masterchef türkiye

  • bir an için rolleri değiştirip, barış’ın fatmanur’a söylediği sözü, gamze’ye söylediğini düşünelim . ne olurdu ?
    barış kınanır ve mehmet şef haklı olarak barış’a defalarca özür diletirdi.
    bu durumda, fatmanur, barış’ı haklı bulup, sen gamze’ye uyma dese yine kınanırdı. oda arkadaşına iki yüzlülükle itham edilirdi.
    roller değişseydi böyle olurdu.
    roller/kişiler değişmediği için mobbing, hakaret göz ardı edilebilir şeflerimiz tarafından.

  • - şefim bir bakar mısınız?
    + noldu?
    - biri stüdyo kapısının önüne sıçmış
    + oha!!! nerde lan, anaaammm, harbiden sıçmışlar la. kim yapmış bunu?
    - gamze
    + işte bok dediğin böyle olur, kıvamıyla kıvrımıyla
    + ooohhh ciğerlerime çektim kokusunu
    + mamma miaaa, nefisss nefisss
    + tebrikler gamze
    - şefim birşey daha var
    + nedir?
    - fatmanur stüdyoya girerken hapşurdu, hapşururken ağzına tuttuğu mendili de personelin değil, şeflerin çöp kutusuna attı
    + neee?? terbiyesiz ahlaksız, ne haddine onun, kim o? nasıl hapşurur? tutacaksın kardeşim, hapşurmayacaksın, yollayın bunu potaya da görsün.

  • metin afrikalı forvet misin kardeş sen? yolda görsem amca derim, nasıl 24 yaşındasın?

  • bugünkü masterchef eleme turunda mehmet şef'in imza tabağına bakınca
    ahtapot ile sucuk ne alaka diye düşündüm. sonra dedim ki bu mehmet şef bunu kesin bir yerlerden kopya çekmiştir. sucuk yerine chorizo koydum, yanına da humus yazdım.

    google search "octopus chorizo hummus"

    ortaya çıkan sonuçlar:

    chef angelo rosso'nun tabağı:

    wild caught octopus | chorizo | salmorejo

    ahtapot, chorizo ve salmorejo. chorizo ispanyolların sucuğa benzer şarküterisi ve domuzdan yapılıyor. ayrıca içindeki belirgin tat paprika (özellikle isli paprika) tadı.

    salmorejo ise aslında soğuk domates çorbası gibi bir şey. domates, ekmek, zeytinyağı ile yapılıyor. mehmet şef ahtapot ile chorizo'nun kullanımından yola çıkmış. türkiye'de chorizo yenmeyeceği için sucuk kullanmış.

    bir diğeri ise wood grilled octopus with merguez, bu tarif de ahtapot, humus, merguez, domates sosu içeriyor. merguez de kuzey afrika usulü bir sucuk/sosis neyse. mantık yine aynı mantık. bu kez tariften merguez gidiyor yerine sucuk geliyor. fakat merguez baharatlarıyla sucuk yine farklı. harissa ile paprika var merguez'de.

    bir başka tarif ise şurada:

    confit octopus, with tomato and hummus. (domatesli ve hummuslu ahtapot konfit)
    burada her ne kadar chorizo yokmuş gibi duruyorsa domates sosunda chorizo var.

    diyeceğim o ki, mehmet şef bu imza tabağını ya da yaratıcılık diye sunduğu yaparken bana kalırsa bu üç tabaktan birinden ya da hepsinden birden esinlenmiş. (ifadeyi yumuşattım)

    genelde gastronomide bir prensip vardır. özellikle yemek ve şarap eşleştirmelerinde kullanılır. aynı bölgeden gelen gıda ile şarap eşleştirilir mesela. ya da aynı bölgede üretilen ürünler birbiriyle uyumlu olur. benim bildiğim kayseri'de kastamonu'da ahtapot yok. veya izmir'de ayvalık'ta da sucuk yapılmıyor.

