kalemi kilicindan keskin olan adam267
profili

  • 21 ekim 2021'de faiz düşürülürse ne olur sorunsalı

    öncelikle bugün göreve gelmiş olan bir yiğidin açıklamalarına kısaca değinelim.
    ppk yönetim kurulu üyesi yapılan zat; "türkiye'nin döviz sorunu yok, faiz öyle yarım puan değil, en az 2-3 puan düşürülmeli" diyen bir kişi.
    hadi bakalım, yetkin de var artık. hadi o faizi 2-3 puan düşür de ortalık şenlensin.
    libido neymiş, seks nasıl yapılırmış dolar hepimize öğretsin.
    hadi göreyim seni iki gözümün üyesi.

    şimdi dönelim konumuza, faiz indirilirse ne olur?
    en yalın şekilde ifade edecek olursak, siki tutarız.
    dolar 9,5'i tokatlar, 10'a selam çakar. kahin olmaya gerek yok, tüm veriler ortada.
    fed, varlık alımını düşüreceğini teee 6. ayda dile getirdi.
    yani piyasadaki paranın musluğunu keseceğiz dedi. dolar kıtlığı is coming.
    bir başka deyişle 2022 yılında fed bol bol faiz artıracak.

    bunu gören birçok ülke, açıklamanın hemen ardından faiz artırımları yaptı.
    bizimkiler ise evi arabayı satıp dolara basmış gibi faizleri düşürdü.
    sonuç ve tablo ortada. sike sike 2022'de o faizler, 20'nin üstüne çıkacak.
    muhtemelen de bu yüzden düşürdüler. bakın biz düşürdük ama saldırı altındayız mecburuz diyebilmek için.
    herkesle inatlaşabilirsin. ama piyasa ile inatlaşamazsın.
    ne demişler? götüyle inatlaşan donuna sıçar.

  • gençler türkiye'den kaçmıyor dünyayı tanıyor

    pollyanna'yı dağa kaldırmışlar "ohh, dağ havası iyi geldi." demiş

    (bkz: vatandaşı olmasan eğlenceli ülke aslında)

  • 2023'te en gelişmiş ülkeler arasına sokacağız

    soktuğunuz doğru da yer yanlış.

    (bkz: aşkım orası değil)

  • 12 ekim 2021 dış güçlerin sahneye çıkması

    muhalif olmak, gözlerinize perde indirmemeli.
    doğruya doğru demeyi bilmeli insan.
    evet, erdoğan olmasaydı dolar şimdi 20'yi bile geçerdi.

    tarih kasım 2002. akp iktidara geldiğinde dolar 1.67 tl idi.
    işte her şey o zaman başladı. büyük bir ekonomik krizin içinden çıkmış ülkede kur, 1.67 idi. fıkra gibi. ama dış güçler, bizim atağa kalkacağımızı anladı.
    zira rte, siyasi bir lider gibi davranmıyordu. hedefleri vardı.
    dış güçler tüm tuşlara basmaya başladılar. henüz kim olduklarını bilmiyoruz.
    ama varlar, ondan eminiz. yıllar içerisinde dolar çeşitli pozisyonlar eşliğinde yükseldi.
    ağzımıza, yüzümüze, gözümüze, her yerimize yükseldi dolar.
    ama pes etmedik. diz çökmedik. boyun eğmedik.

    başkanlık sistemi ile hepsinden kurtulmanın vakti gelmiş idi.
    reis bey, verin etkiyi dövizle faizle enflasyonla mücadele nasıl edilir görün dedi.
    halk, milli hamleyi görmüştü. verdi yetkiyi.
    o vakitler dolar 4.5 tl civarıydı. şimdi ise 9.
    tarih, böyle bir mücadeleye şahit olmamıştı. örneği yoktu bunun.
    resmen destan yazıyorduk direnişimizle.
    tabii ilk başta bu tablo size başarısızlık olarak görünebilir.
    fetömetre'yi üflemeniz ile bu sorun çözülecektir.
    zira reis olmasaydı ne 9'u, 20'yi bile geçerdi dolar. tuhaf ama gerçek.

