pazar sabahı erken kalkmak için bir neden

  • her pazar şu konu hakkında zibilyon tane entry giriliyor. birçok kişi metaforlar kasıyor, yok efendim onu düşünmekten uyuyamamış ve sabahın bu saati olmuş, hayatın anlamına güneşi doğarken izleyerek varıyormuş vs.

    çalışıyoruz onun için uyandık diyen sayısı ise bir elin parmaklarını geçmiyor. demek bu ülkenin asıl emekçi amelesi bizmişiz amk.

  • cumartesi gününden daha güzel bir gün olacağına inanmak..

    günaydın sözlük ailesi.

    sizin de pazarınız harika geçsin.

  • düğünüm var canım sözlük. erken kalkmayıp ne yapıcaz.

    ha derseniz ki “burada ne işin var?”

    berber kapısında, açılmasını bekliyorum.

  • (bkz: şezlonga havlu atmak)

    şaka şaka, fırından yeni çıkmış dereotlu poğaça alıp deniz kenarında çay içerek güneşin doğuşunu seyretmek.
    göt göbek bi şişti ki bu poğaça yüzünden.

    burada gtveren bir horoz var, sabahın beşinde bizim bungalow'un önüne gelip gelip ötüyor. uyanmışken de bari güneşin doğuşunu seyredeyim diyorsun. çünkü ya horoz katili olmayı seçeceksin ya da romantik olmayı. abv.
    gelir birazdan itne.

  • üst kattakiler çatır çatır sevişmesi ve abimizin sanki kendisini sikiyorlarmış gibi bağırması.

  • benim için evleniyor olmak.
    pazar sabahı bu saatte kalkmak akıllı işi değil, evlenmekse hiç akıllı işi değil ama yedik işte bir halt. *

    (bkz: bu sabahların bir anlamı olmalı)

  • tuvalete diye kalkmak sonrasında ise uyuyamamak olabilir.

  • yaşamayı seviyor olmam.

    yaptığım şeyse sıradan sıkıcı bir hayatı öylesine renkli ve heyecanlı göstermek.

    ben yaşamaktan aşağılık ve anormal bir şekilde haz duyarım. sabah uyanır uyanmaz kahkalar atarım. yiyecek bir tek zeytinim olmasa bile bunu yaparım. durumu dramtikleştirmek değil amacım. iyi bir planla gün içinde kilolarca zeytin kazanabilme fırsatımın oluşu verir bu hakkı bana.

    sonra gülmemin bitmesini beklerim ciddiyetle. bu arada çaydanlıktan bağırışlar yükselir kaynıyorum diye. kapıları sonlarına kadar açarım misafirlerim için ama kimse gelmez çünkü ben insan sevmem. modern insan hiç sevmem. profesyonel yalnızlık rehberi kitabımı ilk kez okuyor gibi heyecanla alır ama itiraf edeyim öncesinde onunla biraz dans ederim. müthiş sessizlikte yaşanır bu.

    evin hiç kullanmadığım yerlerine ayak basar kira ödediğim anki enayiliğime bir teselli bulurum. bohem evler gibi içinde sigara sönmüş çay bardakları ve yığınla bulaşık karşılamaz mutfakta beni ama öyleymiş gibi iç geçiririm. bu utanmaz pişkinlikle ne kadar da hayta biri olduğumu düşünürüm. gecesini hatırladığım hiçbir günüm yoktur.

    sadede gel deseniz konum atın derim. çünkü anlatmak istediğim çok şey var. beni yazdırmayın.

  • 3 çocuğun olması.

    3 çocuğun aynı anda uyuma olasılığının olmaması.

    (bkz: ekşi sözlüğün saka maka 30’luk amca kaynaması)

    not: daha 30 bile değilim.:(