debe başlıkları

muharrem ince ve danışmanlarına duyurular

  • umarım söylediklerimi dikkate alırsınız. son bir haftadır inanılmaz hatalar yapıyorsunuz. seçime iki gün kalmış, odak noktanız oldukça kaymış durumda.

    size durumun ciddiyetini anlatayım; işim gereği yabancı raporların hepsi önüme düşüyor. bu raporlar türkiye'dekiler gibi değil, sağlam çalışmalar var. bu raporların çoğunda rte ilk turda seçimi çok az bir farkla alıyor. hükümet ise hdp'nin barajı geçmesi durumunda muhalefetin, kesin gibi. başkanlığı alamayan meclis ne işe yarayacaksa. sanki hükmü var. her ne kadar akp'den ve mhp'den iyi partiye ve saadete geçecek oyları, dolayısıyla rte'nin tabanından azalacak oyları sürpriz görsem de, varsayımlarla hareket etmek istemiyorum. herkes aklını başına almak zorunda.

    bugün izmir mitingini izledim. ben bu kadar insanın toplanıp da, bu kadar boş geçen miting hatırlamıyorum. 2 milyon insanı "başaracağız" diye bağırtmadınız ya, size inanamadım. mitinglerinize bebek bezleriyle başladınız, ekonomiden dem vurdunuz, işsizlikten, üretimden, köy okullarından, endüstri 4.0'dan bahsettiniz. ümit verdiniz. bunları baştan anlatmak istemiyorum, her şeyin farkındasınız. ama bugün geldiğiniz nokta "benim diplomam var, ama o kek diyor, şiir yazdım evet, ön sıradakiler susun, aman buraya minibüs koyun". ya siz iyi misiniz? bakın, bu seçimi devirmek için sadece iki gününüz var ve size tek bir önerim var. sadece tek bir şey konuşun: ekonomi, ekonomi, ekonomi, ekonomi!

    her mitinge şöyle başlayın: hep beraber söylüyoruz: "başaracağız, başaracağız, başaracağız!" bu ülkeyi baştan yaratacağız! bu ülkeyi bu adamların elinden 81 milyon kurtaracağız.

    elinizde zilyon şans var. akp size pas atıyor, gol atamıyorsunuz. nerede abicim patates, soğan. patates 6 lira oldu 6 liraaa diye bağıracaksınız. soğan 8 lira oldu diye bağıracaksınız. et yiyemiyoruz et diye bağıracaksınız. tarımı, hayvancılığı bitirdiler, ağaçlarımızı kestiler, arazilerimize bina diktiler diye bağıracaksınız.

    başaracağız, başaracağız, tekrar edin, başaracağız! bu ülkeye tarımı, hayvancılığı yeniden kazandıracağız. mazotu -atıyorum- 2 lira vereceğiz. gübreyi biz vereceğiz, tohumu biz vereceğiz, hayvanlar için arsayı biz vereceğiz. yeter ki benim ayşe teyzem, ali torunum et yesin. başaracağız!

    işsiziz işsiz! iş yok. öğretmenler işsiz, doktor işsiz, avukat işsiz, mühendis işsiz. asgari ücret bile vermiyorlar bu insanlara. iş yok iş! fabrikaları sattılar, devlete ait her şeyi sattılar. utanmadan, atama bekleyen öğretmen yok diyor. insanlar intihar ediyor işsizlikten. cebinde parası yok. anasının babasının yüzüne bakamıyor, evlenemiyor. bu ülkenin bacalarını tüttüreceğiz! fabrikalarla donatacağız. kimse çalışmak için istanbul'a gelmek zorunda kalmayacak! başaracağız. köy okullarını açacağız. atanamayan öğretmen kalmayacak! size söz veriyorum! başaracağız! tekrar edin! başaracağız!

