debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 15 kasım 2018 akit gazetesi provokasyonu

    bu tip gazeteler veya dergiler niye var?

    performans değerlendirmede yapılan hatalardan birisi de kontrast hatasıdır. mesela işe alım sürecinde yapılan görüşmelerde kişilerle ilgili yapılan değerlendirmeler birbirini etkiler. örneğin çok çok başarısız birisiyle görüşme yapıp hemen ardından vasat birisiyle görüşme yaparsanız, o vasat kişiyi olması gerektiğinden çok daha yüksek bir puanla değerlendirebilirsiniz. işte buna kontrast etkisi denir.

    şimdi bu akit tipi oluşumların da kontrast etkisi yaratmak gibi bir misyonları var. bir bakıma " ölümü gösterip sıtmaya razı etmek". de diyebiliriz. bunların görevi en uç, en radikal, en saçma sapan, en olmayacak şeyleri gündeme getirip daha ılımlı bir islamlaştırma projesine katkı sağlamak. yani bunlar toplumun ezici bir çoğunluğunun garip bulduğu en uç şeyleri söyleyecek; mesela şeriat gelsin diyecek. öte yandan belki direkt olarak şeriat gelmeyecek ama mesela alkol yasağı koyulacak. bizler de şeriat gelmedi diyip alkol yasağına razı olacağız. bu hamleyi çok da olumsuz puanlamayacağız. çünkü bize en kötü ne olabileceğini söylediler. insanları bununla korkutmuş oldular. o yüzden bizler de daha azını gördüğümüzde bunu normal karşılamaya başlayacağız. biz " oh işte akit'in istediği olmadı" derken atılan adımları görmeyeceğiz. veya olması gerekenden daha az önemseyeceğiz. yine yeri gelecek tıpkı bugün olduğu gibi atatürk'e en olmadık hakaretlerde bulunup daha düşük dozajlı hakaretlerin önünü açmaya çalışacaklar. teröristlerle yan yana koyacaklar ki diğer hakaretleri çok da umursamayalım.

    yani kısacası bu akit tipi oluşumların görevi atatürksüz bir islam cumhuriyetine geçişin yapı taşlarını döşemektir.

  • 2. 16 kasım 2018 boğaziçi gözaltıları

    sonrada vay efendim yurtdışındaki bilim adamlarımız geri dönsün. sen burdakileri tutuklamayı bırak ilk önce

  • 3. atlet giymeyen erkek

    bir erkek için yaşlanma turnusoludur. 25 yaşıma kadar sexy likten ödün vermediğimden hiç giymezdim, 25-30 arası kırgın/hasta olacağımı hissettiğim zamanlarda giyerdim. 30+ artık kendim giydiğim gibi giymeyenlere de bulaşma huyu edindim- atlet giy atlet hasta olacan, tarzan gibi dolaşma, soğuğa yiğitlik olmaz, böbrekleri üşütürsen ananınkini görürsün vb.

  • 4. ahmet kaya

    o zamanlar bir televizyon kanalinda calisiyordum. muzik programlarina bir cok unlu isim gelirdi. kuliste istedigim unluyle tanisma sohbet etme imkanim vardi. kimler geldi gecti ama ben hic kimseyle tanisma sohbet etme istegi duymadim. hickimse icin studyonun bulundugu kata inmedim. 2 kisi haric; biri muslum gurses digeri ahmet kaya... kendisiyle ilk o televizyon kanalinin kulisinde tanistim. gorusmemiz o gunden sonra da devam etti...

    uzun sohbetlerimiz oldu... cihangirdeki o zamanlar adi “gak” produksiyon olan (vefatindan sonra “gam” oldu) ofisine cok gittim geldim.

    kargalari cok severdi, uzun uzun anlatmisti bir seferinde. “karga akillidir ama en ozemli ozelligi basinin caresine bakar, ozgurdur kimseye minnet etmez. bu yuzden de evcillestirilemez” sirketinin adini kargalari sevdigi icin gak koymustu.

    kendi sirketimin amlemini onun anisina karga yaptim. sozluk nick’im onun anisina “corvus corona”dir.

    cok yufka yurekli cok merhametliydi. bi yoksul haber okur gozleri dolardi.

