Değerli ziyaretçilerimiz,

Öncelikle, sitemize gösterdiğiniz ilgi ve destek için hepinize teşekkür ederiz. Sizlerden gelen geri bildirimler ve beğeniler bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

Sozlock olarak tam 9 senedir her gün ekşisözlük'den okumaya değer içerikleri filtreleyip günlük listeler oluşturduk. Bu işi yaparken kişisel davranmadık, günün en popüler başlıklarının en beğenilen entrylerini aldık listelerimize. Üstelik bu gayretimiz hiç bir zaman ticari bir kaygı taşımadı. Yayına başladığımız ilk günden beri en ufak bir reklam yayınlamadık, sponsorluk anlaşmaları yapmadık. Sozlock üzerinden tek kuruş kazanmadık.

Bütün bunlara rağmen, ne yazık ki son dönemde ekşisözlük yönetimi tarafından alınan bot koruma önlemleri nedeniyle, ekşisözlükten entry çekme ve beğenilen entryleri listeleme hizmetimizi maalesef devam ettiremiyoruz. Bu durum ekşisözlük yönetiminin aldığı bir karar olup, tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşmiştir. Bu zorunlu durumdan ötürü yaşanan aksaklık nedeniyle anlayışınıza sığınıyoruz.

Sozlock Ekibi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. ekşi sözlük 1. kadın ayaklanması

    ülkemizde yaşayan kadınların neden tek çatı altında birleşmeyi beceremediği, sözde muhalif geçinen erkeklerin "kadın hakkı" dendiğinde neden ters bir şey söylüyormuşuz gibi tepki verdiği, bir kısım erkeklerin de olayı kezbanlık, feminazilik ve nafaka şeytan üçgeni dışında neden yorumlayamadığı (şaşırmadım) konuları hakkında konuşmak isterim.

    1) ülkemizde yaşayan kadınlar tek bir çatı altında birleşemiyor:

    başlığı açan kişinin entirilerine baktığımızda, hem kadınları hem erkekleri aşağıladığını görüyoruz. kadınların, nasıl davranması gerektiği konusunda neler demiş sevgili lethe:

    "lan'lı-lun'lu, abi'li, küfürlü konuşmasıdır.
    sakız çiğnemesidir.
    yolda kahkahalarla gülüp, bağıra bağıra konuşmasıdır.
    erkeksi tavırlar içine girmesidir.
    bedenini uç noktada sergileyerek, bedenle kadın olunduğunu sanmasıdır.
    'erkekler benim peşimde koşsun' çabalarıdır."

    a) entirilerimin yarısı lanlı lunlu konuşmalardan ve küfürlerden ibaret. küfür etmek veya argo konuşmak beni daha az kadın yapmıyor. kimseden, nasıl konuşmam gerektiği konusunda izin almayacağım.

    b) sevgili dostumuz, sokakta nasıl kahkaha atacağımıza, desibel rekorlarımıza kadar karışmakta beis görmemiş. kendi kafasından "ideal bir kadın" yaratıp onun dışında kalanlara da ideale ulaşmaları için neler yapmaları gerektiğini söylemiş. sokakta kahkaha atma konusunda, haşmetmeab'ın ulvi görüşlerine başvurmamız gerekiyormuş. "gerçek kadın", "ideal kadın" gibi kavramlar insan üretimidir, haliyle kadınların da farklı farklı kişilik, giyim tarzı ve davranışlara sahip olabileceğini düşünmen için henüz çok geç değil. ya da geç...

    c) bir kadın, bedenini istediği şekilde kullanabilir: eskortluk veya bedeniyle yapabileceği farklı iş kollarında çalışabilir. bedeni üzerinde hak sahibidir. kadın metalaşması ise apayrı bir kavramdır. bir insanın, bedenini nasıl açıp nasıl kapatması gerektiğini söyleyemezsiniz.

    aynı yazar, başka bir entirisinde ise erkeklerin mizahtan anlamadıklarını, onlarla iki oturup konuşulamayacağını sıkmış. yav kardeş, kusura bakma da seninle mi oturup konuşacağız? misal ben; seninle oturup ne konuşabilirim? sen, bana ne verebilirsin? hem kadını, hem erkeği gömüyorsun, kafanda yarattığın ideal tipe de ucundan kıyısından yaklaşabilmiş değilsin.