    emeklilerimiz kan ağlıyor, ceplerinde beş kuruş paraları yok, torun sevemiyorlar, 70 yaşında emekli oluyor anam babam. bu mu emeklilik. emeklinin yarısı yaş bekliyor. bu mu adalet! emekli maaşları en az -atıyorum- iki asgari ücret olacak! her bayramda ikramiye vereceğiz. bu ülkenin çalışmış emekçilerini utandırmayacağız. başaracağız! başaracağız!
    ("100 gun sonra emekliyim ince gelirse" diyen 50-55 kusur yaşında, daha once akp'ye vermis amcayi kendi kulaklarimla duydum. yuklenin buna, artik nasil cozecekseniz)

    kreşleri, bakım evlerini, yardımları tekrar tekrar gündeme getirin. bağıra, bağıra. çocuğu olana çocuk yardımı, engeli olana yardım, şehit ailesine yardım. sosyal devlet budur! hep beraber büyüyüp hep beraber zenginleşeceğiz, durumu kötü olanı madara etmeyeceğiz, utandırmayacağız! biz aileyiz, bir cepten çıkan diğer cebe gider, hep beraber kalkınacağız! başaracağız! başaracağız!

    öğrencilerim! asla umudunuzu yitirmeyin. sizi hiçbir cemaate teslim etmeyeceğiz. her okulu, ister üniversite olsun, ister lise, en modern yurtlarla donatacağız. kimse param yok diye okumadım diyemeyecek! kitabınızdan, internetinizden para almayacağız! sizden tek bir şey istiyorum. çalışın çalışın çalışın ve dünyayı yakalayın. gerideyiz. maalesef geride kaldık. hep birlikte başaracağız! siz bizim geleceğimizsiniz. neye ihtiyacınız olursa önünüze koyacağız. bizi aydınlığa kavuşturun! pırıl pırıl bir nesil yaratın! başaracağız! başaracağız!

    dünya uzaya gitti. 16 yıl bu adamların peşinde takıldık. belki 50 yıl gerideyiz. başaracağız! bu ülkeye, emeği, hakkı, adaleti, üretimi, pırıl pırıl insanları, ümidi, aşkı, sevgiyi, üretimi, tarımı, hayvancılığı, teknolojiyi, bilimi yeniden getireceğiz.

    biz halkız! biz halkız! biz halkız! kazanacağız! kazanacağız! kazanacağız!

    -----

    oradaki milyonlarca insanı bağırtmanız lazım. kendi tabanınıza seslenmekten vazgeçin. aklı başında olan insanlar size zaten ikna olmuş durumda. kararsızları ve akp tabanını almak zorundasınız kazanmak için. bırakın boş lafları. bırakın diplomayı, şiir kitabını. "ülke batıyor ülkeeeee" diye bağırsanıza ya, kafayı yemek üzereyim. "dertlerimiz var bizim dertlerimiz!" diye bağırın. birlik olacağız. ülkeyi hep beraber kurtaracağız. ben değil, biz cumhurbaşkanı olacağız! biz halkız!

    başaracağız! başaracağız! başaracağız!

    ---- vakit kaybediyorsunuz, yapmayın, etmeyin.-- trump gibi biri bile abd'de nasıl başkan oldu hatırlayın. "make america great again".

    ------
    başkanlık için oyum ince'ye, meclis için oyum iyi parti'ye. 15 yıllık chp'liydim, şu anki ve aday olan chp kadrosunun ülke yönetebileceğini düşünmüyorum. hele kılıçdaroğlu gibi bir adam orada hala otururken hiçbir şekilde chp'ye oy vermem. siz aday olmasaydınız, chp'nin bu seçimde baraj altında kalmasına iddiaya dahi girerdim. her neyse, başkanlığı kazanır veya kazanmazsınız, umarım seçimden sonra chp'yi dağıtırsınız ve küllerinizden doğarsınız.

    sevgiler ve bol şans.
    ------

    kaç yıllık entry orucumu bozdum. bu entry kendini 2 gün içinde imha edecektir.

