debe başlıkları

galatasaray

  • real madrid'e karşı oynadığı 7 maçın 3'ünü kazanmış, 4'ünü kaybetmiş kulüp. bu 3 galibiyetin içinde 2-0'dan 3-2 ve tribünleri 5 5 5 diye bağırttığı galibiyetler vardır.

    juventus'a karşı oynadığı 6 maçtan 2'sini kazanıp 3'ünde berabere kalıp 1'inde yenilmiştir. bu kritik maçlarla juventus'u 2 kez uefa kupasına yollamış, kendi de şampiyonlar ligi'nden devam etmiştir.

    bütün bunları şerefiyle ve hakkıyla kazanmıştır. ülkesinde kollanarak şampiyon olup avrupa'da eline verilen takımlardan olmamıştır. galatasaray başarılıysa bu başarı içi dolu bi başarıdır.

    yerel rakipleri olduğu kadar uluslararası rakipleri de vardır ve onları da örneklerini verdiğimiz gibi bolca tokatlamıştır. ajdar anık gibi gidip "barcelonayız amk" demez. daha şampiyonlar liginde gruptan çıkamamış asırlık takım, gelmiş barcelonayız amk diyo. hahahahahha.

  • passolig sayılarından analiz kasan tinercilere maruz kalan takım. oğlum, hani boykot? hani hepiniz muhaliftiniz? adam olsaydınız, bir sene gitmeseydiniz de şu garabet kalksaydı. bu dediğim tüm takım taraftarlarına. he fanatiğim, beyinsizim, cartım, curtum, iyi al siktir git de gelip övünme. benim passoligim olsa şahsen utanırım, insan içine çıkamam.

    (bkz: passolig boykotu)

    anlamayan beyinsizler varmış editi: galatasaray muhalif, tribünler boş oley demiyorum. passolig alanın beyni yoktur diyorum. 500k beyinsiz beşiktaşlı, galatasaraylı ve fenerli varmış diyorum. bu rakamlarla övünecek adam ya rte'dir ya da bankanın sahibi çalık holdingtir. ohh nasıl sikiyoruz kerizleri diye övünürler. kartlarınızı güncellemeyi unutmayın gençler, hava parası basın güzel kartlarınıza.

  • biz kesin uefa'dan 3-5 yıl filan ceza yedik; tepki almamak için bunu medyaya duyurmuyorlar. yanlışlıkla avrupa kupalarına katılırız matılırız; foyamız meydana çıkar diye her maçta puan kaybediyoruz, oyuncular da kaybedilen her puan başına prim alıyorlar. yönetimin kafası rahat; oyuncular da paralarını aldıkları için takımın durumu pek de umurlarında değil.

    yani takımın durumuyla ilgili daha mantıklı bir açıklama aklıma gelmiyor benim aklıma. ulan ben okulda dönem uzattığımda dost, akraba bizimkilere ''senin oğlan bitirmedi mi okulu?'' lafını soruyorlar diye utancımdan okul bitene kadar insan içine çıkamadım, gururuma yediremedim. insanın yaptığı işe bir saygısı olur. kafasını öne eğer; bir düşünür ''ben ne yapıyorum, sahada ne oynuyorum; elalem dışarıda üç kuruş para için ne işlerde çalışıyor, ben milyon dolara imza atıyorum, o parayla yatırım yapsam ömür boyu idare eder beni ama şurada 90 dakika mücadele etmeye üşeniyorum'' diye düşünür. hadi yaptığın işi sevmiyorsun, futboldan zevk almıyorsun diyelim; insan hiç olmazsa kazandığı parayı hak etmeye çalışır. ''boğazımdan haram lokma geçmesin'' diye bir düşünür.

    yönetimle ilgili zaten fazla söze yok; klavyeme yazık. sezon başlamadan ''3 sezon başarı beklemeyin; ucuz maliyetli transferler yapıp ligde idare edeceğiz'' deselerdi 3 sezonluk kredileri vardı. 3. sezonun sonunda borçları asgari seviyeye çekmiş ve belirli bir gelecek planlamış bir yönetimin başımızın üstünde yeri vardı; unutulurdu o başarısız geçen 3 sene. ama şu anki ekonomik koşullarda bir sürü vaat verip, uefa'dan ceza yiyip üstüne bir de serdar aziz, cavanda gibi transferler yapılıyorsa yönetim için fazla söze zaten gerek yok. alt liglerdeki anadolu kulüplerinde oyuncu transferlerinde dönen paralar illa ki yöneticilerin, menajerlerin cebine girer. işte aynen o anadolu kulüplerine çevirdiler takımı sonunda; helal olsun (!)

  • tanım: ne zaman dibi görse, bir sonraki sene herkesi tokat manyağı yapan kulüp.

    bir taraftarı aynen böyle yazmış biraz yukarıda. yav birader siz geçen sene ligi kaçıncı bitirdiniz!!!!!!!!

  • sene olmuş 2017, hala uefa kupası olan tek türk takımı. yani kızlar kusura bakmayın ama "bizim uefa kupamız var", evet.

  • 4 sene önce stadında schalke bayrağı açan görgüsüz beşiktaşlıları kızdırmış avrupada en başarılı türk kulübüdür.
    http://hizliresim.com/brbj9v

    aynı kulübün görgüsüz taraftarının juventus, real madrid bayraklarını açmışlığıda vardır.

