ekrem imamoğlu

  • istanbul'u hizmetle tanıştırmış chp'li büyükşehir belediye başkanı. abudik gubidik akp dizilerinin, yandaş anılan terör medyasının ve islami vakıfların belediye üzerinden milleti söğüşleme oyunlarına son vermesiyle ayrıca gönüllerde taht kurmuştur. bütün gün buradan iftira başlığı açan akp troll'leri ne yapsalar boş.

  • ulan aktroller siz ne kahpe evladı, ne utanmaz, arsız yaratıklarsınız. neredeyse virüsü ekrem imamoğlu icat etti diyeceksiniz.

    adam günlerdir sokağa çıkma yasağı olmalı demiyor mu? insanları sokağa çıkarmak zorunda bırakan zihniyet sizin köpekliğini yaptığınız zihniyet. virüsün böyle yayılmasına neden olan da sizin sahipleriniz.

  • adama karşı yürütülen kara propaganda çok komik değil mi sizce de??

    adam cumhurbaşkanından, trolüne kadar tüm iktidarın ayarlarıyla oynadı. yapılan kara propaganda ile aktroller adama sekiz yüz bin fark attırdı, bu aptalca suçlamalarla adamı cumhurbaşkanı da yapacaklar.

    bir de aklıma gelen diğer nokta, su zammını belediye meclisinde akpliler durdurdu diyorlardı, iett zammını niye akp iptal etmedi?

  • öncelikle kapı gibi yazmışım alnım ak, başım dik (bkz: #91847032).

    hiçbir siyaset adamına bel bağlamam. oraya gelen hiçkimsenin, hayatından önemli bir zaman dilimini, enerjisini benim sonsuz mutluluğum için harcayacağına inanmam. böyle diyene şüpheyle bakarım. cennetin anahtarını satan papayı da 90'larda ev anahtarı vaat eden siyasetçileri de unutmadım ben.

    yazdığım gibi ekrem imamoğlu'na bir hayranlık geliştirmeden oy verdim ve izledim. şu âna kadar oy vermiş biri olarak edindiğim izlenimler, hoş değil.

    siyaset, bir algı yönetimidir. "mış gibi" yapmaktır. çocukla çocuk, yaşlıyla yaşlı, köylüyle köylü, işçiyle işçi olabilmektir. imamoğlu'nun insana batan bir "rahat adam" algısı var. peki neden bu oluşuyor? nedeni çok basit, 20 yıl sonra ilk kez birisine karşı bir umut filizlendi, beklentiler yükseldi, muhafazakar dayatmalardan tekrar eski zamanlara dönüleceğine doğru özlem dolu bir inanış oluştu ve kendisine tünelin sonundaki ışık muamelesi yapıldı da ondan. onunla ilgili bir beklenti yaratıldı ve bu beklentinin tatmini, altının dolması "beklemeye değmesi" hayal edildi.

    oysa bir baktık ki ekrem imamoğlu'nun başından bugüne olan bu çizgisi, bu beklentilerle pek de paralel gitmiyor.

    hemen söyleyeyim, ekrem imamoğlu tabii ki istediği gibi tatil yapabilir, sonuna kadar da hakkıdır ve tatil yapan tek siyasetçi değildir ama; bakın büyük bir ama: eğer siyaset yapıyorsa ve etrafında akıl aldığı birileri varsa bu işin böyle yürümeyeceğinin de farkında olmalıdır. imamoğlu eğer büyük oynamayı düşünüyorsa hedefi, halihazırda ona oy veren chp seçmeni değil, yıllardır kemiklemiş bir inançla erdoğan'a oy veren akp tabanına ulaşmak, onlarla iletişim kurabilmek olmalıdır. işte bu iletişim de o tabana yakın durmakla ve onları anlamakla olur. en başından beri monşer/elit/halden anlamaz olarak 'bağzı' beyinlerde imgelenen chp'nin bu kötü imajını perçinleyerek değil, bugüne kadar yapılanın aksine o insanların insaniyetine, inancına, samimiyetine dokunarak olur.

    siz eğer ki kapı komşusunun evinden taze çıkan cenaze sonrasındaki birkaç haftalık sürede "aman eğleniyormuş gibi algılanır" düşüncesiyle müzik dinlemekten kaçınan bir toplumun yaşadığı bir ülkede depremden kayağa geçiyorsanız, çok kolaylıkla ardınızdan "zaten böyle olacağı belliydi" denilir; samimiyetsiz, monşer, açın halinden anlamayan olarak yaftalanırsınız. hiçkimse "aa içi dışı bir adamın bak saklamıyor. ölenle ölecek değil ya? hayat devam ediyor. adam tatilini önceden ayarlamış zaten" demez. kendi yoksulluğunun, derdinin ne kadar "paylaşılıyor göründüğüne" bakar.

    tekrar ediyorum, siyaset bir algı yönetimidir. iyi niyete değil, algıya bakar.

