ikinci el otomobil piyasası

  • alıcılara önerilerimin olacağı piyasa.

    düşük km, temiz, 2013-2014 ve üstü araç bakıyorsanız ekspertizini yetkili serviste yaptırın.

    bu ne işinize yarar:

    1- sıkıntılı satıcılarla karşılaşmanız otomatik olarak engellenir. (çoğu kabul etmez)

    2- serviste birçok ekspertizin bakamadığı yazılımına varana dek baktırmış ve içiniz rahat etmiş olursunuz. adam kaportaya bakıyor tamam diyor lan. karpuz mu lan bu?

    3- gideceğiniz yetkili servisi gideceğiniz güne kadar gizli tutun. tabii bu istanbul ve ankara benzeri yetkili servis seçeneği bol iller için geçerli.

    taklaya gelmeyin, ortalık kansız dolu.

  • size geçen haftaki satış hikayemi anlatayım.

    gerçekten çok iyi durumda olduğunu düşündüğüm, 30bin kilometrede olan 2016 model ford fiesta arabamı online teklif verip 2-3 saatte parayı hesaba geçirdiğini söyleyen birkaç şirketten fiyat alarak 10 bin tl yukarısına malum sarı siteye koydum. ilana da ilk sahibinden yazdım tüm bakımların yetkili serviste yapıldığını istenen servise gösterileceğini falan da yazdım.

    galericinin aldığı fiyatın 3-5 yukarısı malum sarı sitede makuldü. üstelik pazarlık adettendi.

    ilanı koydum eşe dosta da haber verdim. dedim ki ilan bu eşe dosta yayın. tamam dediler. sonra birkaç tanesi geri döndü. dedi ki fiyat yüksek. tamam dedim. fiyatı 30 dakika içinde 5000 tl aşağı çektim. millet deli gibi favorilere ekliyor kimse aramıyor.

    sonra biri aradı bir şeyler sordu. 2000 tl trameri vardı. dedim ki kazanın resimleri var. mal bir taksici geldi arkadan vurdu servise gittik servis tamponu onardı. başka bir şey yok. yetkii servis bu. ford logosunu bile değiştirmiş. 500 tl logo 600 tl işçilik. kaza resmini de attım. gerçekten ama gerçekten bir şey yok. ford logosu da resimlerde duruyor. adam döneceğim dedi dönmedi.

    akşam biri aradı. dedi kazası olmasa iyiymiş. bak arkadaşım dedim. bu araba 4 senedir bende. kaza dediğin şey tampona vurma. ben dedim istesem onu servise götürmesem senin ruhun duymazdı. sana dedim kim hatasız bilmem ne diyorsa elbet böyle ufak tefek sorunlar yaşamıştır dedim. kaldı ki kazada hakikaten bir şey yok. olay benim yetkili servis takıntımdan kaynaklanıyor.

    neyse 2 telefon görüşmesinden sonra başlarım dedim böyle işe. aynı akşam parayı 2-3 saatte hesaba geçiren yerden randevu aldım. şansıma sadece 9:45 vardı. 15 dakika erken girdim. adamlar net 45 dakika expertiz yaptı ve aracıma makul bir teklif yaptı. bu teklif benim sarı sitede satmaya gönlümün razı olduğu fiyattan birazcık yüksekti bile. hemen kabul ettim sattım. saat 11:55 de para hesabıma geçti. 12.05 de imzaları atmış olarak noterden ayrıldım.

    eve taksiyle dönerken telefonu çıkardım ve çok büyük bir keyifle malum sarı siteden ilanı sildim.

    inanın aynı parayı teklif etseler orada da verirdim. adam benden aldığı arabayı eminim ki hiç bir şey yapmadan 10 bin tl ekleyip satacak. bu hangi fiyat? benim malum siteye koyup sonra 5bin tl indirdiğim pazarlık yapılır dediğim fiyat.

    size önerim şudur. ev olur araba olur. içinize sindiyse süreci uzatmayın. düzgün ilanlar dürüst satıcılar birkaç saat içinde kaybolur. hayırlı işlerde acele etmek icap eder. bir de acele işe şeytan karışır derler ama bu ikisi farklı şeylerdir.