  • vay anasını beşiktaşla niye muhatap olalım onlar ezik diyerek 50 paragraf yazı yazmış adam.

  • wesley sneijder'i yedek kulübesinde oturtma lüksüne ne zaman sahip olduğunu merak ettiğim takım.

  • yukarıda bir geri zekalı var, demiş ki "50'li 60'lı, 70'li yıllarda var mısınız?". tarih bilmeyenlere tarih dersi serimize yeni bir halka ekleyerek cevap verelim buna: evet varız!

    öncelikle süper lig lig tarihi 1959 yılında başlıyor, yani 50'li yıllar dediği şey aslında sadece bir yıl. ama elimizi korkak alıştırmayalım, öncesindeki istanbul profesyonel ligini de sayalım ve bakalım ortaya nasıl bir tablo çıkacak.

    istanbul profesyonel ligi 1951 yılı itibariyle başlayan bir lig ve takımlara göre şampiyonluk sayıları da şu şekilde: galatasaray 3 (1955, 1956, 1958), fenerbahçe 3 (1953, 1957, 1959) ve beşiktaş 2 (1952, 1954). hadi buna 50'li yılları tam olarak kapsasın diye istanbul futbol ligi'nin 1950-51 sezonunu da katalım, ki şampiyon olan takım o sene beşiktaş. beşiktaş'ın da şampiyonluk sayısı böylece 3'e çıkıyor.

    1959-60 sezonuyla beraber de milli lig adıyla, bugünkü türkiye süper ligi kuruluyor. lig bu isimle 5 sezon oynanıyor. şampiyonluk sayıları takımlar göre galatasaray 2 (1962 ve 1963), fenerbahçe 2 (1959 [1959 yılında profesyonel lig şampiyonluğu da var ancak bu aslında iki farklı ligin iki farklı şampiyonluğu, tescil tarihleri bu şekilde göründüğü için böyle yazmak durumundayım] ve 1961) ve beşiktaş 1 (1960).

    daha sonrasında ligin adı 1. lig' dönüştürülüyor. konumuz olan 1960 ve 1970'li yıllara bakarsak eğer şampiyonluk sayıları şu şekilde: galatasaray 4 (1969, 1971, 1972 ve 1973), fenerbahçe 7 (1964, 1965, 1968, 1970, 1974, 1975 ve 1978), beşiktaş 2 (1966 ve 1967) ve trabzonspor 3 (1976, 1977 ve 1979).

    şimdi ne demişti bu geri zekalı yazar? "50'li 60'lı, 70'li yıllarda var mısınız?". rakamlarla bakalım isterseniz galatasaray var mıymış yok muymuş?

    50'li yıllar: 3 şampiyonluk
    60'lı yıllar: 3 şampiyonluk
    70'li yıllar: 3 şampiyonluk

    rakamlar diyor ki bu 30 yılı kapsayan dönemde galatasaray her 3 yılda bir şampiyon olmuş aşağı yukarı. yani sorduğu sorunun cevabı, kesin bir şekilde "evet" oluyor. rakamlar böyle diyor...

    sonrasında da demiş ki "memlekete girişiniz cemaat - darbe - mafya üçgeni içinde mi? evet (80 sonrası)". işte açık açık "ben geri zekalıyım" demenin en temiz yöntemi. halbuki galatasaray'ın meşhur 14 yıl şampiyon olamadığı dönem tam da bahsettiği 80'li yıllar (70'li yılların sonundan itibaren 80'li yılların sonlarına kadar).

    sonrasındaki savları ise komiklik derecesinde gerçekten. "devlet - mafya" diye girip "siyasal islam projesi"'ne bağlanmış. iyi de hangisi sayın geri zekalı? "devlet - mafya" mı "siyasal islam" mı? bu kafa karışıklığınız ne olacak gerçekten bilemiyoruz biz galatasaraylılar olarak. aynısını fransız vs. diyerek de yapıyorsunuz. bu kıvraklık dansözlerde yok net bir şekilde de aynı entry içinde iki faklı klik üzerinden ilerlemekle bir çığır açmış bu sevgili mal değneği.

    hele hele "devleti olmasa yok olursunuz" güzellemesi var ki dadından yenmez. taa 2014 yılında yazdığım bir entry var ki (bkz: #45595951) açıkça devleti arkasına alan kulübü ortaya koyuyor zaten. daha başka bir söze gerek bile yok.

    tanım; geri zekalı turnusolü olan takımım...

    ekleme: aparkatların maradonası hatırlattı, biz de ekleyelim. 1962-63 senesinde bir de şampiyon kulüpler kupası çeyrek finali var galatasarayımın milan'a karşı. tabi bu tip başarılar bizim için sıradan olduğundan unutmuşum yazmayı...

  • aga bak ben bu takımdan nefret eden bir fenerbahçeliyim. bir şey soracagım. lan bu takım tam olarak ney amk.

    bir gün saray yalayıcısı, bir gün fetocu, bir gün ne boksa artık apo piçi yüzünden pkk'lı, bir gün fransız. bugünde vatan hainlerini koruyan bir kulup diye manşet atmış bazı yalama medya.

    lan bir siktirin gidin ya. harbi bu türk halkının suyuna ne katıyorlar anlamıyorum arkadaş.