beşiktaş

  • bugün itibariyle, uzun süredir bitkisel hayatta olan -bizler- taraftarına elektro şok yapmış, yaşama döndürmüştür.

    ekranda zikzaklar, gözler bu kez açık.

    öncelikle, hasan arat başkanlığında oluşturulan samet aybaba, feyyaz uçar ve fernando santos'tan oluşan futbol aklı, ilk transfer dönemi ve birlikte çalıştıkları kısa süreçte -şuana kadar- makul bir uyum ve doku inşası oluşturmuştur.

    bugün yapılan iki transfer al musrati ve ernest muci hem yatırım, hem yaş, hem kişisel kariyer ivmeleri, hem oyuncu reputasyonu, hem de transferler süreçlerinin yürütülme şekliyle kesinlikle yüksek profilli bir operasyondur.

    sahada görmeden hiçbir oyuncunun performans garantisi elbette yoktur, gareth bale alsanız bile o transferin tutmama şansı elbette vardır ancak, oyunculardan bağımsız olarak bu yöntem doğru yöntemdir.

    uzun vadede bu şekilde, kulübün büyüklüğüne, takımın hedefine, yatırımsal olarak gelecekte finansal beklentiye ve camianın havaya girmesine yönelik hamleler hem sürdürülebilirlik anlamında hem de performans anlamında büyük bir takımın dokusuna tamamen uygun, doğru yoldur.

    bu işler, böyle olur.

    mesela nasıl olmaz, onu da söyleyelim; piyasada ne kadar menajer artığı, sakat, noname ve yaşlı oyuncu varsa ismini 3 ay piyasada süründürüp, akabinde 3-4 yıllık kontratlar vererek olmaz.

    32+ oyuncuların emeklilik ikramiyesi, son durakları olarak olmaz.

    fakir edebiyatı yaparak, sürünerek 7-8 leş futbolcuya maaşlar dahil 40 milyon euro harcayarak olmaz.

    beşiktaş'ı gazetelerin, medyanın, manşetlerin dışına iterek, imajını sarsarak olmaz.

    futbol, bir sahanın içinde başlar, oradan tribünlere, sokaklara, evlere, gazetelere yayılarak ilerler.

    o sahanın içini üst düzey aktörlerle doldurmazsanız, nereye yatırım yaparsanız yapın, kaybedersiniz.

    tüm hikaye yeşil bir sahanın içinde olan bitenlerden ibarettir.

    tüm bunların dışında, aklıma gelmişken sorayım;

    yeni beşiktaş yönetimi, transfer dönemi boyunca hamle yapmamasından dolayı haklı olarak eleştirildi.

    taraftarın bu noktada beklentisi çok doğal ve anlaşılabilir nedenlere dayanıyor, bunu sorgulamak dahi gereksiz.

    soru şu; ilgili transfer döneminde bir tane beşiktaş yöneticisi, kurul üyesi ya da profesyoneli gördünüz mü ekranlara çıkıp eleştiri yapan beşiktaş taraftarına yönelik; "troll" vs. şeklinde yaftalayan?

    ben söyleyeyim, görmediniz.

    çünkü beşiktaş'ı artık cümle kurmaktan aciz kepaze orospu çocukları değil, protokol nedir bilen, izan nedir bilen saygın bir kadro yönetiyor.

    bugün beşiktaş ikinci başkanı çıkıp, eleştiri yapan taraftara teşekkür etti. bizi itiyor, zorluyor dedi.

    bu söylem önemli.

    köy ağası kılıklı, düşük profilli, üslup nedir, izan nedir bilmeyen loserlar babalarının şirketlerine dönebilirler.

    beşiktaş'ı artık, beşiktaş'a yakışan kurumsal bir yapı yönetiyor.

  • koç grubu sponsorluğunun bazilarina battigi kulup. siz babalarinizin taşşaklarinda yokken koç bu takima sponsordu. turkiye'de bir spor kulubü ve sponsorluk, forma reklami gibi konular konusulacaksa bunun ana fikri ve sembolu her zaman besiktas ve koç grubudur. belki avrupa'da bile örneği yoktur bu kadar uzun süre sponsorluğun.

