debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 12 mayıs 2019 tv8 fenerbahçe winwin yayını

    şanslı 3 kişiyi ersun yatıyla pompaya götürecekmiş. şansımızı deneyelim bakalım *

  • 2. daenerys targaryen

    daenerys targaryen; isminin ilk orospusu, orospu çocuklarının en büyüğü, orospu evlatlarının anası, yedi krallığın en büyük kaşarı, yarrakkıran.

  • 3. #dahagüzelolacak

    hani gülen gözler'de yaşar usta evlenmelerine izin vermeyince ismet intihar mektubu bırakıp gardroba saklanıyordu, babası mektubu okuyup şimdi burada olsa ismet'i temel'e verirdim diyince dolaptan çıkıyordu; bunun üzerine fikret de vecihi'yle evlenebilmek için aynı mektubu bırakıp aynı dolaba saklanıp 5 dakika içinde bulunuyordu ya, işte en az fikret'in dolaba saklanması kadar orijinal bir slogan olmuş. bravo.

  • 4. 13 mayıs 2019 beşiktaş aytemiz alanyaspor maçı

    stada, üzerinde "her şey çok güzel olacak" yazan, t-shirt, atkı, bayrak sokmanın yasak olduğu maç.

    ahaahhahahaha ben buna gülüyorum ya....

  • 5. 13 mayıs 2019 binali yıldırım tweeti

    (bkz: teşekkürler ekrem imamoğlu)

  • 6. seks hayatını bir kitap adıyla tarif etmek

  • 7. 13 mayıs 2019 hazine'nin ihtiyat akçesi talebi

    okulda teorik olarak kafamın basmadığı ne kadar ekonomik bilgi varsa pratik olarak öğreniyorum. teşekkürler akp.

  • 8. rte'nin fenerbahçe taraftarını tehdit etmesi

    ne yapacaksin mesela ya! biraz onlardan bahsetsene mesela.

    kaydediyormus. biz de senin yaptiklarini kaydediyoruz ama elimizden sandiga gidip belediyeyi senden almaktan baska birsey gelmiyor.

    biz de onu yapacagiz. gidip o belediyeyi senden bir kez daha alacagiz.

  • 9. ekonominin kötü olduğunu gösteren şeyler

    ekonomi ve hazine bakanının "ekonomi iyi" demesi.

  • 10. sinemada seyredilen ilk film

    ilkokul öğretmenimizin komple sınıfı götürdüğü filmdir.

    (bkz: aslan kral)

  • 11. mercedes-benz gla180 almama yardımcı ol kampanyası

    merhaba. ben kendi halinde yaşayan bir vatandaşım. sizinle küçük bir konu hakkında konuşmak istiyorum. bu senenin başından beri, benim için her zaman büyük bir hayal olmuş olan gla180 hayalleriyle yanıp tutuşuyorum. arkadaşlarım, dostlarım, sevgili kardeşlerim ben bu arabaya sahip olmak çok istiyorum ama benim o kadar param yok. sabahları iki poğaça bir meyvesuyu üstüne de iki dal sigaradan sonra metrobüsle işe giden gariban bir insanım.

    iki haftadır sahibinden'de gla180 ilanlarına bakıyorum. üç dört tane aracı görmeye gittim ve görüşmeler çok iyi geçti. ama işte bilmedikleri şey, benim o kadar param yoktu ki. 4 sene önce kardeşimin düğününde giydiğim takım elbisemi giyip gittim araçları görmeye. bana karşı ılımlı bir tavırdaydılar. notere gittik hatta bir araç için. kimliğim evde kalmış diyerek usulca farkettirmeden çıktım noterden ve hüngür hüngür ağlamaya başladım kapıda. çok gücüme gitti dostlarım.

    bakın dostlarım ben sıfır bile bakmıyorum. 2016 model falan bakıyorum. ailemle bu arabanın fiyatı olan 178.000 tl'nin 3'te 1'ini bile karşılayamıyoruz. :( o yüzden sizden tek isteğim gönlünüzden herhangi bir şey kopuyorsa o bile yeterli benim için ama herhangi bir destek herhangi küçük bir düşünce bile benim için yeterli.

    sizleri seviyorum dostlarım. gla180 almama yardımcı olun, dm yoluyla ulaşanlara ibanımı vereceğim. size söz arabayla her hafta foto falan atarım instagrama. isimlerinizi falan yazdırırım üstüne, lan yeter ki gla'm olsun be. :(

    edit: 50’den fazla mesaj geldi iban isteyen. burada bir aileyiz dostlarım, şimdiden 60.000 tl’yi topladık, bu paraylacksndksjxjsjs oğlum ironi lan ironi. kimsenin emeğini dilenmeyiz biz, ciddiye alıp yazanlardan allah razı olsun, umarım kalbinizin ekmeğini yersiniz :) allah herkesin gönlüne göre versin, hepiniz sağolun varolun dostlarım :)

    edit2: ironi’den anlamayip dilenci diye çıldıranlar da sakin olsun. kimseden para toplamadık oğlum, kacirdiginiz bir sey yok :)) sizi asude defne özkan başlığına alalım, ibani da acik, topladigi para da :)

  • 12. bjklilerin galatasaray tribünlerine tacizi

    bir avuç şerefsizin yaptığı namussuzluk diye geçiştirilmeye çalışılan olay.

    ulan it. tribünün tamamı yapıyor tezahüratı. işte siz busunuz. başka bir şey değil.

  • 13. mhp'li vekilin ali türkşen'e ettiği ağır hakaret

    " yakın düşeriz bir gün laf çakmak nasıl olur kısa mesafeden gösteririm ben sana" diyerek gönüllerde yeniden taht kurmuş abimiz.

  • 14. hırdavattan anlamayan bir nesil yetişiyor

    şükür conta monta değiştirebilen, kargaburnu, dübel, darbeli matkap, tornavida vs falan anlayan kadınım :) her şeyi bilin de gerekirse kullanmayın.

  • 15. çaykur rizespor galatasaray maçının tekrarlanması

    (bkz: ali ihsan sen misin)

  • 16. entelektüel sohbet arayan yazarlar veritabanı

    aynı zamanda kitap okumaktan hazzetmeyen yazarlar veri tabanıdır.

    entelektüel faaliyetlere açlık hissettiğimde aklıma son gelecek olan birisiyle sohbet etmek.

  • 17. savcı sayan'ın evi

    sonradan görme kavramına örnek teşkil edecek şekilde dekore edilen evdir.
    bu görgüsüzlük ülke batırır.

  • 18. zeka geriliğinin en büyük kanıtı

    sigara içmek, düğün yapmak ve kalıcı dövme yaptırmayı zeka geriliği zannetmek.

  • 19. 13 mayıs 2019 ysk kararları

  • 20. 19 mayıs 2019 galatasaray m.başakşehir maçı

    millete orospu çocuğu itler diyip kendisine gelecek hakarete avukatım ilgilenecek diye cikeyen bir adet fenerbahce kongre üyesi barındıran başlık.
    böyle pis ağızlı karaktersiz insanların olmasıda ayrı bir rezelet ya.

  • 21. adana'da tacizciye aduket atılması

    tacizci olma potansiyeli olan arizona kertenkelelerinin başka bir tacizciyi şov için linç etme girişimidir. ordaki hiçbirinin umrunda taciz olayı veya tacize uğrayan kişi yoktur. amaçları şov yapmak.

