debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi 14.12.2015

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. nusret mayın gemisine binen evliyalar

    (bkz: kaptan burdan 1 tam 1 evliya)

  • 2. abd'nin suriyeli bilim adamını türkiye'den alması

    bu adamın hikayesi suriyeli ailelerin çektikleri zorluklar hakkında yapılmış röportaj serisinin sadece biriydi. röportajlarda bütün suriyeliler çektikleri sıkıntılardan ve gördükleri muameleden de bahsediyorlardı. bu adamın hikayesi tutunca başkan obama bu adamı ve ailesini abd'ye aldığını sosyal medyadan duyurdu.

    türkiye gibi milyonlarca suriyeliyi ülkeye doldurur ve hepsini sefil koşullarda yaşamaya mahkum edersen işte hem ülkene aldığın suriyelilere yaranamazsın, hem kendi vatandaşının tepkisini alırsın, hem de ülke dışında eleştirilirsin. ama başkan obama aradan bir tane cımbızla çekince insanlık yapmış olur. ingiltere 50bin mülteciyi 5 senelik bir süreçte gıda/barınma sorununu çözecek şekilde alacağını duyurduğunda insanlık yapmış olur. sen 3 milyon suriyeli ülkene gelişigüzel doldurarak türkiye'nin demografik haritasını değiştirirsin ama ne suriyeli'lere ne kendi ülkenin vatandaşına ne de dünyaya yaranamazsın. stratejik derinliğiniz için tebrikler.

  • 3. süper lig'de olmasını istemediğiniz takımlar

    kasımpaşa, osmanlıspor, başakşehir'dir.
    (bkz: kralın takımları)

    yerlerine de karşıyaka, kocaelispor ve adanademirspor gelmeli.

  • 4. sputniknews.com'daki efsane tartışma

    sen sus açıköğretimli kısmı harbiden yaran yorumlar kategorisine girer.

  • 5. 14 aralık 2015 öğretmenlerin cizre'yi terk etmesi

    öğretmenlerini kurtaran (!) aynı devletin sağlık bakanı bugün doğuda sokağa çıkma yasağı olan yerlerde sağlık çalışanlarının 24 saatlik nöbetler yerine 7 günlük bina içinden çıkılamayacak nöbetler tutacağını söyledi. hani birileri soruyordu ya doğuda ne oluyor diye? savaş var kardeş savaş; ama adamlar olağanüstü hal durumu bile vermiyor 7 günlük nöbeti rutin bir uygulamaymış gibi anlatıyor bunu yapan da müsteşar sekreter falan değil direkt bakan . sözlükte dayağı hak eden doktor , doktor maaşı ,öğretmen maaşı, öğretmenlerin uzun tatili vs vs diye başlık açanları bu dönemde doğu'ya bekliyorum ben kendi adıma. pusu kurulmuş köy yollarından geçip okulda ders, hastaneden çıkmadan da 7 gün boyunca gündüz gece demeden kliniklerde iş başı yapsınlar .

  • 6. rusya'nın türk gemisine ateş açması

    (bkz: ruslarin biraz sey olmasi)

    balikci teknesine ates acmislar. bak hele ya. yemin ediyorum zerre akil yok. petrol, dogalgaz olmasa acliktan ölür bunlar.

    edit: senin o kadar edebiyat bilim tarihin olsun gel bu hallere düs. al iste ihracat kalemlerine bak. %80 yer alti kaynagi. sarisin arap bunlar. gogol mezarinda takla atiyor:
    https://upload.wikimedia.org/…ia_export_treemap.png

    edit: tamam lan iste, balikci teknesine uyari olsun diye ates acmislar. ilk verilen linkte iki cümle vardi balikci gemisine ates acildi diye. ama en nihayetinde bu rus ibibiklerin petrol olmasa ac kalacaklarini belirtme firsatini kaciramazdim. rus sevici hendekci komunistlerin zoruna gidiyor tabi. tamam tamam okumadan entry yaziyoruz falan.

    edit: lan bu bu eksicilerdeki laubali entry'i üc kurusluk bilgiyle yerin dibine sokma arzusunu anlamiyorum. rusya'yi savunuyor. iki gün önce omuzda füzeyle bogazlardan gecen babamdi sanki amk. ruslarin son birkac on yildir sarisin arap haline geldigini görmemek icin andaval olmak yeterli. tamam cok seviyor olabilirsin, anliyorum. ama yilda en az 500 milyar dolar petrol ve dogalgaz gelirini bana ver, 10 kere marsa gider gelirdim simdiye. paraya bak, paraya. bir de mendeleyev'lere girmis haspam. ulan ben de aynisini diyorum iste. güzelim memleketi, üretken memleketi, o edebiyat zengiligini ne hale getirdiler. diktator sevicilik, güce tapicilik falan böyle birsey olsa gerek. why nations fail diye bir kitap var al oku bak, ayni naneyi bin tane örnekle aciklamis. hayir sanirsin adam oturmus rus bir akademisyenle konusmus oradaki durumu, diktatör ortamini da gelmis burada rusya öyle böyle diye ayar veriyor. göt korkusundan ikinci dünya savasinda milyonlari kanirtarak bir zahmet atom bombasi yaptilar allahtan. aferin ibibik.

    hayir yani, hala "önce kendi ülkene bak" diyor. ulan cok hastasi olsam kendi ülkemde kalirdim zaten, dangalak.

  • 7. 13 aralık 2015 fenerbahçe medipol başakşehir maçı

    nani'nin şutunda rvp'nin kafasını eğerek golcülüğünü konuşturduğu maç. amk rvp, seninle ilgili nasıl teselli bulacağımı şaşırdım artık. nerdesin amk uçan hollandalı? lpg'li hollandalı'ya döndün iyice.

