debe başlıkları

gülben ergen

  • mevlanacılık taslayıp din kitap allah diye dolanıyorsa, trt'de program yapıp yüzbinlerce lira tokatlıyorsa, aşkullah, meşkullah tırtullah zırtapozullah, allah de koy götüne diye sabah kuşağında ev kadınlarını iyice aptallaştırmayı vazife edinmişse ha bir de üstüne ülkenin en güçlü gazetesinde iletişim fakültesi mezunu pırıl pırıl çocuklar sürünürken lise terk karı söyleşi yapıyorsa ne halt yediği beni de herkesi de ilgilendirir. trt vergisinden aldı maaşını. neyse son olarak şunu demek istiyorum:

    naber gülben mevlana nasıl?

  • konuşmaya değer biri olmadığı gerçeğini es geçerek hakkında birkaç laf da ben edeyim dediğim gerçek kişi. gerçek kişi diyeyim de hoşuna gitsin, hukuk seviyor ya..
    ne düşündüm biliyor musun ? halk olarak cahil ve saf olduğumuzu biliyorum da bireysel olarak içimizde de bu kadar saf olmadığımızı düşünüyordum. yani kolay kandırılamayız gibime geliyordu.
    halk para kazanmazken, sürekli gülben ergen para kazanırken halk buna aptallar gibi seviniyor. halk başkasının sürekli olarak , hem de hiçbir niteliği olmaksızın büyük paralar kazanmasına sevinebiliyor.

    bu ülkede gazeteciler açken, tiyatro oyuncuları ev arkadasligi muessesesini kacli permütasyonlarla denerse cebine biraz daha para kalacağını düşünmekten insanlıktan çıkarken, sesi gerçekten çok kuvvetli kimseler istediği kostümleri alabilmek için haftalarca çalışmak zorundayken bir kadın türlü pisliğe bulaşıp örnek insan edasinda bizim bu zavallı hayatımızda yer tutuyor.
    ingilizce öğrenseydin be bari gülben ergen! bari bir ingilizcen olsaydı, bari bir lise diploman, bir açıköğretim diploman saydı da sabahlara kadar ders çalışıp kpss de istediği yere giremeyen insanlarla eşit noktalara gelebilseydin..

    eski eşi mustafa erdoğan'ın ilişkileri vs bunlarda ayiplanacak zerre kadar şey bulamıyorum. eğitimli bir kimse sapkinliklara bile meyil gösterebilir. hiç problem değil, hiç değilse bir kamu yönetimi, bir felsefe bölümü diplomasi var ve dilimizi konuşabiliyor ve ve ve..birçok şey daha..

    bu kadının kütüphaneye gidip bilişim suçları, kişi hakları vs hakkında kitapları ınstagram'da paylamasi ağrıma gitti. bu kadar kolay değil mi her şey?

    her şey kolay bu ülkede de ondan. her şey kolay..üç kuruşluk adamlar devletin altını üstünü yediler, efendilik, hanımefendilik namına ne varsa her niteliği bir şişe bira, bir rekat kilinmamis namazla yuhaladilar meydanlarda.
    geldik bu noktalara işte..

    hergun en az bir asker ölüyor, bu kadın hala para kazanıyor.
    o zavallı çocuklarını o kadının elinden alacak hakim kalmadı mı bu ülkede? 24 aralık tarihinde 950 tane hakim alınacak kaçı ahlaki değerleri ve atatürk ilke ve inkılaplarını savunur olacak acaba?

    ne erhan çelik ne yeşim salkım ne seren serengil basit ya da cahil kimselerdir. sadece saflar, bu kadının oyununa gelmiş eğitimli mürekkep yalamış kimselerdir. bu yüzden de her zaman çok büyük paralar kazanamazlar.

    yarın birgün ki çok az kaldı , emekli maaşları yatmadığında bu ülkede, bu kadına peşkeş çeken ev hanımları hergun zavallica tukettiginiz, değil kendinize evlatlarınıza dahi acımadan yedirğiniz antibiyotikli tavuklarla makarnaları gülben ergenden istersiniz.

    gülben ergen e gelirsek evet, ciddi bir psikiyatrik rahatsızlığı olan kimse. ona da hak vermek lazım, sesin yok şarkıcısın, konservatuar mezunu kadının elinden, avukatın elinden kocasını alıyorsun. nasıl delirmeyeceksin? aileden sorumlu bakan bile olabilirsin bu ülkede , american dreamin bu ülkede yaşanmış versiyonusun.