    25 kasım'da, dışarıdan biri olarak kadın cinayetlerini durduracağız platformu'nun basın açıklamasına katılmak istedim. yemin ediyorum, o yirmi kişinin arasına girebilmek için on dakika düşünüp bekledim. çünkü, kendileri dışında kimseyi istemiyor gibi bir izlenim veriyorlardı. en sonunda, utana sıkıla aralarına girdim (arkada durdum) ve kimya setiyle oynayan golden retriever'dan farksız şekilde söyledikleri şeyleri dinledim. bir saat sonra, başka yürüyüşe katıldım. ulan (üzgünüm lethe, ulan dedim) madem bir saat sonra ortak yürüyüş var, neden illa önde olacağız deyu yirmi kişi toplaşıp dağılıyorsunuz? sizin platformdan çok polis var etrafta. neden, ortak görünmesi gereken şeyde bile ayrışıp duruyoruz?

    tnetennba bin yezidi el hafif olarak, onlarca derneğin etkinliğine girip çıktım, konferanslara katıldım. biri, "izmir'i mora boyayayım", öteki "eşcinselleri almayalım", beriki "transları istemeyruk", kalanı "erkekleri istemeyruk" diyor. e siz, üç kişi toplaşıp dağılın madem. şiddete tepki için orayı burayı boyamak da tam bir götü rahata alışkın adam işi. orayı burayı boyasan ne olacak kardeşim? 2019 yılının kasım'ına kadar 383 kadın öldürülmüş. siktiğimin şehrini renklere bulayarak mı cinayetleri durduracaksınız? durdurabileceksek eğer, kömürlükten fırçamı alıp geleyim.

    2) kadın hakkı denince köpüren erkekler:

    "kadın hakkı demeyek insan hakkı diyek" diyen adamlar; kadına şiddet yokmuş, kadınlar polise gittiğinde "canım ya al sana koruma" deyu kırmızı halılarla karşılanıyormuş, namus kavramı hiç yokmuş, devletin başındakiler kadına tek bir görev biçmiyormuş gibi kafa sikip duruyorlar. kadın değil insan hakkı konusunda ısrar edip sözde muhalif geçinen adamların da istanbul sözleşmesi'ndeki "domestic violence"ı, "aile içi şiddet"e çeviren, kadınlarla ilgili her şeyi "aile"ye döndüren akp'lilerden farkı yok. istediğiniz kadar kadına şiddeti görmeyin, kadına şiddeti reddedin, akp döneminde şiddet iyice arttı, zira buna uygun politikalar güdülüyor. tek davada sonuçlanabilecek her şey yayılıyor. bakın, ceren damar, şule çet, emine bulut olaylarına.

    arkadaş, kimse size bu saatten sonra, kadına şiddet olgusu nedir anlatmayacak. elinizde internet var, biz nasıl okuyorsak, siz de okuyacaksınız. bir şeyleri reddetmeniz, o şeyin olmadığı anlamına gelmiyor. millet, makale yayınlıyor, konuyla ilgili tezler yazıyor, dernekler kuruyor, bu adamlar, "kadına şiddet yoğ bence, ergeglere bahalım" deyip olanca cahillikleriyle işin içinden çıkıyor yav inanılmaz.

    3) başlıklara yazmayın kardeşim siz de:

    kadın düşmanlığı içeren neredeyse hiçbir başlığa yazmıyorum. "1.70 boylu kültürlü, zeki kadın, amırcıklı" başlıklarına cevap mahiyetinde "ayyyy o benim tağam mı!!!" yazacak kadar ispat gayesine düşmedim; fakat yanıldığınız nokta, kimse yazmasa bile o başlığa attıran beş yüz erkek çıkıyor muhakkak. senin görüşün bir ise, karşında yüzlerce aksi fikir var. "don't feed the troll" deyip kaçamayacağınız bir çoğunluktan bahsediyorum.