  • 8. kadıköy sokaklarında amaçsızca tek başına dolanmak

    ben bir gece yaptım bunu, aslında pek amaçsız da değildim. içmiyor olmama rağmen bir arkadaşıma bira almaya çıkmıştım, herif ayakta duramayacak halde olduğu için öyle göndermek istemedim. ulan ne süper bir insanım ben böyle ya. bir süre sonra yolumu kaybedince amaçsız yürümeye başladım.

    asıl mevzuya gelirsek; o güne kadar sokakta gördüğüm at hırsızı tipli heriflere bakmadan geçmeyi tercih ederdim. sanki bakarsam bir olay çıkacak da durduk yere uğraşacakmışım gibi bir düşüncem vardı. o gece biraz sinirliydim, kadıköy'deki tüm at hırsızı kılıklı adamlara ters ters baktım, tam karşımdan gelenlerin üstüne doğru yürüdüm şeridimi değiştirmedim yani. sonuçta kimse bana bulaşmadı, onlar yollarını değiştirdi. "vay be demek böyle yapınca daha güvende oluyor insan" diye düşünmüştüm en başta ama sonradan anladım ki ben kadıköy'deki en büyük at hırsızı tipliden daha at hırsızı tipliyim sanırım.

    teşekkürler türkiye.

  • 9. japon uzmanların tanrının varlığını kanıtlaması

    artık yobazlarımızın bile çağ atladığını gösteren olay. eskiden allah diyen tavuk , allah diyen domates diye allah'ın varlığını kanıtlamaya çalışırken , artık allah diyen atoma evrilmişler.

  • 10. çöp bulamayınca çöpü elinde taşıyan insanlar

    nadir insanlardır bulursanız alnından öpün.

  • 11. sokak ortasında karısını ve bebeğini döven adam

    sokak ortasında karısını döven adamın bir level daha üst hali.

    ahlaksız şerefsiz hem bebeği arabadan düşürüyor, hem de çocuğunu kucağına alan kadını ve bebeğini darp ediyor.

    https://www.youtube.com/…nqnmtcvsw&feature=youtu.be

    sokak ortasında bunu yapan kapalı kapılar ardında ne yapıyordur acaba.

    peder bey almanya'dayken karşılaştığı bir olayı anlatmıştı. orada yaşayan bir türk ailede, baba 9-10 yaşlarındaki kız çocuğuna tokat atmış sinirlenip. çocuk da gidip polise sığınmış nasıl akıl ettiyse. belki de okulda öğretiyorlardır böyle bir şey olursa devlete sığının diye orasını bilmiyorum. tam 3 sene çocuğu ailesine hiç göstermemişler. diğer çocukları da ellerinden alma tehlikesi olmuş hatta. adamlar yıllarca uğraştı çocuklarını tekrar görmek için.

    bizim ülkede "canım tehlikede bu adam beni öldürecek" diye kadınlar karakola başvuruyor da, "olay olmadan bir şey yapamayız" cevabı alıyor.

    sonra neden avrupa öyle neden biz böyleyiz. allah belasını versin böyle kültürün böyle medeniyetin.

  • 12. 14 aralık 2015 cizre operasyonu

    diren türk polisi, askeri ve masum yerel halk. ilerde elbet bu soysuzluklari tarih yazacak.

  • 13. 14 aralık 2015 beşiktaş galatasaray maçı

    sonuç ne olur bilmem de emin olduğum tek şey futbolcular maçtan sonra bentley'lerine atlayıp eve döndükten sonra 200 küsür bin dolarlık aylık maaşlarının, maç başı primlerinin yatıp yatmadığını kontrol etmek için internete bağlanacakken, ekşiciler ise belediye otobüslerine merkepler gibi sıkıştırılıp eve döndükten sonra birbirlerine ana avrat küfürler etmek için internete bağlanacak. herşey değişir, bu döngü değişmez. böyle mal geldik, mal gideriz.

  • 14. evde yalnız uyurken salondaki lambanın açılması

    dün gece başıma gelen hadise.

    rasyonel bir insan olduğum için soğukkanlılıkla ihtimalleri düşünmeye başladım.

    - herhangi bir misafir beklemiyor olsam da ailemden biri gelmiş olabilirdi.
    - ışığı açık unutmuş olmama rağmen yeni açılmış gibi algılayabilirdim.
    - acemi bir hırsız girmiş olabilirdi.

    elime parfüm şişesini alıp hafifçe salona doğru yürüdüm. floresan titreyip duruyordu. baktım pencerenin önünde pelerinli 5-6 yaşlarında bi kız çocuğu. saçları hafiften yüzüne düşmüş. yüzü bembeyaz. kapkara gözlerini bana dikmiş. elinde gözleri oyulmuş bir oyuncak bebek var.

    korkudan titreyerek yaklaştım. karşısında çömeldim. usulca yaklaşarak "merhaba küçük kız, nasıl geldin buraya, annen nerde" diyecektim ki bi anda cesaret geldi, omuzlarından tutup kafayı gömdüm. burnunu tutup yerden doğrularak kalktı, üzerine doğru bi hışımla uçan tekmeyi salladım. ağzını yüzünü dağıttım. koydum kapının önüne.

    ne lan öyle asırlardır aynı yöntemle milleti korkutmalar. burdan ruhlar alemine sesleniyorum. tamam, iletişim kurmaya çalışıyorsunuz, bi derdiniz var belli ama biraz güncelleyin oğlum kendinizi. yeni yöntemler bulun. öyle tuvalet penceresinden bakmalar, koridor ışığını kapatınca oturma odasına kadar kovalamalar, üst katta misket oynamacalar, geceleri pencereden belirmeler, ahtapot gibi yatağın altından kolu uzatıp açıkta kalan ayağa dokunmalar, gecenin en sessiz anında kulağa isim fısıldamalar, gecenin üçünde kırmızı görmüş boğa gibi ayağı halıya sürtmeler.

    evet bunları yaptınız. ama modası geçti. yeni yöntemler bulmanız gerek.

