debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 16 şubat 2019 fenerbahçe atiker konyaspor maçı

    koyduk mu!!???!!? yazan var lan.

    ulan maça 16. olarak çıkıyorsun am paparası, sen koysan koysan kendi götüne koyarsın bu saatten sonra.

  • 2. organize işler sazan sarmalı'nın netflix'e gelmesi

    işte bu cinemaximum'a gol olur. yeni medyanın gücü!

  • 3. çaylak onay listesi

    sonunda benim de kurtulduğum listedir. aslında 1 ay önce kurtulmuşum ama umudumu kestiğimden bayadır sadece entry okuyup favlamak için giriyordum, yeni fark ettim.

    ekşi sözlük'ü ilk kullanmaya başladığımda hesap açsam mı diye düşünmüştüm ama formata zarar veririm diye hemen açmak istemedim, zaten entry'leri okuyabiliyordum. 2-3 yıl hesap açmadan okudum bu şekilde. artık yeterince okuduğumu ve yazma vaktimin geldiğini düşündüğümde hesap açtım, 1-2 entry yazdım ama entry'lerin italik olduğunu görünce "şimdi sayfalarca yazsam da faydası olmayacak, bekleyeyim hesap onaylanınca yazarım" dedim ve uslu uslu bekledim. 1-2 yıl da böyle geçti ve sonunda dayanamadım entry yazmaya başladım, 10. entry'yi yazdığımda çaylak onay listesi gerçeğiyle karşılaştım. bu listede de 3 yıl bekledikten sonra bu ay bu listeden de kurtuldum ve 7-8 yıllık maceradan sonra artık ben de yazarım.

    yazar oldum da n'oldu, bir faydam olacak mı? açıkçası sanmıyorum çünkü benim asıl verimli dönemim 4-5 yıl öncesiydi. gördüğüm her başlık için bi' araştırma yapıp açıklayıcı bir entry yazar sonra kenara eklerdim yazar olduğumda paylaşayım diye, forum siteleri gibi hemen onay gelecek sanıyordum. şimdi ise hem vaktim yok hem de 7-8 yıl sonunda hevesimi kaybettim. eğer sözlükte yazar olmak kolay ama banlanmak da kolay olsaydı daha yapıcı olurdu bence ama neyse moderatörlerin işine karışmayayım.

    bir de okuyan çaylaklar için şunu belirteyim, 10. entry'yi yazdıktan sonra her gün 1-2 entry yazmaya başlamıştım ben. bunun gibi uzun entry'ler yazıp 1-2 gün kenar'da bekletiyor, düzeltmeleri yapıp paylaşıyordum. ama 10 entry'den fazlasının onayı geciktirdiğini duyunca tek tek sildim 200+ entry'mi. bu temizliği yaptıktan 1-2 hafta sonra yazar olduğunu söyleyenler vardı ama ben bu olaydan sonra 2,5 yıl bekledim, yazmaya devam etseydim ne kadar beklerdim bilmiyorum. içimden neler neler yazmak geldi zamanında ama kendimi tuttum, 2 kez tutamadım yazdım ve eski entry'lerimden sildim, baya stresliydi. değdi mi? değmedi. o yüzden siz hiç uğraşmayın içinizden ne gelirse yazın, yazar olacağınız varsa 1 haftada da oluyorsunuz. hiç değilse kafanız rahat olur.

    neyse, konudan daha fazla sapmadan entry'yi bitirsem iyi olacak. hoş geldim.

  • 4. organize işler sazan sarmalı

    netflix'e gelmesi ile anlaşılıyor ki adı ile izleyiciye spoiler vermiş filmdir. 2 hafta boyunca bu boktan filmi para verip sinemada izleyen sazanları vurguluyormuş meğerse ismi ile.

  • 5. ezhel'in ekşi sözlük'e diss atması

    diss bu muymuş lan, heee lisedekiler gibi..

    o lafların boy boy sana koysun ezhel kovboyun daha müziklisi böyle hızlı söyleneni, e olmuş. şahsen ben beğenedim,
    murat koyayım da tur at gibi bişeyler demiş de, delikanlıysan tane tane söv göt! biz sana öyle mi sövüyoruz, biraz daha anlaşılır tek tek söv, hem küfür yiyip hem de pür dikkat dinleyecek miyiz amk neremize koymuş diye
    ibbbbııınaaaaaaya bak ya!

