Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. uzungöl'ün son hali

    bir doğa harikasının gecekondu mahallesininin ortasından geçen boklu dereye dönüştüğü haldir.

  • 2. yurtdışı çıkış harç pulu bedelinin 1500 tl olması

    inadına gideceğim o yurtdışına. bu ülkede kendi vatandaşın tatil yapamıyorsa, kendinde arayacaksın hatayı. bıktık orta kesime yapılan zulümden. zengin zaten çıkıyor her şekilde. şurda senede bir kere keyif alarak yapmak istediğimiz gezilere de engel olmaya çalışıyorlar. olan bizlere oluyor. çok sıkıldım ben bu ülkeden, zihniyetten asla buraya ait hissetmiyorum. tükendik yorulduk bıktık. düşün artık vatandaşın yakasından.

  • 3. filistinde yaşananların kimseyi çıldırtmıyor oluşu

    onun yerine türkiye'de yaşananlara çıldırmayı tercih ediyorum. çıldırma kotamı doldurmaya yetiyor.

  • 4. 15 haziran 2024 ispanya hırvatistan maçı

    türkiye'de vatandaşların faydalanmasın diye booking.comu yasaklarsın. ama uluslarası maç vereceğim diye trt de reklamını sike sike yayınlarsın.

    hayat böyledir işte.

  • 5. 15 haziran 2024 çin türkiye maçı

    agacım çin takımı dünyada altıncı sırada…

    https://en.volleyballworld.com/…world-ranking/women

    öyle çerez bir takım sanıyor bazıları.

    değil.

    umarım alırız maçı.

  • 6. engelli araçları için yeni ötv düzenlemesi

    yeni vergi paketi ile getirilmesi planlanan düzenleme. artık ötv muafiyeti ile alınan araçlarda 5 yıllık süre 10 yıla çıkarılıyor ve aracın miras yolu ile intikalinde mirasçıların vergi ödemesi gerekecek.

    çok mantıklı bulduğum ve desteklediğim uygulama. çünkü mevcut durumda bu konu çok suistimal edilmeye başlanmıştı. benim çevremde gördüğüm birçok kişi, aracı engelli kişi üzerine alıp kendisi kullandı. mehmet şimşek in peşine düştüğü en akıllıca vergi olabilir. yeni düzenleme ile engelli kişi mağdur edilmez ancak uyanık yakınları için bu iş karlı olmaktan çıkar. engelli kişiler için de büyük bir dezavantaj bulunmamakta. araç aldıkları fiyat değişmeyecek.

    kaynak

    edit: ihtiyacı olan engelli yakınlarına devletçe yapılan yardımlar arttırılmalı. ve bu yapılırken de istismar olmayacak şekilde sıkı takip edilmeli. kimse gerçekten engelli insanların ve bunlara bakan kişilerin mağdur olmasını istemez. ama bu satılan araçların yüzde 30 unun ötv indirimli olmasını haklı çıkarmaz. sadece kişisel fikrimi belirtmiş olup engelli kişileri ya da onlara bakan kişileri kırmak gibi bir amacım da yok. karşıt fikirlere de saygılıyım, onlar arasında da geçerli argümanları olanlar var. bunlar çözümü zor konular oluyor genellikle.

  • 7. pendik kurtköy'de kaybolan kız çocuğu

    14 haziran 2024 günü karnesini aldıktan sonra bir daha görülmeyen ismi "nisanur dolu" olan kız çocuğudur. o bölgede yaşadığım için haberim oldu. bölgedeki durak ve çeşitli yerlere de kayıp ilanları asılmaya başlandı. umarım bulunur. burada paylaşmanın bir faydası olabilir diye paylaşıyorum. entry girip gündeme çıkartabilirsek iyi olur. görsel

    edit: çocuk sağlıklı bir şekilde bulundu. geçen sürede nerede olduğuna dair genüz bilgi yok. ilgi gösteren herkese teşekkürler.

  • 8. 14 haziran 2024 almanya iskoçya maçı

    amk fülkrug'u alman takımının 9 numarasısın şu tipine bak. salihli yörüğü gibi dişsiz geziyor

  • 9. diamond tema

    son şeriatçi tokatlayıcı, bükücü.

    gerçi şeriatçi bükmek için öyle çok bilgili, ağzı iyi laf yapan biri olmaya da gerek yok, her yerinden çelişki akan 1400 yıllık insan yazması bir dinin kuralları ile yönetilmeyi savunmak dünyanın en zor ve en saçma işidir zaten.

    karşısına şeriat savunan dünyanın en bilgili en alim insanlarından oluşan bir heyet gelse onları da tokatlar, sıfır tarih bilgimle ben bile tokatlarım.

  • 10. tahliye taahhütnamesi yasaklansın

    1. emlakçının 1 kira saçmalığı bi kaldırılsın önce. %25 kira falan fazlasıyla yeterli bir para, bu müthiş vasıfsız meslek için.

    2. depozito ev sahibine değil, devletin takasbank tarzı bir bölgesine bırakılsın.

    3. ev sahipleri ilk 2 yıl kiracı çıkaramasın, ondan sonra ise kontrat bitimine 3 ay kala bildirdiği sürece istediği gibi çıkarabilsin.

    4. kirayı 2 ay geciktiren kiracı koşulsuz şartsız, mahkemesiz davasız evden polis yoluyla tahliye edilebilsin.

    çözümler bunlardır kısaca.
    insnalar her taşındığında 1 kira emlakçıya bırakmak zorunda olduğu için, ev sahibine bıraktığı depozitoyu alamadığı için zaten ev taşıyamıyor. önce bu şartlar hafifletilsin.

    sonra da kirasını ödemeyen, milletin evine çöken kiracı mantığı bi bitirilsin. adamın evi ulan orası. ister kendi oturur, ister metresini oturtur, ister anasını oturtur, istiyorsa da kimseyi oturtmaz uzaktan evini izler. adam vermiş parasını.

    mağduriyet olmaması için 2 senelik koşul koyarsın sırf, 2 seneden sonra isteyen istdiğini çıkarır abicim.

    kiracı kirayı mı geciktiriyor? davaymış, yürütmeyi durdurmaymış hiçbiri olmadan polis eşliğinde kiraacını kapının önüne koyma hakkın da olur.

    tahliye taahhütnamesi gibi kepazeliklere de gerek kalmaz.

  • 11. 15 haziran 2024 italya arnavutluk maçı

    avrupa tarihinin en hızlı yatan kuponum oldu amk.

  • 12. 15 haziran 2024 bakırköy belediyesi tweet'i

    köpekler birisini ısırıyor yakalanıyorlar ancak daha sonra aynı yere salınıyorlar?

    yanlış okumadım değil mi?

    şakadır bu, gerçek olamaz..

  • 13. bursa'da son ders zili ile coşan öğretmenler

    şu videoya gülüp geçmeyen, kendince duyar kasan ya da eleştirenler acilen psikoloğa görünsün. amk suratsızları sizi. sizin gibiler yüzünden ülke çekilmez halde.

  • 14. mehmet şimşek'in kantarın topuzunu kaçırması

    kazıkçı esnaf yüzünden yunan adaları tercih edildi

    yurt dışı harcına %1000 zam geldi

    ekonomi yüzünden chery araç alınmaya başlandı

    çin pazarına %40 ek vergi geldi

    diyanet kendine bağlı olmayan şirketlerle hacca gidenleri şikayet edip arabistan'dan sınır dışı ettirdi

    insanlar değer kaybeden paralarını korumak için kripto paralara talep gösterdi

    oraya da nasıl vergi koyarız diye hesap yapılıyor

    iş bulamayan veya ağır şartlarda çalışmak istemeyen insanlar moto kuryelik yapmaya başladı

    onlara da ek vergi geldi

    çeşitli serbest meslek grupları için peşinen vergi geliyor

    "nefes almaktan da vergi alsaydınız" diye yıllarca mizahı yapıldı

    şimdi "karbon ayak izi vergisi" adı altında gerçek olmak üzere...

    ben bu kadar kendi vatandaşına düşman olan bir devlet görmedim.

    organize kötülük.

    meşru kötülük.

    saf kötülük.

    @distastemoment

  • 15. göbeklitepe künfeyekün sirius portal açma kampı

    benim de şöyle bir sicim teorisiyle olumlama eğitimim var. ilgilenen olursa;

    15.30 - bankacılık şifrelerinin alımı ve kopya simcard aktivasyonu

    16.00 - coffee break

    16.30 - boş kağıda imza ile yüklerinden kurtulma

    17.00 - dönüş.

  • 16. 15 haziran 2024 macaristan isviçre maçı

    her hafta bir turnuvaya katılan voleybol milli takımın maçı yerine, 4 yılda bir gerçekleşen turnuvadaki bu maçın trt 1'de yayınlanmasına tepki gösterenleri ortaya çıkarmış etkinlik.

    macaristan çok kötü bu arada.

