debe başlıkları

fenerbahçe

  • bundan yaklasik 100 sene once buyuk taarruzu kazanip izmir e girdigimizde hindistan muslumanlarinin lideri muhammed ali cinnah şu lafi etmisti ;

    mustafa kemal ve turkler bugun kendileri icin hazirlanan tabutu isgalcilerin basina gecirdi.

    bu gunde ersun yanal ve fenerbahce kendileri icin hazirlanan tabutu tinercilerin ve cumle fenerbahce dusmanlarinin basina gecirdi.

    3 - 3 ten sonra yasadiginiz korku sizlere omur boyu yeter.

    fenerbahce adami gotunden siker.

  • galatasaray’a ışık kapatmaktan, ümraniyespor’a ışık kapatmaya doğru evrilen, türk futbol tarihinin en rezil durumunu yaşayarak kümede kalma mücadelesi veren, armasında maydanoz sapı olan kulüp.

  • 4 sağ bek olan; isla, dirar, moses ve şener'i elinde bulunduran fakat her neden bilmesekte sol bek'ini 4 senedir hasan ali kaldırım gibi bir bidona emanet eden takım. santos, carlos, caner, ziegler(buna bile şükür eder hale geldik)'den sonra böyle bir kedere düşecek ne işledi bu takım anlayamıyorum. ismail'i futbolcudan saymıyorum ki sol beke yazmıyorum. ne sikim bir kadro yapılanmasıdır hiç anlayamıyorum.
    (bkz: sikerim böyle fenerbahçeyi) aziz haklı kurmuş bu cümleyi. karlı havada üst üste 5 don giyip tişörtle gezen bir insan gözlerimde canlanıyor her defasında.

  • sonsuza kadar çok seviyoruz.adıyla kalpleri ısıtan gururumuz.

  • -kasımpaşa, 3 malubiyet ardından td değişikliğine gitti sonraki 2 maçı 6 puan.
    -konya, aykut geldikten sonraki iki maç biri gs deplasmanı olmak üzere 2 maç 4 puan.
    -sivas, 11 maçta sadece 2 galibiyet alan td değişikliğine gitti ve sonraki 5 maçta 4 galibiyet aldı.
    -göztepe, 4 maçını kaybettikten sonra td değişikliğine gittiğinde sonraki 2 maçta 4 puan aldı.
    -kayseri, 4 maçını kaybettikten sonra td değişikliğine gitti, sonraki 2 maçta 6 puan aldı.
    -alanyaspor, 5 malubiyet aldıktan sonra td değişikliğine gitti, ilk maçı 5-0 kazandı. toplamda 5 maçta sadece 1 maçta kaybetti.
    -akhisar, hiç maç kazanamamış durumdayken td depişikliğine gittiği ilk maçta galatasaray’ı 3-0 yendi.
    -erzurum, hiç maç kazanamadığı için teknik direktör değişikliğine gitti. sonraki 6 maçta 3 galibiyet, 3 beraberlik aldı.
    -rizespor, hiç kazanamadığı için td değişikliğine gitti ilk maçı fener’e karşı 3-0 kazandı.

    yani demem o ki bu sezon teknik direktör değişikliğine gidip ilk maçında veya maçlarında tepki vermeyen takım olmadı bu sezon. buna bile reaksiyon vermeyenler için durum içler acısı.

  • ülke zaten yarrağı yemiş. yıllarca akp iktidarından gına gelmiş. moraller yerlerde.
    bir de üstüne fenerbahçe zulmü katlanılır gibi değil.
    messi'yi mi alıyorsunuz, ronaldo'yu mu alıyorsunuz bilmem, kimi alıyorsanız alın,
    kaldırın şu takımı ayağa.

  • küme düşmesi gerekirse düşer. ne bu ağıtlar, küfürler? 2. lig de ülkemizin ligi. süper lig düzeyinde değilsen paşa paşa oynar, çıkarsın yukarı. juventus düştü de ne oldu, büyüklüğünden bi şey yitirdi mi?

    geçelim bunları. aziz gitsin yeter ki takım küme düşsün derdim. yine dedğimin arkasındayım. aziz gibileri kulübün kapısından girmesinler de gerekirse bir yıl alt ligde oynarız sorun değil.

    t: en kral anadolu takımı.

  • bu sezon düştüğü durumdan garip bir zevk aldığım takımım. kendime bile itiraf edemiyordum bunu aslında ama sezona kötü başlayıp toparlanma sinyali vermeyince önce cocu gitsin diye maçları kaybedelim istedim, şimdi de koeman gitsin ersun gelsin diye öyle izliyorum. yalnız bu durum bende acayip bir alışkanlık yaptı, iyice mazoşiste bağladım. nasıl olsa bu sezon şampiyonluk veya avrupa potası hayal. toparlanıp 8. falan olacağımıza küme düşme hattında sürünüp heyecan yaşayalım son haftalar kurtulalım istiyorum. misal akşam sıkıcı bir aykut kocaman oyunuyla 1-0 alıp 14. 13. olacağımıza 3-0 yenilelim düşme hattına girelim. çok heyecanlı değil mi lan? iyice kafayı yedirdi bu takım bana.