  • 6. amerika'da mahkemeye çıkan türk genç

    shakespeare'in torunları tarafından ingilizcesiyle dalga geçilen genç.

    derdimi anlatacak kadar ingilizce biliyorum denilen şey budur işte. adam derdini anlatmış ve mahkemede davayı kazanmış.

  • 7. 16 şubat 2019 skrtel'e verilmeyen kırmızı kart

    ağlamanın meyvesini verdiği maçtır. net kırmızıdır.

  • 8. ekşi sözlük 20. yıl belgeseli

    7 yıldır tek bir entry girmediğimi fark ettim bugün mesaj kutuma düşen ileti ile. duygulandım biraz, "vay be, 20 yıl mı olmuş" şaşkınlık girdabına ben de kapıldım. (bkz: 9 ağustos istanbul çılgın atıyor zirvesi) zamanları düştü aklıma. 4. nesil bir yazar olmak ayrıcalık gibi hissettirdi. bunu yazmasam olmazdı. yıllar öncesine götürüp, bir sürü anının tazelenmesine vesile bir belgesel olmuş. iyi ki doğmuşsun, iyi ki var olmuşsun ekşi sözlük.

  • 9. bulgaristan göçmenleri

    temiz insanlar. hem karakter olarak hem de düzen, tertip ve hijyen olarak çok temizler.

    hangi şehirde mahallelerine denk gelsem aynı manzarayla karşılaşıyorum. 2-3 katlı, düzenli, bahçesinde rengarenk çiçekleri olan ve sürekli şalvarlı bir teyzenin ordan oraya gezinerek bir şeylerle meşgul olduğu evler. o teyze hiçbir şey yapmıyorsa bile sedirde örgü örüyor oluyor.

    herkes kendi kapısının önünü de sürekli süpürüyor, sokakları da temiz kalıyor. arabaları varsa mutlaka garajları da oluyor, garaja sokuyorlar dışarda bırakmıyorlar.

    kendi halinde insanlar. karadenizliler* gibi aksi değillerdir, sağa sola sataşmazlar.

    not: karadenizli

  • 10. friends vs how i met your mother

    friends izlemiş birinin himym izlemeye tahammülü olacağını zannetmiyorum.

  • 11. denizde sırtüstü yatmak

    sahilde onlarca kişi olsa da, koskoca deniz sana aitmiş gibi hissettirir. sesler giderek azalır sonra susar. gökyüzüne bakarak dünyayı dinliyormuşsun gibi bir his. ohh mis gibi yaz...

  • 12. sadık çiftpınar

    fofana tarafından malatyaya götürülüp geri getirildi az önce.

    (bkz: o neydi gız)

  • 13. netflix türkiye

    yazdıklarımı okuyan bir yetkili görürse ümidiyle yazmak istiyorum. bu organize işler hamlesi beni çok keyiflendirdi. sırada yeni bir hamle var. küçük şehirlerde yaşayan insanların mahrum kaldığı ve dağıtımı çok az olan filmleri bizi sinemaya mahkum etmeden çat diye gösterirse netflix işte onların müridi olurum. yaparsan bunu sadece sen yaparsın netflix. bizi torrentlere dvdscreenlere daha fazla mahkum etme. neyse çok nankörlük de etmeyeyim. torrentin de az ekmeğini yemedik. kalbimizde yeri ayrıdır *