  • bence bu sezon transfer yapılmamalı. cunku kimi alırsak alalım yıpranacak.tıpkı hoca da olduğu gibi. önümüzdeki sezon bu travmayı yaşamış butün oyuncular gonderilmeli ve sıfırdan kadro kurulmalı. beşiktaşım bugün 9. maglubiyetini almış. besiktas tarihinde boyle bir rakam oldugunu dusunmuyorum. üşenmedim diger liglerde 8-10 maglubiyeti olan takimların sıralamadaki yerlerine baktım ve ortalama 8 ile 13. sıra arasında degisiyoe. besiktas ise kigde 4. ve ciddi bir 3. luk sansı var. bu da ligimizin kalitesi açısından bir not olsun

  • gençleri sahaya sürüyorsunuz sürmesine de, en başta altyapılarda kim sorumluysa onları kovun bi zahmet. bu demir ege tıknazda teknik var, top tutma var, pas var, şut var, boy var. bildiğin wout weghorst olur bu çocuktan, allah aşkına orta sahada kim yetiştirdi bu çocuğu?

    semih desen bildiğin dinamo, box to box bu çocuk, torreria olur bundan. ileri uçta ne işi var?

    ne salak adamlarsınız cidden bazen aklım almıyor.

  • rahmi koç 6737737373 yıldır tuttuğu beşiktaşa sponsor oluyor hala bunu anlamayan salaklar yazıyor şu sözlüğe.

  • 10 senedir şampiyon olamamış, inönüde kaç maçtır galibiyeti yok, cl ye gittiği son sene kenarda ps1 reklamları var üşenmeyip buraya gelip küçük yazıyor tek hücreli :). karakteri bu kadar zayıf, bu kadar ezilmişlik duygusunda boğulan adamlarlarla aynı sporun taraftarı olduğumuza üzülüyorum dostlar.

    neyse güzel bir hava yakaladık akşam vurup geçelim.

  • 2 başkan da, trbünleri büyüteceğim diyor. bugün club brugge maçında stada bir baksınlar. kaç seyirci varmış. sanki stada sığmıyoruz.

    her kuşu siktik bir leylek kaldı.

  • koskoca camia alzheimer olmuş haberimiz yok. sürekli eski güzel günleri hatırlayan bir garip duruma evrildi.

    şenol da şenol dediniz. ilk iki senesini hatırladınız, sonraki iki senesinde yaptıklarını, milli takımda yapamadıklarını unuttunuz. olmaz dedik diletemedik. olmadı da.

    şimdi sergen de sergen denio. şampiyonluğu tek başına aldı doğru ama diattalarla bile şampiyonlar liginde puan alan takımı pjanicle, ghezzalla rezil edip geldi, evinde 3-0dan maç verdi, şu an kaçıncı ligde bilmediğim takıma 4-0 yenildi, çare bulamıyorum dedi gitti. sözleşme sürüncemesi, rıdvan mevzusu da cabası.

    öte yandan serdal adalı. yıllardır bir grubun başkan adayı. neyini gördüler de bu kadar istiyolar anlamıyorum. beşiktaş'ın şikeyle yargılanmasının müsebbibi, kulübü borç batağına sokan hamlelerin uygulayıcısı, demirören'in sağ kolu. sırf q7yi getirdi die onu da öyle hatırlıolar. parası varmış da cebinden verirmiş de. parayla olsa ali koç'un en az 3 şampiyonluğu olması lazımdı. parayı adam gibi yönetecek çar çur etmeyecek adam lazım. bi de şu takıma eski saygınlığını geri getirecek birisi lazım. serdal adalı'da böyle bir profil göremiyorum.

  • yazacak o kadar çok şey var ki

    kulüp ali koç'un ilk zamanlarındaki haline dönüşüyor.

    ah alıyor vasatlara alıştırılıyor çaresiz bırakılıyor.....

    bjk'liler ismail köybaşının fenere gitmesiyle dalga geçiyorlardı fakat başlarına daha kötüsü geldi. en büyük galatasaray diyen beşiktaşlı burak yılmaz kulübe geldi!. duruşuyla ünlü beşiktaş taraftarı hırsız burağı kral burak diye andı. yetmedi teknik direktörü yaptı.