    çocuklara gelince , çok yazık. keşke babaanneleri onlara baksa. keşke..
    fazil say gibi yaşayan bir efsane gece gündüz calışırken konuştuğumuz şeylere bak.
    dilerim magazin ve pop müziği tarihinden sonsuza dek silinirsin.

  • ömer'i de suzan'ın elinden almıştı bu kadın zamanında. çocuk aklıyla melek'in tarafını tutardık meğer neler dönmüş.

  • yıllar önce sanem çelik evli bir yönetmenle, kudret sabancı ile ilişki yaşamıştı. paparazziler yakalamıştı bunları otomobillerinin içinde.

    sanem çelik sonra sırra kadem bastı. yıllarca görünmedi. yurtdışına çıktı sanırım. ve sanem çelik'in sadece bir olayı çıktı. çok da önemli bir şey değildi zaten. ama bu kadın birden fazla olaya karıştığı halde hala buna bir şey olmuyor. burada acayip bir mantıksızlık var.

    ben sanem çelik'ten de nefret etmem. en azından rolcü ve sahte değil. olur öyle hatalar. bu tür işlerde suçlu 1 değil, 2 kişidir.

    ama gülben ergen farklı. bu kadın devamlı gülüyor. evet devamlı. yani sinir bozucu bir bitmek bilmeyen sırıtışa sahip. hep neşeli, hep pozitif, hep mutlu. acayip yapmacık, acayip sinir bozucu. ama içi, tam bir kaynayan kazan. şu uçankuş muhabirinin mikrofonunu almaya çalıştı hani. orada ki gerçek gülben ergen işte. bu o kadar belli ki. muhabire davranış ve ses tonuna bakın. oradaki hali, zaten yüzde yüz suçlu ve kötü niyetli olduğunu gösteriyor.

    bu kadında ses de yok. o çirkin sesle bu düzeye nasıl geldiği ise ayrı bir konu. neyi var bu kadının. böyle tipler nasıl bu kadar zirveye çıkıp uzun yıllar ordada kalabiliyor.

    bu kadının arkasında kimler var ki, bu kadar rezilliğe rağmen hakkettiğini alamıyor. yani siyasetçiler mi var nedir. ve kaç kişi bunlar. bu çevreyi nasıl yapmış. ne yapmış da bu çevreyi elde etmiş. ben asıl bunu merak ediyorum. nasıl her defasında sıyrılabildi. bunda ki sıyrılma yeteneği ancak siyasilerde olur. ya da medya patronlarında.
    bu kadının lafına bakıp da bunun dediğini
    yapanın da ayrı bir çıkarı mı vardır nedir. yoksa kim bunun dediğini yapar ki. mal mı bunlar.

    umarım tamamen silinir.

  • ne yapmış bu kadar bu kadın ya diye merak edenlere özet geçelim: kendisi 2 kocasını ve 7 sevgilisini aldattı, 6 evli adamla birlikte olup evliliklerin bitmesine sebep oldu. tam sonuncusuna el atmıştı ki tüm eski kocaları ve eski kumaları birleşip terk edilmesini sağladı.
    (bkz: seks bağımlılığı)
    bir yerden sonra sıkılmadı mı acaba. düşünsene birini aldatıp öbürüne geçiyon sonra adam donunu bi indireyo gene aynı sik.

