pazar sabahı erken kalkmak için bir neden

  • hayattan daha fazla zevk alabilmek. son bir kaç haftadır o kadar zor geliyor ki her şey. öncesinde uzun zamandır hissetmediğim dengeyi ve keyfi çıkarıp türlü türlü planlar yaparken bir anda yokuş aşağı freni patlamış bir kamyon gibi yuvarlanmaya başladı her şey.
    ama kendime verdiğim sözü tutup canımı sıkmadım. sadece birkaç saatliğine belki. tüm bu sallantıda bile yaşamdan zevk almaktan vazgeçmeyeceğim. şimdi biraz sahil kenarına inip deniz havası alacağım. sonrasında günüm uzun*
    iş, aşk, arkadaşlık, vs. her şey ne kadar zor olursa olsun. sıra bende ve bu eli kaybetmeyeceğim. kendime söz verdim.
    ve ben her zaman sözümü tutarım. herkese günaydın ve iyi şanslar diliyorum.

  • simit poğaça aldım oğlanla çizgi film seyrediyoruz. en keyifli pazar aktivitesi*

  • tatile gidiyorum, valiz hazırlanacak, manikür pedikür yaptırılacak, ev toparlanacak.
    uyanıp hemen başıma şnorkelimi geçirdim. kahvem bitince maratona başlıyorum.

  • rüyada yıllar önce kaybedilen anneyi görmek, ona sımsıkı sarılmak, sanki gercekmişcesine kokusunu hissetmek ve nemli gözlerle boğazında düğümle uyanış.

  • henüz uyunmamış uykudan uyanma sebeplerini yazanları görmemizi sağlayan nedenlerdir. önce uyuyun, uyanırsanız yazarsınız... belki uyanamayacaksınız, kahin misiniz amk?

  • (bkz: deprem).

    saat 6:24 civarı yaklaşık 4.7 büyüklüğündeki korkutan deprem.

  • bir anda aklıma şu geldi. düşünecek, sorun edecek hiçbir şeyim yok şu an hayatta. benim gibi hayatı sürekli ejderha peşinde koşan şövalye (ya da don kişot mu desem*) tadında yaşayan biri için farklı bir his. bunca zamandır ihmal ettiğim kendim için güzel bir şeyler yapayım diyorum artık. mesela zayıflayayım artık. fit olursam daha güzel hissederim diye düşünüyorum.
    uzun zamandır yalnız kaldığım için sevmenin ve sevilmenin nasıl olduğunu da hatırlamak istiyorum. triple espressomu yaptım ve gün doğumunu izlemek için arabaya atlayıp boğaz kenarına inmek için hazırlanacağım.
    ilginç bir mutluluk var içimde. bilemedim. pek alışkın değilim. hayatımın aşkını da bulup emekli olacağım gibi bir his. benim zamanımın getirdiği hayatlara doydum sanırım. en basit tabirle zihnimin hapishanesinden yeni çıkmışım gibi. canım bir şeyler yapmak istiyor ve tam olarak ne yapsam bilemiyorum. öncekinden farklı olarak tatlı bir telaş bu.
    bu sabah, her sabah olduğu gibi erkenden uyandım. ve canım yaşamak istiyor..

  • (bkz: sıcak)

    sabahın körü ortalık yanıyor.

  • bugün hortlatmak bana nasip oldu. kürek sporuna başladım bir ay önce. haydi denizle buluşma zamanı.

  • varoş komşularımın* ısrarla titreşen telefonu. 6'dan beri titriyor şarjı da mı bitmiyor? şansıma hangi eve geçersem geçeyim bu hayvanlardan bir tanesine denk geliyorum ne kadar yaygın bir davranış - pardon terbiyesizlik bu?

    yalıtımı falan bahane etmeyin ben uyanıyorsam zangır zangır titremeye bu hayvan evladı nasıl uyanmıyor? kime sorsam ben değilim diyor.

    bütün hıyarları bu ülkeye mi toplamışlar anlamıyorum ki. patlasa da o telefon geberip gitseniz keşke. yarım saat oldu lan.