  • 15. fransız itfaiyecilerin inanılmaz seksi oluşu

    (bkz: arkadaş yanıyor 110'u arayın)

  • 16. en büyük hedefi kpss olan insan

    kpss ile sadece düz memurluklara atanıldığını sanan insanın küçümsediği insan. ayrıca, a grubu yani kariyer memurluğu dediğimiz kadroları hedefleyen insanlar için kpss sadece ön eleme sınavıdır. kurum sınavlarına açılan kapıdır. yani, hedef kpss değil, kurum sınavıdır.

    ceo kardeşlerim kusura bakmasın ama durum böyle.

  • 17. adana'da silahla rakı festivali basan çomarlar

    amina kodugumun salaginin birisi de gelmis lafi dis guclerin ajanlarina baglamis. bak bak bak..

    mossadmis. amina soktugumun salagi, mossad gelecek senin raki gununu bastiracak, ordan toplumsal olay yaratip tayyipi mi indiriecek?

    beynini siktigimin davari bir de cok akilli analiz yapmis gibi ovunmus. dunyanin gizli sirrini cozdun amina kodugumun embesili. aferin sana.

    satilik orospu cocugu diye senin gibi beyinsiz comarlara deniyor amin evladi. he mossad he. kgb, fsb, cia, gargamel, joker, magneto hepsi ulkenin huzurunu kacirmak icin el ele vermis. soktugumun davarina bak arkadas ya. pes.

  • 18. sevgilinin ilk kez görüldüğü an

    asistan olarak başladığım klinikte ilk iş günüm, sabah saat 8 sularıdır. günaydın dedim, işe yeni başlayan, henüz kimseyi tanımayan ama tanışmak isteyen hevesli kız olarak, sadece soğuk bir günaydın dedi. ne asık suratlı nemrut bir adam dedim içimden.
    büyük konuşmamak lazım demekki, kocam oldu sonra.

  • 19. yakında iyi cerrahın kalmayacağı gerçeği

    sonumuzu getirebilecek olan gerçektir. tıp fakültelerindeki düşüş herkesin dikkatini çekmiştir. artık ona diyecek bir şey yok. sınavların büyük ölçüde başarıyı belirlediğine inanırım. ve gördüğüm şey şu; tus'a giren başarılı öğrencilerin hepsi 5 ve 6. sınıfta çektikleri eziyetleri göz önünde bulundurarak çok yüksek puanlar almalarına rağmen dermotoloji, biyokimya ve göz gibi "temiz" alanlara kayıyor. kendilerince haklılar elbet. sonuç olarak da insan sağlığının hayati önem taşıdığı bölümlere daha başarısız olanlar kalıyor. ileriye yönelik düşündüğümüzde çıkan sivilcemiz ya da egzamamız için çok iyi görünen bu durum bir trafik kazası geçirdiğimizde götümüzde patlayacak gibi duruyor. sevgili başarılı tıp öğrencileri biliyorum işiniz çok zor, hele ki potansiyel doktor katilleri aramızdayken. ama bu ülkenin sağlığı sizlere emanet. lütfen seçiminizi iyi yapın.

    edit: saldıracak olanlara karşı edit; şahsi görüşümdür.

    edit 2: şimdi deri hastalıklarının da ölümcül olduğu durumları söyleyecek olanlarlarınızn vardır, ama ne demek istediğimin yeterince açık olduğunu düşünüyorum.

    edit 3: tıp öğrencisi ya da doktor olduğunu düşündüğüm yazarların entrylerini okuyunca cerrahlığın el yeteneği de gerektirdiğini göz önünde bulundurmadığımı fark ettim. öncelikle teşekkür ederim. ancak dediğim gibi sınavların genel olarak iyi bir eleme aracı olduğunu düşünüyorum. istisnalar dışında sınavda başarılı olmak o sınava çalışmanız gerektiğinin farkında olabilecek kadar zeki olduğunuzu gösterir. bundan yaklaşık 10 yıl önce girdiğim öss'de tıpa sadece ilk 2000'den öğrenci girebiliyordu. bu da tartışılması gereken ayrı bir nokta.

    kabullenmesi zor olsa da sağlık elden geldiğince mükemmeliyet gerektirir.

    not: doktor değilim. ilk 2000'de hiç olmadım. doktorluk öyle içimde kalan bir meslek de değil.

    edit 4: bu durumun nedeni olarak sınavda başarılı olanların "temiz" alanlara yöneldiğini, bunun da nedenlerini az çok açıkladığımı düşünüyorum.

  • 20. simon kjaer

    reis başakşehir maçında geleni gideni fırçaladı. adam defansı o kadar çok sahiplenmiş ki duran toplarda herkesi yerine diziyor, defansta hatalı pas olduğunda bağırıp çağırıyor çok ilginç.

  • 21. izmir buca'da yaşayan seks delisi bayanlar

  • 22. yıl olmuş 2016 hala el freni çekiyor olmak

    biz golf'te el freni çekmiyoruz, parmak freni var...

    tok parmak sesi çıkıyor çekince..