    dönemin yıldızı parlayan bakanı, berat albayrak sahneye çıktı.
    maaşı dolarla mı alıyonuz, halkın merso ile bmw ile ne işi var dedi.
    haklıydı da. ne işimiz vardı bunlarla. mis gibi metroda götümüzü fortlatmak dururken, kim sikerdi bmw'yi, merso'yu.
    dış güçler öfkeden kuduruyordu. ne yapsalar olmuyordu. halk yemiyordu.
    derken bir başka koz kullandılar; açız diye bağıran dış güçlerin gizli ajanı bir vatandaşa, bu bana biraz abartı geldi diyerek savuşturuyordu reis.
    dedim ya, başaramıyorlar diye. her yolu deniyor ama başarısız oluyorlardı.
    derken doların nabzı yükseldi. terletiyordu halkı. inim inim inletiyordu.
    elektrik faturaları cin gibi çarpıyordu. 50 liralık yakıt alan doblolu dayı, artık dolmuşa biniyordu. ama biz yine de şanslıydık. çünkü bizim bir liderimiz vardı.

    dış güçler, dört koldan saldırıyorlardı ekonomimize.
    her gece loş ışıklı bir ortamda, yuvarlak masa etrafında toplanıyorlardı.
    önce yumurta ile denediler şanslarını. bir koli yumurta 30 lira oldu.
    sonra durmadılar, pirince el attılar. ama halk, pilavsız da yaşarım dedi.
    sonra domatese el uzattılar. daha kış gelmeden domates 15 liraya dayanmıştı.
    halk, menemen soğanlı mı soğansız mı tartışmasına bir son verip, domatessiz menemen yaparak bu saldırıyı da bertaraf etmişti.
    ama durmak bilmiyor, sürekli saldırıyorlardı. sıra ayçiçek yağına gelmişti.
    geçmişinde yağ kuyruğu olan bir ülkeydik biz. 5 lt yağ 100 liraya dayanmıştı lakin bizler direndik. artık yağ alamayacak hale gelerek, olası yağ kuyruğunu da engelleyerek dış güçlerin oyununu bozduk.

    reis, hemen bir markete gitti ve 1000 liralık abur cubur aldı.
    abartıyorlar, fiyatlar normal gibi şeyler söyledi.
    işte bunu beklemiyorlardı. şaşırdılar, afalladılar.
    reisin direnci, onların inancını kırıyordu.
    ve derken dolar 9 bandını ezdi geçti. ama kabul edin iyi direniyoruz.
    sabredin kardeşlerim. direnin. zafer allah'a inananlarındır.
    unutmayın ki dolarda asıl direnç 10 bandıdır. doların 9'u geçmesi sizi endişelendirmesin.

    zira bu adamların tek dertleri var, bize diz çöktürmek.
    ama başaramayacaklar. ezanlarımız dinmeyecek, bayraklarımız inmeyecek bir kilo peynir 70 lira olmuş amına koyduklarım.

