debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. cine5'te 5 dk şifresiz erotik yayın izlemiş nesil

    dahil olduğum nesil. beynimi çapraz kullanmayı öğrenmeme büyük katkısı olmuştur. bir el malafatta, bir el kumandada, bir göz televizyonda, bir göz kapıda. ne günlerdi be. yalnız başlık yanlış. porno değil erotik olacak.

  • 2. 9 ekim 2018 enflasyonla mücadele planı

    (•_•)
    <) )? burası çok önemli
    . / \

    \(•_•)
    . ( (> enflasyon ile mücadele
    . / \

    (•_•)
    <) )> neymiş bu enflasyon ile mücadele
    . / \

    \(•_•)
    . ( (> sürdürülebilir, kurumsal
    . / \

    \(•_•)/
    . ( ) bakın burası çok önemli
    . / \

  • 3. chp'nin izmir'i kaybedecek olması

    chp'ye vermiyorsan git akp'ye ver, ne farkı var'cılara karşı bir atatürk'çüyüm; ama hakkında konuştuğunuz parti akp arkadaşlar.bu parti izmir'i alır, 2 hafta sonra sizin sahillerde inşaatlar başlar, görürüm o zaman sizi.

  • 4. en güzel türkçe soyadı

    soyadı kanunu zamanında türk etnisitesinden olmayan yurttaşlar, türklüklerini kanıtlamak için soyadlarının sonuna, başına yada yalın olarak türk sözcüğünü almayı uygun görmüştür.

    bugün karşılaştığınız öztürk, yılmaztürk vb türevlerdeki soyadları bu düşüncenin ürünleridir. bu tür soyadlarına sahip kişilerin kökünü araştırırsanın etnik olarak türk olmadıklarını görebilirsiniz.

  • 5. bluetooth kulaklık

    son 1 aydır heves ettiğim ama sonunda beni "kabloludan başkası yalanmış" noktasına getiren sözde hayat kolaylaştırıcı ama gerçekte baş belası... önce ucuzuna kaçtım teknosa'dan preo marka olanını aldım... 1 haftada 2 kere değişime gitmek zorunda kaldım çünkü kutu üzerinde "5 saate kadar müzik keyfi" yazarken kendisi aralıksız dinlemede 1,5 saati aşamıyordu... evden çıkıp metroya binip kızılay'a gidiyordum, iki mağaza baktığımda "bluk bluk" diye ötüp bitiyordu baş belası... dur dur hemen vurma sevgili ekşici, evet ben de öyle dedim zaten... "acaba ben ucuzcu bir cimri olduğum için mi geldi bunlar başıma" derken dünyanın en iyi ilk 3 markası içinde olan hatta belki en iyisi olan jbl kulaklıklara yöneldim... ama bu sefer önce güzel bir araştırma yapmak istedim gel gör ki bu dandik preo'da yaşadığım tüm sorunlarla ilgili tüm şikayetleri internette okudum... sony, philips, jbl filan hikaye... preo'da birkaç hafta veya ay içinde baş gösteren şeyler en iyi markalarda 1 senede filan baş gösteriyordu, tek fark buydu...
    interneti aç ve kullanıcı yorumlarını oku bakalım...

    şarj olmuyor, şarjı çok az gidiyor, ikide bir müzik kesiliyor, bluetooth'u görmüyor vs vs... uzar gider bu liste... garanti kapsamında olduğu halde firma veya mağaza terörüne uğrayanlar, umudu kesip "şikayet var" sitesinde ağıt yakanlar, zılgıt çekenler filan gırla baktım ki... bir kulaklığa 300 ile 1000 lira arası para verip dert sahibi olmuşları da görünce iyice tiksindim kendisinden... kısacası dertsiz başına dert almak isteyenler için kusursuz bir teknoloji bu bluetooth kulaklık... dileyen alsın uğraşsın... ben sonunda jbl'in kablolu olanından bir tane aldım ve şu an yatağımda okşayarak "seni bir daha hiç bırakmayacağım, değerini çok iyi anladım canıms" diyerek okşuyorum kendisini... teknoloji çok güzel, nimetlerinden faydalanmak zevkli ama gel gör ki bu bluetooth kulaklık siki hiç de öyle bir şey değil... telefonla konuşmak için olabilir ama asla uzun süreli müzik için uygun bir teknoloji değil...

  • 6. bekar yazarları evlendiriyoruz kampanyası

    adım garavel bul beni.

