emlak balonu

  • dün edremit-güre'de inşaatları olan bir müteahhite yeni yaptığı müstakil evlerin (2 katlı, ortalama 130 metrekare) fiyatını sordum, 3 milyon tl dedi.
    kardeşim aynı fiyata (avukatlık masrafları dahil) kavala-yunanistan'da denize 300 mt, 3 katlı villa aldı, yanında yunanistan'da oturum izni ve avrupa'da 180 gün ikamet iznini de beleşe verdiler :)
    ya bizim tarafta fiyatlar rasyonel değil ya da yunanistan çok ucuz.

    not : orası yunanistan, savaşırsak ev elden gider cart curtuyla gelmeyin, emlak balonu sorununa farklı bir yönden yaklaşmak istedim.

  • maaşlar olduğu yerde sayıyor bu paralarla kim konut sahibi olabilir. fiyatlar kendi çalıp kendi oynuyor.

    kamuda çalışan vergi dairesi müdürü, mühendis, avukat gibi nispeten üst düzey çalışanlar bile ortalama 8,5-9k maaş alabiliyor maksimum.

    500k, 120 ay vadeli kredi çeken 1/4 kademe uzun yıllardır görev yapan bir mühendisin, avukatın maaşı kredi taksidine bile yetmiyor :) (şu an bankasına göre taksitler 8.513-10.567 lira arası değişiyor)
    istanbulda ancak sittin senede konut sahibi olabilirsiniz görüldüğü üzere.

    geçen seneye kadar hadi neyse ama şimdiki rakamlarla mümkün değil, hesap ortada.

    %95i yazılımcı ve aylık geliri 50k olan ekşi yazarları için bu rakamlar düşük tabii.

    hayaller 50k gerçekler 3k*

  • devlet kaynaklarıyla elden geldiğince desteklenen balondur.

    desteklenmeye de elden geldiğince devam edilecek. çünkü akp iktidarının devamı bu sektörde dönen paraya bağlı.

    onlar bu sektörü ayakta tutmak zorunda da, ülke bu balonu beslemeye devam edebilecek mi?

    tüm mesele bu sorunun cevabında.

    başlık altında fiyatların durduk yere yeniden yükselmeye başladığından şikayet edilmiş ve nedeni merak edilmiş. aslında nedeni çok basit. insanlar beklentilerini gerçeklere göre değil, alışkanlıklarına göre şekillendiriyorlar. emlak sektöründeki uyanıklar sayın cumhurbaşkanımızın ekonomi teorisinin gereğini yerine getirip faizleri tekrar düşüreceğini tahmin ettikleri için şimdiden pozisyon alıyorlar.

    peki indirebilecek mi?
    -60 milyar dolar rezervi olan merkez bankası, senelik en azından 20 milyar dolarlık cari açık ve senelik ödenmesi veya çevrilmesi gereken 160-170 milyar dolar borç varken şapkadan çıkarılacak tavşan değil, ancak dinazor kurtarır şu anki durumu.

    faizler indirilmeye başlanırsa, selçuk geçer'in dolar tl tahminlerine doğru yola çıkarız herhalde diye düşünüyorum. ardından da gelsin seri iflaslar ve diğer felaketler. daha önceki faiz indirimlerinde dolarları jon ahmet'in devir daim makinası üzerinden satarak tl'nin değer kaybını durdurdular. fakat satacak döviz de kalmadı. son aylarda da altınların bir kısmını sattılar.
    https://www.sozcu.com.tr/…riz-altin-satisi-6208943/

    hala emlak da balon yok, fiyatlar artmaya devam edecek diyenlerin türkiye'nin içinde bulunduğu döviz açmazının nasıl çözüleceğine dair fikirleri varsa paylaşsın bilelim. yoksa boş konuşuyorlar.

