debe başlıkları

şenol güneş

  • "şenol güneş seneye yüzde 5 ihtimalle kalacaktır."
    (bkz: erman toroğlu)

    " beşiktaş'ta kalmak istiyorum. kovsalar da gitmem ."
    (bkz: şenol güneş)

    " yine ananızı laciverde boyadık. "
    (bkz: ben)

  • hocanin basarisinin temel sırrı çok iyi taktisyen olmasi degil cok iyi bi motivasyoncu olmasi diyordum.

    bitik durumdaki topçulara bile özguven verip ayaga kaldiriyordu. futbolcu açisindan iyi bi egitici degil iyi bi motivasyoncuydu.

    dun ise bunun bir baska yonunu gördüm. basin toplantisi sirasinda oguzhan, caner, marcelo, cenk falan toplantiyi basti. ordaki dialoglari cok ilgincti.

    60-65 yasinda bi adamla 25-30 yasindki cocuklar resmen arkadaş gibilerdi. oguzhan hocaya "seni islatcaktik ama vallahi kıyamadim bak sana" dedi.

    hoca da caner erkine "tam size sallıyordum, siz geldiniz" dedi.

    muhtesem dialoglardi. adam futbolcularla beraber cocuklar gibi ayni.

    ego falan yok. bu yuzden gittigi her takimda basarili oluyor bence ve futbolcular hoca icin her seyi yapiyorlar.

  • beşiktaş'ı lig tarihinde üst üste şampiyon yapan ilk yerli teknik direktör.

  • dinamo kiev maçı bittiği anda kendisi ekrana geldi ve sergei rebrov'un yüzüne karşı ana-bacı girişti. hakeme sövdü filan dendi işte.
    dönüyoruz bugüne.
    volkan buna terbiyesizce laflar söylemiş.
    kıyamam:(
    senin ben iki yüzlülüğünü sikeyim. net.

  • nasıl rezil bir adam olduğunu yine göstermiştir! 9 kişi kalmış rakibine karşı 11 kişi savunma yaparken gol yedi, buna rağmen bütün maç kendisini kollamış hakeme saldırdı.

    ben böyle çirkef bir adam görmedim! bizim ayı hatta melo bile bundan sevimli.

  • şimdi, maçın üzerinden 1 gün geçti. sakinleştik yazalım. 30 nisan 2017 medipol başakşehir beşiktaş maçı'ndaki mağlubiyetin tek sorumlusudur. tamam kendisini severiz. iyidir hoştur. güzel futbol oynatır. şampiyon yapmıştır. belki bu sene yine şampiyon yapacaktır ama;

    iki senedir aynı taktikle,dizilişle başakşehir'i yenmeye çalışıyorsun be hocam. ve yenemiyorsun. olmuyor işte. 4-2-3-1 tutmuyor bu takıma. rakibin hocası kurt, belli çözmüş işte senin bu oyununu. göz açtırmıyor. gözü kapalı oynuyor sana karşı. yarın yine oynasak yine yenemeyiz. bu dizilişle 10 maç yapsak 2'sini alamayız. bu bizim kötü takım olduğumuzdan yada başakşehir'in çok süper takım olduğundan değil. taktik meselesi. adamlar önde basıyor,geriden top yaptırmıyor, orta sahanı kitliyor vs vs. başakşehirle oyanan son 4-5 maça bakalım hepsinin şablonu aynıdır. hatta biliç döneminden beri aynıdır. peki sen ne yapıyorsun hocam? yine aynı dizilişle sahaya çıkıyorsun. sonra puan kaybı geliyor. perşembe'nin gelişi belli işte çarşambadan.

    ligdeki her maça ben büyük takımım istediğimi oynarım diye çıkılmaz ki. rakibin eksik, moralsiz. hafta içi maç yapmış yorgun. ve en önemlisi 7 puan gerinde. yani oynamak zorunda olan, 3 puan'a ihtiyacı olan o. değiştir taktiğini. ne bilim forvetsiz çık. ortasahayı doldur. şu zıkkım 4-2-3-1'den başka bir şey oyna. yap birşeyler şaşırt rakibin hocasını. ayağında döndür topu eve gele. bir süre sonra zaten düşecekler oyundan. o zaman istediğin gibi oynat. ah be hocam.

    ama neyse olan oldu. biz bundan sonrasına bakalım.