    gercekten cok ama cok inanilmaz neseli, esprili, eglenceli ve komik bir adamdi (ki en cok bu yonunu severdim) onun oldugu yerde hic sıkılmazdınız.

    ve bu memleketi, bu memleketin butun insanlarini irk, dil, din gozetmeksizin cok ama cok severdi. asla ama asla bir vatan haini degildi. bu ulkenin linc kulturuyle yetismis kalles ve pust insanlari onu gurbette bolucu unsurlarin kucagina itti. apoya sarki soylemismis, pkk’yi ovmusmus gecin bunlari... uc ay icinde adamin felegini sasirttilar... ben onun vatanseverligini burada ovmeye gerek bile duymam.

    gulten abla, guc bela yalvar yakar pariste tutuyordu... yoksa ona kalsa bu ulkenin hapishaneleri bile parisin sarayindan iyiydi. (oyle bir cendereydi ki gelseydi gercekten icerde öldürülürdü. gulten abla her seferinde; “nolur biraz durulsun ortalik, nolur biraz daha dayan, cocugunu babasiz koyma” diyerek durduruyordu.

    gurbete, vefasizliga, uc bes ayda silinmeye, hakaretlere, vatan hainligi damgalarina dayanamadi kalbi... cocugu babasiz kaldi.

    ona bunu yasatan linc leskeri sirtlanlara ve bugun burada ona hakaretler yazarak hala o kulturu devam ettirmeye calisan artiklarina yaziklar olsun...

    sen rahmetle uyu agabey. bak seni silmeye calisanlar silindi gitti ama senin öldüğün gün dogan bebeler bugun turkulerini ezbere soyluyor...

    “ozanlara ölüm yoktur” cunku.

    beni en etkileyen en sevdigim ve her dinledigimde beni baska bir aleme sokan sarkisi; “karanlikta”
    bu sarkiyi ne zaman dinlesem; gece oluyor, gokte parlak bir ay ve disarda kar yagiyor... ben ufak ve sicak bir kulubedeyim, odun yaniyor, alevin golgeleri odanin duvarlarina vuruyor. ince dal citirtilarini ve kar yagisinin ipince sessizligini duyuyorum. butun insanlardan cok uzakta ve bir basimayim. kalakalmisim oyle bicak kesmez bir huzun. bu sarki basliyor ve sol omzuma soguktan usumus bir karga, yuregimin sol yanina tuhaf bir umutla birlikte gelip konuyor. yalnizligimmis korkusuzlugum, anliyorum. anliyorum yâr uykuda ben yine penceremde...

    karanlikta;
    https://youtu.be/afnmh2lzk7u

    edit: ozelden cok mesaj geliyor; vatan haini degilse “kürdüz ölene kadar” sarkisini niye soyledi? buradan yazayim toplu cevap olsun.

    ofkenin hircinligidir bu, dogru degil ama anlasilabilir.
    40 yil turkce konusmus, turkce dusunmus, turkce uretmis, turkce sarki soylemis, kurtce bie bilmeyen kürt asilli bir adam gunun birinde bir tek kurtce sarki soyleyecegim dedigi icin koca bir ulke adami itin gotune sokmussa... kose yazilarinda “sunnetsiz pezevenk, fahise, vatan haini yazilari girla gitmisse... ulkenin 1 numarali gazetesinde butun kisilik haklari ayaklar altina alinarak 8 sutuna manset; “vay serefsiz” basliklari atilmissa... albumleri sokaklarda parcalanmis, sarkilarinin calinmasi medyalarda yasaklanmissa... kiz cocugu okula gidemez eşi sokaga cikamaz hale getirilip kendisi ulkeden gitmek zorunda birakilmissa. bunlarin hepsi uc ay icinde yapilmis, uc ay icinde bir adamin omru yok edilmisse... karsiliginda da bir kac ciliz ses haric hic kimseden en kucuk bir insaf sesi yukselmemisse... kendisine gurbette kucak acan, sahiplenen kürtlere 10.yil marsini mi soyleyecekti bu adam ne soyleyecekti?

    zulmunuz apoyu ozletmis demek...