    bazıları da kendi evlerinden örnek vermiş, aldığımızda fiyatına yüksek dediler, şu senede bu fiyata geldi, balon dediler demiş. bu arkadaş ve benzerleri de yukarıda değindiğim gibi ezberlerle hareket ediyorlar. o zamanki şartlar konutta fiyat artışını destekliyordu. hükümet şu anda çil çil dolar bulursa, konut fiyatları artmaya gerçekten de devam eder. çünkü faizleri indirip sektörü desteklerler, döviz satışıyla da tl'nin değerini düşürmemeye çalışırlar senelerdir yaptıkları gibi.

    bundan seneler önce de aynı şeyleri savunuyordum, çünkü 128 milyar doları alengirli yollardan satmak gibi bir saçmalığın olabileceğini bilmiyordum ve takip ettiğim ekonomistlerde öngörmemişti. olan borç böylece daha da arttı, ihtiyacımız olan dövizi saçma sapan şekilde, hükümet seçim kazansın diye ucuz ucuz sattık.

    piyasa kredilerle desteklenmezse, görün gümbürtüyü. güncel faizle desteklenirse, yine izleyeceğiz gümbürtüyü. merkez bankası faizinden daha düşük oranla olursa, yine bir gümbürtüye şahit olacağız. artık sistem tıkandı.

    türkiye'nin bu noktalara gelmesinin tek sebebi cari açık. akp iktidarında birikimli 600 milyar dolar cari açık verilmiş. yani borçlanılmış. senelerdir yenilen ve konut fiyatları artmaya devam eder diye düşündürten hurmaların tırmalama zamanı gelmiş. bundan sonra kim iktidarda olursa olsun, namuslu herkes acı bir bedel ödeyecek. gümbürtü başlayıp da fiyatlar düşmeye başladığında göreceğiz kim haklıymış.

    ayrıca, yatırım için değil, ihtiyaçtan ev almak isteyenler, uygun gördükleri anda, gelirleri de garantiyse alabilirler diye akp'ye muhalif ekonomistler dahi söylüyor. yatırım için almak yanlış.

    ek olarak, ekrem imamoğlu habertürk'de katıldığı son programda istanbul'daki konutların 4'de 1'inin boş olduğundan bahsetti. bunu belediye olarak tespit edebildiklerini anlattı. bu şartlarda, istanbul özelinde fiyat artışları demek ki birileri tarafından destekleniyor.

    yabancıya satılan satışlarla sektör ayakta tutuluyor diye düşünen bir yazardan mesaj geldi.
    https://www.trthaber.com/…-rekor-rakami-547174.html
    senelik 1 - 1.5 milyon konut satılan pazarda yabancıya yapılan 25-26 binlik satış çerezdir.
    https://www.aa.com.tr/…in-316-konut-satildi/2109445

    gelelim inşaat sektörünün durumuna.
    https://www.patronlardunyasi.com/…-milyar-tl/225165

    yukarıdaki bağlantıda eylül 2019 itibariyle inşaat ve enerji şirketlerinin batırdıkları paranın 46 milyar tl olduğundan bahsedilmiş. 1.5 sene önce bddk tarafından kabul edilen resmi istatistikten bahsediyoruz. şimdi kaç katıdır kim bilir?

    istanbul'da emlak balonu olduğunun en büyük kanıtı değerlemeye asla dahil edilmeyen deprem değişkenidir. istanbul'u etkileyen depremler internette araştırıldığında insanı korkutan sıklıkla deprem olduğu fark edilir. fakat büyük depremler nadir ve sıradakinin eli kulağında deniyor.

    böyle bir depreme istanbul hazır mı değil mi diye 1999 yılından beri tartışılıyor. fakat bir nokta pek konuşulmuyor. istanbul'un alt yapısı depreme hazır mı?