  • ersun yanal önderliğinde de ne yazık ki başarı sağlayamayacak olan takım, takımım.

    şimdi size ersun hoca’nın ali koç tarafından neden tercih edilmediğini ersun yanal’ın oynattığı futbolu hayranlıkla izlemiş ve gidişi içinde ukde kalmış bir fenerbahçeli olduğumu belirterek ve kendi gözlemlerime dayandırarak açıklayacağım. umarım faydalı olur.

    ersun hoca gelir gelmez “fenerbahçe defans yapmaz, yaptırır.” sözü ile hepimizin gönlünü çaldı; doğru. dediğini de yaptı çünkü o zamanki kadro buna çok müsait oyunculardan oluşuyordu. hücum futbolunu benimsemiş bir hoca olan ersun yanal, fenerbahçe’nin başında iken elindeki oyunculara güvenerek oyunu rakip sahaya yıkan bir oyun stili ile maçlara çıkıyordu. mevcut kadro ile bunu yapabilmesi mümkün değil. daha net anlaşılabilmesi için bu noktadan sonra konuyu oyuncular üzerinden, maç içi varyasyonları göz önünde bulundurarak anlatacağım.

    ersun yanal döneminde fenerbahçe’nin gizli kahramanı ya da takımın beyni emre’ydi. oyunu orta alandan ileriye doğru kuruyor, eğer kuramazsa topu boşta olan bek oyuncusuna aktarıp onların oyun kurmasını sağlıyordu.

    şu anda fenerbahçe’de emre’nin o zaman ortaya koyduğu performansı koyabilecek bir futbolcu yok. benzia çok yetenekli fakat fiziki olarak oyunun içinde yok. eljif hırsıyla bizi büyülüyor ama onun da emre kadar tecrübesi yok.

    bir kere o kadroda emre ve meireles gibi premier lig, serie a ve liga nos gibi liglerin üst düzey takımlarında uzun süre oynamış iki tane box to box oyuncu vardı, bu kadronun tamamında böyle bir tecrübe yok.

    emre topu beklere vererek oyun kurduruyor demiştik. şu anki beklerimizin oyun kuracak potansiyeli ne yazık ki yok. iyi niyetlerine inanıyorum ama ne yazık ki hasan ali’nin caner erkin, şener ya da ısla’nın da gökhan gönül’ün performansına yaklaşma şansı yok.

    ersun yanal döneminde mehmet topal sıklıkla stoperlerin arasına kayıyor ve fenerbahçe bek oyuncularını ileri iterek 3-5-2 formatına dönüyordu. mehmet topal aynı tempoda değil, alternatif oyuncular bu oyun şablonuna uyum sağlayacak tipte oyuncular değil.

    beklerini oyun içi varyasyonlarda bu şekilde kullanan bir fenerbahçe görmek, dani alves ya da jordi alba gibi bek oyuncularına bayılan bir adam olarak beni gerçekten mest ediyordu; şu anda aynı verimi mevcut bek oyuncularından almak mümkün değil.

    iç forvet olarak çıktığı maçlarda sırtı kaleye dönük oyun tarzı ile sergilemiş olduğu performansın neredeyse aynısını yüzü kaleye dönükken de sergileyebilen kuyt’un bu performansını frey’den almak pek olası değil.

    kuyt’ın, sow’un ya da emenike’nin oyun içerisindeki alan değişikliklerini slimani, frey ve ayew’den beklemek hayalden başka bir şey değil.

    şu anda ofans hattını oluşturan valbuena, slimani, frey ve ayew’in, o zaman ofans hattında bulunan sow, emenike, kuyt ve webo’nun sergilediği performansa ulaşması ne yazık ki ihtimal dahilinde değil.

    sonuç itibariyle ersun yanal fenerbahçe’si ile günümüz fenerbahçe’si arasında dağlar kadar fark var ve bu yıl gereğinden fazla hayal kırıklığına uğradık zaten arkadaşlar dolayısıyla şu noktada yönetime ersun hoca baskısı yapmak yepyeni bir hayal kırıklığından başka bir şey değil.

    ersun yanal’ı fenerbahçe’nin başında #yeniden görmeyi elbette ki çok isterim ve göreceğime de inanıyorum ama onun oyun şablonuna uyum sağlamayacağı apaçık belli olan bu kadro ile değil. sevgili fenerbahçeliler lütfen ersun yanal ısrarına devam edip hem ersun hoca’mıza, hem ali başkan’ımıza, hem de fenerbahçe taraftarına aynı çileleri tekrar çektirmeyin.

    bize acele para lazım, bunun için de oyuncu satmamız gerek.

    avrupa'nın fenerbahçe'yi takip etmesini ya sansasyonel başarılar elde ederek ya da isim yapmış bir hoca getirerek sağlarız. sansasyonel başarılar elde edeceğimiz bir kadro ne yazık ki elimizde yok. bu durumda ister istemez 2. şık ön plana çıkıyor.