    zorunlu edit: başlığa yazılanlara göz gezdirdim.
    bana küfredenler olmuş, aktroll ilan eden bile olmuş. okumaya durumu olmayanları gördüm.
    işte her şeyin tek sebebi tam olarak bu. okumuyoruz arkadaşlar.
    bu yüzden gelişmiyoruz, sığ kalıyoruz. gördüğümüze, duyduğumuza hemen inanıyoruz.
    kelimelerden ziyade olayları okuma yetimizi kaybediyoruz. analiz yapamıyoruz.
    toplumsal olayları bu yüzden göremiyor ve gerçekleri anlayamıyoruz.
    şayet okuyor olsa idik; tügva için mahkemenin verdiği kararı anlardık. bu kararın hemen ardından anonim birinin, gazeteciye taşıdığı belgeleri de anlardık.*
    pudra şekeri olayı ile konuya girip, hemen ardından kokain ticareti yaptığı iddia edilen siyasiler gibi.
    bir el, sistemli bir şekilde cımbızla parçalıyor akp'yi. ufak ufak, sindire sindire halkın önüne atıyorlar.
    17-25'de neler oldu, ne değişti diyenleriniz olacaktır. belki içerikler doğruydu ama hamleyi yapan fetöydü. işte bu ters tepti toplumda. ama şimdi anonim bir el var. bu kadar şey yapıp, anonim kalmayı başarabilen bir güçten bahsediyoruz.
    sedat peker'i bu ülkeden kovalayan kim ise, ona sahip çıkıp açıklaması için belgeleri sunan da aynı kişilerdir.
    önce kovaladı, akp'ye düşman etti sonra da pisi pisi yaptı. harika tezgahtı. zira suç dünyasından birinin itirafları toplum üzerinde etkili olurdu. burada mesele sedat vs. değil. ayrıca eski düzen videoları, seçim sürecine girildiğinde ardı ardına gelmeye devam edecektir muhtemelen.
    görmüyor musunuz, tilkiyi yakalayıp aslanların önüne atıyorlar.
    bu filmin sonu, oscarlık olacak. öyle bir dönüşüm ve değişim olacak ki en muhalif insan bile inanamayacak.
    iyi seyirler.

  • muhalefetin ortak adayı ilhan kesici olacak

    rte karşısında deccal bile aday olsa, oyumu ona basarımcılar doluşacak birazdan.
    öyle bir dünya yok güzelim üzgünüm.
    ölümü görüp, hastalığa razı olmak yok. madem gidiyorlar, geleni biz belirleyeceğiz.
    yeter ki gitsinler demek yok. zaten gittiler artık, kaçarları yok.
    bu yüzden en iyisi hangisiyse, o. 3-5 bunağın siyasi ihtirasları için ülkeyi yeniden kısır döngüye sokamayacak kimse.

    öncelikle şunu diyeyim. kime oy vermeyeceğimiz kesin.*
    ama bu demek değil ki dilediklerini aday gösterebilirler. yok öyle şey.
    akşener, geçtiğimiz günlerde epey zırvaladı.
    ben başbakan adayıyım dedi. herkes alkışladı ama anlamadılar onu.
    kadın, cb sembolik olacak ve ülkeyi başbakan yönetecek diyor.
    profili düşük başbakan arıyorum diyen rte ile bu söylem arasında zerre fark yok.
    yani ülkeyi ben yöneteceğim diyor.*
    bunun üzerine can ataklı, 72 yaşında bir ihtiyarın adını attı ortaya.*
    yüksek takipçili twitter hesapları adamı parlatmaya yöneldi bile.
    ama yedirmezler. yok öyle şey.

    ben bu düzenin 20 yıl kahrını çekmiş, onlarca ekonomik kriziyle boğuşmuş milletim.
    bu düzeni yıkacak olanı da ülkeyi emanet edeceğim kişiyi de ben belirlerim.
    kafaya bak. x aday olacak, devranı döndürüp iktidarı ele alacak.
    sonra da buyur meral hanım diyerek ona altın tepside ülkeyi sunacak.
    ne güzel kafan var senin güzelim.
    şunu hepiniz bilin. yıpranmış, yıllardır bu iktidarı izlemiş ve düzeni değiştirememiş hiçbir siyasetçiyi iktidarda görmek istemiyoruz.
    biz artık ihtiyarlardan yorulduk. genciz ve genç yönetim istiyoruz.
    ben artık haber kanalını açtığımda gençleri görmek istiyorum.
    huzurevi yayını gibi haber kanalları. nerede bir ihtiyar var, hepsi siyasette.
    ve ayrıca sizin yıllardır pompalayamadığınız heyecanı imamoğlu ve yavaş yeniden getirdi ülkeye.
    böyle bir tabloda onlar yıksın, bize teslim etsin düzeni demek uyanıklılıktır.
    ama yedirmezler.

