çukur (dizi)

  • --- spoiler ---

    başlayalım bu bölüm gördüğüm gariplikleri sıralamaya;

    1- lan o akın'ın yanmaz kıyafetler giyip gelmesi nasıl bir saçmalıktır aq?
    2- akın koçavalı sadece çizilmiş boktan bir ev simgesinden, nasıl adres çıkardı?
    3- sen tüm istanbul'a savaş açmışsın, alakasız bir kutlama ortamı hadi onu da geçtim, kadınları bırakın yalnız gönderin moduna ne demeli? kimseyle sorunlu değilken bile kadınların yanında adam var ama o gece yok.
    4- azer köşeye sıkışmış, bir ton adam dışarda bekliyor ama 3 el bombası attı hadi dağılalım. hayatımda bu kadar saçma bir şey görmedim.
    5- istanbuldaki mafya babalarının karşısına niye hepsi geldi ki? o adamların bir anda hepsini öldürmeme garantisi neydi? vurup niye kurtulmadılar?
    6- yamaç madem öldüğünden emin olmak için mal gibi yanan evin karşısında bekledi de, niye adamın üstüne bir damla bile benzin dökmedi?
    7- yamaç kamyonetin arkasında giderken, arabaya süren eleman bu olaylar yaşanırken neredeydi? o da oralardayken bu akın nasıl saklandı?
    8- yücel'in karısında bir telefon bile yok yani, arayıp ailesi iyi mi kötü mü öğrenemedi. illa gidip kapıdan ziyaret etmesi gerekiyor.
    9- ekmeğinin peşindeki remzinin, annesinden başka kimsesi yok iken, niye kadını hala çukurda tutsun ki?
    10- herkesin elinde kroki var, bir allahın kulu da demiyor ki aga senin adres neresi? onu da geçtim, lan bu ormana giden kaç yol var? hadi sormadılar yolda da mı karşılaşmıyorlar?

    zorlasam 50 mantıklı olmayan madde yazarım. lan bir bölümde bu kadar fazla mantıksız durum olur mu?

    boktan bir final oldu. bu güne kadar çok gömmezdim ama yamaç-idris sahnesi hariç normal bölümlerden bile daha kalitesiz geçti.

    --- spoiler ---

  • türk dizi tarihinde hayatımda izlediğim en korkunç sahneyi çekmiş dizidir. kadını canlı canlı kesip biçseydiniz daha iyiydi diri diri mezara gömmekten. hem de kocasının çaresizliği önünde. bir de çoluk çocuk izliyor bu diziyi düşünün. allah ne belanız varsa versin orospu çocukları

  • haftalar sonra tv karşısına oturup tamamen sıkıntıdan boş boş zap yaparken dünya televizyonculuk tarihindeki en efsane zeka özürlü sahneye ve senaryoya denk gelmiş olmam sebebiyle, kalbimde ve anılarımda her zaman yer edecek olan dizi.

    15 metreden birbirine kalaşnikoflarla binlerce mermi sıkıp bir kişiyi bile vuramayan 300 kişi.

    ya bi de m16 ile first person shooter kamerasıyla çekim yapmışlar. böyle m16'nın namlusu kalabalığa doğru dönmüş, adam sıkıyor, m16'dan mermi kovanları patır patır akıp yere düşüyor. namlunun ucunda kalabalığı görüyoruz, ama bir tane adam yere düşmüyor...

    hadi bunu yazdınız, yazarken kafanız iyiydi. çekerken kimse sizi uyarmadı mı? hadi çekenlerin de kafası iyiydi, o sette oyuncular dahil en az 300 kişi var. hocam şimdi ben tam namlunun önündeyim ve bana ateş ediliyor, yere düşmem, vurulmam gerekmiyor mu diye biri bile sormaz mı? hadi o figüranların hepsi sokakta toplanmış apaçiler. kafaları bunlara basmıyor, peki... bu sahneyi yayına koyan tv yöneticileri, teknisyenler vs, hiçkimse mi şaşırmadı buna?

    vay anasını ya.

    çukur dizisi efsaneymiş gerçekten.

  • gökhan horzum denen dallamanın dizi anlayışı:

    1. ana karakterlerden birini vur 3 hafta sonra iyileştir, aynı bölüm başka bir ana karakteri vur, o da 3 hafta sonra iyileşsin.

    2. diziye yeni bir yan karakter al 3 hafta gizle.

    3. her sahnede son ses gereksiz bir müzik çal.

    4. kaçanlar son anda görülsün, anında söylenebilecek bir bilgi en son söylensin, ana karakter gözünün önünde olan biteni duyamasın göremesin.

    sen dizi anlayışının da senaryo anlayışının da içine sıçayım ben.

  • bu bölümde yamacı vurduğundan şüphe edilen kişiler:
    - metin
    - meke
    - medet

    özellikle alt alta koydum ki bir şeyi farkedin. nedir? hepsi 'me' ile başlıyor. 'me' hangi hayvanı çağrıştırıyor peki? kuzular. burda senaristlerin üstün foreshadowing yeteneklerini görüyoruz. peki dizide adı 'me' ile başlayan başka kim var?

    bildiniz. yamacı meliha vurmuştur!

  • yamaç’ın suda akarak hastaneye gidip iyileşeceği dizi.

  • amk dizisini mmorpg oyununa çevirdiler. story’den kopup habire side quest takılıyorlar. anlamadım gitti.

  • bir önceki bölümden:

    celasun, aklını kaybetmiş karısı akşın'ı, sokaktan alıp derme çatma bir eve yerleştirdiği medet'in yanına götürür. ona göz kulak olmasını ister. sonrasında akşın ve medet'i, göğüs hizalarının üzerinden görebildiğimiz bir sahnede, mutfakta olduklarını ve yemek yaptıklarını anlarız. aralarında geçen sohbette medet'in gözleri yaşarır. akşın, soğandan mı yaşardı diye sorar. medet de evet der ve soğan doğramaya devam eder. bu sırada celasun gelir. kamera medet ve akşın'ın yemek yaptığı tezgahın tamamını gösterir. ortada ne yemek vardır ne malzeme. medet sadece akşın'ın haline üzülmüş ve ona ayak uydurmuştur.

    medet karakteri'nin ne kadar saf ve temiz bir yüreği olduğunu bundan daha iyi anlatan bir sahne olamazdı doğrusu.

    ama ne yazık ki dizi, duygusal tarafını giderek kaybediyor. karakterler ciddiyetten uzaklaşıyor. herkes gibi beni de heyecanlandıran cumali karakteri, dizinin başından beri anlatılan cumali karakterinden olabildiğince uzaklaştı. komedi unsuru her dizide kullanılabilir. ama aksiyon ve dram diye yola çıkılan bir dizide bunun dozunu ayarlayamazsanız, işin tadı kaçar, durumlar komik olmaktan çıkar...

  • o kadar adam su tabancasıyla sıksaydı, birileri en azından zatürreden ölürdü aq.

  • bir düğünü 20 adamla tarayıp sadece celasunun kardeşlerini öldürebilen karakuzuları , bu atış istatikleriyle askerliğini yapmış her türk vatandaşı yok edebilir.
    dizinin senaristi her hafta izleyenleri mal yerine koyuyor.
    ne yapdıysam millet yedi deyip , pervasızca saçmalıyor.