debe başlıkları

dreamfactory76
profili

  • kendime saygım yok davranışları

    size saygısız davranan erkeklere/kadınlara aşık olmak, peşlerinden koşmak.
    daha doğrusu, genel olarak size saygısı olmayan, nezaketten haberi olmayan ya da nezaketi, centilmenliği, hanımefendiliği, kibarlığı zayıflık gibi gören insanlarla arkadaş olmak.

  • ekşi itiraf

    bizim buradaki kapalı pazara gittim, halılara bakmak istedim.
    halıcı, halıları duvarlara sabitlemiş. o kadar çok çeşit var ki, seçemedim bir türlü, en sonunda bir tane yolluk beğendim, "şunu indirebilir misiniz, bir bakmak istiyorum" dedim.
    adam önce anlamadı, halıyı iyice gösterdim, yerini tarif ettim, "soldan 4. halı dedim, gri desenleri olan."
    "abla o beton duvar" dedi, "halı değil" dedi.
    "olsun, gene de indir" diyemedim "hahaaaa şaka yaptım" deyip topukladım.
    bir takım hapları bırakmaya çalışıyorum, üç gündür içmedim, kafam billük gibi.

  • ekşi itiraf

    sarışın beyaz tenliyim. arkadaşım bana "arap" diyor. arap aşağı arap yukarı.

    kendi de esmer, sakallı, kara bişey, beyaz entari giydirip arabistan'a göndersen kalabalığın arasında sırıtmaz.

  • ekşi itiraf

    artık yaşım ilerlediği için ve beyazlarımı kapatmakla uğraşmak istemediğim için saçlarımı komple beyaza boyattım. beyaz saçlarımın bana çok cool, marjinal ve sofistike bir hava verdiğini düşünürken çocuğun teki "babaaannneeee" diye koşup bacağıma sarıldı. silkeleyemedim eşoleşeği, mecbur biraz sevdim.
    simply granny.

  • iq'yu en az 10-15 puan düşüren şeyler

    tüm vücuda sirke sürüp 16 dereceye ayarlı klimanın karşısına yatmak.

    (alerji hapı bitmişti, nöbetçi eczane çok uzaktaydı, iq zaten çok yüksek değildi.)

  • yatarken başucunda bulunan nesneler

    sütyen, külot ve pijama. allah korusun deprem olursa hemen giyinmek için.

  • sırtına dokunan kişi sayesinde ölümden dönen adam

    gizemli adamın hızır aleyhisselam olduğunu düşünüyorum. yer yüzüne farklı kılıklarda geldiğini duymuştum ama yine de böyle gocuklu filan normal bir emmi değil de pelerinli, uzun saçlı sakallı, daha sofistike birini hayal etmiştim.

  • yazarların minimalist mutluluk sebepleri

    spordan sonra çok mutlu oluyorum, bir de oradan çıktıktan sonra açık havada oturup kahve içince iyice kafayı sıyırıyorum, herkesi öpmek istiyorum.

  • yeşil gözlü olmak

    eşim yeşil gözlü; "yeşil gözlü olmak nasıl bir duygu?" dedim, "bilmiyorum" dedi, "yeşil gözlü olmanın faydasını gördün mü?" dedim, "gördüm, benimle evlendin" dedi. "yeşil gözlü olduğun için evlenmedim, evden yaprak sarması çalıp getirdiğin için evlendim seninle" dedim. "ama yaprak da yeşil" dedi.
    hem laz hem düz adam ama gözler yeşil.

    en samimi arkadaşım da yeşil gözlü, güneş gözlüğü takmaz hiç, niye takmadığını sormuştum, tek özelliğinin yeşil göz olduğunu, onu da gözlükle kapatmak istemediğini söylemişti.
    halbuki çok güzel, zeki, başarılı, merhametli.

  • cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

    pompaya gitmek demek isterdim ama pansumana gitmek.

  • bir ölü diriltme hakkı verseler diriltilecek kişi

    (bkz: erdal eren)

  • sözlükçülerin küçükken evlenmek istediği ünlüler

  • ekşi itiraf

    sapyoseksüel olmak çok yorucu ve kimse inanmıyor zaten. aseksüel olmaya karar verdim.

  • sarhoşken yapılanlar

    gecenin ayazında, balkonda sigara içerken, karşı balkondaki yakışıklıyla saatlerce kesişmek.
    aslında saksıyla kesişiyormuşum.