  • ınternet rte'nin sacma aciklamalariyla dolu. hazirlayin bi rte animasyonu, ince sorsun erdogan cevaplasin. "biz ergenekona kumpas derken sen ne diyordun recep?" "ben bu davanin savcisiyim"
    "biz fetoya feto derken sen ne diyordun recep?" "hoca efenendi bitsin bu hasret"
    pkk, megri megri, iki sarhos yardirsin gitsin. benimle televizyona cikmaktan bu sebeple kaciyor desin. 1 vursun sosyal medyadan 3 alsin.

  • eğer rte seçilirse yapacağı ilk icraatlarden birinin kıdem tazminatının kaldırılacağı olduğunu yüksek sesle anlatsın.

    hükümet uzun zamandır kıdem tazminatlarını kaldırıp fona devredip tıpkı işsizlik fonu gibi devasa bir fon yaratmanın peşinde.uzun zamandır gündemde yok çünkü arka arkaya seçimler olduğu için kurcalayamıyorlar.başkan seçilirse ilk iş kıdem tazmnatını kaldıracağını eski söylemleri ile halka anlatsın.

    bir de o referandum sonrası hollanda bedel ödeyecek demişti,o iş noldu hacı diye sorsun

  • istanbul mitinginin son gün ve hatta seçim yasaklarından önceki son saatlerde olması doğru kullanılırsa büyük şans, hele hele muhtemelen tüm televizyonların baştan sona canlı verecekleri düşünüldüğünde...

    o yüzden istanbul mitingi için iktidarın cevap yetiştirmeye, algı değiştirmeye zamanı olmayan, iktidara oy verenlerinin içine kurt düşürcek, onları sorgulamaya itecek kuvvetli söylemler geliştirilmeli. mesela onlardan biri şu anki patates/soğan fiyatlarından yola çıkarak enflasyon oranı olabilir. "patatesin, soğanın, domatesin kilosu geçen sene 1-2 liraydı şimdi mevsimi olmasına rağmen 5-6 lira,fiyatlar 3-4 kat artmış ama hükümetin açıkladığı enflasyon %12. daha az maaş artışı yapmak için enflasyon konusunda size yalan söylüyorlar" vs. gibi.

    eski merkez yeni yandaş medya genelde mitinglerinin ilk kısımlarını canlı veriyor, daha sonra yayından çıkıyorlar. bu yüzden ilk kısımda erdoğan'a laf yetiştirmeyi minimumda tutup seçmeni cezbedecek söylemleri/vaadleri bu kısma sıkıştırması daha stratejik bir konuşma akışı/planlaması olur.

  • 17 haziran 2018 büyük istanbul mitinginde yeni video malzemeniz gelmiştir eskilerinden sıkılanlar olduysa yeni çark videonuz hayırlı olsun.

    rte, eskişehir mitinginde tatar böreğinden bahsetmişti fakat bugün istanbul mitinginde "tatar böreğiymiş, ben böyle birşey söylemedim. bunlar böyle yalancı" falan bişeyler diyordu.. buyrun iki açıklamanın olduğu video ilk 9 saniye eskişehir'den alıntı.. 22. saniyede istanbul'da söylediği tatar böreği..

    ayrıca rte'yi izole edip, rte'yi tehdit etmeden çevresindekilerden dem vurarak fetö'nün siyasi ayağı konusunda "rte, sen yapamıyorsun farkında bile değilsin göremiyorsun fakat siyasi ayak yanında dibinde olabilir seni bile kandırmış olabilir bırak dışarıdan bir gözle biz temizleyelim" tarzında seçmenin taptığı rte'ye dokunmadan ve rte'yi koruyucu sahiplenici bir söylem geliştirilebilir.

    ayrıca rte'nin yıllardır güce sahip olduğunu terörle koca ülkeyle vs. uğraşa uğraşa artık yorulduğu vurgusu yapılmalı hatta üstüne yapılan miting/gezilen şehir sayıları kıyaslamalarıyla genç adayın daha çok çalıştığı/çalışacağı gösterilmeli ki taban seçmenin fikrinin değişebilmesi için suni olmayan, zamana bağlı ve gayet doğal bir sebep verilsin.

    böyle ne güzel lan bir bok biliyormuş gibi konuşuyorum ama aslında bir boktan anladığım yok.