  • 14. penisine top çarpmış sözlük yazarları

    offf arkadaşlar bu konuda çok dertliyim benimkinin başına gelmeyen kalmadı,
    henüz küçükken sünnet oldum 3 yaşında, kocaman bahçeli bir evimiz vardı, ve tavuklarımız ve köpeğimiz ve de kediler vardı bahçede yan komşumuz buca’nın en tanınmış doktoru idi rahmetli hüseyin amca, sünnet olduktan bir kaç gün sonra pipime kene yapışmış , böyle serçe parmağın tırnağı kadar da kanımı emmiş şerefsiz kene, paldır küldür doktor hüseyin amcaya götürdü annem adam epey uğraştı sonunda çıkarmayı başardı, bu ilk badire idi.
    sonra biraz büyüdüm annemler gezmeye gittiler evde tek başına kaldım , banyoya girdim banyoda termisifon var o zamanlar hamam gibi içerisi, diğer odada soba var neyse banyo yapıp havluyu belime sarıp çıktım evde kimse yok ya sobanın başında içindeki aleve bakıyorum derken belimdeki havlu çözüldü yere düştü nasıl oldu bilmiyorum birden benim çük sobaya yapıştı, sobanın markası es es sobası tam oraya offf nasıl çıktım evden çırılçıplak doktor hüseyin amcanın kapısına nasıl gittim hiç hatırlamıyorum, adam beni öyle çıplak görünce panik oldu işi anlayana kadar neyse ufak bir iz ile ucuz atlattım sadece sobanın es es markasının bir kısmı çükümde izi kaldı. bu ikinci badire idi.
    sonra evimiz eski levanten evi olduğu için alt katta çamaşır odası vardı, ve iki tane yan yana mermerden büyük boy lavoba vardı, ben bunların içine su doldurup oyuncaklar ile oynardım bir gün suyu doldurdum bir ayağımı lavabonun içine attım diğer elimle çeşmenin başını tutup güç alıp lavabonun üzerine çıkacaktım ki, çeşmenin başı bir çıktı ben tüm ağırlığım ile taşaklarımın üzerine bir oturdum off orda bayılmışım annem beni bulduğunda yumurtalıklarım sahanda yumurta gibiymiş, doktor hüseyin amca yine yetişmiş imdadıma, meğersem babam çeşmenin lastiğini değiştirmiş ve üzerinde ki küçük vidayı takmamış, off arkadaşlar öyle bir ağrı ki tarifi yok.
    bir kerede diğer komşunun bahçesine daldık üzümlere tam çiftlerden atlarken şerefsiz herif dikenli tel çekmiş benim kasığıma bir battı bu meret orda asılı kaldım, ve yine kim geldi rahmetli hüseyin amca, zar zor indirdiler beni ordan taşyak delindi amk aylarca tedavi... ve en sonunda doktor amca babama dedi ki ' bıktım senin bu oğlanın pipisinden, siz bundan çok çekersiniz" dedi.
    gerçekten de adam haklı çıktı beyler.
    şimdi penise top çarptı falan gelmeyin bana böyle küçük şeylerle.

  • 15. hikayesi başrolden daha acıklı olan yan karakter

    (bkz: ismail abi)

  • 16. islam slimani

    herifin düz golü yok, röveşata deniyor. senin ben beyinciğini sikeyim orospu evladı.

  • 17. kimya dersinden akılda kalanlar

    (bkz: hasan 2 salak osman 4)

  • 18. hayatınız ne renk

    sıçtım mavisi

  • 19. hd-torrents

    insanların neden davetiye ile uğraştığını cidden merak ediyorum. ben sürekli kickass kullanıyorum. ve daha nice torrent sitesi vardır eminim. aydınlatmak isteyen yazarlar yeşillendirebilir. *

  • 20. aykut kocaman

    38 yaşında abimle neredeyse aramızı açacak olan şahıs.

    adam bildiğin tapıyor aykut'a. ama öyle böyle değil. neredeyse beni silip atacak aykut için. aykut kocaman'ın oğlu bile bu kadar savunmuyordur babasını. adam bildiğin konyaspor'u tutuyorum diyor.

    alex'i yedi diyorsun alex kimmiş diyor. rıdvan'la reise gitti diyorsun, bir anda akp'li oluyor(aşırı muhaliftir). bir sürü çöp transfer yaptı kulübü batırdı diyorsun, niang diyor.

    hayret-i mucip.

