debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 11 haziran 2018 muharrem ince diyarbakır mitingi

    inanamadığım mitingtir.

    30 senedir chp'nin adı yok güneydoğu'da. son seçimde aldığı oy da belli. ama şu anki kalabalık gerçekten inanılır gibi değil.

    chpli değilim. her seçimde "gitti bu adam" hiç demedim. ama 2. tura kalacağımız ve 2. turda rte'ye bye bye diyeceğimiz kesin gözüküyor şu an. dilediğince hile yapsın.

    siz 7/24 kürtlere hakaret etmeye devam edin. 2. turda ince'ye oy verecekler. tıpkı seküler türklerin de hdp'yi meclise sokacağı gibi.

    aşırı duygulanıyorum. el ele verdik cumhuriyet'i kurtarıyoruz.

    not: yahu kürt değilim :)

  • 2. kandilde alkollüsün bir de sedye mi istiyorsun

    mesleğinden olmasını, aç kalmasını, kaldırım taşlarını emiklerken gebermesini umduğum kişinin söylemi.
    böyle tiplere herkesin istediği her zaman alkol alabileceğini öğreteceğiz.

    not: müslümanım. şu ana dek oruç kaçırmadım bu sene. insanın günaha girme özgürlüğünün olduğunu kurandan biliyorum.

  • 3. 11 haziran 2018 recep tayyip erdoğan bursa mitingi

    şimdiden hatırlatmakta fayda var;

    * bursa-yenişehir hava limanı 2000 yılında açıldı.
    * uludağ üniversitesi 1975'te kuruldu.
    * bursa'nın fethi 1326.
    * bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşu 1922

    saygılar.

    edit: alıntıdır.

  • 4. kek adam rejimi

    16 yıl süren akp iktidarının geldiği son nokta.

  • 5. berat albayrak'ın borcam açıklaması

    bu bir zihniyet, bir görüş meselesidir. ısıya dayanıklı cam deyince birilerinin aklına uzay teknolojisi için gerekli materyaller gelir, diğerinin aklına "fırında makarna pişirsin yeter" gelir.

  • 6. ev ile iş yeri arasındaki mesafe

    20 dakika yürüyüşün ardından 4 vesait ve bir 20 dakika daha yürüyüş. bu sadece ulaşabilmek içindir (not: kıta aşımı dahil olup bugüne kadar kullanılmayan tek vesait helikopterdir. bisiklet bile denenmiştir. ancak takım elbiseyle pek rahatsız olmaktadır).

  • 7. 24 haziran 2018 seçimleri tahminleri

    eskiden;
    -ohal ve khk ve bu durumdan muzdarip olan milyonlar yoktu
    -beklenenden çok daha başarılı olan muharrem ince faktörü yoktu
    -iyi parti ve akşener diye bir kavram yoktu
    -saadet partililer akp'ye verirdi
    -demirtaş hapiste değildi
    -dolar göklerde uçmuyordu
    -ekonomi bu kadar batak değildi
    -arada kalanların sığınabileceği başka parti yoktu
    -tarafsızlar bile akp'den bıkma noktasına gelmemişti
    -akp kendi içinde bu kadar çatlamamıştı
    -bahçeli'den tiksinen büyük bir ülkücü grup oluşmamıştı
    -akp karşıtı meydanları dolduran bu kadar coşkulu halk yoktu
    -zenginlikten ve servetten göbekleri çenelerine değen akp'liler bu kadar yorulmamıştı
    -15 temmuz ile mahalle bekçisi kıvamına gelen 1 tsk yoktu
    -akp'nin emir erleri gibi hareket eden savcı ve hakimler yoktu
    -hukuk ve medya bu kadar ayaklar altında değildi;

    yaniii;

    tüm bu faktörler;sonuçları biraz değiştirir değil mi troll kardeşim;
    hem de çok ciddi değiştirecektir.bu durumda,yapılan anketler,izlediğim halk tepkisi,yakın çevremdeki ciddi gözlemlerimle tahminlerim şudur;

    recep tayyip erdoğan - %41-43.....(daha fazlası bence imkansız)

    muharrem ince - %30-31.......(daha fazla çıkarsa şaşırmam)

    meral akşener - %15-16.......(bu oran 13-14 de olabilir)

    selahattin demirtaş - %10-11....(barajı geçecektir)

    perinçek + karamollaoğlu - %3....(karamollaoğlu faktörü 1 puran daha ekletebilir)

    2.tur ise;
    erdoğan;%44
    ince;%56

    `sonuç:`hile hurda olmazsa bu defa erdoğan cidden gidici.

  • 8. 15 temmuz 2016 gecesi yapılanlar

    ben evimde oturmuş televizyonumun başında tatlı tatlı içiyordum.

    cnntürk'te geçen alt yazıda köprünün kapatıldığına ilişkin son dakika haberlerini görünce pek işkillenmemiştim. ancak twitter'da ankara'da jetlerin alçak uçuş yaptığı haberlerini okuyunca acaba mı dedim. son olarak tv'de istanbul'da gezmekte olan bir zpt görünce tamam dedim bu bir darbe. müthiş tespitim, ablası ile telefonda gıybet yapmakta olan hanımda pek bir heyecan yaratmayınca yönümü tabi ki bir albay emeklisi olan babama çevirdim ve telefona sarıldım.

    toogle: baba sanırım darbe oluyor, istanbul'da köpr...
    babam: bu saatte darbe mi olur, dedi ve kapattı.