  • 7. tek çocuk mu iki çocuk mu sorunsalı

    8 yaşına kadar tek çocuk olarak yaşayan oğluma, düşünüp, ölçüp biçip kardeş yapmaya karar verdik. doğa sürprizini ikiz vererek yaptı. olsun 3 de tek sayı değil mi!

  • 8. ayrılığı anlatan en güzel söz

    onun gülerek çektirdiği fotoğraflara ağlayarak bakmak.

  • 9. cemal kaşıkçı'nın konsoloslukta öldürülmesi

    şimdiye kadar ortaya çıkan bilgiler ışığında kendi yorumumla birlikte olayı aşağıda özetledim.

    cemal kaşıkçı’nın, türk vatandaşı hatice cengiz isimli nişanlısıyla evlenebilmesi için suudi makamlarından, türk makamlarına sunmak üzere halihazırdaki medeni durumunu gösteren resmi bir evrak alması gerekiyor. kaşıkçı biraz tedirgin bir şekilde 28 eylül cuma günü suudi arabistan’ın istanbul başkonsolosluğuna gidiyor. bir süredir suudi veliaht prensi muhammed bin selman'a karşı muhalif görüşlerini dillendiren kaşıkçı’yı karşılarında görev konsolosluk görevlileri süre kazanmak ve bu arada riyad’a danışmak için 4 gün sonrasına yani 2 ekim salı günü için kaşıkçı’ya yeni bir randevu veriyorlar. durumu başkente bildirdiklerinde ise konu prens selman’a iletiliyor. uzun süredir aradığı fırsatın ayağına geldiğini düşünen selman, kaşıkçı’nın ölüm fetvasını veriyor ve hemen hazırlıklara başlanılmasını emrediyor.

    öte yandan, kendisine yeni bir randevu tarihi verilen kaşıkçı öncesinde bu durumdan biraz şüpheleniyor ve nişanlısına başına bir iş gelebileceğini, kendisinden haber alınamaması halinde kimleri araması gerektiğini söylüyor. ancak, ilk randevuda başına bir iş gelmemesinin de verdiği rahatlıkla randevu günü nişanlısıyla beraber tekrar konsolosluğa gidiyor. bu sırada prensin talimatıyla 4 gün boyunca operasyona hazırlanan suudiler olay günü 2 özel uçakla istanbula çıkarma yapıyorlar. uçaklarda 15 kişilik özel eğitimli suikast timi var. suikast timi kaşıkçı’nın konsolosluğa gelmesinden önce konsoloslukta pusuya yatıp bekliyor. kaşıkçının randevu saati geldiğinde konsolosluğun güvenlik kameraları kapatılıyor. başına geleceklerden habersiz olan kaşıkçı evrağını almak üzere ilgili görevlinin odasına giriyor. odada bekleyen suikastçiler kaşıkçı'nın kafasına poşet geçirip zehir enjekte ederek öldürüyorlar.

    hemen ardından, önceden hazırlanmış profesyonel ekipman ile etrafta iz bırakmayacak şekilde cesedini parçalara ayırıyorlar. 15 parçaya bölünen kaşıkçı’nın cesedi olayda kullanılan delil oluşturabilecek ekipmanla birlikte suikastçi grubun diplomatik çantalarına konuluyor. her bir çantaya yaklaşık 6 kiloluk bir ceset parçası düşüyor. diplomatik pasaportlara sahip suikastçi tim vakit kaybetmeden konsolosluk bahçesinde bulunan diplomatik plakalı araçlarla havalimanında kendilerini bekleyen özel uçaklara doğru yola çıkıyor. havalimanında diplomatik çantaların x-ray’den geçirilmesi veya açılması sözkonusu olmadığı için herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadan uçaklarına biniyorlar.

    kaşıkçı’nın 15 parçaya bölünen cesedinin bulunduğu uçaklar türk hava sahasından çıkıyor. aynı saatlerde konsolosluk önünde uzun süredir bekleyen ve iyice şüphelenen kaşıkçı’nın nişanlısı olanlardan habersiz bir şekilde kaşıkçı'nın vermiş olduğunu numaraları aramaya başlıyor.

    ................................
    edit: yukarıda bahsedilen suudi uçakları hz-sk1 ve hz-sk2 kuyruk numaralı uçaklar.