    2019 eylül'ün de silivri açıklarındaki depremde internet ve telefon şebekesinin hazır olmadığını tecrübe ettik.

    su, gaz ve elektrik ne durumda?
    https://www.sozcu.com.tr/…m_campaign=dahafazlahaber

    yukarıdaki bağlantıda istanbul su şebekesinin suyunun %22'sini şehrin altına verdiğini öğreniyoruz. bu oran temiz suya ait. atık suyun ne kadarı şehrin altına gidiyor?

    habertürk'de çıktığı bir programda mimar sinan genim bu konuyla ilgili beşiktaş ve kadıköy gibi ilçelerin zeminlerinin bu kaçaklar yüzünden ne halde olduğunu anlatıyordu.

    kısacası, zeminde sıvı demek, depremde artan şiddet ve yıkım demek. 30 ekim 2020 izmir depreminde milyonluk rezidansların ne hale geldiği haberleştirilmişti.
    https://www.haberler.com/…idanslar-13703530-haberi/

    eğer doğru hatırlıyorsam, sorun zeminlerindeydi. depremden bu yana 7 ay geçti ve depremde kayba uğrayanlar sıkıntılarla boğuşuyor.
    https://www.cumhuriyet.com.tr/…duyan-var-mi-1839916
    istanbul depremi mağdurları kim bilir neler yaşayacaklar?

    internet, telefon ve su altyapılarının hali pürmelali ortadayken; elektrik ve gazın farklı olduğuna kim inanır?

    yaşanacak kuvvetli bir deprem ve aylarca sürecek artçılar sonrası altyapı ne halde olacak, milyonlar verilen evler yaşanılabilir mi olacak?

    en komiği de 72 saatte istanbul tahliye edilecekmiş yeni açıklanan plana göre. 72 saatte değil tahliye etmek, ihtiyaç sahiplerine yeterli miktarda su yetiştirilebilir mi bir muamma.

    istanbul'u deprem sonrasında kara ve demir yolu ile tahliye etmeyi planlara zaten dahil etmeyeceksiniz. beklenen 7 üzeri büyüklükteki bir deprem karayollarına ve demiryollarına oldukça zarar verir. en güveniliri denizyolu ki, o da önce depremden, sonra da muhtemel tsunamiden iskeleler sağlam çıkarsa. ayrıca, istanbul'dan milyonlarca insanı 72 saatte tahliye etmek için kaç gemi lazım?
    daha insanların iskelelere ulaşıp ulaşamayacaklarına hiç değinmedim.

    istanbul halkına en büyük zararı aptalca yapılan şehirleşme verecek. daracık sokakların her iki tarafına yapılan yüksek binalar yıkılarak sokakları girilmez ve çıkılmaz yapacak. ne tahliyesi?

    boktan bir ekonomiye sahip ülkenin, her an gerçekleşebilecek bir depremle darma duman olacak şehrinde kutu gibi evlere istenen milyonları normal karşılayanlar akıl sağlıklarını kontrol ettirmeliler.

  • 2017 şubatında 140 bin dolara aldığım eve iranlı bir aile 110 bin dolar verdi dün... tl olarak 520 bine almıştım, şu ankinin karşılığı 820 bin civarı. istesem yabancıya 300 bin karla hemen satarım. peki gerçekte karda mıyım, zararda mı? balon var mı, yok mu? ev fiyatları şişmiş mi, düşmüş mü?

  • müteahhit çocuklarının doluştuğu başlık.

    hepimiz biliyoruz ki emlak sektörü tamamen uygulanan politikalar ile ayakta. 2 yıl daha kredi faizlerini bu seviyede tutun bakalım ev satabiliyor musunuz mevcut fiyatlarla.

    asgari ücret belli, insanların gelirleri belli. talep oluşturabilecek kitle belli. ilan sitelerinde aylardır duran ilanlar da belli.

    diğer ürünleri bilmem ama çimentoda dünyadaki en ucuz 2 ülkeden biriyiz. işçi desen ucuz. artık kimse siz range rover'a binin diye 250 bin liraya mal ettiğiniz eve 800 bin lira verip 30 yıl maaşının yarısını ipotek edecek halde değil. geçti o günler.