  • 17. öğretmenlerin hak ettiği maaş

    benim maaşıma karar vermeden önce, çocuklarınızın elektrik teknisyeni olmasını gerçekten istiyor musunuz. ben çocuğunuz boşta kalmasın diye meslek lisesine göndermekten bahsetmiyorum. bilinçli tercihle göndermekten bahsediyorum. bunu genişletebiliriz. çocuğunuzun sanatçı olmasını istemiyorsanız, resim ve müzik öğretmenlerinin, felsefeci olmasını istemiyorsanız, felsefe öğretmenlerinin maaşını konuşmaya hakkınız var mı? başka bir soru sormak gerekirse, evde çocuklarınızla ne kadar ilgileniyorsunuz ki öğretmenleri yargılıyorsunuz.

    bugün bir veli çocuğum niye sınıfta kaldı diye telefon makineli tüfek gibi konuşarak şikayet etti. oysa öğretmenleri veliyi bu konuda sürekli uyarmıştı. benimde girdiği 9. sınıflarda sınıf tekrarı hiç olmadığı kadar fazlaydı. haber sitelerinden okuduğum kadarıyla 5. sınıflar da farklı değil. ben girdiğim 9. sınıflara, "burası lise, ilk ve orta okullara benzemez. notlarınız yeterli değilse, sınıfta kalırsınız." diye uyardım. hatta sınıf geçme sistemin değiştiğini, liseden mezun olsalar bile iş hayatının boş durmayı kaldırmayacağını anlattım. şimdi öğrenci afları konuşulmaya başlandı. peki çıksa bile ne değişecek. sınıf tekrarlarının bu kadar çok olmasının nedeni, sistem değişikliği değil, öğrencilerin ve velilerin kolay kazanmaya alışmış olmasıdır. afla sınıf geçtiklerinde, bundan ders almak yerine, aynı tas aynı hamam devam edecektir. bu olursa, ben gelecek sene niye kendimi paralayım. siz kolay kazanmaya alıştıkça ve bunu destekledikçe, bizim maaşımızı sorgulamaya hakkınız yok.

  • 18. 14 haziran 2024 boğaziçi köprüsü trafiği

    sma hastalığına dikkat çekmek için yolu kapatan araç yüzünden en az 1 milyon kişinin ağır küfrünü yedi o kişi.

    ek olarak uzun yola çıkacak kişilerin yolculuk sürelerini uzatarak, daha erken yorulmasına, stresle araç kullanmalarına ve kaza risklerini arttırmaya neden oldu.

    trafiği iki yönlü olarak keserek de etkiyi daha da büyüttü.

    etkilenen kişilerin ailelerini de ve haberleri okuyan kişileri de düşününce en az 5 milyon kişinin sma konusuna küfretmesine neden olmuştur.

    yani reklamın kötüsü oluyormuş di mi birader. bu saatten sonra beni skseler sma için bağış yapmam.

    g*tünüz yiyorsa bu protestoları gidin de hükümetin göçmen veya ekonomi politikaları için yapın... beynini s*ktiminin ödlek çomarları sizi.

  • 19. uzun tırnak görmeye tahammül edemeyenler derneği

    buyrun benim!

    bu kadar varoş bir şeyin nasıl bu kadar popüler olduğunu anlamak mümkün değil…

    birbirinin aynısı dudaklar, birbirinin aynısı burunlar, birbirinin aynısı tırnaklar, birbirinin aynısı insanlar!

  • 20. türkiye'deki ter kokusunun sebebi

    duş alışkanlığımız yok. türkiye'de sadece banyo yapmak var, o da haftada bir pazar gecesi. eskiden kombi, şofben yokken kazanda su kaynatılırdı, haftada bir gün tüm aile yıkanırdı falan anlıyorum da 2024'te, üstelik yaz günü, ter kokmayı asla anlamıyorum. suya erişimi olan herkes tertemiz kokmalı. maddi imkanı kısıtlı olsun ve diyelim ki kombisi yok, gazı yok, elektrik pahalı. su vardır ama di mi ya? soğuk suyla yıkan amk. sabah kalkar kalkmaz duşa at kendini ya! beş dakika sadece.
    işi gücü olan, orta ve üst gelir grubunda ofiste ter kokanlara gelirsek, başlıca sebepler:
    -duş almamak
    -polyester kıyafetler
    -kötü kokuyu, başka bir kokuyla yok edebileceğine inanmak. o deodorantı duştan çıkınca temiz bedenine süreceksin, beş gün yıkanmayıp ter kokunca ofiste çıkartıp sıkmaycaksın.
    -çakma parfümler (terli polyester kıyafetin üzerine sıkılan doldurma parfümden kötü kokan çok az şey var).
    -kadınlarımızın fön sevdası. fönüm bozulacak diye yıkanmıyorlar. aynı fönle bir hafta işe gelen biliyorum yaz vakti. çünkü herkesin saçı çakma sarı ve haliylrie yıkayıp çıkmaya müsait değil. insan içine çıkabilmek için bakım gerektiriyor.
    -ütü takıntısı. bir daha ütülemekle uğraşmamak için aynı gömleği/elbiseyi 2 hafta boyunca 4-5 kere giymek.
    -temiz hava ve klima fobisi. bu insanlar cam açtırmaz, klimadan korkar ve leş gibi terleyip kokarlar.
    -son olarak türk insanının çok az koku aldığına inanıyorum. sebebini çözemedim ama koku sağırıyız biz. mesela bazen kordioru korkunç bir koku sarıyor. nefes alamıyorum. berbat, cam açalım diyorum. yooo, hiçbir şey kokmuyor diyor herkes ve bana deliymişim gibi bakıyor.
    -yazın dahi ağır, yağlı, soğanlı, baharatlı, sarımsaklı yemekler tüketmek ve duş almamak, duş almamak, duş almamak.

    bir de buradan tesettürlü kadınlarımıza seslenmek isterim. lütfen pamuklu kıyafetler, pardesüler, eşarplar tercih edelim.

  • 21. asrın tok

    diamond tema ile olan programı çok eğlenceliydi ;

    at- osmanlı zamanında şeytana tapanlar da vardı
    dt- kim vardı mesela bir tane örnek verebilir misin?
    at- bilmiyorum.

    at-osmanlı zamanında yetişen kadın alimler de vardı
    dt-kim vardı mesela bir tane örnek verebilir misin?
    at-bilmiyorum

    şeklinde geçen bir tartışmaya girmiş zat.

  • 22. bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması

    yine bilgisi olmadan fikri olanlar toplanmış. gelin size bir ders vereyim:

    1) masumiyet karinesi gereği herkes suçu ispatlanana kadar masumdur. avukat suçlu birini savunmaz çünkü sanık hakkında mahkumiyet kesinleşene kadar o kişi masumdur. avukat da bu süreçte savunma yapar zaten.

    2) adam suçlu evet belki ama hangi suç? 19 yaşındaki bir erkek 17 yaşındaki bir kızla kızın isteği doğrultusunda birlikte oldu. iddianameye bakıyorsun çocuğa karşı cinsel saldırı. eğer rıza göz önüne alınırsa reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşur ki cezası çok daha hafiftir. hele ki kız eğer reşit gözüküyor ve çocuğu kandırmışsa burada hata hükümleri uygulanabilir ve çocuk ceza almaz. iddianame çocuğa karşı cinsel saldırı ama sonuç ceza verilmesine yer olmadığı kararı. peki avukat olmasa bu çocuğun 20 yıl ceza alması adil mi olacak?

    3) ceza hukukunda meşru savunma, zorunluluk hali, neticesi itibariyle ağırlaştırılmış suç, hata, kast, taksir bir ton müessese var. bunların hepsi cezanın miktarını etkiliyor. avukat (ceza yargılamasında müdafii olarak geçer) müvekkilinin lehine olan bu müesseselerin uygulanması için gayret gösterir. siz meşru savunma kapsamında birini yaralasanız kanun gereği beraat etmeniz gerekirken ceza almak ister miydiniz?

    işi “avukatın suçlu olduğunu bildiği kişiyi savunması” durumuna indirgemek ne kadar da basit değil mi? cehalet çok kötü bir şey.

  • 23. dominik livakovic

    dış güçler ve iç güçler tarafından şampiyon yapılmayan, bu senenin gerçek şampiyonu fenerbahçe'nin yakışıklı kalecisi.

  • 24. türk mimari anlayışının tek kelimelik özeti

    eski sovyet binalarının bile bir ruhu, kişiliği, karakteri var.

    bizimkilere ruhsuz demek bile az kalır.

  • 25. canlı canlı gömülmeye götürülen köpekler

    sanki uyutma yasası geldi, başarısız bir şekilde uyutmalar yapıldı, ona istinaden de uyutma yanlısı insanlara nefret kusuluyor. ve uyutma yapılırsa bütün hayvanların bu şekilde olacağı ile ilgili algı kasılıyor. çok acayipsiniz gerçekten. uyutma konusu yasalaşmadığı için, bir standart olmadığı için, bu hayvanlar bu halde.

    not: başıboş hayvan severler bana mesaj atmadan önce, iki kedi sahibi olan birine, daha önce köpek bakmış birine mesaj attığını unutmasın!

  • 26. doların 2.79 kuruş olduğu dönemin başbakanıyım

    suriyelilerin ülkeye doldurulmaya başlandığı dönemin neyiydi?

  • 27. blablacar'daki fırsatçı şoförler

    başlığın sahibi şu hayatta en sevmediğim ve herhangi bir konuda bir araya gelmek istemeyeceğim, menfaatçi bir insan tiplemesi.

    100% haksız olmasına rağmen gelip burada bir de mağdur olmuş gibi adamı afişe edip başlık açmış.

    arkadaşım adama konuşmada da yazmışsın bazı forum sitelerinde bu konuşmaları paylaşacağım, bakalım insanlar kime hak verecek diye. cevabını almışsın hala iyiliğiniz için editler filan yazıyorsun.

    ben de daha önce kullandım bu uygulamayı, uzun zamandır kullanmıyordum ama uygulamanın 40 tl gösterdiği güzergahta 200-250 tl ödemiştim zamanında. belirtilen güzergah 500 km. sıcak hava, bayram trafiği vs. derken o araç 10 litrenin altında yakmayacak. 42 tl litre fiyatı. o adamın antalyadan ankaraya ödeyeceği benzin fiyatı zaten 2100 tl. aracın markasını bilmiyorum ama maintenance cost, depreciation rate, otoyol geçiş ücreti vs. desen adam gayet makul bir ücret istemiş.

    paşam bir de sigara içilmeyecek vs. yazmış. adamın arabası, sana ne oluyor? beğenmezsen başka arabaya bakarsın, gelip burada başlık açmak ne alaka? asıl sen anlamamışsın bu uygulamayı, bu uygulamadan kendine özel şöför filan tutulduğunu sanıyorsun herhalde?

    merak ettim baktım, otobüs fiyatları 750 tl. 2 kişi 1500 tl tutuyor. adam senden aynı ücreti istemiş. senden istediği, 50 kişiyle yapacağın, kiminin aksırıp, tıksırıp, ossurup, öksürüp, çoluk çocuk zırıltısı eşliğinde gideceğin, 5 saatlik yolu 8 saatte gideceğin ücreti beğenmeyip bir de rezalet başlığı açmışsın.

    konuşmadaki araç sahibi arkadaşı da ayrıca tebrik ediyorum. insanlık çizgisinden çıkmadan yazışmayı sürdürmeyi başarmış. umarım kimse bu başlık sahibi gibi insanlarla muhattap olmak zorunda kalmaz.