    4) istediğiniz şey, sansüre giriyor:

    denilen şey doğru, yalnız bunun da iki tarafı var:

    a) nefret söylemi: bir grup tarafından sürekli aşağılanmaya maruz bırakılan kadınların nefret söyleminin öznesi haline gelmesi durumunu yadsıyamayız. kadına şiddetin; taciz ve saldırının söylemlerle inşa edildiğini asla reddedemem. örneğin, nafaka konusunda sürekli-inatla yanlış bilgiler verip tüm kadınlara asalak muamelesi yapmak, şeyma subaşı'nın durumunu genellemek, kadına ön yargıyı doğuruyor.

    b) düşünce özgürlüğü: misal, "kadınlar paraya tapar" demek düşünce özgürlüğü kapsamında mı değerlendirmeli? yoksa yüz erkeğin aynı şeyden bahsetmesi, nefret söylemine mi girer? doğru olmayan şeyleri, birbirlerinden destek alarak doğruymuş addeden bir grup var. yaz desen nefret söylemi, yazma desen sansüre giriyor. ya da giriyor mu?

    sonuç olarak, sözlükte rennie çiğneye çiğneye okumak zorunda kaldığım, engellesem bile her yerden pırtlayan iğrenç başlıklar mevcut. oturduğum-hiçbir şey yapmadığım esnada bile, ne kadar paraya tapan, amı kokuşmuş, evde kalmış, kültürsüz ve geri zekalı bir insan olduğum genellemesine maruz bırakılıyorum. normal hayatımda, bu cümleleri karşımda kuramayacak insanların hakaretlerini, özel mesajlarını okuyup duruyorum. engellemek yetmiyor. çözüm, benim mesaj alımımı kapatmak olmamalı. millet, diline sahip çıkamazken ben neden kendimi kapatacakmışım? neyse, lethe sen de haksızsın dostum, git önce kendini düzelt.

  • 2. vücudun gösterdiği tuhaf tepkiler

    çişimizi yaparken titreme gelmesi. çok çişimiz varken ama. inşallah hepinizde de oluyordur. ehe.

    edit: arkadaşlar yalnız olmadığımı belirten herkese teşekkürler. nedeni çiş yaparken vücut sıcaklığımızın düşmesiymiş. çişimiz sıcak ya o yüzden. ne kadar çok çiş dedim sidikliye çıkacak adım hafazanallah :/

    yine edit: doktor bir beyefendi açıklama yaptı. olayın sıcaklıkla alakası yokmuş. özetle vücut panik yaptığı için beyne yanlış alarm gidiyormuş. yani umarım öyledir. seviye yetmiyor ki bilimsel terimleri anlayabilelim. ben sana böyle mi anlattım gerizekalı diye çemkirmese bari. ehuehu...

  • 3. 30 yaşında playstation oynayan insan

    sen önce playstation nasıl yazılır onu öğren amk.

    tanım: liseli yazarın saçma beyanı.

  • 4. çocuk istiyorum ama koca istemiyorum

    tamam da, o çocuğun bir "baba"ya sahip olma hakkı ne olacak?..

    o çocuk babası olmadığı için kim bilir ne travmalar yaşayacak, psikolojisinde ne bozulmalar olacak kim bilir o çocuğun...

    bunu düşünen var mı!..