    özetle beyler bu sözlüğün favori arabası golf kullanmayanların sorunudur*

  • 23. imajinatif tümellemin impulslarının eklektisizmi

    (bkz: fuları göndere çekmek)

  • 24. tecavüz

    erkek: merhaba, bir gasp ihbarında bulunmak istiyorum.
    memur: gasp mı? olay nerede yaşandı?
    erkek: 21. sokak ve dundritch caddesinin arasında yürüyordum. bir adam aniden silahını çekerek, bana tüm paramı ona vermemi söyledi.
    memur: ve siz de verdiniz mi?
    erkek: evet, söylediğini yaptım.
    memur: yani tüm paranızı hiç direnmeden, yardım istemeden ya da kaçmaya çalışmadan mı verdiniz? bağırmadınız üstelik?
    erkek: evet, ama çok korkmuştum, beni öldüreceğini düşündüm!
    memur: hmm, ama söylediğini yaptınız. ayrıca anladığım kadarıyla bir hayırseversiniz.
    erkek: evet, hayır kurumlarına bağış yapıyorum.
    memur: yani para dağıtmayı seviyorsunuz, para dağıtmayı bir alışkanlık haline getirmişsiniz. herkese veriyorsunuz galiba.
    erkek: bunun konumuzla ne alakası var?
    memur: herkesin sizin para dağıtmayı seven biri olduğunuzu bile bile fiyakalı takımınızla dundritch caddesinde yürüdünüz ve gasp sırasında hiç karşılık bile vermediniz. kulağa, parayı isteyerek vermişsiniz de sonradan pişmanlık duymuşsunuz gibi geliyor. söyleyin bana, bir pişmanlığınız yüzünden onun hayatını karartmak istiyor musunuz gerçekten?
    erkek: bu tamamiyle saçmalık!
    memur: bu, tecavüzle aynı şey. kadınlar tecavüzcülerini adalet karşısına çıkarmak istediğinde her gün bu muameleyle karşılaşıyorlar.

    (kaynak, ertuğrul uzun)

  • 25. pazar sabahı erken kalkmak için bir neden

    tembelin el kitabına göre, pazar sabahı erken kalkmak için en iyi neden, kalktıktan sonra yatıp biraz daha uyumaktır.

  • 26. recep tayyip erdoğan

    bu kadar zorluktan kasıt da herhalde 17 aralik'ta cikan onca rezillik. buna ragmen halen ayakta durmasi siz "calsin basi secdeye deyiyor ya" mantigindaki eşsiz seçmen kitlesi. sahsen benim zoruma giden rte degil bu kafadaki secmenin istegi dogrultusunda yonetilmek zorunda kalmak. yoksa siz bugun rte getirirsiniz o gider yarin mte gelir

  • 27. fenerbahçe

    grubunda molde (1.) ve ajax'i (3.) yenip cikmistir. sadece herkesin yendigi grup sonuncusunu yenersen cikamazsin 9 puan alsan da. mantik basit kanserlik durum yok.

  • 28. f=ma

    aslinda ilk yazilimi f=dp/dt dir. ama dusuk iq lu muhendislere anlatirken f=ma diye anlatilir, cunku bunlar calculus bilmeden mezun olurlar.

  • 29. kahvaltıda çay yerine filtre kahve içen insan

    kahvaltı hazır olana kadar kahve, kahvaltıda çay, sonrasında yine kahve içen insanı da yazarsanız iyi olur

  • 30. bilinenin aksine türkiye kitap okuyor

    dogrudur. toplu tasima araclarinda kitabin sahibiyle birlikte toplam 3 kisi ayni kitabi okuyor misal.

  • 31. beyaz futbol

    abdülkerim durmaz : doğruyu söyle rasim bizi celtic maçında destekledin mi?

    rok : allah belamı versin destekledim.

    abdülkerim durmaz : aferin lan.

  • 32. oğuz atay

    lise hayatım boktan geçti. bir seksen boyunda elli beş kilo, sivilceli, koca burunlu olmam yetmezmiş gibi okulun en güzel kızına aşıktım. çilekeş, dorian, manga, vega, kargo vb. guruplar dinler küçük karadeniz şehrinin sahilinde ellerim ceplerimde dolanıp dururdum. çok çok iyi bir okula çok çok kötü bir okuldan babamın tayini sebebiyle nakil gelmiştim ve hoca anlamayan var mı dediğinde parmağımı kaldırmaya hep çekinmiştim. çünkü sınıfta tek anlamayan olmak utanç vericiydi. sonra bu anlamama durumu sınıfın sınırlarını aştı tabi. girdiğim her ortamda tek anlamayan oldum. anlamak için en çok uğraşan bendim ama anlar gibi bakanlar, anlayanlar hep başkalarıydı. geri zekalı değildim oysa.(kompoziyonum iyiydi ve bence kompozisyonu iyi olanlar geri zekalı olamazlardı). sonra anadolunun ortalarında kötü bir üniversitenin daha da kötü bir bölümünü okumaya gittiğimde sanki dinlediğim bir kaseti başa sarmıştım. bu sefer daha acımasızdı hayat. anlamamak artık başıma bela olmaya başlamıştı. güzel kadınlar, yakışıklı adamlar, kurlar, ders notları, vizeler... bu sefer anlamadığım dersler değildi, daha büyük bir şeyi anlamadığımı fark ettim. yıldızlardan alçak, ağaçlardan yüksek bir şeydi kafamı kurcalayan.

    sonra soğuk bir yurt odasında elimde kırmızı bir kitap anladığımı sanmaya başladım. üstelik kimse bunu oku dememişti. kütüphanede dolaşırken niye o kitabı elime almıştım, o güne dek roman okumak nedir bilmeyen zihnim o koca kitabı niye raftan tutup çıkarmıştı, neyine güvenmişti bilmiyorum. sadece ranzanın üst katında kahkahalarla güldüğümü ve lapa lapa kar yağarken dolaştığım denizsiz olduğu kadar soğuk bozkırda gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum.

    sonra diğer kitaplarını, sonra oğuz atay hakkındaki her şeyi toplamaya başladım. onun açtığı yolda gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğime and içtim. açtığı yol, ahmet hamdilere, herman hesselere, borgeslere, kafkalara, vüsat benerlere, dostoyevskilere çıktı. oradan girdiğim patikalar barış bıçakçı'ya kadar getirdi beni.

    kabul başlardaki heyecanım bir rock yıldızına duyulan hayranlığa benziyordu. ama bir şeydi işte, anlayın. hayatın başladığı yerde durmuş ve yaşamın ne kadar boktan olduğunu görmeye başlamışken, üstelik zaman hızla akarken ve ben bir bok anlamazken tutunacak bir şeye ihtiyacım vardı. değil mi ki "herkesin inandığı bir şey vardı bu amına koduğumun hayatında". benim ki de buydu işte.

    bugün kadehlerimiz oğuz atay'a kaldıralım, mendilci çocuklardan aldığımız mendillerle silelim gözyaşlarımızı.

