bitcoin

  • gene komisyon peşinde koşuşan dilenciler türemiş. uzun uzun yazıyorlar bir de bilgi verir gibi, en sonunda da dileniyorlar. bir bitmedi şu üç kuruş komisyon alacam diye uğraşan karaktersiz dilenciler.

    tanım: bok gibi paradır. hayatınızı karartır. üç beş lira kazanacam diye tüm gün gözünüz telefonda olur. bu dilencilerin sözlerine inanmayıp hiç bulaşmamak en iyisi.

  • 3sene önce 18000 dolar zirvesinden bitcoin almıştım. paranın tamamını bikaç ayda emdirdikten sonra yıllarca bakmadım. 3gün önce 10k dan 8k ya düştü diye alayım azcık dedim. şuan 4500dolar. başka sözüm yok.

  • evet kardeşlerim 1 saniyeden daha kısa içerisinde 7300 dolardan 5300 yapıp ve defalarca %20 artıp azalarak neler yaptığını gördük bitcoin gelecegin parası diyen orman çocuklarına selam olsun. kim bilir kimler miami de yalılar lamborgihiniler aldı hadi geçmiş olsun bir daha birisi bitcoin şöyle abi derse ya ağzına vurun bi tane susturun orman çocuğunu

  • bankadaki parasının reel karşılığının olduğunu düşünen insanların eleştirdiği kripto para. maalesef bankalardaki paralarınız da sadece 0 ve 1'lerden oluşuyor çağımızda. üstelik o veriler, blockchain gibi şu ana kadar geliştirilen en güvenli veri saklama yöntemini de kullanmıyorlar ve bankalarda çalışan insanlara emanetler.

    ha ama altın alıp tarlanıza gömebilirsiniz. o zaman içiniz rahat bir şekilde uyuyabilirsiniz geceleri.

  • alınması gereken zamanda almaya, satılması gereken zamanda satmaya cesaret edilemeyen şey.

  • tamamen altcoinlerde olan benim gibiler için öküz burnu üçgenini tersten göstermiş yükseliştir.

    hafta sonuna doğru geyik götü eğrisiyle altcoinlerin de toparlanacağı umudundayım.

  • bitcoin $20'binken ekşiciler: abi bu geleceğin para birimi. asla düşmez. daha milyon dolarlara ulaşacak. çok zengin olacağız. bizi çekemeyenler anten taksın.

    bitcoin $17'binken ekşiciler: çok sert düştü ama daha düşmez. resmen dip yaptı. buradan itibaren anca yukarı çıkar. ben daha çok aldım. zengin olacaz diyorum abi.

    bitcoin $14'binken ekşiciler: herkes kötülüyorsa demek ki dip yapmışız demektir. elimdeki grafikler daha fazla düşmez diyor. yüzyılın alım fırsatı çıktı abi.

    bitcoin $10'binken ekşiciler: yok abi bunun arkasında milyarlarca dolarlık para babaları var. daha fazla düşmesine izin vermezler. o kadar madenci var yani.

    bitcoin $7'binken ekşiciler: bu sefer kesin dip yaptı abi. o kadar bear saldırısı oldu anca bu kadar düşürebildiler. bu da gücümüzü gösterir. artık yükselişe geçecek.

    bitcoin $5'binken ekşiciler: abi şu andan itibaren yükselişe geçmemesi için hiçbir sebep yok. tüm zayıf eller sattı. artık satacak kimse kalmadı. çıkışa geçiyoruz.

    bitcoin $3'binken ekşiciler: ben zaten 18 bindeyken çıkmıştım. sonra da al sat yapa yapa kar ettim. ben asla zarar etmem.

    burada kendi yaptığı zararı kapatmak için her gün düşen bir şeye milleti de sokmaya çalışan dolandırıcılara kanıp para kaybedenlere her şey müstahak. hala daha 3-5 ay önce öğrendikleri terimlerle yok şurada destek, yok burada gap var diye atıp tutmaya ve uzmanlık taslamaya devam ediyorlar. bu ülkede bu kadar keriz olduktan sonra güden çok olur.

  • bakın beyler 2009 bilgisayar mühendisliğine girdiğim ilk seneydi. yalan söylemiyim ya 1. sınıf 2. dönemde ya da 2. sınıfta olması lazım ya 2010 sonu ya da 2011 başı, hoca c'de struct mtruct diyor sabahın körü nasıl karnım gurulduyor gözlerim acıyor filan. derste bir arkadaşla fısıldayarak sohbeti koyulaştırıyoruz. daha doğrusu o anlatıyor ben "he evet" filan diyorum.