  • 22. bir insan bir insanı ne kadar sevebilir

    sorma bana ne kadar seviyorsun diye,
    o kadar işte!
    tavanı kadar sokağın,
    dibi kadar cehennemin..

    nazım hikmet

  • 23. ekrem imamoğlu'nun iticileşmesi

    (bkz: ak troll başlıklarına yazmıyoruz)
    ek:aşağıda bir gerizekalı bunu sırf fav kasmak için yaptığımı ima etmiş.troll olmayan bir arkadaş "tüm iyi niyetine rağmen" neden böyle bir başlık açar? söylesin bir zahmet.favlayan arkadaşlara teşekkür ederim,favlarını geri alsınlar.tek bir fav almasam bile bildiğim doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğim.

  • 24. 13 mayıs 2019 tv8 fenerbahçe winwin yayını

    türkiye’nin en zengin iş adamı,
    türkiye’nin en zengin medya patronu ve
    türkiye’nin en zengin komedyeni birleşmişler,

    asgari ücretle çalışan, hayallerini çaldıkları taraftardan fener için para dileniyorlar.

    yazık bu ülkeye yemin ederim.

  • 25. 8 milyon ateist haklı 4 milyar insan yanılıyor mu

    dünyanın tepsi değil küre olduğunu ilk defa iddia edenin de karşısında ona inanmayan bir dünya vardı. yakın gelecekte tanrı inancı olan insanlar, tepsi dünya biçimine inanan günümüz insanlarıyla aynı kefeye konacak.

  • 26. 13 mayıs 2019 dolar kuru

    şu damadın doları düşürdükten sonra tv ye çıkıp aşırı özgüvenli açıklamalar yapmasına bitiyorum. genellikle bir gün sonra ebesinin amına kadar çıkıyor çünkü.

  • 27. 12 mayıs 2019 portland denver maçı

    portland kazandı yazanlara fetöcü diye mesaj yoluyla "yallah pensylvanya'ya" yazan bir adet gerizekalı barındıran başlık. portland kazandı kardeş, ysk'ya gidip basketleri tekrar mı saydıralım ne yapalım? şizofren dolmuş sözlük.

  • 28. oğlum göz göre göre ihmal ve istismar ediliyor

    zorunlu üst edit : hızlı bir özet geçmek istiyordum ancak özet de uzun olduğu için vazgeçtim; sizden ricam (eğer boşanma/velayet/istismar/hukuk konularıyla ilgili iseniz) girdinin tamamını okumanız. bu kadar uzun yazmasaydım, boşanma sebebinden benim yaptığım işe, süreçlerdeki detaylardan şu anki hukuksal duruma kadar her detaya tek tek cevap vermek zorunda kalacaktım, eksik nokta bırakmak istemedim. ek’lerdeki dosyaları tek tek sansürleyerek buraya aktarmak çok vaktimi alacaktı, aktardıklarımın doğru ve olabildiğince tarafsız olduğundan emin olun lütfen. yazdıklarınızın tamamını okuyorum, her görüşe sonsuz saygı duyuyorum ve özel mesajlardan gelen yardım taleplerine de müteşekkirim. bu girdi en geç 15 mayıs duruşma gününde tekrar editlenecektir. hepinize çok teşekkürler.

    hukuki bir konuda fikirlerinize ihtiyacım var. bugüne kadar gerek hukukun üstünlüğüne olan (bitmek tükenmek bilmez naiflikte) inancım ve gerekse de (bir baba olarak) oğlumun psikolojisi ve geleceğine ilişkin bir yara almaması adına geçmiş süreçlerde yaşanan (bence büyük) haksızlıkları herhangi bir mecrada paylaşmadım; süreci kendi çapımda belli bir noktaya getirdim ancak artık tıkanmış durumdayım. değerli fikirleriniz yol gösterici olacaktır, eminim. amacım herhangi bir kurumu aşağılamak, kişileri küçük düşürmek ya da yaşananları buraya taşıyarak herhangi bir şahsi menfaat elde etmek değildir. kısa süre içinde bir yol haritası çizmeliyim ve kendimden önce oğlumu sıkıntılarından kurtarmayı amaçlıyorum.

    peşinen söyleyeyim, uzun bir entry olacak. hiçbir fikriniz yoksa ya da okumaktan daha ilk satırlarda sıkılırsanız lütfen zorlamayın. okuyacak olanlar görecektir ki, konu hassastır ve espri ya da şaka kaldıracak mahiyette değildir. “geçmiş olsun” mesajı yerine up’larsanız bana en büyük iyiliği yapmış olursunuz; şimdiden anlayışınız için teşekkür ederim.

    aşağıda, cimer’e 19 ekim 2018 tarihinde yazmış olduğum (ve ne yazık ki) dağıtıldığı üç kurumdan sadece biri tarafından “geçici velayeti hususunda takdir mahkemenin olduğundan ve anayasa açık hükmü gereği, hakimlere emir ve talimat verilemeyeceğinden bu konudaki yetkinin boşanma davası hakimde olduğundan tarafımızca yapılabilecek bir işlem yoktur.” şeklinde suya sabuna dokunmadan cevaplanmış ve diğer iki kurumdan henüz dönüt alamadığım dilekçe aynen olduğu gibi yer almaktadır. yalnızca (anlaşılır nedenlerden dolayı) isim ve şehirler kapatılmıştır.

    *****
    öncelikle iyi çalışmalar dileyerek saygılarımı sunarım. adım a. … üniversitesi … bölümü’nde … yılından beri … (akademisyen) olarak görev yapmaktayım. 2007 yılında b ile yapmış olduğum evlilikten 2009 yılında doğmuş olan c’nin babasıyım.

    … aralık 2016 tarihinde … mahkemesi’nde açmış bulunduğum, zina ve (buna bağlı olarak) şiddetli geçimsizlik konulu dava, adı geçen mahkemede görülmeye devam etmekte olup 16.10.2018 tarihli karar duruşmasında sayın hakim’in “davanın reddi” kararı sonrası temyiz başvurusunda bulunma kararı almış durumdayım. [red gerekçesi, affetti/hoşgördü olarak özetlenebilir.] davanın konusu, b’nin, kendisiyle aynı işyerinde görev yapan, evli ve iki çocuk babası kişiyle yaşamakta olduğu gayrımeşru ilişki ve bu ilişkinin davacı olan şahsım tarafından öğrenilmesini müteakip aile içinde yaşanan şiddetli geçimsizliktir.

    …’da ikamet etmemle birlikte, küçük c mahkeme aşamasında tedbiren velayetin verilmiş olduğu annesinin tayin olduğu … ilinde annesiyle yaşamaktadır.

    … mesleğini icra eden anne çocukla yeterince ilgilenecek zamanı bulamamakta, eve geç saatte gelmekte, eğitim/toplantı gibi sebeplerle hafta sonlarında dahi c ile sınırlı sürelerde görüşmektedir. ayrıca, 9 yaşındaki küçük c …’ya taşındıkları şubat 2018 tarihinden beri okuldan eve kendisi yürüyerek dönmekte, annesi eve gelene kadar evde yalnız kalmakta, bu süreler içerisinde eve komşu, kapıcı, hazır yemekçi gibi kişiler girip çıkmakta, çocuk korku, endişe ve tedirginlik hissetmektedir. yukarıda bahsedilen hususlar gerek c ile …’da yapılan pedagog görüşmesi ve gerekse c’nin … aile mahkemesi’nde sayın hakim tarafından bizzat dinlenmesi sırasında kayıt altına alınmış ve zabıtlara geçmiştir.

    c …’daki pedagog görüşmesinde özetle;

