debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 24 aralık 2017 galatasaray göztepe maçı

    orospu evladının biri skor 0-1'ken ''atatürk'ün askerleri fetönün piçlerini düzüyor'' demişti. e be orospu evlad şimdi tam tersi mi oldu ? fetöcüler atatürk'ün askerlerini mi düzüyor haysiyetsiz köpek ?

    at yarraa tiplerin de takip ettiği maç.

  • 2. recep tayyip erdoğan'ın üstüne atlayan adam

    erdoğan'ın yüzüne bir dehşet ifadesi yerleştiren adamdır.

    halktan korktuğunu korumalarından dolayı biliyorduk ama ne kadar çok korktuğunu bu adam sayesinde öğrenmiş olduk. zavallı...

  • 3. pegasus'un neden yiyecek içecek vermiyoruz reklamı

    lan madem pegasus kötü, o zaman gidip türk havayolları ile uçun. 3 katı fazla para verin, hem bedavaya(!) yemek yemiş, su içmiş olursunuz.

    yahu wizz air, ryan air filan var duydunuz mu? allah mihafaza, kazara online check-in yapmadan ve biletin ciktisini almadan havalimanina giderseniz bu firmalar size 50'şer euro cezayi kitler, siz hala kalkmis yemek vermiyor diye pegasus'u elestiriyorsunuz.

    yahu uçak rötar yapti diye bu firmayi elesririn, bavulumu kirdi diye elestirin ama bedava yemek vermiyor diye artik elestirmwyin kardesim.

    dusunsene sinemaya gidiyorsun, giriste patlamis misir veriyorlar ama bilet 100 tl. baska sinemaya gidiyorsun, patlamis misir vermiyorlar ama bilet 30 tl... sonra 30 tl'lik sinemaya gidip "neden patlamis misir vermiyorlar" diye elestiriyorsun.
    lan o zaman git 100 tl'lik sinemaya. niye tatava yapiyorsun!!!

  • 4. 696 sayılı khk ile getirilen iç savaş maddesi

    pkk veya feto cu oldugunu dusundugunuz birsini öldurebiliyormuyuz simdi?

    oldu olasi arinma gecesi gibi bir gun yapalim .

  • 5. 23-24 aralık istanbul su kesintisi

    millet mars’ta su arıyor, biz ise istanbul’da. sonra almanlar kıskanıyor, ekonomi çok iyi, kılışdar olsa kuyruk olurdu.
    belediyeye su neden kesik diyorsun, o işe biz bakmıyoruz diyor. tamam hizmeti sen vermiyorsun anladık, vereni de denetlemiyor musun? bellki ki yapmıyor.
    beyoğlu’nda yaşıyorum. ayda bir uzun elektrik ve su kesintisini mutlaka yaşıyoruz. sorarsan çalışıyorlar.
    bizi kıskanan almanya’da 40 senedir yaşayan ananeme sordum, orda hiç su kesilir mi diye. ben geldiğimden beri 1 kere kısa süreli oldu, çok büyük bir arıza vardı çünkü dedi.
    adamların bizi kıskanması çok normal, çünkü tüm koşullara rağmen hayatta kalıp, mizah yapıyoruz :)

  • 6. migros'ta örtülü kasiyer olmaması

    iddia değil gerçektir. özel sektörde hizmet veren her şirketin belli başlı kıyafet politikaları vardır. konu ahlaki veya siyasi değildir. konu tamamen hitap ettiğin, hitap etmeyi amaçladığın kesimin tarzıyla ilgilidir yani ticaridir. örnek olarak penti mağazalarında çalışan kadınlar da mesai saatleri içerisinde penti'nin üretmiş olduğu çorapları giymektedir ve bu çoraplarla ilgili farkındalık yaratılabilmesi için de çalışan kadınların hepsi mini etekli veya mini elbiselidir.

  • 7. ekşi itiraf

    beynimde bi sürü unutmak istediğim gereksiz şey var. bi sürü de reset attığım travmatik anı varmış meğer.

    geçen hafta aceleyle toplantıma yetişmeye çalışırken sokakta adamın birine çok fena çarptım. öyle böyle çarpmak değil, kafa kafaya geldik. benim çanta bi tarafa elimdeki telefon bi tarafa uçtu. adam kalakaldı ve ben 100 kere falan özür dileyip sağdan soldan eşyalarımı toplamaya çalışıyorum, bi yandan da “ ya ben bu adamı nerden tanıyorum ?diye içimden geçiriyorum.

    otoparka ulaştığımda telefonuma gelen mesajı farkettim; “ küpeler hala çok yakışıyordu ve hala bu gözlerin gördüğü en güzel kadınsın...”

    kulağımdaki küpeler, 11 yıl önce ayrıldığım ve öncesinde 5 sene boyunca sevdiğim ilk sevgilimin hediyesiydi.

  • 8. yozgat'ta üniversite öğrencisine tecavüz edilmesi

    ben hem yozgatlıyım hem polisim.
    biliyorum ikisine de bayılırsınız. hatta birde beşiktaşlıyım ama onun şimdi konuyla alakası yok.

    öncelikle;
    başlığı okuyunca ağzımdan o hepimizin bildiği milli refleksimiz çıktı.
    sonra olayı ekşiye taşıyan arkadaşın yazısını okudum. kaynak diye verdiği linklere baktım. 5 tane twitter hesabı. bu teyide muhtaç bilginin doğruluğunu anlamak için yozgat il emniyet müdürlüğünü aradım. kendilerine intikal etmiş böyle bir konu yok. hatta arayan bilmem kaç yüzüncü kişiymişim. yozgat’ın yerel haber kanallarını aradım. ulaşabildiklerimden bazıları halen araştırdıklarını, bazıları olayın asılsız olduğunun saatler önce anlaşıldığını söyledi. bu işin iyi tarafı.
    inanın konu bundan ibaret olsa zahmet edin bu entryi yazmazdım bile. zira hayat mottom “üşeniyorum öyleyse varım”.

    sonralıkla;
    ben yozgatlıyım. baştan söyleyeyim memleketime de hemşerilerime de öyle ayılıp bayılmıyorum. burada (bkz: yozgat) başlığı altında eleştirilerde bulunan pek çok insanla yazışıp konuştuk ve bazılarını da pek severim. bende yozgat’ı çok eleştiririm ama sizin yaptığınız eleştiri ya da beğenmemek değil, bu bildiğin nefret. yozgat’a karşı nefretiniz var ve ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. bende sevmiyorum, sevmemek ayrı şey nefret ayrı. bunu bir düşünün.

    merak ediyorum;
    aynı nefreti ben bir kürt ya da yahudi’ye yapsam (ki kürt ve yahudiler lütfen alınmasın benim onlarla herhangi bir derdim yok) aydın, insan haklarına saygılı, eğitimli, oyu 5'lik sayılması gereken her şeyi çok bilen ekşici kardeşim bana hemen “dur lan yozbazgatlı” der ve haddimi bildirmez miydi? sağ olsunlar çok duyarlıdırlar. ne oluyor, neden, nasıl oluyor bilemiyorum, insanlar "yozgat" lafını duyunca hıyar görmüş kedi gibi tüylerini dikip zıplamaya başlıyorlar.