  • maçı penaltı atışları neticesi ile kaybettiği halde üstüne çullanılan teknik direktör. ulan şenol güneş mi kaçırdı amk penaltıyı. kazanmak da var kaybetmek de. yok final maçı kazanamıyormuş da yok formsuzmuş. zıbarın yatın lan klavye başında ona buna giydirmek kolay .

  • sevip sevip bi maç kaybedince sövmeler. futbol çok nankör bi oyun allah bunu oynayanına yönetenine çalışanına sabır versin.

  • gereksizce üzerine yüklenilmeye çalışılan hoca.

    maçı izledim. 10 dakikada neredeyse 15 faul yaptı gençlerbirliği. ki bunların kimini verdi hakem,kimini es geçti.
    kartlık olabilecek olanları da uyarı ile geçiştirdi. şenol hoca en son pozisyonda buna isyan etti, tabi ekibi de. ümit özat burada devreye girdi.
    ümit özat'la yaşanan pozisyonda ümit özat kesinlikle haksız. kendi çizgisini geçmesini anlarım,ama rakip kulübeye hareketlenme gibi oyunu gerecek hareketleri anlamam.
    rakip kulübeye koşmak,oraya hareketlenmek hiçbir hocanın ve oyuncunun görevi değildir.
    ümit özat oyunu gerdi,tıpkı daha önce okan buruk'un da germesi gibi.

    açıklamasında da şöyle dedi
    " beşiktaş kulübesi 10 kişiyle hakeme itiraz ediyor her pozisyonda"

    velev ki bjk kulübesinin yaptığı yanlış olsun. sen neden daha fazla yanlışı üstlerine yürüyerek yapıyorsun? hatta koşarak?

    ikincisi şenol güneş'in söylediği sözleri gazete haberinden okursanız " adamı aşağılamış" dersiniz. çünkü ben de öyle dedim.
    ama basın toplantısında o bölümü izleyince,gayet de şakalaştığını,gülerek anlattığını gördüm. " iyi deplase oluyor,o fiziğine rağmen iyi koşuyor. ben oraya kadar koşamadım" dedi.

    " ümit özat kinci olmadığını,olayın yaşanıp bittiğini,daha önce karşılaşılan her maçta elinizi öptüğünü,onu ilk olarak sizin milli takıma aldığınızı söyledi,ne diyeceksiniz " sorusuna da:

    " evet doğrudur,sağ olsun. çok iyi bir takım oluşturmuş. evet maçta öyle bir durum yaşandı,hızlıca bizim alanımıza geldi,deplase olmayı sever( gülerek) iyi deplase oldu. belki de yine elimi öpmeye gelmiştir( gülerek)

    bu sözlerin tam olarak neresinde kiloyla dalga geçmek var ya da aşağılamak var ? kulübeye koşarak gelmesine eleştiri var esprili bir dil ile.

    gün boyu aşağılayıcı onca başlığa yazan,kendi gibi düşünmeyen herkesi aşağılayan,
    " çirkin,aptal,pis," damgalarını yapıştıranlar ahlak bekçisi kesilmiş ya ona yanarım.

    şenol güneş'i ahlaksızlıkla suçlarken bile,ahlaksızca şeyler yazmaktan da geri durmuyorlar.

    bir de fark edebilseler...

  • 10 kişi kaldıktan sonra stopersiz maça devam etmeye çalışmış, sow'un topu çataldan dönünce götü tutuşup takımın en etkili ismini oyundan çıkararak derbiyi satmış taktik deha. maç beşiktaş 10 kişi kalınca bitmedi, talisca çıkınca bitti.