    - babasıyla yaşamak istediğini,
    - annesinin bazen kendisini dövdüğünü,
    - annesinin bir adamla görüştüğünü,
    - bu adamla normal bir arkadaş olarak görüştüğünü sanmadığını,
    - söylediklerini annesinin hemen duymasını istemediğini, duruşma günü öğrenmesini istediğini

    ifade etmiştir. (ek-1) bu ifadelere rağmen, … adliyesi’nde görevli sayın sosyal çalışmacı … ve sayın pedagog …, mahkemeye de intikal eden raporlarında;

    - çocuğun giyim kuşamının temiz ve özenli olduğu, anne yanında eğitimsel olarak ihmal edilmediği anlaşıldığından çocuğun anne yanında yaşamasının çocuğun bedeni, akıl ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönünde herhangi bir bulgunun olmadığını,
    - müşterek çocuk c’nin anne b ile birlikte yaşamasında sakınca doğuracak bir veriye rastlanmadığını,
    - çocuğun anne ile yaşamasının çocuğun gelişimine olumlu katkı yapacağının düşünüldüğünü

    kayıt altına almışlardır..

    küçük c … aile mahkemesi’nde 19/07/2018 tarihinde görülen 5. duruşmada sayın hakim … tarafından bizzat dinlenmiş ve özetle;

    - aradan geçen 5 aya rağmen [sonradan taşındığı] …’daki okuluna çok fazla alışamadığını ve arkadaşlarıyla anlaşamadığını,
    - okul çıkışında yürüyerek eve gittiğini, yürürken tedirgin olduğunu ve korktuğunu,
    - kaçırılmaktan endişe duyduğunu,
    - evde kapıyı kendisinin açtığını ve annesi 18:30’da eve gelene kadar evde yalnız kaldığını,
    - evde elektriklerin sıklıkla kesildiğini, evde yalnızken eve kapıcının gelip şalterleri kaldırdığını ve bir keresinde, “elektrik kesildiğinde anneleri arayıp meşgul etmek günahtır. beni ara, ben gelip şalterleri kaldırırım.” dediğini ve cep telefonlarına karşılıklı numaralarını kaydettiğini,
    - annesinin kendisine sürekli kızdığını, yerlerde sürüklediğini,
    - boşanmanın gerçekleşmesi durumunda babasının yanında kalmak istediğini,
    - annesinin … isimli biriyle sevgili olduğunu,
    - skype programından yazışırken onları gördüğünü, annesinin ‘aşkım’ şeklinde yazıştığını,
    - görüntülü konuşma sırasında … isimli kişiyi ekranda net olarak gördüğünü,
    - sözü edilen … isimli kişiyi daha önce de …’da ve …’de annesinin yanında gördüğünü, üçü birlikte aynı arabaya bindiklerini,
    - … parkı’nda üçü birlikte bir gün geçirdiklerini,
    - geçici velayetinin babasına verilmesini istediğini,
    - mahkemeye davacı tarafından sunulan ve annesi ile sözü edilenin samimi bir şekilde poz verdikleri fotoğrafın kendisine sorulması üzerine; çerçevelenmiş fotoğrafı …’ya taşınıldıktan iki gün sonra yatak odasında bulduğunu,
    - telefonuyla fotoğrafın fotoğrafını çekerek whatsapp üzerinden babasına gönderdiğini ve sonra fotoğrafı sildiğini,
    - bu durumu annesine söylemediğini,
    - kendisini tekrar döver diye annesine bir şey soramadığını,
    - annesiyle birlikteyken annesinin güzel vakit geçirdiğini ancak kendisinin onun yanında güzel vakit geçiriyormuş gibi davrandığını,
    - annesiyle yaşadığı sıkıntıların ileride düzeleceğini sanmadığını

    açıkça ifade etmiştir. bu ifadenin sonrasında sayın pedagog …;

    - çocuğun ifade verebilecek akli ve fikri olgunlukta olduğu,
    - sorulan sorulara net cevap verebildiği,
    - herhangi bir baskı altında kaldığını düşünmediğini söylemiştir.

    ayrıca, sayın hakim’in ifadesiyle;

    - çocuk c üzerinde yapılan gözlemde yaşı ve gelişimi itibariyle kendisini iyi ifade edebildiği, yaşıtlarına göre fiziksel gelişiminin iyi olduğu, sorulan sorulara mantıklı cevaplar verdiğinin gözlemlendiği zabıt altına alınmıştır. (ek-2)

    ancak ne yazık ki aynı duruşmada, yukarıdaki açık ifadelere rağmen, tarafımızdan yapılan ‘velayetin tedbiren davacı babaya verilmesi’ talebi “bu aşamada” kaydı düşülerek sayın mahkeme tarafından reddedilmiştir. çocuğun annesinden şiddet gördüğüne dair soru işaretine mahal bırakmayacak açıklamaları sonrası, sayın hakim tarafından res’en durumun üst makamlara ya da aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı’na iletildiğine dair bir malumatım da yoktur. aksine, kişisel fikrime göre, mahkemede bu şekilde ifade veren çocuğun yaz tatili bitiminde annesine teslim edilmesi sonrası yaşayabilecekleri ya dikkate alınmamış ya da gözden kaçırılmıştır. nitekim;

    19 temmuz 2018 günü sayın mahkeme huzurunda yukarıdaki ifadeleri veren küçük c, temmuz ayının bitiminde geçici velayet sahibi anneye teslim edilmeden önce annesi tarafından günlerce telefonda “sana bir sürprizim var. geldiğinde görüşeceğiz.” şeklinde üstü kapalı olarak tehdit edilmiş ve maalesef aşağıda detaylandırılacağım olaylar silsilesi yaşanmıştır:

    31 temmuz 2018 günü …’daki ikameti önünde annesine sağlıklı şekilde teslim edilen c dakikalar sonra annesinin kendisine şiddet gösterdiğini bildirerek telefonda benden yardım istemiş, 155 polis hattına yapılan çağrım sonucunda arabayla hızla uzaklaşan anne ve c ile …’da polislerin eşliğinde buluşulmuş, çocuğun vücudundaki morluk ve darp izlerinin görülmesinden sonra hastaneden darp raporu alınmış, c’nin … çocuk şube’de ifadesine başvurulmuş, c burada “annesinden şikayetçi ve davacı olduğunu” belirterek olayı detaylı bir şekilde anlatmış ve tarafımdan … karakolu’nda müşteki olarak ifade verilmiştir. söz konusu suç duyurusu … savcılığı’na sevk aşamasındadır.

    [not : cimer başvurumdan 1 ay sonra suç duyurum iddianamenin hazırlanmasının ardından davaya dönüşmüştür. dava 15 mayıs 2019 çarşamba günü oğlumun annesiyle yaşadığı ve darp olayının yaşandığı şehirde asliye ceza mahkemesi’nde görülecektir.] (ek-3, ek-4 ve ek-5)

    aynı gece sayın nöbetçi savcı, çocuğun tedbiren velayetinin annesinde olmasını gerekçe göstererek karakol çıkışı annesine teslim edilmesine dair karara imza atmıştır. çocuğun iyi halinden ve güvenliğinden büyük endişe duysam da, geç saatte ikamet ettiğim …’a geri dönmek zorunda kalırken saat saat c ile görüşme sağlayarak en azından üstüme düşeni yapmış olduğumu ve (bazı kararlar hoşuma gitmese de) hukukun üstünlüğünü birinci öncelik olarak gördüğümü burada beyan etmek isterim.