    asıl demek istediğim;
    evet, bu olay gerçekte olabilirdi. umarım olmaz ama belki de soruşturmanın gizlilik kararı var, belki de yarın basına düşecek ve gerçek olduğunu göreceğiz. böyle olursa siz bütün yozgatlılara hakaret etmekte haklı mı olacaksınız? sizin batıdaki şehrinizde böyle olaylar olmuyor mu sanıyorsunuz? ben size söyleyeyim istanbul’da her gün oluyor. istisnasız her gün. hem de bazı günler birden fazla. bu sorun bütün toplumumuzda var.

    son olarak;
    bir yazar arkadaşımız “özgecan olayında bütün mersin’i yobaz mı ilan ettik?” diye soruyor. kendisine teşekkürü borç biliyorum. bazılarınıza ise gerçekten çok kırıldım. uzattıysam affola.

  • 9. bitcoin

    referans paylasimlarindan aylik toplan geliri 0.0000001 btc olmayan, ortalama 14 yasindaki sikik ergenler sozlerim size. referans paylasimlarindan ne kadar kazaniyorsaniz, bundan sonra bu baslikta yazmamaniz sarti ile bu odemeyi sizlere yapmaya hazirim. tek yapmaniz gereken nufus fotokopinizi ve acik adresinizi paylasmaniz (onay sureci cok hizli). hali hazirda bu bilgileri ne idugu belirsiz borsalarla paylastiginiz icin benimle paylasmaktan cekinmeyeceginizi dusunuyorum. ha ben bu bilgileri neden mi istiyorum, eger olur da paranizi odememe ragmen gelip burada sikik linklerinizi atarsaniz evinize gelip ananizin babanizin onunde agzinizi burnunuzu kiracagim o nedenle. sacma sapan analiz tarzi uzun uzadiya yazmaniza, insanlara yardim etmek istiyor gorunup ac kopek gibi dilenmenize gerek yok, ha illa ayda bir dolar kazanmak icin kollu makina cevirmek istiyorsaniz tutacaginiz kolu da elinize verebilirim. hadi hemen simdi hic vakit kaybetmeden nufus fotokopinizi ve acik adresinizi mesaj olarak gonderin. aylik odeme dokumleri bu baslik altinda paylasilacaktir.

  • 10. nuriye gülmen'in seyit rıza paylaşımı

    neresinin ilginç olduğunu anlamadığım paylaşım.

    nuriye gülmen hanımefendi, halihazırda özgür gündem, evrensel gibi kürt milliyetçisi gazetelerle poz veren, hdp gibi canlı bomba sempatizanı bir partiye oy veren, ülkede kendine "sosyalist" diyen kürtçü insanlık düşmanlarından başka kimsenin arka çıkmadığı, öyle ya da böyle siyasal islamcı sistemin kölesi olmaya devam etmek için grevler yapan enteresan bir kadın.

    yani sosyalist olduğunu söyleyerek said nursi için paneller düzenleyen, sex said hazretleri ve seyit rıza için mevlitler okutan "seküler, "sosyal-demokrat" ve "laik" fakat arada sıra da parti arabalarında rpg'ler yakalatıp canlı bomba cenazelerine giden bir partiye oy veren "halkçı" bir kadından bahsediyoruz.

    ezcümle, kadının söyledikleriyle yaptıkları arasında bir oksimoron söz konusu değil. açık ve net olarak, utanmadan, samimiyetle "ben buyum!" diyor. olayın neresi ilginç yani, bi' ben miyim idrak edemeyen?

    ayrıca bkz: (bkz: #69137246)

  • 11. terör olaylarını önleyenlere yargı muafiyeti

    bu iç savaşın fitilini ateşlemektir.
    terör olayı tanımını sokaktaki insana bırakarak hukukun içine etmektir.

  • 12. şenol güneş

    32 yil olmuş, ben besiktasli olali.

    ne zaman bu cumle ile baslasam yazim uzun oluyor..

    "batan femiyi once 'fareler' terkeder" diyelim de, kendini taraftar sanan ukalâlar oncelikle vecizenin öznesini uzerlerine yüklesinler.

    senol gunes'i istifaya davet etmek, bu konuda sosyal medya uzerinden kampanya baslatmak benim gibi valarenga maci sonrasi sabaha kadar gozunden yas gelmiş olan besiktaslilarin yapacağı is değildir.

    dunyada hicbir takim yoktur ki, bir sezonda oynadigi tum maclari kazansin. puskasli, di stefanolu real de; messili iniestali, guardiolali barcelona da; donemin uzay takimi lobanovskili dinamo kiev de...

    bu insani istifaya davet ederken; sampiyonluk yolunda rakiplerimiz olan basaksehir, galatasaray, sonradan fenerbahce ve hatta trabzonspor'un avrupa'da hicbir maca cikmadiklarini unutmayalim. (ludogorets, ostersunds ve vardar takimlarini utanmadan sayacak miyiz?)

    yonetimsel bir transfer politikasi var. bu teknik direktörün elinde olan bir durum değil. yani yapılan transferlerdeki etkisi çok az.

    vida, oğuzhan gibi yapılan transferlere para vermeme gibi bir stratejisi var yönetimin. bu sebeple de geleceği çok parlak oyunculsr getirme şansımızın olmadığı bir endüstri içindeyiz.

    hal böyle iken şampiyonlar liginde inanılmazı başardılar ilk 11 bonservis değerleri göz önüne alındığında..

    beşiktaş turk futbol tarihinde gorulmemis bir duruma imza atti. son 10 sampiyonlar ligi macinda 1 maglubiyet aldi. kopenhag, cluj, braga gibi ekonomi sinifi takimlar degil bunlar. sampiyonlar ligine 1.ve 2. torbadan katilan benfica, napoli, monaco ve porto'yla oynadigi 4 deplasman macindan 3 galibiyet, 1 beraberlik aldi. 4 ic saha macinin tamami berabere bitti. 8 mac 0 maglubiyet!

    siz alay mi ediyorsunuz?

    bugun falcao'su olan monaco dedigin takimi avrupa'da kucumseyecek hicbir ekip yoktur. benfica ve porto her zaman avrupa'da ekoldur. napoli'nin formasinda biraz arjantin mavisi vardir, maradona forma giymistir bu takimda, ligdeki sirasina degil formasina saygi duyulur. hani diyorsunuz ya, formayi koysak ilk uce oynar diye, oyle bir kulup.

