debe başlıkları

ekrem imamoğlu

  • seçime kadar, sosyal medya hesaplarından her gün 1 israf ve yolsuzluğu paylaşıp, o gün onu konuşturmalı.

  • seçime kadar, sosyal medya hesaplarından her gün 1 israf ve yolsuzluğu paylaşıp, o gün onu konuşturmalı.

  • her yerdedir.

    hava fena degil. 8 derece hafif bulutlu, buralar icin sasirtmayan bir mayis havasi. birkac saat once saat 7 gibi dunya'nin en uzun caddesi olan yonge street'den asagi guney'e dogru yuruyorum ufaktan. sonra dedim su college street'den saga doneyim de bir kensington market'e ugrayayim. o cevrenin ortami hep farklidir. ankara'nin bahcelievler'i, izmir'in karsiyaka'si, istanbul'un besiktas'i gibi. girdigin anda havadaki oksijenin kimyasi degisir, hissedersin.

    neyse alana yaklastim. kafa onde gidiyorum, kulakta kulaklik. birden sol damardan daha cok kan akmaya basladi. dedim bir gundogdu acayim, gaza gele gele giderim. malum mevzular da hareketli. bu sarkiyi arada acip, kulagimi kasir gibi yapip sol yumrugu havaya kaldiriyorum. ama saniyelik yani. comandante che guevara gorse islak sopayla kovalar. o denli kotu. 30 yasinda adam, dogmadigi topraklarda kendi kendine anca bu sekilde eglenebiliyor iste. yine o minvalde abuk sabuk hareketler yaparken restorasyon yapilan bir kafe gordum. restoran da olabilir, bilmiyorum. sonra oradaki tiplere baktim, haril haril calisiyorlardi. yine icimden "kolay gelsin" demek geldi. ama su lanet ingilizcede bunu net bir sekilde anlaticak kelime olmadigindan soylene soylene pas gectim. tam kafami cevirecektim ki duvarda bir sey gozume carpti. bir duvar yazisi.

    umut dolu,

    gulumseten,

    tuyleri diken diken eden,

    10 bin km uzakta da olsa insanin icini isitan,

    siyah zemin uzerine beyaz kalemle yazilmis bir yazi.

    kim koydu o diregi oraya!

    bu kara surecte, orada olamamanin uzuntusu ile; emek veren, mesai harcayan herkese saygi ve sevgilerimi sunuyorum. toronto'dan tum guzel yurekli dostlara selam olsun.

    bu ulkede artik bir kez gundogdu, krali gelse batiramaz.

  • cok afedersiniz kendisi tam bir zihni sinir ustasi, dar-ul harb ve psikolojik savas komutanidir.

    yaygaraci bir kisim muhalif de sesini kesip bu adamin direktiflerine uyarsa 47 gunde kendisi, tipki 90 gunde ibb secimlerini kazandigi gibi 2. galibiyetini alacaktir.

    sahsen 31 mart gunune kadar hatta aksam saat 6-7’ye kadar bile 1-2 puan farkla kaybedecegini dusunurken adam %48.8’i cakti :) nasil ki bu performansi ve ustaligi basardiysa yine basarir. eminim.

    ilk paragrafi biraz acacak olurasam, dun muhalefet kitlesindeki siniri ve yikimi sadece 1-2 saatte resmen sifirladi, bugun itibari ile seferberlik emri gibi buyuk bir motivasyona cevirdi. 12 saat icinde, karsi tarafin “simdi bunlarin yarisi boykot der kalani secim der birbirlerini yerler” oyununu, o dedigim psikolojik savas komutanligini kullanarak paramparca etti.

    daha cok yazariz burada, simdilik diyecegim. kendi kendize gelin guvey olmak yerine imamoglu’nun adimlarini izleyin yeter.

  • adam çıkıyor bir konuşma yapıyor, öfkeden patlama noktasına gelen seçmen kitlesi 23 haziran'ı iple çekme noktasına geliyor. bir cümle kuruyor, senelerdir korkudan ağızlarını açamayan sanatçılar birer birer ortaya çıkıp o sözü tekrarlıyorlar ve bunu ekrem imamoğlu, bir konuma sahip değilken başarıyor. yani bir menfaat beklentisi yok.

    resmen bir lider doğdu.

  • ilk iftarı, bu adamın hakkını yiyerek açtılar.