  • 5. yazarların black friday için harcadığı para

    hepsiburada doğan grubun, trendyol vs. doğuş'un. nasıl ben bunlara para kazandırayım diye düşünmekten kendimi alamadığım 1 kuruş bile alışveriş yapmadım ama eve gelirken 6 bira 2 de cips aldım 76,70 lira ödedim migros'a. o da anadolu grubuna ait. hani evde bira yapanlardan vergi alınsın diye, mcdonald's'ın falan işletmecisi.

    her yerimizi sarmışlar. bizim paramızla bizim geleceğimizi çalıyorlar. mahalledeki esnafa gidiyorsun o da palalı bir dallama. kafayı yiyeceğim amk.

    edit: trendyol aliexpress'in n11 doğuş'unmuş.

  • 6. tam aşılı çocuk oranının yüzde 49.6'ya düşmesi

    aşı reddeden ailelerin çocuğu okullara kabul edilmemeli. bu ailelere para hatta hapis cezası gelmeli. aşısız çocuk toplum için tehlikedir. çoğu aşısız olan suriyeli mülteciler de ülkeden kovulmalıdır. bu ülkenin çocukları canından oluyor aptal politikacılar yüzünden.

  • 7. 30 kasım 2019 euro 2020 kura çekimi

    o değil de adamlar bir de f grubuna düşmek için play off oynayacaklar amk ya hahahaha. lan tünelin ucu bombok bir yere çıktı, maç oynatmak külfet olur, rızaya göre isteyen gelsin denilebilir.
    hatta kim katılmak istemiyor diye maç yapsınlar, kazanan katılmama hakkı elde etsin.

  • 8. 14 şubat'ta sözlük kızlarına çiçek gönderiyoruz

    benimkide uranyum olsun lutfen ama plotunyuma da hayir demem.

  • 9. işi biz yapıyoruz parayı patron kazanıyor hissi

    ekşi yazarlarının da her zaman aklına gelen bir düşünce. biz yazıyoruz yönetim kazanıyor.

  • 10. 29 kasım 2019 şırnak'ta öğretmenlere mobbing

    tüm idareciler

    müdür -tabii ki akpli-

    siyasal islamcı "yardımçı"

    28 şubat süreci yüzünden 14 sene eğitimine ara vermek zorunda kalan türbanlı bacımız ve hakkında bir bilgi olmayan kocişi

    ne kadar boş beleş siyasal islamcı varsa ilahiyat fakültelerine sokup diploma aldırmışlar, anında da bir yere atamışlar. diğer yandan ingilizce, matematik, fen öğretmenleri işsizlik yüzünden intihar ediyor. ulan ne güzel iş be.

  • 11. abdülkadir bitigen

    kuralı uyguladığı için anasına sövülen hakem.

  • 12. izlenen en iyi tiyatro oyunu

    (bkz: profesyonel)

    devlet tiyatrosu - devlet tiyatrosu tarafından sahnelenen ve (bkz: yetkin dikinciler) ile (bkz: bülent emin yarar) 'ın başrollerini üstlendiği (bkz: duşan kovaçeviç) eseri oyun.

  • 13. ahsen unakıtan'ın tartaklandığı iddiası

    keşke ölmeseydi de rahmetli de bugünleri görseydi.

  • 14. erkeklerin beğenmediği kız tipi

    instagram üzerinden aktris, top model, şarkıcı gibi kendilerini pazarlamaya çalışan kızlar.

  • 15. ekşi itiraf

    kızımla yemeğe çıktık.. sohbet ediyoruz.. gülüşüyoruz. 3-5 yıl önce hayal ettiğim ancak olacak mı emin olamadığım şeyleri deneyimliyorum.
    yaşasın zaman..

  • 16. mucit hasan kum'un kapı açma kapama çalışması

    lan olum, adam kendi halinde bir iş yapmış internete atmış ne var şimdi bunda? her bokla da komiklik yapılmak zorunda değil amk.

    (bkz: ekşi sözlük bokluk timi)

    ek: bu cihazın adını hep unuturum. cihazın adı kapı hidroliği veya itme yayı.

  • 17. arda turan'ın dibe çöküşüne film adı önerileri

    (bkz: adam’ın dibi)

  • 18. ersun yanal

    dikine oynatsın diye alınan sikine oynatan hoca.

