debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi 08.10.2017

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 6 ekim 2017 türkiye izlanda maçı

  • 2. askerlerin şüpheli sivilleri çırılçıplak soyması

    bazılarının anlayamayacağı olaydır.

    şimdi sen 4 erkek binmişsin geziyorsun. sonra askerler senden şüpheleniyor. in diyor. iniyorsun. göbeğini açtırıyor uzaktan diyelim. açıyorsun bir şey yok hiç birinizde. etrafınızda 8-10 silahlı asker var. normalde gözaltına alacaksa alır biter. ama asker diyor ki soyun. sebep? yok. canlı bombayı yukarıda bir arkadaşın yazdığı gibi götüne sokmamışsa bomba olmadığı belli. ama eşşek gibi soyunuyorsun. yetmiyor onlarca polis ve asker daha geliyor. yetmiyor yere yatırıyorlar. yetmiyor resimlerini çekip medyaya veriyorlar.

    eee sen hani şüpheliydin? bir kaç ay önce küçük bir kız çocuğuna göbeğini açtıran bir polis videosu vardı. kız polis amca çıkmıyor diyordu. sonunda geleceğimiz nokta bu.

    bu yapılan sadece pkkya daha fazla adam toplar. ama klavye delikanlıları asıyor kesiyor.

    aylardır pkk'nın elindeki esir türk askerleri kimse konuşmuyor. şimdi pkklılar aynısını ve daha kötüsünü yapmayı düşünürse kim kime hesap verecek allah için?

    terörle mücadele böyle yapılmaz. bu size çözüm vermez. süreci uzatır ve daha fazla insanın ölmesiyle daha fazla vergi ödememiz dışında bir bok olmaz. o vergileri de silah şirketleri cukkalar. zaten şu resme en çok onlar sırıtıyordur şimdi...

  • 3. arda turan

    şimdi sen böyle gülüyorsun ya, ben de yarın sabah 6'da kalkarak işe gidicem işte arda..
    hayat beni sikerken sana dokunmuyor ya, bu da bana çok dokunuyor.

  • 4. sezgin tanrıkulu

    şimdi size bir fıkra anlatacağım:

    sezgin tanrıkulu, kuvay-ı milliye ve anadolu-rumeli müdaafa-i hukuk cemiyeti'nin devamı olan partide milletvekilidir.

    fıkra bitti.

  • 5. atatürk havalimanı'ndan central park yapmak

    keşke olsa, hatta ismi de mustafa kemal atatürk parkı olsa ama cevap şu şekilde olacaktır;

    bakınız çok enteresan. 100 bin milyar tane ağaç diktik, hiç söylüyorlar mı? neymiş, central parkmış. central park kim ya? şimdi biz oraya dünyanın en büyük avm, gökdelen, saray kompleksini yapacağız. bunlarr, takmışlar bir yeşile. tencere tava, hep aynı hava.

  • 6. yılmaz vural

    adam televizyonda çok net söyledi.

    "çalıştığım kulüplerde siyasi ve ticari amaçlar dışında bir tane bile sadece sportif amaçla yöneticilik yapan görmedim." dedi.

    işte sorun bu. tek cümleyle özetledi.

  • 7. türkiye'de çekilişlerde hile yapılması

    birçok firma; ürün satışını arttırmak veya marka ve ürün tanıtımı yapmak için çekilişler düzenlemektedir. çekiliş sonucunda çeşitli hediyeler verilmektedir. bu hediyeler araba, bisiklet, playstation , telefon, tablet gibi şeyler olmaktadır. kampanya çekilişlerini kazanan insanlar kimlerdir diye arada soruyoruz ya, işte bu yazıda bu "insanların" nasıl ortak özelliklerini anlatacağım.

