ikinci el otomobil piyasası

  • bu başlığı sırf: "şu tarihte şuna aldım şimdi şona sattım emuğa goyam!" cılar yüzünden takibi bırakıyorum. tiksindim hepinizden. adam akıllı tek entry yazan yok.

  • yaşım 27. iki üniversite bıraktım. bir süre antidepresan kullandım. memleketim olan konya'dan kaçmak için her şeyi yaptım. zehir gibi matematik bilen ben gittim memur statüsünde temizlikçi oldum. bunları niye mi anlatıyorum. ben bu ülkenin düzelmeyeceğini düşündükçe kafayı yedim. iyi bir yurtta kalmak istedim ya dolandırıcı özel yurt ya da berbat olan kyk yurdu. iyi bir üniversite okumak istedim ya ezber ya da hocaya yalakalık yapmak gerek. iyi bir iş hayatı istesen ya torpil ya da it gibi çalışma ile karşılaşıyorsun. iyi bir araba istesen sürekli pahalanıyor ve alamıyorsun. şimdi bunları niye anlatıyorum. ülke git gide kötüye gidiyor ve buna alışıyoruz. şu üniversite kazanan gençlerin sevinçleri var ya işte bende yaşadım onu ama kursağımda bıraktılar. devlet verdiği kyk kredisini bile kesti şimdi mecbur ödüyorum. zamanında yeni bilgisayar alınca sevinen gençler var ya işte bende öyleydim. 7 yaşını doldurmuş bilgisayar kullanıyorum. yenisini alamıyorum çünkü. şimdi ben bunları niye anlatıyorum. bu gördüğünüz piyasa balon falan değil. birileri hâlâ zengin olmaya devam ediyor siz merak etmeyin. gariban almasa bile para babaları toplar o arabaları daha da fazlasına satar. ülkenin gidişini görüp zamanında okulu bıraktım memur oldum pandemi döneminde parasız kalmadım esnaf babama yardım ettim. altının artacağını gördüm kredi ile altın aldım. faizini kapatıp üstüne kâr bile yaptı iyi miktarda. 2 hafta önce de gittim 16 bine fiat uno aldım. elimde patlarsa da koymaz. sıfır araç piyasası çakılsa bile benim işime gelir. en fazla 4-5 bin değer kaybeden bir araç almış olurum. daha sonrasında kredi çeker sıfır araç alabilirim. bu söylediğim iyi ihtimal. ama yıllardır bu ülkenin içinde sürekli fakirleşmiş birisi olarak söylüyorum. şimdi aldığınız ürün hiç bir şekilde değer kaybetmez. çünkü ileride zaten alamayacaksınız. daha da fakirleşmeye devam edeceksiniz. zengin olan hükümete yakın olanlar hariç.

    tanım : balon olan araba piyasası değildir ; ülkenin ekonomisidir.

  • kredilerin musluğu kuvvetle kısılıyor, eylülde, ekimde kimsede kuruş olmayacak, bankadan gidip 60 ay vadeli yüz bin lira da çekilemeyecek. o zaman görürüm ben 2005 model clio'ya 80 bin fiyat çekilen piyasaları.

    ha nargilecinin önündeki bmw'ci, audi'ci, merso'cu güruh için hiçbir şey değişmez. onlar her zaman kazanır. bu ülkede son on senede korkunç bir rant çetesi yaratıldı. skinny bacaklı, özel üniversite diplomalı, kirli sakallı binlerce hödük var yollarda ve altlarında 500 - 600 bin liralık arabalar. nereden geldi bu paralar?

    ikinci el arabada böyle giderse 1998 - 2005 model arabalar daha 30 yıl yollarda olacaktır. iran, küba gibi yollarında 60 senelik arabalar olan ülkeler olacağız. ileride yabancılar nostalji seyahatine geleceklerdir.

    insanlar gelecek ve, heyy timy, look at this! this is a 2002 getz! this is awesome

    diyecekler.

