ekrem imamoğlu

  • ıstanbul bağcılar'dan muazzam bir konuşma yapmaktadır.

    cumhur ittifakına 6284 nolu kadına şiddetti önleyen yasadan fena yükleniyor.bu yasa için mücadele eden sümeyye erdoğan 'a atıf yaparak "allah hiçbir babaya kız çocuğunu hayal kırıklığına uğratacak işler yapmayı nasip etmesin " diyerek tayyip erdoğan 'a çok çok etkili bir biçimde gönderme yapmıştır.resmen birkaç radikal adamın desteği için kızının ve kadınlarının mücadelesini oy pazarlığında satıyorsun diyor.

    " kadınlarımızın kazanılmış haklarını üç beş erkek birkaç oy için pazarlık konusu yapamaz" demiştir.

    iktidarın hatay defne 'de yaptığı sahte beton dökme olayına ve bu çirkin kurgunun üzerine basa basa değinmiştir. " acılı depremzedeleri kandırmaktan, sahte işler yapmaktan vazgeçin insanlar size, acınası halinize gülüyor " demiştir.

    birleşe birleşe kazanacağız diyor.
    kemal kılıçdaroğlu 'nun ne kadar iyi bir yönetici olduğunu, ne kadar adil ve vicdanlı biri olduğunu,takım çalışmasına ne kadar önem veren bir lider olduğunu vurguluyor. kemal kılıçdaroğlu için özelikle oy istiyorum diyor.
    hep beraber çok güzel işler yapacağız söz veriyorum, gönül rahatlığıyla oy istiyorum diyor.

    ekrem imamoğlu ve mansur yavaş sahaya indikçe, ekip ruhunu ön plana çıkardıkça millet ittifakı büyüyecektir, toplumunun umudu artacaktır.
    özellikle ekrem başkan bildiğin propaganda makinası, tek kişilik ordu. akp kendisinden boşuna korkmuyor, boşuna engellemek için hukuk dışı kanun dışı işler yapmıyor.

    imamoğlu geleceğin chp genel başkanı ve başbakanı ,
    kemal kılıçdaroğlu 'nun manevi evladı,istanbul 'un büyük başkanı çünkü aynı seçimi iki kere kazanmış ülkedeki tek siyasi aktör. akp ve erdoğan'ın korkulu rüyası.

    yürüyedur ekrem başkan ayağına taş değmesin. yolun ve yolumuz açık olsun. arkanızdayız ve yanınızdayız. bu tarihi mücadelede bizler de sizler gibi birleşe birleşe sizlere destek olacağız.

    helal olsun sana ekrem başkan.seni çok ama çok seviyoruz.
    asla yanlız yürümeyeksiniz.

  • şaka mısınız? hükümetin elinde mis gibi siyaset yasağı kozu var. ekrem aday olsa şak diye çıkarıp onayacaklar. o zaman istanbul da gidecek başkanlık da. adam sizden salak mı, bunları düşünmüyorlar mı sanıyorsunuz??

    şu anda ki en mantıklı açıklamayı yapmıştır.

  • lan ekrem aslında zehir gibi adamsın. kk eziği kaybettiğinde, muhalifler artık havlu attığında ertesi sabah adamların soluğu ibbnin kapısında alacağı belli. sana öyle 2028 falan yok. seni artık içeriden çıkarmazlar. bu kk vitaminsizi kaybettiği an en çok sikilecek hayat seninkisi ama hala avel avel bakıyorsun amk yapsana birşey!

  • "millet ittifakının adayı her kim olursa hepimiz bir nefer olarak çalışıp o kişiyi cumhurbaşkanı yapacağız." dedi. ardından son olarak sorulan "istanbul'da ve anadolu'da hakkınızdaki dönütler nasıl?" sorusuna ise "halkımızın ben istanbul'a başkan seçilmeden önceki yıllara kıyasla artık bizim arkamızda olduğuna daha çok eminiz." gibi bir yanıt verdi.

    bu kadar profesyonel bir konuşma, soruyu göğüste yumuşatıp cevaplama hayatımda görmedim. şair misin yazar mısın be abi? ya 200 iq'ya sahip aşırı zeki biri ya da siyasetin kitabını bir günde yazıp yayınlatacak biri. ilk ihtimal olamayacağına göre yarın millet ittifakının cumhurbaşkanı adayının bu kişi olarak açıklanması artık zorunludur.

