceğimi söylediğinde yanımdaydı. gözyaşları içerisinde "dka sevgilim hapse gireceksen de bari orada rahat dur" demekle yetindi. ceza alsam bekler miydin dedim, "beklerdim" dedi.

    geçen sene trafikte vuku bulan bir olayda suratıma tabanca doğrultuldu, bunu öğrendiğinde saatlerce hıçkıra hıçkıra ağladı "sana bir şey olsa ben ne yapardım bir başıma" diye.

    hiç yemek yapmayı bilmemesine rağmen sırf çok seviyorum diye mantı yapmayı öğrendi, güzel de yapıyor.

    şimdi her akşam spor salonunda aynada vücuduma bakarken eski günlerimdeki yakışıklı bana göz kırpıyor, iliklerime kadar hissediyorum dünyayı fethedebileceğim kudreti. kuşkusuz bu güveni içime aşılayan o güzel melekten başkası değil ve biliyorum ki gelişi bir tanrı müdahalesinden başka hiçbir şey değil.

    tanım: geç olmamış sevdadır ve üçüncü kişileri ilgilendirmez.

  • 29. uefa ülke puanı

    ben cok futbolla ilgilenen bir insan degilim ama rakamlara merakim var genel olarak. dunden beri su tartismayi görunce de isin asli neymis merak edip baktim. hani görece guncel olsun diye de 15 sene geri gittim. yani sezon 2002/2003'ten basliyor. (son 15 seneye almamin tek sebebi aklima ilk o gelmesi, ayni sekil de baska yazarlar son 10 sene ne bileyim 25-50 seneye de falan bakabilir. benim 15 gözume normal gözuktu sadece. )

    yillar: 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 total
    bjk 13.54 8.145 7.773 7.32 7.013 8.95 3.4 8.52 9.92 11.02 2.04 1.34 12.2 8.32 21.94 4.18
    fener 5.54 2.145 10.773 7.32 11.013 18.95 6.4 12.52 2.42 1.02 24.04 1.34 1.2 13.32 11.94 0.18 130.121
    gs 5.54 9.145 1.773 2.32 8.013 7.95 15.4 11.52 2.42 1.02 24.04 16.34 6.2 10.32 1.94 0.68 124.621

    genel toplami yazarsak:

    bjk: 135.621
    fener: 130.121
    gs: 124.621

    kisacasi son 15 senede avrupa'da toplanan puanlara baktigimizda en az katkiyi galatasaray vermis. ne desem bilemedim. ilginc. ama rakamlar birbirine oldukca yakin. kavga etmeyin yani bu kadar.

    ayrica not etmekte fayda var; bu rakamlarin hepsi uefa nin resmi sitesinden alinti. hesaplamalar degisti mi falan bilmiyorum. yani bu rakamlari biraz grain of salt ile alin.

    kaynak : http://www.uefa.com/…mberassociations/uefarankings/
    sene secip geriye gidebiliyorsunuz.

  • 30. obi-wan kenobi the movie

    başrolde ewan mcgregor yoksa sikseler izlemeyeceğim film

  • 31. sabah sabah ter kokabilen insan

    hadi gün içindekini bir şekilde anlayabiliyorum, ağır işlerde çalışmıştır, çok koşturmuştur bir şekilde vücudu fazla ifrazat üretmiştir filan da sabah sabah bir insan nasıl leş gibi kokar anlamıyorum. ulan evinden çıkıyorsun pis kokarca, gitmiyor mu elin suya sabuna be pislik torbası? yokluğunun hiçbir önemi olmayacak sefil yaratık!

    sabah adam yolda önümden gidiyor ve pis dna'larından yayılan iğrenç koku molekülleri efil efil çarpıyor yüzüme. sen evde o kadar duş al, istemeye istemeye (sağlıksız geldiği için) roll-on'lar sür, deodorantlar parfümler sıkıp sokağa çık ama başkaları "ulan leş gibi kokuyor olabilir miyim acaba?" diye düşünmeden senin bulunduğun yere gelerek ortamın içine sıçsın.