    çekilişler her ne kadar milli piyango idaresi gözetiminde yapılsa da birçok hile şüphesi bulunmaktadır. hasbel kader bir çekilişe katılmıştım ve sonucuna bakmak için bir siteye girdim. çekiliş sonuçlarının listesini gördüğüm anda gözüme bir il çarptı. adana

    çekilişin 3'te 1'ini adanadakiler kazanmıştı. daha sonra soyadlarına baktığım zaman dikkatimi 2 farklı soyadı çekmişti. "oğurel" ve "noyan" 16 tane oğurel ailesi, 8 tane de noyan ailesi çekilişten hediye kazanmıştı.

    ilgili link buradadır.
    (çerezos bisiklet çekilişi)
    ( verdiğim bütün sayfalarda ctrl+f ile ilgili soyadlarını aratabilirsiniz)

    daha sonra diğer çekilişlerde de bu kişiler var mı diye bir araştırma yaptım.

    coca cola vestel buzdolabı çekilişi, 3 farklı çekiliş var 32 tane oğurel ailesi, 14 tane de noyan ailesi buzdolabı kazanmıştı. ilgili linkleri yine sırasıyla bırakıyorum.
    1
    2
    3

    first peugeot rcz çekilişi, 2 adet iphone 4, 1 adet notebook, 1 adet playstation, 2 de farklı hediyeyi oğurel ailesi, 1 adet de noyan ailesi hediye kazanmıştır.
    çekiliş sonucu için tıklayınız.

    haribo iphone 7 çekilişi, oğurel ailesi 1 adet playstation, 4 tane de hoverboard (elektrikli kaykay) kazanmıştır, noyan ailesi ise 1 tane iphone 7, 1 tane de hoverboard (elektrikli kaykay) kazanmıştır.
    haribo çekiliş sonucu için tıklayınız

    sütaş vestel tablet çekilişi, 3 tane tableti oğurel ailesi, 1 tane de noyan ailesi kazanmıştır.
    süteş çekiliş sonucu için tıklayınız

    carrefoursa unilever bahar kampanyası, 1 adet çamaşır makinesi, 6 adet elektrikli süpürge oğurel ailesi, 4 adet elektrik süpürgesi ise noyan ailesi tarafından kazanılmıştır.
    çekiliş sonucu için tıklayınız

    arko men – carrefoursa çekilişi, 1 iphone 6, 1 barcelona seyahati oğurel ailesine gitmişti. noyan ailesi ise 1 tane bisiklet kazanmıştı.
    arko çekiliş sonucu için tıklayınız

    nivea – carrefoursa çekilişi, 1 tane led tv oğurel ailesine gitmiştir, sanırım noyan ailesi çekilişi kaçırmıştı *
    nivea çekiliş sonucu için tıklayınız

    sonra google'da bu aileleri araştırdığımda yalnız olmadığımı gördüm.
    donanımhaber'deki başlık için (yine adana yine oğurel ve noyan ailesi işbaşında) tıklayınız

    uludağ sözlük (uğurel ailesi) başlık için tıklayınız

    facebookta bir yazı (çekilişte şike mi var?) yazı için tıklayınız

    çekilişlerin hepsinin güvenliği ve güvenirliğinden başta milli piyango idaresi olmak üzere, ilgili firmalar sorumludur. bu ihtimalleri biran evvel kontrol etmeleri gerekmektedir. insanlar bu şüphelerden haberi olmadan çekilişlere katılıyorlar, belki de hakları yeniyor.
    bu derdim için, "derdini öpeyim butonu" arayanlar varsa buyursunlar

    (not:linkini verdiğim sitelerle hiçbir alakam yoktur)
    edit: ilgili kurum, kuruluş ve ailelere herhangi bir suçlama yapılmamaktadır. sadece şüphelere dikkat çekilmiştir.

  • 8. ilk görüşte aşık olunan şehirler

    ikametgahı prag 6, bubenec mahallesinde olan ve de gezmeyi dolaşmayı çok seven biri olarak;

    - yaz aylarında salkım salkım tan yelleri eserken, st.petersburg’tan, hamburg’a kadar köyleri ve kasabalarıyla tüm baltık sathı,
    - ilkbahar’da gölleri, köprüleri, saraylarıyla würzburg, füssen, salzburg romantik yol,

    - haramilerin saltanatı yıkıldıktan sonra da, bekle bizi mersin!

  • 9. türkiye'nin başarılı olduğu alanlar

    saç ekimi. çim adam doldu her yer.

  • 10. viking mezarlarından ali yazılı giysiler çıkması

    yağma yaptıkları yerlerden aldıkları eşyalardır. çok da şaşırılacak bir haber olduğunu düşünmüyorum.

    imam hatipler kapatılsın çıksaydı belki.