  • makyajı sildikten sonra yaşanan çirkinlik hissi

    bu yine katlanılabilir bir duygu. asıl makyaj yaptıktan sonra husule gelen bir götüme benzedim hissi var ki... bazen götüne kaş göz çizip ruj sürsen daha güzel olur duyumsaması var ki ben böyle bir hayatın ağzına sıçayım.

  • cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden

    pazartesi sabahına kadar çevrilmesi gereken anaconda gibi bir metin.

    (ama ben ne yapıyorum? libido yükselten şarkılar, iyi hissettiren şarkılar başlıklarında geziniyorum, jamal faresinin eski karikatürlerine bakıyorum, evde sirke yapımını araştırıyorum.)

  • doktor maaşı aşırılığına çözüm önerileri

    darağacı kurup doktorları asalım. hemşireleri, hademe maaşıyla doktor yapalım.

    yazları öğretmenleri aç susuz bırakıp kırbaçlayarak taş ocağında çalıştıralım.

    pilotları asgari ücrete çalıştıralım, çalışmam diyen olursa uzun yol/kamyon şöförü yapalım.

    mühendislere yurt dışı çıkış yasağı gelsin, türkiye'de üç kuruşa sürüm sürüm sürünsünler.
    erkek mühendisler evlenemesin, rahip gibi kadın eline değmeden yaşasın. kadın mühendisler sadece usta/ustabaşıyla evlenebilsin.

  • an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı

    uludağ'da sucuk ekmek yiyorum.
    şaka şaka... evde sucuk ekmek yiyorum.

  • ekşi sözlük'ün şaka maka 40'lık teyze kaynaması

    her sene kademe yükselecek, bu sene 40'lıklar, seneye 50'likler, öbürki sene 60'lıklar diye ağım ağım ağlayacaksın olm. anandan emdiğin sütü ağzından burnundan getireceğiz, kabusun olacağız anlıyor musun? kabusun.
    her başlıktan her mesaj kutusundan fırlayacağız. kork bizden.
    ölmek için yalvaracaksın.

  • seviştiği erkeği arkadaşlarına anlatan kadın

    eşimin yengesi ağzını tutamıyor mesela, kocasıyla cinsel hayatından doneler veriyor durup dururken. sonra ben dayıyı ne zaman görsem aklıma o doneler geliyor. kendimi iyi hissetmiyorum o vakitler.

    mesela kısır yaptık yiyoruz, yengem aniden tuzluğu gösteriyor ve "ay kızlar baksanıza neye benziyor ay hiii hi hi. " diyor. neye benziyor? kırk yıl baksam tuzluğa, aklıma gelmez.
    penise benziyormuş.

    yengem tesettürlü, evlendiğinde 18 yaşındaymış, bakireymiş, bakire olduğunu söylemedi tabi ama bakire çıkmasaydı ya vurulurdu ya da baba evine geri gönderilirdi, o yüzden bakire olduğunu varsayıyorum. yani dayımdan önce ve dayım esnasında başka biri olmadı. tuzluk o zaman kimin penisine benziyor? dayımın.
    tuzluk da şeffaf, 15-17 cm arası ve başı mantara benziyor.
    dayımı görünce, bana "nasılsın yeğenim" diye sorunca ben ona "iyiyim dayı, ama karın sayesinde tuzluklara pis düşünmeden dokunamıyorum artık" diyemiyorum.

    başka bir gün eltimin bebeğini yıkıyoruz, yengem bombayı patlattı, "dün çok başım ağrıyordu, dedim ki şerif bu gün üstüme gelme, hiç dokunma. şerif de dedi ki, senin ilacın bende, bir iğne yaparım bir şeyin kalmaz". o günden sonra dayımı her gördüğümde pantolonu dizlerine kadar inmiş, elinde iğnesi geliyor aklıma.
    bu kötü bir his.

    başka bir gün de, aniden, "biz ilk evlendiğimizde şerif çok azgındı" dedi. yengemi nerede kıstırırsa orada çöküyormuş tepesine, koltukta, halıda, mutfakta...
    onlara gittiğimde artık sadece sandalyeye tünüyorum.

    anlatmayın çok rica ediyorum.

    ek: yazmayı unuttum, yengem diyor ki, şerif dayım prezervatifi eminönü'nden koliyle alıyormuş, daha hesaplı oluyormuş.
    (bkz: i shot the sheriff)