  • recep tayyip erdoğan tv programi konusunda "bizim uzerimizden reyting kazanmaya çalışacak güya" diyerek tv programina çıkma konusunu reddediyor. muharrem ince'nin yerinde olsam "evet, tv'de erdoğan- ince kapışması büyük reyting getirir, ülkenin 81 milyonu bunu izlemek ister; o zaman bir kanal bulalim, bu münazarayi hem yayınlayacak hem de reklam gelirlerini şehit ailelerine bırakma taahhüdü verecek, madem ortaya büyük bir reyting çıkması ve benim ondan faydalanmamdan korkuyor, birak da bu reyting somut bir şekle girsin, bundan da cefakar şehit aileleri faydalansin, hem de şu seçim kampanyalarinin en hayirli işini yapmiş oluruz" desin. bi de tarih versin, mesela 22 haziran akşamina kadar sure versin bu tv duellosu için (23 haziran seçim yasaklari başlamiş olur).

    kanimca, ozellikle milliyetçi olup da erdoğan'a oy vermeyi düşünen kesimin bu teklifi mantiksiz bulmasi imkansiz olacaktir; yalan degil, hatiri sayilir bir reyting alir, şehit ailelerine de buyuk bir destek olmuş olur. düşünün, onca sokaklara asilan bayraklari, bangir bangir muzik çalan arabalari, hangisinin zerre dişe dokunur bir faydasi oluyor herhangi birimize. peki, bu teklife erdoğan ne cevap verir? bence duymamazliktan gelecektir de, mhp seçmeniyle akp içindeki milliyetçi yönelimleri olan seçmen de duymamazliktan gelebilecek midir bu teklife? hiç zannetmiyorum.

  • yaparsa ak parti yapar sloganını, satarsa ak parti satar olarak değiştirebilir mesela.

  • suruç olayları hakkında taziye dışında hiç bir mesaj verme!

    hiç girme suruç muhabbetine. bunlar tamamen seni tuzağa düşürmek için önceden ayrıntılı olarak kurgulanıp planlanmış ve icra edilmiş operasyonlardır. bu olaylarla ilgili söyleyeceğin bir söz, kuracağın tek bir cümle bile yandaş medya tarafından kararsız seçmenine altın tabakta sunulacak, servis edilecektir. ölenlere rahmet, ailelerine başsağlığı dile kendi icaraatlerine vaatlerine her zaman olduğu gibi devam et.

    suyu bulandırmalarına müsaade etme !

  • bak muharrem hocam.

    sen yalova'da 16 yıldır seçim kazanıyorsun, biz 16 yıldır türkiye'de umutlanıp umutlanıp seçim kaybediyoruz.
    arkanda birleştirdiğin kitle inanılmaz. mitinglerinde gördüğümüz birlik muhteşem.
    bununla birlikte ayaklarımızı yere basıp farkına varmamız gereken şey nedir biliyor musun?

    topladığın kalabalık ve destek aldığın değişik görüşlerden insanların neredeyse hiçbiri daha önceki seçimlerde de akp'ye oy vermiyordu. senin farkın, muhalefetin basiretsiz duruşundan, baskılardan, kötü gidişten bıkmış kesimi tek çatı altında birleştirebilmen ve bu bıkkın insanların yeni lideri olarak miting alanlarına getirebilmen oldu.

    daha önce yazdığım ve inanılmaz güzel geri dönüşler aldığım bu entry'min en sonunda bahsettiğim daha geniş kitlelere ulaşım bölümünü yavaş yavaş uygulamaya koymaya başladınız. insanlardan en az 3 oy istiyorsunuz.