    babamın tepkisi mantıklı geldi ama haberler de normal değil. bende anadolunun güzide bir ilçesinde görevli üsteğmen abimi aradım. (evet bizde asker çok kardişim)

    toogle: abi sanırım darbe oluyor, gibi.(babamın tepkisinden sonra şüphe ile yaklaşıyorum)
    saf sarhoş abim: ben garnizon komutanıyım olm, ne darbesi, benim haberim yok. darbe olsa benim haberim olur.(dili uyuşmuş, tam dönmüyor. arkadaki seslerden uzmanları da toplamış hunharca içmekte olduğu belli)
    toogle: valla abi benden söylemesi, sen bi sor soruştur dedim ve kapattım.

    biraz zaman geçip olaylar netleşmeye başlayınca canım abim telden geri dönüş yaptı.

    ayılmış yusuflamış saf abim: (dil düzelmiş, ne dediği anlaşılıyor, abimin sesinden başka arkadan gelen çıt yok) lan hakkatten darbe oluyormuş.
    toogle: dedim dedim inanmadın, n'oldu şimdi tarzında birşeyler söyledim.
    ayılmış yusuflamış saf abim: dur ben bi babamı arayım, dedi ve kapattı.

    velhasılıkelam darbe girişimi başarısız sonuçlandı, memleket toz duman oldu vs. canım abim 1 yıldır açıkta, mahkemesinin sonuçlanmasını bekliyor.

    mahkemede darbe girişimini kimden öğrendin sorusuna; kardeşimden diyerek bana enişte muamelesi yaptığını da atlamayım.

  • 9. selahattin demirtaş'ın idamı

    kafayı mı yediniz arkadaşlar.
    hayatı boyunca demokratik ve yasal alanda siyaset yapmış.

    eline silah almamış ve silah alanlarla ilişkiye girmemiş, sadece konuşmaları nedeniyle tutuklu olan ve tutukluluğu sadece erdoğan'ın isteği ile gerçekleşen ve hukuka dayanmayan,

    ve en önemlisi seçimlerde erdoğan'ın rakibi olan birisi için idam istiyor.

    erdoğan bir rakibini idam ettireceğini söylüyor.

    bu iç savaşa zemin hazırlamak değil de nedir.

    bu korkunç açıklamayı normal karşılayanlar hangi dünyada yaşıyor.

    edit:bir sürü mesaj aldım, demirtaş'ın terör örgütü propagandası yaptığına dair. henüz mahkemenin bir karar verdiği yok. tamamen akp'nin emrinde olan mahkeme bile karar verememişken, siz nasıl hemen karara vardınız. masumiyet karinesi ne olacak?

    ikincisi, terör propagandasının cezası tmk 7/2'de belirtildiği gibi 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir, idam değil.

  • 10. türkiye ekonomisinin %7.4 büyümesi

    (bkz: içimizde hissettiğimiz büyüme)

    (bkz: önemli olan boyu değil işlevi)

    bu masallara inanan kaldıysa en yakın markete gidip %30 ve üzeri enflasyonu görebilir.

  • 11. ben evrencan gündüz sorularınızı yanıtlıyorum

    babana benzeyen güzel ruhunu kaybetme lütfen.

  • 12. erdoğan'ın kıraathaneden kastı kütüphanedir

    (bkz: devamını okumayayım)

  • 13. jeneriği atlanmadan izlenen diziler

    tabi ki (bkz: true detective) 1. sezon

  • 14. öğretmenler yaz tatilinde kamu hizmeti yapsın

    o zaman siyasetçiler de meclis tatilinde muhtarlıklarda mesai yapsın dedirten gereksiz başlık

  • 15. asla mutlu olamayacak insanlar

    asla mutlu olamayacak demeyelim de hayatında hep bir mutsuzluk, huzursuzluk mevcut olacak insanlar diyelim. öyle ki, bu insanların istisnaları mutluluk, kaideleri mutsuzluk olacaktır. tabii, bu bir adi karinedir, aksi ispatlanabilir. ancak, hem kendimde hem de çevremde gözlemlediğim bir şey var ki; nispeten mutsuz bir çocukluk geçirmişseniz, sorunlu/sevgisiz/ilgisiz bir ailede büyümüşseniz ileride kendinizle dürüstçe yüzleşmediğiniz müddetçe genel olarak hoşnutsuz, tahammülsüz, mutsuz hissediyorsunuz. çoğunlukla incir çekirdeğini bile doldurmayacak şeyleri sorun ediyor ve bunlardan şikayetçi oluyorsunuz. kimse de çıkıp “sanki biraz abartıyorsun/büyütüyorsun” demiyor ya da dese bile tarafınızca ciddiye alınmıyor. işte, tam da bu yüzden, kendimizin ya çok geç farkına varıyoruz ya da farkına varmadan mutsuz bir yaşam sürüp, göçüp gidiyoruz. arada sırada mutlu olsak bile bu uzun sürmüyor. arkadaş çevresinde haddinden fazla mutlu olan kimseleri şımarık, anne/baba kuzusu ilan ediyoruz, karşı tarafın her bir hareketini gözlem altına alıp hoşnut olmadıklarımızı kendimize/şahsımıza yapılmış birer hakaret olarak algılıyoruz. bolca kırılıp, üzülüyoruz, kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz. hayır, sebebi neydi ki? aileydi, boşa geçip giden belki de hiç yaşanmayan çocukluktu, mutluluk nedir, mutsuzluk nedir, bunları çarpık bir şekilde öğrenmemizdi. her halükarda, geçmişimizdi. değiştiremeyeceğimiz, bizim kontrolümüzde olmayan şeylerdi ki geçti, gitti. önümüze bakalım. farkındalığı yakalarsak, değişim kaçınılmaz olarak arkasından gelecektir.

