şenol güneş

  • kirli siyasi ilişkileri yoktur, gazeteci beslemez, işini yapar. türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük hocasıdır. çok mu efsane hocadır hayır ama türk en iyi hoca kesinlikle.

  • bir fenerbahçeli olarak söyleyeyim; türkiye'nin en iyi teknik adamıdır. yok bordo kravat takıyormuş da, fenerbahçe düşmanıymış falan. isterse çıplak çıksın ama fransa ve izlanda gibi takımlar varken beni lider yapsın. şu ana kadar kim yaptı? hiç kimse... hangi takıma giderse gitsin oyuncuların performansında katkısı olan adam, zaten işi biliyordur.

    teşekkürler şenol güneş yaşattıkların için.

  • başlığında sik sik konuşanlara inat 7'de 6 yaparak türkiye'yi dünya üçüncüsü yaptığı dönemdeki gibi yerle bir olan milli takımın itibarını tekrar şaha kaldıran, rüyamızda görsek inanmayacağımız şöyle bir tabloyu dünya gözüyle görmemizi sağlayan teknik direktör.

    beşiktaş'la şampiyonlar ligi'nde rekorlar kırdığı zamanlarda yaptığı gibi sevmeyenlerini göt etmeye de devam edecektir. size tavsiyem maç bitmeden şuraya yazmamayı bir öğrenin artık amk. sonra kalıyorsunuz böyle :(

    edit: gruptan çıkmak için ölüm kalım maçına çıkan arnavutluk'u zar zor 'yendiğimiz' için iyi t.d değilmiş. en son ne zaman bir sene önce dünya şampiyonu olmuş takımı pozisyon vermeden yendiniz gencolar? hatırlarsanız buna en çok yaklaştığımız zaman milli takımın başında yine şenol güneş vardı.

  • klasik şenol güneş işte böyle bir adam. a planında tutturursa çok iyi teknik direktördür ama sistemde azıcık ceza ve sakatlık ile sorunlar yaşanır ve planını değiştirir üstüne bu plan tutmazsa sapıtır.

    fransa maçında naptı, a planı tuttu, muhteşem bir oyun sergiledi takımı ve bu maça çıkarken iki sakat ile çıkmak zorunda kaldı.

    şimdi tek tek bakalım kimler gitmiş ve kimler girmiş yerine; mahmut ve cengiz sakat olduğundan kadroda değil bu sebeple ozan ve hakan'ı oynatmış. fransa maçında hasan ali ile iyi ikili olan kenan'ı sol açıktan sağ açığa atmış cengiz yok diye ve sol açığa fransa maçında göbekte üçlü olarak iyi oynayan irfancan'a vermiş. hakan'ı da bazen göbekte bazen irfan ile değişmeli kullanmayı düşünmüş hatta üç oyuncunun da değişeceği bir plan ile sahaya çıkmış.

    maç başlıyor ve önce mahmut olmadığından yerine oynayan ozan'ın kaçak güreşmesi ve topu aldığında da yaptığı basit hatalar ile takım ileri çıkamıyor ve bu durumda göbekte olsa takımı rahatlatması muhtemel irfancan sol açıkta beklerken hakan çalhanoğlu ise o işlere hiç girmiyor. bu yüzden takım ilk yarı boyunca komple stoperlerden burak'ın kafasına şişirme yapıyor ve iki duran topla yenik duruma düşüyor.

    ikinci yarı başlarken herkes ozan tufan oyundan çıkar, gerekirse irfancan-dorukhan ile ortayı kapatır olmadı oyuna girecek yusuf ile de orayı üçlü bir dinamikle kurtarırız diye düşünüyor, hakan zaten kanat ve 10 numara pozisyonunda eksik kaldığından da oraya yapılacak abdulkadir değişikliği ile oyunu karıştırıp maça tutanabiliriz diye düşünüyorduk.