    [not : henüz birkaç saat önce kendisini darp etmiş olan anneye teslim edilecek oğlumun ve karakolda ona veda etmek zorunda kalan benim o anlarda yaşadığım travma ve acıyı kelimelerle tarif etmek ne yazık ki imkansız. çocuk şube amiri’nin “bu olay velayet davasında elinizi güçlendirir, sizin için iyi olur. oğlunuza ne kadar çabuk veda ederseniz ayrılmanız o kadar kolay olur.” şeklindeki tesellisini vicdanlara havale etmekten başka bir çarem yok]

    … karakolu’nda 31 temmuz günü vermiş olduğum ifade … aile mahkemesi’ne bir sonraki duruşma tarihi olan eylül 2018’de ibraz edilmiş, darp raporu ve çocuğun ifadesinden bahsedilmiş, yeniden tebdiren velayetin tarafımıza verilmesi yönünde talepte bulunulmuş olmasına karşın, kararda bu talebimiz (red dahi edilmeden) dikkate alınmayarak mevcut durumun devamı sağlanmıştır. duruşma sonrası kısa süre içerisinde söz konusu darp raporu ve c’nin ifadesi sayın mahkeme’ye ibraz edilmiş ve 16/10/2018 tarihinde görülen karar duruşmasında dava dosyasına eklendiği görülmüştür. dolayısıyla, yukarıda anlatılan tüm olay ve gerçekler belgeleri ile birlikte (boşanma davasının görüldüğü) sayın mahkeme’nin bilgisi dahilindedir. (ek-6)

    altı çizilmesi gereken bir başka husus ise, davalı annenin aleyhine açılmış bir başka davada basit tehdit ve hakaret suçlarından 2017 yılında hüküm giymiş bulunmasıdır. tarafımdan … cumhuriyet savcılığı’na yapılmış suç duyurusunun sonucu olarak, sanık b’nin 2017/… esas dosya sayılı davada (hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kaydıyla) tarafıma karşı üzerine atılı hakaret ve basit tehdit suçlarını işlediği sabit görüldüğünden her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına hükmedilmiştir. bu davanın sonucu da … aile mahkemesi’ndeki boşanma davası dosyasına çok önceden girmiş ve yine sayın mahkeme’nin bilgisi dahilindedir. (ek-7)

    tüm bunlara ve davalı ve davacının net bir şekilde boşanmaya kararlı olduklarını defalarca beyan etmiş olmalarına rağmen, boşanma davasının reddi kararı ve tedbiren velayet konusunda talebimizin karşılık bulmaması sonucunda küçük c halen birlikte yaşamak istediği babasından uzakta ve kendisine şiddet gösterdiği resmi makamlarca teyit edilmiş annesi ile endişe ve korku içinde yaşamaya zorlanmaktadır. derslerinde başarılı, sosyal gelişimini tamamlamış ve geleceği şimdiden parlak gözüken böyle bir değerin bu büyük yük ile yaşamak zorunda kalması hem gelişimi, hem psikolojisi ve hem de üstün faydası açısından, ayrıca ülkemizin geleceğine vereceği katkı ve katacağı olumlu değerler açısından tamir edilmesi imkansız zararlara yol açmaktadır.

    ayrıca, … aile mahkemesi pedagogları tarafından şahsımla ilgili hazırlanan sosyal inceleme raporu’na göre;

    - …’da annemle birlikte ikamet ettiğim (ve dolayısıyla çocuğun bakımı konusunda sıkıntı yaşamayacağım),
    - konut içerisinde ihtiyacı karşılayacak düzeyde eşyanın mevcut olduğu,
    - evin temiz ve düzenli olduğu, sağlık, eğitim ve sosyal alanlara ulaşılabilir konumda olduğu,
    - … tl maaş aldığım ve ayrıca … tl tübitak bursu aldığım, kira gelirim olduğu [yani oğlumla yüksek standartlarda birlikte yaşamamıza yetecek kadar gelirim olduğu] kayıt altına alınmıştır. (ek-8)

    önce öğretmen ve sonrasında akademisyen olarak yaklaşık 15 yıldır iş hayatının ve eğitim camiasının içinde bulunmuş, pedagojik gerekliliklerin farkında ve çocuk,ergen ve genç psikolojisi ve pedagojisi konusunda oldukça tecrübeli bir baba olduğumun, yüzlerce öğrenci yetiştirdiğimin, uluslararası yayınlarımın ve … olmak gibi başarılarımın olduğunun, küçük c’nin, annesinin ağır iş koşulları nedeniyle sağlamakta zorlandığı tüm bakımlarının ve gelişiminin doğumundan bugüne kadar tarafımdan eksiksiz karşılandığının, velayeti almam durumunda c’nin huzurlu ve sağlıklı bir şekilde büyümesine en üst düzeyde katkı sağlamaya hazır olduğumun, ferdi olduğum … üniversitesi’nin tüm sosyal imkanlarını c’nin faydasına sunmaya hazır olduğumun altını çizmek ve oğlum c’nin haysiyetli bir ortamda kendisine yakışır şekilde büyümesinin öneminin farkında olduğumu huzurunuzda bir kez daha beyan etmek isterim.

    şüphesiz ki, gerekçeli kararı yazılma aşamasında olan boşanma davasına dışarıdan müdahale edilmesi gibi bir talebim yoktur. [not : gerekçeli karar bu süreç içinde yazılmış ve istinaf mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulmuştur. 5 aydır ön inceleme için hakim ataması yapılması beklenmektedir. dosya istinafta olduğundan dava sonuçlanmamış ve tedbiren velayet kararı devam etmektedir. oğlumu her ayın 1. ve 3. cumartesi günleri alıp pazar günleri annesine teslim etmekte ve dolayısıyla ayda sadece iki gün görebilmek için her defasında yaklaşık 1000 km. yol yapmaktayım.] ancak davanın kesin olarak sonuçlanmasını beklemek de c’nin ruhsal, psikolojik, akıl ve beden sağlığının her geçen gün daha da zedelenmesine yol açmaktadır. bununla birlikte, yapmakta olduğum başvuru neticesinde küçük c’nin devlet korumasına alınması, yetiştirme yurduna yerleştirilmesi en son isteyeceğim gelişmelerdir.

    aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı’na durumu bildirmek için yazmayı düşündüğüm dilekçeden, kurum uzmanlarının “çocuğun ivedi olarak korumaya alınabileceği ve yetiştirme yurduna naklinin sağlanabileceği, hatta başka bir şehirdeki bir yurda yerleştirilebileceği” ihtimalini duyarak, olabilecekleri küçük c’nin üstün faydası açısından gözden geçirdikten sonra vazgeçmiş bulunmaktayım.

    çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılarınızı saygılarımla dilerim.

    netice ve talep : küçük c’nin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, kendi isteği doğrultusunda babası ile birlikte yaşamasının sağlanması, yaşadığı psikolojik ve fiziki şiddetin son bulması açısından girişilen tüm hukuki çabaların sonuçsuz kalması nedeni ile cimer’e başvurma zarureti doğmuştur. şu halde;