  • 28. kuantum 51

    biri daha yazmis entrylerde, tarkanin eski guzel sarkilarinda tarkanin sesi hep tek sesli ve berrak bir tondaydi. yani biz tarkanin sadece sesiyle sarkiya doyuyorduk,inci tanem unutmamali, don bebegim, bakin mesela bu efsane sarkilari acin bir dinleyin simdi, muzigin ne kadar az oldugunu, tarkanin berrak sesinin enstrumanlardan kat kat onde oldugunu farkedersiniz. zaten o sarkilardan enstrumanlari cikar, sarki hala mukemmeldir. simdiki tarkan sarkilarindaki en buyuk sorun 1. si tarkan cok ses kullaniyor, yani ozellikle nakaratlarda tarkanin “pure” sesini degil, duzenlemeyle yapilmis 5 tane farkli tarkan ses tonunu duyuyoruz. 2. si entrumanlar cok on planda, cikar sadece tarkanin sesini koy sarki tum anlamini yitirir cunku zaten sarki enstrumanlarla sarki olmus gibi, tarkanin o essiz sesinin bir onemi yok sanki yeni albumunde. yani sarkiyi baska biri soylese yine bana ayni etkiyi verir gibime geliyor.

    özet: tarkan abim sen o guzel sesini bize tekrar ver, sadece sarki soyle arkada akustik bir gitar, bir sade ud, bir kanun, bir flüt olsun yeter, bize oyle elektronik sesler, efektif tonlar iyi gelmiyor.

  • 29. ikamet edilmiş en kötü il

    kötüden iyiye
    tokat
    kütahya
    balıkesir
    istanbul
    eskişehir
    taunton
    londra

  • 30. mehmet şimşek

    türk halkını pozisyondan pozisyona sokarak ve ağır vergilerle eze eze becermeye çalışan ingiliz vatandaşı bakan.
    sayın bakan maçan yiyorsa milyarlarca lira vergi borcu affedilen 3lü-5li-7li firmaları(!)sıkıştırsana buldun gariban halkı geçir geçirebildigin kadar.
    ve pek vatansever ana muhalefet partisi siz de böyle susarak peçete,kolonya tutmuş oluyorsunuz ingiliz vatandaşı bakana haberiniz olsun.

  • 31. negehan alçı'nın şiddet görmesine üzülmemek

    fetö bankasından alinan ucuz kredi ile sahip olduğu yalıda eski eşi rasim ozan kütahyalı'dan şiddet görmüş olduğu iddiasina verilen doğal bir insanlık halidir.

    argoda yaa çok da sikimizdeydi nagehan kardeş olarak geçer. yallah maarif takvimine..

    yarbay ali tatar
    türkan saylan
    kurmay murat özenalp
    kuddisi okkır
    kaşif kozinoğlu

    saygi, sevgi ve özlem ile. mekaniniz cennet olsun.

  • 32. mehmet şimşek'e alternatif vergi önerisi bırak

    sığınma ve iltica vergisi getirilsin.

    edit:
    ülkesinde savaş bittiği halde evlerine dönmeyenlere uygulansın.

  • 33. sınıfın en zekisinin şimdiki mesleği

    benim gördüğüm şey gerçekten mutlu, güçlü bağlara sahip aile çocuklarının iyi yerlere geldiği mk. iş seçiminden eş seçimine hemen her alanda mükemmel olmasalar bile şanslı oldular. özgüvenliydiler, kendilerini ezdirmediler, kötü insanlara denk gelmediler, kalpleri bizimki kadar kırılmadı, her zaman doğru seçimler yaptılar çünkü yanlarında, arkalarında aileleri vardı ve onlar hep en iyisini istedi onlar için. geleneği falan da siklemediler. bir insanın yanında onu her zaman destekleyecek, kollayacak birilerinin olması ve onun hayatta kendine göre en doğru seçimler yapması olayı varken zekâyı sikeyim afedersiniz.

  • 34. ergin ataman

    bartzokas ergin ataman'a sataşarak hayatının hatasını yaptı.

    olympiakos 2 maçı kazanıp seriyi 2-0 yaptıktan sonra bartzokas'ın açıklaması:

    "bay ataman bundan önceki iki maçta da oyundan atılmıştı, bu yüzden bugün kenarda sakin kalmak istedik. sadece basketbola odaklanmamız gerektiğini biliyorduk.”

    ergin ataman'ın cevabı:

    "basın toplantısında bartzokas’ın benim hakkımda konuştuğunu duydum. arkadaşım, lütfen benim hakkımda konuşmayı bırak. ben kendi işimi yapıyorum, sen de kendi işini yap. bu kadar kıskanç olmana gerek yok, gelecekte bir gün sen de euroleague’i kazanabilirsin. taraftarların senden bunu bekliyor. kendi işini yap ve benim hakkımda konuşmayı bırak. pire’de oynanan son maçtan sonra oyundan atılmamdan ve bu maçta da benzeri şeyler yapabileceğimden bahsetmişti. tamam, bu benim işim. hakemler beni oyundan atıyorlar ama bu benimle alakalı bir şey. sen kendi işini yap, basın toplantılarında benim hakkımda konuşma. kendi takımın hakkında konuş."

    bartzokas'a "gelecekte bir gün sen de euroleague'i kazanabilirsin, taraftarın senden bunu bekliyor." diyerek bartzokas'ın birkaç yıllık euroleague travmalarını canlandırdı.

    seri 2-2 ye geldikten sonra bartzokas'ın açıklamaları:

    "panathinaikos bu konularda uzun yıllardır usta. bizim etkilenmememiz gerekiyor. bu olursa suçlusu benim, oyuncularımın etkilenmemesi gerekiyor. yeteneklerimize ve potansiyelimize odaklanmalı ve takımca öz güvenli oynamalıyız. bugün öz güvenle oynamadık. bu çok açık ve bunun sorumlusu benim."

    :)

    sonuç da şaşırtıcı olmadı.
    sen kim ergin ataman'la akıl oyunu oynamak kim :)

  • 35. 1-evlenmeyin 2-evlenmeyin 3-evlenmeyin

    lovebombing, gaslighting, ghosting ve sonrası da feyyazımın da dediği gibi kara toprak…

    sevgili olan çiftleri görünce bile şaşırıyorum. evlilik ulaşılması zor gibi. çok çok uzun süredir yalnız olan o kadar çok insan var ki. dün sinemaya gittim, el ele birkaç çift gördüm, nadide bir eser görmüş gibi bakakaldım, maşallah çektim tabi…bir kadınla bir erkeğin el ele tutuşması, beraber eğlenmesi çok garip geldi. artık sosyal medya üzerinden mesaj atılıyor, görüşme olmuyor, duygular çöpten beter.

  • 36. bir kadının sizin için tatlı yapması

    yapan olmadı fakat öyle bir şey olursa anlamı çok büyük olur. büyük ihtimalle onun kattığı anlamdan daha fazla anlam yüklerim bu duruma. ve kendisinden yardım alarak bende istediği bir tatlıyı yapmak isterim, acayip keyif alırım.

  • 37. kadın olmanın erkek olmaktan avantajlı olması

    ülkemizde ahlaklı kadınların hayatı gerçekten zor. diğerleri için tabiki de kolay. iki meme göster, her istediğini al.

  • 38. 14 haziran 2024 putin'in ateşkes şartları sunması

    şimdi savaşta olduğumuzu düşünün ve karşı taraf bize ankara, adana, antalya, bursa ve trabzon bizde kalacak, ondan sonra sizinle müzakerelere başlarız dese cevabımız ne olur?

    ukrayna da o durumda şu anda, zira adam dünyanın gözünün önünde ülkelerini işgal etti ve şehirlerini tamamen rusya'ya bırakacaksın diyor.

  • 39. 15 haziran 2024 atm'lerde para kalmaması

    200 tl lik banknotlarin artık yetersiz kaldığının ispatı

  • 40. bu ülkede artık katlanamadığınız şeyler

    dürüst olmanın bir anlamının kalmamış olması.

  • 41. bu gece olması istenen mucize

    bu gece olmaz tabi ama inşallah kısa zamanda iş bulabilirim

  • 42. uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey

    spotify veya youtube music üyeliği.
    müziksiz asla. sadece müzik olsun yeterli.
    müziksiz ne araba sürerim, ne de yürüyüş yaparım.
    yanımda sürekli konuşan birini de istemem.
    araba sürerken sadece müzik dinlemek ama muhabbet dinlememek istiyorum.

    konuşanın ağzını bantlarım.

  • 43. fahiş zam + gramaj düşürme + kalite bozma

    eğer bir devlet olsaydı kesinlikle bu hainliğe izin vermezdi. ama maalesef devlet yerine türkiye'nin başına bela olmuş bir yapı var. adamlar bela yemin ediyorum kendi şahsi menfaatlerini her şeyin üstünde tutuyorlar.