  • 19. kim milyoner olmak ister

    7 yıllık avukat olan ebru'nun acilen profesyonel destek alması gereken psikolojik sorunları olduğuna inancım tam.

    koşulsuz sevgiymiş, indigoymuş, sayfa sayfa özgeçmişi varmış. yürüyen ego amk.

    ilaveten adettendir: iskur.gov.tr

    edit: olm kız ağır işsiz. vallahi dünyaya hiç bir faydası yok.

    edit2: öss'de anlatım bozukluğunda full yapmış.

  • 20. cvt şanzıman vs dsg şanzıman

    dsg şanzıman, yetkili servisi ve fanboyları tarafından özellikle sıkışık ve dur-kalk trafikte manuel sürüş modunda kullanımla şanzımanın ömrünü uzatacağınız, yani elinize almayı ötelemiş olacağınız ısrarla vurgulanan bir şanzıman türüdür. adam bir yığın fark ödeyerek otomatik şanzımanlı araç almış ve 7 yıldır manuel modda kullanmış. bozulmadı diye övünüyor.

  • 21. erdoğan'ın macron'a hakaret etmesi

    türkiye'de anlamsız ve hastalık derecesinde eziklik sendromuna tutulmuş bir kitle var.

    trump dangalak dangalak tweetler atıyor, ekşisözlükte biri yazsa ilkokul seviyesi diye dalga geçilecek açıklamalar "waowww "diye paylaşılıyor.

    macron kadar popülist zırvalara kendini kaptırmış adam yok, erdoğan tepki koymuş buna vay cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan uluslararası ilişkiler teamüllerine uymuyor rerö rerö.

    affedersiniz siz gerizekalı mısınız ? hangi dönemde yaşıyoruz ? dünyada formel devlet adamları devlet başkanı, her şey uluslararası ilişkiler teamüllerine göre gidiyor da bir tek bizim cumhurbaşkanımız mı uymuyor ?

    böyle acayip bir kitle türedi, manyaklıkla gerizekalılık arasında gidip-geliyorlar. 300 milyonluk dünyanın en büyük ekonomisinin başındaki adam donald trump, ingiltere'de boris johnson denilen abidik adam var. macron içerideki popülist havaya göre saçmalıyor ama erdoğan rerö rerö.

    sanıyorum düşüncelerimin uzun zaman önce değişmesinin sebebi bu manyak muhalifler oldu. her fırsatta türkiye'yi kötülemenin her fırsatta türkiye'yi aşağılamanın kime ne faydası var ?

    macron çok düzgün açıklamalar yaptı, cumhurbaşkanının açıklamaları o yüzden mi kötü ? devlet başkanlarının birbirlerine karşı açıklamaları o yüzden mi berbat ?

    birleşik krallık parlamentosu jeremy corbyn, theresa may'in yüzüne doğru "stupid woman" diyerek ekşimiş bir yüz ifadesi ile hakaret etti. trump'ın ettiği hakaretler ve trump'a edilen hakaretlerin ise haddi hesabı yok. ab komisyon başkanı jean-claude juncker ayyaşlığı hakkında ne desek az kalır.

    ve tüm bunlar olurken macron'un iç siyaseti dış politika malzemesi yapması ve dangalak söylemlerde bulunmasına bir cevap verilmesi gerekmiyor mu ?

    "nato'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir" ne demek ? bu açıklamayı macron kime karşı yapıyor ? farkında mısınız ?

    https://www.theguardian.com/…s-as-summit-approaches

    "macron talihsiz açıklamalar yapmıştır, kendisini şahsım adına kınıyorum" diyerek yavan bir açıklama yapılsaydı daha mı iyiydi ?

    fransa sürekli türkiye'ye karışma hakkını kendinde nasıl görüyor ? bu hakkı macron'a kim verdi ?

    fransa'nın bu tip açıklamalarından memnun olan gruplar ve onların türkiye'de yer alan destekçileri ortada.

    türkiye'de muhalefetin manyaklaşmasının en büyük nedeni bu aşırı marjinalleşmiş grupların erdoğan karşıtı söylemlerini ciddiye almasıdır.