    how i met your mother diyor işte robin diyor ben lily diyorum. arkadaş kendi kendine sohbeti açıyor coştukça coşuyor "haftasonu öğrenci evine gittim." hı hı diyorum. "o kustu, bu sıçtı, kızın kusmuğunu temizledik o sırada vodkayı kafama diktim. bir kız sızdı, ölmesin diye tıpta okuyan arkadaşı başına diktik ama o da sarhoş" bu anlatıyor paso kulağıma gülüyo tükürük serpintisi geliyo filan. hoca bakıyo arada, anlatılanı anlıyoruz gibi kafamızı sallıyoruz. hoca başka yere bakınca ben diyorum "kızın sonu jimi hendrix gibi olmasın?" derken konu geliyor: bitcoin.

    ben biliyorum bitcoin'i fakat sadece ne olduğunu ve mantığını biliyorum. arkadaş ise mining'e girişmişti. dedim ki "iyi güzel de kim kullancak onu" bana dedi ki "ben yapıyom hacı hobi işte hem işe yarayabilir" filan. ben dedim ki zaten mining işi ayağa düşmedi mi laptop'la ne kadar yapabileceksin, herkes yapmıyor mu zaten. o dedi şöyle böyle çorba parası. o istediği kadar "şöyle böyle" desin benim kafam sabitti. bir bok olmazdı (2010).

    "laptop dediğin hatta desktop bile olsa bireysel kartla bir yere varamazsın bir yere varabilsen zaten mantıksız olurdu." dedim. 1 btc kaç paraydı ki. dünyada ilk kullanıp pizza alan adam 10.000 btc'ye mi ne almamış mıydı? 1 pizza 10.000 btc'ydi. bu para hiçbir yerde de geçmiyordu. dedim "yok ondan bir iş çıkmaz abi kim nerede geççek o. diyelim başladık, laptopla pc'yle olmaz. süperbilgisayarın olsa neyse. labda filan kuvvetli makina varsa belki" dedim.

    arkadaş sürekli laptopunu evde açık bıraktığını, birşeyler olabileceğini gelecekte dünyaya yayılabileceğini söylüyordu. ben de öyle şeyler okumuştum ama internetin en ücra köşelerinde. dedim bak bil. müh. sınıfındayız sor bakalım 120 kişiden kaç kişi biliyor. öndeki arkadaşı dürttüm sen bitcoin'i biliyor musun? o ne lan dedi. bak dedim "sen ben biliyoruz, burada tek tek sorsan bilen 20'yi geçmez sokakta hiç kimse bilmez. onu nerede harcayacaksın niye değerlensin ki kimse bilmiyor, öğlen gideceğimiz dürümcüde pos cihazı yok daha" dedim.

    daha akıllı telefonumuz yoktu zengin olanlarda belki çok seyrek vardı. hatta arkadaşta sarı siyah ekranlı 3310'dan hallice nokia vardı. bende w810i. kiminde çekmeceli nokia filan. arkadaş bana "mobil ödeme olur, kartı olur, parmak iziyle olur şifreyle kullanıcı adıyla olur, bir şekilde olur abi dışarıda geçer" filan diyor. ben de arkadaşa daha ogs'nin plakaları düzgün okumadığını arayıp düzelttirmezsen ceza geldiğini, kredi kartlarının %100 güvenli olmadığını, chargeback'in varlığına güvenildiğini anlatıyorum. "hadi sen ben manyağız da para işini nasıl güvenip buna bağlayacak insanlar" diyorum. "o sisteme geçilirse btc neden birim olsun ki baştan başlarlar sana bana yedirirler mi onu" diyorum. arkadaşın hayallerini bir türlü kabul edemiyorum. aklım almıyor.

    aradan yıllar geçti. ne okul kaldı ne arkadaş. 2017 sonbahar vakti. yani geçen sene bu zamanlar. türkiye'de 1'den fazla sayıda büyük btc borsa şirketi kurulmuş milyon dolar hacim dönüyor adamlar 10 dakika içinde 500 bin tl'lik btc alıp satıyor. süt dökmüş kedi gibi izliyorum. bu satış ve alışlardan 1 tane yok bir sürü var. gözümün önünde satırlar kayıp gidiyor adamın biri 2 saniyede 5 satırda 1 milyon 200 liralık işlem yapıyor. 20 saniye sonra bir daha aynı hacimde işlem oluyor. satırlar yok olup gidiyor yerine sürekli yenileri geliyor. bir an bile durmuyorlar. arkadaşın ilk dönem laptop'la bastığı btc'ler şimdi olsa elinle yaktığın ateşi götünle söndüremezsin.

    kendimi 30 yıl amerikan hapishanesinde kalıp birden sokağa çıkıp teknolojiyle karşılaşmış adam gibi hissettim(youtube'da bunun videosu vardı kayan yazıları, interaktif ekranları görünce şoka uğruyor) ekşide bitcoin başlığı olmuş bilmem kaç yüz sayfa. format atmayı bilmeyen adamlar "3k 5k drop mrop aga refli linkime tıkla pls" diyor. devlet bitcoin'den haberdar ve bahseder olmuş, pdf'li açıklama yapıyor. ekşi sözlük'teki takım elbiseli kravatlı marabalar bitcoin emtia mıdır değil midir tartışıyorlar. babam bile haberlerde görmüş. "bu bitcoin ne iş" diyor.