    şenol güneş yönetiminde bu saydığım kulüplerin dışında önemli maçlarda oynayan oyuncuların kariyerine bakalım;

    kiev'de yarmelenko 30 mil. euro, dortmund'da
    lyon'da lacazette 50 mil euro, arsenal'e
    lyon'da tolisso 40 mil. euro, bayern'e leipzig' de naby keita 75 mil. euro, liverpool'a

    transfer oldular.

    gunes'in 500 bin euroya transfer edilen oğuzhan'la, bonservis ucreti verilemeden alınan bircok futbolcuyla sahada kimlere karsi mucadele verdigini parasal olarak da hesaplayabilirsiniz.

    basarinin ilk kistasi paradir.

    yani psg'nin fransa liginde sampiyon olmamasi veya sampiyonluktan 17.haftada uzaklasmasi basarisizliktir. teknik direktor istifaya davet edilebilir.

    bazı durımların tekrar üzerinde geçelim;

    avrupa'da gelecegi parlak 20-22 yasindaki futbolculara verilen paralar 10 ile 150 mil. euro civarinda. dembele, mbappe mesela..

    senin borcun ve bütçen ortada. sen babel, negredo, medel gibi 30 yas uzeri oyuncu transfer edip basari elde etmek zorundasin. türkiye liglerinde olduğun için her istediğin oyuncuyu getirme şansın da olmuyor. gomez'i getirmek ne kadar zorsa, tutmak da bir o kadar zor oluyor. yine şenol güneş'in gıyabında gelişen bir durum. sosa'nın milan'a transferi misal..

    o halde transferde ve gelinen konjonkturde buyuk bir basari soz konusu. basari endeksimiz tabi ki, karsimizda yunan futbolu oynayan super lig ekipleri degil, sampiyonlar ligi.

    başarıyı sağlayan veteran futbolcu transferi yapan yönetim mi, bu oyuncularla porto gibi bir takıma 20 dakikada sahayı dar eden veteranları bir arada oynatan şenol güneş'te mi?

    ya da malatya, kayseri, sivas'ta kaybedilen puanların sebebi gençlere yatırım yap(a)mayan yönetim mi, güneş mi?

    gecen yil kiev'de 1-0 geriye dusmemize ragmen, oynanan oyuna bakinca kazanacagimiza inancimiz ortadayken bir hakem düdüğü ile grup sonuncusundan 6 yedik. bu bir basarisizlik ornegi degildir. prag lazio'ya kaleci hatasindan uzatmalarda karambolden gol atip, senin inönü'de oynaman gerekirken almanya'da oynatilip chelsea'ye yenildigin gun gibidir. bu da bir basaridir.

    cunku o bütçelerle gruptan son saniyeye kadar cikma ihtimalin olusmustur. bugün ise inanılmaz düşük bütçelerle bayern münih ile son 16 maçı oynayacak olmanın başarı olması gibi.

    malmö, valerenga gibi takımları eleseydik sokaklara dökülecektik. nereden nereye geldik. şampiyonlar ligi'nde bayern münih'i eleyebilmekten bahsediyoruz.

    insanlari yaftalarken, karalarken, elestirirken hangi doneleri kullaniyorsunuz, göstergeniz nedir bilmiyorum. saygi cercevesinde istifaya davet etmek gayet modern bir anlayis, katiliyorum. ama istifaya davet edilmesi gereken kisinin başarısızlık endeksi ne?

    bilakis son 2 yilda besiktas'in degil bakin, turk futbolunun gormeyecegi bir iz birakti güneş. sampiyonlar liginde deplasmanda namaglup olmak nedir, bunu türk futbol tarihi çerçevesinde arastirin. en iyi dönemindeki galatasaray'ı da irdeleyin.

    galatasaray'in astana'yi yenemedigi bir ligden bahsediyoruz. galatasaray normal sartlarda astana ile yüz defa kazakistan'da oynasa doksandokuz galibiyet alir.

    ama platform sampiyonlar ligi ise, mac baslarken o meshur muzik caliyorsa qarabag bile baska oynuyor. sizler inanilmaz butcelere sahip monaco, porto ve leipzig'i kucumsuyorsunuz?

    senol güneş'in istifası besiktas'a bir sey kazandirmaz. yeni toshack'lar, del bosque'ler turetir, yeni polemikler baslar. ayni galatasaray'da son yillarda oldugu gibi..

    jose mourinho gelse bu butce ile elde edebilecegin en buyuk basari; smp ligi gruplarindan cikmak olur. kura sansin varsa ceyrek veya yari final oynamak olacaktir en fazla.

    bu sansi galatasaray schalke04 ile, fenerbahce ise sevilla ile yakaladı. bize maalesef bayern denk geldi.. ama istikrar devam ederse o şansı da elde edecek bir yapı mevcut görünüyor.

    elestirileri uzun zamandir okuyorum. quaresma, negredo ve lens uzerinden yürüyor.

    'adam' quaresma'yi elestiriyor ve biz de okuyoruz. lens'i sahaya surecekmis, orkan'i hatta.. bu sebeple istifa etmesi gerekiyormus...

    'adam' negredo neden yerini cenk'e birakti, neden cift forvet oynamiyoruz diye istifaya davet ediyor..

    'adam', güneş trabzonlu diye, akli trabzonspor veya milli takimda diye istifaya cagiriyor..

    biz de bu 'adam'lari beşiktaşlı diye okuyoruz. yazimin basindaki ozne ile yer degistiyorum tabi ki bu 'adam'lari.(fareler)

    turkiye'de besiktas'a karsi futbol oynanmiyor. catanacyo tarzı futbol oynayan yunanistan tarafindan kazanilan 2004 avrupa sampiyonlugu bile lanetle anılıyor halen.

    yuzde 70 topla oynama, onlarca orta ile acamiyorsun bu tur takımları. 'adam' bunu taktiksel hata olarak görüyor, göbekten paslaşarak gidecekmişiz!

    yunanistan lan, bizim selanik'in il oldugu yunanistan sampiyon oldu. izleyenler varsa animsarlar 2004 yazimizi rezil eden portekiz yunanistan macini.. cristiano ronaldo bile pozisyona giremedi!!

    ben de senol güneş'i elestiriyorum kendi kendime. quaresma'ya da kiziyorum bazen.. ama biliyorum ki, bizi galibiyetlere bu denli alistiranlar da bunlar.

    quaresma'yi istemeyen insan besiktasli degildir. kafasinda bir besiktas olusturmustur, orda gormek istemiyordur. baska bir izahati olamaz. quaresma bu takimin ofansif yukunu kac yildir tek basina taşıyor. elinizde maclarin kayitlari varsa, lens'in oyuna girdikten sonra yaptigi ortalara bir bakin. lens'i kotulemek adina degil, farki ve katkiyi anlamak adina.

    ben utanıyorum sahsen oturdugum yerden elestirirken quaresma'yı, cidden ne haddime!

    bir oyuncu her zaman oyundan cikarken gayriihtiyari tepki gosteriyor enteresan bir bicimde. bir ayagi kirilsa oteki ayagi uzerinde futbol oynama isteği var, saygı duyulası. futbola olan askini ve takima bagliligini ifade ediyor bu agresifligi kanımca..