  • 22. vatansever insanlara aktroll demek

    aktorllerin vatan sever olmaları eşyanın tabiyatına ters. ben b.o.p eşbaşkanıyım diyen bir liderleri var.
    gecmişin yerli işbilikci cetelerinin uzantıları bu gün akp nin içinde. neden akp lier vatan sever olamaz.
    akp'nin yeşil dollarla rakibi chp nin cephede kırımız kanla kurulduğun hatırlatırım.

    vatan sever olduğunu iddia eden akp lilere bir baklalım.
    ''komutanlar hapse giriyor seviniyorsun, aynı komutanlar beraat ediyor yine seviniyorsun. teröristle görüşmeler yapılıyor, halaylarla sınırda karşılanıyor seviniyorsun, aynı teröristlere operasyon yapılıyor yine seviniyorsun.

    esat’la aile fotoğrafları çekiliyor, kucaklaşıp sarınılıyor sevinç içindesin, esat esed oluyor, terörist ilan ediliyor yine sende bir sevinç. cemaat'in olimpiyatlarında sevinçten gözyaşlarını tutamıyorsun, aynı cemaate "paralel" deniyor, terörist muamelesi yapılıyor yine seviniyorsun. ne diyeyim, sen de haklısın sevgili kardeşim! bu kadar sevinç yaşatan bir partiyi sevmeyip ne yapacaksınız!”

    böyle profildeki kitle vatan sever olabilir mi?

  • 23. the irishman

    al pacino, de niro, pesci...

    film iyiymiş kötüymüş açıymış kurguymuş umurumda değil; üçü beyaz fanilalarla çekirdek çıtlatıp ekonomi çok eyi muhabbeti yapsa sabaha kadar izlerim.

  • 24. en kemalist futbol kulübü

    birisi de demiş ki;

    beşiktaştır çünkü armasında türk bayrağı var. o türk bayrağını beşiktaşa veren kişi bu toprakların gördüğü en büyük iki atatürk düşmanından birisi adnan menderes'tir.

    atatürk'ün armasına türk bayrağı konmasını istediği takım karşıyaka'dır.

    ismet inöünü'nün armasına türk bayrağı konmasını istediği takım ise kasımpaşa'dır.

    şimdi gelelim asıl meseleye.

    akp muhalifi olmak, kemalist olmak değildir.

    göztepe, karşıyaka, altay, gençlerbirliği dururken kusura bakmayın da başkanları her fırsatta atatürk düşmanı yalayan 3 takım bu listeye giremez.

    reisçi ve hdp tipi solcu taraftar grupları da giremez.

  • 25. merve taşkın'ın doktor merve'ye cevabı

    soldaki merve’nin daha zeki olduğunu görmüş olduk.
    yaşasın soldaki merveler.

  • 26. parasızlıktan oğlu anaokulundan atılan baba

    babayı bulup anaokuluna çocuğu tekrar kayıt ettirip, masraflarını karşılamak istediğim durumdur.

    bu vicdansızlık. tahammülünüz kalmadı belki hiçbir şeye ama insanlığınızı da kaybetmeyin bir zahmet.

  • 27. saray'ın akıl almaz 2018 yılı harcamaları

    eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; yüce yaratan, alnınıza didaktörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.
    halil cibran

    kendi seçtiği siyasi karaktere hesap soramayacak kadar aciz bir halk düşünün.
    bence her şey müstehak, susanlara.

  • 28. erkeklerin feministleri sevmeme nedenleri

    cahil birer erkek olmaları. üstünlük duygusundan vazgeçememeleri. kadınları insan olarak görmemeleri.
    gerisi faso fiso ve bahane.