    edit: farkındalık/yüzleşme ile ilgili çok fazla mesaj geldi. netleştirmek gerekirse; farkındalıktan kastım, bir şeye/kimseye aşırı ya da gereksiz kızdığımızda/üzüldüğümüzde, bazı şeyleri gereğinden fazla büyüttüğümüzde/abarttığımızda göstediğimiz tavrın ve tepkinin ne kadar bilincinde olduğumuzdu. üzülmüş/öfkelenmiş/aşağılanmış hissettiğimizde direkt karşı tarafı/dış etkenleri suçlama eğilimindeyiz. aslında üzüntümüz/öfkemiz karşı tarafın hal ve hareketlerinden ziyade bizim bu hareketlere yüklediğimiz anlamlara göre şekilleniyor. aynı bir türkçe sözlük (ya da ekşi sözlük) gibi zihnimizde de bizim de saklı bir sözlüğümüz var ve çocukluktan bu yana her hareketin/davranışın/sözün ne anlama geldiğini kendi tanımlarımızla bu sözlüğe kaydediyoruz. biri bize kötü mü davrandı, üzgün/öfkeli/aşağılanmış mı hissettik? hemen zihnimizdeki saklı sözlüğümüzü açıyoruz ve bize yöneltilen davranışın/sözün/tavrın oluşturduğumuz sözlüğe göre ne demek olduğuna bakarak ne hissedeceğimize karar veriyoruz. işte, bu sözlüğümüzde yalan yanlış, çarpık, saçma sapan o kadar çok tanım var ki, güncellememiz lazım. ilk önce, farkına varmamız lazım, sözlüğünüzü açın ve bakın, çocukken size öğretilen ve mantıklı/doğru bulduğunuz şeyleri şimdi ne kadar anlamsız, acımasız, taraflı bulacaksınız! işte, size yöneltilen haklı/haksız davranışları/eleştirileri ne kadar çarpık, anlamsız, acımasız olarak yorumladığınızı/tanımladığınızı görmek bir farkındalıktır. aile, arkadaş, akraba vs. başkaları yazdırdı o sözlüğü aslında. sizin tanımlarınız, doğrularınız, düşünceleriniz değil onlar. atın gitsin o sözlüğü. öfkeli/üzgün hissettiğinizde içinize dönün, sorgulayın kendinizi. dürüst olun ama kendinize yakıştırmadığınız, asla, mümkün değil dediğiniz soruları sormaktan ve bunlara dürüstçe cevap vermekten korkmayın. kolay olmayacak çünkü aslında olduğumuz kişiyle, olduğumuzu sandığımız kişi birbirinden ne kadar farklıysa o kadar çok üzüleceğiz ama sonunda kendimizi bilip tanıyabileceğiz ki buna değer. bu süreç ömür boyu süren bir süreç olacak: kendini tanıma süreci. acelemiz yok zaten, yavaş yavaş gidin ve yolun tadını çıkarın :)

  • 16. menzil cemaati

    aile eşrafından bolca mensubu olduğu için yakından tanıdığım tarikatımsı yapı.

    öncelikle şunu belirteyim bu cemaat ileride fetö falan olamayacaktır. olsa olsa içinden bir müslüm gündüz ve fadime şahin çıkar ve geçmişin aczimendileri tarzı bir şey olur.

    bu adamların kadrolaşmaları genellikle sağlık bakanlığında olduğu söyleniyor benim gördüğüm bir diğer kadrolaşma ise cezaevlerinde.
    2013 yılında işimden dolayı ege bölgesindeki devlet kurumlarının ihalelerine giriyordum. bunların içinde cezaevleri de vardı.
    özellikle şakranda bulunan aliağa cezaevi yeni açılmıştı. bilenler bilir bu cezaevi içerisinde 7 bölümden oluşuyor ve içinde 7000 den fazla tutuklu ve mahkum var.
    2013 yılında bu cezaevine her ay her bölümüne girdim ve içeride infaz memurlarının olduğu bölümden tutun da saymanların odalarına kadar her yerde semerkand dergileri ve takvimleri gördüm. ilk gördüğüm zamanlar 17-25 aralik olaylarından çok önceydi.

    sonraları diğer kurumlarda da bu tür durumların olduğunu öğrendim.

    başlarındaki kişiye ki bu adam abdulbaki erol oluyor, inanılmaz derecede bağlılar. oy vermekten tutunda kızlarıyla evlendirecekleri kişiye kadar bu insana soruyorlar.
    dine verdikleri zarar devlete verdikleri zarardan çok daha fazla diyebilirim.

    umarım azalarak yok olurlar diyeceğim fakat ailemden de gördüğüm o bağlılıkla çok zor hatta çok çok zor olduğunu görebiliyorum.

    edit: fetö olamazlar sözü yanlış anlaşılmış. ellerine böyle bir fırsat geçse daha beterini olacaklarından şüphem yok fakat fetö içerisinde soruları çalmadan da bir dolu insan iyi üniversitelerin iyi bölümlerinde okuyacak kapasitedeydi. menzil cemaati içerisinde bu tarz kafası çalışan adam bulmak çok zor. hükümet içerisindeki en popüler menzil mensubu eski bakanlardan taner yıldız'dı, o da somada iki gün aynı gömleği giydim diye ağlıyordu.

    bu nedenle fetö gibi kadroları dolduracak adamları yok. adamlar rabıta adı altında bir çakma meditasyonla sevaba girdiklerini düşünen her şeyin ama her şeyin cahili adamlar. fetö olamazlar lafım bu yüzden.