    şu anda mevcut kadronun en başarılı olacağı oyun varyasyonu 4-2-3-1 ki son 5 yıla baktığında ülkemizde şampiyon olan takımların tamamının bu oyun dizilişi ile oynadığını görebilirsin. hem bu oyun stili ile oynayacak hem de bakışları üzerimize çekebilecek ve bizi başarıya ulaştıracak iki yabancı hoca mevcuttu.

    bu iki isimden 1.si leonardo jardim'di, arabistan'a gitti. 2. isim jorge sampaoli. arjantin milli takımı'nda çok kötü sonuçlar alsa ve güvenoyu ciddi manada sarsılsa da şu anda boşta olan, dünya kamuoyunda takibi yapılan ve bu taktiği en iyi uygulayan hoca o.

    en kısa sürede bu konu ile ilgili detaylı bir çalışma yapılmalı ve çok geç olmadan ali bey'e sunulmalı.

  • kendimi bildim bileli taraftarı olduğum spor kulübü.

    bugün itibarıyla düşmüş olduğu durum tamamen yönetim hatasıdır.

    yönetim hatası derken sayın başkanın tüm iyi niyeti ve fanatik fenerbahçeli olmasına rağmen, yönetimdeki ekibini ve teknik ekibini seçerken yaptığı hatadan bahsetmek gerekir.

    sayın ali koç 'un teoriği maalesef pratiğe dökülemedi.

    son 10 yıldır mutlaka ilk ikide olan futbol takımına sanki lig sonuncusu olmuş da yeniden kurulması gerekiyormuş muamelesi yapılarak tamamen amatör hamleler ile çöpe dönüştürüldü.

    vizyon, gençleştirme, gelecek projeksiyonu martavalları ile comolli'nin peşine fareli köyün masum çocukları gibi safça flüt dinleyerek takılıp bataklığa doğru koşar adım gittik.

    rüyasında bile fenerbahçe dorması göremeyecek 1. lig seviyesindeki futbolcular transfer edildi.

    liseli ergen twitter gücü ve herbokolog spor yazarlarının çığırtkanlığı taraftarın sesi zannedildi.

    aynı yandaş medya dinleyerek almanyanın bizi kısandığı ve her sene 2 trilyon dolarlık petrol rezervi bulunduğuna inandırılan vatandaşlar gibi, fenerbahçe düşmanı spor yazarlarının fenerbahçe'nin dikine oyun (ne demekse) yerine yan pas oyunu oynadığı (geçen sezon istatiklerine göre en çok yan pas yapan takımı şampiyon oldu, ardından başakşehir ve fenerbahçe geliyordu), kısır furbol oynadığı( ligin ençok gol atan takımıydı) inandırılan taraftar, teknik heyete ve futbolculara düşman edildi.

    bu saçmalıklara karşı çıkan paralı köpek ilan edildi.

    şimdi panik teknik direktör seçimi+panik devre arası transferleri- olağanüstü genel kurul baskısı altında verilmiş pansuman tedbirler içeren yönetimin vizyonua aykırı kararlar+ ekonomik kriz+ istifa+ kriz sarmalına düşmemize ramak kaldı.

    bu olursa önümüzdeki pek çok sezon da bu sezon gibi kaybedilecek, rakiplerimiz gibi 15-16 sezon şampiyonluktan uzak geçirecek taraftar kaybı ve küçülme söz konusu olabilecektir.

    taraftar olarak yapmamız gereken yönetimeve yeni teknik ekibe en azından sezon sonuna kadar şartsız destek vermek ve takımın sezonu en az hasarla atlatmasına katkı sağlamaktır.

    yıllar önce takımın yine böyle çok kötü olduğunda, fenerbahçe'nin en az seyirci rekorunun kırıldığı bir maçın resmi gazetenin spor sayfasında tam sayfa basılmış altına alay eder gibi birkaç cümle yazılmıştı.

    ben o resimde en önde babasıyla birlikte oturan soğuktan kızarmış üzgün yüzlü 7 yaşındaki erkek çocuğum. o zaman da bu takımı severdim, şimdi de seviyorum.

    o gazete sayfasını çerçevelerip odama asan ve "takımı hiçbir zaman ıslıklama" diyen babamdan miras kalan değerli birkaç şeyden biridir fenerbahçe bana.

    türk’ün kalbi sende atar
    yaşa fenerbahçe