  • 44. nagehan alçı'nın şiddet gördüm açıklaması

    s.kimde bile olmayan açıklamadır.

    (bkz: yetmez ama evet) *

    kendisi 2007 yılında o zamanki skyturk kanalında serdar turgut ile sosyal bilgiler programında o yamuk burnu ile göründükten ve kamuoyunun tanımasından sonra fetö'nün devlet içindeki güzelleri uyanıp kumpas davalarını başlattığında bu davalarda haksız yere içeri atılan insanlar için yapmadığı rezillik kalmamıştı. ablası nazlı ılıcak ile o kanal senin bu kanal benim misali çok rezilliklere imza attılar.

    (bkz: alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste)

    yapmadığı iğrençlik kalmadı.. yargılanmasını şiddetle arzu ederim.

  • 45. zenginlik

    huzur, mutluluk, sağlık.
    insanca yaşama yetecek bir varlik/gelir...
    keyifle çalışılan bir iş/uğraş/meşgale...
    tatlı, sıcak, rahat bir eş/ aile*
    dostlar, yarenlikler...

    şu çembere sahip olan için hayatta daha büyük bir zenginlik yok bence gerçekten.

    **

  • 46. 15 haziran 2024 rte'nin faiz açıklaması

    olumlu konuma taşıyacakmış… hadi ordan!
    insan bir utanır ya. insanın içinde bir zerre utanma olur. bak zerre. rezilin de rezili olmuşum, tüm dediklerimin tersi çıkmış, dünyanın her yerinde alay konusu haline gelmişim, el kadar çocuklar kantinden bir simit alamaz hale gelmiş, ne kadar çakal, fırsatçı varsa gün doğmuş, namuslu vatandaşa her gün lanet okutuyorum… insan bir der ki, yahu ben kimim de bu kapkara cahil halimle hala faiz enflasyon kelimeleriyle hala utanmadan cümle kuruyorum!
    ama yok.

  • 47. ajet

    asıl şaşırdığım sen kalkıp anadolujet'i ajet yapıyorsun ve bir anda operasyonların çöküyor ve inanılmaz kalitesizleşiyor.

    bunu başaran kaç firma var dünyada? belki twitter olabilir. çünkü personelin 90%ının kovulması gerekiyor bu kadar düşmen için.

    muhtemelen thy yönetimi 500 liralık operasyona sadece 50 lira ayırdı ve bu işi bu şekilde çözeceksiniz dedi. bu klasik salak türk kafasından başka ne beklenir zaten?

  • 48. tarkan

    bu bas muzikli club muziğine geçti geçeli megastarlığı sönüyor farkına varamadı bir türlü çok zor değil dudu albümü ve öncesini analiz edip benzer bir albüm yapsa yeter yani.
    buradan şunu anlıyoruz ki ses de bir yere kadar iyi bir beste iyi bir söz çok daha önemli imiş.

  • 49. kediyi canlı canlı yakarak işkence eden şahıs

    belalarını da bulmuyorlar ki...

    - şahsın bulunabilmesi için kamuoyu oluşması gerektiğine mi yanalım?
    - minicik hayvanın acısına mı yanalım?
    - bu canilerin aramızda gezdiğine mi yanalım?
    - cani psikopat yakalansa bile ona hiçbir şey olmayacağına mı yanalım?

    bu ülkeye dexter şart.

  • 50. çağla tuğaltay cinayeti

    bu entry, 5 haziran 2000 tarihinde evinde boğazı kesilerek vahşice katledilen çağla tuğaltay'ın cinayeti ile ilgili edinilebilecek tüm bilgileri içeren bir belge niteliği taşımaktadır.

    içindekiler :

    a) kişiler
    b) kişilerin ifadeleri
    c) önemli mekanlar
    d) dosyadaki bazı tutanaklar
    e) incelemeye alınan materyaller
    f) incelemesi yapılmayan detaylar ve materyaller
    g) olay yeri fotoğrafları
    h) gazete haberleri
    ı) ailenin katıldığı programlar
    i) çağla tuğaltay'ın günlüğü şeklindedir.

    ________________________________________________________________________

    a) kişiler :

    1-) anne : gülnur saygı tuğaltay
    2-) baba : nedim tuğaltay
    3-) ağabey : ilker tuğaltay
    4-) alt komşu : hasan bey (5 nolu dairede oturuyor)
    5-) alt komşunun kızı : gökçe hanım (5 nolu dairede oturuyor)
    6-) alt komşunun eşi : nafiye hanım (5 nolu dairede oturuyor)
    7-) anahtarın bulunduğu alt komşu : nilgün hanım
    8-) anahtarın bulunduğu alt komşunun 1.kızı : handan hanım
    9-) anahtarın bulunduğu alt komşunun 2.kızı : dilber hanım
    10-) anahtarın bulunduğu alt komşunun oğlu : yasin bey
    11-) apartmanın kapıcısı : muhammet yılmaz
    12-) çiğdem apartmanındaki dairelerin eski sahibi : edibe ö.
    13-) babaannelerini öldüren 1. torun : faysal ö.
    14-) babaannelerini öldüren 2. torun : kemal ö.
    15-) yusuf k. (o dönemin sokak serserisi, şimdinin mafya babası...)
    16-) volkan ö ( cinayet günü yusuf k'nın kendisine bıçak uzatmaya çalıştığı iddia edilen kişi )
    17-) ilkay tokkal (o dönem kendisi çiğdem apartmanının hemen yanında bulunan tokkal apartmanında oturuyor)
    18-) bakkal çırağı
    19-) mualla k. (10 nolu dairede oturuyor)
    20-) melda k. (10 nolu dairede oturuyor)
    21-) piyedat k (9 nolu dairede oturuyor)
    22-) ali k (9 nolu dairede oturuyor)
    23-) sibel l (9 nolu dairede oturuyor)
    24-) melike k (8 nolu dairede oturuyor)
    25-) fatih ç. (6 nolu dairede oturuyor)
    26-) hatice ç. (6 nolu dairede oturuyor)
    27-) ismail hakkı ç. (6 nolu dairede oturuyor)
    28-) sanem ç. (yasin bey’in eşi ve nilgün hanım’ın gelini)
    29-) filiz ç. (not : çemberli ailesinin üyesi değil)
    30-) şefika a. (3 nolu dairede oturuyor)
    31-) bekir a. (3 nolu dairede oturuyor)
    32-) ulaş a. (3 nolu dairede oturuyor)
    33-) hüseyin a. (3 nolu dairede oturuyor)
    34-) melahat c (2 nolu dairede oturuyor)
    35-) tayfun c (2 nolu dairede oturuyor)
    36-) şevket k (1 nolu dairede oturuyor)
    37-) saliha k (1 nolu dairede oturuyor)
    38-) abdülmecit ö. (giriş katında oturuyor, canavar torunların dedesi)
    39-) ali sadık s. (çağla’nın dayısı)
    40-) nimet s. (çağla’nın dayısının eşi)
    41-) serap a. (gülnur hanım ve nimet hanım’ın arkadaşı)
    42-) fatih s. (ilker’i ordu’dan bindirdiği iddia edilen kuzen)
    43-) orhan safa çolakoğlu (ilker’i ordu’dan bindirdiği iddia edilen kuzen)
    44-) sara (çağla’nın liseden arkadaşı)
    45-) merve (çağla’nın liseden arkadaşı)
    46-) özlem (çağla’nın ortaokuldan arkadaşı)
    47-) hüseyin m (çağla ve ilker’in büyükçekmece’den ortak arkadaşı)
    48-) selim o (ilker’in arkadaşı)
    49-) nihat s. (çağla’nın dedesi, gülnur hanım’ın babası)
    50-) nurten s. (çağla’nın anneannesi, gülnur hanım’ın annesi)
    51-) h. nedim tuğaltay (nedim bey’in babası)
    52-) meral tuğaltay (nedim bey’in annesi)

    çağla'nın apartmanındaki dairelerin numaraları : görsel

    _____________________________________________________________________________

    b) kişilerin ifadeleri :

    1-) gülnur saygı tuğaltay : (12 haziran 2000 tarihinde verdiği ilk resmi ifade)

    çağla, 7.45'te okulda olacak şekilde kalkardı. okula yalnız gider, gelirdi. ders sayısına göre 4.30 veya 5.00'te eve gelirdi. çağla geç kalırsa mutlaka arar, haber verirdi. çağla hiç bir arkadaşını eve getirmezdi. jinekolog f. ş'e olay günü saat 15.30'da nilgün hanım'a gideceğimi söyledim. doktorda dosyalarımı bulamamaları sonucu geciktim.