    "onların imamoğlu için ne düşündüğü önemli değil, ben seviyorum. destekliyorum" diye düşündüğünüzde tabii ki bir şey olmaz. istanbul belediye başkanı olarak görevini tamamlar ve şansı varsa yine seçilir ama büyük oynamayı planlıyorsa alacağı oylar, tıpkı eurovision şarkı yarışmasında birbirine o veren baltık ülkelerinin oyları gibi bir işe yaramaz ve oyunu alması gerektiği diğer seçmen gruplarından destek alamayarak gönlünden geçirdiği cumhurbaşkanlık hayaline; yani hayalimize kavuşamadan gider.

    akp karşısında güçlü bir kale olacağı düşünülen ekrem imamoğlu'nu ne yanlış yaparsa yapsın mazur görme fanatizmiyle diğer parti fanatizmleri arasında teorik olarak hiçbir fark yoktur. ekrem imamoğlu'nu seviyor olabilirsiniz ama "aman kale içten zayıflayacak" diyerek yaptığı her şeyi doğru bulmak tutarlı bir davranış değildir. kendinizi kandırırsınız. yeri geldiğinde herkes eleştirilmelidir.

    hep özendiğimiz avrupa'nın bir adım önde oluşunun bir diğer nedeni işte tam da kişiye değil koltuğa önem vermekte yatar. kişiler gelip geçer ama koltuklar kalıcıdır. keşke bir gün olabilsek...

  • olay bence imamoğlu'nun tatil yapması değil. olay elazığ depremzedeleriyle dayanışmaya gitmesinden birgün sonra kar tatili yapmasında. istesekte istemesekte bu ülkenin bazı dinamikleri ve bir alışmışlığı var. yan evde cenaze varken sen kapıda düğün yapamazsın. bir siyasetçi olarak bence daha dikkatli olması gerekirdi ancak planlı yaptığını düşünüyourm

  • akp'lileri 8 ocak 2020 habertürk canlı yayınında ne olur sen de chp'lilere azıcık torpil yapsan diye yalvartmıştır.

    adamlar torpilsiz bir yönetim görünce anlamlandıramıyorlar. gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalıyorlar.

    hayatım boyunca tanık olduğum en garip açık oturumdu.

  • bu fayton olayında asıl kritik nokta, adalılardan böyle bir talebin gelmemesi. adalarda yaşayan halkın faytonlar konusunda en büyük şikayeti, fayton sayısının fazla olmasın yarattığı trafik ve kazalar. faytonlara ne kadar karşılarsa, bisiklet sayısındaki artışa da o kadar karşılar.

    hatta bir kaç sene önce büyükada'da bir ada ulaşım çalıştayı düzenlenmişti. wti düzenlemişti yanlış hatırlamıyorsam. ada halkından muhtarlara, belediye görevlilerinden tsk'lara kadar herkes katılmıştı. orada varılan ortak görüş, fayton sayısının gelecek 10-15 yılda kademeli olarak azaltılmasıydı.

    ada halkının ve oraya giden turistlerin ciddi bir itirazı olmadığı için, bu işi ibb'nin halletmesi öyle yerinizde tepindiğiniz kadar kolay değil. çünkü türkiye'de faytonculuğun illegal bir ticaret olmaması dolayısıyla, oradaki faytoncuları farklı türde bir taşıma altyapısına yatırım yapmaya ikna etmeniz gerekiyor. belediye adamların hepsine birere elektirikli fayton verecek değil. bu özel bir ticari girişim olduğu için, bunu bu faytoncular kendileri ceplerinden yapmak durumundalar.

    insanlar faytonlara tepki gösterip binmemeye başlamadığı sürece ya da herhangi bir şekilde bu işten zarar etmedikleri sürece, bu ekonomik şartlarda faytoncuları buna ikna edemezsiniz.

    en fazla işte böyle, valiliğin bugün yaptığı gibi inceleme için durdurusunuz. 2 gün sonra çaresiz yeniden açarsınız.

    imamoğlu bir aktivist değil. bir yönetici. önceliği hizmetin aksamaması olmak zorunda. ideal bir dünyada işler çok farklı olabilirdi. fakat bizimki gerçek dünya. yarın o faytonlar tümüyle yasaklasa ve faytoncular protesto edip farklı bir taşıtla hizmet vermese, yaşanacak boşluğu nasıl dolduracaksınız. kalkıp ada ulaşımını mı kamulaştıracaksınız bu ekonomik şartlarda.

    üstelik bunun sonu yok. minibüsçülerden şikayet olduğu için o işi de belediye üstlensin. taksiciler zaten ayrı bir dünya. taksileri de kaldıralım, belediye versin o hizmeti de.

    adalarda yaşayan halkın ve turistlerin fayton konusunda, faytoncuları ekonomik olarak zarar sokan bir hassasiyeti oluşmadığı sürece bu işin çözümü zor. bu yüzden imamoğlu'na oy vermeyeceğini söyleyen birkaç yüz fanatiğin dışında, o fayton konusunda etkilenen 30 bin ada insanının yaşamını da öncelemek durumunda. yoksa kimse hayvan ölümlerinden sandığınız gibi keyif almıyor.

  • ooooo! bütün troller tam gaz yine. ah canlarım benim, nasıl da karalama ve iftira atmak için canla başla uğraşıyorlar. ekrem başkan artık bunların dengesini nasıl bozduysa gece bile mesai yapar olmuşlar.

  • helal olsun bu adama. adamın sıfır falsosu var. orospu evladı paralı it sürüsü nereden nasıl sallayacagini şaşırmış durumda gittikçe daha da sacmaliyorlar

  • binali yıldırım gibi bir sürü sene bakanlık ve başbakanlık yapmış, tüm saray ve etrafı tarafından desteklenen çok güçlü bir adaya karşı istanbul'da %55 oy alarak ibb başkanı olmuş kişi. nokta.