  • erdoğanla uzaktan yakından alakası olmayan kişidir. imamoğlu seküler, yenilikçi, liberal, yeşile ve sanat’a önem veren bir siyasidir. bu yüzden sadece karadenizli ve futbol oynamış diye ikinci erdoğan demek en hafif tabirle kendisine haksızlıktır.
    ülke parlementer rejime geri döndükten sonra kendisi chp’nin genel başkanı ve başbakan olmalıdır.

  • dünden beridir düşünüyorum, imamoğlu henüz aday bile değilken neden bu kadar göz göre göre adaylık yolunu tıkamaya çalışıyor erdoğan avaneleri? mesele imamoğlu'nun güçlü aday olması olamaz. çok basit bir sebebi var bunun. erdoğan'ın seçimleri kazanması için yüzde 50'den fazla oya ihtiyacı var. muharrem ince'li fiyasko seçimde bile fark 2,5 puandı. neredeyse tüm anketler gösteriyor ki, bu seçimleri kazanması için erdoğan'ın "elindeki yüzde elliyi tutması" yetmeyecek, öyle bir yüzde elli yok çünkü. en babası yüzde 40-45 var. yetmiyor. kararsız ya da küskün kitleden oy almak istiyorsan en yapmaman gereken şey rakibini bir çeşit kumpasla yarış dışında bırakmak. muhalefetin hiç bir aday bulamama sorunu yok çünkü. imamoğlu'nun önünü tıkarsan, kılıçdaroğlu da aday olabilir, mansur yavaş da olabilir, hatta gerekirse akşener de aday olabilir. senin bu tutumuna karşı seçmeni de gayet güzel konsolide eder üstelik.

    o zaman neden? aklıma gelen tek makul gerekçe şu. imamoğlu, mansur yavaş ve kemal kılıçdaroğlu'nun aksine kitleleri harekete geçirebilen, bir mesajla sokaklara döküp, hem sakin kalıp hem de çatır çatır hakkını arayabilen, bu konuda kitlelere öncülük eden bir kişi. bunu ibb seçimlerinde gördük. mesela önceki ankara bb seçimlerinde mansur yavaş öne geçtiğinde efkan ala'nın sahneye çıkmasıyla birlikte senaryo değişmiş, sonunda da i. melih kazanmıştı. böylesine bariz bir skandal, "böyle şey olur mu" vızıltılarıyla kapatıldı. ibb mevzusunda öyle olmadı. üstelik muhaliflerin bile çoğunun inancı yokken, imamoğlu kararlı bir duruş sergiledi, kendisini ve seçmenlerini de tehlikeye atmadan yenilenen seçimlerde tereyağından kıl çeker gibi kopardı başkanlığı.

    geçenlerde fatih altaylı da kulis bilgisi vermişti bu yönde. akp'liler de ekrem imamoğlu'nu tuttuğunu koparan, kitlelerle bağ kuran birisi olarak görüyorlarmış. şaşırtıcı değil ama düşündürücü.

    çünkü ankara ve istanbul örneklerinden bile şu çok açık görülüyor, eğer kitleleri harekete geçirebilen bir lider varsa ve ona inanmış büyük bir kitle de varsa, sandık oyunlarıyla ya da türlü katekullilerle kazananın elinden koltuğu alamazsınız. ama eğer karşınızdaki aday bu direnci gösterecek kapasitede değilse, pek ala yapılıyor ve yapıldı da. burada şunu belirtmek isterim, ben şahsen mansur yavaş'ın ortaya koyduğu siyasi kişiliği, karakterini ekrem imamoğlundan bile daha fazla beğeniyorum. mevzu bu değil ama. asıl sorun, hakkına sahip çıkabilmek için oy aldığın kitleleri harekete geçirebilmekte. ve bu konuda muhalif adaylar arasından rüştünü ispatlayan tek kişi imamoğlu. ne kk, ne yavaş, ne ince bunu yapamadı.

    yani tüm mesele, başa baş geçecek bir seçim sürecinde kim hakkına sahip çıkabilir, kim çıkamaz meselesi olabilir. yoksa mağduriyet yaratmanın nasıl sonuçlar doğuracağını en iyi bilen akp'nin bizzat kendisi zaten. ama muhalefetin, "tamam bu mağduriyeti yaşattıktan sonra daha bizim sırtımız yere gelmez" mantığı doğru değil. bunun doğru olabilmesi için hakkını sonuna kadar arayan, bunu lafla değil kitleleri harekete geçirerek yapacak birileri lazım. geçmişte bu süleyman demirel oldu, bülent ecevit oldu, rte oldu. ama kk'dan öyle bir şey bekliyorsanız, bir daha düşünün derim. en fazla ysk önünde oturma eylemi yapar "demokrat dede".