    ................................
    edit2: olaya dair bazı soruları da yanıtlamak istiyorum.

    suudiler kaşıkçı’yı basit bir suikastle ortadan kaldırmak varken neden böyle riskli bir eyleme giriştiler?

    yanıt; cinayet diplomat alandan çıkmadan işlenerek yakalanma riski minimuma indirildi. konsoloslukta parçalanan ceset diplomatik çantalara konulmuş, diplomatik plakalı araçlarla taşınmış ve suudi tescilli uçağa yüklenmiş. bir nevi suçun unsurları ve suçlular türk toprağına hiç girmemiş gibi oluyor. gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılan soğuk dalga yöntemi gibi diplomatik dalga ile nakliye yapılıyor. bu gibi durumlarda ancak suçüstü halinde müdahale edilebiliyor.

    cemal kaşıkçı türk vatandaşı mı? değil ise adı-soyadı niye türkçe?

    yanıt; kaşıkçı abd’de oturumu olan bir suudi vatandaşı. türk vatandaşı değil ama etnik olarak türk. ailesi uzun yıllar önce kayseri’den suudi arabistan’a göç etmiş. kaşıkçı, ünlü suudi silah tüccarı milyarder adnan kaşıkçı’nın da akrabası. adı-soyad ımeselesine gelelim. resmi adı jamal khashoggi. yani cemal kaşıkçı türkiye’de bilinen adı, resmi adı değil.

    suudiler basit bir gazeteci için niye böyle bir eyleme girişiyor?

    yanıt; kaşıkçı basit bir gazeteci değil. 1987 yılında sovyet birliğine karşı mücadele yürüten ve henüz abd’nin gözünde kötü adam olmayan usame bin ladin’le ropörtaj gerçekleştiriyor. ladin’le ilişkisi izleyen yıllarda da devam ediyor. kaşıkçı, 1995 yılında bu kez sudan’da kendine üs kuran ladin’le tekrar görüşüyor. kaşıkçı, afganistan, cezayir, kuveyt, sudan gibi ortadoğu’da birçok ülkede muhabir olarak çalışıyor. kaşıkçı’nın bu dönemde başta suudi ve abd olmak üzere birçok ülkenin istihbaratlarıyla da yakın temasları var. yani kaşıkçı sıradan bir gazeteci değil, kaşıkçı’nın karanlıkta kalan yönleri de var.

    prens selman olayın ortaya çıkmasından hiç çekinmiyor mu, olayın olumsuz sonuçları olacağını düşünmüyor mu?

    yanıt; çekinmek bir tarafa, selman olayın duyulmasında yarar sağlayacağını bile düşünmüş olabilir. selman, uluslararası alanda olaya dahiliyetlerini reddedecek ve ortada kesin kanıt olmadığı için suçlanamayacak. öte yandan, başta suudi arabistan’daki muhalifleri olmak üzere, bütün dünyada kendisini eleştiren vatandaşlarına bu tavırlarını devam ettirmeleri halinde başlarına ne geleceğini göstermiş oluyor.

    adam madem muhalif, canından endişe ediyor, niye suudi konsolosluğuna gidiyor? hem de dört gün içinde iki kere...

    yanıt; açıkçası bu hususu ben de tam olarak anlamadım. imam nikahıyla kolaylıkla yapabilecekleri bir işlemi resmiyete dökmek için niye böyle bir riske girilir ki. kimseyi peşinen suçlamak istemiyorum ancak, bu durumda galiba kendisinden yaşça oldukça genç olan doktara öğrencisi nişanlısının ısrarları devreye giriyor. kaşıkçı’nın hatırı sayılıır bir malvarlığı var. 59 yaşında ve en fazla 15-20 yıllık bir ömrü kalmış. miras öldüğünde kime kalacak? evet, resmi kayıtlardaki eşine.

  • 10. yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler

    insanların kaprisi, bencilliği.

  • 11. kadınlar tipe mi paraya mı zekaya mı önem verir

    kadınlar adı verilen bu uzaylı ırkının ne yapacağı hiç belli olmaz. bunlar bazen paraya, bazen tipe, bazen de zekaya bakabilecekleri gibi bazen de kütle spektrometrisine bakarlar. rot balansa baktıkları da vakidir. son olarak da öyle bir cinsi vardır ki, tulumbaya bakar. evet evet, tulumba tatlısı yapma becerisine göre eş seçenleri mevcuttur, bunlar ekseriyetle göçmenleri tercih eder. önce laf mı diye lafa sonra adam mıymış diye söyleyene bakanlar olduğu da söyleniyor, ben öyle duydum.