  • 5. memurluktan istifa edip özel sektörde çalışmak

    reşat nuri güntekin memuriyetten emekli olmasına rağmen kitaplarında memuriyetten ayrılan karakterleri işlemiştir. belki çok defa aklına geldi de yapamadı, kim bilir?

    orhan veli ise bunu güzel bir havada fiile dökmüştür.

    (bkz: güzel havalar)

    (bkz: evkaftaki memurluktan ayrılmak)

    ekleme:
    "bütün ümidi, dostoyevski gibi, mühendis olduktan sonra istifa etmekti. hangi görevden istifa edecekti? bilmiyordu."*
    (bkz: selim ışık) (bkz: tutunamayanlar)

    edit:
    valentin bulgakov babasından bahsederken "otuz yıldır devlet memuruydu, hiç bir şey düşünmemeyi öğrenmişti." diyor jay parini - son istasyon'*da bir karaktere dönüşmüşken. tüm bunları düşününce, hâlâ düşünebiliyor olmak bile istifa sebebi olabilir.

  • 6. ülkü ocakları ne işe yarar sorunsalı

    her vatandaşın aklını kurcalayan basit bir soru. andımız kaldırıldı en ufak tepki yok, diyanet işleri başkanı kadir mısıroğlu'nu 10 kasım'dan bir gün önce ziyaret etti ses yok, akit gazetesi atatürk'ü abdullah öcalan ve fethullah gülen'in arasına koydu açıkça terörist dedi kılınızı kıpırdatmadınız.

    sadece şu son bir ayda olanlar bile tepki göstermek için yeterliyken siz ne yaptınız. şehit cenazeleri gezmekten başka ne işe yararsınız lan siz? en azından 100 kişi toplanıp akit'in önüne gidin diyecem de siz emirsiz hareket etmezsiniz sahte türk milliyetçileri. akşener liderinize iki kelime laf etti diye gece vakti kadının evini bastınız ama bütün bu olanlara tek ses dahi çıkaramıyorsunuz. tarih sizi de yazacak!

    edit: karşı argüman olarak doğuda savaşan askerler gösterilmiş genel olarak. konu onlar değil. konu akit o manşette atatürk yerine sedat pekerin fotoğrafını kullansa delirip gazetenin önüne akın edecek tiplerin konu atatürk'e geldiğinde nasıl sessiz kaldığıdır.

  • 7. tavuk dünyası

    bebek avucunu anca dolduracak porsiyonda soslu tavuk verip 20 lira isteyen ve doymanızı bekleyen bir mekanı övebilecek vizyonsuzlukta insanların olduğunu bize gösteren bir başlık.

    (bkz: şimdi reklamlar)

  • 8. doktorların dayağı hak etmesi

    çoğu insan için aslında hak diye bir şey yoktur. hak etmek diye de bir şey yoktur. sadece güç diye bir şey vardır.
    kime gücün yetiyorsa onun dayağı hak ettiğine inanırsın.mesela çocuğuna, karına gücün yettiği için dayağı hak ettiklerini düşünürsün.
    yani hep doktorlar mı hak ediyor dayağı?
    kimsenin götü yemiyor polise, subaya, hakime, savcıya, kalantor bürokrat ve sanayiciye, iş adamına bir şey demeye. neden? çünkü gücü yetmez. bunların içinde dayağı hak eden yok mu? neden bunlara böyle başlıklar açılmıyor da zırt pırt doktorlar gündeme getiriliyor?
    bir grup gözüne doktorları kestirmiş işte. hasetle birleşmiş nefrete dönüşmüş duygular. başka yerlerden kaynaklanmış doktara yönelmiş şiddet.
    he de geç.

  • 9. çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak

    benim adım hiç kullanışlı değil mesela.yurtdışında motor muamelesi yapıyorlar
    not:adım engin.

  • 10. sarhoşum demenin alternatif yolları

    alayınızın amına korum

  • 11. bedelli askerlik

    o değil de şu siktiriboktan cam filmi lobisi kadar olamadık ya. vay amk ya.