  • 29. evleniyorum diye mesaj atan eski sevgili

    1 ocak 2017, sabah 6:00. evlenmekten döndüğüm, 5 senemi geçirdiğim, ondan sonra kimse olmayacak diye düşündüğüm ve bana devamlı ağlayarak sana aşığım, benim ruh eşimsin diyen eski kız arkadaşım, ayrıldıktan 2 ay sonra sarhoş bir ses tonuyla "sevgilim var artık biliyor musun?" diye aramıştı mesela.

    hayat böyle bir şey işte diyeceğim ama aslında mesele insanlar. bazen gerçekten böyle saçma şeyler yaşayabiliyorsunuz. mesele nasıl başa çıktığınız. (bu arada sonra özür diledi bu davranışı için ama benim için fark etmedi.)

    o an üstüme kettle ile su dök gerçekten daha az canım yanardı. şimdi ise düşününce komik geliyor. arada eski anılarım diye arkadaşlarıma anlatıyorum. o günden sonra duyduğum ya da gördüğüm hiç bir şey canımı sıkmadı. genelde komik geldi. aslında bu olay bile trajikomikti.

    düşünüyorum da gerçekten ben bunu düşmanıma yapmazdım. o yüzden hep derim. "ayrıldığınız kadın, sizin en azılı düşmanınızdır. acımayın." sonraki hiç bir kadına bana zarar vermek istediğinde acımadım, hep kazandım.

    ne oluyor? sonra kötü bir şey yaşadığınızda ben neler gördüm oluyorsunuz. pek umurunuzda olmuyor, çoğunlukla da o şansı vermiyorsunuz. gerçi ben yine hakedene bir şans veriyorum. ama sadece "bir şans". her kadının bir hata şansı var.*

    fon: nilipek - sabah

  • 30. cepte ya da çantada taşınmış en yüksek nakit para

    adres, konum falan da yazılacak mı?

  • 31. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    34+

  • 32. erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular

    vernel mi yumoş mu?

  • 33. tunalı'dan kızılay'a yürümek

    seğmenler parkı'ndan anıtkabir'e hiç durmadan yürüyerek arttırdığım eylem. on sene aradan sonra ilk defa ankara'ya gelince kaybolmuştum tabi. ara sokaklardan geçmiştim, hatta kızılay avm'nin en tepesine çıkmıştım kuş bakışı görmek için şehri de öyle yol çizebilmiştim kendime. tek başıma bilmediğim ve kimseyi tanımadığım bu şehrin sokaklarında kaybolmak ve son durak anıtkabir'de huzuru bulmak öyle tatlıydı ki hala özlüyorum. ağrıyan ayaklar ama cezasını çekmek bir yana dursun keyfini süren bir baş ile istanbul'da bulamadığım huzuru yaşatan şehir ankara.

  • 34. kadıköy

    29 yaşındayım 29 yıldır kadıköy'de yaşıyorum .

    farklı semtlerde oturup barlar sokağı be ağğğbi, rexx be ağbiii, moda sahili be ağbiiii gibi yazarak kadıköy'ü yaşadığını, anladığını zannedenler yüzünden gına gelmiştir .

    kadıköy'lü olmak, kadıköy'de takılmaktan ziyade insanlara bu muhitte vakit geçirdiğini göstermeye çalışan seküler kesimin kekoları yüzünden yozlaşmaktadır .

    son yıllarda gözle görülür biçimde artan közde kahveciler ilçenin dokusuna uygun değildir,zira kadıköy eminönü değildir, her hangi bir cafenin, büfenin önünde insanları içeri davet eden bir garsona bu muhitte ihtiyaç yoktur .ama bu durum yetkililerin sikindemidir ? değildir .

  • 35. nereye gidersen git türkiye'nin çok özlenmesi

    türkiye değil anılarının geçtiği, ait olduğun yerin özlenmesidir. bu yer almanya, ingiltere olsa orası özlenirdi muhtemelen.