  • 11. ekşi itiraf

    genç görünmek için kaşlarımın arasındaki kızgınlık kırışığına ve kaz ayaklarıma botox yaptırdım.
    şimdi kaşlarımı çatamadığım için hem içten içe gıcık oluyorum hem de gülerken şam şeytanına benziyorum. kaşları çatabilmek insanı rahatlatıyormuş meğerse.
    sadece ağzımla gülebiliyorum, göz etrafı sabit kalıyor.
    sittir git botox, hoşt.

  • 12. cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

    doktora öğrencisi olmak, hayatı sevmek, evde filtre kahve olması, spotify gibi sıralanabilecek nedenlerdir.

    günaydın.

  • 13. türk zombi dizisine isim önerisi

    istanbullu zombi
    zombim sensin
    zombi ve mavi
    bir zombi masalı
    binbir zombi
    zombinin bahçesi
    muhteşem zombi
    mahallenin zombileri
    karazombi
    zombi ve güzel
    zombili konak
    zombinin çiftliği
    zombiler vadisi
    zombi dünyaya hükümdar olmaz

    gibi isimler önerilebilir

    edit: mesajlarla gelen önerileri de eklemek istiyorum

    zombigül'ün suçu ne
    adını zombi koydum
    zombinin yolu

  • 14. profesöre hocam diyen lisans öğrencisi

    (bkz: ne desin mahmut mu desin)

  • 15. gülben ergen

    ömer'i de suzan'ın elinden almıştı bu kadın zamanında. çocuk aklıyla melek'in tarafını tutardık meğer neler dönmüş.

  • 16. 6 ekim 2017 oyundan çıkan arda turan sırıtışı

    gerçek arda turan 2015 senesinde barcelona'ya transfer olduktan sonra öldürülmüştür. bildiğiniz gibi göbeksiz ve futbol yetenekli bir türk oyuncu.

    2015'ten sonra ise arda turan olarak tanıtılan kişi yahudi futbolcu yossi kohen. kendisi masondur , diğer mossi kohenlerin aksine hiç traş olmaz. sürekli gülüyor.

    o kadar gülecek ne vardı ?

  • 17. bilgisayara mp3 kaydedilen efsane dönem

    ben hala o dönemde yaşıyorum lan. siz ne yapıyorsunuz bir anlatın hele.

  • 18. işe giderken birden direksiyonu fethiye'ye kırmak

    (bkz: al abi snickers ye)

  • 19. kadınların kariyer yapma sevdası

    yine sikko bir konu, yine beyinsiz bir troll, yine yarın gündeme oturacak 500 entrylik tartışma.

  • 20. asgari ücret 2000 olsun kampanyası

    ekonominin en temel prensiplerinden birisi, sayılar üzerinden değil, oranlar üzerinden konuşmak gerekliliğidir.

    asgari ücret 2000 lira olursa bugün 1000 lira olan kira 1500 liraya çıkar, 40 liraya aldığın kıymanın fiyatı 60 lira olur derken alım gücü en iyi ihtimalle aynı kalır. amaçlanan şey alım gücünü arttırmak, yani 1.400 lira alan insan 2.000 lira vermek değil, 1.400 liranın değerini arttırmak olmalıdır.

  • 21. yazarların en çok nefret ettiği ses

    yeşil yanmadan 0,0000001 saniye önce arkadan gelen korna sesi tabii başka ne olacak.

  • 22. mobbing sebebiyle vefat eden bankacı

    6 sene bankacılık yaptım. iyi okuyun bu yazıyı!

    evet. 6 sene bankacılık mesleğindeydim, lisedeyken yapmak istediğim tek meslek akademisyenlikti. ama hayat şartları itti bankacılığa. şükür şimdi hayalimdeki mesleği yapıyorum ama hayatımın en ama en kötü hiç ama hiç hatırlamak istemediğim 6 yılıdır o 6 sene.

    bu başlıkta diğer yazıların yaklaşık 50 tanesini okumuşumdur hemen aynı şeyler. koç grubu olduğuna şaşırmadım diyenler falan. hayır koç grubu olduğu için değil bu sistemin içindeki baş aktörler kaliteli orospu çocuğu için bu böyle. tanıdığım en adi, kalitesiz insanları bankacılık hayatımda gördüm, en adi baskıları, en büyük mobbingleri, en orospu çocuğu müdürleri, en orospu çocuğu bölge müdürlerini, en orospu çocuğu, yönetmen, ik uzmanları, en çapsız ik uzmanları, en amsalak karı kız düşkünü ik’cı erkek, en salak ik’cı kızları.