    olumlu mu? olumlu
    işe yarar mı? daha önce kılıçdaroğlu tarafından denendi.
    sonuçları:
    (bkz: koyu akp'li olup da çok yakınımız olan insanlar)
    (bkz: yazarların evlerindeki 2015 2017 2018 oy dağılımı)
    (bkz: bir ak partiliyi ikna et)

    yorumları okursanız; (sosyal medyanın çankaya'sı diye tabir edebileceğimiz ekşi sözlük'te yazarların aile yapısı bile böyle)
    aslında herkes kendi evinin önünü süpürse oldu tamam diyebileceğiz.
    fakat gördüğünüz üzere bu sistem çalışmıyor.

    insanlar sabah uyanıyor televizyonu açıyor o, ekmek almaya gidiyor billboardlarda o, kahveye gidiyor tv de o gazetelerde o, iki muhabbet edeyim diyor o, radyoyu açıyorsun o, telefona mesaj geliyor o. hani dünya değil ama algının lideri gerçekten o.
    hani bizler burada evrenin simülasyon olabileceğini tartışıyoruz ya, işte bunlar evren içinde kendi simülasyonlarını kurmuş durumdalar.
    dört bir taraftan simülasyona hapsedilen insanların düşüncelerini seçime 10 gün kala değiştirmeye çalışmak ki bu insanlar 17-25 aralık gördü yel değirmenleriyle savaşmaktan farksız.

    öncelikle bu kesimin çok üzülerek söylüyorum %30 civarında olduğunu kabul edip
    buraya harcanacak enerjiyi daha farklı yerlere kanalize etmemiz gerekiyor.

    peki ne yapacağız?

    tabii ki başta her politikacının bildiği uygulamaya çalıştığı klasik 3 madde.

    1- sandığa gitmeyen potansiyel seçmeninizi sandığa ikna etmek.
    türkiye'de son yıllarda %15'lik bir kesim sandığa gitmiyor ve yapılan anketlerde bu insanların büyük kısmı sizin potansiyel seçmeniniz. bu o kadar büyük bir rakam ki kendi içlerinde parti kursalar mecliste yaklaşık 95 vekilli grupları olacak.

    2- kararsız seçmen
    anketlerde de gördüğünüz üzere seçim sonuçlarını değiştirebilecek %8-10 civarı bir kararsız seçmen var. kararsız seçmenlerin istisnasız hepsi sizin oy deponuz. ikna kabiliyetiniz ve somut vaatleriniz var.

    3- akp içindeki fanatikleşmemiş seçmen
    asıl oynamanız gereken yer burası. döndürebileceğiniz tahmini oy potansiyeli %10. karşı taraftan eksilip size eklendiğinde potansiyeli %20.
    annenizin olduğu bu video'yu işte tam olarak bu yüzden reklamlarda kullanın diye rica ediyoruz.

    bu maddenin altına özellikle eklemek istiyorum.
    daha önce defalarca yazmamıza rağmen bazen uygulayıp çoğunlukla uygulamadığınız
    ak partili analara sesleniyorum
    ak partili seçmen kalıplarından bir an önce kurtulup,

    oylarını daha önce ak parti'ye vermiş mutsuz analar
    daha önce ak parti'ye oy atmış kardeşim şeklinde hitap ettiğiniz kesime anlattıklarınızın aksi bir kimlik kazandırmadan seslenmek lazım.

    sağlıklı uygulanmadığı için diğer bir açıdan yazayım;
    ak partili analara seslenirseniz hitap edebileceğiniz kesim bahsettiğimiz kalıp %30'dur ve bir sonuç alamayız.
    daha önce ak parti'ye oy atmış kardeşim derseniz hitap ettiğiniz kesim fanatikleşmemiş ve döndürülmesi mümkün potansiyel, sandığa gitmeyecek ve kararsız seçmenleri yani bizim olması gereken hedef kitlemizi kapsar.

    kalan kısa zamanda nokta atışları yapmalıyız.

    her politikacının uygulayabileceği klasik maddelerden çıkıyoruz.