    geçen haftalarda memleket ziyaretine giderken 1,5 saatlik yolu dinibütün çarşaflı bir teyzenin leş gibi kokusuyla çekerek gitmek zorunda kaldım. baktım olmadı çantadan temiz kıyafet çıkarıp göstere göstere ağzıma kapayarak nefes aldım teyzenin anlamasını bekleyerek. mesajı aldığını hiç sanmam, ona göre oldukça normal bir durumdu çünkü (burada dini tarafını özellikle vurguladım çünkü temizlik imandan geliyorsa ve islâm temizliği şart koşuyorsa bu teyzenin hali neydi?).

    yıkanmayan insanlar, tükenin! leşsiniz leş!

    duyar editi: teyze bir adet torun ve kız/gelin ile birlikte gayet aklı başında idi.

    bonus editi: geçenlerde yaşadığım içime su serpen olay için (bkz: #69824811)

  • 32. meral akşener

    bir partiden ayrılıp parti kuranlar genelde %1.5 i geçmiyormuş. akp gökten zembille indi zaten.

  • 33. periyodik bakım fiyatlarının 600 tl'den başlaması

    düpedüz türkiye'deki yetkili servislerin kazığıdır.

    standart bakım denilen periyodik bakımlarda değişen parçalar şunlardır:

    - motor yağı
    - yağ filtresi
    - hava filtresi
    - polen (havalandırma) filtresi

    şimdi bu parçaların maliyetlerini hesap edersek:

    - dünyaca ünlü yağ markalarının 4 litrelik yağları (80 tl gibi bir fiyata ortalama bir araç için yağ bulunabilmektedir)
    - yağ filtresi orjinal (25 tl)
    - hava filtresi (taş çatlasın 30 tl)
    - polen filtresi (en fazla 30-40 tl)

    bütün bunları toplarsak 80+25+30+40 = 175 tl
    gibi ortalama bir fiyat çıkmaktadır. kaldı ki yetkili servislerde asla o en kaliteli yağdan konulmaz ve konulan yağ varilden doldurulur. yani yağın birim fiyatı onlara çok daha ucuza mal olmaktadır. ,

    şimdi bunun üstüne 100 tl gibi bir abartılı işçilik ücreti koyalım: 175 + 100 = 275 tl.
    neden abartı dedim? çünkü bu işçiliğin gerçek değeri bunun çok daha altındadır. toplamda 20 dakika gibi bir zaman diliminde bu parçaların hepsi değişebilmektedir.

    yani bize bakımda abartılı bir fatura kesildiği taktirde bize çıkması gereken fiyat en fazla 275 tl dir.

    275 tl bile bir periyodik bakım için abartılı bir fiyatken, yetkili servisler sadece bu parçaların değiştiği ve başka hiçbir işlem yapılmayan bakımlara 600 tl gibi uçuk gibi fiyatlar istemektedir.

    bunu da nasıl istiyorlar? tabi ki aracın garanti kozunu öne sürerek. ve yine müşterilerini uzun süreler bu şekilde sağmak için, 5-6 yıl gibi aslında pek de bir şeyi kapsamayan garanti süreleri sunuyorlar.

    işin asıl trajikomik tarafı, bu parçaları kendi yetkili servislerinde değil de başka bir özel servise değiştirdiğiniz taktirde aracı garanti kapsamından çıkarmaları ya da çıkacağını iddia etmeleri.

    hala durumun vehametini anlamayanlar için, yetkili servisler tek bir çalışanın 20 dakika gibi bir sürede yapabileceği işçilik için sizden yaklaşık 450- 500 tl gibi bir işçilik ücreti alıyor.
    yani bir günde 500 tl kazanan, aylık maaşı 10 bin tl olan ve uzun yıllar okuyarak, çeşitli zorlukları aşarak ortalamanın üstünde kariyer yapmış birisinin 8 saatlik çalışmasının karşılığı ile herhangi bir uzmanlık gerekmeyen işte çalışan çırağın 20 dakikalık işi aynı ücrete denk gelmekte.

    dipnot: yukarıda bahsi geçen fiyatlar, ülkemiz şartlarındaki ortalama (premium sayılmayan) markaların yetkili servis ve parça fiyatlarıdır.