    hep iddia etmişimdir ve hâlâ ederim, maden işçiliğinden sonra en zor iş bankacılıktır. türkiye için özellikle en karaktersiz insanlar orada toplanmıştır ama çalışan değil çalıştıran.

    ama alt kademe çalışanlarına çok kızmayın. kredi kartına ihtiyacım yok bana satmaya çalışıyor, konut kredisi çekiyorum bana yanında bireysel emeklilik çakıyor çok adi adamlar demeyin. onların üzerindeki satış baskısını bilseniz inanın imkanız elverdikçe alırsınız o ürünleri çünkü acırsınız. çünkü onu satamazsa sürekli üzerinde korku var, bu hafta 24 kredi kartı sattım 25 olmazsa uyarı alırım, 5 bireysel emeklilik yaptım 15 olmazsa öpecekler, iş yeri yangın sigortası 20 olmalı, bu ay 3 milyon mevduat bulmalıyım, 10 konut kredisi kullandırmalı, 20 taşıt, 50 ihtiyaç kredisi, 100 internet bankacılığı, 60 otomatik ödeme talimatı vs vs. ulan adamlar güvenliğe, kapıda otomatik ödeme talimatı, bireysel emeklilik vs hedefi koyuyor. biz mobbing diyoruz. bunun adı kölelik bile değil, başka birşey.

    demişlerki müdürde baskı altında. baskı altında olması orospu çocuğu olmasını gerektirmez. ‘hepimiz yukarıya karşı baskı altındayız, bir olup hedef tutturalım bu orospu çocuklarına ‘demesi gerekir.

    gişe, operasyon, bireysel pazarlama gibi her kısmında çalıştım. dünyanın bırakın en bilmem ne müdürlerini en ama en orospu çocuğu müdürleriyle çalıştım. alın örnek: kız kardeşimin düğünü için sistemden 3 günlük izin girdim . biliyor zaten daha önceden. bana dedi ki gitmesen düğüne (başka şehirdeydi düğün) benim o hafta sana ihtiyacım var şube yoğun olacak. dedim ki kusura bakmayın kız kardeşim bu onaylamasanız da gidecem o düğüne. e sonrası malum. hatta bu orospu çocuğu dedesi ölen ve sadece cenazeye giden personel için (bakın izin falan yok ikindi namazına müteakip gömüp gelecek sadece) ‘bu ne arkadaş annen değil, baban değil burada iş çakılıyken bırası bırakılır mı’ dedi. bu adam gibi ne ama ne adamlar gördüm.ben başımı masanın altına sokup stresten saçımı yolduğumu, tuvalete gidip koca adam bağıra bağıra ağladığımı bilirim.

    e kardeşim bas istifanı siktir git o zaman ne katlanıyorsun diyeceklere peşinen söyleyeyim o iş öyle olmuyor. taksit var, borç var, ailen var, çocuğun var, onun geleceği var öyle olmuyor işte. işte bu kadında eminim bunlara benzer şeyler yaşıyor ve işsiz kalmamak için istifa edemiyordu. en sonunda yoğun üstü stres beyin kanamasını tetikledi muhtemelen.

    bakın o lanet arşiv düzenlemesi için saat gece 4’te şubeden çıkıp eve gelip duş alıp 5 gibi yatıp saat 7 de kalkıp hazırlanıp işe gittiğim günleri bilirim. aynı gece daha erken gece 12 de arşivden çıktığım günleri. kitap yazarım bu lanet meslek halkında kitap.

    ölen bankacı kadının ailesine başsağlığı dilerim. ama çok birşey çıkmayacağını bildiğim hukuki yollara başvurmalarını şiddetle tavsiye ederim. belki şimdilik! sağ olan bankacılar için devrim olur.

  • 23. the red pill

    eksisozlugun bagcilari gibi baslik, ne avam muhabbet donmus lan, ne s.kime merak edip actiysam. 60 yasinda dedenin libidosunun agzina vurmasi gibi bir tat birakti yeminle.