    peki şenol güneş napıyor a planında hata olmasına sebep olan iki yeni oyuncusunu değiştirmiyor ve sol açıkta fransa maçında iyi oynarken bir anda sağ açığa çekilen kenan'ı çıkarma yoluna geçiyor ama bir olumlu hamle ile yusuf'u ortaya çekiyor. böylece şimdi yusuf ile biraz top çıkarmaya başlıyoruz ama hala geri gelmeyen ve hücumda da etkisiz olan hakan sorunu yüzünden tek kanat ile oynuyoruz ve irfancan'ın soldan yaptığı ortalar ve oradan getirdiği dinamizm ile biraz olsun oyunda kalıyoruz. sonra şenol güneş'in aklına bu sağ kanatta biz eksik kalıyoruz benim elimde de abdulkadir var diye çok değişik bir fikir geliyor ve onu oyuna alıyor, çok mantıklı bir hamle ve helal olsun derken çıkanın irfancan olduğunu görüyoruz ve sahada hayalet gibi gezen hakan yine oyunda kalıyor.

    bu arada oyun planı iyice bozulan ve yaptığı o iki maç başlangıcı hamle ile maçı kaybeden şenol güneş oyundan iyice kopup dorukhan'ı burak'ı desteklesin diye ileri yolluyor ve ikisine uzun top yapmaya başlıyor. dorukhan'ın olması gereken yerde ise üçlü orta saha oynarken bile hatalar yapan koca götlüyü tek başına bırakıyor. böylece maçın son anlarında defanstan ileri atılan toplar ve dorukhan'ın o topları almaya çalışması ve abdulkadir'in bile zıplayıp heykel gibi adamlardan kafa topu almaya çalışmasını izliyoruz ve sonunda şenol güneş güven'i oyuna alıp dorukhan'ın bunu yapamadığını anlıyor.

    klasik bir şenol güneş'i uzun uzun anlattım çünkü 4 yıl boyunca bunun gibi onlarca maçını gördüm. şenol güneş yıllarca fatih terim ile kıyaslanır ve maç öncesi analizinde ve futbol bilgisinde kesinlikle fatih terim'den daha iyi bir teknik direktördür ama işte en büyük eksikliği şudur ki maç esnasında oyunu okuması felaket kötü bir hocadır ve çok inattır. yanlışından dönmekten nefret eder ki fatih terim eğer başlatığı 11'in hatalı olduğunu anlarsa 10. dakikada bile oyuncu ve sistem değiştirebilir şenol güneş ise sonuna kadar yanlışında devam eder ve aynı yanlışın defalarca yapıldığında doğruya dönüşmesini bekler. biz geçtiğimiz sezonun ilk yarısını tolgay-oğuzhan ikilisi ile geçirirken 26 puan toplayabildik ama devre arasına doğru ancak atiba-dorukhan hamlelerini zorunda kalıp yaptı ve ikinci yarı iyi bir ritm yakalayabildik. ozan ve hakan'dan da vazgeçmezse milli takımda da insanları kahredebilir. çünkü inat ederse herkesi değiştirir ama onları kazanacağım diye tüm maçları böyle geçirir.

  • bu adamın nedense kritik maç öncesi uzun zamandır oynamayan orta saha oyuncusunu ilk 11'e koyma takıntısı var. emin olun necip kadroda olsaydı necip'le başlardı.

  • 2-3 yıl sonra çok güzel bir jenerasyon vardı üstüne kondu denerek başarısı küçümsenecek teknik adam.

    çünkü maganda değil, çünkü her önüne gelene ana avrat küfretmez, kimseyi tehdit edip mafyacılık oynamaz. o yüzden karizması da yok.
    değil dünya kupası üçüncülüğü, dünya kupası şampiyonu dahi olsa başarısı kendine değil, lucescu ve terim döneminde madara olan oyunculara ait olur.

    trabzonlular trabzonspor'u kayırmıyor diye sevmiyor.
    fenerbahçeliler trabzonlu diye sevmiyor.
    galatasaraylılar terimle yarıştırdığı için sevmiyor.
    beşiktaşlılar zaten ayrı gerizekalı. şenol güneşten önce feda diyordunuz, adam sayesinde üst üste 2 sene şampiyonluk yaşadınız, yine yaranamadı.