  • 34. efsanevi game of thrones replikleri

    - fuck the king's guard, fuck the city, fuck the king.

    "the hound"

    edit: repliklerin ingilizce yazılmasına sitem edenler olmuş. anlayamayanlar için türkçe çevirisi:

    -kralın koruması olmak istiyorum, bu şehirde doğdum, kralımı çok seviyorum.

    "tazı"

  • 35. 17 ağustos 2017 barselona las ramblas saldırısı

    -olay ramblasin alt ucundan giren bir minibusun yukari dogru orta refujden yuruyen yayalari ezmesi olayi...
    -ustlenen isid
    -ikinci bir minibus ise polis noktasinda kontrolden kacmaya calisirken surucusu oldurulerek durduruldu... 2 polis yaralanmis ordada...
    -13 kisi diyor butun herkes ama benim gordugum cok daha fazla 20 nin uzerinde olursa cok sasirmam...
    -o bolgeye giden butun yollari kapadilar... millet oteline vs gidemiyor...
    -taksiler yardim mardim etmedi direk uzadilar ortamdan... dukkanlar kepenkleri indirdi, otele gidemiyoruz wc kullanabilirmiyiz diye sordugumuzda bile yok babacim dendi...
    -usa menseili butun yemekci ve kahveciler direk herkesi kovalayip kepenk indirdi... bi kisminin personeli icerde hala aradan bakiyolar....
    -olay saat beste oldu saat 12 hala ambulans ve ekip gidiyo ama nereye gidiyor anlamadim...en az 10 tane cenaze araci girdi bolgeye onuda anlamadim ambulansla cenaze cikarilmiyormu diye dusundum... millet agliyo o arabalari gorunce...
    -rehine ve restoran olayi burda hic konusulmadi, trde nerden cikti bilmiyorum... ama del angel in arka kismindaki o dar sokaklarda polisler elde tabanca adam ariyolardi onu gordum...
    -turklerin youn oldugu bir donemdi ama ben hic yarali turke rastlamadim...
    -cok fazla musluman satici ve calisan var burada onlarin isler biraz zorlasir... katalanlar ozerk mozerk konusurlar ama it gibi milliyetcidirler... zaten 1-2 haftadir turistlerden sikayet iyice artmisti... sizin tatiliniz bizim is gunumuz sehre saygi gosterin vs yazilar goruyordum...
    -ispanya gumrugude biraz kendine ceki duzen verir bundan sonra... inanin istanbulda damsiz bara girmek buraya girmekten daha zor... kimse naptin nettin haci demiyor... 100 lerce kisinin okdugu madriddeki tren istasyinuna xray cihazi koymuslar, cihazi sokup gotursen kimse napion demez....
    - yeni bir sey ogrenirsem guncellerim... oteline gidemeyen ve burayi okuyan kimse varsa polise ilaclarim otelde derseniz eslik edip gotururler... ama bu ibneligi yapmayin.. adam gibi sorun ve kesinlikle otelinizi arayarak disardan giris olup olmadigini ogrenin yoksa adam sikiyolar deseniz kimse acmaz o otelin kapisini...
    -biraz once bi patlama oldu... ole buyuk degil ama meydanin ordan duyuldu...
    -birde turk telefon sebekeleri bedava arama ve internet vermisler, belki ihtiyaci olan vardir kullansin...
    -polis daha yakalayamamis o minibus u kullanani... duyuru yaptilar plaza katolonia da kalanlar gece kalmaya devam edebilir diye... otel otel oda oda aramaya kalkmazlarsa iyi valla...

  • 36. 18 ağustos 2017 keanu reeves balonunun patlaması

    metroda yer verirken yanlışlıkla kucağına oturmuştur, keanu abimiz yapmaz aksini.