  • 24. cevizlibağ'daki haylayf kokusu

    yirmi yılı aşkın süredir kokuyor lan yeni mi aklınıza geldi.

  • 25. zencilerin çirkin olması

    özgür düşünce savunucuları özgür beğeni hakkını kimseye bırakmıyor maaşallah :) güzel gelmeyebilir politik doğruculuk için bu kadar kasmaya ne gerek var zorunluluk mu hissediyorsunuz ne acayip bir hale geldik.

    slav kızların türk kızlarından güzel olduğunu, italyan erkeklerinin türk erkeklerinden yakışıklı olduğunu söylemeye utanmıyoruz, zenci götü ve pipisinin türk götü ve pipisinden daha haşmetli olduğunu söylemekte sıkıntı görmüyoruz, ama zencilere negatif yorumda bulunmak ayıp.

    evet zenciler melezleri dahil etmezsek yüz olarak çirkin insanlar. melezler ise bence en güzel ırk. bu düşünce neden bu kadar rahatsız eder ki. bu ırkçılık ya da orospu çocukluğu falan değil amk beğeni sadece.

  • 26. seks yapmak için söylenen yalanlar

    “iş için il dışına çıkıyorum...”

  • 27. türkiye a milli futbol takımı

    arkadaş, dünya kupası ve avrupa kupasına katılmama gibi bir lüksümüz yok mu bizim? eurovision’da her sene rezil olurduk; sonra çekildik, rahatladık.

    bu elemelerden de çekilsek, en azından milyonlarca liramız boş yere teknik direktörlere, çapsız futbolculara dağıtılmaz.

  • 28. kadir mısıroğlu

    sevilmemesinin tek sebebi iftiracı bir akıl hastası olmasıdır. 1923'te türk tarihinin sona ermesini durduranlardan nefret eden bir saray soytarısıdır. alevilere islam düşmanı diyebilecek nefret topu yalancılar bu düzenbazın baş yalakalarıdır.

  • 29. ahmet kayanın kadınlar ve eşcinselleri aşağılaması

    kesme işareti başlığa sığmadı.
    na buradan görülebilir:

    https://twitter.com/…mglr/status/916575712743653382

    80lerde 90larda avrupa'daki eşcinseller genelde bıyık bırakırdı. bir gazeteci bunu yayında dile getiriyor ve ahmet kaya bunun üzerine şunları söylüyor:

    "40 yıl yağmur yağsa işlemez mermere, sen sen ol güvenme ibneyle berbere"

    eşcinsellere hakaret ederken, bir de ingilizlere laf sokarak ırkçılık yapmış.
    "ingiltere erkeğinin bıyıklı olup olmamasına gerek yok, çünkü ingiltere erkeğinin %99'u ibne zaten."

    kadınları da aşağılamıştır:
    "bıyığımı kesinlikle kesmem; bıyığımı kesersem, (kendime ceza olarak) entari giyip beyoğlu'nu süpürürüm"

    yani, bu ulkede solculuk yaparak para kazanan varos kokenli insanlar, aslinda diger insanlardan pek de farkli degilmis. benzerleri : emrah serbes, burak aksak vs.

    edit: kizi melis kaya soyle bir aciklama yapmis:

    https://www.instagram.com/p/bz9bgs_loxt/

  • 30. yıldırım demirören

    milyar yillik dunyada rte'li akp hukumeti, demiroren'li tff, aziz'li fb, melih'li ankara'ya geldik ya gele gele la!

  • 31. sinema tarihinin en iyi dövüş sahnesi

    ooo oldboy tayfası daha iştirak etmemiş.

    ama haklılar en iyisi bu

  • 32. 30 yaşında bekar kadın

    iki, üç senedir sözlükteki popüler başlıklara pek uğramıyordum. 30 yaşında bekar kadın başlığı aklıma, kadının yaşı olmaz deyişini hatırlatan, kazancakis'in vios kai politia tou alexi zormpa romanında, zorba karakterinin anlattığı kısa bir hikayeyi getirdi.