    34 yasinda bir futbolcunun su performansi ayakta alkisi hak etmekteyken, 'adam' oturdugu yerden ahkam kesiyor. "senol hocani da al git" diye yorum okudum, şaka gibi. (sen siktir git!! icimde kalmasin)

    b.rovers taraftari mesela zamanla tugay'in yaşına, tecrubesine hürmet etti, ve ligde sıralarına bakmaksızın saygı gösterdiler her zaman, jübilesinde elli bin kişi ayakta alkışladı..

    'adam' monaco macinda yapilan birkac ortayi taktik dehasi olarak gorurken, sivas macinda yapilan onca ortayi elestiriyor. sebebi ne peki?
    ...gol olmamasi.

    hadi ordan, gemimizden siktirin gidin fareler sizi.

  • 13. 30 yaşındaki kadını almam memesi sarkmış olur

    (bkz: doru)

  • 14. cilli pokemon yazar olsun kampanyası

    herkes gibi sırasını beklesin

  • 15. moral bozuk olunca kaçılan yer

    evime kaçarım, yalnız olmak isterim, içe dönerim. herkesin yasla ya da üzüntüyle baş etme yöntemi farklıdır. ben konuşarak, arkadaşlarımla paylaşarak üstesinden gelemiyorum, daha çok sıkılıyorum. yalnızlığa ve müziğe ihtiyacım var. söyleyemediklerim şarkılarda, melodilerde dile geliyor.
    ve er geç hepsi geçiyor. neler neler geçmedi ki.

  • 16. rte'nin niye alkışladınız yanlış anladınız demesi

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…ml?platform=hootsuite

    sabah sabah beni kahkahalara boğmuş olan söylem.

    yav arkadaş yemin ediyorum ben utandım ya, reis'in karşısında artık allah bilir nasıl bir kitle kaldıysa, türkçeden bihaber suriyeliler mi? yoksa afganlar mı? yoksa hayatında okul veya eğitim yüzü görmemiş kendilerini de kendi imkanlarıyla en azından türkçe öğrenecek kadar bile yetiştirememiş çomarlar mı? çözemedim, şu ülkenin başına geçecek kişi şaka maka yemin ediyorum yaşadı a. koyim dfhdfklgd halk nasıl olsa konuşmayı bırak anlamayı bile bilmiyor lan istediğin gibi yönet. sdfsdsfsd

  • 17. hoşlanılan kızın hapşırınca elhamdülillah demesi

    aklını seksle bozmuş erkekle zaten yapamayacaktır.

    her elhamdülillah diyene, her inana da fetöcü damgası vurmak ayrı bir kafa olsa gerek...

    hani en özgürlükçü sizlerdiniz...

    allah*, inananın ve de inanmayanın yobazından korusun...

  • 18. ürünün fiyatından çok işçilik isteyen esnaf

    ben de geçen gün nalburdan aspiratör için akordeon boru aldım ve fırına yetişmeyen hortuma biraz ek yaptırdım. hepsi hepsi 10 dakika süren işlem için 120 tl para talep etti nalburcu, baştan fiyat almayarak hata yaptığımı düşünüp biraz pazarlıkla 100 tl verdim. işlemi kolaylıkla kendi başıma yapabilirdim kız halimle.

    geçen gün sifon düğmesi bozulmuş, söktüm herşeyi sorunu buldum ve geri taktım yerli yerine. biraz bakınca çözüyorsun aslında. onun için de çağırsaydım birini en az 50 kağıt giderdi.

    hayır hiç almasınlar demiyorum ama hepi topu 10 dakikalık bir iş için 120 tl talep etmesinler, insanın içi gidiyor.

    neyse en yakın zamanda kendime bir alet çantası alacağım ve artık bütün tamir işlerini ben yapacağım.

  • 19. tiyatro'nun sinemadan daha güzel olduğu gerçeği

    katılmadığım önerme. tam tersine de katılmıyorum.

    çok iyi filmler, çok kötü filmler, çok iyi oyunlar, çok kötü oyunlar hep olacak. hangisini hangisiyle kıyaslıyorsunuz?

    diyelim ki, var olan en iyi sinema filmini, var olan en iyi tiyatro oyunuyla kıyaslıyorsunuz. buna da katılmıyorum; çünkü subjektif kararların ötesine geçemeyecek.

    tiyatro ne kadar büyülü olabilirse, sinema da o kadar olabilir, bunun olmaması için tek bir engel gösteremezsiniz. en fazla, gösterdiğinizi zannedersiniz.

    yol yakınken geriye dönün ve o gün, iyi sanat her neredeyse onu bulup desteklemeyi öğrenin.

  • 20. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    nasılsın kızım anlat bana hikayeni kimler üzdü gözlerini
    nasılsın kızım söyle bana kendini neler kırdı kalbini
    o taze saçlarda kimlerin eli yaşlanmış dumanlı nefesleri
    hoyratça itişleri görgüsüz asaletsiz üzüşleri
    sen neler neler çektin ben biliyorum
    dokunsam ağlarsın hissediyorum
    hüzün zamanı geçti onlar eskidendi bitti hepsi geçti
    kirli beyaz kedi yıkan gözyasinla..

  • 21. yaşı sorulan kişinin doğduğu yılı söylemesi

    friends akıllara (bkz: joey tribbiani)'nin bu sahnesini getirmiştir.

    ayrıca basit bir matematik işlemini yapıverin beyniniz yanmaz merak etmeyin.

  • 22. 13 ocak 2018 izmir zirvesi

    katılım yığılımı yüzünden, gecenin 3'ünde organizatörün "uyudun mu" diye mesaj atmasına sebep veren miting tadında birşey.

    öncelikle cağnım suserler, zirveye birkaç milyon yıl var daha. sakin olun, itişmeyin.

    ne bu acele ya! hirkeşlere yitecek yer ... yok. doğru ya. mekan ancak belirli bir sayıyı alabilecek kapasitede. bu yüzden katılım göstermeyi düşünüyorsanız, lütfen bunu net biçimde bizlere iletiniz. muallakta bıraktığınız her ileti, bir pengueni sosis yapacaktır.*

    katılımcı yaş ortalaması ve ilk kez katılacakların ufak çekingenlikleri konusuna gelirsek;

    muharrem89, nickinden anlasılacağı gibi 89 yaşında. ucan honolululu yine nickinden anlaşılacağı gibi bir martı. yaşı 7. grt abimiz elbette yine nickinden anlaşılacağı gibi 446 yaşında lgbt'li bir ent. ormanda milleti trollüyor.

    o yüzden yaş konusuna lütfen takılmayın. her yaştan, çok sevimli suserler zirveye iştirak edecekler. elbette yaş ortalamamız 8, o yüzden zirvenin ismini "enes batur vs kevin spacey" koyduk.

    ilk kez gelecekler için; gerçekten bir zamanlar hepimiz yeniydik. sizler o ortama girip, o atmosferi yaşadıktan sonra emin olun, tediginliğinizi üzerinizden atacaksınız.

    atamadınız mı? beni bulun. başı arşa değen iletişimci olarak sizleri ortama ısındırmak benim işim.

    nasıl mı bulacaksınız? fötr şapka takan, sağa sola "aşağılık köylüler" diye yükselen 1.90'lık kel birini buldunuz mu?

    hah, kaçın.

    dur ya, öyle olmayacaktı. bir dakika !

    neyse ben halledecem, tamam.

    gelin siz.

    birde net olun, adamın canını sıkmayın.

    pis proleterya !

    sakinim ben !

    edit: müracatlar hala kayıt masasına.