  • 33. caner erkin

    yerde bok bulsa sen niye kokmuyorsun diye kavga eder.

  • 34. kaan tangöze

    normalde manifaturacı falan olsa 31 çekmekten çıldıracak bir tipe sahipken sırf müzisyen diye karıların birbirini yediği kişi.

  • 35. game of thrones

    isviçre, hz. ibrahim, ateist, heidi, bilâl. dizinin kendisinde ejderha var ama bu kadar fantastik değil.

  • 36. roberto mancini

    bu takım benim değil derken gerizekalı hamza fanları "atkılı italyan burdisso'nun hesabını ver" diyerek adamın futbol bilgisini tartışıyorlardı.daha ayağının tozuyla torino'dan aldığı 1 puan karlı juevntus maçı falan derken içeride bursa,akhisar gibi rakiplere yarım düzine gol atan ama deplasmandan galibiyet çıkaramayan bir hoca görüntüsündeydi. kalsaydı eminim bu sorunu da halledecekti.

    mancini sezon başı kamp yapmayı ister,kendi sistemine göre oyuncular aldırır ve bununla da başarılı olur.şu anda city hala kendisinin kurduğu sistem ve kadro ile mücadele ediyor ve şampiyonluk kovalayıp bazı sezonlar şampiyon oluyor.şimdi de sezon başında hazırlık şansı bulduğu inter'de doğru insanları kadroya monte ederek liderlik koltuğuna oturdu.

    inter'e zaten sempatim vardı ama mancini-melo-telles üçlüsüyle şampiyon olmalarını can-ı gönülden istiyorum.şu adamı hamza hamzaoğlu ve 3 kupasıyla kapıştırmak yemin ediyorum futbolun kendisine küfür.amk jem paulculeri mancini kim siz kim.

  • 37. kış mevsimini çekilir hale getiren şeyler

    kestane ve mandalina.

  • 38. boğaziçi üniversitesi nedir videosu

    lütfen şaka olsun dedirten videodur.
    çakma "nedir?" videosun olmasını geçtim. öncelikle şu "en başarılı öğrencilerin tercihi" geyiğinden kurtulmak gerek. milletin kafasına kafasına söylemişler ama farkında değiller söyledikçe inandırıcılığı kayboluyor. "canım sen kaçıncı oldun?" geyiğini de unutmamışlar, sağolsunlar.
    "başarılı iş adamları, önemli siyasetçiler ve saygıdeğer sanatçıların yolu" buradan geçmişmiş, bir de kebap salonu duvarı gibi fotoğraflarını teker teker göstermişler. mezun olan onca mühendisten, bilim adamından bir tane saysaydınız? yok. ama nil var... büyük şirketlerin götünün dibinden ayrılmayan öğrenciler hedef kitle olduğu belli, büyük şirketlerin kapıları sonuna kadar açılıyormuş çünkü (burada kollar iki yana açılacak). bilim yapan, öğrenen, üniversiteye hakkını verenler onlar değil, kütüphaneden çık(a)mayanlar, quidditch maçı yerine labratuvara gidenler, ama her zaman olduğu gibi, gene yok sayılmışlar, çünkü bakın ne kadar sosyaliz ve büyük adam olacağız...
    kimsenin "ceo makinesi" dediğini duymadım, iyi ki duymadım, duysam kudururdum herhalde. okulun amacı ceo çıkarmak değil çünkü, zaten olmamalı. bu kafayla anca kendi kendimize "en iyilerin tercihi" falan deriz. bilim zaten yalan dolan, ara eleman çıkarmaya devam... (bkz: biz ara eleman ülkesiyiz mucit çıkaramayız)

  • 39. 12 aralık 2015 milwaukee bucks gs warriors maçı

    gsw kaybetti çünkü bilin bakalım kim evi arabayı bastı?

  • 40. az kişinin bildiği muhteşem web siteleri

    kendi boktan sitelerinin reklamını yapan orospu çocukları yüzünden bu başlığı takibi bıraktım. adam az kişinin bildiği muhteşem web siteleri başlığına kendi boktan kişisel web sayfasını koymuş. yani adam inanmış bu 2 kriteri sağladığına. az kişinin bildiği, hatta hiç kimsenin bilmediği bir gerçek fakat muhteşem falan değil amına koyayım. bir daha hayatımda hiç girmeyeceğim çünkü orası senin boktan ticari grafiklerini paylaştığın boktan bir web sitesi. diğeri de boktan bir blog. bu boktan sitelerin reklamını yapacağın başka bir alan bulamadın mı şark kurnazı orospu çocuğu? bi zeki sensin di mi? lütfen herkes köyüne ya, herkes köyüne.

    benim bu isyan entrymden ötürü sayfaya girip vakit kaybeden yazarlardan da özür diliyorum.