    -hikaye, sayfalar arasında -karşılıklı konuşma şeklinde- biraz dağınık, karman çorman bir haldeydi. satır aralarındaki kopmalar dahil, titizlikle elden geçirdim:

    köyün birinde, 80 yaşında nine ile karşılıklı pencerede genç bir kız otururmuş. köyün delikanlıları, her cumartesi akşamı aldıkları alkolün de etkisiyle aşka gelip, kulaklarına bir dal fesleğen takıp, kızın camının altında serenat yaparlarmış. işte, her cumartesi akşamı o seksen yaşındaki kadın, delikanlılar kızın camının altına geldiğinde, minderini penceresinin önüne çeker, gizlice aynayı alır ve başında ne kadar saç kalmışsa, onları ha babam tarar dururmuş. delikanlıların kendisine bakıp bakmadığını öğrenmek için çevresine bir kaç kaçamak bakış atıp, delikanlılardan birisi penceresine yaklaştı mı usulca toparlanır, uyur taklidi yaparmış ama ne uykusu, seksen yaşındaki o kadın serenadı beklermiş.

    yine günlerden bir gün her zamanki kalabalık grubun içinden bir genç, yaşlı kadının penceresine yaklaşıp "neden her cumartesi günü dudaklarına ceviz kabuğu sürüp saçını tarıyorsun? ne sanıyorsun yani? serenadı senin için mi yapıyoruz? biz karşı camdaki kızı arzuluyoruz, seni değil ihtiyar!" diyerek kadıncağıza çıkışmış. çıkışmış çıkışmasına ama o genç, bir kadının ne olduğunu ilk kez o gece, orada anlamış. ihtiyar kadının çenesi titreyerek, gözlerinden iki damla yaş akmış. çok değil, iki ay içinde yaşlı kadıncağız ölüm döşeğine düşmüş ve can çekişerek ölmüş.

    hikaye, okuru tekraren bir kadının yaşı, görünümü fark etmeksizin değer görmek, arzulanmak ister düşüncesine sevk ediyor. (30 yaş kısmı, tamam) geriye kalıyor bekarlık. o da zaten bir tercih meselesi. schopenhauer de evliliğe dair kitabında şu satırları yazmamış mı, "evlenmek, haklarınızı yarıya indirmek, görevlerinizi ikiye katlamak demektir."

    edit: imla.

  • 33. fatih terim

    hepimizin geri gelmemesini istediğimiz o türk futbolunda yabancı sınırını kaldırtan da, arda-emre-selçuk-burak kanserlerinden milli takımı temizleyen de kendisiydi. halen gelip bu başlık altında kendisini kötüleyenlerin beyinlerini sikeyim. ne istiyorsunuz lan halen adamdan. düne kadar taptığınız daha kadro kurmaktan aciz, yabancı sınırını geri getirmeye çalışan, onursuz luce çingenesinin yanında milyon kere daha büyük bir teknik direktördür. hiç kimseye kadro kurdurtmaz, takım içinde çeteleşmeye çalışanın gözünün yaşına bakmaz en azından onurlu bir adamdır. nokta!

  • 34. en sevdiği mevsim kış olan insan

    işte bu benim. kış en samimi mevsimdir bana kalırsa. yapış yapış değildir bir kere, ferahtır. kendindendir. umutludur, temizdir.

    hayatıma dönüp baktığımda en güzel anılarım, en büyük iyi ki’lerim, kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissettiğim hemen hemen her şey, kışın serinliğinde bulmuş beni.

    bembeyaz bir manzaraya karşı telaşsız yudumlanan kahve, altını çize çize okuduğun kitabın... sonra adına christmas de, yeni yıl de, o var. dini boyutunu boşver, ne güzel işte hediye al hediye ver. kendinden cömert. kışlık kıyafetlerin güzelliği de ayrı.

    imza: bir kış çocuğu

  • 35. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    (bkz: düşüyo mu böyle)

  • 36. izlanda milli futbol takımı

    futbol dersi veren ülkenin takımıdır anlayana.