  • 21. iss'lerin netflix'i yavaşlatması

    netflix in hız test sitesi olan www.fast.com adresinden hız testi yapıyorıum 4.7 mbit hız gösteriyor şu an. www.speedtest.net ile hız testi yapınca 20 mbit görüyorum.
    bağlantım 24 mbit kablonet istanbul anadolu yakası.

    tanım: doğru olan iddiadır.

  • 22. rte'nin bursa ziyareti sırasında yolun kapatılması

    linç yemek istemiyorum ama suçlanması gereken polis memuru değildir arkadaşlar. o adam da emir kuludur, kendisine yolu kapat denmiştir, yolu kapatmıştır. emir demiri keser. o da biliyor açması durumunda başına neler gelebileceğini.

    irdelemeniz gereken şey halkın lideri olduğunu iddia eden şahsın bilmem kaç yüz korumayla neden yolları kapatarak gezme ihtiyacı olduğudur.

  • 23. ekşi itiraf

    yeni keşfettiğim ve beğendiğim bir şarkıyı play tuşu çökene kadar aralıksız dinlerim, birkaç hafta sonra dinlemekten sıkılır, şarkıyı listemden çıkarırım. bir süre sonra aynı şarkıya tesadüfen denk geldiğim zaman çocuklar gibi sevinirim.

  • 24. yazarların atatürk'ün en sevdiği sözleri

    "ne mutlu türküm diyene"
    ama benim için en çok gönlüme işlemiş sözü
    "muhacirler kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır"

  • 25. üniversite mezunlarının işsiz kalma sebebi

    ulke ekonomisi muz cumhuriyetine donmus adam ogrenciler vidi vidi diyor.

    ıs yok. bakin isten kasit, isci haklarinin, adil ucretin, insani calisma sartlarinin oldugu isten bahsediyorum.

    yoksa maasli kole isteyen, isveren degil gotverenlerin uc kurusa guvencesiz calistirdiklari isler var.
    geleceginizin bir pustun iki dudaginin arasinda oldugu isler bunlar. 'yarin gelme' dedigi an bitti. 'bir suru issiz var senin yari fiyatina eleman bulurum' diyecek yuzsuzlugu bunlara veren de kimse suclu odur. ogrenciler uniler vs degil.

    haftada 70 saat guvencesiz calisilan islere ,ay pardon is demisim kolelik pozisyonlarina , bakip' is var millet calismiyir yea' diyen de tam bir pisliktir riza baba.

  • 26. 500 tarla faresini öldüren köpekler

    hani şunu vahşice bulan bir kişi bile ne doğa ile iç içedir, ne hayatında bir çiftlikte yaşamıştır, ne de bu hayvanlardan müzdarip olmuştur.

    anasını siker bu orospu çocukları tarlanın, türkiye'de köpekten çok kedi kullanılır bu hoşafları gebertmek için, o cicim şirin gözüken sokakta sevdiğin kedi var ya? o abinin şunun 5 katı leşi var senede.

    kedilerin bol olduğu bir yerde yaşıyorsan, kaç tane fare gördün hayatında? farelerin hiç olmadığını, hiç türemediğini falan mı düşünüyorsun? sokak kedileri ve köpekleri silip süpürüyor hepsini.

    en büyük sorun da ne biliyor musunuz? doğayı seviyorum diyip, doğa ile alakası olmayan, bir tane ağacı nadiren gördüğünüz yerlerde yaşayan dalyaraklarda. hayvanseverim der, evinde hayvan beslemez. doğayı çok severim der, gider binaların arasında yaşar.

    bu öküzsoylarından bazıları arada bir bizim çifliğe kalmaya gelirler, hiç birinin 2 günü devirebildiğini görmedim. ya çok sinek derler, ya çok bok kokuyor buralar derler; anında tüyer giderler. kaldıkları 2 gün boyunca da 10 tane fotoğraf çekmek için tarlaya çıkarlar, gerisini odaya kapanıp cep telefonu şarjına bağlı bir şekilde geçirip eşine dostuna doğayla sevişiyorum mesajları atıp dururlar.