  • anasını avradını siktiğim götü yanmış aktroller tarafından dünden beri itibarsızlaştırma amacıyla saldırıya uğrayan istanbul'un yeni belediye başkanı.

    bütün sol frame bu götü yanıkların maması kesileceği için ağlama ve zırvalamalarıyla doldu. siz ne ikiyüzlü ne utanmaz ne şerefsiz insanlarsınız lan. utanç duymadan, yüzünüz kızarmadan bu adama hırsız diyebiliyorsunuz 3 iq'lu beyinlerinizle. çalışmayan, üretmeyen kafalarınız konu hırsızlık hainlik, dalavere çevirmeye gelince adeta bir einstein kesilmekte. size seçme hakkı verilen günün amına koyayım.

  • secimlerden once, adayligi aciklandigi zaman kendisi eksiciler tarafindan linc edilirken sahsim, hakkinda sunlari yazmisti;

    (bkz: #84512440)
    (bkz: #86067437)
    (bkz: #87135453)

    buradaki dangalaklar, ozellikle de 24 haziran travmasindan sonra hincini bu adamdan cikarmaya kalkti, halkbuki asil sorumlu kendini partidin de ustunde goren, il orgutleriyle bile calismayan ve miting miting ver gazi diyen ince idi. secim sonrasini o kadar kotu yonetti ki yogun bir boykot hareketi olacakti, taa subat 2019’a kadar hasari travmayi atlatamamisti chp secmeni. hatta imamoglu farki biraz daha fazla tutabilirdi 24 haziran’daki ince travmasi yasanmamis olsaydi.

    neticeye bakacak olursa. 1 milyon oy almis hdp ve bahceli’nin pesine takilmamis ve irade koyabilmis 600-700 bin potansiyele sahip iyi partili ve ufak da olsa 24 haziran’da akp-mhp bloguna oy vermis bir kesimin birlesmesiyle zafere ulasti imamoglu.

    secim sonrasindaki psikolojik savasi da cok iyi yonetti. yine bazi ongorusuz chpliler bos lince baslamisken imamoglu kosesine pismadi, 17 gun boyunda bazilarinin kafasna vura vura “ben buradayim, haberiniz olsun” dedi. her gun kendini gosterdi ve ilce tesekkur mitinglerine devam etti, kitlenin arkasinda oldugunu gosterdi malum tayfaya.

    parti de bu sefer iyi calisarak sandiklari boslamadi ve saat 23.00’de 31.800 sandigin tamaminin islak imzali tutanaklari elde olunca secimin kazanildigi anlasildi. burada, sahsimin da elestirip basarisiz buldugu, canan kaftancioglu’nun payi buyuk. yanilmisim, kadin efsane bir is cikardi.

    iyi yonetilmis bir surec ve sonrasi ile en kucuk bileseninden en tepedekine kadar bir basari hikayesi yazildi ve zafet kazanildi.

    malum partinin ve ekibinin kurmak icin ugrastiklari psikolojik baski da, ysk’yi etki atlinda birakma cabalari da bugun sarachane meydani’nda yerin dibini boyladi. onlarin 10 olan psikolojik ustunlugu mazbata tesliminden sonra imamoglu lehine 90’da :)

    finally, ati alan uskudar’i gecti.

  • az önce maltepe’de sayılan son sandıkla birlikte, 17. kez istanbul büyükşehir belediye başkanı seçilmiştir. hayırlı olsun.

  • 11 nisan 2019 ysk'nin büyükçekmece kararı vermesi beklenen toplantıda basına "büyükçekmece kararı ertelendi" olarak yansıyan ve imamoğlu seçmeninde morallerin bozulmasına yol açan durumun, sanılanın aksine olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. şöyle ki:

    ysk başkanı sadi güven seçimler tamamlanıp itirazlara geçildiğinde yargı süreci başladığından basına açıklama yapmayacağını söylemişti. o günden beri ysk toplantılarının içerikleriyle ilgili bilgileri sadece ak parti'nin ysk temsilcisi recep özel'den gelmekte.

    hatırlayın, recep özel, istanbul'da tüm oyların yeniden sayılmasına red kararı çıkan toplantıdan sonra kararı "red" kelimesini kullanmadan duyurmaya çalışmış, dikkati "51 sandıkta yeniden sayım" ve "sondaj" sözlerine çekerek aslında ak parti için hüsran olan bu kararın manşet olmasını engelleme çabasına girmişti.