    "iyi futbol, iyi futbolcu ile oynanır" derler. doğru.

    iyi futbolcu yetenekli olmak mı zorundadır? hayır.

    iyi futbolcu futbolun temel fundementalini bilen, iyi sporcu olan (bu kavramın içinde iyi fizikten, takım ruhuna ve ego kontrolüne kadar bir dolu erdem var), hocasının istediklerini sahaya yansıtabilen kişidir.

    top tekniğini açın tekrar izleyin izlandalı futbolcuların. hiçbir yetenek gerektirecek tek bir hareket yapmıyorlar. top saklaması lazımsa temel vücut hareketleri ile yapıyor, adam geçmesi lazımsa topu gönderip koşmaya çalışıyorlar.

    temel bir futbol prensipleri var ve bunu uyguluyorlar. hiçbir golleri müthiş estetik yapması zor goller değil. ama iyi çalışılmış bir korner organizasyonundan gol attılar bu akşam.

    hiçbir zaman kupa kaldıramayacaklar. hiçbir zaman rakiplerinin korkulu rüyası da olamayacaklar. çünkü bir messi, bir ronaldo veya lewandowski veya mbappe gibi yetenek + çalışmanın ürünü isimleri yok. ama çalışma ve altyapının eseri bir futbol kültürleri var. işte o da bizim ülkemizde asla olmayacak. türkiye'nin kulüp veya milli farketmez futboldaki tüm başarıları tesadüf eseridir.

  • 37. heyecanımı kaybettim diyen sevgiliye yapılacaklar

    hiçbir şey yapılmaz. çek git ardına bile bakma. telefonundan sil. aklından silmen imkansız biliyorum ama zamanla kapanır açtığı yaralar. vazgeçilmeyecek insanlar var bu hayatta ama senden bu kadar çabuk vazgeçen biri için gözyaşı döküp durma. sevenin kıymetini bil, sevmeyenden uzak dur artık.

  • 38. izmir'de 14 yaşındaki çocuğu polislerin öldürmesi

    hastane tutanaklarında '' çakmak gazından'' öldüğü yazılan 14 yaşındaki yiğitcan camgöz'ün iki polis tarafından dövülerek öldüğü dehşet bir olay.

    ama olayın görüntüleri kameralara yansımış.

    video

    hastane tutanakları

    geniş haber

    özetle; parkta, saat 13.40 sıralarında tek başına oturduğu görülen yiğitcan camgöz’ün bulunduğu yere polis aracı geliyor. bir polisi memuru camgöz’ün yanına gidiyor. camgöz, otururken polis ayakta bir şeyler söylüyor ve birkaç saniye sonra da camgöz’ün boğazına sarılıyor. camgöz ayağa kalkarak polise karşılık verirken, polis memuru camgöz'ü yere atarak vurmaya başlıyor. bu sırada polis aracından inen ikinci polis memuru da vurmaya, tekme atmaya başlıyor. polislerin camgöz’e biber gazı da sıktığı görüntülere yansıyor.

    yiğitcan camgöz yerde hareketsizce yatması üzerine, çöp bidonları yakınında bulunan bazı poşet ve torbaları camgöz’ün yanına bırakan polisler, daha sonra da telefon görüşmeleri yapmaya başlıyor.

    ve bu polisler halen görevlerine devam etmektedir. olay kan dondurucu.

  • 39. first lady için türkçe karşılık önerileri

    15 temmuz şehitleri ilk kadın

  • 40. emre belözoğlu

    valla benim bildiğim emre yenildiği zaman kapıdaki turnikeden , federasyon başkanına, saha komserine kadar herkese ana avrat düz gidecek bir insandır. sırıtmasındansa hırsından önüne gelene küfür etmesini tercih ederim. en azından üzülmüş sinirlenmiş. "sikimde değil " havasındaki adamlardan değil.

  • 41. blade runner 2049

    sakın ama sakın ama sakın gitmeyin, uyarın, milleti yollamayın.. ben hayatımda böyle bir saçmalık ne gördüm ne işittim.. bu sansür öyle bir iki tane çük var diye değil, filmde yaradılış ve tanrılaşma konusu olduğu için o sahneleri kökünden kopartıp atmaya yönelik bir sansür uygulanmış durumda.. kısacası anasını bellemişler. apar topar kalkıp çıktık tabii ki de ve cinemaximum'un yetkilisi ile konuştuk, ve tabi ki adam bu durumun farkında olarak hemen alttan aldı ve durumu anlattı. warner bros’un yolladığı master dcp’ye kültür bakanlığı tarafından saçma sapan editlenip katledilmiş.. ve bu sansürün tam da yaradılış kısmıyla alakalı olan bölümlerde olması da ayrıca dikkatimi çeken bir olay..filmi sinemada sansürlü bir şekilde izleyip ve üstüne gelip film hakkında yorum falan yazmayın lütfen (tr'de izlediyseniz)bizim tek yapabildiğimiz her yere şikayet ve uyarı yazıları yazıp millete haber vermek.