    2-) nedim tuğaltay : nedim bey'de ilk resmi ifadesini 12 haziran 2000 tarihinde verdi ve verdiği ifadede hemen hemen gülnur hanım'ınki ile aynı. tabiki ufak bir farkla. nedim bey, ilk resmi ifadesinde "kızım çağla, ortaokuldan mine, liseden ise sara ile haftasonları baskete giderdi." diyor. aralarındaki tek fark bu.

    nedim bey’in 2015 yılında verdiği resmi ifade aynen şöyle :

    olayın meydana geldiği yıllarda nişantaşı semtinde ganyan bayii ve kuru temizleme işyerleri vardı. eşim gülnur ev hanımıydı. oğlum ilker ise 1999 yılında ordu ili ünye ilçesinde karadeniz teknik üniversitesi'nde eğitim görüyordu. rahmetli kızım çağla levent kız meslek lisesi'nde 1.sınıfta okuyordu. kendi halimizde sıradan bir hayat yaşıyorduk. benim ve ailemin herhangi husumetli olduğumuz alacak vereceğimiz olduğu herhangi biri yoktu. evimize öyle gelip giden olmazdı. benim evde olmadığım zamanlarda binamızda oturan komşulardan nilgün ç, yine komşumuz hasan bey'in öğretmen eşi nafiye hanım ve isimlerini hatırlamadığım diğer komşularımıza gelip gittiğimi biliyorum. bunun dışında benim arkadaşlarımdan evime gelecek ailecek görüştüğümüz kimse yoktu. sadece işyerimin ortağı evime birkaç kez geldiği vardır. olayın olduğu gün ben sabah erken saatte kalkarak eşim ve kızım çağla'yla kahvaltı yaptıktan sonra kızım okula gitmek üzere evden çıktı bende tahminen 10 sıralarında nişantaşı'nda bulunan işyerime gittim. burada günlük işlerimi yapıyordum. eşim gülnur'da kadın hastalıklardan rahatsızdı. benim işyerimin olduğu yerde faaliyet gösteren doktorun muayenehanesine gidecekti. doktorun benim işyerime komşum olması kendisiyle samimiyetimizden para karşılığı olmaması nedeniyle herhangi bir randevu almamıştık. ancak o gün doktora geleceği tarihsel olarak belliydi. öğleden sonra tahminen 14 veya 14.30 sıralarında gülnur işyerine geldi kendisiyle kısa bir süre sohbet ettikten sonra işyerinin hemen karşısında bulunan doktorun muayenehanesine gitti. bende işlerime devam ettim. doktor beyin muayenehanesinde çok hasta olduğu için eşiminde randevusu olmadığından
    dolayı eşimin kontrolünün geciktiğini biliyorum. saati tam olarak hatırlamamakla birlikte ben işyerimde bulunduğum sırada eşim beni telefonla arayarak bana kızımın okuldan gelmiş olacağını ancak cep telefonu ve ev telefonundan çağla'ya ulaşamadığını bunun üzerine alt komşumuz olan nilgün hanım'ı aradığını söyleyerek telefonu kapattı. hemen arkasından bir iki dakika sonra tekrar geri telefonla arayarak nilgün'ün kendisini aradığını ve acilen eve gelin dediğini söyledi. bende hemen eşimle işyerinde buluşarak bana ait arabamla ikametimin oraya gittik.

    binanın önüne geldiğimizde kalabalık bir grup ve polis araçları vardı. ne oldu buraya, ne oldu burada diye sorduğumuzda kimse bize birşey söylemedi. bende eşimle birlikte hızlı adımlarla binadan içeri girdiğimizde merdivenlerde komşularımızı ve resmi üniformalı polisleri gördüm. 1.kata geldiğimizde merdivenlerde nilgün hanım gelip eşimin koluna girdi. bende üst kata çıktığımda benim dairemin önünde 1 polis ve komşumuz hasan bey vardı. ne oldu diye sorduğumda bana birşey söylemediler. bir sorun olduğunu düşünerek açık olan kapının önünde kendilerini iterek içeri girdim. koridorun tam karşısında bulunan banyoyu kontrol ettiğimde birşey yoktu. salonda girişte çağla'nın okul çantasını gördüm. çağla'nın odasına girdiğimde
    oda boştu. bende ordu'da okulda olan oğlumun odasına girdiğimde ortada bulunan halı dağınık, toplanmış duruyordu. yatağın üzerinde kızım çağla ayakları toplanmış halının üzerine uzatmış okul eteği göğsü isikametinde sıyrılmış bel ve baş bölgesi yatağa yan uzanmış altında giyili bulunan iç çamaşırı yerde duruyordu. ben iyice kızıma yaklaştığımda boğaz kısmında köpüklü vaziyette kırmızı sıvının olduğunu gördüm. iç çamaşırının da olmamasından dolayı acaba biriyle ilişkiye girdide sonradan intihar mı etti diye düşündüm. ancak çağla'nın yanında bıçak yada
    benzeri birşey yoktu. olayın acısı, korkusu ve şaşkınlığıyla yerde bulunan iç çamaşırını yerden alarak çağla'nın karın kısmına doğru koydum. açık olan eteğide üzerine doğru örttüm. tam bu esnada yanımda yanlış hatırlamıyorsam komşum hasan bey ve bir polis geldiler. beni dışarı çıkarmaya çalıştılar. ancak ben onları dinlemedim. evin odalarını gezdim ve kontrol ettiğimde mutfakta bulunan evyenin içerisinde kanlı olduğunu ve bataryanın üzerinde de kan olduğunu çağla'nın botunun mutfakta evyenin önünde halının üzerinde muntazam bir şekilde yan yana durduğunu gördüm. bunun dışında evde başka herhangi bir dağınıklık yoktu. sadece kızımın olduğu odada boğuşmaya bağlı olduğunu düşündüğüm yatak üzerinde ve yerde bulunan halıda toplanma dağınıklık vardı. ben evin tüm odalarını balkon dahil kontrol ettim. başka hiçbir kimseyi görmedim. daha sonra komşum ve görevlilerin çabalarıyla beni dışarıya çıkardılar. görevliler incelemelerini yaptılar. bizlerle konuştular. ifademizi aldılar. olay tarihinde oğlum ilker ordu'da okulda olduğunu, yakınlarımızdan kimin haber verdiğini ben hatırlamıyorum. bir gün sonra oğlum geldi ve bir gün sonrada kızımı toprağa verdik. kızımı kim ne amaçla öldürdü bizlere bu kötülüğü hangi şahıs yada şahıslar yaptı bilmiyorum benim bu olaydan dolayı şüphelendiğim herhangi bir kimse yok. yukarıda da belirttiğim gibi ben ve ailemin herhangi bir kimseyle husumetimiz yok. olayın üzerinden yıllar geçmiş aydınlanmadı. bu olayı araştırılarak olayın şüphelisi şahıs veya şahısların tespit edilerek yakalanmalarını ve bu suçtan cezalandırılmalarını istiyorum.

    3-) nilgün hanım : (5 haziran 2000’de polisin aldığı resmi ifade) : bugün 5 haziran 2000. saat 18.00 gibi açık adresimi vermiş olduğum ikametimde bulunduğum sırada aynı apartmanın 7 nolu dairesinde ikamet etmekte olan gülnur tuğaltay isimli bayan beni telefon ile aradı. kendisinin eşinin nişantaşı’ndaki iş yerinde olduğunu, evini aradığını, kızı çağla tuğaltay’dan bir haber alamadığını, bende bulunan kendi ev anahtarıyla eve çıkıp bakmamı istedi. bende kendisine ben bakarım dedim. bana tamam, ben seni tekrar arayacağım dedi. bende bunun üzerine anahtarları aldım. 7 nolu daireye gittim. önce üstteki anahtarı soktum ancak kapı kilitli değildi. yeni çekilmiş bir vaziyette idi. ben kapıyı açtım kapıyı açınca okul çantası ve önlük torbası gördüm. çantayı ve okul torbasını görünce demekki kız gelmiş uyumuştur dedim ve çağla’nın odasına yöneldim. kızım çağla dedim bana herhangi bir cevap vermedi. bunun üzerine odaya doğru giderken çağla’nın büyük abisi olan ilker tuğaltay’ın odasında aynadan çağla’yı çıplak bir vaziyette yatakta gördüm. kendi kendime kızım bu nasıl yatış dedim, odaya adımımı attım, çağla’yı kan içerisinde gördüm. ben feryat ederek daireden dışarıya doğru koştum ve hemen apartmanın zillerine bastım, bağırarak çağla’yı öldürmüşler diyerek yere yığıldım. ondan sonrasını hatırlamıyorum.

    4-) edibe ölçenoğlu : (29 haziran 2000’de polisin aldığı resmi ifade) : fulya mahallesi narçiçeği sokak'ta şu dairede (çağla'nın dairesini işaret ediyor) takriben 1 ay önce cinayet işlenmişti. meskul daireyi biz 1992 senesinde satmıştık. benim ikamet ettiğim daire ile adresi yazılan daire arasında 3-4 apartman bulunmakta. cinayeti müteakip cinayet masası dedektifleri bize gelerek, bize yardımcı olmamızı istemişlerdi. oysa bu kişilerle satıştan sonra herhangi bir ilişkimiz olmamıştır. ne ticari, ne hukuki, ne de komşuluk ilişkimiz olmuştur. buna rağmen adlarını bilmediğim dedektifler beni ve ailemi sürekli olarak rahatsız etmekte. şimdi de parmak izi almak için bizi şubeye çağırmaktadırlar. her ne kadar onlar görevini yapıyorlarsa da bizden kuşkulanmaları için neden nedir? ellerinde herhangi bir delil mi var? bizim hakkımızda şikayetçi veya ihbarda bulunan mı var? bütün bunları bilmek en tabii hakkımdır. ileride bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma hakkımı saklı tutmaktayım. boşanmış olduğum 80 yaşındaki abdülmecit ölçenoğlu dahi bu konuda rahatsız edilmektedir. gözü zor görür, kulağı hafif işitir. yani boşanmış olmamıza rağmen çocuklarımın babası olması nedeniyle şubeye götürülerek ifadeye zorlanması hangi cezai gerekçeye dayanır? ve sonuç olarak yukarıda arz ve izah ettiğim üzere suç duyurusunda bulunma, şahsi maddi ve manevi tazminat davası açma hakkımı saklı tutmak kaydıyla gayrettepe cinayet şubesi dedektifleri tarafından bundan böyle beni ve ailemi rahat bırakmaları, varsa delilleri ile birlikte boğuşturmaya tabii tutulmamızı sayın makamımızdan arz ve talep ederim.