    bir defa parlamenter sistemi en az 5 yıl unutun.
    zira tahribatı düzeltebilmek için tek adam gerekiyor bir süre.
    ibb ve abb ortada. patinaj çektiriyor akp. bunu engellemek için bütün ama bütün kamuda bir hijyen harekatı gerekiyor.
    eskiyi yıkmadan, yeniyi inşa edemezsin. bu şart.
    öte yandan böylesi bir atmosferde kalkıp da göstermelik bir aday ortaya çıkarırsanız ne olur? halkın refleksi ne olur bunu iyi düşünmeniz gerekiyor.
    çünkü bu seçim, hiçbir seçime benzemeyecek.
    bir bakarsınız ki o tozlu raflara kaldırılırsınız. hiç ummadığınız şeyler yaşanır.
    kişisel ihtiras ve hırslar rafa kaldırılmalı.
    aksi halde çok ağır bir tokat yiyerek uyanırsınız.

    fikrimi sorarsanız; benim gönlümden geçen imamoğlu'dur.
    yavaş da elbette iyi bir aday ama bize daha genç ve dinamik lider lazım.
    imamoğlu, seçimlerde tüm bakanlar, eski başbakanlar ve mevcut cumhurbaşkanı ile yarıştı. tek başına mitingler yaptı ve karşısında tüm kabine vardı.
    hepsinin elinden kerpetenle sökerek aldı istanbul'u.
    o yüzden riske girmeden aday yapılmalıdır. zira ülkeyi emanet edecek ondan daha temiz adam bulmak imkansıza yakın.
    adam müteahhit. bir spor kulübünün eski başkanı. ve yıllardır belediye başkanı.
    bu üç işi yapmış ve tek yolsuzluk, şike gibi dosyası yok.
    bundan da öte yol yok.
    akşener belli ki devranın dönüyor olmasıyla heyecana kapılmış.
    ama yedirmezler. o kadar da değil.
    bu ülke, eski siyasetçilere emanet edilemez. yeni türkiye, eski siyasetçiyle inşa edilemez.

  • 20 eylül 2021 rte'nin new york konvoyu

    yurtta israf, cihanda israf.

    (bkz: bak bunu buradan alın)

  • 2023 için kapı kapı dolaşmaya var mıyız

    az evvel rte tarafından kahramanmaraş il toplantısında dile getirilen soru.
    kahramanmaraş il toplantısına bile katılmak zorunda bırakacak o anket ne kutlu bir ankettir. ne güzel bir ankettir.

    hatırlar mısın reis ibb seçimlerini?
    sen, vekillerin, ittifak ortağın, tüm bakanların, eski başbakanın.
    alayınız toplanıp da istanbul'a gelmiştiniz. her ilçede ayrı ayrı mitingler yapmıştınız.
    böyle bir direnişi tarih bile görmemişti. elinizden geleni gerçekten yaptınız o seçimde.
    çaldı dediniz, terörist dediniz, pkkya peşkeş çekecek dediniz, seçilse bile iş yaptırmayız dediniz. her şeyi dediniz. tüm tuşlara bastınız.
    sonuç? gözünüzden yaş getire getire elinizden aldık. istanbul'u kurtardık.
    şimdi kars digor'dan tut, ipsala'ya kadar tüm ilçelerde ilçe toplantılarına bile topyekün gitseniz de türkiye'yi alacağız.
    ve reis inan ki bu bir temenni değil. gerçekten değil.