  • 2017’de 200 liraya aldığım kahve makinesi şimdi 650 lira. ne kadar zenginleştim ya çok mutluyum. kahve makinesi olmayıp da almak isteyenlere üzüleyim bari. makine bozulur veya ömrünü tamamlar da yenisini almak için bugün 650 lira vermem gerektiğini düşünemeyecek kadar da malım. maaşım 3 yılda aşağı yukarı yüzde 50 zamlanmışken kahve makinesinin fiyatının 3 yılda 3 katından fazla fiyata gelmesi beni hiç ilgilendirmiyor çünkü iyi kötü bir makinem var ya o beni avutuyor.

    amk salakları sizi.

  • almanya’da olsa yol kenarına hayrına bırakılacak, ağır hasar kayıtlı, en az 20 bin tl trameri olan, 200 bin kmye merdiven dayamış 10 yaşındaki otomatik corsalara 100 bin tl fiyat çekildiği piyasadır. piyasayı bu hale getiren al-satçıların da, galericilerin de, ama en başta sıfır araç almayı imkansız kılan süper hükümetimizin de allah belasını versin. evet alman beni kıskanıyor, kendisinin ürettiği 10 yaşındaki aracına 15 bin euro para bayıldığım için.

  • köleleştiğimizi gösterir piyasadır.
    avrupa ülkelerinde 8 kat kur farkı olsa bile sıfır arabalar daha ucuz. ikinci eli söylemiyorum bile.
    böylesine rahat edinilen bu ihtiyacı ülkemizde fakirleştieildiğimşz için karşılayamıyoruz.
    sonra acaip acaip suni gündemlerle karşı karşıya bırakılıyoruz.
    bir arabaya alman ile aynı parayı vermek istiyorum. arabanın ederinden çok vergi ödemek istemiyorum. bir zümrenin benim sırtımdan lüks içinde yaşamasını istemiyorum.

  • alıcılara önerilerimin olacağı piyasa.

    düşük km, temiz, 2013-2014 ve üstü araç bakıyorsanız ekspertizini yetkili serviste yaptırın.

    bu ne işinize yarar:

    1- sıkıntılı satıcılarla karşılaşmanız otomatik olarak engellenir. (çoğu kabul etmez)

    2- serviste birçok ekspertizin bakamadığı yazılımına varana dek baktırmış ve içiniz rahat etmiş olursunuz. adam kaportaya bakıyor tamam diyor lan. karpuz mu lan bu?

    3- gideceğiniz yetkili servisi gideceğiniz güne kadar gizli tutun. tabii bu istanbul ve ankara benzeri yetkili servis seçeneği bol iller için geçerli.

    taklaya gelmeyin, ortalık kansız dolu.

  • size geçen haftaki satış hikayemi anlatayım.

    gerçekten çok iyi durumda olduğunu düşündüğüm, 30bin kilometrede olan 2016 model ford fiesta arabamı online teklif verip 2-3 saatte parayı hesaba geçirdiğini söyleyen birkaç şirketten fiyat alarak 10 bin tl yukarısına malum sarı siteye koydum. ilana da ilk sahibinden yazdım tüm bakımların yetkili serviste yapıldığını istenen servise gösterileceğini falan da yazdım.

    galericinin aldığı fiyatın 3-5 yukarısı malum sarı sitede makuldü. üstelik pazarlık adettendi.

    ilanı koydum eşe dosta da haber verdim. dedim ki ilan bu eşe dosta yayın. tamam dediler. sonra birkaç tanesi geri döndü. dedi ki fiyat yüksek. tamam dedim. fiyatı 30 dakika içinde 5000 tl aşağı çektim. millet deli gibi favorilere ekliyor kimse aramıyor.

