ekşi itiraf

  • şu yaşıma kadar tek bir şey öğrendim: her yaşın ayrı bir gerizekalılığı var.

  • "bana en çok dokunan, suçlu olsam da olmasam da her zaman bir çeşit tabiat kanununa uyar gibi, herkesten önce kendimi suçlu görmemdi." *

  • 4-5 sene önce yakın bir akrabamız abime benim için o ticaret adamı değil, ticaretten anlamaz, o konuda yeteneği yok diyip kendi oğlunun ticari yeteneğini övmüştü. bizim oğlan da ticaret kafası var ama diye bağlamıştı. bunu benim kurduğum iş battıktan sonra söylemişti. benimle ilgili değerlendirmesi buydu. ben olsam bunu abime anlatmazdım üzülür, dert eder diye. gerçi ben olsam oturup adamın kardeşimle ilgili bu şekilde konuşmasını da dinlemezdim, hiçbir şey demesem bile tepki olarak kalkar giderdim. abim her şeyi harfiyyen anlattı bana. çok zoruma gitmişti o zaman. o ruh hali içinde çok koymuştu bana, çok zoruma gitmişti. aradan yıllar geçti, ben işimi yeniden kurdum ve bu akşam o adamın oğlunun işinin battığını öğrendim. demek ki oğlu o kadar da ticari bir deha değilmiş. bu durumu kesinlikle karmaya, güldüğün başına gelire bağlamıyacam. bu hayatta herkesin başına her şey gelebilir , her şey insanlar için. bir insanı kınamadan, yargılamadan, içinde bulunduğu kötü durumdan keyifle bahsetmeden önce bunu hatırlamakta fayda var.

  • şu an oturduğum barda karşı masamda 60 yaşlarında iki arkadaş var. kadın. kapıdan girer girmez dikkatimi çektiler, bayılırım böyle ikililere. içip sohbet ediyorlar. başka bir masada oturan şen şakrak bir kadın da size bayıldım deyip yanlarına gitti. kırk yıllık arkadaş gibi sohbet ettiler. sonra benim yanıma gelip sohbet etti. o andan itibaren sırıtıp duruyorum.

    insanları sevmiyorum ama bazen öyle anlar oluyor ki bazılarına da sıkıca sarılmak istiyorum. özellikle kadınlara. çok tatlısınız.

  • buraya ergen gibi aşk acısı çeken şeyler yazmayacağım. acayip öfkeliyim sözlük. biraz önce türkiye'de 80 bin başlangıç fiyatı olan arabayı amerika'da 3 bin birime satıldığını gördüm. buradaki ölmüş eşek gibi birde. ulan coğrafya kader değil diyen birini görürsem dalağını..

  • üzücü ve iç burkan şeylerin anlatıldığı entrileri favlamaya utanıyorum ama hikaye üzse de hoşuma gidiyor bir yandan. beğenip geçmek yetmiyor, unutmayayım istiyorum. ekşiye bir de "kıyamam ya" seçeneği eklense, bence süper olacak.

  • hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. her yere aitmiş gibi davranırlar.

    hakan günday o kadar iyi anlıyorum ki demek istediğini... başka söze gerek yok.

  • "seni nereye olduğunu bilmeden
    saatlerce yürüten o derdi,kime nasıl anlatacaksın."

  • 15 gunluk kizim az once kendi pirtlamasina uyandi *. kiyamam ben bebegime ya, yok boyle bi sevgi aşk... analik baskaymis hakkaten

  • küçükken iki tur bineyim diye arkadaşın bisikletini almıştım. bisiklet yeni bisikletti ve o gün nasıl olduysa herkese izin verdi. bindim bisiklete daha birinci tur bitmeden hızlıca geri dönüp "al sen bin" diye arkadaşım ekrem'e verdim. ekrem aldı sürdü sürdü sonra yarı yolda inip eliyle tuta tuta geri döndü. bisikletin sahibine "kusura bakma lastiğini patlattım" dedi. ben de sinirlenip ekrem'e bağırdım "ya eko, anasini siktimin yerinde sürmesini bilmiyorsan isteme abi şu bisikleti. nolcak şimdi heh, amina koydun lan bisikletin" dedim.

    oysa lastiği ben patlatmıştım lan.

    bu olay beni çok üzdü. günlerce kabus gördum. geceleri kan ter içinde uyandım. sonunda vicdanımın sesine dayanamayıp eko'ya tüm gerçeği söyledim demeyi çok isterdim ama mışıl mışıl uydum lan hiç sikimde olmadı.

    aradan yıllar geçti bir gün hem icip hem birasına pişti oynarken eko'ya gerçeği anlattım. affet beni eko dedim. hatırlamıyorum ki amk dedi. peki dedim yerden kupa bacağıni çaldım. kestikten sonra sinek ikiliyle pişti yapıp allah ne verdiyse kağıtları şak diye alnına yapıştırdım.

    ben götün tekiyim lan.