  • 2 eylül 2021 fahrettin koca'nın isyan etmesi

    tweet
    tıklamak istemeyenler için:"bize ne oldu?
    maske, mesafe konusunda birbirimize örnektik!"

    ben tanıyorum bu tavrı.
    tablo daha da ağırlaşacak ve şimdiden halka suç atma eğilimine gidiliyor.
    bu vaka artışlarında sebep okullar değil, bakın ben uyarmıştım diyecek.*
    dün de bir tweet attı ve böyle giderse ölüm sayıları 2 hafta içerisinde 4.000'i bulacak dedi. biz kırk kişiyiz, kırkımız da birbirimizi biliriz fahrettin.
    kimse halkı suçlayamaz. böyle bir şey söz konusu olamaz.
    sen ki birçok ülkenin kırmızı listesindesin. ve yine sen, hala deli gibi turistleri alıyorsun ülkene. sen ki halkını eve kapatıp, sonra turistlere çağrı yapan iktidarın mensubusun. sebep? turizm aksın yeter ki.
    milyonlarca aşısız mülteci var ülkee. ben mi aldım bu insanları ülkeye?
    bu risk teşkil etmiyor mu?
    parayı, canın önüne koyup da halka isyan edemezsiniz.
    aşılıyım, korkmayın temalı maskeler bastıranlar her kim ise; bu tablonun mimarları da onlar.
    3 kuruş paraya bu riski alıp, sonra maske vs diyemezsiniz. bir kez olsun kendimizi eleştirmeyi öğrenelim ya. hatayı kabul etmeyi öğrenelim artık hiç mi bir şeyden ders almadık biz.

    ve insanlar virüsten korkmuyor, bu bir gerçek.
    ama niye korkmuyorlar bunu incelemek, irdelemek gerekir.
    kaybettiğine üzüleceğin bir hayata sahip değilsen, ölüm ürkütmüyor insanları.
    aslında bu durum, gerçekten ülkenin en iyi özeti.
    insanların hala pervasızca sokakta olmaları cahilliklerinden değil.
    zenginler tedbir üstüne tedbir alıyorlar. ama belirli bir gelirin altındaki insanlar gerçekten umursamıyorlar.
    bu ülkede 16 milyon insan açlık, 48 milyon insan ise yoksulluk sınırında gelire sahip.
    bu adamları ölümle ürkütemezsin.
    burada sorgulaman gereken tek şey var; o da iktidarın.
    biz bu insanları nasıl bir hayata mahkum ettik ki ölüm bile onları korkutamıyor diyebilmelisin.

  • 26 ağustos 2021 lütfi elvan'ın vahim açıklaması

    haber linki
    bireysel kredilerde ciddi artış var, sınırlandırma getirmek için bankalarla görüşüyoruz demiş. faiz oranları malum. %18-19 ile kredi veriyor bankalar.
    bu faiz oranına rağmen, talep artıyor.
    ve faiz oranı 19, vade sınırı 36 iken daha neyin sınırını getireceksiniz?
    durum gerçekten vahim.

    geçtiğimiz günlerde bir istatistik açıklanmıştı.
    faizlerin coşmasına rağmen tüketici kredilerine olan talep artmaktaymış.
    ve 2002 yılından beri ilk defa bu denli kredi artışı görülmüş.
    faiz ile enflasyon ile kur ile mücadele benim işim diyordu cb hahhahaah.
    lütfi elvan, bu açıklama ile uçuyoruz, şaha kalktık diyen cb'yi yalanlamış oluyor.
    zira sirenler ötüyor.

    faiz niye artıyor? amacı ne? bankaları cazip hale getirmek.
    yani paranızı yastık altında değil, bankada tutun, tl'ye dönün ve para kazanın imajı için. krediye ulaşımı güçleştirmek ve böylece tl'nin piyasalardaki değerini yüksek tutabilmek için. dövizlerinizi tl'ye çevirin ve vadeliye yatırın diye.
    yani en yalın haliyle faizleri yükseltmek, bankaların halktan borç istemesidir.
    bir başka deyişle; "allahını seven defansa gelsin feryadıdır".
    bu borç için de yüksek faiz ödemeyi kabul eder bankalar.
    aynı zamanda kredi faizlerini de yükseltir ki talepleri kırabilmek için.
    peki bizim halkımız ne yapıyor? aq yastık mı kaldı diyerek bu yüksek faize rağmen kredi çekiyor.
    yani halihazırda bankaların elindeki mevduatları, bankalardan borç olarak alıyor.