  • 37. cinsiyetçi olmayan erkeği meriç ilan etmek

    sözlüğün kadrolu meriçi olarak hemen damlayayım başlığa, başlığımıza. bunu ben söylemiyorum bir liste yapmış red pill güruhu ve listeye son sıradan da olsa girebilmişim. ama hızla yükseleceğim listede en üst sıralara doğru. durmak yok yola devam. * (bkz: meriç entryleri ifşa platformu)

    şaka bir yana, sevgili cinsiyetçilikten hoslanmayan erkekler, fazla takılmayın meriç diye adlandırılamanıza. ben öyle yapıyorum, bazı entrilerime tıpkı bu entride olduğu gibi "ben meriç" diyerek başlıyorum. zira hastalıklı bir zihniyetin agresif refleksleri bunlar. kendileri sürekli güçlüymüş gibi yaptıkları için, (güçlü olmaya calismaktan ziyade miş gibi yapıyorlar, poz kesiyorlar.) denklik ekseninde kurulmak istenen ilişkileri anlamakta zorlanıyorlar. onlar için, erkek olmak hep güçlü ve sert olmakla eşdeğer ki bu da kadına erişimin yegane yolu. hatta kadın erkek "zıtlığı" üzerinden söyledikleri ve yaptıkları her şey, kadına ve cinselliğe erişimlerini kolaylaştırıcı adımlar kendi zihinlerinde. kendi yazdıklarından anladığım kadarıyla kadın ve erkek, cinsellik dışında herhangi bir anlamda bir ilişki tarzı geliştiremez, aralarında sürekli ve kesintisiz ve hatta mutkak bir cinsel gerilim vardır. işte bu sebeple, onlara göre eşitlikten ya da denklikten yana her erkek sadece ve sadece kadınlara yaranmaya çalışıyordur. aksi söz konusu dahi olamaz. mesela, dişi sineğin bile giremeyeceği ortamlarda da cinsiyetçilik noktasında itirazlarda bulunduğumu, cinsiyetçi bir söylemde bulunan sevgilimle sırf bu yüzden tartıştığımı, ilk buluşmada yapılan cinsiyetçi bir davranışa itiraz ettiğimi söylesem, boyle bir şeyin olabileceğini idrak etmeyi geçtim hayal dahi edemezler. ( bu arada kendimi de asla cinsiyetçilikten muaf görmüyorum. (bkz: #65541414) )

    fakat farkına varamadıkları şey şu: savundukları zihniyet oldukça eskimiş, köhnemiş, yırtık pırtık olmuş bir zihniyet. ne kadar yamarlarsa yamasınlar, kıçları hava almaya devam edecek. zihniyetleri artık toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekten oldukça uzak ve bunu kabullenmek istemiyorlar. çünkü hem oldukça asimetrik ve hakkaniyetsiz bir şeyi savunuyorlar. hem de artık toplum o eski toplum değil. kadınlar hayatın her alanında tıpkı olması gerektiği gibi kendilerine alan açıyorlar ve bu oranda da kazanımlar ediniyorlar. ve bu arkaik zihniyetin ürünü olan davranışlar anbean aşınıyor, yıpranıyor, yok oluyor hatta ters yüz oluyor. bu eski kafa cinsiyetçilerin tavırları biraz kan kaybeden vahşi bir hayvanın can havliyle savurduğu pençeler gibi. o yüzden bu kadar hırçın ve saldırganlar. eminim ıslak rüyalarında kendilerini kadınlarını saçlarından sürüyen birer mağara adamı olarak görüyorlardır. bu sebeple de feminist kadınlara ve cinsiyete dayalı eşitsizliklerden rahatsız olan erkeklere karşı boyle saldırgan bir tutuma sarılmalarını ben anlayabiliyorum.