  • 42. plakalarımız hazır 82 kerkük 83 musul

    --- spoiler ---

    fransa hükümet ricalinden biri napolyon’u bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapt etmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca napolyon: – evet, demiş. onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

    --- spoiler ---

  • 43. post apokaliptik filmlerdeki retrofütürizm

    çoğunuzun gayet iyi bildiği terimleri içeren bir cümledir.

    fakat iste maksat espri yapmak olunca, fular esprileri gırla gidiyor. hadi diyelim google'a yazmadık. kelimeyi inceleyelim;

    retro ve futurism. yani retro öğeler içeren gelecek veya alternatif evren tasviridir. bunun fularlılıkla veya havalılıkla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. fakat bazen mesele öyle bir noktaya geliyo ki, otoriter çoğunluğun alaycı davranışlari arasında, ciddi ciddi yazanların entryleri kayboluo gidiyor.

    mesela bir filmde uçan klasik otomobilgörürseniz bu bir çeşit retrofuturism örneğidir. klasik otomobil retrodur, otomobilin uçması da futuristiktir.

    umarım açıklayabilmişimdir.

  • 44. 3 numara saç

    bir kadın olarak bundan iki sene önce yaptığım saç modeli. allah belamı vermişti o dönem, ben de uzun kıvır kıvır saçlarıma kıymıştım. şimdi düşününce iyi ki kıymışım diyorum. üç numara olmasa da kısa saça alıştım, şu an saçlarımı cool buluyorum.

    edit: imla

  • 45. bir sevgilide olması gerekenler

    (bkz: merhamet)

  • 46. furkan bölükbaşı

    öf ne akademisyeni ya. altı üstü doktora öğrencisi, yayınsız, sunumsuz, başarısız. arkasında fetönün desteği olan her gerizekalı beyni sulanmış devlet düşmanı girdi zaten bir yere. bu da onlardan. hak etmediği kurumdaki hak etmediği pozisyonun elinden alınması gerek. in other words, götüne tekmeyi yemesi için geç bile kalındı.

  • 47. oğuzhan özyakup

    herkesin sergen yalçın olmasını arzu ettiği futbolcu.

    yahu bu adam öyle aşırı yetenekli değil. bu adam sadece normal futbolculara göre daha zeki ve çok iyi bir altyapı eğitimine sahip o kadar.

    düzgün işleyen bir sistemde önemli bir parça olabilir (bkz: beşiktaş) ama kaotik milli takımı 30 metreden attığı efsane şutlarla ipten almasını falan beklemek son derece saçma.

  • 48. 30'unu geçip hatay'dan istediğini alamayan insan

    (bkz: hatay beni neden yoruyosun)

  • 49. mehmet topal

    lan bu adamlar seni inatla stoper oynatıyor ve olmuyor, çık ben stoperde oynamam de arkadaş, kariyerim gs'de, valencia'da ve fb'de geçti iyi bir kariyerim var, stoperde sıçıp batırıyorum oynatmayın beni de arkadaş.

  • 50. mircea lucescu

    tff'nin hedef saptırmak amacıyla maşa olarak getirdiği, parayı cukkalayıp bükreş'e dönecek kurt hoca.

    bunakmış da bilmem neymiş. ya anlamıyorum arkadaş lucescu bok, terim kötü, avcı çapsız vs. lan bu adamları takımın başına getirenlerin hiç mi suçu yok? adamlara sözleşmeyi veriyorlar bunlar da geliyorlar.

    bu oyuncuların (arda, caner, burak, gökhan gönül vb.) hiçbir şekilde artık milli takıma çağrılmaması gerekir. tecrübe diye diye kaçıncı turnuvayı kaçırdık. bırakın gençlerle rezil olalım olacaksak. takımında oynamayıp milli takımda işe yarayan tek oyuncu tümer metin. o da istisna işte. yalaka yorumcular bunu söyleyemiyorlar.

    ama bizim arda'nın, emre'nin tecrübesine ihtiyacımız var. ne tecrübesi kardeş? küfür etme, adam dövme, kulübe de oturma tecrübesi mi?