debe başlıkları

#anket konulu entryler

  • ekşi sözlük yazarlarının içtiği bira markası

    çok da önemi olmayan.

    ama benim budweiser lan. neden? çünkü amerika'da içtim. amerika'ya gittim lan ben. 2.75 dolar amerika'da.
    bira içtim yani hem de amerika'da...

    barlara gittiğimde içtim budweiser. amerika'da...

    aylarca içtim. amerika'da kalırken. aylarca kaldım ben amerika'da.

    evet bildiğiniz amerika birleşik devletleri. erazmuzu gibi değil yani...

    amerika'ya gittiğimi söylemiş miydim?*

  • kavga etmekten korkan erkek

    benim de icinde bulundugum insan turu. aslinda onceleri boyle bir insan degildim. ufak tefek olmanin verdigi kompleksten midir nedendir bilmem asiri saldirgan bir yapim vardi. cocuklugum da dahil olmak uzere fiziksel boyuttaki munakasalardan hic cekinmezdim. ebat olarak iki katim kutleye ve hacme sahip insanlarla bile kavga etmisligim vardir. bir de pistim tabi ornegin biri kavgadan kacinmak icin "eyvallah" dese "hah anani boyle sikerler" der, tahrik ederdim. cok dayak yemisligim vardir ama, dovdugumden fazlasindan sopa yemisimdir.

    sonra bir gun, benden uzun ve agir biriyle karsi karsiya kaldik. benim avantajimsa boks yapiyor olmamdi ayrica ilk yumrugu atarsam hic yemeden ve rakibin gardini almasina izin vermeden seri yumruklarla hatta diz ve dirsek de kullanarak galip (!) gelecegimi umuyordum. nitekim karsi taraf hem kilosuna guveniyor hem de beni cok hafife aliyordu. bu psikolojik durum acikca haksiz olmasina ragmen kendisi icin cok keyifli olmaliydi saniyorum. nitekim en klise hatayi yapti ve agzini yayarak bir cumle kurmaya basladi. "bilaaderrr", "bizzz", "-sana" gibi kelime ve ekler o cumle bitene kadar siddetin baslamayacagina delalettir. tabi bu soyleyen icin gecerli, dinleyen icin degil. ben de boylelikle aradigim firsati buldum ve taktigim tamamen ise yaradi. bu kisim onemli degil. onemli olan ben isimi bitirdikten sonra adamin suurunu yitirmesi oldu. cenesinin bir sara hastadi gibi kilitlenmesi ve sıkılı dislerin arasindan sizan kani gordugumde korkudan aklimi yitirecek gibi oldum. o anda biri olecekse o kisinin ben olmasini diledim. bu sekilde aglayarak ne kadar sure gecti bilmiyorum, sonunda baygin adamj alip hastaneye goturduler, beni de merkeze. polisin birinin "seni nasil salalim belki afam olecek" demesi hayatimda isittigim en korkunc cunleydi. neyse sonunda iyilesildi, helallesildi konu kapandi gitti.

    simdiyse biri dumduz yuzume kufretse "haklisin abi" deyip gecerim. yumruk atsa sadece defansta kalirim, karsilik vermem. evet o anlatamadigim korku bana yetti. size de tavsiyem budur, zorda kalsaniz bile siddete yonelmeyin. birini sakat birakmak, oldurmek ihtimallerini hic deneyimlemeyin. erkek adam isinde ekmeginde okulunda hayata karsi savasan adamdir gerisi hikaye.

  • recep tayyip erdoğan'ın ölmesi

  • farklı rolleri aynı oynayan oyuncular

    (bkz: johnny sins)...

  • en yakışıklı türk aktör

    şayet yakışıklılıktan kasıt salt simetri ve 0 yağ oranı değil ise (bkz: ayhan ışık)

  • oriondan daha guzel heavy metal sarkilari

    (bkz: fight format with format)
    (bkz: jump in the format)
    (bkz: rotten to the format)
    (bkz: format but true)
    (bkz: formats from hell)*
    (bkz: and nothing else formats)
    (bkz: format symphony)
    (bkz: format sells but who's buying)
    (bkz: format of the damned)
    (bkz: my format of misery)

    ayrıca death metal olarak:

    (bkz: individual format patterns)
    (bkz: crystal format)
    (bkz: format of vikings)
    (bkz: punish my format)
    (bkz: dead format in me)
    (bkz: december format)

    not: sen bunları dinle, sözlüğe çok elleşme, sen bitirdikçe eklerim ben sıkıntı yok.