    bu ne demek peki? insanlar maliyete bakmıyor, yüksek faiz onları caydırmıyor. sıcak paraya ulaşmaya çalışıyor.
    kuvvetle muhtemel, borçla borç ödeniyor. ve yüksek faizin acısı şimdi değil, kredi geri ödemelerinde zorlanma başladığında çıkacaktır.
    kim ne derse desin, ne güzelleme yaparsa yapsın. rakamların dili vardır.
    ve tabloya bakılırsa durum sanılandan çok daha vahim.
    bu faize rağmen krediye talep varsa, en az pandemi kadar tehlike vardır ekonomide.

    son olarak sevgili bakancığım;
    bir cep telefonu 10 bin, bir araba 200 bin, bir ev 800 bin, bir ev kirası 1500-2000 lira iken, insanlara 3-4 bin maaşı reva görüp de krediye ulaşımı engelleyemezsiniz.
    krediye ulaşımı engellemek yerine, krediye olan muhtaçlığı engellemeye çalışın.
    sanki kesin çözüm olur gibi.

  • mhp millet ittifakına katılmalı mı sorunsalı

    süleyman demirel'e sormuşlar:
    size sövüp duran o adamı neden partinize aldınız?
    demirel: "orada iken bize bağırıyordu, şimdi bizim kapıya bağladık, karşı tarafa sövüyor."

    bu arada soru neydi?

  • 17 ağustos 2021 selahattin demirtaş açıklamaları

    ankara altındağ'da yaşananlar, mülteci karşıtlığının bir sonucuymuş.
    gören de diyecek ki türkler saldırdı, onlar da misilleme olarak türk gencini öldürdü.
    lan türk'ün evladını öldürmüşler, mülteci karşıtı olmayacağım da mülteci sever mi olacağım?
    doğu türkistan'dakilere konu gelince ağzınızı açmayın, 3 maymunu oynayın habeş artıkları.
    foncular, yandaşlar ve kendisine sosyalist diyen solcular; söz konusu mülteciler olunca aynı telden çalmaya başladılar.
    ne güzel dünya be.

    ülkemize gelen kimseyi geri gönderemeyizmiş.
    ya sizin ılık götlü solculuğunuza sokayım. öyle bir gönderirim ki yol bile esas duruşa geçer.
    hiçbir ırk, hiçbir zulüm, benim halkımın refahından daha kıymetli değildir.
    her gün taciz, tecavüz, cinayet haberleri görmekten bıktık biz artık.

    millet olmayı bilmeyenlerin akıbeti sekmez, şaşmaz. bu insanlar vatansız.
    öyle bir ordu ki tek kurşun atmadan teslim oluyor. öyle bir millet ki direnmeyi aklından geçirmiyor.
    karılarını kızlarını bırakıp kaçan adamların, benim ülkemde işi olamaz.
    tüm siyasi partiler şunu anlayacak; bu ülkenin sahibi benim.
    ve bu ülke benim evim. rızam olmadan kimseyi dayatarak evime sokamaz ve beni beraber yaşamaya mecbur bırakamazsınız.
    eğer benim fikrimi önemsemiyorsan, benden vergi de almayacaksın arkadaş.
    türkiye, dünyanın mülteci kampı değildir. türkiye, dünyanın jandarması da değil.
    bana ırkçı diyebilirsiniz. sikimde olmayacağını bilmenizi isterim.

  • 2023 seçimlerini muhalefet kazanırsa olacaklar

    iktidar değişimi gayet de sorunsuz olur.
    böyle böyle korku yaymaya çalışıyorlar. seçimi kaybetmek demek, azınlık olmak demek. azınlık bir kitle ile ne yapabilirsin?
    hadi diyelim ki yeltendiler. yazık olur.
    ülkeye değil, yeltenene yazık olur. adamın götünden kan alırlar kamil.

    ayrıca; akp, iktidarı bir daha göremeyecek o kesin.
    ama asıl mevzu seçimleri muhalefet mi kazanacak, iktidar mı kaybedecek.
    ikisi arasında çok ciddi fark var.
    şayet muhalefet kazanırsa, cümbüş olur.
    akp, seçimleri kaybederse yine cümbüş olur aq hahhaahhaha.