    bakın sevgili cinsiyetçiler, bana ve benim gibi erkeklere meriç diyebilirsiniz. kendi adıma gocunmam. ben sosyolojiyle ilgileniyorum ve bu konuda ortalama üstü bir üniversitede eğitim aldım. bu konularda bir çok makale ya da makale özeti okudum, bir çok makale tefsiri dinledim. oyle sizin okuduklarınız gibi blog yazıları değil, gerçek makalelerden bahsediyorum. kaynakçası olan, referansları olan, yöntem ve etik tartışmaları yapılmış akademik makaleler. (elbette sosyal bilimlerde herhangi bir makale mutlak doğruya götürmez bizi ve hepsi de eleştirilebilir, tartışılabilir.) bazı konularda hak verebileceğim çıkarımlar yapsanız da o çıkarımın sizi ulaştırması gereken yönün tam tersi istikamette kürek çekmenizi hayretle izliyorum. yaşadığımız dünyanın cinsiyetçi bir duzlem olduğunu idrak edebilmek için çok zeki, çok eğitimli vs olmaya da gerek yok. insanlık tarihi, toplumlarımızın yapılanması ve bu yapılanmanın yarattığı cinsiyetçi örüntüler ayan beyan ortada. bu durumu görmezden gelmek, yok saymak için gösterdiğiniz insanüstü çabayı takdir ediyorum açıkçası. fakat bu çabanız sizi, derinlikten uzak ve çarptırılmış kavramlara, sığ ve vasat söylemlere, ve sağa sola saldırmak için kullandığınız nobran hakaretlere mahkum kılıyor. üzgünüm ama okuduğum, dinlediğim hiç bir ciddi sosyal bilimciden sizin düşüncelerinize dayanak olabilecek bir kırıntıya dahi rastlayamıyorum. artık ya varsatlığınızla yüzleşin ya da vasatlık prangalarınızı kırın.

    edit: yazım yanlışı

  • 38. fb ve gs'nin dibe çekmeye çalıştığı ülke puanı

    şampiyonlar ligi'ne 5-6 sene daha katılırsanız bülent korkmaz'ın şampiyonlar ligi'nde oynadığı maç sayısına ulaşabilirsiniz. 3.5 puan da ordan; ne etti ?

  • 39. telefonda fiyat veremiyoruz

    esnaf deyisi (tr): "arabani, ayakkabini, saatini gorelim ona gore sikecegiz"

  • 40. yazın okula gitmediği için işten atılan öğretmen

    öğretmenlik gibi güzide ve son derece önemli bir mesleği ayaklar altına alan sistemin içine tüküreyim, 1600 tl maaş nedir la, öğretmen lan bu, yazık.

  • 41. eski sevgilinin evlendiğini öğrenmek

    geçen gece tam uykuya dalacakken annemin tırıs tırıs odama gelip "kalk kız kalk" demesi sonrası fark ettiğim durum. balkondan baktım bir de ne göreyim eski sevgilim gelin arabasının üzerindeki süsleri topluyor damatlığıyla. alt katımda gerdeğe girdi oğlan. bizimkisi kısa süren ve gereksiz bir ilişkiydi. o yüzden e iyi inşallah mutlu olurlar demekten başka bir şey de gelmiyor içimden. ha bir de inşallah karısına söylememiştir hıyar dedim, yattım uyudum. komşuluk ilişkilerimiz muhteşem. inşallah asansörde de denk geliriz.

  • 42. 3 yaşındaki çocuğu serviste unutmak

    bu sabah olayı anlattıktan sonra annemden öğrendiğim ve kanımı donduran bir olay var. çok yakın bir akrabamızın oğlunun başından geçmiş.

    akrabamızın oldukça pahalı bir kreşe yazdırdıkları oğulları bir süre sonra sürekli hastalıklı gezmeye, idrar yolu sorunları yaşamaya ve evde asla uyumamaya başlamış. götürdükleri hastanede yapılan idrar tahlilinde sakinleştirici bir maddeyle idrar yapımına engel olabilecek bir maddeye daha rastlanmış. doktorlar tabii ki de öncelikle akrabalarımızdan şüphelenmiş. çocuğa uyuşturucu madde kullandırmış olabileceklerine kadar pek çok şeyi sorgulamışlar. aile temiz çıkınca çocuğun en çok vakit geçirdiği bir diğer yer olan kreşe yönlenmişler ve bingo!