  • karadenizli, laz, müteahhit ve hitabet yeteneği yüksek olduğu için (başka argüman yok ortada);
    - vatandaşa ananı da al git diyen,
    - soma'da milleti yumruklayan,
    - fetöcülerin kozmik odaya girmesine ses çıkartmayan,
    - ergenekon davasının savcıyım diyen,
    - habur'da pkklıların davul zurna ile karşılanmasını sağlayan,
    - şehitlere kelle diyen,
    - eylem yapan vatandaşlarını terörist olarak gören,
    - tv'de öcalan'ın mektubunu okutan,
    - oy almak için kırmızı bültenle aranan terör elebaşının kardeşinin trt'ye çıkmasına göz yuman,
    - ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin baş sorumlusu olan,
    - fetöcülere "ne istedilerse verdik" diyen,
    - oturduğu sarayın elektrik faturası 2021 itibariyle günlük ortalama 60 bin lira olan,
    - bürokrasiyi gerekirse alaşağı ederiz diyen kurmaylara sahip,
    - iktidar olabilmek için gerekirse papaz cübbesi bile giyebileceğini belirtecek kadar gözü dönmüş,
    - hem laik hem müslüman olunmaz diyerek laikliğin kaldırıması için elinden geleni yapan,
    - sosyal medyayı, hatta ve hatta wikipedia'yı dahi vakti zamanında yasaklayacak kadar sansür meraklısı,
    - medyanın neredeyse tamamını ele geçirmiş,
    - ülkenin kendi fabrikalarını özelleştirme adı altında peşkeş çeken,
    - ülke insanının büyük çoğunluğunun geçmediği köprülerin, binmediği uçakların parasını ödemesine neden olan,
    - çıkıp utanmadan sıkılmadan tüik'in sadece kendisine hesap verebileceğini söyleyen,
    - 2014'te yaşanan maden kazasını haklı çıkarabilmek için 19. yy ingiltere'sinden örnek verebilecek kadar toplumla dalga geçen,
    - dini lidermiş gibi çıkıp da öğrenci evlerinde kızlı erkekli kalınmayacağını, buna engel olayacağını belirten,
    - çocuğu katledilmiş bir anneyi mitingde insanlara yuhalatan,
    - 99 senelik türkiye cumhuriyeti'nde sınır güvenliğinin en düşük noktaya inmesine neden olan,
    - geçinemiyorum diyen vatandaşın kafasına çay fırlatan,
    - döviz kurunun, mazotun, hayat pahalılığının kaç kat arttığını artık hesaplayamamamıza neden olan,
    - belediyeler aracılığıyla yandaş vakıflara, derneklere paralar akıtan,
    - devletin, uyuşturucu ticaretinin hiç olmadığı kadar içine batmasına sebep olan,
    - bakanların isimlerinin mafyaya anıldığı dönemin cumhurbaşkanlığını yapan,
    - kendi ekonomik görüşünü, bütün uzmanlar aksini iddia etmesine rağmen, uygulamaya geçirerek ekonomiyi felç eden,
    - kendi damadının bile "at izi it izine karıştı artık" demesine neden olacak kadar kötü bir yönetim gösteren
    ve geçmişte;
    - elhamdulillah şeriatçıyız.(21.11.1994 milliyet)
    - yılbaşına karşıyım. (19.12.1994 sabah)
    - ben tekkeye degil dergaha gittim.(22.1.1997 gözcü)
    - ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok. (12.5.1994 hürriyet)
    - 10 kasım’da yaygara kopartıldı. (14.11.1994 hürriyet)
    - içki yasaklansın. (1.5.1996)
    - istanbul’u medine yapacagiz. (akis)
    - bütün okullar imam hatip yapılacak. (17.9.1994 cumhuriyet)
    - ben istanbul’un imamıyım. (8.1.1995 hürriyet)
    - mayo reklamı şehvet sömürüsüdür. (6.3.1996 hürriyet)
    - milli piyango zulümdür. (29.9.1994 hurriyet)
    - taksim’deki caminin temelini inşallah atacağız. (1.7.1994)
    - cumhurbaskanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır. (5.2.1996 akit)
    - sarık operasyonu çok komik. (15.5.1995 sabah)
    - yeşil (kaldırım rengi) medeniyettir. (25.6.1994)
    - ben meclis’in dua ile açılmasından yanayım. (8.1.1996 milliyet)
    - imamlar da nikah kıysın. (9.5.1995 milliyet)
    (bkz: #66327631)
    (bkz: hem laik hem müslüman olunmaz)
    (bkz: demokrasi bir amaç değil araçtır)
    (bkz: gerekirse papaz elbisesi bile giyerim)
    şeklinde söylemleri bulunan bir insanın 2. versiyonu olduğu söylenip duruluyor. bir kişi çıkıp bana bu eylemlerin ya da söylemlerin birebir aynısının veya bir benzerinin ekrem imamoğlu tarafından söylendiğini/yapıldığını gösterebilir mi? neye dayanarak 2. erdoğan olduğunu söylüyorsunuz? adam karadenizli istemiyorum diyerek oy vermeyeceğini söylüyor. böyle bir mantık olabilir mi?