    bir sabah son usd karşılığını görüp (20k usd'ye göz kırptığı zamanlar) ayağa kalkıyorum sandalyeyi masaya vurmuşum camdan dışarı baktım o 2010-2011'deki o günü hatırladım. elim ayağım titriyor kafamı böyle duvara vurdum evdeki, alçı olan kısmı buldum orası acıtmıyor. bir süre oraya kafamı bastırdım. seri üretim satılan asic miner'ları, onları sadece satarak bile zengin olanları ve o asic miner'ları satın alıp onlarla çiftlik kuran youtube'daki amerikalıları düşündükçe iyice hararet bastı.

    o sırada sokaktan hurdacı geçiyordu skici diye bağırıyordu. pedal çeviriyordu biraz onu izledim. gemide'deki gibi "kamiiiiiiiil" diye bağırmamak için kendimi zor tuttum. onu izledikten sonra bilgisayarın başına geri döndüm ve ayaktayken ekrana geri baktım. ekşi sözlüğün sol frame'i açık x.000 maaş alıyorsa x.250'yi kıskanan aradaki 250'den bahseden, düşürülsün diyen amipleri gördüm, öğretmenlerin tatili azaltılsın diyenlerin başlıkları gözüme ilişti. bitcoin ve geleceği görme konusunda bu amiplerle ve o dışarıdaki eskiciyle aynı seviyedeydim. onlar da ben de 2010'da mining yapmamıştık. bitcoin konusunda komşu teyzeyle de aynı seviyedeydik.

    arkadaş? hemen fb'tan ona bakıyorum. ar. gör. olmuş. 10 tane ev almadıysa ya da okula lambo huracanla gidip gelmiyorsa hafif bir oynaklıkta btc'leri satmış ya da walletları kaybetmiş olmalı. facebook fotolarında yüzünde bezmiş bir ifade var. kafayı duvara en beton yerinden çok sert vurmuş olabilir. tıp öğrencisi arkadaşı şimdi doktor olmuş ve onu tedavi etmiştir. kusan kız napıyodur hiç bilmiyorum.

    uzunca bir süredir bitcoin hakkında hiçbir şey okumuyor takip etmiyordum. buraya gelmemin ve bu yazıyı yazmamın sebebi şu: birkaç gündür gözüme bazı haberler sokuluyor. "bitcoin ölüyor, bitcoin bitti" tarzı amerikan haberler. konuyla hiç ilgilenmememe rağmen tarayıcıların kenarından köşesinden bile o haberler kısmında makaleler çıkıyor. bitcoin ölüyormuş, bitiyormuş rüya sona ermiş. hemen chartlara baktım, belirgin düşüş var. sadece btc değil market cap'te düşüş var. insanlar çıkıyor.

    ta o zamandan görmüş tartışmış paperına bakmış, piyasasını okumuş takip etmiş ama sadece uzaktan izlemiş biri olarak,

    bunlar bu kadar telaşla her yerde "sat" diye bağırıyorsa tekrar 70 80k hatta yüksekten uçayım 200 bin usd'leri görebilir. sanırım 2 ay içerisinde burası ağlama duvarına dönecek. bu seferki çok daha şiddetli olacak. hayatı boyunca bilgisayar kullanmamış, hatta okuma yazma bilmeyen adamlar kuyumculara bitcoin sormaya gidecek.

    not: ytd. bende yok zaten. dediğim yerleri görürse kafamı bu sefer alçı olmayan kısma vurarak pekmezimi akıtacağım.

    not 2: bence satoshi nakamoto amerikan. ve tek kişi değil birden çok kişiden oluşan bir grup.

    not 3: türkse ben biliyorum kimliğini. o kadar erken çıtlatmasını normal karşılayabilirim ama o kadar övmesi hayra alamet değil. başıma ağrı girdi şimdi. bayram değil seyran değil o gün arkadaş niye gelip körlemesine övdü. ilk entry'e, disq'e bak, o bile ekran kartlarını nereme sokucam demiş. oysa bugunu net gorse o kartlar icin "ali riza emminizin gullerii!! gelin hele nerede bu altınların gerisi" moduna girmeliydi. disq ki sanane.com açıldığında bomboş q3dm1'de o vardı. bir early adopter. o bile ilk entry'de "uçacak kaçacak çok süfer" demiyorsa benim eleman satoshi olabilir. ama o paper'ı yazdığını sanmıyorum. ödevi ben yapıp yanıma onun numarasını ekliyordum. o'ndan, o gün, o paper siksen çıkmazdı. şu an çıkar mı ondan bile şüpheliyim, ingilizcesi iyi değildi, olaya da hakim değildi. ama salağa yattıysa bilemem. zaten satoshi'nin en iyi yaptığı şey bu değil mi?

  • alım fırsatı geliyor alıp alıp götümüze sokucaz.

  • benim gibi 18.000 dolardan alan dostlar varsa gelin dertleşelim.