  • 17. sözlükçülerin instagram sayfaları

    tamam mücahit anladık sen de varsın sakin ol.

    edit: bu entry üstteki mücahit isimli yazar kardeşin üst üste 10 entry girmesi üzerine yazıldı. kendisi uygulamanın gazabına uğramış, çok da şey etmeyin yani oluyo arada.

  • 18. muharrem ince ve danışmanlarına duyurular

    tayyip erdogan surekli mitinglerde ince'nin kilicdaroglu'nu elestirdigi goruntuleri izletiyor. ince cikip "ben genel baskanim bile yanlis yaptiginda karsisinda durmus adamim, taraf degil dogru olmak bizim icin onemli. bunlari izlettigin icin tesekkur ederim recep erdogan, halk goruyor ki yanlis gordugu anda sesi cikan bir cumhurbaskani olacak. bizden diye kimseye goz yumamam. hakli olanin hakkini kim olursa olsun ararim!" diyip izlettirdigi tum goruntuleri gole cevirebilir. :)

  • 19. muharrem ince'nin ntv yayınında saçmalaması

    1500 sene önce yapılan çin seddi çin’in işgal edilmesini engelledi mi ? hayır
    çin’in gelişmesini sağladı mı ? hayır

    1000 yıl önce yapılan istanbul surları istanbul’un işgal edilmesini engelledi mi ? hayır
    istanbul’un gelişmesini sağladı mı ? hayır

    yıl 2018 türkiye
    yapılan köprüler inşaatlar türkiye’nin ekonomisinin çökmesini engelledi mi ? hayır .(tam tersi borcu artırdı)
    türkiye’nin gelişmesini sağladı mı hayır.

    sayın ince bunu anlatmaya çalışıyor. sanırım trollerde kırathane kafa yaptı.

  • 20. 11 haziran 2018 meral akşener'in çıldırması

    elbistan mitingi'nin sonunda akp'nin yılmaz savunucusu bir şahsın kendisine böğürerek bağırması sonucu meral akşener'in megri megri'den tutup, oslo'ya kadar döşediği ve de aynı şahsı doğduğuna pişman ettiği an. allah'tan uyardı da adamı linç etmediler orada.

    edit: bulanlardan allah razı olsun...

    akşener'in çıldırması

    edit 2: başka bir açıdan video. siradan cinko karbon pil'e teşekkürler.

    adamın aşağı indirilmesi

    ayrıca mitingte bulunan @agospas24 arkadaşımız da bana yazdı detaylar aşağıda, teşekkürler.

    --- spoiler ---

    olay şöyle oldu, sayın akşener " bu arada üzücü bir şehit haberi aldım. elbistan'dan şehidimiz varmış. allah rahmet eylesin" dedi. sonra bi adam çıktı birden yüksek bir alana - ki bu alan kameraların konulduğu yer - " saray meselesini çözeceğine terör sorununu çöz sen diye bağırdı. tam önümdeydi zaten. akşener buna cevap verirken yaklaşık 1 dakika dövdüler adamı ajdjdjsjsjhaah. akşener göz ucuyla adama baktı ki adam güzel dayak yiyor. konuşmaya devam etti. sonra akşener de bizim gibi rahatlayınca " bir şey yapmayın tamam " dedi. adam hastanelik oldu, ölümden aldı resmen adamı.
    --- spoiler ---

  • 21. taksiciler çalıştıkları şehrin kanaat önderleridir

    hahahahasssikktirrrr lann diyerek götümle güldüğüm açıklama.

    (bkz: orospu çocugu taksici)

  • 22. öğretmen rahatlığının insanları çıldırtmıyor oluşu

    demek ki sadece hayvanları çıldırtıyor.

  • 23. muharrem ince'nin bu ramazan içmemesinin sebebi

    başlığı açan at kafalının son 4 entry'sine bakalım.

    (bkz: #77947993)
    (bkz: #77946988)
    (bkz: #77946907)
    (bkz: #77946628)

    belli ki bu arkadaş muharrem ince'den köpek gibi korkuyor, o yüzden kendisini ciddiye almaya gerek yok.

    edit: bu at kafalı yazar, muharrem ince ile ilgili başlık açmaya son sürat devam ediyor, bolca yem vermişler buna belli.

  • 24. tanrıyla tanışmak

    bu dünyada yaptığınıza inandırırsanız peygamber, inandıramazsanız deli olarak nitelendirilirsiniz.

    not: müslüman.

  • 25. 11 haziran 2018 abdullah sevim'in seçim konuşması

    görüş olarak farklılıklarımız olsa da göte göt dediği konuşma olmuştur.
    tanımlamalar çok başarılı.

    youtube (twitter'dan izlerken sorun yaşayanlar için)
    --- spoiler ---

    bu seçim:

    - 40 yıllık esnaf dükkanını kapamak zorunda kalan ali amca ile paradan para kazanan rantiyeciler arasında olacaktır.
    - şeker fabrikalarını satanlarla, ne olur satmayın diye mücadele edenler arasında olacaktır.
    - çocuğu üşümesin diye saç kurutma makinesini açıp sonra da yan odada intihar eden emine akçay kardeşim ile yandaşlara kömür dağıtanlar arasında olacaktır.
    - bir türlü atanamadığı için intihar eden merve çavdar kardeşim ile devlet imkanlarını sömürenler arasında olacaktır.
    - köy yolu kapalı olduğu için oğlunu hastaneye yetiştiremeyen ve cansız bedenini 16km taşıyan muharrem taş kardeşim ile aya dört geliş dört gidiş yol yapma soytarılığını dile getiren taş yürekliler arasında olacaktır.
    - üç yüzü aşkın emekçi maden işçisi arkadaşına mezar olan soma madenlerinden çıkarıldığında, sedyeye binerken "çizmelerimi çıkarayım mı?" diyen murat yalçın kardeşim ile "böyle ölümler bu işin tabiatında var" diyen kibir kulelerinde oturan beyefendiler arasında olacaktır.