    - bildirimde bulunduğum gerçeklerin araştırılmasını,
    - ihmali olan kamu çalışanları varsa tespitlerinin yapılması ve gerekli önlemlerin alınmasını,
    - adalet bakanlığı nezdinde bu konuyla ilgili yapabileceğim girişimler konusunda bana yol gösterilmesini,
    - konunun aciliyeti, hassasiyetim ve küçük c’nin beyanları göz önünde bulundurularak her aşamada tarafıma bilgi verilmesini,
    - mümkünse küçük c’nin (karar kesinleşene kadar) geçici velayetinin kendi isteği doğrultusunda şahsıma verilmesinin sağlanmasını,
    - bunun gerçekleşmemesi durumunda ise, yine c’nin üstün faydası gözetilerek, (eğitimine eksiksiz devam edebilmesi açısından) devlet güvencesi altına alınmamasını ve/veya yetiştirme yurdu’na naklinin sağlanmamasını
    en derin saygılarımla arz ve talep ederim. 19.10.2018
    adres : …
    telefon : …
    e-posta : …
    *****

    dilekçemin işleme alınmasının ardından konu 2 ildeki aile bakanlıkları il müdürlükleri’ne ve ayrıca adalet bakanlığı’na sevk edilmiş durumdadır. yaşadığım şehirdeki il müdürlüğü hukukun üstünlüğü vurgusu ile cevap yazmış ve talebimi (olayın yaşandığı yer olmaması nedeniyle doğal olarak) olumsuz olarak cevaplamış ancak oğlumun yaşadığı il müdürlüğü 5 aydır tarafıma dönüş yapmamıştır. bununla birlikte dolaylı yoldan aldığım bilgiye göre, çocukla görüşmek için hafta içi bir günde şu an oturduğu eve gidilmiş, site güvenlik görevlisinin verdiği c’nin okulda olduğu bilgisi sonucu başka bir girişimde bulunulmadan geri dönülmüş ve yine 5 aydır c ile herhangi bir görüşme gerçekleştirilmemiş, olay araştırılmamış, tarafıma bilgi verilmemiş ve başvurum cevaplanmamıştır. diğer yandan, adalet bakanlığı yetkilileri beni telefonla aramış, [bu olayın bu noktaya nasıl geldiği ironik bir şekilde bana sorulmuş] (darp olayının üzerinden geçen 3,5 aya rağmen) o an hala karakolda bulunan dosya ancak bu görüşmenin ardından istenmiş ve neticede asliye ceza mahkemesi’nde anne hakkında ‘kasten yaralama’ suçlaması ile dava açılmış, cimer’e cevap yazılmamış olsa da açılan dava bir nev’i cevap olmuştur. söz konusu duruşma 15.05.2019 tarihinde görülecektir ve sizlerden değerli tavsiyelerinizi beklediğim konu da bu hafta müşteki olarak katılacağım duruşmayla ilgilidir.

    oğluma devlet tarafından atanan avukatla görüştüm ve kendisine gerekli malumatı ve bilgileri verdim. kendisi de “31 temmuz 2018’de yaşanan bu olaydan sonra nasıl olup da geçen yaklaşık 10 ayda kasten yaralama davasının sanığı ve mağdurunun devletin bilgisi dahilinde aynı evde yalnız ve birlikte yaşamaya devam ettiği” konusunda şaşkınlığını gizleyemedi. hele ki mağdur henüz 10 yaşında savunmasız bir çocukken.

    davanın açılmasını müteakip anne b, oğluna “senin yüzünden hapse gireceğim. baban beni hapse attırmaya çalışıyor. annesiz kalacaksın. avukat abinin sana söylediklerini söyle, beni kurtar. benim dediklerimi yaparsan ben de seni babana veririm.” şeklinde her gün ve defalarca psikolojik şiddet uygulamaya, zihnini kirletmeye, tehditlere ve manipüle etmeye ve ne yazık ki bunlarla da yetinmeyip odaya kilitlemek ya da elbiseleriyle soğuk duşa sokmak gibi işkence yöntemleriyle oğluma şiddet uygulamaya devam etmektedir. benim bu olaylardan ancak birkaç gün geçtikten sonra, oğlumla buluştuğumda haberim olmakta, telefon görüşmelerimizin tamamı kayıt altına alınmakta ve oğlumun bana yaşananları aksettirmesi engellenmektedir. zaten yaklaşık 500 km. uzakta yaşadığım için olaylara anında müdahale şansım son derece kısıtlıdır.

    tedbiren velayet kararının anneye bırakılması kararı öncesinde derslerinde son derece başarılı olan, türkiye geneli sınavlarda türkiye birincisi olan, okulunun şampiyon basketbol ve satranç takımının oyuncusu olan oğlum c, o günden bugüne ne yazık ki derslerinde uyumsuz, deneme sınavlarında başarısız, basketbol oynamayı tamamen bırakmış ve satranca ilgisini kaybetmiş durumdadır. bu bilgileri de yazılı, açık ve ölçülebilir kayıtlarla delillendirilebilecek durumdayım.

    amacım cinsiyetçilik yapmak değil ama şu soruları buraya bırakmak istiyorum : ben bir erkek olarak, (zina yapmam nedeniyle boşanma aşamasına gelmiş olduğum eski eşime karşı) hakaret ve tehdit suçlarından hüküm giymiş olsaydım, üstüne oğlumu sürekli bir korku ve baskı altına almış ve her görüşmemizde şiddetin dozunu giderek arttırıyor olsaydım, onu yeni taşındığımız şehirde evde başıboş, yalnız ve korumasız bırakırken sevgilimle (boşanma davası devam etmekteyken) rahatça oğlumun da şahit olacağı şekilde görüşmeye devam ediyor olsaydım ve son kertede annesiyle kalmak istediğini beyan ettiği için onu “kasten yaralamış” olsaydım, bırakın tedbiren velayetin tarafıma verilmesini, bugün nerede ve nasıl yaşıyor olurdum? boşanma davası bu şekilde mi seyir ederdi? bu derece herhangi bir yaptırım ve cezadan azade şekilde normal hayatıma devam ediyor olabilir miydim?

    şimdi lütfen empati, kendinizi benim yerime koyunuz.

    oğlum göz göre göre işkence görmektedir ve durum ilgili makamların bilgisi dahilindeyken herhangi bir müdahalede bulunulmamaktadır. çarşamba günü gireceğim duruşma son umudumdur. boşanma davasındaki tedbiren velayet bağlayıcı gözükmekte ancak bu karar nedeniyle kasten yaralama davasının sanığı ve (10 yaşındaki savunmasız) mağduru aynı evde yaşamaktadır. ben baba olarak oğluma tüm olumlu imkanları sunabilecek maddi ve manevi güce sahipken, hayattayken, kurulu düzenim varken, herhangi bir suça karışmamışken, hakkımda bir şikayet dahi yokken, bir devlet üniversitesinde (nispeten prestijli) bir işte çalışmaya devam ederken oğlumun bambaşka bir şehirde devlet korumasına alınmasına, yetiştirme yurduna yerleştirilmesine neden ve nasıl razı olayım?

    duruşma sonunda anneye çocuktan uzaklaştırma verilir ve bana da tedbiren velayet nedeniyle oğlumla sadece iki haftada bir görüşmem gerektiği tebliğ edilirse nasıl bir yol izlemeliyim? oğlum gözlerimin önünde devlet himayesine alınırsa ne yapmalıyım? asliye ceza kararları (ya da en azından bu aşamada verilecek bir kararı) aile mahkemesi kararlarının üzerinde midir? çarşamba günü oğlumun bana iadesi kararı hemen çıkabilir mi? müşteki olarak katılacağım mahkemeden ne tip bir talepte bulunmam gerekir, hangi kelimeleri özenle seçmeliyim? şu ana kadar kılını kıpırdatmamış aile bakanlığı’nın davaya müdahil olması bana herhangi bir avantaj sağlar mı, onlardan nasıl bir talepte bulunursam ivedilikle oğlumu sağ salim alıp yaşadığım şehire getirme ve şimdiden hazır olan odasına, yatağına, eski okuluna yerleştirme şansım olur?