    ha bir de 60 binde 80 binde 100 binde. hatasız. çizik bile yok. garaj arabası. geçiniz bunları. sen 80bin kilometre yol git arabanda en ufak bir kusur olmasın. olabilir mi böyle bir şey. ama olabilir. yetkili serviste değil de sanayide toplatırsan olur. tramersiz. hayırlı işler.

    bundan 7-8 sene önce de benzer bir satış süreci yaşamıştım. yine aynı şekilde arabamda kullanımdan kaynaklı odak tefek kusurlar var. çizikler vs. millete gösteriyorum of puf ediyor. vazgeçtim satıştan. verdim servise. dedim ne gerekiyorsa boya pasta cila. elinden geleni ardına koyma dedim. ne kadar masraf varsa çıkar. tamam dedi. yaptılar. araba yepyeni oldu. birkaç ay sonra yine satmaya karar vermek zorunda kaldım. bu sefer satışa koydum 2 günde gitti. şunu anladım. alıcı aracı alırken kusur görmek istemiyor. varsa kusurları kapat ya da söyleme. buna ikna oluyor. olmak istiyor çok net. garip bir psikoloji. garp bir pazar. anlamıyorum.

  • 10 yıl önce: çalışarak ev alınmaz
    5 yıl önce: çalışarak sınıf atlanmaz
    2 yıl önce: çalışarak araba alınmaz
    1 yıl önce: kredi çekmeden bir şey yapılmaz

    gençliğini çaldığınız, karın tokluğuna çalıştırdığınız, vergilere boğduğunuz 30 yaş altı yakında kapınızı çalacak.

    (bkz: 2023'e adım adım)

  • bir twette görmüştüm;
    bmw almak için golf satanın egea aradığı piyasadır.

  • 2 senedir istedigim arabayi almak icin para biriktiriyordum. 3 ayi kalmisti simdi 10 yili kaldi.

    ıs tam anlamiyla boyle oldu. otv denen verginin orani dusmedigi surece hep belli bir zumre araba alir satar. bu sekilde de cakalliklar daha cok artar.

    benim tahminime gore fiyatlar daha da artacak. 10 yil sonraki halimizi gormek isteyen ukrayna'ya gidebilir. her yer eski araba.

  • daha önce bende başkaları da söyledi. o sarılı sitenin altına bir yorum sekmesi açın bakın piyasa nasıl düzeliyor hemen.

  • şey olayı çok komik şimdi adam 50 bine araba almış bi sene önce. şimdi araba 80 bin olmuş. içten içe mutlu oluyor. kar yaptığını falan sanıyor. bunlara çok gülüyorum. :)

  • bu kurtlar sofrasını yıkacak tek çözüm: ikinci el araç ithalatının serbest bırakılması. çünkü bu serbest piyasada dinsizin hakkından imansız gelir. başka da çözüm yok.

    bazen böyle olmayacak hayaller kurduğum olur. bazen düşünürüm ikinci el ithalatı serbest olmuş, 2000 euroya e60 almışım. herkes istediği arabaya biniyor. adım başı 1.5 dci jant kapaklı beyaz cliolar yok. 20 yaşında 400 bindeki arabasını 100 bin liraya ilana koyan aptallar melül melül bakınıyor, galeriden sıfır araba toplayan al-satçılar kepenk kapatıyor, sarı sitelerde iki doğru cümle yazamayan sikik adamların arabasını almaya çalışmıyorsun. umarım bir gün ikinci el ithalatı serbest olurdu şu sahneleri gerçekte yaşarım.

    edit: ahali siz iyi misiniz? gelen mesajlara istinaden; ben bunun neden serbest olmadığını neden olmayacağını zaten biliyorum. devletin vergisinden vazgeçmeyeceğini, ekonominin düzelmeyeceğini zaten biliyorum. insanlar öyle bir noktaya gelmiş ki bana hala neden olmayacağını anlatıyorlar, boş hayaller kurma deme cüretini bile buluyorlar. adamlar hayallerimizi bile karışıyor işe bak.