    josef de souza olayı. ya bir kulüp oyuncusuna sahip çıkmaz mı ya. o gün ankaragücü taraftarı josefi bıçaklasa ve orada hayatını kaybetse kulübün markanın imajı diye bir şey kalmayacaktı. kim gelir oğlum sana . ölüm tehlikesi geçireceksin arkanda çocukları yetim kalacak. kulüp sahip çıkacağına oyuncuyu suçluyor. sana sadık oyuncu yeter be deyip çekip gidiyor.

    aboubakar olayı. teknik direktörün diyor ki aboubakar para yüzünden maçlara çıkmadı. yönetim olarak yalanlayacaksın yada doğrulayacaksın . şu nedenden dolayı oynamadı oynamak istemedi. tık yok.

    saiss olayı. ya bak dünya kupasının en iyi stoperi belki de fransa maçında sakatlanmasa finalde fas oynayacaktı. stoper anlamında dünya kupasının mvp'si sende. yaşı var ama vidadan çok daha iyi . bu oyuncu idare edilemiyor küstürülüyor ve sadaka parasına ayrılıyor.kazandığın bonservisin çok daha fazlasını çöplere gömüyorsun ve aldığın stoperlerin toplamı saiss'in yarısı etmiyor.

    atiba olayı. hakettiği ölçüde uğurlanmadı.

    deprem oluyor bizim filozof ve ahmet nur dilenci depremin kırkı çıkmadan insanların acıları dinmeden futbol konuşuyor. el insaf be arkadaşım. insanlar ölüyor yakınlarını kaybediyorlar. dayanışma içerisinde olmamız gereken günlerde sen futbol konuşup nifak tohumları ekiyorsun. ya sen oynadın da şampiyonluk talep ediyorsun. galatasaray kazanmış puan farkın öküz kadar .ucuz ufak hesaplarla yarışa dahil olmaya çalışıyorsun. sen önce bir futbol oyna ondan sonra konuş.

    bile bile ladese girmek. liverpool'un kanseri chamberlein,manchester united'ın kanseri bailey'i, milan'ın müzmin sakatı rebic'i transfer ediyorsun. zaten paran yok. olmayan paranı bu hurdalara gömüyorsun. göz göre göre kulüp soyuluyor. onana faciasını eklemiyorum bile.

    ya senin statın boğaza nazır dünyada eşi benzeri yok. sponsor bulamıyorsunuz. ya kafayı yiyeceğim ya. ya bu yönetim ne yapıyor.son gün en büyük rakiplerinden birinin yönetimde olduğu tüpraşla sponsorluk anlaşması imzalıyor.allah kahretsin ya bunu nasıl kabul edebiliyorsun nasıl yedirebiliyorsun ahmet nur dilenci.para yok diye dilen. toplanan paraları hurdalara yedir ve ölü toprak at.

    altyapı. kaç yıl geçti altyapıdan sadece necip çıktı. emirhan adlı oyuncu kıpardanır gibi oldu tutamadın. rakipler her sene bir oyuncu parlatıyor/vitrine çıkartıyor. sende parlayacak oyuncuyu tutamıyorsun ve cüzi miktarda başka kulüplere satıyorsun.tek sezonluk oyunculara bel bağlıyorsun ve dikiş tutmuyor.

    kulüp sahipsiz bırakılıyor ya çok ağrıma gidiyor...

  • bir arkadaş yerli bir ayakkabı markasının fabrika satış mağazasının yanından geçerken 450 liraya ayakkabı satıldığını görünce tam 12 tane alıp gelmişti ve "fiyat çok iyi. 2 ayakkabı yerine 12 tane aldım. karlı iş" demişti. daha sonra birisi garç gurç etti. birisi yandan açıldı. birisinin ipleri bağlanmıyor. şekilsiz şeyler falan felan. dedim ki: " oğlum 5400 tl para vermişsin. yapacağın basitti. adidas, puma, nike gibi indirimden 2 hatta 3 ayakkabı alabilirdin. al şimdi hepsi sana girdi. "

    beşiktaşı işte böyle bir adam yönetiyor. oysa ki tüm transfer bütçesini sadece 2 tane üst seviye adama verip, önemli takımlardan standart üzeri 2-3 adam kiralasa elinde zaten gedson, abubakar, gezzal vs var. şimdi ne bunları satabilirsin ne de yeni oyuncu alabilirsin.