  • 23. 24 aralık 2017 g.saray'a verilmeyen kırmızı kart

    galatasaray'ın net bir penaltasının verilmediği, penaltı olmayan bir pozisyonda ise rakibi lehine verilen penaltıdan gol yediği maçta konuşulan pzosiyon. hakem zaten maçı rezil etmiş, galatasaray'ın bir golünü yemiş, ekstradan da bir gol yedirmiş. hakkında ayrı başlık açılıp ağlanan konuya bak. yazık lan size.

  • 24. instagram adresine ilişki tarihini yazan kız

    o da birşey mi!
    geçen gün bir profile denk geldim. dişi kişisi profiline tt (tanışma tarihi), it (isteme tarihi), nt(nişan tarihi), et (evlilik tarihi) yazmış.

    bu tarihlerin arkasından ise akılalmaz şu cümleyi kurmuş : kıskananlar haklılar.

    söyleyeceklerim bu kadar.

  • 25. güzel bir kızın yalnız olmasının nedenleri

    ne istediğini bilmeyen bir gelip bir giden yavşaklar olabilir

  • 26. türkiye ab'ye giremez

  • 27. cumartesi gecesi evde oturan ezik ve yalnız insan

    bugün cumartesi olduğunu öğrenmemi sağlayan başlıktır. bu halimle başlıktaki kategoriye girer, sığmam hatta taşarım.

    edit: entryi yazarken pazar olmuş.

  • 28. modern apartmanların en büyük sorunu

    üst komşunun evde at beslemesi.

  • 29. emmanuel eboue

    2500 lira maaşa çalışıp sırf galatasaray'da oynadığı süre boyunca yaklaşık 36.000.000 lira kazanan adama yardım etmekten bahseden insanları gösteren futbolcu. yahu adamın galatasaray'da sadece bir yılda kazandığı parayı sen 400 yılda kazanıyorsun. oturup dost yoğurt ye, sakinleşirsin belki biraz. vefaymış, sen yıllar boyu o tribüne gittin, formasıydı biletiydi digiturk'üydü derken kazandığın üç kuruşu da kulübe döktün, sana hiç vefa gösteren oldu mu? 50 lira telefon faturanı bile ödeyen oldu mu zorlandığında? ne vefası, saçmalamayın. vefa öyle bir şey değil.

    not: beşiktaşlıyım

    edit: bu arada "galatasaray taraftarı olarak kendisine nasıl yardımcı olabiliriz merak ettiğim futbolcu" şeklinde entry giren arkadaş bu entry'sini silmiş, bir sonraki sayfaya "yardım illa para toplamak anlamına gelmez" diyerek bir de üstüne insanlara hakaret etmiş. mesele haklı veya haksız olmak değil, keşke insanlara hakaret etmeden düşüncelerinizin arkasında durmayı başarsanız.

  • 30. 1 yılda 130 bin km yol yapan milletvekili

    yol yapınca oy veriyor bu halk, o yüzden doğru olanı yapmıştır(:

  • 31. emmanuel eboue'nin galatasaray'a dönmesi

    ne kadar gereksiz adam varsa sözlükte herhalde. eboue'ye bakmak galatasaray'ın görevi mi ? yıllık 2.2 milyon euro vermiş 3 sene boyunca daha ne yapsın galatasaray. eğer çalışkan bir adam olsaydı o kariyerle her yerde ekmeğini taştan çıkartırdı. sokaktan adam mı toplayalım amk şu saatten sonra.

    edit: iş bu entry ekşi galatasaray twitter hesabını eleştirmek için yazılmamıştır. galatasaray'ın geçirdiği zor günlerden dolayı gereksiz bir davranış olacağını belirtmek için yazılmıştır. ekşi galatasaray twitter hesabı burada yazan galatasaraylıların temsilcisidir.

  • 32. kanada'nın türkiye'yi iltica listesine alması

    iltica edip bizi rezil etmeyin, devlet eski kafatasçı devlet değil diyenler var. arkadaşım, siz artık itilip kakılmayı kanıksamışsınız, hala rezil olmamanın hesabını yapıyorsunuz. bu tam olarak tecavüz kurbanının rezil olurum korkusuyla şikayetçi olmamasına benziyor. anlayın artık, devletin görevi vatandaşının mutluluğunu sağlamaktır. aslolan devletin bekası değil vatandaşların refahıdır. türk hükümetleri sizin dininizi veya dinsizliğinizi, etnik kökeninizi, cinsiyetinizi, cinsel eğiliminizi, en temel insan haklarınızı tanımıyorsa bu sizin değil, doğduğunuz ülkeyi yönetenlerin ayıbıdır. sizin ayıbınız ancak bu hükümete verdiğiniz oyda veya muhalifseniz, aman rezil olmayalım diye içine düştüğünüz kabullenmişlikte ortaya çıkar.

    gelelim diğer konulara. iltica için gerekçeleriniz neler olabilir? aleviyseniz türkiye’de ezildiğinizi anlatın. sizin vergilerinizle sünnilere cami yapıldığını, okullarda çocuklarınıza zorla sünni dininin öğretildiğini söyleyin. eşcinselseniz, evlenme hakkını bırak, senede bir kez yürüyüşünüzün bile engellendiğini anlatın. kadınsanız mini etek giydiği için dayak yiyen, tecavüze uğrayan kurbanları, suçluların salıverilmesini, ülkeyi yönetenlerin zanlıyı değil kurbanı suçlayan açıklamalarını dosyanıza koyun. kürt, ermeni, yahudi, rum iseniz zaten anlatacak şeyiniz boldur. bunların hiç biri değilseniz ülkenin polisine güvenmediğinizi, ohal nedeniyle ortada hukuk diye bir şey olmadığını, eğitim sisteminin çocuklarınızın beynini yıkadığını, onlara evrim yerine hurafelerin öğretildiğini söyleyin. hükümetin ışid militanlarını ülkeye doldurması yüzünden hayatınızdan endişe ettiğinizi anlatın. hiç bir şey bulamazsanız ekşisözlüğü açıp rastgele beş başlık seçin. bunlardan üçü siyasi sığınma almanıza yetecektir.

    avukatsanız işiniz zor olacak ama diğer mesleklerin çoğu kariyerlerine kanada’da devam edebilirler. zaten kanada’ya vardığınızda göreceksiniz ki o memlekette oduncu olmak türkiye’de doktor olmaya yeğdir. iyi bir mesleğin size refah, mutluluk, sosyal güvenlik, çocuklarınıza iyi bir gelecek sağlaması gerekir. türkiye’de hangi meslekten olursa oldun bunlara ulaşma şansınız neredeyse sıfırdır. en fazla mutsuz ve fakir bir halkın içinde daha az mutsuz ve daha az fakir halinize şükreder, senede birkaç kez tatil için yurtdışına kaçar, çocuğunuzu bok çukurundan kurtarmanın yollarını arayarak kendinizi kandırırsınız. emin olun kanada’nın oduncuları sizin peşinde olduklarınızın hepsine çoktan ulaşmış durumdalar.