    4- 3 oy istediğiniz kitle donanımlı politikacılar değil ve insanlar bu konuda kendi evlerinde dahi başarısız.
    insanlardan oy istemeleri yerine onlardan konuşmalarını isteyeceğiz. (dikkate alıp 12 haziran 2018 muharrem ince kayseri mitingi'nde uyguladığınız için teşekkürler)

    dip dalgasını sürekli dillendirip oy vermeye cesaret edemeyen içten içe değişim isteyen seçmenlere mevcut gücü göstermemiz lazım. (bizim insanımız gücü sever) bunun için insanlar her yerde ko-nu-şa-cak.
    muharrem ince'yi ko-nu-şa-cak!!!

    mustafa sarıgül gibi bir adam dağa taşa çare sarıgül yazdırıp bir yerlere gelmeye çalıştı ve kısmen de başarılı oldu. bu yazılarla dalga geçildi ya millet üzerindeki etkisi?
    ben sarıgül'ün kim olduğunu dahi bilmeyen ama memleketin kurtarıcısı olacağına inanan adam tanıyorum.

    5- vaatler ve konuşma sırasında tüm ekonomik örnekler somut olarak vatandaşın cebinden çıkan paraya bağlanacak.

    örnek: köprüleri her mitingde anlatıyorsunuz. vatandaşa, köprü için verilen araç geçiş garantisini anlatırsanız pek bir şey anlamayabilir. siz geçerken verdiğiniz 114 tl de zaten geçmedikleri için kalabalığa bir anlam ifade etmeyebilir.
    fakat geçmedikleri ve belki hayatlarında hiç görmeyecekleri bir köprü için kundaktaki bebeği dahil aile bireylerinin her birinin, devlete değil yabancı bir şirkete şimdiye kadar 35 tl* ödediğini duyurursanız işler değişir.
    * 35 tl kabataslak hesaplandı. ödemeler tl üzerinden değil dolar üzerinden yapıldığı için haber olan 1 milyar 389 milyon 300 bin liranın hesaplandığı ortalama kur 3,38. yani ödenen 410 milyon $. bu günün kuruyla 1,910 milyar tl. bu rakamı nüfusa böldüğünüzde ortalama 23 tl gibi bir rakam buluyoruz. bu tarihten sonra da köprünün geçiş istatistiği olmadığı için aylık geçiş grafiklerine göre yaklaşık olarak hesaplanırsa 35 tl bulunuyor. siz danışmanlarınıza daha detaylı hesaplattırın.

    bunu anlattıktan sonra;
    e sen 35 lira verdin, okula giden çocuğun, eşin 35 lira verdi köprüyü yapan yabancı şirkete.
    e köprüyü ben yaptım diyor???
    şimdi köprüyü o mu yaptı? yoksa siz mi yaptınız?

    yine aynı şekilde trt'nin cumhurbaşkanı adaylarına eşit mesafede yaklaşmadığını bir müddet gündemde tuttuk ve dillendirdik.
    yalnızca, dizilere bile konu olmuş herkesin bildiği elektrik faturaları üzerinden eleştiride bulundunuz.

    sayın hocam, reklamlarda gördüğümüz cep telefonlarını satın alınca 450 tl trt payı veriyoruz. iyi okudunuz mu? 450 tl.
    bu bedelin yanında elektrik faturaları aylık 1-2 tl ile (bkz: haşlanma sürecindeki kurbağa) örneği gibidir.
    bizim milletimiz cep telefonu hastasıdır. yeni modeli çıkınca maaşının 3 katı para verir yine o telefonu alır.

    sadece cep telefonu mu? yeni bir televizyon aldınız. trt payımız yaklaşık 500 tl
    sıfır otomobil satın alıyorsunuz. binde 4 trt bandrolü. 100.000 tl gümrük girişi olan bir arabayı satın alarak 400 tl yine trt'ye ödüyoruz. bakıyorsunuz aracın içindeki radyonun ederi bile 400 tl değil!!