    lan ben sizin kalıbınızı sikim ya la. hele bir samanlığınızı fareler bassın, anasını siksinler herşeyin, delip dursunlar dört bir yanı, her yerden su aksın, yulaf, gonca ambarınızın altından girip üstünden çıksınlar, ektiğiniz sebzelerin anasını siksinler, daha da eğlencelisi; sıçtığınız tuvaletin deliğinden hello world diyerek dünyaya gelsinler; sonra görürüm ne kadar vahşice mi diyorsunuz ölmelerine yoksa gebertmeye mi çalışıyorsunuz; yoksa götünüze topuklaya topuklaya binalar arasındaki embesil yaşamınıza geri mi dönüyorsunuz.

    içimin yağları eridi geberdiklerini gördükçe puştların. biz çiftlikte zamanında cengaver 2-3 sokak kedisini aldık getirdik koyduk; sadece farelerin, köstebeklerin, yılanların değil; köpekleri bile asker ettiler. kimseye kendi alanlarına yaklaştırmıyorlar, kimse kedilerin mamasına dokunamıyor. şimdi bayağa çete oldular, etraftaki çiftliklerde bizimkilerin çocuklarını alıp durdular. heryer yeşillik, bol çiçekli, bol sebzeli cennet gibi oldu.

  • 27. dünyada en tehlikeli insan tipi

    anton çehov, az anlayan, çok inanandır der.

    hayatta önemli olan bir olayı anlamaktır. bir olayı anlamaya çalışmaktır. o olayın gerçekleşmesi sırasında gerekli analizleri yapmaktır. çünkü anlamaya çalışmak aynı zamanda araştırma yaparak o olayı daha da iyi öğrenmeye çalışmak demektir.

    inanmak ise çok ayrı bir konudur anlamdan uzaktır. aynı zamanda inanmak kolaya kaçmaktır. basit olanı kabullenmek, bu basit olan olayla yetinmek demektir.

    hayatımızda her zaman anlam yaratmaya çalışırsak o zaman bir değer yaratabiliriz ve gerçekten o zaman mutlu olmanın bir formülünü bulabiliriz. sadece inanarak ve insanların eylemlerine bakarak duygusal adım atmak, hayatta kalmak ve mutlu olmak için yetersizdir.

    insanlar her zaman kendilerini farklı insan olarak göstermeye çalışırlar bu konuda albert camus, insan kendini olduğundan farklı gösteren tek canlıdır demiştir. bu sebeple bizler sadece inanmakla yetinemeyiz aynı zamanda anlamaya çalışmalıyız aynı zamanda araştırma yapmalıyız aynı zamanda yaratmış olduğumuz tezler üzerinden bir sentez yaratmak zorundayız.

    önemli olan her zaman anlam yaratmaktır.

  • 28. kadıköy'deki ibretlik seçim röportajı

    çeşitli nedenleri olabilir:
    1. bu tip sokak söyleşilerinde konuşan insandan çok konuşmayan insan olur. genelde boş teneke tarzı insanlar uzun uzadıya konuşur, çarpık egosunu saçar ortalığa. kadıköy'de bunlar denk gelmemiş; videonun kurgusu da ilgisizlik izlenimini vurgulayacak şekilde yapılmış.
    2. hafta içi kadıköy bir yerden bir yere gitmeye çabalayan insanların kesişim noktasıdır. o konuşmayan insanların gerçekten konuşacak zamanı yoktur diye düşünüyorum.
    3. ama insanlardaki özellikle genç insanlardaki küskünlüğün bir gerçek olduğunu düşünüyorum. gezi sonrasında umutlar yeşermeyince becerebilen fiziksel olarak, beceremeyen ruh olarak ülkeden ayrıldı. apolitik olmaktan farklı bir şey bu.
    4. belki de doğrusu bu. sürekli gergin bir propaganda ortamında yaşamak ne kadar sağlıklı ? bu sağlıksız ortamda apolitizasyon değil depolitizasyon doğuyor. yani emeğini satarak geçinen insanlar emek düşmanı oluşumlara bağlanıyor. sosyoekonomik düzeyi yüksek, sermaye sınıfından gelen insanlar da sol söylemdeki partilere yakınlar. (liberal yaşam tarzı nedeniyle, solcu oldukları için değil elbette)... tam bir berdel.