    kreş görevlileri sabah gelen çocuklar huysuzluk yapmasın, bütün gün uyusun ve altlarını değiştirmek zorunda kalmasınlar diye hemen her gün çocuklara çok düşük doz da olsa sakinleştirici vermekte, kreşin dağılıp ailelerin gelmesinden yaklaşık 1-1.5 saat önce çocukları uyandırıp oyun oynatmaktalarmış.

    tabii ki dava açılmış. veliler davayı kazanmış ve kreş kapatılmış. bir kaç ay sonra kreşin sahipleri başka bir adla başka bir semtte kreş açıp işletmeye devam etmişler.

    kreşler bu raddeye varacak ölçüde denetimsiz. bu yavrunun ölümünden sorumlu olanlar için umarım ki durum bizim akrabamızın başına gelenler gibi olmaz. değil başka bir yerde tekrar kreş işletmek, günyüzü bile göremezler, umuyorum.

  • 43. aziz yıldırım

    dediğini yapan başkan.

    (bkz: sikerim böyle fenerbahçeyi)

    dedi ve yaptı.hatta öteye bile geçti.

  • 44. evlilik yıldönümümüz için yardım kampanyası

    okudukça okuyasım gelen kampanya. okuyan bir anne, birbirini seven bir çift, sürpriz için ince düşünen bir eş. helal olsun gerçekten. siz bence bir kaç çocuk daha yapın be şu kirli dünyayla uğraşan doğa anaya. istediğin kitap olsun da istanbul dışındayım adres verirsen yardımcı olurum. bir de nacizane bir tavsiye madem takıya meyletmiş eşin tamam elmas alma da kendin yap derim ben. bol şans dilerim. insana umut aşılıyorsunuz.

  • 45. kuzey kore lideri tuvalete gitmiyormuş

    bu tarz liderler bu ihtiyaçlarını halkın ağzına sıçarak gerçekleştiriyorlar çünkü.

  • 46. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    derdinizi sikeyim size birşey olmasın. hayat lan bu dert tasa ile dolu geçiyor zaten. beklentinizi azaltın mutlu olursunuz.

  • 47. türkiye'de yasak denilince akla gelenler

    wikipedia arastirmalarimizi kuruttu.

  • 48. yazarların bugünkü mutluluk sebebi

    işe metrobüs yerine vapurla gittim.

  • 49. sivrisineklerin giderek zekileşmesi

    eskiden maldı bunlar. vızzzzz diye gelip konarlardı cöp cöp emerlerken şak diye öldürürdük. sonra akıllandılar ve ani bir hareket yaptığımız vakit hemen kaçmaya başladılar. o yüzden ışığı açmak zorunda kaldık, ışığı açtık öyle öldürdük ama şimdileri ise işler çok değişti. ışığı açsak da serefsizleri göremiyoruz. uçmuyorlar ve öyle bir kamufle oluyorlar ki kondukları yerde bunları görmek mümkün olmuyor. ilaç falan da bahane. sanki yüzlerine maske takip öyle uçuyor piçler.

    devir değişti. bu yazıyı yazmadan önce uykuya dalmaya çalışıyordum mesela. vizzzzz geldi yine. attım kendime tokat kalktım. zaten belki kan emme pesinde de değil bunlar. bizi bize dôvtürtüyorlar ve uzaktan uzağa vız vız gülüyor hadsizler. açtım ışığı bulamadım. perdeyi oynatıyorum, tavanı tarıyorum yok. hımm dedim zaten oralara bakacağımı bildiğinden en ücra köşelere gitmiştir. evet öyle de olmuş.

    peteğin en alt arka kısmında gördüm. o çakalsa ben tilkiyim. tam eğilirken piyuuu yine kaçtı. bu mahlukatlar harbi sinir. çok acayip mutasyona uğradı bunlar. her bir şeyi seziyorlar yemin ederim. en son ne zaman el şaplatarak sivri öldürdünüz? yok olum, eskidendi işte onlar. simdi ara bul bulabilirsen koduklarımı. görülmüyor bile. gizemli oldu piçler. biri emiyor ama kim?

  • 50. pınar protein süt

    alternatif olarak eğer marketlerde bulamıyorsanız bok içiniz.