  • 12. kadın yönetici ile çalışmak

    büyük bir mobilya mağazasında dış ticaret departmanında işe başlayacaktım ve departmanın müdürü kadındı. inanılmaz önyargılarla işe başlayıp ''şimdi bu kadının kaprisleri arasında zaman geçmez'' diye efkarlanırken zamanla şeker gibi bir insan olduğunun farkına vardım. ikinci önyargım ise ''kadından yönetici mi olur lan'' veya ''kadın kısmı yönetmek değil yönetilmek için vardır'' gibisinden bir şeydi ancak gayet de iyi bir yöneticiydi kendisi. hem çok ciddiyetli ve prensipli bir kadındı, hem de kimseyi incitmiyordu, üstüne üstlük emir de vermiyordu yani kimsenin erkeklik gururunu ezmeden talimat veriyordu nasıl başarıyorsa. herkesi kabiliyetine göre en iyi şekilde değerlendiriyordu.hiç ablam olmadığı için onu sanki ablammış gibi seviyordum ve gerçek hayatta bir ablam olsa herhalde ancak bu kadar severdim. sonra işten ayrıldım, başka işlerde çalıştım ama onun gibi iyi bir yöneticiye hiçbir yerde rastlamadım. o yüzden sevgili sözlük yazarları, cinsiyetçiliğin ve genellemenin her türlüsünün boş olduğunu hatırlayalım, kimseyi kendi önyargılarımızla itham ve infaz etmeyelim. amen.

  • 13. bilal erdoğan'ın ibb başkan adayı olması iddiası

    başkanım 20 dakikanız varsa 5 dakikalık bir şey anlatacağım.

  • 14. kitap okumanın zararları

    mutsuzluk derim. cahil olun dünya umurunuzda olmasın. tavsiyem mutsuz olun ama cahil olmayın.

  • 15. evrimin bilimsel bir gerçek olmadığı gerçeği

    olmayan gerçeklik.

    evrim bilimsel bir gerçek değil. islamcı, dinci hokkabazların yaradılışçı hikayeleri bilimsel gerçek tabii.

  • 16. balkan göçmenleri

    çoğunluğu türk olmakla beraber boşnak, arnavut, pomak ve bir miktar çingene ile sosyalizmden kaçan slav kökenliler de vardır.
    geneli çalışkan, vatanına bağlı, modern, yaşamasını bilen, akraba evliliği nedir bilmeyen, güzel insanlardır.
    ortak özellikleri hemşehrileri olan mustafa kemal'e olan bağlılıklarıdır.
    türkiye'deki "beyaz türkler"in genelini oluştururlar. eğitimli ve ülkenin sessiz ama derin insanlarıdır.
    türkiye'nin aydınlık yüzleridir.

  • 17. sıcakken ayrı soğukken ayrı güzel olan yiyecekler

    zeytinyağlı (bkz: yaprak sarması) *
    sıcak olanı ise yoğurtlu olmalı.

    zeytinyağlı (bkz: pırasa)
    sıcağı da bol limonlu tabi

    yine zeytinyağlı (bkz: barbunya plaki) bol garnitürlü böyle
    sıcağı ise haşlanmamış olmak üzere yine garnitürlü harika olur.

  • 18. sahibinden.com'da satılan yeraltı sığınağı

    başıma bir şey gelmeyecekse beğendiğim sığınaktır.

  • 19. ilk türk yapımı dildoya isim önerileri

    (bkz: zıbık)

  • 20. istanbul başakşehirspor

    almanya, ingiltere, italya vb. liglerde şampiyon olan takımlar bileğinin hakkıyla olmuştur. ama bizdeki başakşehir birilerinin ittirmesiyle ve siyasi destekle şampiyon olacağı için hiç de sevineceğim bir durum olmaz. adamlar son iki yıldır şampiyon yapılmaya çalışılıyor. türkiye'de futbolu takip edip bunu görmemek en hafif tabirle körlüktür.