    aksi bir karar çıkması; örneğin sanık annenin davaya katılmayarak süreci uzatabildiği kadar uzatması, herhangi bir ceza almaması ya da oğlumun bana teslim edilmesi ile ilgili taleplerimin karşılık bulmaması halinde derdimi nereye ve hangi yollarla anlatabilirim? devletimizin taraf olduğu avrupa çocuk hakları sözleşmesi oğluma ve bana bu durumda ne gibi haklar sağlamaktadır? uzun vadede, sürecin bu noktalara gelmesinde [eylemsizliği ve görmezden gelmesi ile] dahli bulunan kurum ve kişiler hakkında nereye ve ne şekilde başvurabilirim ve nasıl sonuç alabilirim? özellikle aile mahkemesi’nin sayın hakimi çocuğu birebir dinlemesine, annenin boşanmaya yol açan hataları tarafımızdan 105 sayfalık delil dilekçesiyle detaylı gösterilmesine (suçüstü yapmak dışında tüm deliller kendisinin bilgisi dahilindedir) ve maalesef sonucunda yaşanan darp olayının tüm detaylarına haiz olmasına rağmen res’en soruşturma açmamış ve hatta tedbiren velayet dilekçelerimizin tümünü (gerekçe göstermeksizin) reddetmiştir. bu konuda ne yapabilirim? kulağının üzerine yatan, yukarıda yazılanların tamamı hakkında bilgi sahibi iken oğlum ile herhangi bir görüşme yapmayan, olaya henüz müdahil olmayan aile bakanlığı konusunda ne yapabilirim?

    açıkça ihmal ve istismara uğrayan oğlumu nasıl bu cendereden kurtarabilirim?

    her buluşmamızda "beni ne zaman alacaksın baba? kaç gün kaldı?" diye soran oğlumun pıt pıt atan güzel kalbi için;

    içi yanan bu babanın feryadını duyun lütfen! yerimde olsaydınız siz ne yapardınız?

  • 29. işsizlik parasızlık ve zor zamanlar konulu filmler

    (bkz: umudunu kaybetme)
    (bkz: the pursuit of happyness)

  • 30. mesaj atsam mı atmasam mı tereddüdü

    mesajı bırak, 4 sayfa mektup yazdım. olmadı. o yüzden sevilmediğinizi anladıysanız atmayın. bekleyin, belki geçer.

  • 31. çıkarıldığında rahatlatan şey

    sivilcenin içindeki sertleşmiş iltihap topu. içim bi tuhaf oluyo. gıdı gıdı böyle. iğrenç bi insanım azcık ama o hissi bilen bilir.

  • 32. tayyip erdoğan'ın sanatçılara dalkavuklar demesi

    kendisini destekleyen sanatçılar vatanperver, muhalefeti destekleyenler dalkavuk.
    kendisine oy veren kürtler kürt kardeşim, muhalefete oy veren kürtler terörist.
    değişmedi, değişmez.
    ötekileştirmeyeceğiz, demiri soğutacağız diyordu.
    bugün demiri sokmaya çalışıyor.
    o demir er ya da geç bizim de elimize geçer.

  • 33. berfin özek

    ısrarla yardım kampanyası onayı verilmeyen kız.
    siktiriboktan üniversitelerin yarak kürek bölümlerine gitmeye çalışanlara hayvan gibi bağış toplanırken bi allahın kulu ses çıkarmıyor. bu kızın yüzü gözü asitten yanmış hem de kalifiye bi orospu çocuğu yüzünden, tek derdi yüzünü geri alabilmek kendi deyimiyle hilkat garibesi görünümünden kurtulmak. -ne yazık halbuki, gencecik kız- bunu deyince de üzülüyor üstelik. valinin keyfini bekliyor, mecliste uyumak için seçilenlern keyfini bekliyor. vah ki vah. yazık ki ne yazık.

  • 34. kyk borcundan dolayı hesaplarına el konulması

    herşeyi anladığım ama kime şikayet edeceğiz kısmını anlamadığım başlık. ya borç var ödenmemiş banka hesabına haciz konmuş bunun neresini şikayet edeceksiniz? kaldı ki yapılandırma vardı makul miktarda taksitlendirebilirdiniz. e yani bi de şikayet edin tam olsun.

  • 35. 13 mayıs 2019 ekrem imamoğlu'nun tweeti

    hiçbir şey yok. adam gayet düzgün konuşmuş. imzamı atarım.

    olm bu ne lan adamın biri her gün televizyondan çıkıp insanları alanen tehdit ediyor. daha bugün stad yaptım ben size nankörler diyordu.

    allah’a havale etmek mi uzun uzun giydirmek?

  • 36. imamoğlu'nun posterindeki sahte hacı

  • 37. imamoğlu ve yıldırım ortak televizyon yayını

    binali nin canlı yayına çıkması demek farkı milyon oy seviyesine taşımak olacağı için chp nin sandıklarda durmasını bile gerektirmeyecek hareket.

  • 38. lord varys

    kendisi 7 8 krala hizmet etmiştir. dönek diyen vardır ama bir sözü var; ben sadece krallığa hizmet ettim işte hadım reis de böyleydi. ülkenin bekasını düşünen sayılı kişilerden biriydi.

  • 39. ali türkşen vs cemal enginyurt

    yüz yüze gelmelerini çok istediğim iki kişidir.

    şimdi bir düşünün,su altı taarruz komandosu olmak için verilen emekleri....
    sadece beden gücü,çeviklik,iyi silah kullanmakla basitleştirilecek bir durum değil bu. üniversite okuyorsun,harp akademisine gidiyorsun,hayatın hep bedensel ve beyinsel eğitimle geçiyor.
    hayatını ailenden,çocuklarından bile önemli gördüğün, devletine ve yüce türk milletine adıyorsun.

    zaman geliyor,çocukları zehirlemesinler diye,büyük uyuşturucu baronlarını karşına alıp,içinde 14.5 ton uyuşturucu olan gemiye(lucky -s) operasyon düzenleyip,imha ediyorsun, zaman geliyor savaş çığlıkları atan komşu ülkeyi madara edip kardak kayalıklarına türk bayrağını dikiyorsun.

    bu yaptıklarına rağmen, türk devletine sızmış aşağılık şerefsiz yapılanma seni sahte belgelerle sahte tanıklarla hapse attırıyor. yine de ağzından bir tane kötü kelime çıkmıyor devletine karşı.

    ve gel zaman geç zaman, sosyal medyada türlü türlü şaklabanlıklarıyla karşılaştığımız,insanı insandan tiksindiren bir adam, gelip “cem yılmaz’ın şeyini ağzına almak” gibi şerefsizce paylaşım yapıyor.

    işte ülkenin siyasi ahlak çöküşünün en belirgin fotoğrafı bu. adam gibi siyasetçilerin olduğu bir ülkede olsa, ortalık ayağa kalkacakken, bizim ülkede “ bizim engini gördünmü nasıl şeyyapmış ali türkşene ekiekiekiekieki” diye güldüklerine eminim.

    allah senin gibi insanları bu ülkeden eksik etmesin komutanım.
    allah senin de belanı versin uluyan “adam”

  • 40. avrupalı kız ile türk kızı arasındaki farklar

    avrupali kiz, türk erkegi tarafindan ugradigi tacizi expat facebook gruplarinda paylasip duyarlilik olusturdugunda, post'un altinda diger grup üyesi kizlar da yorumlarini, tecrübelerini katarak türk erkegini linc ederken; türk kizi bu genellemeye karsi cikip söyle bir post atarak ilgili icerigin gruptan silinmesine sebep olur.

    hayatinda edirne'den batiya gecmemis adamlar, kalkmis burada anonimligin arkasina siginarak türk kizini elestiriyor.