    çok garip, çok acayip, yaradılışın esrarı. biz erkeklere de işte bu bilinmezlik denizinde harita ve pusula olmaksızın yol almak, serengeti düzlüklerinde bu amansız hayatta kalma mücadelesini sürdürmek kalıyor.

  • 12. 7 ekim 2018 nasa'nın buzul çağı uyarısı

    (bkz: buzul çağı görmüş efsane nesil)

  • 13. ben seninle zeytin ekmek bile yerim diyen kız

    beklentileri olan kızdır. seninle aç bile kalırım diyen kızlar eklesin.

  • 14. 7 ekim 2018 konyaspor beşiktaş maçı

    şımarık bi karaktersiz buraya gelmiş,bi insanın baba mesleği üzerinden küçümseme yapmaya çalışmış tıpkı “2 ekmek 1 süt” pankartını açan şerefsizler gibi. ulan insanlıktan nasibini almamış adi herif kapıcı çocukları becersin seni .

  • 15. en son gerçekten mutlu hissedilen an

    iş görüşmesinde bizim için olumlu dedikleri an. aylar sonra rahatça nefes aldım. biraz da olsa rahatlayacağımı, tekrardan işe yarar bir birey olacağımı düşündüm. gerçi sonradan vazgeçtiler ama olsun, bir kaç saat baya mutlu dolandım.

  • 16. en tahrik edici erkek parfümü

    geçen yine kadınların yazması gereken başlığa yazıyorum. beyler hangi parfümü kullandığınızı merak etmiyor başlık. he kendi kendinize tahrik oluyorsanız sözlerimi geri alıyorum.

  • 17. ankara'da balık yemek

    türkiye'de balığın en çeşitlisini ve en tazesini bulacağın en net yer ankara dır. toplamda binlerce bürokrat, milletvekili, konsolos, yerli ve yabancı yatırımcı, devletin tüm çatı yapısı senin gibi tavuk dönerin son lokmasıyla ayranı denk getirmeye çalıştığın yerlere gitmiyor.

  • 18. celal şengör

    “yarın akşam” diye son dakikada mı söylenir sözlüğe geleceği.

    bu adama ciddiye alıp cevap vereceği bir soru sormaya hazırlanmak 2 gün sürer..

  • 19. senet ile ev satın almak

    saadet zinciridir.

    ama zincirin saadeti müteahhitte kalır, ucu size girer.

    bu ülkede müteahhit eline senet verenin aklından şüphe ederim ben arkadaş. o senet nereleri dolaşır amk. iki yıl geçmeden bir tefeciyle kazan-kazan ilişkisine girer, orgazm sigarası içirtirsiniz adama.

  • 20. aylık mutfak masrafının 3 bin tl olması

    zoge: sabahtan beri attıkları mesajlarla beni hesap bilmemekle, kazıklanmakla suçlayan arkadaşlar bitmiyor (bu arada hiç hesaplamadıysam bugüne kadar birkaç milyon kişinin yediğini hesaplamışımdır). dilerim açlıktan hepimiz ölürüz; zira bu kadar salak bir toplumun harcadığı oksijene yazık.. adam "açlık sınırı 1700, sen 3000 e kazıklanıyorsun" dedi ya ! başkaca sözüm yoktur ahali..

    arkadaşa manyak diyenlere sesleniyorum ; abartmadan bir öğün yemeği kişi basi maliyeti 6-7 tl dir. aile 4 kişilikmiş o halde; 7tl x 4 = 28 tl yapar.

    insanlar olarak günde 3 öğün yemek yediğimizden o da 28tl x 3 = 84tl yapar.

    inanmayacaksınız ama bir ay tam tamına 30 gün !!
    ve 84tl x 30 = 2.520tl yapar..

    şimdi diyececeksiniz ki 480tl ??
    e misafiri var, kuruyemişi var, meyvesi var, çayı kahvesi var.. var da var arkadaş.

    ha her öğün makarna yiyelim derseniz o zaman yanlış hesaptır..

  • 21. czn burak

    yavşak sırıtışını görünce kafa göz dalma isteği yaratan aşçı.

  • 22. 7 ekim 2018 başakşehir'in verilmeyen golü

    yan hakem pozisyonun ofsayt olmadığını çok net görüyor. gol olmazsa bayrağı kaldırmayacak. ama gol olduğu an bayrağı kaldırıyor.