  • 21. çocukken ansiklopedi okumak

    a-amt
    amt-bas
    bas-cam
    cam-dam
    dam-dün
    dün-fel
    fel-gla
    gla-her

    bizim evdekiler bu kadardı. amacım ezberlemek olmasa da bu şekilde şarkı gibi söylerdim ve beynime yerleşmiş. 25 yıl oluyor neredeyse. ansiklopedi sırtnda başladığı ve bittiği konunun ilk 3 harfi bulunmaktaydı. yukarıda yazdıklarım da onlar. aklımda kaldığı kadarıyla. büyük britannica olsa gerek adı. lacivert sert kapak.

    edit1:
    @signusx1 uyardı. ansiklopedi adı: büyük larousse imiş. teşekkürler.

    edit2:

    @ppg kişisi de mesajla bunu paylaştı:

    "aba-bağ
    bağ-çel
    çel-eme
    eme-gök
    gök-isa
    isa-kon
    kon-mer
    mer-ort
    ort-roko
    roko-sto
    sto-tür
    tür-zwi"

    edit3:

    bu da @wirelesson kişisinden:

    "her isa
    isa kar
    kar kro
    kro mag
    mag mil
    mil not
    not per
    per rom
    rom uya
    uya zvi"

    yaptığımız iş akıllı işiymiş gibi bir de ekleme/düzeltme yapmış mesajına:

    "rom sığ
    sığ taf
    taf uya

    atlamışım 3 tane :) hızlı hızlı söyleyince tamamladım :))"

    edit4: @milesteg79 durur mu?! yapıştırmış cevabı:

    "üşenmedim buldum. küçükken okuyordum sırayla hepsinin adlarını niyeyse? ansiklopedilerin görseli"

    şahane desteği ve paylaşımı için teşekkür ediyorum. bunları koyduğum kitaplık dahi renginden üzerindeki stickerlara kadar her şeyiyle gözümde canlandı (koskoca mazi).

    lacivert değilmiş. o başka ansiklopediydi. onu da bizim jenerasyonun bir başka delisi hatırlar, söyler elbet.

    edit5:

    @kabahatten buyuk ozur imdada yetişiyordu:

    "lacivert olan meydan larousse olmalı hocam"

    tabi içi rahat etmediği için bana belgelerle geldi.

    " kanıt"

    bizim dönem hepten uçmuş. dernek kurmak lazım.

  • 22. dublin havaalanı'nda pasaport kontrol rezaleti

    kural tanımaz ülkenin kural tanımaz insanlarını gösteren olmayan rezalet

    "ben de pasaportunda yer olmadığı için o kağıda bastırıyorum" burada rezalet puanı -10'a düşüyor zaten.

    pasaportunuzda boş sayfa olmak zorunda. belirli sürelerle yenilenmek zorunda. herhangi bir ülkenin memuruna saygılı olmak zorundasınız. hiç bir ülke sizi almak zorunda değil. vizeniz, pasaportunuz, bilmem kaç kuruş maaş alıyor olmanız, daha önce nerelere gitmiş olmanız sizi kabul edecekleri anlamına gelmiyor.

    pasaport kullanımı, vize başvuru prosedürleri, gümrük kuralları vs. modern dünya insanının bunlara hakim olması gerekiyor. yarım yamalak bilgi ile antipatik bir memura denk gelip haksız duruma düşüyorsunuz. memur art niyetli olabilir. ama kurallara göre oynamak zorunda. sizin her şeyiniz tamamsa, kimse size bir şey diyemez. derse de hakkınızı modern bir memlekette ararsanız muhtemelen hakkınızı alırsınız. hayat adil değil. 3. dünya ülkesi vatandaşısınız ve gördüğüm kadarıyla 3. dünya ülkesi vatandaşı tepkisi vermişsiniz "yükselerek"

  • 23. ekşi itiraf

    babaannem 91 yaşında.
    alzheimer hastası
    ve kendi başına yatağından kalkacak güç ayaklarında ve bedenin de yok.

    bakımı , yemeği , banyosu vs dört dörtlük yapılıyor.

    annem , en büyük gelini idi.annemi sevmediği için beni ve kardeşlerimi torunu olarak sevmezdi.

    bu sevgisizlik ve ilgi dışlanmışlığıyla büyüyen bizler kocaman insanlar olduk.

    çok şükür maddi durumumuzda iyi.babaannemin her şeyini dört dörtlük sağlayabilecek durumdayız.