  • bu kadın meşhur oldu olalı acaba kendisinin samimi olduğu, gerçek olduğu birileri var mıdır diye düşünmüşümdür hep. samimiyetsizlik zaten baki o konunun lisansını alır da hani kocası bile yanında yatıyorken emin değildir bu kadından. sadakat olarak değil, fikir olarak, yürek olarak. hırslı ve kıskanç. bunu anlamak zor değil. her şey olayım, her şeyin eni ben olayım derdinde.

    programına patani'den getirilen yetimlere reklam arasında nasıl davrandığına bizzat arkadaşım şahit. hep tirbünlere hep sahnelere.. kadın 7/24 sosyal medyada zaten en anne, en şarkıcı, en yazar, en gönüllü, en atatürkçü, en dinci vs..

    ben severim böyle tiplerin incelemelerini yapmayı. tee ilk baştan izlenimlerimi aktarayım size

    2000'lerin başında meşhur oldu ama ilk bir çıkışı vardır 12 şarkının 12'si de iyi bestecilerden. ama öyle kofti değil.. sezen aksu, şehrazat filan.. ses tırt ama şarkılar iyi e hepsine de klip çekmiş en iyi yönetmenlere.. patladı tabii. allah var, hep güzel alımlı bir kadın oldu. hiç etliye sütlüye bulaşmadı. ama düşündük haliyle nereden bu değirmenin suyu? neticede zengin birisi olsa vakt-i zamanında demet akalın'la iç çamaşırı defilelerinde işi ne ?

    işte hapisteki erol evcil, paralarını bunun zimmetine geçirmişti.. o paralarla en iyi kıyafetler takılarla klipler çekti aldığı bestelerine.. hep kritik hamleler, emin- doğru adımlar.. ibrahim tatlıses klibi, tgrt'nin en şaşaalı olduğu dönemlerde de marziye'ydi bu. çok doğru insanlarla ahbaplık etti, kendini sevdirdi. işlerine gelen şekilde hareket etti. ünlülerin kirli çıkısı nihat odabaşı da bunlardan birisidir. diyorum ya ben bu kadının herhangi birisini sebepsiz, sadece seveceğine ihtimal vermiyorum. ama her şeyi yerli yerinde bulmasının başlangıcı erol evcil paralarıdır.

    sonrasında metin güneş ve bizim sonradan öğrendiğimiz hakan uzan. o dönemlerde imparator olan hakan uzan ismi hiç uçuk gelmiyor bana bu yüzden. ama olanlar oldu kaseti patladı. yine güzel bir hamle yaptı ve çocuğunu aldırdığı mustafa erdoğan ile evlendi. peşpeşe 3 çocuğu da patlatınca bir güzel aklandı. ama yetmez, sosyal sorumluluklarla bir paklandı ki parlıyor.. gelsin mevlanalar gitsin kitaplar.. lakin ki ben yine bizzat arkadaşımdan çocuk kitabını gülben ergen adına yazılması teklifini duymuştum. yani o kitabı onun yazmadığını adım gibi biliyorum.

    upss o da ne muhafazakarlık gittikçe populerleşiyor, derhal mütedeyyin bir adamla evlenip umreye gitmeliyim! ama en güçlü medya karteli muhalifti. daha fazla iki tarafı da idare edemedi ve boşandı yani aldatması işin neticesidir bence. o, stratejik olarak bu evliliğin artık yenecek bir kaymağı olmadığını düşünmüştür.

    seren serengil çok fazla duyar kasmasın bence. geçmiş gazetede onunla ilgili de çok iyi şeyler yazılmaz. yaşını küçültme palavrası da cabası. o bence çok atarlanmasın. yeşim salkım da şimdi çok doğru söylüyor olsa da o zamanında torpille bir şeyler yapmış, kocasının kanalında biteviye klipleri dönmüş. millete ödül dağıtmış keser döner sap döner yani. ha şimdi hak yemenin bedelini ödüyor olabilir.

    eh, ben de bu kadar sosyolojik gözlemin neticesi olarak şöyle bir analiz kasarak noktalayayım yaşayalım görelim gülben ergen ve şeyma subaşı'nın bedelleri en ağırları olacak gibi.

  • kaset olayını yeni duyup şaşıran yazarları görmemle beraber yaşlandığımı hissettiğim başlık.

    anahtar kelimeler: tmsf, uzanların kasası