    sonra biri aradı bir şeyler sordu. 2000 tl trameri vardı. dedim ki kazanın resimleri var. mal bir taksici geldi arkadan vurdu servise gittik servis tamponu onardı. başka bir şey yok. yetkii servis bu. ford logosunu bile değiştirmiş. 500 tl logo 600 tl işçilik. kaza resmini de attım. gerçekten ama gerçekten bir şey yok. ford logosu da resimlerde duruyor. adam döneceğim dedi dönmedi.

    akşam biri aradı. dedi kazası olmasa iyiymiş. bak arkadaşım dedim. bu araba 4 senedir bende. kaza dediğin şey tampona vurma. ben dedim istesem onu servise götürmesem senin ruhun duymazdı. sana dedim kim hatasız bilmem ne diyorsa elbet böyle ufak tefek sorunlar yaşamıştır dedim. kaldı ki kazada hakikaten bir şey yok. olay benim yetkili servis takıntımdan kaynaklanıyor.

    neyse 2 telefon görüşmesinden sonra başlarım dedim böyle işe. aynı akşam parayı 2-3 saatte hesaba geçiren yerden randevu aldım. şansıma sadece 9:45 vardı. 15 dakika erken girdim. adamlar net 45 dakika expertiz yaptı ve aracıma makul bir teklif yaptı. bu teklif benim sarı sitede satmaya gönlümün razı olduğu fiyattan birazcık yüksekti bile. hemen kabul ettim sattım. saat 11:55 de para hesabıma geçti. 12.05 de imzaları atmış olarak noterden ayrıldım.

    eve taksiyle dönerken telefonu çıkardım ve çok büyük bir keyifle malum sarı siteden ilanı sildim.

    inanın aynı parayı teklif etseler orada da verirdim. adam benden aldığı arabayı eminim ki hiç bir şey yapmadan 10 bin tl ekleyip satacak. bu hangi fiyat? benim malum siteye koyup sonra 5bin tl indirdiğim pazarlık yapılır dediğim fiyat.

    size önerim şudur. ev olur araba olur. içinize sindiyse süreci uzatmayın. düzgün ilanlar dürüst satıcılar birkaç saat içinde kaybolur. hayırlı işlerde acele etmek icap eder. bir de acele işe şeytan karışır derler ama bu ikisi farklı şeylerdir.

    ha bir de 60 binde 80 binde 100 binde. hatasız. çizik bile yok. garaj arabası. geçiniz bunları. sen 80bin kilometre yol git arabanda en ufak bir kusur olmasın. olabilir mi böyle bir şey. ama olabilir. yetkili serviste değil de sanayide toplatırsan olur. tramersiz. hayırlı işler.

    bundan 7-8 sene önce de benzer bir satış süreci yaşamıştım. yine aynı şekilde arabamda kullanımdan kaynaklı odak tefek kusurlar var. çizikler vs. millete gösteriyorum of puf ediyor. vazgeçtim satıştan. verdim servise. dedim ne gerekiyorsa boya pasta cila. elinden geleni ardına koyma dedim. ne kadar masraf varsa çıkar. tamam dedi. yaptılar. araba yepyeni oldu. birkaç ay sonra yine satmaya karar vermek zorunda kaldım. bu sefer satışa koydum 2 günde gitti. şunu anladım. alıcı aracı alırken kusur görmek istemiyor. varsa kusurları kapat ya da söyleme. buna ikna oluyor. olmak istiyor çok net. garip bir psikoloji. garp bir pazar. anlamıyorum.

  • 10 yıl önce: çalışarak ev alınmaz
    5 yıl önce: çalışarak sınıf atlanmaz
    2 yıl önce: çalışarak araba alınmaz
    1 yıl önce: kredi çekmeden bir şey yapılmaz

    gençliğini çaldığınız, karın tokluğuna çalıştırdığınız, vergilere boğduğunuz 30 yaş altı yakında kapınızı çalacak.

    (bkz: 2023'e adım adım)

  • bir twette görmüştüm;
    bmw almak için golf satanın egea aradığı piyasadır.