    çoğu kez gidip kucaklayıp arabaya kadar kucağımda götürüp hastaneye götürdüm.yaşlı kadın 50,55 kilo ama kemik ağır olur işte.

    alzheimer dedik ya , kimseyi tanımaz hangisi oğlu hangisi kızı bilmez.çoğu zaman ölmüş insanların isimlerini sayıklar.ölmüş insanların ismini sayıklamak alzheimer in en kuvvetli etkilerindenmiş.

    her halde son 1 yılda en az 5 kez 10 ar gün yoğun bakımda yatırmışızdır.her seferinde eski toprak olmanın ve direnmenin etkisiyle toparladı.

    şu an yine karanlıkta baş ucunda oturmuşum.
    yarı uyku yarı uyanık hali ile bir isim sayıkladı.bir kadın ismi.
    kim bu kadın dedim ?
    sayıkladığı isim babaannemin erkek kardeşinin hanımının ismi imiş.
    bir nevi babaannemin zamanında görümcelik yaptığı kadın.
    kadın ölmüş ama.
    neden acaba sayıkladı bu ismi , bilmiyorum.

    elimde kocaman bir bardak kahve var.sigara içmiyorum , nefesi daralmasın ve öksürmesin diye.öylece kendisini izliyorum. yanında olduğumun farkında bile de değil.

    bazen allah “ a ; artık emanetini al rabbim diyorum.yormadan, çektirmeden emanetini al.
    bize verdiğin can emanet ise babaannemde senin kulun ise onu yorma yarabbim.

    bizler var olduğumuz sürece babaannem nefes almaya devam ettikçe dört dörtlük son görevimizi yerine getireceğiz.

    ötesi ? ötesi yok.ötesi , herkesin bi gün mutlaka gideceği mezarlıktır.

  • 24. elazığ alperen ocaklarında seks skandalı

    reşit olmayan biriyle reşit birinin cinsel münasebeti seks değil istismar oluyor. doğrusu için (bkz: alperen ocakları'nda cinsel istismar skandalı)

  • 25. big bang'den önce ne vardı

    (bkz: yarak vardi yersen)

  • 26. yunanistan'ın büyük istanbul depremini beklemesi

    çok paranoyak insan gördüm, böylesini görmedim. gerçekten bunları bulup yazmak için çok uğraşıyor musunuz ya?

  • 27. aknaz kaşar peynirinin şişmesi

    ürün bozulmuş, bakteriler gaz üretmeye başlamış. büyük ihtimal soğuk hava zinciri bir yerlerde bozuldu.

  • 28. kadında ilk baktığım yer zekadır diyen erkek

    onu diyenin yalanını sikeyim. yüzüne memesine götüne bacaklarına demiyor da zekasına bakıyormuş. pehh. atma şevket din kardeşiyiz.

  • 29. queen'in en iyi 3 şarkısı

    (bkz: bohemian rhapsody)

    (bkz: i want to break free)

    (bkz: don't stop me now)

    edit: dur bakayım kimler neler yazmış derken kendi yazdıklarımı unuttum. entry'e dönüp okudum. bütün ihtimalleri düşününce insan ne yazdığını da unutuyor. bu anketin geçerliliği olmaz. zaten kimsenin yazdığı 3 şarkı birbirini tutmuyor. yazdıklarımı görmesem 2 saat sonra başka 3 tane yazacağıma adım gibi eminim.

  • 30. cenaze sahibinin acısını katmerleyen sözler

  • 31. fethiye'de haraç kesen mafya

    bu tür olaylarda beni en çok eğlendiren şey, görüntüler sözlük veya diğer sosyal paylaşım sitelerine düşünce aniden ortaya çıkan "ah ben orada olacaktım insanları."

    "ben orada olacaktım ki lavuğun bağırsaklarını nasıl döküyordum yere."

    "bunu bana verin sonra hemen ambulans çağırın. götürüp yaşam destek ünitesine bağlasınlar."

    "siz de adam mısınız? ah ben orada olacaktım bla bla.. sert erkek seven kızlar eklesin!"

    yahu siz benim hergün sokakta gördüğüm insanlar değil misiniz? valla hiç öyle delifişek bir haliniz yok. bir adam sokakta karısını döverken etrafında halka oluşturup izleyen adamlar siz değil miydiniz ulan?

    bu klavye var ya, çok tehlikeli bir şey. hem sanalı, hem reeli. erkeklik hormonu üzerindeki etkisi muazzam.