    5-) gökçe kaya : (21 ocak 2014’de polisin aldığı resmi ifade) : çağla tuğaltay isimli bayanla aynı binada oturuyorduk. bizim oturduğumuz dairenin bir üst katında bizimle aynı hizadaydı daireleri. yaşça birbirimize akran olduğumuzdan kendisi ile birbirimizin evinde görüşür ve iyi anlaşırdık. o yıl çağla levent'te bir liseye gidiyordu. okul zamanı sabah erkenden servis, beni evime yakın bir yerden alır, akşam 16 sıralarında oraya yakın bir yerde bırakırdı. ben genelde bu sıralarda eve olurdum. çağla da benim eve gelmemden 30 ya da 60 dakika sonra gelirdi. kendisi yürürken yere ayaklarını sert bir şekilde bastığından dolayı merdivenden yürüyüşünü tanırdım. olay günü de her zamanki gibi okuldan eve geldim. ders çalışmak üzere odama geçtim. tahminen yarım saat 45 dakika sonra merdivenlerden ayak sesi geldi. çıkarmış olduğu sesten dolayı çağla'nın okuldan eve geldiğini anladım. yürüme sesi kesildikten sonra anahtar ile kapı açma sesi duydum. ve çağla'ların ikametlerinin kapısını açtığını anladım. çok kısa bir süre sonra "aaah" şeklinde şaşırma ve şaşkınlık ifade eder şekilde çağla'nın sesini duydum. ben ders çalışmaya devam ettim. çağla'ların dairesi bizim dairenin bir üst katımızda kaldığından ve binada başka bir ses olmadığından dolayı evlerinde bir konuşma sesi duydum. ancak çağla'yla konuşanın erkek veya bayan olup olmadığını yine konuşmaların içeriğini duyamıyordum. bu konuşma seslerinin hemen ardında çağla'ların dairesinde koşuşturma sesleri gelmeye başladı. çağla'nın eve girdikten sonra "aaah" şeklinde şaşırma veya şaşkınlık ifade eder şekilde seslenmesinden dolayı il dışında bir üniversitede okuduğunu bildiğim ağabey ilker'in gizlice gelip aileye sürpriz yaptığını düşündüm. yine çağla ile ilker'in birlikte kaldığı zamanda yüksek sesle konuşup şakalaşmaları bazen de küçük çaplı ağabey kardeş şakalaşmaları oluyordu. bunu aklıma getirdiğimden dolayı ağabey gelmiş ya şakalaşıyorlardır ya da küçük bir tartışmaları vardır diye düşündüğümden pek önemsemedim. yukarı dairedeki koşuşturma kısa bir süre devam ettikten sonra bitti. ben odamda ders çalışmaya devam ediyordum. akşam sıralarında binanın merdivenlerine yüksek şekilde bir bağırma sesi geliyordu. ben merdivene çıktığımda komşumuz nilgün ç çığlık atıyordu. ben daha ne olduğunu anlamadan bina sakinleri merdivene doluştular. nilgün teyzeyi dairesine götürdüler. kısa bir süre sonra polisler ve o tarihte vekil öğretmenlik yapan annem geldikten sonra komşularımızdan da çağla'nın ikametlerinin içerisinde boğazının kesilmek suretiyle öldüğünü öğrendim. o tarihte polisler bina sakinlerini tek tek dinlediler. ben bildiklerimi anlatmıştım.şu an hatırladıklarım bunlardan ibarettir. ben çağla ile arkadaş olmama rağmen bir erkek arkadaşının olup olmadığını bilmiyorum. binamızda bizden başka genç kız yoktu. benim de o tarihlerde görüştüğüm erkek arkadaşım yoktu. çağla ile birlikte vakit geçirdiğimiz zamanlarda bana herhangi bir kimse ile tartışmasından veya husumetli olduğu herhangi bir insandan bahsetmedi. kendisi sessiz içine kapanık bir yapıya sahipti. ailesi de iyi insanlardı. bu olayı kim yada kimler gerçekleştirdi bilmiyorum. olaydan sonra bina içerisinde merdivenlerde bir koşuşturma sesi veya kaçan herhangi bir kişi görmedim. söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.

    6-) hasan kaya : (6 ocak 2014’te aldığı resmi ifade) : nedim bey nişantaşı semtinde bir işyeri çalıştırırdı. eşi gülnur ise ev hanımıydı. çağla ise olay tarihinde levent kız meslek lisesi öğrencisiydi. oğulları ilker ise o yıllarda istanbul dışında bir şehirde öğrenciydi. aynı binada oturan ailelerin hanımları kendi aralarında bir gidiş geliş yaparlardı. biz bu aile ile çok samimi değildik. hatırladığım kadarıyla nadiren birbirimize oturmaya gidip gelirdik. tuğaltay ailesi kendi halinde sessiz bir aileydi. öyle büyük bir tartışma bağırma kavgalarına şahit olmadım. bunun dışında başkaları ile de herhangi bir olaylarını bilmiyorum. olayın meydana geldiği gün tam olarak hatırlamamakla birlikte işlerimi halletmek üzere öğleden sonra dışarıya çıkarak bankaya ve nişantaşı'na gitmiştim. dışarıda olan işlerimi hallettikten sonra tekrar geri evime geldim. evde kızım gökçe bulunuyordu. eşim ve diğer kızım tuğçe dışarıdaydılar. ben ikametimde istirahat etmekte iken binamızın merdivenlerinde yüksek sesle bağırma duymam üzerine koridora çıktığımda komşularımızdan nilgün ç bağırarak çağla'yı öldürmüşler dedi. bunun üzerine nedim beylerin daire kapısının önüne geldik. burada benim alt komşum olan bir kişi, nilgün hanım ve hatırlamadığım daire sakinleri vardı. bir süre sonra nedim bey ondan sonra da gülnur hanım geldiler. gülnur hanım'ı olay yeri daireye almadan bir komşumuzun evinden içeriye aldılar. nedim bey kendi dairelerinden içeriye girince ben de hemen arkasından içeri girdim ve çağla'yı üzeri kanlı vaziyette gördüm. kendimi kötü hissetmiştim. ve hemen dairede dışarıya merdivenlerden çıktım. o kalabalık içerisinden daireye kimler girdi tam olarak hatırlamıyorum. bir süre sonra binamıza polisler geldiler ve görüştüler. bu olaydan birkaç gün kadar sonra çağla'nın öldürüldüğü gün annesi gülnur hanım'ın doktora gittiğini doktorda iken kızını aradığını, ulaşamaması üzerine komşularımızdan nilgün hanım'ı kızına bakması için aradığını nilgün hanımlarda nedim beylerin evinin yedek anahtarı olduğunu ve nilgün hanım'ın söz konusu daireyi kontrol ettiğinde çağla'yı öldürülmüş olarak bulduğunu komşularımızdan duyduk. yine olay tarihinde bulunan kızım gökçe ikametinde ders çalışırken tam üst katımızda çağla'ların ikametinde ses duyduğunu ancak çağla'nın ağabeyi olan ilker'in herhalde istanbul'a geldiğini ve kardeşi ile şakalaşıyordur diye düşündüğünü bana sonradan anlattı. çağla'nın bu şekilde öldürülmesi bizi çok korkutmuştu. yukarıda da belirttiğim gibi benim de iki kızım var. binamızda böyle bir olayın yaşanması bizleri de endişelendirdi. bildiğim kadarıyla bu olayın şüphelisi veya şüphelileri yakalanamadı.

    7-) sanem ç : (2014 yılında alınan resmi ifade) : 2008 tarihinde zaten ifademe başvurulmuştu, ifademe ek olarak çağla tuğaltay isimli kız çocuğunu ve ailesini aynı binada oturduğumuzdan dolayı tanırım. bildiğim kadarıyla babası nedim bey, nişantaşı’nda kuru temizleme işi yapıyordu. ben kendim olarak bu aile ile bir samimiyetim olmadı. sadece binaya giriş çıkışlarda karşılaşıp selamlaşırdık. sadece benim eski eşim olan yasin ç, eczacı kalfasıydı. bundan dolayı ben, kendisinden iğne yapmasını öğrenmiştim. gülnur hanım hasta olduğu zamanlar kendilerinin evine akşam vakitlerine iğne yapmaya gitmişliğim vardır. tuğaltay ailesi kendi halinde sessiz bir aileydi. öyle büyük bir tartışma, bağırışma ve kavgalarına şahit olmadım. olay günü atatürk havalimanı’nda çalışıyordum. giriş çıkışlarım kayıtlıdır. her zamanki gibi iş yerimdeydim. akşam üzerine doğru kayınvalidem nilgün ç’yi telefonla aradım. telefona komşumuz melahat hanım cevap verdi. ben kendisine annemi sorunca bana annemin tansiyonunun yükseldiğini, hasta olduğunu ve üst kat komşumuz çağla tuğaltay’ın ikametinde düştüğünü mü yoksa ona benzer bir şey mi söylediğini hatırlamıyorum. akşam mesai bitiminde eve geldiğimde binamızın önünde polis ve gazeteciler kalabalık vatandaşlar vardı.

    8-) selim o : (2014 yılında alınan resmi ifade) : ilker tuğaltay'ı benim çocukluk arkadaşım olmasından dolayı tanırım. kardeşi çağla ise benden küçüktü. çocukluğumuzda mahallemizde kızlar ve erkeklerle birlikte oyun oynamışlığımız vardır. bana sormuş olduğunuz olayla ilgili üzerinden uzun zaman geçmesinden dolayı olayın meydana geldiği tarihte nerede olduğumu hatırlamıyorum ancak bir akşam ben evimdeyken ikametimizin zili çaldı. kapıyı açtığımda ordu ilinde okuyan arkadaşım ilker gelmişti. ben kendisini görünce şaşırdım. hayırdır, sen ne zaman istanbul'a geldin diyince bana kardeşinin öldüğünü, yeni geldiğini söyleyince şaşırdım, ne diyeceğimi bilemedim. arkadaşıma destek olmaya çalıştım.