  • 41. iyi basketbolcunun yeteneksiz basketbolcu kardeşi

    öncelikle iyi yerine yıldız yazacaktım ama karaktere takıldım. star da yazmak istemedim.
    bu arada örnek aldığım (bkz: yıldız futbolcunun yeteneksiz futbolcu kardeşi) başlığıdır.

    nba'den başlarsak,

    stephen curry - seth curry

    babaları da eski nba yıldızı olan dell curry bu kardeşlerden, steph bildiğimiz gibi bu sene ligin en iyi oyuncusu. aynı pozisyonda oynayan seth ise draft bile edilmedi, ayrıca fiziksel ve yetenek olarak steph'in epey gerisinde. hatta geçen sene beşiktaş'a transferi konuşuluyordu. yine de bu sene sacramento kings'in kadrosunda yer buldu, bir iki yıla avrupa'ya gider.

    öhöm öhöm tabiki soldaki steph, sağdaki seth

    blake griffin - taylor griffin

    2009 nba draft'inin bir numarası blake'i anlatmaya pek gerek yok, şu an ligin en iyi oyuncuları arasında yer alıyor. abisi taylor'sa, blake'in 1.sıradan seçildiği draft'te 48.sıradan seçildi. nba'de 1 sezon bench ısıttıktan sonra, belçika'da oynadı, sonra 4 senesini d-league'de geçirdi, şimdi italya ikinci liginde oynuyor. abi kardeş lise ve üniversitede aynı takımlarda oynadıktan sonra şimdi apayrı liglerde oynamaları üzücü tabi.

    soldaki nba, sağdaki italya 2 :(

    goran dragic - zoran dragic

    yine goran dragic'i anlatmaya gerek duymuyorum, son 3-4 senedir ligin en iyi oyun kurucuları arasında yer alıyor. zoran ise abisinin kontenjanından birkaç defa abisinin olduğu takımlarda yaz liginde oynadı, geçen seneyse phoenix suns ile sözleşme imzaladı. daha sonra abisiyle miami heat'e takas oldu. orda da bench'i ısıtmaktan başka bir şey yapmadı. sene başında celtics'e takas olduktan sonra serbest bırakıldı, şimdi khimki'de oynuyor. diğer kardeşlere oranla aralarında çok yetenek farkı yok, sonuçta zoran da euroleague'nin iyi oyuncularından biri ama nba ayarında olmadığını gördük geçen sene.

    `soldaki abi, sağdaki kardeş`

    klay thompson- mychel thompson

    klay, son dönemde yükselen golden state warriors'ın en önemli oyuncularından biri ve steph curry'le beraber malum splash brothers'ı oluşturuyorlar. mychel ise nba'de sadece cleveland'la tek maça çıkabilmiş bir oyuncu, bu sene de italya 1.liginde oynuyor.

    cavs-warriors kardeşler

    jeff teague- marquis teague

    jeff, atlanta hawks'ın en önemli parçalarından biri ve geçen sene all-star olmuştu. marquis ise kentucky wildcats'le sophomore sezonunda 38 galibiyet 2 mağlubiyet alıp ncaa şampiyonu olan takımdaki anthony davis, michael kidd-gilchrist, terrence jonesgibi draft edilmişti ama onun kaderi diğer draft edilen arkadaşları darius millerve doron lambgibi oldu. marquis o kadar kötüydü ki chicago'da bütün guard'lar sakatlanınca bile süre bulamamış, takım 38-39 yaşındaki mike james'i getirmişti. 2014'te brooklyn nets'e takas edildi, serbest bırakıldı. iki senedir d-league'de takılıyor. bu arada daha 22 yaşında bunu da ekleyeyim.

    abi-kardeş yanyana durunca ayırması zor

    pau gasol , marc gasol - adria gasol

    pau ve marc'ı hepimiz yakından tanıyoruz. marc şu an nba'in en iyi pivotlarından biri, pau ise hala iyi hatta son avrupa şampiyonluğunu ispanya'ya kazandırdı. kardeşleri adria ise tip olarak abilerine benzese de yetenek olarak alakasız. abi kontenjanından ucla bruins'e alınsa oynamadan ayrıldı. 1993 doğumlu oyuncu şimdi ispanya ikinci liginde oynuyor. bir bok olmaz bu saatten sonra yani.

    soldan sağa büyük-küçük-ortanca gasol kardeşler

    paul millsap> elijah millsap- john millsap, abraham millsap

    paul geçen sene yükselen atlanta hawks'ın en önemli parçalarından biri. elijah da geçen sene utah'tan kontrat aldıktan sonra bu sezon da devam ediyor, nba'de bir rol oyuncusu olabilir. bu kardeşlerin en büyüğü john, paul'un kontenjanından onun oynadığı takımlarla yaz ligine çıksa da, d-league'de bir süre oynasa da buraların oyuncusu olmadığını anladı, şimdi kariyerini güney amerika'da sürdürüyor. abraham da yine paul kontenjanından atlanta'da summer league maçlarına çıksa da şu an işsiz durumda. instagram'da paul'un fotoğraflarını paylaşarak hayatını idame ettiriyor.

    paul,john ve abe'in olduğu bir video
    bu da dördünün beraber oynadığı bir maçtan fotoğraf. aslında güzel şey lan, 4 kardeşin aynı işi yapabilmesi ama bazıları da yeteneksiz işte n'apalım.

    giannis antetokounmpo - thanasis antetokounmpo
    yannis kardeşimiz bucks'ta insan azmanı fiziğiyle ve atletizmiyle günden güne yıldız oyuncuya dönüşürken, abisi thanasis'de 2 senedir d-league'de nba kontratı kovalıyor. thanasis'de yannis'de olanlar pek olmadığından, draft olmuş bir oyuncu olsa da bir iki seneye yeteneksiz olduğunu fark edip yunanistan'a döner heralde.