    cok yakin bir arkadasim alman bir cocukla cikiyor. cocugun bir önceki sevgilisinden ayrilma sebebi; kiz arkadasinin beraber kayak tatiline gitme istegini, ögrenci oldugu icin kisi basi 500 euro verip karsila(ya)mayacagindan reddedince, kizin cocugun kafasina sandalye firlatmis olmasiydi. cocuk her firsatta -adi ayse olsun- ayse'yi övüp kendi ayaklari üzerinde durabilen, ona asla muhtac olmayan bir kizla cikmanin ne demek oldugunu ilk kez onunla tecrübe ettigini, ayrilsalar bile bir daha asla alman bir kizla cikmak istemedigini söylüyordu.

    yine yakin bir türk arkadasim -erkek- , en sonunda beraber yasadigi kizin pasakliligindan illallah edip bunlar sevgiliyken baska bir yere tasindi. kendi düzenini olusturdugunda "avrupali kizlar türk kizinin b.kunu yesin!" diyordu. *

    burada avrupali kizlarin ne kadar özgür, maceraperest olduklari, sirt cantasini alip tek basina gezebilecek cesaretlerinin oldugu üzerinde durulmus. kardes siz norvec'te falan mi yasiyorsunuz? bu ülkede sehirlerarasi yolculuk yaptigi icin muavinin üzerine bosaldığı kadinlar var. sonrasinda polis, savci gelene kadar delil (!) olmasi sebebiyle yüzünde o yaratigin sicmigiyla(!) bekletilen bir kadin var. avrupali kizlar hangi akraninin tacizine, tecavüzüne maruz kalmis da; adamin suclu oldugu kesinlesince herif ceket-kravat indiriminden faydalanmis! etrafimda olmadik kisilerin tecavüzüne ugramis kadinlar var. taciz demiyorum bak, tecavüz. cok fazla sosyal bir insan olmamama ragmen sirf ben 2 kisi taniyorum böyle. acilip da bana bunu itiraf edebildiklerinde onlarda gözlemleyebildigim tek ortak nokta, ikisinin de geri kalan hayatini bu olaydan dolayi yasadigi travmayi atlatmak üzerine kurmus olmalariydi.

    bir düsündüm de 17 yasindan beri sürekli eksi sözlük okuyorum. benim türkiye'de kadin nefretiyle dolu bir toplumda yasadigimi, okumus yazmis insanlarla karsilassam bile bunlarin mizojenist kimseler olabilecegini en net gözlemledigim yer sokak, aile hayati degil eksisözlük olmus. siz kadinlari böyle ayristirmaya devam edin, belki kafasi calisan genc birileri bu yazdiginiz satirlari okur da en kisa zamanda baska yerlere göc edebilmek icin planlarini yapar. kadinlari taciz etmekten, onlara internet ortaminda zorbalik yapmaktan, türk kizi basliklarina kusmaktan baska da bir ise yaramazsiniz.

  • 41. 30 yaşından sonra aşk meşk işinin bitmesi

    bitmez ama lise ya da üniversite yıllarınızda yaşadığınız aşkın heyecanını da vermez. çünkü artık ayakları yere sağlam basan, kendini tanıyan, neyi isteyip neyi istemediğini bilen birisinizdir. aldığınız bir çok kararda ve ilişkilerinizde mantığınız devrededir.

    hayatınızda olacak insanın sizinle aynı frekansta olmasını ve sizi yormamasını istersiniz, eğer bunlar olmuyorsa o zaman “tek kişilik mutluluk iki kişilik mutsuzluktan daha iyidir” mottosu ile hayatınıza devam edersiniz.

    (bkz: yalnızlık)

  • 42. kawhi leonard

    (bkz: king in the north)

  • 43. ekşi itiraf

    genellikle bu soruyla karşılaşıyorum;

    ne düşünüyorsun?

    ne düşündüğümü bilmenizi isteseydim, düşünüyor değil, söylüyor olurdum.

  • 44. 13 mayıs 2014 soma maden ocağı patlaması

    üzerinden 5 yıl geçmiş utanç faciası. o anları bir özetleyecek olursak:

    1. psikolojim bozuk tutuklamayın (soma maden işletme müdürü akın çelik )
    http://www.internethaber.com/…e-anlatti-674172h.htm

    2.güzel bir haberle bitiriyoruz sekiz ceset daha (habertürk muhabirinin soma özel canlı yayınında yaptığı gaf)
    https://www.59saniye.com/…z-8-ceset-daha-cikarildi/

    3. niye kaçıyorsun ulan israil d.lü.
    http://video.sozcu.com.tr/…-ulan-israil-dolu-2.html

    4. yuh çekersen tokadı yersin.
    http://onedio.com/…h-cekersen-tokadi-yersin--305129

    5. fakire dağıtılan kömürü zenginler mi çıkartsın?( akp genel başkan yardımcısı/ hükümet sözcüsü hüseyin çelik )
    (bkz: fakire dagitilan komuru zenginler mi cikartsin)

    6. acınızı yaşayın ama başbakanımızı protesto etmeden yaşayın. ( akp genel başkan yardımcısı/ hükümet sözcüsü hüseyin çelik )

    7. ezan okundu; cuma var, basın toplantısını bitiriyoruz. ( akp genel başkan yardımcısı/ hükümet sözcüsü hüseyin çelik )

    8. kanunen yaşam odası yapma zorunluluğu yok. ( alp gürkan soma holding başkanı)
    http://www.cumhuriyet.com.tr/…larini_sokmusler.html

    9. bunlar normal şeylerdir, literatürde '' iş kazası '' diye bir şey vardır.
    (bkz: literaturde is kazasi diye bir sey vardir)

    10. şöyle '' biraz '' geçmişe gidiyorum.
    (bkz: soyle biraz gecmise gidiyorum)

    11. içinde soma geçmiyor.( soma için verilen önerge ile ilgili başbakan rte beyanatı.)
    https://pbs.twimg.com/media/bnmw-kjieae9lw3.jpg

    12. oraya gidemedim çünkü hastaydım.( faruk çelik çalışma bakanı )

    13. şu an rakam veremiyoruz, rakamlar önemli değil..( taner yıldız enerji bakanı, 14 mayıs 2014 basın açıklaması)

    14. 15 yaşında bir çocuk çalıştırıldıysa istifa ederim.( taner yıldız enerji bakanı )
    http://www.haberartibir.com.tr/…-ederim-h14415.html

    15. karbonmonoksitle ölüm, tatlı ölümdür..( itü maden mühendisliği bölümü baskanı orhan kural)
    (bkz: karbondioksit zehirlenmesi tatli bir olumdur)

    16. yusuf yerkel ( maden işçisinin yakınını -ya da sıradan bir vatandaş- tekmeleyen başbakan müşaviri )
    (bkz: yusuf yerkel)

    17. eften püften soru ve araştırma önergesi. ( soma için verilen araştırma önergesini değerlendiren milletvekili şamil tayyar'ın beyanatı..)
    (bkz: eften puften arastirma onergesi)

    18. samimi olsalardı ısrar ederlerdi. ( soma için verilen araştırma önergesini değerlendiren milletvekili şamil tayyar'ın beyanatı..)