    bu seçim;
    mazlum ile zalimin,
    ahı olanlar ile ah alanların,
    suskun ile sesi çok çıkanların,
    allah'a kul gayrından hür olanlar ile güce, makama, şöhrete tapanların seçimi olacaktır...
    --- spoiler ---

  • 26. muharrem ince'nin pkk'yla savaşmayacağı gerçeği

    kesinlikle pkk ile savaşmayacak aksine pkk lıları dağdan indirip davul zurnayla karşılayacaktır

  • 27. hafta içi işten gelip yemek yerken izlemelik dizi

    "the office" bazen ekrana ağzındakiler gelebilir ama

  • 28. muharrem ince

    hocam son düzlükte tavsiyeler;

    1-ne olur annenin olduğu videoyu reklam olarak tv'lerde göster. ben bu videoyu hangi akp'li tanıdığıma göstersem şok olmuş bir şekilde sessizce izliyorlar...

    2- ekonomiye yüklen... "ben iş diyorum, aş diyorum adam kek diyor" vuruşları mükemmeldi.
    bunları geliştir, özellikle suriyeleri göndermeye ve fetö'yü ayağıma getireceğim vaatlerine şiddetli bir şekilde oyna.

    3- erdoğan'a bulaşmayı biraz kıs. burayı zaten müthiş hallettin. insanların korktuğu adamı resmen itibarsızlaştırdın, akp'liler bile yaptığın esprilere, gösterdiğin videolarla meydanlarda eğlendi... şimdi biraz daha vaatlere yönelebilirsin fakat olur da erdoğan sana laf atarsa "ben iş diyorum adam kek diyor"daki gibi hazırcevap kısa kapaklar yap geç.

    allah yardımcın olsun muharrem abi...

  • 29. muharrem ince'nin gazino görüntüleri

    ulan adam bir kere daha yüceldi gözümde helal olsun. bu memleketin anasını meyve suyu içenler sikti.

  • 30. bir ak partiliyi ikna et

  • 31. ekşi itiraf

    biz nasıl delirmiyoruz?

    cuma gecesi caddedeki mitingin coşkusu sarmış her yeri, tam böyle umutlanıyor gibi oluyorsun aynı anda kadıköy'de polis otobüsünde dövülen çocukların videoları düşüyor. bir anda çocukluk travmaları fırlıyor saklandığı yerden. manisa davası, o daha çok küçük...
    gecenin bir yarısı, bir yanında umut diğer yanında işkence görüntüleri. insan aklını nasıl kaçırmıyor? öfke ve sabır bir türlü yenişemiyor.

    sonra şahsiyet'i bitireyim diyorsun. türkiye'nin olmaz olası gerçekleri sarıyor her yerini. sert bir tokat iniyor suratına, hatırla diyor. hatırlıyoruz da bu sadece acı veriyor. birileri hiç unutmamış bak üstüne bölümlerce dizi çekmiş diyorsun. iyi bir şey bu. biraz için rahatlar gibi oluyor ama o gece de kabus görüyorsun. * *

    tam o ara ince'nin başak demirtaş'ı ziyareti için sosyal medyada yazılanları okuyorsun. ülkeye atom bombası atasın geliyor. bunlarla olmaz diyorsun, bu zihniyetle temiz bir başlangıç yapılmaz. yılıyorsun.

    yetmedi gidip üstüne ahlat ağacı izliyorsun. ülkedeki tüm babaların kaderi oğluna... nasıl bir iç sıkıntısı, nasıl güzel bir çaresizlik anlatımı. bir yanın mutlu diğer yanın bezgin.

    sonra ülkenin cumhurbaşkanı seçimdeki rakiplerinden birini idam etmekten bahsediyor. kalabalık idam diye bağırıyor, cumhurbaşkanı önüme yasa gelse imzalarım diyor. dünya siyaset tarihinde eşi benzeri var mı bunun? ve biz neden delicesine şaşırmıyoruz da sadece "bunu da mı söylediler" deyip geçiyoruz. delirdik mi yoksa sabırdan erdik mi?

    kandil gecesi alkol komasına girene tedavi hakkı vermeyen hemşireyi görüyorsun. insanlardaki cür'ette şaşıp, aklından sadece liyakatı geçiriyorsun.

    bak bunların hepsi üç günde oluyor. psikolojin böyle inip çıkıyor. daha arada kişisel dertlerimizi sevinçlerimizi hiç söylemiyorum. oğlan çarşamba anestezili mr'a girecek, karnımda bir ağrı, geçmiyor.
    çare yok, beşinci günün şafağında doğuya bakacağım ben. belki gelir...

  • 32. kıraathane kekine isim önerileri

    15 temmuz demokrasi keki

  • 33. izlenilen ilk yabancı dizi

    lost :))

  • 34. robert de niro'nun trump'a küfür etmesi

    özgürlüğün gözünü seveyim.
    adam dünya başkanına küfür ediyor. alkış kıyamet gırla.
    biz bir trafik polisine küfür etsek, yedi sülalemizi sikerler.