    (bkz: tc bitmiş)

  • 23. ekmek üreticileri derneğinin zam isyanı

    (bkz: burası karışacak vaziyet alın)
    bugün bir fırının önünden geçerken cama asılı olan afişleri görmemle haberdar olduğum isyan. fotoğrafları çekerken fırıncı da beni gördü ve çek abi iyi çek dedi.

    özetle: "una, elektriğe, doğal gaza bir sürü zam gelmişken vali bey* niye bizden 2015 fiyatlarıyla satış yapmamızı istiyor; bize gelince şahin kesiliyor da un, elektrik ve doğal gaz tedarikçilerine niye güvercin oluyor ?" diye sormuşlar.
    işte o afişler:
    foto 1
    foto 2

  • 24. türkiye'de yaşlıların bilgelikten uzak olması

    kendilerine bedavadan saygı duyulduğundandır. saygı duyulması için çaba harcamadıklarından bilgelik ile yaşlıları yan yana düşünmek gülünç bir durumdur. halbuki saygı bedava olmamalıdır.

    dahil olduğu her muhabbette ağzından cahillik akar, korkaklık fışkırır, hamasetle hareket eder, lüzumsuz bir üstünlük taslar. ne kadar boş oldukları iki konuşulunca anlaşılır. gençleri eleştirir, mal mal ona buna laf sokar. devletin verdiği emekli maaşı insanca yaşasın diyedir. ama o, verilen bu parayı biriktirir, öğrencilere destek olmaz, sürekli maaşının ne kadar az olduğundan dem vurur. rezildir, suratlarından tek anlaşılan şey içten fikirli, kalbi bozuk olduklarıdır. otobüsteki dangalak yaşlılar ayrı mevzudur. çoğu yaşlı böyledir, istisnalar başka. çoluğuna çocuğuna harcayanları vardır, bunlar da mesela yaşadıkları apartmanın giderleri için belirlenen aidatı vermemek için bin takla atarlar.

  • 25. ayda 20 bin tl kazanılabilecek işler

    ayın karanlık tarafında disko açmak.

    başlığın amacının ve ilk entrydeki espriyi kimsenin anlamaması da ayrıca irdelenmeli.

  • 26. her ambulansta bir türbanlı bulundurma zorunluluğu

    ben cevrilmeyeyim diye bi kere turban takmistim polis beni cevirdi. nereden anladi hic anlamadim.

  • 27. fenerbahçe'nin futbol stiline isim önerileri

    vurdurmaçlı siktirgeç.

  • 28. yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

    eski defterleri acip sorgulamaya baslamak ve icinden cikamamak. venus retrosuymus bunun sebebi. gezegenlerin duragan ya da dunyaya gorece yavas hareketlerinin benim duygu durumumla alakasi ne bilmiyorum ama eger oyleyse (bkz: fuck venus)

  • 29. tüm boş beleş insanların öğretmen olması

    ailesinin tamamına yakını öğretmen biri olarak maalesef katıldığım önermedir.
    kapasiteleri olmadığından değil ama öğretmen oldukları anda kendini geliştirme olayını bitirip hayatlarını rutine bağlıyorlar.

  • 30. yazarların ilişki durumlarını anlatan cümle

    sevgili koltuğu olan bir salonda çift kişilik bilet aldım. filmi sevgili koltuğuna yatarak izledim.

  • 31. 8 ekim 2018 teknosa rezaleti

    bunun adı gasp ve hırsızlıktır. stoğunda yoksa nasıl fatura kestin, fatura kestiysen nasıl ürünü vermezsin?

    gitsinler mahkemeye, anasını ağlatsınlar.

    barbaros şansal ne haklı bir adammış be. ülkenin her köşesinden bok akıyor.

  • 32. mete kalkavan'ın bjk maçındakı penaltı tepkisi

    yemin ediyorum şu sosyal medya yüzünden futboldan iyice soğudum. beşiktaşlılar kaçan penaltıya kızıyor diyor orada daha penaltı kullanılmamış. galatasaraylılar penaltı oldu diye kızıyor diyor karar verileli 1 dk geçmiş. tepki için geç değil mi?

    adamın önündeki görüntünün götü başı oynuyor muhtemelen ona kızıyor ama lanet olsun lan. bu kadar komplo bu kadar saçma algı bu kadar art niyet olmaz. var'ın da amına koyayım. bugün var bok gibi diye entry girmiştim ama süper de olsa bir sikim değişmeyecek belli ki.