    `sağdaki yannis`

    aaron gordon- drew gordon

    aaron, şu an ligin en heyecan verici takımlardan birinde, orlando magic'te oynuyor. 2014 nba draft'inin 4.sıra seçimi, geçen senenin çoğunu sakat geçirdi. bu sene şutunun da gelişmesiyle iyi katkı vermeye başladı ve all-star seviyesinde bir oyuncu olacağını düşünüyorum. abisi drew, geçen sene philadelphia'da birkaç maça çıksa da kardeşinin yeteneğinin yarısı onda yok. banvit'te ve sassari'de oynadıktan sonra bu sene fransa'da oynuyor.

    soldaki bebe, sağdaki abi

    tyler zeller- cody zeller> luke zeller

    bu kardeşlerin ortak özellikleri üçü de pivot, üçü de all-american ve mr. indiana basketball olmuş. (luke 2005,tyler 2008,cody 2011) bunların dışında tyler 2012 nba draft'i 18.sıra seçimi, cody 2013 nba draft'i 4.sıra seçimi; luke ise draft edilmemiş. tyler şu an celtics'de pivot pozisyonunda oynuyor, arada çok iyi maçlar çıkarıyor, ortalama üstü bir oyuncu olarak devam edeceği belli. cody, charlotte hornets'te 4-5 numaraları yedekliyor ve hala potansiyelli gözüyle bakılıyor ama bence all-star seviyesine bile çıkamayacak. abileri, belki de ikisinin de örnek aldığı luke ise bir sene phoenix'te bench warmer olduktan sonra d-league, litvanya vs. derken amerika'da bilmediğim bir ligde oynuyor. zeller ailesinin bir ferdi olsam ben de indiana mr. basketball olurdum sanırım ama luke olmak istemezdim.

    bunlar şu an nba'de oynayan kardeşler, cody ve tyler
    erişkin halleriyle soldan sağa tyler,cody,luke
    bu fotoğrafı da çok sevdim lan, şimdi üzüldüm luke'a

    `al farouq aminu- alade aminu

    al farouq, birkaç sene önce potansiyelli bir oyuncu olarak görününce bekleneni veremedi. son 2 senedir üstündeki yük daha hafif olunca iyi performans gösteriyor, kariyerini de iyi bir ilk 5 oyuncusu olarak tamamlar. alade ise ülkemizde oynadı ve nba'in yanına bile yaklaşamadı, vasat bir oyuncu.

    hangisi hangisi tahmin edin bakalım

    tyler hansbrough - ben hansbrough

    tyler, nam-ı diğer psycho t, kolejde star seviyesinde bir oyuncuydu, 4 numara kavramı değiştiğinden ve 5'e göre artık kısa kaldığından dolayı rotasyon oyuncusu durumuna düşmüş durumda, şimdi charlotte hornets'ta oynuyor. ben ise draft bile edilmedi, 2012-13'te abisinin yancısı olarak indiana pacers kadrosunda bulunsa da pek süre alamadı. daha sonra gran canaria ve laboral kutxa gibi iyi takımlarda oynasa da bu sene nedense basketbolu bıraktı.

    abisi, kardeşini koruyor kavgada. "sayko gibi sayko" (video)

    bu da ikisinin pacers zamanından bir fotoğraf , uzun olan sayko

    jerami grant- jerian grant> jerai grant
    jerami, philadelphia'da oynuyor ve atletik, all-around bir oyuncu, o kadar iyi olmasa da. jerian da bu sene new york'ta bir çaylak, bu ikisinin potansiyeli yüksek. jerai ise eurocup seviyesinde bir oyuncu, o kadar yetenekli olmasa da abi, abi'dir.

    bu da mutlu aile tablosu kucaklarındaki jerai'inin kızı.

    son olarak da cory joseph - devoe joseph
    cory, lige geldiğinde çok potansiyelli bir oyuncu olarak görülmese de san antonio sisteminde gelişti ve bu sene raptors'ta ikinci beşin liderliğini üstlendi. devoe ise avrupa'da kariyerini sürdürüyor, geçen sene türk telekom'da birkaç maçtan sonra ayrıldı, bu sezon da eurocup takımı buducnost'ta oynadı.

    soldaki artist cory, sağdaki gariban devoe

    liste şimdilik bu kadar. tamamını okuduysanız teşekkür ederim

  • 42. whatsapp'ın sohbet edilen kişiyi göstermesi

    saçmalıktan ibarettir.

    ciddiye alıp açıklama yapacağım. isimlerin sonuna -le ya da -la koymaz bu adamlar. "ayşe ile sohbet...", "mehmet ile sohbet..." falan yazarlar.

    le la ne la?

  • 43. fuck buddy

    parası olan parasıyla, parası olmayan karısıyla oynarmış. hem parası hem karısı olmayan da demek ki burada oynuyor. aksini iddia eden varsa bu başlığın her c.tesi pazar hortlamasını izah etsin.
    (bkz: sözlük bana karı bul lan)

  • 44. burcu bakdur

    kendisine karşı olan sempati ve videolarını izlerken aldığım keyif grafiği şöyle

    .....ooooo................................
    ...o.........o..............................
    .o.............o............................
    .................o...........................
    ..................oo........................
    .....................ooo....................
    ...........................oooo.............
    ...................................oooooo..

    özellikle cem yılmaz ve okan bayülgenle olan videolar sonrasında ciddi düşüş oldu. sempatikliğini yitirdi. defalarca izlenesi eski videolar yanında şimdi ileri sararak bile sıkılıyorum izlerken.

    tutmadı, olmadı, başkasını önermeye gerek yok. "diktatör nedir" dönemi gibi kendi videolarını izlesin yeter.

