debe başlıkları

cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

  • hiç uyumamış olmak sayılır mı?*

  • (bkz: auzef)

  • hafta içi yorulup cuma erkenden yatmak olabilir.

  • sabah 5'te sabahlıkla kapıyı çalan komşu...

    su basan banyosu için yardım istemektedir. çamaşır makinesinin gideri sıkıntılıdır, haliyle su olduğu gibi banyoyu mini bir göle çevirmiştir. sabahın o saatinde kapıyı çalar:

    + kusura bakma taylan sabah sabah rahatsız ettim!
    - sabahın görmeyen saatinde hayırdır?
    + banyoyu su basmış, her yer göl olmuş, ne yapacağımı bilemiyorum!
    - sen git ben yüzümü yıkayıp geliyorum!
    + tamam!

    olay yerine yani banyoya gidip baktım. ayaklarım ıslandı, öyle bir su basması.

    + çamaşır makinesi yeni mi?
    - evet, 1 ay oldu alalı!
    + o zaman çamaşır makinesi garanti kapsamındadır, oraya herhangi bir müdahalede bulunmayıp bağlantı elemanlarını kontrol edeceğim!
    - hadi bakalım!

    çamaşır makinesini az öne çekip arkasındaki hortumlardan tesisat gidişini bulmaya çalıştım.

    + bak bu hortumu görüyor musun?
    - evet!
    + çamaşır makinesine çok gider bunlardan... kazana giden hortum da kopmuş olabilir! ingiliz anahtarı benzeri bir şey var mı?
    - al bak bu var!, (kontrol kalemini göstererek)
    + olmaz o, dur ben eve gidip takım çantasını alıp geleyim, işimiz uzun sürecek gibi!

    su sayacını bulup suyu kestim. daha sonra çamaşır makinesinden gider kısmını takip ettim. lavabo altındaki hortumlardan biri çıkmıştı. güzelce yerine yerleştirip etrafını teflon bant ile sardım. tişörtüm yere uzanmaktan su gibi olmuştu.

    + tamamdır, çalışma sırasında etrafı biraz daha ıslattım... havluyla falan silersin artık!
    - o kadar da önemli değil, hallederim ben... ya taylan tişörtün su gibi olmuş, dur değiştirelim!

    sağolsun bir gömlek verdi.

    + ben artık gideyim!
    - o kadar yardımcı oldun, kahvaltı yapmadan göndermem!

    kahvaltı ısrarına dayanamadım. kahvaltı hazırlanmasını bekledim. o ara boş durmadım tabii... çamaşır makinesini inceledim. adamlar yapmış, alman malı.

    kahvaltı, kahve, sohbet derken iyice uyku bastırdı, üzerime bir ağırlık, yorgunluk çöktü. daha sonra eve geçtim.

    tesisat işi yordu beni. ama bir şeyleri başarmanın mutluluğu da başka. bir cumartesi sabahı böylelikle erken kalkmış oldum. şimdi yatacağım. hafta sonu tatili beni bekler.

  • hiçbiriniz mi cumartesi çalışmıyonuz amk dedirten.

  • amına kodumun binasını ilaçlayacaklarmış. haftalar sonra ilk kez uyuyacaktım sinirden delircem.

  • açık öğretim sınavım var. bi göz atayım dedim sınav öncesi.
    bir yaştan sonra da okul sınav hiç çekilmiyor.
    sınava girecek arkadaşlara başarılar.
    yoksa deli mi dürtmüş bizi cumartesi cumartesi 5 te ayakta olalım.

  • pompaya gitmek demek isterdim ama pansumana gitmek.

  • (bkz: işe gitmek)(bkz: özel sektör) (bkz: modern kölelik)

  • pazartesi sabahına kadar çevrilmesi gereken anaconda gibi bir metin.

    (ama ben ne yapıyorum? libido yükselten şarkılar, iyi hissettiren şarkılar başlıklarında geziniyorum, jamal faresinin eski karikatürlerine bakıyorum, evde sirke yapımını araştırıyorum.)