  • 32. kastamonu olmasaydı dünyada eksik kalacak şeyler

    olayın farkına varamayan kaz kafalılar için;
    *istanbul’un fethi için fatih sultan mehmet candaroğulları beyine gelip yardım istemiştir. o zamanın en iyi birlikleri burda olduğu için savaşa dahil olunmuş ve istanbul alınmıştır. ( halil inalcık)
    * çanakkale savaşında dedem ve kardeşleri dahil olmak üzere verilen binlerce şehit ve kazanılan zafer. boynu bükük kalan eş dost.
    * şerife bacı.
    * savaşın etkilerini bir türlü üstünden atamamış ve bir türlü sanayileşmeyi sağlayamamış sadece 2.5 milyonu istanbul’da olan insanlar.
    * küre dağları milli parkı
    * ılgaz dağı
    * cide gideros koyu
    * nasrullah camii
    * kambur köprü
    * dalga geçtiğiniz dünyaya ihraç olan sarımsak
    *ramsey
    * cem boyner - boyner holding
    * rıfat ılgaz
    * oğuz atay
    * bülent ecevit
    * çok sevdiğiniz nevşin mengü - babası şahin mengü.
    * sevgili dostlar ben size sadece küçük bir araştırma ile bile bulabileceğiz şeyleri yazdım. dahası burda bayburt başlığı açar gibi başlık açarsanız aldığınız cevaplarla göt gibi kalırsınız. evet boz ayı vardır dağlarında.geyik de vardır tavşan da. ormanlar elden gidiyor diye ağlayan sizler değil misiniz? bakın bizde hepsi duruyor. duruyor ki içinde hayat da devam ediyor.
    uzaklardan hasret kalarak bakıyorum güzelim memleketime. her yıl 1-2 defa mutlaka giderim. her gittiğimde de başım önde gelirim metropolünüze. merak etmeyin elbet bir gün döneceğiz. öyle ya da böyle. bir de kısa not düşeyim. ben bu zamana kadar memleketi iç anadolu, doğu anadolu, güneydoğu olan çok insan tanıdım istanbullu, ankaralı, izmirli olduğunu söyleyen. henüz karşıma hiç çıkmadı ben kastamonulu değilim diyen. nereye gitsem hiç gitmese de memleketim kastamonu diyen insanlar tanıdım. bence siz böyle başlıklar açmadan bir kere daha düşünün derim.

  • 33. 17.45'te evden çıkıp 17.30'da işte olan insan

    23 saat 45 dakika boyunca yolculuk yapmıştır .

  • 34. 15 kasım 2018 olympiakos fenerbahçe maçı

    düşünün beyler düşünün. obra normal bir koç değil. nasıl mı?

    ikinci yarıda mola kullanmadı neden mi?
    çünkü blatt molalarını erken tüketti ve hücum planı çizmek için obranın mola almasına ihtiyacı vardı. obra olum bu obra sana hücum yok görelim bakalım takımını plansız ne kadar oynayabiliyor dedi ve mola almadı. o takımına güveniyor, takımına kenarda kendisi olmasa bile galibiyet alabilecek oyunları kazımış. ve bu bambaşka bir olay beyler, tepe seviye. obradoviç; obradoviçi çoktan aşmış durumda...

  • 35. mustafa kemal'i seven ahmaktır

    püsküllü delinin son sıçmığı. vatan haini herif. karadeniz'in yüz karası.

    bu dinazoru 90 yaşında paket edip imralı'daki apo itinin yanında yatırmayan devlet hiç kalkıp devletim demesin.

    https://www.haber3.com/…ven-ahmaktir-haberi-4968075

  • 36. polo ile golf'ü ayırt edemeyen erkek

    atlısına polo, atsızına golf denir.

    koskoca atı ayırt edemeyen erkek.

  • 37. şu anda çalan şarkı

    ''...
    güzel günler çabuk geçer
    içimiz hep bir hoşçakal ülkesi.''

    şebnem ferah - hoşçakal

  • 38. süleyman soylu'nun hdplilere verdiği ayar

  • 39. grafi2000 comedy'den akılda kalanlar

    (bkz: pokeimam)

    edit: pokeimam destroy cartoon’a aitmiş. uyaran suserlere teşekkürler :)

  • 40. abi diyen kız tipi

    olmayan kız tipidir. çünkü abi diyen kız yoktur, aaağğbii diyen kız vardır.