    19. gezi yıldönümünden 2 hafta önce yaşanan soma faciası'na ne sebep oldu, çok merak ediyoruz..bulunmalı! ( fatih tezcan, gazeteci- facebook paylaşımı)
    https://www.facebook.com/…8/463668250445334/?type=1

    20. aklını kullanan hayatını kurtardı..( izmir vali yardımcısı mustafa harputlu)http://www.gercekgundem.com/…dencilere-agir-hakaret

    21. başbakanım değil mi, döver de sever de..( taner kurucan, soma'da başbakan rte'nin darp ettiği kişi..)
    http://odatv.com/…l-mi-dover-de-sover-de-1805141200

    22. baban şehit oldu daha ne istiyorsun, git evinde yasını tut..( 16 mayıs 2014 soma halkının protesto yürüyüşünde babasını kaybeden acılı bir gence, bir polisin söylediği söz.)
    (twitter'daki sayfa kaldırılmış) https://mobile.twitter.com/…330236355735552/photo/1

    ve madencilerimizle, yakınlarından:
    1. sedye kirlenmesin..( murat yalçın )
    https://eksisozluk.com/…mi-cikarayim-mi-sedye-kirle

    2. ''vura vura bizi büktüler, eğildikçene eğildik''
    http://t24.com.tr/…buktuler-egildikcene-egildik,138

    3. aşağıda mühendisler de var.
    (bkz: asagida muhendisler de var)

    4. abi mahmut çıkmadı. mahmut çıkamadı! beni bırakın onu alın abi, onun karısı hamile.
    (bkz: beni birakin mahmutu alin onun karisi hamile)

    5.' oğlum, hakkını helal et '..( çıkartılan bir cenazede, onurlu bir maden işçisi şehidimizin avucunun içindeki kağıtta yazan cümle..)
    http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25515991/

    ve iz bırakanlar:

    1. soma maden ocağının girişine duvar örmek..( önce iş güvenliği tabelası ile olayı bitirmiş eylemdir..)
    http://www.cumhuriyet.com.tr/…/73207_resource/1.jpg

    2. soma..(adı konmamış sıkı yönetimin ilan edilmiş yer / türkiye'de kriz yönetiminin & denetiminin sıfır olduğunu kanıtlamış en büyük maden kazasının/ katliamının olduğu şehir..)
    http://odatv.com/…=ve-somada-sikiyonetim-1805141200

    3. kazaya rıza, kadere teslim, islamiyetin bir şiarıdır. ( 13 mayıs 2014 soma maden ocağı patlamasında yaşamını kaybeden madencilerimizin; mezarlarına bırakılan broşürlerde geçtiği belirtilen bir ifade..)

    4. bedir yazın boşluk bırakın, soma için okuduğunuz fatihaları 3929'a gönderin..( din & para ilişkisini çok güzel gözler önüne seren olay.)
    http://www.milliyet.com.tr/…al-soma-gundem-1884609/

    5. pr çalışması olarak soma'ya yardım etmek. ( soma halkının zaten hakları olan şeyleri lütuf gibi sunmak )

    6. zonguldak madencilerinin yevmiyelerinin kesilmesi. (soma’da yaşamını yitiren madenciler için 15 mayıs 2014'te yaptıkları iş bırakma eylemi sonucu iki günlük yevmiyelerinin kesilmesi)

    7.somalılara ahlaksızlar demesi..( soma'da yakınlarını kaybeden acılı ailelere '' kendini bilmezler '' ve '' 30 mart'ta bunlara gereken cevabı verdik '' eşliğinde başbakan tarafından söylenmiş sözcük öbeği..)

    8. başbakanın aracını tekmeleyen soma halkı.
    https://www.youtube.com/watch?v=94nkhz45nya

    9. maden ocağında selfie çekmek.( yeni şafak gazetesi yazarı ve ankara temsilcisi abdülkadir selvi'nin yaptığı eylem..''taksim degil, maden ocağının kapısı'' diyerek)

    10. ölen madenciye yaralı süsü vermek..( hükümetin insanları paniğe sürüklememek için yaptığı bir strateji..)

    11. papa francis'in soma için dua etmesi. (14 mayıs'ta vatikan'da düzenlenen haftalık ayinde gerçekleşen olay, insani bir durum..)

    12. soma maden ocağı faciasından başbakan da, bakan da, şirket de sorumlu değil..(13 mayıs 2014 soma maden ocağı patlaması sonrası geldiğimiz noktada yandaş medyanın bize dayatmaya çalıştığı durum..)

    13. ing bank'ın somalı işçilerin borçlarını silmesi..( 14.05.2014 - soma maden kazası sonrası müşterileri için aldığı tebrik edilesi hareket..)

    14. maden şirketinin işçi sayısını bilmemesi.

    final: hala soma'nın akp'ye oy vermesi. garip ama gerçek.

    not: bu derlemeyi 15 mayıs 2014'de yapmış ve facebook sayfamda paylaşmıştım ilk. bütün bu madde madde girdiğim durumlar, 13-15 mayıs arasındaki hepi topu 48 saatlik bir zaman dilimini yansıtmaktadır. kabus.

  • 45. tuğrul selmanoğlu

    kanser hastası gariban bir kızın bicaklanmasina sebep olmus provakator aktroll
    davaya laf gelmesin diye siz bu tipleri savundukca elinizden , dilinizden , dişinizden kan eksik olmayacak sayın muhafazakar camia

  • 46. bir kadınla tartışırken haklı çıkabilen erkek

    bir kadınla tartışırken haklı çıkabilen erkek...

    vay be başlığa bakar mısın?

    okurken bile bir tuhaf hissettim.

    bir erkek varmış.kadınla bir konu hakkında tartışmış ve haklı çıkmış.

    gerçekten inanılmaz bir şey ya.nasıl ya nasıl oluyor erkek nasıl haklı olabiliyor.

    niye çıkmasın ki?

    tabi kadınlar tanrı

    bizler de onların kulları ve elçileriyiz.

    bazı yazarlar şey yazmış;

    '' bir kadınla tartışmayı kazanabilirsin ama geceyi kaybedersin"

    allah seni ne yapmasın sevgilisine sadık yıkık köpek seni.

    bir konuda haklıysan ve konuşmayı biliyorsan çıkarsın yani

    ne bu kadınlar şöyledir böyledir edebiyatı yeter ya ayyyyyyy...

  • 47. hiç got izlememiş yazarların gözünden got

    bir sarışın kadın, bir de cücenin varlığından başka hiçbir bilgim yok.

  • 48. insanı tüketen şeyler

    karşılığını alamadığın beklentiler

  • 49. fenerbahçe fetö ilişkisi

    bilinen ilişkidir.
    fenerlilerin onca delil ve linke rağmen 'feto galatasaraydır taam mı?' demekten öteye bir cevap veremedikleri başlık.
    ulan adam yazmış koç'un sponsorluğundan, ali şen' in feto methiyelerine kadar. nihat özdemir demiş, cihan kamer, ömer çavuşoğlu demiş, bekir irtegün demiş, fetö savcılarıyla maç demiş. hepsine link vermiş, delillendirmiş. ulan zaman gazetesini reklam almışsın formana geyik.
    fb 26 tutuklama gs 8 tutuklama demiş. 2002 ve 2012 yıllarında kaynağı belirsiz anelkalar, roberto carloslar geldi demiş, bu yıllarda fb daha fazla şampiyon oldu demiş, şimdi feto bitti fener dileniyor ve kümeye oynuyor demiş.

    ama banane feto galatasaraydır, dua himmet hakan arif üühühühü diye ağlayan tiplerin başka tek cevabı yok.
    türkiye'de fetöden en çok nemalanan kulübün fb olduğunu bilmeyen mi var? ters algı ile gemilerini yürütüyorlar 3 temmuzdan beri. onu da başaramıyorlar gerçi.

  • 50. yusuf yerkel

    yaaaa yusuf bey rahat rahat tekmeliyordunuz? taner yıldız bile unutuldu, firma sahipleri cezadan kurtuldu, soma'nın 5.yıl dönümünde bir sen akla düştün. hiç ananı dinlemedin mi yusuf? herkes kendini kurtardı bi sen kaldın. o son tekmeyi atmayacaktın aslanım.