  • 35. kızılay'da cinsel taciz

    şu anda kendi hesabım olmadığı için arkadaşımın hesabından yardım istiyorum.
    ben ve bir arkadaşım 09.06.2018 günü kızılay'da buluştuk ve saat 21.00-21.30 gibi metrodan kızılay karanfil çıkışına doğru gidiyorduk. benim üzerimde bol bir elbise arkadaşımın üzerinde ise pantolon vardı. yürüyen merdivenin yarısına doğru geldiğimde arkadaşımla konuşurken arkadan bacaklarıma bir şey dokunduğunu hissettim. refleks olarak döndüğümde ise bir kişinin, sonradan öğrendiğime göre 24 yaşında, telefonunun ters bir şekilde eteğimin altında olduğunu gördüm. anında ver telefonu ne yapıyorsun sen diye avaz avaz bağırmaya başladım. o sırada yürüyen merdivenin sonuna gelmiştik. sapık öylece cevap vermeden kaldı, ben bir yandan telefonu ver diye bağırıyorum, o ise etrafına bakıyor. insanların toplanmaya başladığı sırada polis diye yeniden bağırmaya başladım.sapık bir sokağa bir metronun içine doğru baktı. metronun içi sanırım daha boş olduğu için o yöne doğru koşmaya başladı. merdivenlerin son basamaklarından yuvarlandı. güvenlik önüne çıktı ve yakaladı. güvenliğin yakaladığını görünce telefonunu alın diye bağırdım. aldılar sonra bana bir kez konuşabilir miyiz hayatım bitecek alkollüydüm dedi. polis noktasından sonra hep beraber polis karakoluna gittik. ifade verirken onu sağlık kontrolünden getirdiler geçerken bana selam verip geçti. öğrendim ki bu sapık bizi merdivenlerden önce takip etmeye başlamış o anları da videoya çekmiş, alkollü değilmiş. her şey videoda kayıtlı. o gece merkezde kaldı. ertesi gün serbest bırakıldı arkadaşlar. yardım edin bu kişi serbest kalmasın. çankaya polis amirliğinde bu işlemler gerçekleşti. kanıtlar elimizde, konu mahkemeye taşındı ama sapık sokakta.
    not: gelen mesajlardan ve yorumlardan yola çıkarak bu notu oluşturma gereği duydum. konunun mahkemeye taşındığını zaten belirttim. tabi ki mahkeme süreci beklenmek zorunda ama kanun gereği dışarıda fakat kanunlar tepki verilerek zamanla ihtiyaçlara göre değiştirilmez mi? fakat birkaç mesaja verdiğim cevap gibi burada bunu paylaşmamın amacı linç girişimi değildir. geçmişte takım elbise giydiği için iyi hal gösterilenler var en azından öyle bir şeye yer vermemektir. elimde bütün kanıtlar mevcuttur. avukat arkadaşlar yardımcı olmak için bana yazdılar ve yol gösterdiler. bu benim hakkımı daha bilinçli savunmamı sağlayacaktır.

  • 36. 11 haziran 2018 sözlük yazarları seçim anketi

    mhp'ye oy veren 10 kişiye sesleniyorum trollük yapmayalım arkadaşlar.

  • 37. cyberpunk 2077

    yıllar önce gösterilen ilk fragmanda bir kadın ana karakterin gözüktüğü oyun. ve şimdi bakıyoruz, erkek görünüyor. peki hangisi olacak?

    neden ikisi birden olmasın?

    sizler için fragmanı indirdim ve birkaç screenshot'lar alarak ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım.

    fragmanda gördüğüm üzere, büyük abilerin toplandığı ortam tarzı bir yerde, bir abimiz sorun yaşıyor.
    aha şöyle: https://s1.eksiup.com/f2b3aa4b836.jpg

    bakıyoruz ki, bu aslında kendisine uzaktan bağlanmış olan başka biriymiş. robot bir bedene bağlanmış insan yani.
    aha böyle: https://s1.eksiup.com/223b31f3d90.jpg

    peki, gel gelelim 6 sene önceki fragmana. oradaki hanım ablamız bir robot muydu? evet.
    aha şu şekilde: https://s1.eksiup.com/f034c651334.jpg

    bu fragmanda da bir robot abla görüyoruz. hatta kendisi yüzüne gerçekçilik katarak makyaj falan yapıyor.
    aha bu şekilde: https://s2.eksiup.com/9468b39c936.jpg

    peki, bu fragmanda ana karakter olarak görünen abimizin, bu kadınla bir ilgisi olabilir mi?

    abimizin ceketinin yakasına bakıyoruz:
    buradan: https://s2.eksiup.com/def6d9a4a43.jpg

    ve şimdi de ablamızınkine bakıyoruz:
    şuradan: https://s3.eksiup.com/394de6dee14.jpg

    ve anlaşılıyor ki, ortada bu ceketin bir "örgüt sembolü" ya da "çete kıyafeti" olması mevzusu gibi bir durum yoksa; kesinlikle bu abimizin bu hatunla bir ilgisi var. abimiz, yaptığı kusursuz makyaj çabaları ile ablamızı bir insan olarak gösterip (zira oyun evrenindeki robotlar görünüşe göre robot olarak görünmeyi pek takmıyor normalde), onu uzaktan yönetiyor olabilir. ya da örgüt veya çete mevzuları olayın aslı olsa dahi, yine de bu opsiyon da işin içerisinde bulunuyor olabilir.

    bu da, oyunun ana karakteri kadın mıdır erkek midir sorusunun cevabı gibi görünmektedir. hem erkek, hem kadın!

    oyun boyunca gta 5'teki gibi, karakter geçişleri ile her iki karakteri de oynayıp, oyun sonunda aslında aynı kişi olduğumuzu öğrenerek, mâlum filmdeki gibi bir finale gidilebilir. kim bilir?

    unutulmamalıdır ki, bunlar bir buçuk dakikalık bir fragmana göre yapılmış tahminlerdir. sevgili yazar burada çok fena yamulabilir. çaktırmayın.