  • 16 ağustos 2021 tayyip erdoğan'ın müjdesi

    link
    reis yine yardırmış. özet:
    "haziran ayı işsizlik rakamlarında işsizlik rekor düşüşle yüzde 10.6'ya geriledi. böylece türk ekonomisi toparlanma sürecini geride bırakarak atılım ve şahlanış dönemine girdiğini ispatlamış oldu. bu gerçeği yabancı kuruluşlar da kabullenmeye başladı."

    yabancı kuruluşlar derken? daha iki gün önce alman vekil paranızı biz veriyoruz diye posta koydu reis. vekil koydu bu postayı. hangi yabancılardan bahsediyorsun.

    ekonomi şahlanışa geçti demişsin.
    reis aynı ülkeden bahsettiğimize emin misin?
    enflasyon %18, faiz %19, döviz 9 lira iken şahlanışa geçen şey ekonomi değil, iflastır.
    a haber ile arana mesafe koymalısın bay reis.
    en son berat şahlanıyoruz diyordu. kendisi şahlandı. o değil de yüzüklerin efendisi, kabineye dönüyormuş reis, doğru mu :)
    hhahaahhhhhaahah.

    (bkz: aşkım saçıma geldi mi)

  • 13 ağustos 2021 rte'nin kastamonu'ya gitmesi

    oraları imara açan, imar affını çıkaran ve onaylayan adamın, geçmiş olsun ziyaretidir.

    o kadar çok tepki geldi ki çay konusunda, kesin çay atacak.
    atmazsa, hata olduğunu kabul etmiş olur.
    umuyorum da atar. tüm kalbimle diliyorum bunu.
    hem emine annemizin kalbi kırılır, o kadar ıslak rüya görülmüş.

  • 13 ağustos dünya solaklar günü

    günümüz kutlu olsun.
    bu vesileyle sol elle şeytanlar yemek yer diyenlere de sol kolum girsin.

  • 12 ağustos 2021 şahap kavcıoğlu'nun yürek yemesi

    merkez bankası, faizleri sabit tuttu.
    rte ise 2 gün evvel, faizleri düşürün diye talimat vermişti.
    lakin bu faiz denilen meret, in demeyle inmiyor. affedersiniz ama yarrak gibi bir şey, laf söz dinlemiyor.
    dik başlı bir şey. enflasyon inmeden ineni siksinler diye bağırıp duruyor bu faiz denilen şey.
    şahap kavcıoğlu ise faizleri indirmedi. daha doğrusu indiremedi.
    bu vesileyle şahap kavcıoğlu'na yeni kariyerinde başarılar diliyor, yeni merkez bankası için kariyer.net'e verilecek ilanı sabırsızlıkla bekliyorum.
    kavcıoğlu'nun, fetö'nün finans imamı ilan edilmesi an meselesi.

    şaka bir yana işin aslı şu; kısa vadede enflasyonun uçacağını hepsi iyi biliyor.
    dolar anlık düşüyor şu an. ama istikrarlı bir düşüş olmayacak.
    rte ise bu açıklamayı bilerek yaptı. güya piyasalara merkez bankası bağımsız, bakın beni de dinlemiyorlar imajı çizmek istedi.
    dindar tabanına da bakın ben faize karşıyım mesajını verdi.
    valla reisciğim ben senin hatırın için yerim bunu. tabanın zaten yer.
    ama piyasa yemez. dolar, taşak geçmeyi affetmez.