  • ben ahmet'in, mehmet'in ne söylediğine bakmam, açın bakın döviz bazlı istanbul konut fiyat endeksi 2016 yılından beri nereden nereye gelmiş. geçen de yazdım döviz bazlı köpüğün yarısı gitti, ama en az bu kadar daha köpük var.

    haspam 4 yıl önce 150 bin dolar bayıldığı evi bugün 90 bin dolara bile satamıyor, ama balon patlamadı ki diye kendini avutuyor. balon içinde patladı, geçmiş olsun.

  • sektörde tam 14. yılını devirmiş bir insan olarak yazıyorum, inşaat işi tamamen durma noktalarına gelmiştir arkadaşlar...

    maketten satışlar'da, ikinci el satışları'da bitik vaziyettedir.

    günde 115 satış yaptığımız günlerden, ayda 3-4 satışa düştük, durum o kadar vahim...

    üstte iyimser bir arkadaş " bugün 1 milyona satılmak istenip 700 bin üzerinden maliyetine verilen daireler 2020 yılında 2 milyon listesinden satışa çıkacak." demiş.

    ya türkiyede yaşamıyor, ya da hesap kitap nedir bilmiyor...

    aklı olan nakitte kalır, ev mev almaz, biraz sabırla beklerse aynı paraya birkaç yıl içinde en az 2 tane ev alacak benden söylemesi...

    yapılacak şey basit, nakitte kalın, parayı dolar veya faizle işletin, arkanıza yaslanıp 1-2 yıl bekleyin...

  • müteahhitlerin ağlama duvarına çevirdiği başlık. "arsa fiyatları çok pahalıymış önce arsa fiyatları düşecekmiş" ya siktir git arsa fiyatları ucuzken sanki ucuza ev satıyorsunuz. burnunuzdan kıl aldırmıyordunuz.

  • biraz önce sur yapı ve teknik yapı'yı arayıp, size param konusunda tanıtım yapmak istiyorum, ilgilenirseniz elinizdeki konut çeşitlerine fiyat teklifi çizelgemi de iletebilirim dedim.
    keser döner demiştim size.

  • bu ülkede aklımın almadığı konu ev fiyatları. istanbulun varoş semtlerinde dahi 250-300 binden kapı açıyorlar. merkezlerde kadıköy üsküdar beşiktaş bakırköy gibi 30 senelik kıç kadar daireler 500 binden başlıyor.

    gidecem 300 bin lirayı avcılarda ümraniyede bir daireye yatıracam. neymiş bina sıfırmış neymiş metrobüs varmış. lan kapının önü çomaristan, akşam 10dan sonrası rezalet semtler, altyapı yok, eğitim seviyesi yerlerde buraya 300 bin parayı basıp a kalite banyo mermerim var diye mi avunayım anlamadım ki.

    daha hala balon yok normal diyenler var. şöyle bir etrafınıza bakın muasır medeniyet seviyesini bir ölçün trafiğin haline kentin sefilliğine bir bakın da bu evlere öyle paha biçin.

    bu söylediklerim marka ilçeler içinde geçerli. kadıköyde yaşıyorum. 70 metrekare ev 650 bin. fare miyim ben 70 metrekare içinde nasıl nefes alayım. kim veriyor bu paraları kim aldı bu kadar evi ikna olamıyorum. mantıksız bu paraları bu evlere gömmek.

    1 milyon dolara bağdat caddesinden ev alan var. kardeşim 500 bin dolara avrupada hangi ülke hayır der. müstakil bağlı bahçeli evlere çökersin. kalan 500 binle sığır değilsen üretir ve kalite yaşarsın.

    yok ben malım 1 milyon dolara caddede 140 metrekare dairede oturacam. her fener maçı trafikten eve dönemicem.

    zengini ayrı orta hallisi ayrı mal bu fiyatlarla ev alanın.