  • 25 sene önce karadenizli, eski futbolcu, iyi hatip olan ve siyasi yasak alan istanbul büyükşehir belediye başkanı cumhurbaşkanı oldu. bugün ise karadenizli, eski futbolcu, iyi hatip olan istanbul büyükşehir belediye başkanı yüksek ihtimal siyasi yasak alacak. eğer tarih tekerrürden ibaret ise denklem belli.

  • bu akşamki programdan sonra bana ekrem imamoğlu altılı masa tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak belirlendi ama açıklanmıyor denilse inanırım.çünkü tam bir cumhurbaşkanı adayı gibi konuştu

    belediye ile ilgili yaptıklarını,yapacaklarını anlattıp eleştirilere cevap ermesinin yanı sıra ekonomi,dış politika,başörtüsü,akp'nin açılımları gibi pek çok belediye başkanını ilgilendirmediği iddia edilen, ki bence ilgilendirir, konuda bir muhalefet lideri gibi konuştu.helalleşmeden bahsetti.bu söylemi kılıçdaroğlu'ndan sonra sahiplenen ender chp'lilerden oldu.ama helalleşme söylemine yapılan eleştirileri iyi idrak etmiş ki "helalleşme karşılıklı yapılan bir şeydir" diyip kk'nin de önüne geçti.başörtüsü sordular benim alanım değil demedi "bu ülkede belirli bir grubun,kesimin değil herkesin özgürlüğü bu rejim altında tehlikede" dedi.kk başörtüsü meselesiyle muhafazakarlara oynarken imamoğlu iktidarın ezdiği herkesi kucakladı.dış politika soruldu kendisine mesela garipsemedi,belediye başkanına neden böyle bir soru soruyorsunuz demedi hemen bir bir yapıştırdı cevapları.dış politika muhalefetin en zayıf karınlarından biri.çünkü vatandaşların bu meseleye daha milli baktığını ve eleştiri kabul etmeyeceğini düşünüyorlar.fakat imamoğlu erdoğan dış ilişkilerini şahsi yürütüyor,iç politika malzemesi yapıyor,komşularla sorun olmayacan dendi ama herkesle sorunluyuz dedi.bence belediye başkanlarını en çok ilgilendiren ve üzerine muhalefet edebilecekleri alan olan ekonomi hakkında devamlı araya bir şeyler sıkıştırdı.demirel'in enflasyon demecini birebir okudu,akp'nin ekonomiyle ilgili vaatlerinin başarısızlığını anlattı,sosyal yardım alan vatandaşların artışından ve kendi yardımlarından bahsetti.bütün konuları ustalıkla birbirine bağladı.

    bakın arkadaşlar bu akşamki performansı ne kılıçdaroğlu gösterebilir,ne yavaş ne de başka biri.bu çok açık.ki bu adam bunu daha belediye başkanıyken yapıyor.vatandaşla iletişim konusunda açık ara bir numara.çalışkan,enerjik,tatlı dilli.adamın kişisel şahsı iddiası var "benim masaya oturup konuşup ikna edemeyeceğim insan yok" diye.bu seçim çantada keklik falan değil.imamoğlu ile bile değil.kimsenin de 20 yıllık bir erdoğan iktidarını devirmeyi çantada keklik görmeye de hakkı yok.bu sebeple yarışa en güçlü oyuncumuzla girmemiz gerekiyor.ve her şey açık seçik gösteriyor ki en güçlü oyuncumuz o.ekrem imamoğlu.

  • herkese, her şeye inat tek tek tüm dükkanlara girip insanlara moral veriyor.
    şu ortamda yapılan en güzel ve en olumlu hareket olmuştur.
    bakalım bu hareketin altında neler arayacaklar, merakla ve hayretle izliyor olacağız.