  • 38. öğretmenleri yazın taş ocaklarında çalıştırmak

    desteklediğim kampanya.

    bedenciyi 12 ay çalıştırmak lazım.

  • 39. makas atan arabanın duvara çarpması

    rusya'da olduğu gibi tüm araçlara zorunlu kamera uygulaması getirilmeli ve bu magandaların görüntüleri emniyete bildirildiğinde ciddi yaptırımları olmalı.
    sanmayın avrupa'da insanlar muazzam kültürlü, bilinçli. (kültür farkı çok tabi o bi gerçek) asıl insanların kurallara uymasını sağlayan olay ağır cezalar. arabasına el koyun bakın yapıyomu bi daha bu insan müsveddeleri.

    aktif olarak motor kullanıyorum, aynada gördüğüm anda geriliyorum acaba neremden sıfır geçecek diye. kimseye zarar vermeden teker teker ölüp gitmeniz temennisi ile.

  • 40. biz bir numarayız amerika falan gerimizde

    edit: okumayacağınızı bile bile yazdım. tarihe not düşmek için. sizin nasıl çomarlar olduğunuz bilinsin diye yazdım. üç satırlık haber metnini okumayan bunu mu okur.

    o kadar küfretmek istiyorum ki ahlakım müsade etmiyor. ulan namussuzlar haber metnini okuyun.

    onlarca insan "haber metnini okumamışsınız" diye uyarıyor. bu şeref yoksunu hala erdoğan'ın yalan söylediğini sıralıyor. ulan şerefsiz: gayri safi milli hasılaya göre dünyada az gelişmiş ülkelere en fazla yardımı yapan ülke türkiye.

    evet yardım ettik ulan. myanmar'da budist zulmünden kaçan, yakılarak öldürülen ailesinin matemini bile yaşayamadan çamur deryasından yüzerek güvenli bölgeye ulaşmaya çalışan mazluma yardım ettik. bundan hiçbir zaman pişmanlık duymayacağız.

    bazısı da "bizim rızkımızı vermiş" diyor. bu senin rızkından verilen bir şey değil. türkiye'de kendi iç sosyal yardımlaşma mekanizmaları valilikler ve kaymakamlıklar üzerinden yapılır. bunun dışında sivil toplum kuruluşları yardıma ihtiyacı olanlara yardım ederler. daha bu ay 250 yardım kumanyası dağıttım. kaymakamlık listesinden elime geçen evlerin hepsinin durumu benden iyi görünüyordu. türk halkının maddi refah olarak durumu iyi arkadaşlar. sadece lüks tüketimi artık ihtiyaç olarak görüyoruz. benim evine yardım bıraktığım fakirin cebinde lüks sayılabilecek bir telefon var. çünkü adam whatsapp'tan yazışmak zorunda, iş bakmak zorunda.

    peki dış yardımlar devlet eliyle nasıl yapılıyor. tika, diyanet vakfı, yunus emre ensititüsu, maarif vakfı ve kızılay gibi onlarca kurumumuz var. bunlar türk devletinin yurt dışında doğru temsil edilmesini ve halkla ilişkiler çalışmasını yürüten aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine yardım bırakan kuruluşlar. kızlay'a gelen yardımlarda kategori olarak seçiliyor insanlar o yardımları kendi ceplerinden gönderiyorlar.

    tika gibi kurumlar ise aslında o ülkelerde bizim osmanlıdan kalma kültürel hayatımızı canlandırıyorlar. kültür bakanlığı gibi kurumlardan da destek alarak cami, çeşme, han, hamam, köprü ne varsa ülkemize aitmiş gibi tamiratını ve restorasyonunu yapıyor.

    yunus emre kültür enstitüsü gibi kurumlarda başbakanlık yurt dışı ve akraba topluluklar altında türkiye'ye etnik, dini ya da kültürel olarak yakın olan milletleri oralardaki vakıf ve dernekleri destekliyor. bir yerde bizim adımıza lobi çalışması yapıyor.

    maarif vakfı ise eğitim çalışmalarını yürütüyor. bilindiği gibi bu hükumet döneminde cumhuriyet tarihinde açılandan daha fazla büyük elçilik açıldı. buralarda tömer kuruluyor. bu türkçe öğretim merkezi sınırlı düzeyde ama iyi derecede türkçe eğitimi veriyor. geniş anlamda eğitim çalışmalarını ise maarif vakfı yapıyor. yurt dışında son dönemlerde fetö'den devralınan yurt, okul ve kolej gibi eğitim kurumlarını işlettiği gibi daha önce türk devleti adına eğitim çalışmaları yapıyordu. şimdi daha da güçlendirildi.

    bunların dışında ihh, ilim yayma cemiyeti, hüdayi vakfı, insan ve medeniyet hareketi, insan vakfı, deniz feneri derneği, ensar vakfı ve bunun gibi kurumlar devletten bağımsız olarak çalışırlar. bunlar da kendilerine verilen ayni ve nakdi yardımları gerek yurt içinde gerekse yurt dışında dağıtırlar.

    sadece ihh 163 ülkede faaliyet gösterir. ihh'nın internet sitesine girerek ne kadar büyük bir hizmet ağının olduğunu görebilirsiniz.