    bu iki lezzet nasıl oldu da bir araya geldi. mehmet şef nasıl bir gastronomik deha ki bunları bir araya getirmeyi akıl etti (iyi olup olmamalarından bağımsız) diye düşündüm. basit aslında kendisinin akıl ettiği bir şey yok.

    farklı bir şey yapalım diye yola çıkmışlar, ispanya'da portekiz'de yapılan yemeği alıp kopyalamışlar. üstüne de pancar tozu döküyorlar. o da şekil olsun diye o pancar tozunun yemeğe katacağı hiçbir şey yok bana göre. ha bir de sucuk yağını ahtapotun üzerinde getiriyorlar bakır tavayla servis yaparken. aman ne yaratıcılık. o sucuk yağı da yarım dakika içinde donar. kahvaltı yaparken en nefret ettiğim şeylerden biridir. sucuk yağının donması.

    mehmet şef şurada yemeğin tarifini de vermiş. yemeğin adı kraken. kraken de norveççe'de deniz canavarı veya ahtapot demek. fakat tarifi verirken mehmet şef bu bir humus değil nohut ezmesi filan dedi hatta içinde labne peyniri var dedi. ama tarife bakarsanız göreceksiniz ki humus yazmışlar. arkadaşlar bu bir humus değil sadece nohut ezmesi diyor. ama zeytinyağlı, limonlu, sarımsaklı, kimyonlu ve tahinli nohut ezmesi deyince beş yüz yıllık humus humus olmaktan çıkmıyor. "ıf it looks like a duck, swims like a duck, and quacks like a duck, then it probably is a duck". labneye ne gerek var ve yemeğe ne katıyor o da ayrı bir tartışma konusu ama hiç girmeyelim.

    pancar tozu yerine de bence pek ala sumak konulabilir. pancar haşlayıp sirkeyle limonla filan marine edip sonra silpata serip kurutmak bu yemek özelinde bana hiç mantıklı gelmedi. zaten kimsenin de pancar tozu yetişmedi. neden çünkü ya dehidrator kullanacaksın ki o kısa sürede işe yaramaz ya da düşük derecede fırında pişireceksin o da en az 40 dakika ila 3 saati bulur. öncesinde marinasyon filan yapılacaksa mümkün değil o pancarlar kuruyup toz haline gelmez. hazır pancar tozu varsa başka mesele.

    bebek ahtapot bulup bunları sucuk yağında sotelemek duyduğum en saçma fikirlerden birisi. ahtapottan nefret eden ama sucuğu çok seven birine ahtapot yedirmek için yapılmış bir yemek gibi duruyor.

    domates sosu için de santorini usulü diye mehmet şef bir şeyler söyledi. gtünden uydurmadıysa ben hiç santorini usulü domates sosu diye bir şey duymadım. herhalde mehmet şef santorini'de filan bir yerlerde yemek yedi, yunan usulü domates sosunu da biraz hatırladığı kadarıyla yorumladı.

    yemeğin adı norveççe. sosu yunan adası usulü. humus kuzey afrika/ortadoğu mutfağı, ahtapot akdeniz'den, fermante üzüm suyu (şarap) fransa'dan sucuk da orta anadolu'dan geliyor. pancar tozu nereden geliyor nereye gidiyor bilemiyorum ama yemek kopyanın da kopyası gibi olmuş çok kafası karışık bir yemek. sucuk yağında yüzen bir ahtapotun tadı sucuğa benzer. zaten son derece narin bir hayvan. deniz tadı almak varken neden sucuk tadı alalım benim kafam basmadı.

    bence yemeğini şöyle düzeltmelisin. sucuğu komple çıkar ya da en fazla domates sosuna biraz ekle. ahtapotları kömür ateşinde (beyaz şarap, zeytinyağı, sarımsak, paprika ve kırmızı biberle marine ettikten sonra) pişir. bebek roka ve kapariyle süsle. illa mor renkle tabağı süsleyeceksen pancar yerine sumak kullan. domates sosunda da tereyağına ihtiyaç yok bana kalırsa. labne peynire de gerek yoktu onu da zaten tarifte vermemişsin.