  • 33. beşiktaş

    artık ciddi ciddi şenol güneş'in beşiktaş ile bu sezonu dahi bitirecek motivasyonu kalmadığına inanmak üzereyim.

    dün oynanan (bkz: 23 aralık 2017 sivasspor beşiktaş maçı) beşiktaşın bu sezon türkiye süper liginde oynadığı en iyi deplasman performansıydı diyebilirim. özellikle ilk devre gol yemesine rağmen ben maçı çok net kazanırım performansı gösterdi beşiktaş. beşiktaş defansında özellikle medelin rakibi boğan ribaunt performansı bütün dönen topların beşiktaşta kalmasını sağladı. atak üzerine atak geliştirirken bir çok gol pozisyonu da kaçırıldı.

    elimden geldiğince üzerinde beşiktaş forması olan bir futbolcu için olumsuz fikirler beslemek istemem. ricardo quaresma konusunda zamanında bu platformda şunları yazmışım. "bu gelişi gidişine benzemeyecak. artık takımda portekizli yok. quaresmaya "al,ne yaparsan yap forma senin" diyecek bir teknik direktör yok. üstelik quaresmanın artık profesyonel hayatında beşiktaştan başka bu maaşları alabileceği bir başka takım da yok. quaresma da bunun farkında olmalı ki neredeyse teneke bağlanarak gönderildiği beşiktaşa hesabı kapatmaya geliyor. " ama gelinen noktada quaresma al ne yaparsan yap forma senin durumunda. şenol güneş'in adam yönetimi konusunda ne kadar başarılı olduğunu hepimiz bizzat beşiktaşı yönettiği ve şampiyon yaptığı ilk iki sezon gördük. kadrosu her an büyük ölçüde değişen, kurduğu stoper tandemiyle 10 maç oynayamamış bir teknik direktör olarak iki yerel lig şampiyonluğu kazandı. üstelik problem çıkarma potansiyeli yüksek olan quaresma,talisca gibi sorunlu futbolcularla. ama bu sezon başından beri özellikle lig konusunda şenol hoca motive olmakta zorlanıyor gibi. geçtiğimiz iki yılda hocanın sezon başı kampında takımı çok iyi hazırladığına, ligde istikrarla oynayan bir ilk onbir kurduğuna ve ismi ne olursa olsun asla hiçbir yeni transfere formayı hemen teslim etmediğine şahit olduk.

    peki bu sezon başı ne değişti? sezon başı beşiktaş hocanın istemediği bir şekilde iki günlüğüne çine gitti. pazarlama çalışması için yapılan uzun vadeli bir plan gereği yapılan bu uzun seyahat şenol hocaya takımı hazırlayacak zaman bırakmadı. sezon başı hocanın istediği tam takım 15 günlük çalışma kampı sağlanamamış oldu. zaten transfer süreçleri hep sezon başlayınca tamamlanınca bir sorun daha eklenmiş oldu. buarada şenol hocanın ısrarla istediği burak yılmaz transferi yönetim tarafından kabul görmeyince sanki ipler küçük çaplı koptu gibi. üç yıldır sol ayaklı,ivmeli bir stoper istiyorum diye bas bas bağıran hocaya 2018 yılına gireceğimiz bugünlerde hala istediği tarzda bir oyuncu alınmadı ki hala forma tosicte. hoca burak yılmazı niye istedi bilemiyorum. bence dil konusunda ki dezavantajından olabilir. sonuçta hocanın yabancı dili yok bildiğim kadarıyla. üstelik türk futbolcuların üzerinde defalarca yaptığı kariyer patlamaları da ortada. selçuk inandan burak yılmaza kadar çalıştığı türk futbolcular ile çok daha verimli sonuçlar aldığı reddedilemez bir gerçek. üstelik burak yılmaz ligde de şampiyonlar liginde de asla azımsanmayacak kadar çok golü bulabilir. beşiktaş tribünü gereksiz bir biçimde burak yılmazı veto etti, beşiktaş yönetimi bu riski almak istemedi ve sonuçta burak yılmaz beşiktaşa alınmadı. şenol hocanın aklında hala bu sorunu aşamadığını düşünüyorum. özellikle negredo konusunda hem teknik anlamda istediği gibi bir santrafor olmaması hemde burak yılmaz boştayken negredonun alınması hocanın aklında bir önyargı olarak duruyor gibi. yoksa dün oynanan sivas maçında negredonun oyundan alınmasının ve akabinde takımın oyun üstünlüğünü net bir şekilde kaybetmesinin başka açıklaması olamaz.

    devam edeyim. geçen seneye göre başka ne değişti beşiktaşta? tamer tuna. net cevap. tamer hoca şenol hocanın sevdiği ve bence dikkatle dinlediği bir yardımcı antrenördü. şeref çiçek hocaya yakın duruyor şuan maçlarda. asla kötü bir hoca değildir şeref hoca ama tamer hoca sanki şenol hocanın hata yapmasını engelleme konusunda daha başarılıydı gibi geliyor bana.üstelik gayet iyi bir teknik bilgisi olduğunu tek sorumlu olduğu ilk teknik direktörlük deneyimi olan göztepede hepimize kanıtladı sanıyorum. şenol hoca tam olarak kabul etmekten çekinse de tamer tunanın gidişi özellikle yerel ligde şenol hocanın elini biraz zayıflattı gibi.