  • 36. türkiye'de solun halka ulaşamamasının nedeni

    olmayan sey...aksine sol halka gayet ulasiyor
    (bkz: allahçı komünist parti)
    (bkz: sosyalizmin yaldır yaldır gelmesi/#80398367)

  • 37. fatih altaylı türkiye'nin en iyi gazetecisidir

    gazetecilik falan bilmem de, yaptığı teke tek bilim programı on numara beş yıldızdır.

  • 38. üniversiteli kızlara asılan 30 yaş üstü adamlar

    zaten 30 yaşın altındaki erkekler çekici gelmiyorlar.

  • 39. amazon.com.tr

    sitede bir olmamışlık var gibi.

    yani hepsiburada sitesine girince istemsizce o ürün senin bu ürün benim bakasım geliyor, amazon öyle değil. sanki çinli bir firmanın sitesinde alışveriş yapıyormuşum gibi geliyor, gerek görsel olarak gerek içerik olarak böyle geliyor bana.

    o sebeptendir ki, henüz bir alışverişim olmadı bu siteden, kısa vadede olur mu emin değilim.

  • 40. tıp fakültesinde sınavların test olması

    bu cahillik aldı beni yine gergin cerrahi sözlülerime götürdü. karşımda 3 prof. aralıksız 5 dakikadır soruya cevap veriyorum. diğer ikili en kıdemlilerine bakarken koca çınardan ara ara o lanetli sözcük duyuluyor.

    "başka?"...

  • 41. 80'ler türkiyesinin tipsizliği

    etrafta sakal, tespih, dar pantolonla dolanan nargileci styla'lardan daha samimi insanlarin oldugu turkiyesi idi ayni zamanda. aile albumunu ac bak bakalim, 80'lerde baban neye benziyormus.

  • 42. euro 2020 f grubu

    (bkz: inception)

    adamlar turnuva içinde turnuva yapacaklar. *

  • 43. xiaomi marka telefon kullanan yazarlar veritabanı

    1.5 senedir kullanıyorum redmi 5 plus modelini eski bir model olmasına rağmen çok memnunum bundan sonra xiaomi hariç telefon almam

  • 44. canı istemiyorsa telefona yanıt vermeyen insan

    ilk çağrıda o hakkımı kullanırım ama eğer karşı taraf kısa bir süre sonra ikinci aramayı yaparsa mutlaka açarım. kimse ikinci sefer önemsiz bir durum ya da duygu için aramaz diye düşünürüm, bu hal hatır sorma bile olsa.

    herkes iletişim konusunda ölçülü olmak kaydıyla esnekliğe sahip olmalıdır, öteki türlüsü saygısızlığa girer.

    not: bu durum aile üyelerini hiçbir koşulda kapsamaz.

  • 45. tanışılan en ünlü kişi

    adam anthony hopkins ile viski içmiş. helal kardeşime. biz de peter jackson ile 2000'li yıllarda film çekmiştik. adı da neydi... bişenin lordu veya efendisi gibi bir şeydi, ama tam emin değilim.

  • 46. bir erkeği mutlu edecek 3 şey

    daha önce yazmıştım* ama yine yazalım: yemek, seks, huzur.
    adamlar az uyusa da oluyor ama dırdır sevmiyorlar.

  • 47. cinsiyetsiz tuvaletler istiyoruz kampanyası

    evimizdeki tuvaletler cinsiyetsiz. daha fazlasını istemiyoruz.

  • 48. euro 2020 a grubu

    italya'ya defans nasıl yapılır göstereceğimiz grup.

  • 49. manuel vites araba üretmenin anlamsızlığı

    manuel arabanın vites topuzuyla oynamayı sevince ılık olunmuyor da otomatik sürünce mi ılık olunuyor.bazı yazarlar harbi değişik bir şey yaşıyor.

  • 50. japonya'da okulları öğrencilerin temizlemesi

    türkiye'de olsa (bkz: benim çocuğuma çöp toplattırıyorlar) cümlesiyle öğretmenlerimize dayak yedirecek uygulamadır.