    11 nisan tarihli büyükçekmece toplantısından sonra duyduğumuz "büyükçekmece kararı ertelendi" ve "büyükçekmece ve tüm ilde seçimin iptali birlikte konuşulacak" gibi hukuka ve mantığa aykırı bir sonuç hepimizin kafasını karıştırdı. ak parti henüz istanbul için iptal talebinde bulunmazken nasıl olurdu da böyle bir karar çıkardı?

    oysa gerçek şöyleydi: büyükçekmece kararı ertelenmedi. yandaş medya da dahil olmak üzere, birçok internet sitesinin alt başlığında itiraf edildiği üzere "ak parti ysk temsilcisinin isteği üzerine..." alınan ve adına yine bilinçli şekilde "erteleme" denen bu durum aslında 3 saate yakın bir görüşmenin ardından sonucun red olacağını sezen ak parti temsilcisi tarafından talebin şifahen geri çekilmesiydi.

    "erteleme" sözcüğü ve "istanbul iptali ve büyükçekmece birlikte değerlendirelecek" sözleri ysk'nın bir kararı değil, ak parti ysk temsilcisinin olayı kendileri için olumlu bir süreçmiş izlenimi vermek adına bilinçli şekilde duyurma çabasının ürünüydü. tıpkı "reddedildik" demeden yaptığı "sondaj" açıklaması gibi.

    yine yandaş medya da dahil tüm haber siteleri bu "erteleme"ye gerekçe olarak "maltepe sayımı bitmediği için" diyerek yine hukuka ve mantığa aykırı gelen bir neden ortaya sürmüşlerdi.

    bu arada gerek ekrem imamoğlu gerekse canan kaftancıoğlu bizlerin aksine bu durumu sakin ve sabırlı bir şekilde karşıladılar. (basına konuşmayan ama kendilerine bilgi veren chp'nin ysk temsilcisinin olayı net şekilde anlatması sayesinde olabilir, diye tahmin ediyorum.)

    tüm bu genel açıklamadan sonra olayın en mantıklı ve anlaşılabilir özetini şu şekilde okumanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum:

    1- 11 nisan ysk toplantısında, 3 saate yakın süren görüşme sonucunda ak parti'nin büyükçekmece talebi reddedilmeye doğru giderken, ak parti ysk temsilcisi talebi şifahen de olsa geri çekti ve o toplantıdan aleyhte bir karar çıkmasını durdurdu.

    2- bu durumu basına "karar ertelendi" şeklinde duyurdu. (teknik olarak doğru olmasa da, ak parti istanbul iptali için başvurduğunda bu konu tekrar gündeme geleceği için aslında yalan da sayılmazdı.)

    3- şu an itiraz süresi sona erdiğinden ysk için seçim ve olağan yargı süreci aslında tamamen bitti. imamoğlu'na mazbata verilmesinin önündeki tek engel, tüm ilçelerden gelmesi gereken il birleştirme tutanağındaki bir ilçenin eksikliği: maltepe

    4- maltepe'nin tekrar sayımı biter bitmez imamoğlu'na mazbatası verilecek. (bunu çok iyi bilen cumhur ittifakı, maltepe'de sayımın yavaşlaması için günlerce elinden geleni yaptı.)

    5- ardından ak parti yedi gün içinde iptal başvurusunda bulunacak. zaten mazbata verilemeden ak parti'nin planladığı "olağanüstü itiraz" hakkı hukuken kullanılamıyor.

    6- ancak 11 nisan toplantısında kendi deyimiyle "kararın ertelenmesini" isteyen ama aslında "son olağan itiraz hakkından vazgeçen" ak parti temsilcisine, karar çıkmaması için son anda hamle yaptıran "red çıkacağını sezmesi" gerçeğini de hesaba katarsak, mazbata verildikten sonra (diğer tüm hukuki ve mantıksal gerçeklerle birlikte) seçimin iptali yok denecek kadar az bir olasılıktır. (aslında yoktur ama o yüzde 1 ihtimalin tek gerekçesi malum ülke şartlarıdır.)

    not: bunların tamamı benim kişisel görüş ve öngörülerimdir. medyaya yansıyan haberler dışında bir kaynağa dayanmamaktadır.

    her şey güzel olacak, biraz daha sabır.