    peki buna rağmen şampiyonlar liginde beşiktaşın avrupa tarihi boyunca başardığı en büyük başarıyı nasıl kazandı dediğinizi duyar gibiyim. bu soruya bence mantıklı tek bir açıklamam var. tecrübe. takımda azımsanmayacak tecrübede oyuncular var. adriano,pepe,babel,quaresma,medel. türk futbolcular da artık avrupada tecrübesiz diyemeyeceğimiz futbolcular. oğuzhan,tolgay,cenk hatta necip bile belli bir tecrübede. özellikle pepe ve adriano takımın şampiyonlar ligine adapte olmasında bence çok büyük rol oynadılar. grupta bu adamlar tecrübesinde tek futbolcu bence portodan casillastı. leipzigin yetenekli olduğunu fakat tecrübe bakımından sallandığını vodafone parkta hepimiz gördük. monacoda geçen seneki kayıplarını tam dolduramamış ki grupta başarılı olamadı. yani mealen rakiplerin tecrübesizliği ve kadro kalitelerinin düşüklüğü beşiktaş kadrosunun tecrübesi ve kalitesi ile birleşince beşiktaşın gruptan namağlup çıkışı gerçekleşti. buna şenol güneş'in şampiyonlar ligi grubundan 2 kez son maçta çıkamayışı konusunda bu yıla özel geliştirdiği ekstra motivasyonda fazlasıyla etkili oldu. hepsi biraraya geldiğin şampiyonlar ligi deneyimi bu yıl hepimiz için efsane statüsünde geçti. ama yerel ligin ilk devresini 17 maçta 30 puanla tamamlamak hepimiz için fazlasıyla üzücü. aslında daha üzücü olan paragrafın en başında yazdığım gibi dünyanın en iyi teknik direktörleri arasına herkes tarafından yazılan şenol güneş'in beşiktaşta kalmak ve başarılı olmak ile ilgili motivasyonunu kaybetmesi. bu konuda başkan fikret orman da üzgün olmalı ki kendi sosyal medya hesabından şenol hoca ile ilgili video yayınladı. orada belirttiği gibi başarı sevgi,saygı ve istikrar ile olur. kırgınlıkları,küskünlükleri uzatmadan her profesyonel sözleşmesinin gereği yerine getirmekten imtina etmemelidir. şahsi temeninim şenol güneş'in uzun yıllar beşiktaşta aynı azim ve kararlılıkla kalması ve birlikte bu ülkenin tiranlarına inat en büyük uluslarası başarılara imza atmaktır. geçmişte ülke futbolunun içine eden zihniyetlerin eski günlere dönebilmek için güçlerini birleştirdiği şu günlerde bize düşen beşiktaşa sahip çıkmaktır. özellikle dün twitterda gördüğüm şenolgüneşistifa hastagı bilinçli bir şekilde beşiktaşlı olmadığı bilinen ne idüğü belirsiz tiplar tarafından çıkarılmış bir kampanyadır. aklıselim hiçbir beşiktaşlının bu tip neyi amaçladığı belli kampanyalardan bireysel olarak uzak durmasını salık vermeliyim.

    son olarak arda turan meselesine de kendimce bir yorum yapıp bu okuması uzun entyrime son vericem. arda turan sahada futbol oynamak istediği sürece bu ülkede yetişen en yetenekli futbolculardan biridir. kalitesi,kariyerine yaklaşabilen henüz yok. ama kendisini neden olduğunu anlamadığım bir şekilde mental olarak düşüş yaşadı. madridde olup barcelonada olmayan şey neydi bilemiyorum ama herneyse ardanın mental olarak zorlanmasına neden olduğu kesin. kariyerinde tekrar bir yükseliş arıyor. kendini tekrar kanıtlamak istiyor. doğru kişilerle çalıştığı kesin ama mentör olarak birilerinden yardım alıp sadece futbol sahasında performansı ile kendini kanıtlamak istiyorsa beşiktaşta yada dünyanın herhangi bir yerinde başarılı olabilir. ben beşiktaşa gelmesine aynı burak yılmaz'ın gelişi gibi karşı değilim. şenol güneş ile yeniden doğabileceğine inanıyorum. ama hiç arda ile anmak istemediğim gruplaşma, adam ayırma gibi şeyleri takımda yapacaksa ve takım huzurunu bozacaksa hiç gelmesin. avrupada devam etsin. futbol oynamak ve kendisini istemeyen galatasaray camiasına cevap vermek istiyorsa buyursun gelsin. bu konuda beşiktaş yönetimi de arda ile imzalanacak sözleşmeye özel maddeler koyabilir. özellikle medya ilişkileri konusunda. atletik özellikleri düşük fakat yeteneği ve tekniği tartışma götürmeyen arda doğru çalışırsa yine bu ligin en değerli oyuncusu kolayca olabilir. asıl soru arda bunu istiyor mu?

    beşiktaş ardayı alsa da almasa da forvet arkasına bir transfer mutlaka düşünmeli devre arasında. hatta iyiyse ve sözleşme sorunu yoksa yine sosa gelebilir. medelin arkayı süpürdüğü oğuzhan ve sosanın hücumu organize ettiği babel ve lensin kanatlardan aktığı bir beşiktaşta beni santrafor koysanız gol kralı olurum. tabii benteke ihtmalini filan hiç söylemiyorum. benteke gibi bir santrafor şenol hocanın elinde uçar.

    oldukça uzun ve okuması zor bir yazı oldu. buraya kadar sabırla okuyup gelen dostlara teşekkür ederim. enseyi karartmaya gerek yok. birbirimize sarılsak yeter. başta şenol hoca ve fikret başkan sarılsın. gerisi gelecek zaten. 2018 iyi bir yıl olsun hepimiz için. şimdiden iyi yıllar herkese.

  • 34. alkol haramsa neden cenette vaad ediliyor

    alkol haramsa neden kök gibi vergi alınıyor. haram para değil mi o?

  • 35. karşıya geçen çocuğa çarpan motorcu

    bir yıl önce aracıma güçlü bir kamera aldım. ne zaman şeritler arasından geçen ya da kural ihlali yapan bir motorcu görsem görüntüyü egm'ye gönderiyorum adamlar yapılan işlemleri bir bir kağıda yazıp ardından kağıdı tarayıp geri gönderiyorlar çok güzel birşey :)

    acımayın şunlara benim gibi yapın.

    senelik 20 civarında ihbarım bulunmaktadır.

  • 36. nuriye gülmen

    belki dhkpcli değildir diye günahını almamak için kendisini yer yer desteklemiştim. yazıklar olsun. eylemi saygı görsün diye cepheli olduğunu gizlemiş resmen. öldüğünde de büyük ihtimalle yüzü açıkta bırakan kapşonlu dhkpc kefeni ve açık tabutta taşınacak.

  • 37. evli erkeklerin uyarılarına rağmen hala evlenmek

    evlenme diyen erkekler neden boşanmıyorlar? çok mu güçsüzler, çok mu korkarlar? boşanmamalarının nedenini söyleyeyim: bekar kaldıklarında hayat çok daha güçleşecek de ondan. şimdi eşlerine her şeyi yaptırıyorlar; işleri görülüyor, yemekleri pişiyor, giydikleri önüne geliyor, çocuklara kendileri hiç sorumluluk almadan bakılıyor. sonra da (bkz: evlilik çok kötü yea).

    bekar kaldıklarında hiç de öyle evliyken gözüktüğü gibi çevrelerinin "kadın" kaynamayacağını da biliyorlar, yine aynı şeylerin (bkz: hadi evlenelim) başlarına geleceğini de çok iyi biliyorlar.

    bekarlara evlenme tavsiyesi veren boşansın daha sonra evlenme tavsiyesi versin. hiç de dürüstçe olmuyor diğer türlü.