    ikinci el ithalatının neden serbest olmayacağını tartışmak yerine nasıl serbest bırakılacağını tartışırsanız belki o zaman bir şeyler düzelmeye başlar. bugün tr ikinci el piyasanın bu noktaya gelmesinin nedeni nedir? yüksek döviz, yüksek vergi nedeniyle sıfır araç fiyatlarının pahalı olması. dolayısıyla ikinci el de artıyor ki artması da gerekli. vaziyet gösteriyor ki artık uzunca bir süre sıfır araç satışı da dibe vuracak. trafiğe giren yeni araç sayısı azalıcak. ama nüfus büyüyecek ve talep artacak. bu daha ne kadar sürdürelebilir? araba bir ihtiyaçtır. bugün asgari ücretli, yerli üretim 87 kartal bile alamıyorsa bu durum nasıl düzelecek. akıl var mantık var. kaldı ki iktisadi nedenlerin yanında milletin de şirazesi kaymış. facebook gruplarında toplanıp piyasayı 20 bin yükseltiyoruz diye toplu ilan veren insanlar nerede görülmüş?

    bu düzenin değişmesinin tek yolu ikinci el araç girişinin serbest olmasıdır. toplu araç ithalatını yasaklarsın. kişisel olarak, her ehliyet sahibi 5 yıllık süreye mahsus vergisini vermek koşuluyla yurtdışında kendi aldığı aracını gümrükten geçirir. süresi dolmadan başka araç geçiremez vb. mtv, muayeneye, trafik sigortasına tabi olur. bu kadar basit. serbest bırakınca insanlar akın akın yurtdışına çıkıp araba aramıyacak. hangi ülkede hangi piyasayı yükselticeksin böyle. iyi misiniz siz? yani önemli olan bu işin nasıl olacağına kafa yormak. kamuoyu oluşturmak. yoksa kuralların etrafından dolanan hep olur. bir de ikinci el araba diyince sadece almanya aklınıza geliyorsa tartışmaya zaten hiç gerek yok. devlet yine vergisini alsın. yeter ki serbest bıraksın. ülkede yetiştirebileceğin hayvanı bile ithal edip, ülkende üretemediğin arabadan dolayı çıkacak dövizi düşünüyorsan ben ne diyebilirim ki. madem serbest piyasa millet serbestlik görsün. kimse artık lükse binme peşinde değil, bir şeylere binme peşinde.

  • daha dün gece renault sitesinde fiyat güncellendi. gördüğüm kadarıyla en az gelene 4-5 bin civarı zam gelmiş. bu bilgiden sonra asıl kısma gelelim.

    siz olsanız ne yaparsınız? mesela 2016 model megan sedan satıyorsunuz. ilanda şu anda. bu zammı gördünüz ne yaparsınız amk ne? bir taneniz bile çıkıp “olsun ben bi kuruş arttırmazdım” desin ne olim.

    o yüzden az delikanlı olun, alana satana söveceğinize gidin götünüz yiyosa bunun gerçek sorumlusuna sövün de göreyim.

  • düşmeyen ve düşmeyecek piyasa. bende eylül ayından yılbaşı şubat ayına kadar bu siktimin piyasasının düşmesini bekledim. lakin bugün yarın uygun bir araba buluruz kenarda dursun diye çektiğim kredinin 3. taksidini ödediğim gün bu piyasanın düşmeyeceğine kanaat getirerek aklımdaki modellerden daha düşük bir arabayı en yakın arkadaşlarımdan birinden uyguna alabildim.o aldığım araba bile şuan malum sitedeki ilanlara göre 15-20 bin lira artmış durumda.

    size tavsiyem gerçekten araç ihtiyacınız varsa düşmesini beklemeyin çünkü öyle bir dünya yok düşmüyor.mümkünse arkadaş çevresinden veya tanıdık vasıtasıyla işinize yarayacağını düşündüğünüz bir arabayı uygun fiyatla almaya çalışın. gerçek satıcıdan alırsanız zaten makul oranda galerici geçirmesinden kurtulduğunuz için aldığınız araç uyguna geliyor.