  • onlarca epl, bundesliga ve üst düzey maç tecrübesi olan kagawa yerine necip’i oynatan değil büyüklüğü, küçüklüğü,hoca bile değildir.

    büyük düşünen adam kaybedecekse kagawa’yla kaybetmeyi tercih eder.

    not: ilk fener maçında da seria da onlarca maça çıkmış ljajic’i bu atmosferlere alışkın değil diye koymadım demişti.

  • 6 maçtır kazanan takımı durup dururken değiştirmiş ve beşiktaş tarihindeki en yeteneksiz isimlerden biri olan necip isimli futbol katilini takıma bir şekilde sokmuştur..

    umarım, necip her zamanki gibi 6. dakikada sarı kart görüp sonra da ikinci yarı atılmaz da sinir hastası olmayız..

    not: gerçekten gülüyorum artık.. bi' de daha maçın başında necip'i eleştirdik diye laf söyleyen geri zekalılar vardı. necip oyunu takip edeceğine geri zekalı gibi oyun oynanırken yerini değiştirmeye çalıştığı için 2. golü yedik.. şenol babası da ama çok iyi çocuk diyenler de artık amacına ulaşmıştır..

    ha bu arada maç başladığından beri 6-7 faul yaptı yine durduk yere ama henüz atılmadı zira gerek kalmadı..

    edit:
    beşiktaş, oyuncuların son haftalardaki büyük gayreti ve başakşehir'in bir ay içinde 10 puan birden kaybetmesiyle yarışa tutununca; "şenol hocamız, efsanemiz!" diye kafa siken tipler yine ortaya çıkmıştı.. bu zat'ı eleştirenlere de ağızlarına gelen her şeyi söylüyorlardı..

    onları sahneye davet ediyorum; şenol hocanız yine en önemli maça damgasını vurdu. yorumlarınızı bekliyoruz..

    ben bu adamı 2 senedir eleştirmekten bıktım, takımı mahvettiği halde başta yönetim sonra da geri zekalı taraftar sürüsü bu herifi omzuna almaya devam etti. tebrikler, beşiktaş futbol takımını el birliğiyle mahvettiniz..

    maç sonu yorumları da geldi bu şahsın; sadece iki örnek veriyorum, siz bu şahsın karakteri ve niyeti hakkında kendiniz bir çıkarım yaparsınız artık..

    bir;
    "necip ile ilgili bir şikayetim yok. iyi olmasa zaten değiştirirdim."

    iki;
    "kagawa son 15 dakika girdi. keşke o dakikalarda oynasaydı. orada da oynayabilirdi, bir mahsuru yok. 20 dakika süre vardı."

    bu yaşattıklarının vebalini ödediğin günleri de elbette göreceğiz..

  • bugün maçtan önce karius, lens ve necip’i görünce istifa etmesini istemiştim.

    - lens’in alternatifi kim, güven. aylardır futbolu yerine saçıyla uğraşıyor. lens kısıtlı yeteneğine rağmen canla başla çalıştı mı, evet
    soner: 0, şenol:1

    - necip’in yerine kim oynayabilirdi? roco, çöpe at. mirin, taca at. medel-kagawa? bugünkü ölümcül pres ve ilk gol olmazdı. soner:0 , şenol:2

    - karius? tolga daha mı iyi, evet. ama şenol basın toplantısında ne dedi tolga olsa oynatırdım. şenol:3, soner:0

    bu takımla sabah akşam beraber olan, 50 yıldır futbolun içinde olan şenollar değilde, 2 haftada bir tribüne giden sonerler biliyor de mi?

    anket açmışız, https://www.strawpoll.me/17583176
    ankete göre son 20 yılın en kötü kalecileri karius ve tolga’ya muhtaç.

    gelin taraftarlar olarak bir boku da bilmeyelim be abi, kendimiz bilelim! sene sonunda gidecek zaten, neyin tatavası bu. hadi hayırlı traşlar.

  • besiktas hic bir teknik direktörün "sezon sonuna kadar idare edecegi" veya "alternatif" yönetebilecegi bir takim olamaz. bunu bu aksam yasayarak ögrendi.

    halbuki ligin ilk yarisi bittiginde helallik isteyip, direk milli takima gitse, hem bunca sene sonra isliklanmayacak, hem de "istifa et" denmeyecekti.

    tadinda birakamadi, yuhlanarak gitti.