    9-) hüseyin m : ben o dönem babam, annem ve 2 kız kardeşimle birlikte bahçelievler’de oturuyordum. ve anadolu teknik meslek lisesi’nde okuyordum. yazları bize ait olan büyükçekmece ilçesindeki yazlığımızda kalıyordum. çağla tuğaltay’ı da burada 1999 yılında abi ilker’in arkadaşım olmasından dolayı tanıyordum. ben, o tarihlerde 15-16 yaşındaydım. ilker de yanlış hatırlamıyorsam dedelerine ait olduğunu bildiğim sitenin yazlığında kalıyorlardı. yanlış hatırlamıyorsam yazlık bölgesinde soyisimlerini hatırlamadığım erdem, ertuğ , hasan ve ilker ile hep birlikte yaş grubumuz birbirine yakın olduğundan dolayı takılırdık. bana sormuş olduğunuz olayın üzerinden çok uzun süre geçtiğinden benim de o tarihlerde daha küçük yaşlarda olmamdan dolayı çok fazla bir şey hatırlamamakla birlikte çağla güzel bir kızdı. benim dikkatimi çekmişti. kendisine yanlış hatırlamıyorsam bana ait vesikalık bir resim vermiştim. ama bu resmi ne yaptı bilmiyorum. 1999 yılı yazı bittiğinde ben okula başladım. arkadaşım ilker de yanlış hatırlamıyorsam ordu iline bir okula öğrenime gitmişti. okullar eylül ayında açıldıktan sonra çağla ile bir kez görüştüm. bir kez görüştüğümü hatırlıyorum. ama nerede buluştuğumuzu nasıl vakit geçirdiğimizi hatırlamıyorum. ben, olayın olduğu eve hiç gitmedim. ancak çağla ile buluştuğumuzda yanlış hatırlamıyorsam onu evinin olduğu sokağa kadar bırakmıştım. yaşımız küçük olduğundan dolayı çağla ile aramızda ilişki denebilecek ciddi bir durum yaşandığını hatırlamıyorum. o zamanlar bizler karşılıklı bakışmakla, birbirimizi sever ve hoşlanırdık. hatta el ele dolaşmak, unutulmayacak bir anı olurdu.

    10-) volkan ö : eve döndüğüm akşam komşumuz yusuf k. yanıma geldi. elindeki bıçağı uzatarak 'şu bıçağı al kenara bırak' dedi. ben de 'kıyafetimi kirletemem' dedim. beni tehdit etti. eve gittim. sabah saatlerinde tatil için balıkesir'e gittik. döndüğümde çağla'nın öldüğünü öğrendim. tatildeyken bu olay aklımdan çıktı. yıllar sonra çağla'nın tanıdık biri tarafından öldürülmüş olabileceğine dair haberler çıktı. aklıma bu olay geldi. bu şahsın ifadesinin alınmasını istiyorum.
    _______________________________________________________________________________

    c) önemli mekanlar :

    1-) çağla tuğaltay’ın evi : görsel

    2-) o dönem ilkay tokkal’ın oturduğu apartman : görsel

    3-) akad ve yılkar apartmanı : görsel

    4-) büyükçekmece’deki yazlık

    5-) ordu ünye’deki anneannenin evi : görsel

    6-) doktor fevzi ş’nin muayenehanesi : görsel

    7-) çağla’nın okulu ve akmerkez (konumları aynı) : görsel

    ________________________________________________________________________________

    d) dosyadaki bazı tutanaklar :

    i-) olay tespit tutanağı :

    05.06.2000 günü saat 18.00 sıralarında haber merkezinin anonsu ile idaremiz fulya mah. narçiçeği sok. no : 4 daire 7 sayılı yerde bir şahsın bıçaklanmış olduğunun bildirilmesi üzerine 89233 kat nolu ekip olarak intikal edilerek yapılan kontrolde daire kapısının açık olduğu, içeride bulunan daire sahibi nedim tuğaltay'a sorulduğunda kendisi ve eşinin evde olmadığı sırada öğrenci olan nedim ve gülnur kızı şişli 1985 doğumlu çağla tuğaltay isimli kızının boğazının kesilmiş ve öldürülmüş olduğunu söylemesi üzerine yapılan incelemede, adı geçen çağla tuğaltay'ın yatak odasında karyola üzerinde başı duvar tarafında, ayakları yerde sırt üstü yatar vaziyette olduğu boğazının kesilmiş vaziyette bulunduğu, ex durumda olduğu ve yatak üzerinde fazla miktarda kan birikmesinin bulunduğu babası nedim tuğaltay'ın ellerinin kanlı vaziyette olduğu, kendisine sorulduğunda eve telefon açtığında telefona cevap verilmemesi sonucu merak ederek eve geldiğinde kapının açık ve kızının bu vaziyette bulunduğunu söylemesi üzerine yapılan araştırmada herhangi bir eşkal ve ipucu edilemediği ayrıca daire giriş kapısında herhangi zorlama olmadığı olay yerinde herhangi kesici alete rastlanılmamıştır.

    05.06.2000 saat 19.00

    ii-) nöbetçi sulh ceza mahkemesine gönderilen yazı aynen şöyle :

    05.06.2000 tarihinde evinde öldürülen çağla tuğaltay'ın failinin yakalanabilmesi ve faile ulaşılabilmesi, delillerin elde edilmesinin temininin,

    1-) h. nedim tuğaltay, şişli güzelbahçe sokak, meral tuğaltay adına kayıtlı,

    2-) nedim tuğaltay, şişli, nişantaşı güzelbahçe sokak 8/a sayılı yerde

    3-) nilgün çemberli, şişli, fulya mehmetçik cad. narçiçeği sokak, çiğdem apartmanı 4a/4 sayılı yerde,

    4-) serap sarmaşık, şişli kaplanpaşa mah. yapı koop. a blok no: 44 sayılı yerde

    yukarıda isimleri belirtilen kişilerin adına kayıtlı telefonların bir ay süre ile dinlenmelerine karar verilerek evrakın iadesi talep olunur. 13.06.2000

    bu evrağı o dönemki cumhuriyet başsavcısı metin yücel imzalamış.

    iii-) vukuat raporu

    05.06.2000 günü saat 18.30 sıralarında haber merkezinin anonsu ile idaremiz fulya mahallesi, mehmetçik caddesi, narçiçeği sokak çiğdem apartmanı no : 4-a sayılı yerde bir şahsın bıçakla yaralandığını bildirmesi üzerine ekiplerimiz olay yerine intikal ettiklerinde nedim ve gülnur kızı, şişli 1985 doğumlu çağla tuğaltay isimli kız çocuğunun, evindeki çalışma odasında yatak üzerinde ayakları yere doğru boğazı kesilmiş şekilde ve eks olduğu görülmüş, olayla ilgili olarak ilgili birimlere haber verilip günün nöbetçi savcısı sayın metin yücel ile görüşüldüğünde gerekli incelemenin tarafımızdan yapılarak maktülün şişli eftal hastanesi morguna kaldırılması talimatını vermiş olay yeri inceleme ekibi tarafından gerekli çalışma yapılmış şahsın üzerinden çıkan okul üniforması ve iç çamaşırları inceleme yapılmak üzere zaptedilmiş bilahare savcılıkçada inceleme yapılmak üzere maktül, şişli eftal morguna teslim edilmiş olup konuyu gerçekleştiren faili meçhul şahıs yada şahıslarla ilgili gerekli tahkikata başlanılmıştır. bilgilerinize arz ederim.

    05.06.2000

    ________________________________________________________________________

    e) incelemeye alınan materyaller :

    2013 yılında yapılan incelemede, mühürlü torba ile gönderilen ve incelemeye alınan materyallerin tam listesi :

    1-) şamdan dergisi
    2-) "nuscomix" marka çakmak
    3-) "kumki" marka çakmak
    4-) "winston" sigara paketi
    5-) bıçak
    6-) şüpheli yasin çemberli'ye ait olduğu bildirilen gazlı bez üzeri kan lekesi
    7-) şüpheli nilgün çemberli'ye ait olduğu bildirilen gazlı bez üzeri kan lekesi
    8-) maktüleye ait sol el tırnakları
    9-) maktüleye ait sağ el tırnakları
    10-) salondaki sehpa üzerinden alındığı bildirilen sigara izmariti
    11-) maktülenin yatak odası kapısından gazlı bez üzerine alındığı bildirilen leke
    12-) mutfaktaki musluk üzerinden alınan leke
    13-) binanın giriş koridorundan alındığı bildirilen 1 nolu leke
    14-) binanın giriş koridorundan alındığı bildirilen 2 nolu leke
    15-) mutfak lavabo üzeri tezgah üzerinden alındığı bildirilen leke
    16-) merdiven basamaklarından alındığı bildirilen leke
    17-) olay odasına giren sağ duvardan alındığı bildirilen leke
    18-) mutfaktaki yerden alındığı bildirilen leke
    19-) otomatik ışık üzerinden alındığı bildirilen leke
    20-) maktüle çağla tuğaltay'dan alındığı bildirilen kan lekesi
    21-) bayan pedi
    22-) şort
    23-) külot
    24-) etek
    25-) gömlek

    yine 2013 yılında yapılan incelemede, alt komşu nilgün hanım ve oğlu yasin bey için 5,6 ve 7. maddelerde aynen şöyle yazıyor :

    5-) şüpheli yasin çemberli'nin otozomal dna profili ile uyumlu olmayan, ancak gonozomal dna profili (sadece erkek bireye özgü kalıtım gösteren ve bir soyun tüm erkek bireylerinde değişmeden kalıtıldığı bilinen y-str dna profili) ile uyumlu olan erkek cinsiyetli dna profili tespit edilen örnek;

    binanın giriş koridorundan alındığı bildirilen 2 nolu leke

    6-) şüpheli yasin çemberli, nilgün çemberli ve raporumuz sonuç bölümü 5 nolu maddesinde belirlemiş olduğumuz erkek cinsiyetli dna profili içermeyen birden fazla şahsa ait olan, karışık haldeki dna profilleri tespit edilen örnekler;

    "nuscomix" marka çakmak üzerinden alınan swap, şort ve 1,3,4 nolu lekeler

    **** bu karışık halde bulunan dna profillerinin benzer olup olmadığı ile ilgili bir çalışma yapıldı mı?

    7-) şüpheli yasin çemberli ve raporumuz sonuç bölümü 5 nolu maddesinde belirlemiş olduğumuz erkek cinsiyetli gonozomal dna profili (sadece erkek bireye özgü kalıtım gösteren ve bir soyun tüm erkek bireylerinde değişmeden kalıtıldığı bilinen y-str dna profili) ile uyumlu olmayan, belirlenebilen lokus alleleri itibarıyla bir y-str dna profili tespit edilen örnek;

    maktüleye ait sol el tırnaklarından 1 adet

    şeklinde bir inceleme yapılmıştır.