  • fuat uğur'un ekşi sözlük yazarlarına oç demesi

    kendisi bir gazeteci değil, siyasi troll'dür.

    fuatcığım, bizlere veledi zina demişsin. götün yememiş, orospu çocuğu diyememişsin. ama tahmin ediyorum ki sözlükteki aktroll ekibi için kurmuşsundur cümleyi. ne de olsa kişi sadece kendinden olanı iyi tanır imiş.
    bir avuç toplanmış, bir ağızdan sözlük'e saldırıyorsunuz.
    belli ki koordine edilmişsiniz. yemlenmişsiniz.
    yalıdan emrinizi de yalınızı da almışsınız.
    siz gidin, tasmanızı tutan gelsin.

    wc önünde kolonya tutamayacak adamlar, bu ülkede gazeteci olarak sunuyor kendini.
    hiçbir şeye değil, buna tutuluyorum.
    akşama kadar otur, onu bunu hedef göster twitter'da.
    ya sen daha düne kadar fethullaha dil atan adamdın, hiç ar da mı kalmadı sende?
    sen, kaleminle gazeteci olmadın fuat. sen dilinle gazeteci oldun.
    tırnağınla kaza kaza değil, dilinle yalaya yalaya geldin oralara.
    ama devranı da düşün fuat. senin gibi hızlı dönen bir devranı da düşün.
    sonrasını da düşün. ya da düşünme. zorlama kendini.

  • help turkey etiketine soruşturma açılması

    link
    bu ülkede akıl sağlığını korumak gerçekten çok zor.
    dün rte, hashtag ile ilgili atar yaptı, bugün soruşturma geldi.*

    evet bu ülkenin itibarı zedelendi. bu bir gerçek.
    ama bunu, yardım isteyenler yapmadı.
    ülkenin %30'u orman iken ve tüm uçaklar arızalı iken bunun çaresine bakmayanlar zedeledi.
    ülkeyi yangın uçağından arındıranlar zedeledi. görevinin sorumluluğunu yerine getirmemek suç değil mi?
    yiyorsa gidin onursal başkanından başlayarak kuruma soruşturma açın.

    ormanlar yanarken, thk başkanına soruşturma açmayın.
    hangarda yatan uçakları, inatla tamir etmeyenlere soruşturma açmayın.
    keşke bizim de evimiz yansaydı diyecekler diyen ciğersize soruşturma açmayın.
    orman müdürlüğünün 60 milyonluk makam aracı alımına soruşturma açmayın.
    eee help turkey dediler diye soruşturma açın.
    ne yapacaktı insanlar? dört bir yan yanarken, devletin başı uçakları saklarken izleyecek miydi? bir ülkenin itibarı, yardım isteyerek zedeleniyor mu?
    o halde biz, yardım ettiğimiz ülkelerin onurlarını mı zedeliyoruz?
    o zaman türk halkı cömerttir diyerek halktan para dilenenlere de soruşturma açın.

    türkiye'ye yardım edin diyenlere soruşturma açmak nedir arkadaş aklım almıyor.
    türkiye'ye yardım etmeyin, bırakın yansın mı demeliydi insanlar?

  • kadir mısıroğlu'nun isminin caddeye verilmesi

    link
    şaşırtmayan bir coğrafyada gerçekleşiyor hadise, konya.
    konya b.belediyesi meclisinden geçmiş karar. bir sokak ya da caddeye ismi verilecekmiş.

    atatürk'e piç, annesine ise hayat kadını diyen bir adamdan bahsediyoruz.
    kuvayi milliye şehitlerine küfreden, atatürk'e hakaretler yağdıran ve yunan galip gelseydi diyen bir rahmetsizden bahsediyoruz.
    türk'ün ata'sına, ülkenin kurucusuna hakaretler eden adamın ismini sokağa veremezsiniz. illa ismini yaşatmak istiyorsanız gidin kerhaneye verin.

  • türkiye'de herkes birbirinden nefret ediyor artık

    doğrudur.
    ama sebebi sosyal medya değildir.
    %50'yi evde zor tutuyorum diyerek, halkı birbirine hedef gösteren kişinin eseridir.