    bunların arasında afrika'da su kuyusu açılmasından, tsunami ile adeta yok olan açe sumatra'ya yardıma kadar bir çok çalışmaları vardır. savaşta kolu bacağı kopan insanlara bir portez merkezi dahi açmıştır. bu protez bacakları satın almaya göre 1/20 fiyatında vermekte. bu fiyatı da yine kendi bağışçılarından karşılamaktadır. ihh'nın bunun dışında yetim fonu vardır. kardeş aile, yetim fonu ve bunun gibi bir çok çalışması ile milyar dolar düzeyinde hayır kabul etmektedir.

    ihh kendini her yıl bir kaç kere altı bağımsız kuruluşa denetletir. bunların içinde batılı kuruluşlar da vardır devlet kurumları da vardır.

    ihh kadar geniş çaplı olmasa da yukarıda saydığım kurumların herbirinin yurt içinde ve yurt dışında yardım çalışmaları vardır. dünya'da türkiye'den yardım almayan hiçbir ülke yoktur. senin vergilerinden gidenler bunların binde biri kadar bile değildir. yani korkma sevgili çomar senin verdiğin para japonya'daki sel felaketine de gitmiş olabilir. bundan da rahatsız olacaksan senin vicdanın kurusun. devlet ama senin pis bedeninin hala dünyada devam etmesi için var. senden de o vergiyi alacak.

    1999 depreminde nasıl perişan olduğumuzu hatırlayın. şimdi o kadar ülkeye yardım ediyoruz. o zaman da bu ülkelerden bizlere yardım gelmişti. almanlar kendi ajanlarını, israilliler kendi vatandaşlarını alıyorlardı. bize de kendi sularımıza israil etiketi yapıştırarak yardım yapmış gibi gösteriyorlardı. zavallı pakistan'dan bize yardım geliyordu. bazı islam ülkelerinden gelen yardımları da dönemin hükumeti reddetmişti. hey gidi hey. buradaki tıfıllar bilmez.

  • 41. pkk'nın saldırı görüntüleri

    90 sonu 2000 başlarında içgüvenlik harekat eğitimi alan asteğmenlere ilk anlatılan intikal halinde gözün göreceği kadar uzak olmak koşulu ile intikal grubunda kişiler arasına boşluk bırakılmasıydı. 15-20 kişilik timin belki 1 km’lik yürüyüş kolu oluşturduğunu bilirim.

    burda ki arkadaşlar kır gezisine çıkmış gibi dipdibe yürüyorlar ve hepsi öldü. eğer yukarıda söylediğim duruma uyulsaydı bu kadar yaklaşacak cesareti bulamazlardı.

    ne yazık ki tsk’ da bazı temel askeri ve taktik kurallar bile ihmal edilecek kadar laçkalaşmış, ruhları şaad olsun fakat tamamen acemilikten dolayı yok yere canlar verilmiş.

    derler ya içim acıdı yahu..

  • 42. aykut kocaman

    “kadro çok vasattı ama hoca çok başarılı oldu, bu kadroyu bile 2. yaptı” diyenlere iki kelam edelim.

    aragones döneminde yokluktan gökhan gönül stoper oynadı, daum döneminde yokluktan deniz barış sağ açık oynadı da ben bir defa bile kadro çok dar ama hoca başarılı diye bir yorum görmedim.

    zico; önder turacı, maldonado, vederson, uğur boral gibi isimlerden oluşan kadrosuyla çıktığı şampiyonlar ligi çeyrek final maçında kadıköy’ü chelsea’ye dar etti de ben bir defa bile hoca bu kötü takımla neler yaptı diye bir yorum okumadım.

    ersun yanal, bir önceki yıl gs’den 10 puan fark yiyen takımı alıp doğru dürüst takviye bile yapmadan nisan ayında şampiyon oldu da ben bir kez bile hoca bu vasat takımı nisanda şampiyon yaptı diye bir haber görmedim.

    nasıl bir güçmüş ki hem yazılı, hem görsel, hem de sosyal medyada aykut hoca başarılı algısını yerleştirmek için ellerinden geleni yaptılar, yapıyorlar. ben de bu algıyı yemeyen bir fenerbahçeli olarak kombine almak için kendisinin gitmesini bekliyorum.

  • 43. 9 binden az kazanan esnafın vergiden muaf olması

    bordrolu çalışan da ağlamayacakmis, zaten herkes eşit vergi veriyormuş. bak hele süper zekaya bak hele.

    bordrolu çalışan yıllardır vergi kaçıran it sürüsünü besliyor. küçük esnaf, kobilerin bi kısmı, taksi minibüs şoförleri, bunlar maaşla çalışan kesimin sırtındaki kamburdur, sülüktür. bi şey yaparsınız yapamazsiniz orası ayrı ama burada bordrolu çalışanlara akıl vermeye çalışan şebeklere bakmayın.

  • 44. meral akşener

    tek başına seçimi kurtaran kişi olmuş, meclis çoğunluğunu eski muhalefet bloğunda toplamıştır.

    teşekkürü bir borç biliriz.

  • 45. 16 yıl sonunda millete kek vaadetmek

    (bkz: kek yabdı)

  • 46. sözlükte akp ve mhp seçmenine hakaret eden güruh

    - kuduydun mu çen?

  • 47. survivor 2018 all-star

    -survivor ekstraya hoşgeldiniz
    -şimdi tv 8,5 a geçiyoruz
    - hoşcakalın

    demesi için ezgi'ye kaç para veriyorsun acun?

  • 48. the elder scrolls vi

    yau beklemekten kuruduk, öldük artık... gittiler 5 saniyelik sislerin içinden ufukta dağların olduğu bir ormana çıkan gayet kofti bir video gösterdiler. sonunda elder scrolls değil de şirinler yazsa şirinler oyunu sanacaktık. ayıp be kardeşim.