    ________________________________________________________________________

    f) incelemesi yapılmayan detaylar ve materyaller (hemen bir altta ilgili görselleri bulabilirsiniz) :

    1-) çağla'nın okul çantası (görsel 10)
    2-) çağla'nın eve getirdiği torba (görsel 10)
    3-) mutfakta, çağla'ya ait olduğu sanılan siyah botlar (görsel 3)
    4-) vicks (görsel 5)
    5-) abinin odasındaki bilgisayar klavyesi (görsel 7)
    6-) mouse (görsel 7)
    7-) abinin odasındaki bilgisayar koltuğu (görsel 7)
    8-) cif (görsel 2)
    9-) oturma odasında, kanepenin arkasında bulunan kırmızı çanta (görsel 5)
    10-) çağla'nın odasındaki yatağın üzerindeki bebek (görsel 1)
    11-) oturma odasında, masanın üzerindeki çekirdek tabağı (görsel 5)
    12-) bıçak kütüğü (görsel 2)
    13-) temizlik kovası (görsel 4)
    14-) paspas (görsel 4)
    15-) çağla'ya ait olan alcatel telefon
    16-) ilker'in bindiği otobüste kırdığı camlar ile ilgili tutanak / onarım fişi veya faturası
    17-) ilker'i ordudan bindiren kuzenlerin yanındaki 2 polis memuru
    18-) akademik takvim (1999-2000 yılı karadeniz teknik üniversitesi için) (görsel 11)
    19-) çağla'nın evinin kapısı (görsel 8)
    20-) oturma odasında sandalyenin üzerinde bulunan mavi gömlek (görsel 6)
    21-) oturma odasında sandalyenin üzerinde bulunan siyah ceket (görsel 6)

    ________________________________________________________________________

    g) olay yeri fotoğrafları :

    görsel 1 : görsel

    görsel 2 : görsel

    görsel 3 : görsel

    görsel 4 : görsel

    görsel 5 : görsel

    görsel 6 : görsel

    görsel 7 : görsel

    görsel 8 : görsel

    görsel 9 : görsel

    görsel 10 : görsel

    görsel 11 : görsel

    görsel 12 : görsel

    görsel 13 : görsel

    görsel 14 : görsel

    ______________________________________________________________________

    h) gazete haberleri

    1-) hürriyet gazetesi : https://www.hurriyet.com.tr/…berleri/cagla-tugaltay

    2-) sabah gazetesi (7 haziran 2000) : https://arsiv.sabah.com.tr/2000/06/07/g09.html

    3-) sabah gazetesi (15 şubat 2004) : https://arsiv.sabah.com.tr/…14-40-109-20040212.html

    4-) sabah gazetesi (27 aralık 2006) : https://arsiv.sabah.com.tr/2006/12/27/gun107.html

    5-) sabah gazetesi (27 aralık 2006) : https://arsiv.sabah.com.tr/…006/12/27///gun106.html

    6-) sabah gazetesi (1 haziran 2007) : https://arsiv.sabah.com.tr/…a6bae1e7a42f40cfd2.html

    7-) sabah gazetesi (4 şubat 2008) : https://arsiv.sabah.com.tr/…ee99f27352df23f41f.html

    8-) sacitaslan.com (4 şubat 2008) : https://web.archive.org/…an.com/index.php?bl=skursu

    9-) sacitaslan.com (5 şubat 2008) : https://www.sacitaslan.com/…-aramizda-haberi-148865

    10-) r10.net (14 mayıs 2008) : https://www.r10.net/…durulmus-bogazi-dogranmis.html

    11-) sacitaslan.com (23 mayıs 2008) : https://www.sacitaslan.com/…den-suphe-haberi-151883

    12-) internethaber.com (23 mayıs 2008) : https://www.internethaber.com/…suclandi-142095h.htm

    13-) habertürk (26 kasım 2008) : https://www.haberturk.com/…lanin-katili-bulunamiyor

    14-) besiktaspostasi.com (24 eylül 2009) : https://www.besiktaspostasi.com/…tugaltay-cinayeti/

    15-) vatan gazetesi (28 şubat 2011) : https://www.gazetevatan.com/…lmamiz-imkansiz-362131

    ______________________________________________________________________

    ı) ailenin katıldığı programlar

    1-) sorel dağıstanlı - aranıyor (kanal d / 17 temmuz 2003)

    2-) uğur dündar - arena (kanal d / 2003)

    3-) savaş ay - a takımı (atv / 2004)

    4-) yasemin bozkurt - (atv / 2004)

    5-) müge anlı ve pakize suda - dobra dobra (kanal d ve fox tv / şubat 2008 ve mayıs 2008)

    6-) haber sahası - tozlu raflarda kalan cinayet dosyaları (habertürk / 17 mart 2017)

    7-) serap paköz - gerçeğin peşinde (tv8 ve star tv / haziran-temmuz 2017 ve kasım 2020)

    8-) hayatın içinden (habertürk / 14 eylül 2019)

    9-) müge anlı - tatlı sert (atv / ocak ve mart 2020)

    10-) ece üner - ece üner ile susma (kanal d / 26.11.2021)

    11-) inci ertuğrul - inci ertuğrul ile ümit hep var (kanal 7 / 12.09.2022)

    ______________________________________________________________________________________

    i) çağla tuğaltay'ın günlüğü

    1-) 19/03/1999
    ben bugün her zaman olduğu gibi saat 11,30’da okula gittim.okulda dersler yaptım,tam 5.derse girerken kötü bir olayla karşılaştım.birde baktım ki;bizim sınıfın camı kırılmış.camı aslı arkadaşımız kırmış.zaten o kıza uyuz oluyorum.neyse,camı açmak istemiş zorlamış cam açılmamış en sonunda elinden kaymış ve cam yanındaki cama çarpınca olduğu gibi aşağıya gitti tabi sonra sınıf öğretmenimiz bayram bey geldi.camları topladı.ardından müdür geldi.fazla yazamayacağım çünkü sayfam bitti.yarın yaptıklarımı bildiririm güzel defterim.

    2-) 20/03/1999
    benim bu sabah kursa gitmem gerekiyordu.özlem arkadaşım saat 12,30da bana telefon açtı.dedi ki; çağla bugün saat 13,30 da olabilir misin? dedi.bende otobüsün gelmesine bağlı dedim.bana cuma günü okula ben cumartesi günü okula gideceğim dedim ve telefonu kapattım.evden çıktım.saat tam 13,30da okula indim.kursum 14,00de başlıyor.bekledim bekledim gelmedi.sonra zil çaldı ve sınıfa girmek zorunda kaldım.sınıfta tek oturdum.hep gülizar salağı yüzünden.mukaddes’i ayartmış onunla oturdu.bende tek oturdum.niye arkadaşıma salak diyorum diye merak ediyorsanız.gülizar’la küsüm.sebebi çok uzun.

    3-) 21/03/1999
    dün anneme çok yalvardım.beraber yatalım diye ve sonunda istediğimoldu.annemle beraber yattım.saat 12,00de yattım.bugün sizlere en sevdiğim şeyleri anlatmak istiyorum.benim en çok sevdiğim şey kitap okumak,müzik dinlemek ve zorunda olduğum için ders çalışmak biliyormusunuz? benim de sorduğum şeye bak çarşamba günü yazılım var ve ben dünden beri harıl harıl tarih çalışıyorum.en çok sevindiğim şeyde şu coğrafya dersinin kalkmasına sevindim.nerden nereye atladık.şu anda ipek ongun’un serisini okuyorum.1.bir genç kızın gizli defterini okudum.2.arkadaşlar arasındayı okuyorum.3.sü arkadaşımda...

    4-) 22/03/1999
    bugün saat 11,30da okula gittim ve üç gün sonra nöbetçi olduğumu öğrendim.iyi tarafı nöbetçi olduğum zaman sami’yi görebileceğim.ama şu anda ona ihanet mi etmiş oluyorum.bilemiyorum.ama ihanet etmişsem de çok üzgünüm.ben bir telefon bekliyorum.özlem arkadaşım bana birini ayarlayacak.pazar günü konuşmuş.o’da kabul etmiş.bugün bir türlü cesaretimi toplayıp ona telefon açamadım.o yüzden özleme telefon kartımı verdim.özlem beni arayacak bir şey verecek bende vardır. çıktığım erkekleri hep severim ama özlem bununla sadece çık sakın sevme diyor.anlayacağınız ne yapacağımı bilemiyorum.