  • 38. hoşlanılan kızın 04.47'de whatsapp'ta görülmesi

    müezzindir

  • 39. 24 aralık 2017 695 sayılı khk

    yine darbe yapmaya kalkışan birçok şoför, katip, temizlik görevlisi, kadrolu işçi, çaycının ihraç edildiği khk’lardır.

    feto’nun (evet siz onu fetö’leştirmeden önce biz yine feto diyorduk) kucağından inmeyip, sümüğünü yüzlerine süren siyasetçilere, bakanlara, başkanlara dokunulmamış.

    neyse, devran döner.

  • 40. bim'de alkol satılmaması

    neden yok anlamıyorum ? halbuki su almak için girdiğim zaman 2 bira alıp öyle çıkayım . le bira , le rakı falan neden yok arkadaş ? senden sadece muhafazakarlar mı alışveriş yapıyor ? değil mi migros'ta neden baş örtülü çalışmıyor diyen aşırı alıngan , mağdur , ihaleci , parası bol muhafazakar arkadaş ? bence bu konuya da eğilmelisin .

  • 41. fi

    --- spoiler ---

    yaptığı açıklama ve açıklamanın içinde barındırdığı ego ya da kibir ile anlıyoruz ki can manay aslında azra kohenmiş.

    --- spoiler ---

  • 42. 23 aralık 2017 ankara kar yağışı

    en uzun gece ile kış başlamıştı, kar da gecikmedi!

    pencerenin pervazında on santim birikti bile.

    ''kardır yağan üstümüze geceden
    soğuk, karanlık bir düşünceden..''

    ahmet muhip dranas.

  • 43. oğuzhan uğur

    sığ nesile uygun bir idol olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. konjonktürde kendisine açılan boşluktan zekice faydalanıyor. kanaat önderi okan bayülgen abisi de benzer bir yol izliyordu bir zamanlar; gezide patladı sonunda pekçok düzenden beslenen tipolojiyle birlikte. merakla takip ediyorum.

  • 44. maicon pereira roque

    o fizik, o ayak ve o takla. helal olsun.

  • 45. şenol güneş'ten sonraki beşiktaş teknik direktörü

    göreve geldikten sonra 6 ay içinde kovulacak teknik direktördür. nedeni de çok basit, şu an elimizdeki kadroyu olduğundan çok daha iyi gösteren bir teknik direktörümüz var, hatta hoca kadroyu o kadar iyi gösteriyor ki, kendi işini tehlikeye atıyor. şenol güneş gittikten sonra ise bu kadronun aslında çok yetersiz olduğu kabak gibi ortaya çıkacak ve 'bu kadro 2 sene üst üste şampiyon oldu, şampiyonlar liginden lider çıktı, nasıl bu kadar kötü top oynuyor' denerek yeni teknik direktör de gönderilecek. sonrasında şu an gs'nin içinde bulunduğu gibi 3 senede 5 teknik direktör öğüten bir süreç başlayacak. biz bu filmi çok izledik. bi sonraki hocanın başına ne gelecek şimdiden belli. lucescu gittikten sonra ki beşiktaş'tan farkımız kalmayacak.

  • 46. bright

    bu filmi beğenmeyen gidiyor star wars beğeniyor...

    bana kalırsa epey eğlenceli bir film... ekşi sözlük'ün sinema konusundaki kollektif zekası aşırı düşük... allah belanızı versin. her filmden the godfather asilliği, ağırbaşlığı ve kurguyu bekliyorsunuz. allah belanızı versin.

    bazı filmler popcorn veya pizza ile eğlenmek için izlensin diye çekilir... this is the end bu tarz bir filmdir mesela... the babysitter'da öyle, xoxxo'da böyle bir film. bu da netflix izleicileri pizza yerken izlensin diye çekilmiş ve bunu başarmış. çünkü eğlenceli film. çekilme amacına göre harika...

    netflix 2018 yılında 80 tane orjinal film çekip yayınlayacakmış. aslında daha önceleri imdb'de 5.0'ı geçmeyen fimlerden ötürü umudum yoktu. 80 adet çöp film ile karşılacağımızı düşünüyordum fakat gerald's game, the babysitter, 1922 gibi filmler ile artık filmlere de dizilere gösterdikleri özeni göstereceklerini gösterdiler.

    2. bir an önce gelse de izlesek.

  • 47. fatih terim

    dönüşü tam zamanında gerçekleşen efsane.

    göztepe maçında ligin ilk maçı olan kayserispor' a karşı olan istek ve arzuyu tempoyu gördüm. bunun yanı sıra yedek kulübesi dahil tek yürek olma durumu da vardı. bu yeni gelen yabancı futbolcularımız terim' i yavaş yavaş tanıyacaklardır. şimdi devre arasında güzel güzel işler terim bunları. kim sahada ne yapması gerekiyor?yardımlaşma ne zaman nasıl yapılır, kim kimin açığını nasıl kapatır, geriye düşünce nasıl oynanır? derbi maçı nasıl oynanmalıdır? kısaca g.saray futbolcusu nasıl olunur ve nasıl takım haline gelinir? bunları yavaş yavaş futbolcuların dna' larına kodlar.

    yürüyedur hoca.

  • 48. yeni bir insanla tanışmaya üşenmek

    beyninizin sizi felaketten koruma çabasıdır ve evrimsel süreçte kazanılmış mükemmel bir özelliktir. çünkü insan, kanserdir. mesela yeni bir kediyle tanışmaya üşeniyor musunuz? hayır. ya yeni bir bebek sardunyayla? yine hayır. demek ki insanla tanışmak yapılmaması gerek bir şey. iyi günler.

  • 49. her şeyin en kötü ihtimalini düşünen insan

    her şeyin en kötü ihtimalinin gerçekleşmesini falan sağlamaz. hayat siklemez sizin ne düşündüğünüzü. kanser olacaksan olursun. sevgilin seni aldatacaksa sen "kesin beni aldatacak kesin aldatacak" diye düşünmesen de aldatır seni zaten. bir şeyi bin kere söylersen olmaz. eğer olmuşsa olacağı varmış ve olmuştur. sen boşuna söylemişsindir. hepsi bu. bunun altında bir takım romantiklikler aramak saçma hurafelere inanmaktan başka bir şey değildir.

    en kötü ihtimali düşünmek sizi hazırlıklı kılar. ama öte yandan da kaygı bozukluğu yapar. başka da bi bok olmaz. seçilen her yolun başka bir alternatifi ve bedeli mutlaka vardır hayatta. inanacaksan buna inan.