    bu paraları danışmanlarınıza hesaplattırıp vatandaşın cebinden çıkan parayı direkt olarak anlatın. resmi gazete ve trt payları

    6- ----bu madde artık çok önemli----

    gördüğümüz üzere (iyi partili kardeşlerim kızmasın) adil durmayan seçim şartlarında ittifak ortağımız meral akşener'e uygulanan yayın ambargosu nedeniyle iyi parti rüzgarı fırtınaya dönüşemedi. seçim sonuçları için pek sağlıklı olmayabilir ama rüzgarın şiddeti için daha iyi bir ölçüm olamaz.

    dolayısıyla milliyetçi oyları da cumhur ekseninden kaydırmak size kaldı.
    işimiz çok muharrem hocam!
    insanları barıştırma, birleştirme çabasındaki bizler, türkiye'de ırkçılığa varan söylemler üzerinden bir milliyetçilik politikası izlendiğini görüyoruz.

    önce şu video'yu izleyelim. evet tüylerimiz yine diken diken oldu.
    ne diyor rahmetli ecevit?
    biz milliyetçiliği kıbrıs'ın topraklarına
    ege'nin deniz yataklarına yazmışız.
    biz milliyetçiliği batı anadolu'nun haşhaş tarlasına yazmışız.

    bizim milliyetçiliğimiz budur. türkiye cumhuriyeti vatandaşlarını ortak paydada buluşturabilecek belki yegane konu da budur ve ecevit'in söylediği her şey bugün ayaklar altındadır.

    adaların durumu ve kara suları
    kıbrıs
    (bkz: 12 haziran 2018 yunan bakandan erdoğan'a destek)

    bizim milliyetçiliğimiz kandil dağı'nı, 1 ay önceden haber verip seçime bir hafta kala bombalamak değildir hocam!!
    (bu cümle aslında sizin. son 20 gün içindeki bir televizyon programınızda, moderatöre, sıkıntılı bir şekilde milliyetçiliği katmadan dile getirmeye çalıştınız. çoğu kişi, programı izlemesine rağmen hatırlamayacaktır. ben sadece cümlenin yapısını değiştirdim.
    aynı şeyleri söylememize rağmen etki farkını görüyorsunuz değil mi?)

    ve bonus olarak mitinglerinizde anlattığınız süleyman şah türbesi'ni artık milliyetçi çerçeveden ele almamız lazım.

    toparlarsak bu seçimi kazandıracak matematik nedir biliyor musunuz?
    ilk turda sizin %32'yi aşıp o'nu %43 altında bırakmanız bununla birlikte mecliste bu sonucu destekler nitelikte anlamlı bir millet ittifakı+hdp bloğu oluşması.
    her üçünün aynı anda gerçekleşmediği her sonuçta ikinci turu kazanmamız çok zor duruyor.

    şunu da bilin ki seçim sonucu ne olursa olsun benim liderim artık sizsiniz.

    ekleme 1 : üslubuma yakışmayacak fakat şu kılıçdaroğlu'nu seçime kadar bir yere kapatıverin yada bahçeli gibi çekin bir köşeye konuşmadan izlesin. adam komple zarar.

    ekleme 2 : arkadaşlar benzin fiyatlarını biliyorsunuz, yarı yolda bitmesin. biraz ateşleyelim.

  • ben sizin yerinizde olsam rte bir kanalda canlı yayına çıkarken o kanala giderim ve programa izinsiz katılırım. kesinlikle muharrem ince'nin tek başına gitmesi gerekir, herhangi bir mağduriyet numarası çekilmemesi için. erdoğan'ın karşısına geçer ve derim ki, gel dedim gelmedin, e işte ben geldim. muharrem ince bunu yapsın, bu seçimi fark atarak kazanır.