  • 29. 23 yaşında olup ne yapacağını bilmemek

    kafana takma ben 34 yaşındayım hala ne yapacağımı bilmiyorum dediğim olay

  • 30. vücudun gösterdiği tuhaf tepkiler

    metroda toplu taşıma aracında kalbin küt küt çarpıp sürekli terlemesi in çabuk in demesi hiç bir yolculuğu tamamlayamamak.

  • 31. cedi osman'ın türk bayraklı ayakkabıları

    '' hakaret amaçlı biri ayağına basabilir''

    kafaya bak mk.

    tanım: cedinin şık ayakkabısıdır.

  • 32. 20 bin tl ile kurulabilecek iş fikirleri

    oto yıkama makinesi alıp, bir aracın arkasına koyup, istanbul gibi kozmopolit şehirde şirketlerin otoparklarında duran arabaları yıkar, ortalama saatte 3 araba yıkasan, akşama kadar yevmiyeyi doğrultursun.
    teknik olarak yasak mıdır? bilmem.
    ama amerika'da bu şekilde çalışan meksikalılara $15 veriyoruz, ve şirketin yarısı da yıkatıyor. adamlara geçen gün hesap ettik. 8 saat kaldılar ve 1.000 para ödedik. 2 kişiler. birisi içini diğeri dışını yapıyor ve anahtarını getirip, canlıyı alıyor. sıfır vergi!
    amerika'da kimse yıkamacı da, vakit öldürmek istemez.
    türkiye'de bu işi yapabilen cihazlar varsa, deneyin derim. 20 bin liradan çok değildir, maliyetleri!

  • 33. sigara haramdır

    sgk nin akciğer kanseri ilaçlarını, hastalığın sebebi sigaraysa ödemeyeceğini açıklaması ile aynı ay içerisinde, diyanetin verdiği fetvadir.

    haram olup olmadığıyla ilgili fikir yürütecek bilgim yok.

    zamanlaması manidar..

  • 34. evlilik vs birlikte yaşamak

    evliyseniz hukuken sevdiğiniz insanın 1. dereceden yakını kabul edilirsiniz. hastane veya hapishane gibi olumusuz şartlarda ziyaretçisi ve söz sahibi olmaya hakkınız olur.

    birlikte yaşıyorsanız hukuken hiç sayılırsınız. (tabii ki türkiye'de)

    sevgi ve uyum varsa evlenin. belediyenin konuyla ilgisi yok. demagoji yapanlara kulak asmayın.

  • 35. var sistemini de kontrol eden bir sistem kurulmalı

    var sistemini cumhurbaşkanlığına bağlayarak halledilmesi gereken önemli konu. başkanımız önemli pozisyonlarda yerli ve milli futbolumuzun bekası için en doğru kararı verecektir.

  • 36. cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

    pompaya gitmek demek isterdim ama pansumana gitmek.

  • 37. ersun yanal

    maç 11'e 11 oynansa çok daha fazla pozisyon bulabilirdik dedi az önce maç sonu açıklamalarında.
    rakibi 10 kişi bırakmak suretiyle yine fenerbahçe üzerine oyunlar oynanıyor. uyanık olalım.

  • 38. fırat aydınus

    fenerbahçenin fırat aydınus ve ali palabıyık olmadan puan alabildiğini göremedik bu sene.

    operasyon çocuğudur derhal düdüğünü asmalıdır.

    yeter artık.

    zırlamaların fayda verdiğini gösteren hakem/maç

  • 39. toplumdaki ahlaki çöküntünün nedeni

    islami kuran ve hadis çerçevesinde yaşamak.