  • bir kadına söylenebilecek en güzel şey

    (bkz: mango'da indirim varmış) ya da (bkz: sen kilo mu verdin?) tarzı maddesel şeyler değildir. güzel şeyler hakeden hiç bir kadın, böylesine sözlere ihtiyaç duymaz.
    aksini düşünenler; ilk yıldönümlerinde güzel bir demet papatya yerine, bir adet form bisküvü ve diyet kolayla gidebilirler kadınlarının yanına.

    çok güzel bir kız gelip giderdi geçen sene çalıştığım ofise.
    yöneticilerden birinin kardeşiydi yanlış hatırlamıyorsam.

    ama farkında değildi güzelliğinin. sigara odasında kulak misafiri olduğum kadarıyla burnunu beğenmiyordu mesela. bu yüzden kendini çok çirkin sanardı. yaptığı göz makyajıyla, kendince!! bu açığı kapatmaya çalışıyor, her ay başka renk uzun saçlarıyla, sözde!! çirkinliğini örtmeye çabalıyordu.

    bir sabah kırmızının en güzel tonuna bürünmüş saçlarıyla girdi kapıdan ve tek tek herkese nasıl olduğunu sormaya başladı.
    güzel olduğunu, yakıştığını her duyduğunda yüzünde güller açıyordu.
    benim fikrimi sorduğunda dikkatlice baktım gözlerinin içine.
    " ne güzel bir burnun var senin öyle. "
    duymak istediği meğerse buymuş.. bir kadının gülüşünde cenneti görmek, böyle olmalı.

    bir daha ne burnundan şikayet ettiğini duydum, ne de kendini çirkin bulduğunu.

    sakladıkları yerleri sevin ve gizledikleri yerlerden öpün kadınları..

    siktir edin mango'yu, de facto'yu.

    mutluluğun alışverişle hiç bir ilgisi yok.
    gerçekten!!

  • entelektüel birikimi en düşük meslek grupları

    polisler.

  • anne babanın çocuğuna yapabileceği en büyük iyilik

    başka bi çocuk. dayanak.

  • bir kadına söylenebilecek en güzel şey

    babam dün anjiyo oldu. hiç böyle bi şey beklenmiyordu bana da söylemediler. iş çıkışı öğrenince apar topar hastaneye gittim. kalbe giden 2 damarda tıkanıklık varmış, stent takmışlar falan filan ama neyse ki gayet keyfi yerindeydi. odada oturuyoruz. babam bana döndü birden.

    - senden bi şey isticem.
    + söyle baba. ne yapayım? karşıdaki kebapçıdan 1.5 adana mı yaptırıyım? sokarız gizliden odaya.
    - salak salak konuşma be. annenle ikimizin fotoğrafını çeksene.
    + aman baba ne fotoğrafı hastane odasında?
    - lan çek hadi. feysbuk'a koycam. altına da "bu kalbe giden damarlar bi tek sana açık" yazıcam.

    bu anda anneme öyle bi bakışı var ki sanki kasıklarında 4 kiloluk kum torbasıyla yatan biri değil de ortamlarda "yorgun kalp" rumuzuyla takılan don juan.

    anneme bi baktım o nasıl güzel bi gülümsemedir lan. "yhaaa ufff deli bu adam yhaa" bakışını en hırt adam olan ben bile çok net gördüm. adam kalp krizinin eşiğinden dönmüş, ördeğe işiyor ama o haliyle bile bir kadına söylenebilecek en güzel şeyi söylüyor. sonra bana dönüp "öğren bunları bak nasıl da pamuk gibi oldu annen" bakışı attı sanırım ama tam emin değilim çünkü gözüme stent kaçmıştı. yooo ağlamadım ki yooo nalakası var?

Aslında bu konuya ait çok daha fazla entry var. Ancak entryleri konularına göre ayırabilmek için biraz editör gücü gerekiyor. Editör olmak ister misin?

evet olayım no