  • şule geçti. canım cenkay senin ruhun buraya ait değil, sen çirkef kaoslu tartışmaların adamı değilsin. o yüzden her zaman hiçbir şeyden anlamayan şefler seni eledi kuzum. onlara fatmanur gamze gibi kavgacı şirretler lazım ki reyting olsun. kendini üzme ben senin yemeklerine talibim. duy sesimi cengo. <3

    t: çirkefliği ele almışları seçen yemek eğlencesi.

  • "atak mı geliyor? niye?"

    ya vural ya hahahaha, doğal bir troll enerjin var ha-ha.

  • tabağa domatesi ikiye bölüp koysa övgü yağdıracakları, tabağı kötü olsa bile "sınırdan kaybeden" o çok değerli gamze'lerine laf edilince burak'a aslan kesilen şefler, gözü dönen, anasına küfredilmiş tiplerine girip 40 defa özür dileten (dilemesi gerekirdi zaten, o ayrı), milletin önünde azarlayan, meseleyi uzatan mehmet;

    yarışma tarihinin gördüğü en boş, en yeteneksiz, en barzo yarışmacılardan biri olan barış ve yine yarışma tarihinin en çok ve boş konuşan, yalaka ve problemli tiplerinden biri olan vural'ın,
    dışlanmış ve kolay hedef olan fatmanur'a hakaret etmelerine neden ses çıkaramıyorlar? neden sistematik olarak üzerine oynanmasına, mobbing yapılmasına karşı üç maymunu oynuyorlar?

    tamam fatmanur belki gamze gibi "kıymetlimissss" değil sizin için ama insan biraz tutarlı olur. işlerine gelince "hepiniz bizim gözümüzde eşitsiniz" dedikleri yarışmacılara gerçekten eşit ve adil davranır.

    acun medya'nın bu duruma bir ayar çekmesi lazım artık, eğer amaçları başından beri izleyiciler tarafından -yer yer haklı olarak- tepki gösterilen fatmanur'a sempati duyulmasını sağlamak için taktik uygulamak değilse tabi.

    edit: yazmayı unutmuşum. tolga gibi eli yüzü düzgün, karakterli, nezaket sahibi ve eski yarışmalardaki gerçekten yetenekli insanları hatırlatan bir yarışmacının katılması ve ayağının tozuyla en iyi tabağı çıkarıp üzerine de dokunulmazlık almasına sevindim. o kadar kişiliği gelişmemiş kekoyla muhattap olduktan sonra iyi geliyor onun gibi, görkem gibi karakter sahibi, doğru dürüst insanları görmek ekranda.

  • barış ve fatmanur bi sevişseler rahatlıycaklar gibi

  • yazmayayım diyorum ama dayanamıyorum.bence fatma nur çocuk yaşta akran zorbalığına maruz kalmış aile bile olabilir ve aslında hiç de bir eksiklik olarak görmediğim ama maalesef insanların bir çoğunun öyle gördüğü rahatsızlığı yüzünden hep kendini eksik hissederek büyümüş kompleks sahibi olmuş bir kız.çevresi tarafından hep sevilme takdir edilme ihtiyacı duyuyor.o aşırı tepkileri bile bu yüzden bence.ne yazık ki sağlıklı bir psikolojide olmadığı için kendisine söylenen sözleri bile yalayıp yutuyor kimseyle küs kalmak kimseyle kötü olmak istemiyor.keşke yardım alabilse.

  • fatmanur için “seni zaten hiç kimse sevmiyor”kelimesi bir çok küfürden daha ağır ve psikolojisi açısında çok daha yıkıcı, bu cezalandırılmalı, o kızın iç dünyasını, hastalığı sebebiyle uğradığı benlik saygısını, trsvmalarını bilemez kimse, buna kimsenin hakkı yok, bu zorbalık ve suç. bu sebeple kızın ne yaşayacağını kimse tahmin edemez.