  • 40. hindistan pakistan savaşı

    geçen hafta pakistan’daydım ve burada haklarında atılıp tutulanla alakalarının olmadığını gördüm. gayet sevecen, yardımsever, mutluluğa hasret insanlar ve bizleri de çok seviyorlar. kendimi onlara siyasi ve dini görüşlerim hiç uyuşmamasına rağmen çok yakın hissettim. işim gereği buraya gitmeye devam edeceğim, umarım sorun büyümeden çözülür ve kimseye bir zarar gelmez. kaşmir bölgesinin pakistan’ın bir parçası olduğunu düşünüyorlar ve geçen hafta kaşmir dayanışma günü dolayısıyla bir bayramları da vardı, evet hintlilerle tek farkları dinleri ama en önemli ortak noktaları ezilmiş ve sömürülmüş olmaları, biran önce mutluluğa ulaşmalarını diliyorum.

  • 41. üniseks isimler

    başak.

    (bkz: kanzuk)

  • 42. en iyi dövmeciler

    uzun yıllardır bu işin içinde olan birisi olarak yazılan bütün entryleri üzülerek okudum. gerçekten herkes kendi dövmecisini en iyi dövmeci zannediyor ama gerçekten durum hiçte öyle değil. yazılanların çoğu vasat dövmeciler. ben nereden biliyorum? çünkü bu işin içinde olan bir dövmeciyim ve aynı zamanda güzel sanatlar okuyan biri olduğum için bu dövmecilerin yaptıklarının taklit mi yoksa orijinal mi? çektikleri çizgiler iyi mi yoksa patlatma yapmış mı? tonlamaları nasıl vs. bunları gözlemleyebiliyorum. burada yazılan dövmecilerin çoğu orijinallikten uzak ve ellerine kağıt kalem verseniz ortaya kendilerine ait bir desen çıkarmaktan aciz dövmeciler.

    bu konuda gerçekten bilgi sahibi olmak, iyi olduğunu düşündüğü dövmecinin işleriyle ilgili eleştiri almak isteyen varsa yeşillendirebilir. hiçbir şekilde götümden atmam ve o kişi hakkında söylediğim şeyi onun çalışmalarından örnek göstererek kanıtlarım.

    edit: hatta böyle boş bir entry olmasın kişisel dünya genelinde beğendiğim dövmecilerin bir kaçını sizinle paylaşayım. türkiye 'den veya ilinden tavsiye isteyen olursa eğer bilgi dahilimdeyse kendisini iyi bulduğum bir sanatçıya yönlendirebilirim.

    ------------------------------------------------------- siyah beyaz realistik ----------------------------------------------

    inal bersekov

    ralf nonnweiler bu adamın tonlamaları ınal bersekov 'a göre daha hafif ama daha zor)

    heng yue bu arkadaşın yeteneğini daha önce hiçbir dövmecide görmedim zira herif yaptığı dövmeleri önce kalemle vücuda çizip daha sonra yapıyor. kalemle vücuda çizip dövme yapma işlemini bir çok dövmeci yapar ama bu adamın yaptığı karışık tasarımları kimse eliyle çizemez. normalde büyük çalışmaları yapacak dövmeciler daha sonraki seanslar için dövmenin geri kalanını yumuşak çizgilerle belirlerler ama bu adamın öyle bir derdi yok sayfasındaki işleri incelerken görebilirsiniz

    ------------------------------------------------------- neo traditional --------------------------------------------

    vitaly morozov tasarımları aşırı özgün, muhteşem bir yetenek.

    aimée cornwell kendi tarzına fantasy diyen değişik bir kadın. yaptığı dövmeleri başka bir dövmecinin yaptığını göremezsiniz gerçekten "unique" dedikleri bir tarzı var.

    hannah flowers normalde neo traditional yapan dövmeciler dövmedeki ten rengini boyamaz onu kişinin kendi ten rengine bırakırlar ama bu kadın yaptığı çoğu dövmede her yeri boyayıp uyumu da yakalayan tek kişi. yaptığı tasarımlardaki kadınların gözleri oldukça muhteşemdir.

    jean paul marat bu adamın dövmeleri diğerleri gibi muhteşem değil ama tasarımları gerçekten çok iyi. kendini sürekli geliştirdiğini de görebiliyorsunuz. bir kaç seneye bu alanda en iyi dövmecilerden birisi olacaktır.