  • 41. bir daha yemem denilen şeyler

    bir daha sikseler yemem yanlış olmuş,sikseler bir daha yemem olacaktı.
    ikinciyi bekleyenler hariç.

  • 42. aykut kocaman

    konyaspor'un eşofmanı.

  • 43. playstation store

    hem bir master pc hem de bir ps4 sahibi olarak diyorum ki.

    iyi ki steam var diyorsun. insan gibi fiyat uyguluyorlar indirim olunca %75 bazen %85 indirim basıyorlar.

    dolar yükseldi diye fiyatları bindirip düşünce o seviyede bırakmıyorlar.

    bir tarafta oyuncu dostu oluşum diğer tarafta asgari ücretin üçte biri miktarına oyun satan kansızlar var.

  • 44. yeni tiktok akımı

    video altındaki en beğenilen yorum videoyu özetlemiştir. açmasam da olur diyenler için ilgili yorum:
    "hayattaki tek başarısı evlenip iki çocuk yapmak olan türk kadınının milli marşı."

  • 45. thy'nin başörtülü hostes kabul etmemesi

    son dakika söylenmesi üzerine konuşulabilir. ancak b2c hizmet sektöründe bir firmanın sahada en ön hatta müşteriyle ilgilenen ekibi için görünüm ve giyimle ilgili kurallar koyması kadar normal birşey yok. thy ticari bir işletmedir. kamu yararına hizmet veren bir devlet kurumu değildir. her şirketin olduğu kadar, kendilerinin de topluma karşı bir sorumlulukları vardır. ancak kendilerinin öncelikle diğer paylaşlara (söz gelimi hissedarlar) karşı sorumlulukları vardır.

    bu tür işletmelerde “yav o da yapar aynı işi nedir?” kadar kolay değildir bu işler. her şirketin bir stratejisi vardır. marka imajı da bu stratejinin bir parçasıdır. şirketin adı, marka bilinirliği, imajı vb. maddi olmayan varlıkları, filosundaki uçaklarından daha değerlidir. bunları oluşturmak o uçakları almaktan daha zor, kaybetmesi ise çok ama çok kolaydır. beyni olan kimse riske atmaz.

    bunun dinle bir ilgisi yok onu bir netleştirelim. görünür yerde dövmesi olanı da almıyorlar. başka örnekler de verilmiş başlıkta. sadece giyim kuşam ile sınırlı kalmayan. konu giyim kuşamken de, bir kıyafet kodu var arkadaşlar. o kıyafetin bir alternatifi yok. yok ulan. bunu giyeceksin diyor. bu arada, sırf bununla ilgili bile bir makaleye denk gelmiştim. havayolu şirketlerinin üniformalarıyla bağdaştırıldığı, bunun bir pazarlama kanalı olarak kullanıldığı vs. anlatılıyordu. yani thy üniformalı birini görünce amblemi bile görmeden diyorsun ki aha bu thy. neyse, özetle taviz vermezler böyle şeylerde.

    demokrasiyle, çağdışılıkla vs. de ilgisi yok durumun. avrupa’nın göbeğindeyim. koyu takım, açık renk gömlek, siyah ya da kahverengi ayakkabı, koyu renk çorap. dress code bu. yapacak birşey yok. bunlara karar verilirken arka planda bin tane şey dikkate alınıyor. ben istemiyor muyum en azından bazen rahat birşeyler giyip gideyim? gidemem. istediğim buysa yapmam gereken başka iş bakmak. bu sektörün olayı bu. herkes her işte çalışmak zorunda değil.

  • 46. koreli kızların türk kızlarından şirin olması

    koreli kızların buzlanmış hali bile daha şirin diyerek yükselttiğim önerme.

  • 47. birine sarılma ihtiyacı hissetmek

    salonda o kadar yer varken gelip kucağınıza kurulan ev kedinizin de hissettiği duygudur.

    (bkz: oksitosin)

  • 48. jennifer lopez'in giydiği düşük bel pantolon

    düşük bel pantolondan çok yüksek bel dondur.