  • 45. 14 aralık 2015 imamhatip lisesi atatürk rezaleti

    adam geleceğe gidiyor*, gelmişken bir imam-hatip'e uğrayayım diyor, masanın altında kapağı yırtılmış bir kitap buluyor ve buna atatürk rezaleti diyor.. sen bizim cumhuriyet lisesine gelseydin gördüklerinle roman yazardın herhalde yazar kardeş.

  • 46. 13 aralık 2015 liverpool west bromwich maçı

  • 47. 13 aralık 2015 ttnet rezaleti

    herkesin okumasını rica ettiğim rezalettir. zira durum çok ciddi. abonelerini dolandırıcılarla baş başa bırakan kepaze bir kurumla karşı karşıyayız.

    birileri seni ttnet müşteri hizmetleri servisi gibi arıyor. "kampanya var faturanız ucuzlayacak" diyor. sende "tamam" diyorsun. faturanız 20 lira düşecek diyen adama hayır denir mi? sonra sana bir kod geliyor. bu kod gerçekten ttnet'den geliyor bu arada. sende karşıya söylüyorsun kodu. sonra hayırlı işler. bu kod o adamın senin faturan üzerinden
    oyun ve oyun ekstraları almasını sağlıyor.

    ben 100 lira dolandırıldım. 1500-2000 lira kaptıranlar var. mağdurların sayısı yüz binlere doğru hızla gidiyor. birileri sizin bilgilerinizle bazı servislerden oyun satın alıyor ve tutarlar müteakip ay faturanıza işleniyor. hiçbir itiraz hakkınız yok!

    kendilerine dolandırıldığımı söylediğim halde yapacak bir şeyleri olmadığı cevabını verdiler. yani bu şu demek; dolandırıcılarla dolaylı yoldan ttnet işbirliği içinde. dolandırıcılar sayesinde playstore ve diğer oyun servislerinden ürün satmakta ve haksız kazanç sağlamaktalar. adeta dolandırıcılar sayesinde dolaylı yoldan abonelerinin üzerinden fayda sağlayan bir kurum haline gelmiş.

    asla ve kat'a talep etmediğim halde böyle bir alışveriş sistemini nasıl aktifleştirirsiniz? kıytırık bir abonelik bilgisi için sizi aradığımda (üstelik kayıtlı numaradan) 85 yaşındaki babam telefona gelmeden hiçbir işlem yapmaz iken, böylesi ciddi bir konuda niçin o katı bürokrasinizi işletmezsiniz?

    hemen herkesin kredi kartı kullandığı bir çağda internetten oyun satın almak için kim neden ttnet hesabını kullansın ki? bunun tamamen dolandırıcıların işine yarayacak bir sistem olduğunu bilmez misiniz? şu an da bu hizmetin en büyük müşterilerinin dolandırıcılar, en büyük hedefinin biz gerizekalı aboneleriniz olduğunu görmez misiniz?

    bu dolandırıcılığı yapanlara asla kızmıyorum. herkes tabiatının gereğini yapmakla mükellef. sonuna kadar devam etsinler. kendime de binlerce kez yazıklar olsun diyorum. o parayı da eşek gibi ödeyeceğime göre demek ki bana da müstehakmış.

    ek: bu kişiler aynı işlemi hackledikleri facebook hesapları üzerinden de yapıyor. sayıları o kadar fazla ki inanamazsınız. eğer birgün kankanız muhabbet arasında "yaa şöyle bir durum var, jp83 yazıp 5685 gönderir misin?" dese ne yaparsınız? muhtemelen boşluğuza gelir ve küsküyü yersiniz.

  • 48. ekşi itiraf

    ben artık eski ben değilim dostlarım.

    bugün otobüste tek başıma kaldım. ineceğim durağa gelmeden kapıya doğru ilerledim, düğmeye bastım ve otobüs durmasına rağmen kapı açılmadı.

    bugüne kadar bir kez bile ''kaptan orta kapı'' diyememiş olan bu kardeşiniz, otobüsün de bomboş olmasından cesaret bularak çılgınlar gibi avaz avaz 'kaptaaannn ortaa kapııııı'' diye bağırdı. otobüs şoförü kapıyı açmadıkça, büyük bir zevkle ''kaptaan orta kapııı'' diye tekrarladım. o açmadı ben bağırdım, ben bağırdıkça o açmadı.

    ben zevkten çıldırmak üzereyken, sevgili kaptanımız ani bir hareketle şoför mahallinden inip ''dalga mı geçiyosun lan .mına koduğumm'' diye üzerime yürüdü.

    meğerse ilk seferim olduğu için heyecandan karıştırmışım, arka kapıda bekliyormuşum.

    olsun ama güzel bir tecrübe oldu. sonunda ben de ''kaptan orta kapı'' diye bağırabildim.

  • 49. robin van persie

    bu adamı alex'le birlikte izlemek isterdim.

    fenerbahçe'ye geldi diye kendine yeni özellikler katacak değil. ben persie'nin topu alıp yardıra yardıra sürüp gol attığını bilmem. orta açılır, persie işi bitirir. ara pası atılır, persie işi bitirir. adam topa vurmayı unutacak değil.

    ancak sen kaç tane düzgün orta açabiliyorsun maç içinde? asıl nokta bu. bir tane ara pası atıldığını gördünüz mü sezon başından beri? hatta abartıyorum, alex gitti gideli, ulan ne ince gördü be dediğiniz bir topçu oldu mu?

    sezon başında hepimiz maçları izlerken gördük, persie defansı uyutup hareketlense de onun hareketlendiğini gören hiçbir topçumuz yoktu. adam kolunu kaldıra kaldıra geçirdi sezonun başını.

    zeka lazım bu takıma. diego'nun mevkisine zeki birisi lazım. yoksa hakikaten çürüteceğiz biz bu adamı.

  • 50. o taş bana bi gelsin