    peter lagergren sırta yaptığı devasa dövmeler görülmeye değer

    ------------------------------------------------------- dotwork -------------------------------------------------------

    amanda piejak dövmeyle biraz ilgiliyseniz, yaptırmak için ufak bir araştırma yaptıysanız eğer kendisinin çalışmalarını muhtemelen bir yerlerde görmüşsünüzdür.

    zlata kolomoyskaya bu alanda favorim.

    daha örnek verebileceğim zilyon tane isim var belki de ekşi tarihinin en uzun entrylerinden biri olur ama şuan üşendim.

  • 43. yazarların doğum tarihinde yaşanmış önemli olaylar

    (bkz: melih gökçek)in ankara'da 23 yıl sürecek olan belediye başkanlığının başlaması.

  • 44. deep turkish web

    lokmata videoları da viraldi herkes çok beğendi, adamlar film yapmaya çalışıyolar illaki ceplerine para girmesi lazım. girişimci mesut videosunda olan adam da volkan öge, viral işini en iyi yapan adamlardan, belli bir geçmişi var. son videodan ben de pek tat almadım ama bunun sebebi viral olması değil, sadece olmamış.

  • 45. seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

    (bkz: ölmüşlerinin canına değsin)

  • 46. bir erkeğin bir kadına verebileceği en iyi şey

    bi gün bana dönüp "kızımız olsun" dedi.
    "ya bsg" dedim.
    ertesi gün gene dedi. sonra gene. her seferinde "ya bsg" diye devirdim gözlerimi.
    sonra predictorde çift çizgiyi gördük.

    o çift çizgi bugün 6.5 yasinda bir kız çocuğu.

    bi de tanıdığım en eğlenceli, sevgi dolu, sevkatli, merhametli, koruyucu, güven veren baba oldu...

    sanırım bana hayatım boyunca verilmiş ve verilebilecek en iyi şeydi bu.
    tesekkur ediyorum kendisine. -sırf bunun için bile- hakkı ödenmez.

    sik kırığı gibi bir babanın kiziydim. bende baba kavramını yeniden tanımladı herif. format attı resmen sisteme.

  • 47. kart ile öderseniz 500 tl alırım diyen doktor

    ulkemizde doktorluk, avukatlik tarzi mesleklerden kaynak vergisi toplanamadigi icin butcede ihtiyac olan vergi sigortali calisanlardan ve yaptigimiz harcamalardan toplaniyor.

    sevgili devletimiz kaynak vergisini toplamayi becerseydi harcamalarimiz bir nebze daha dusuk olacakti, onemli olan da daha adaletli bir sistemde yasayacaktik.

    bugun aylik ortalama 50.000 tl kazanan bir doktor gelirini cok rahat 3-5 bin tl gosteriyor. ve bunu yapan binlerce insan var. cikip da birileri “kardes sen aylik 5.000 tl gelirle nasil o super luks arabaya biniyorsun?” diye sormuyor.!

  • 48. maçınıza sokayım

    her hafta sonu gelen his.

    ek: ulan maç tarihi, futbolcu adı başlık altını geçtim, artık pozisyonlara ve kartlara da başlık açılır oldu. sokayım maçınıza da kartınıza da. yok verilmeyen penaltı, gösterilmeyen kırmızı falan. maç başlığında tartışmıyor herif, yetmezmiş gibi ayrıca kırmızı kart ve penaltı için ilave başlık açıyor. bıktırdınız artık yeter.

    hala diyorum, hep diyorum, sözlükteki frame üstten açılır bir seçenekli menü ile genel kategorilere bölünmeli ve dileyen bilim-teknoloji, sanat, tarih, kültür, yemek, gündem, siyaset, dünya, spor, magazin, müzik vb herhangi bir tanesini seçmeli ve frame o kategorilerde kendi içerisinde akmalı.

  • 49. erdal özyağcılar'ın şaman olduğunu açıklaması

    islamı yaşadığını sananlardan topluma daha faydalı olacağının kesinleştiği açıklamadır.