Değerli ziyaretçilerimiz,

Öncelikle, sitemize gösterdiğiniz ilgi ve destek için hepinize teşekkür ederiz. Sizlerden gelen geri bildirimler ve beğeniler bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

Sozlock olarak tam 9 senedir her gün ekşisözlük'den okumaya değer içerikleri filtreleyip günlük listeler oluşturduk. Bu işi yaparken kişisel davranmadık, günün en popüler başlıklarının en beğenilen entrylerini aldık listelerimize. Üstelik bu gayretimiz hiç bir zaman ticari bir kaygı taşımadı. Yayına başladığımız ilk günden beri en ufak bir reklam yayınlamadık, sponsorluk anlaşmaları yapmadık. Sozlock üzerinden tek kuruş kazanmadık.

Bütün bunlara rağmen, ne yazık ki son dönemde ekşisözlük yönetimi tarafından alınan bot koruma önlemleri nedeniyle, ekşisözlükten entry çekme ve beğenilen entryleri listeleme hizmetimizi maalesef devam ettiremiyoruz. Bu durum ekşisözlük yönetiminin aldığı bir karar olup, tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşmiştir. Bu zorunlu durumdan ötürü yaşanan aksaklık nedeniyle anlayışınıza sığınıyoruz.

Sozlock Ekibi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. nafakanın 6 yıl ile sınırlandırılması

    her durum kendi icinde özeldir. boyle genel bir yasa çıkarsa çok kadın ve cocuk da mağdur kalacaktir. söyle ki bir kadın düsunun 30 sene evli kalmıs, daha önce hayatında hic calismamis, esi uzerine herhangi bir emeklilik sigortası yaptırıp primleri ödememis. sonra bu adam gitmiş kadını aldatmıs, psikolojik ve fiziksel siddet uygulamıs ve artık kadın dayanamayıp ayrılmıs. 50 küsür yasında bir kadın boyle bir kanunla da 6 sene nafaka alsa 56 yaşinda hiç geliri olmadan ne yapabilir? tamam genclerde bu olabilir; sonucta 2-3 sene evli kalıp bosandiktan sonra nafaka alanlar var, genc calisabilir. ama herkese uygulancaksa bu sıkıntı.

  • 2. kpss 2020

    bir süredir belki devlete atanırım, sosyal medyada dikkatli yazayım diye kendimi baskılıyordum. şimdi umutlarımız bittiğine göre ananızı siktim amk badem bıyıklıları.

  • 3. 22 ekim 2020 para politikası kurulu toplantısı

    genel anlamda faiz artırımı konusunda bilinmeyenler var. neden faiz artırılır, ne kadar artırılmalıdır, sonuçları nelerdir vs. gibi.

    bir merkez bankası faizi neden artırır?

    -eğer ödemeler dengesinde açık veriyorsa bir devlet, dışardan sıcak para akışı sağlayabilmek adına faizi artırır. bu hem iç piyasayı rahatlatacaktır, hem de türk lirasının değerini koruyacak veya yükseltecektir.

    -yerel kurun döviz kurları karşısındaki değerinin korunması veya güçlenmesi için artırılır.

    -maaliyet enflasyonunun önüne geçmek için. türkiye'nin sanayisi yarı mamul üretimi yapıyor. yani, yarı mamulü yurtdışından tedarik ediyor daha sonra belli süreçlerden geçirerek nihai malı üretiyor. bu da demektir ki türkiye'de kur - enflasyon geçişkenliği yüksek. faiz artırmayıp kuru serbest düşüşe bırakırsanız, ağır bir maliyet enflasyonuyla karşı karşıya kalırsınız.

    -dolarizasyonu engellemek. eğer enflasyon oranı, sizin bankadan aldığınız mevduat faizinin net getirisinin oranından fazla ise, insanlar türk lirası mevduata değil; döviz kuru mevduatına döner. bu, ülkedeki dolar talebini artıracağından, dolar daha yukarı gider, tl değer kaybeder, yine döner enflasyona yansır (ve bu cycle devam eder).

    -tasarrufları artırır. böyle sıkıntı sonrası dönemde insanların borçlanmadan yatırım yapabilmesinin önünü açar.

    bir kaç sebep daha sayılabilir fakat biraz finansal okur yazarlığınız varsa, üç aşağı beş yukarı onları da tamin ediyorsunuzdur.

    bu meselenin elbette bir de "ama" tarafı var. ekonomi ile ilgili alınan bu tür kararlar hiçbir zaman sadece yararlı olmaz. bir nevi double-edged sword'dur. peki zararları nelerdir faiz artırmanın?

    -şirketler borç faizlerini ödeyebilmek için yatırımlarını kısarlar. işsizlik artar, büyüme düşer.

    -insanlar birikim moduna geçerler. düşen iç talep şirketlerin bilanço ve gelir tablolarını alt üst eder. gelirlerin düşmesi ile yatırımlar düşer, büyüme düşer, işsizlik artar, şirketler borçlarını ödemede sıkıntı çeker.

    -bankalardan kredi almak isteyenler zor duruma düşer.

    -işlerini borçla döndürenler zor duruma düşer.

    -iş kurmak isteyen insanlar, risksiz, emeksiz getiri olan bankalara parayı koyup vadeli hesabın getirisi ile geçinme yolunu seçerler, üretim azalır, doğal olarak bu da sanayi ve ekonominin yavaşlaması demektir.

    yine yararlarında bahsettiğim gibi, zararları yönünden de bir kaç şey daha yazılabilir fakat kitap yazmıyorum sonuçta, hepsini yazmasam da olur.

    peki tüm bunlar ne anlama geliyor? yararı kadar zararı da varsa, merkez bankası neden faiz artırıyor veya artırmalı?

    buradaki amaç vakit kazanmaktır. manevra alanı yaratmaktır. faiz artırılır, durum kısa bir süreliğine stabil hale getirilir. bu sırada sıkıntıları düzeltmek için yapısal reformlar hayata geçirilir.

    türkiye'nin çok saçma bir faiz artır - düşür - artır döngüsünün içine girmesinin ve bu döngünün hiçbir işe yaramamasının hatta zarar vermesinin sebebi hükümetin yapısal reformları yerine getirecek kadar işin ehli olmaması veya bu reformların bir kısmı hukuk, demokrasi vs. gibi alanları da kapsadığından işine gelmemesidir.

    bu da demektir ki bugün merkez bankası ne karar verirse versin, hükümetin yapısal reformlar konusunda fikri değişmemişse, uzun vadede hiçbir önemi yoktur, en azından ben öyle düşünüyorum.

  • 4. evli olmak aşık olmaya engel değilmiş

    hadi aldatmayı da meşrulaştırın yeterince orospu çocuğu yokmuşcasına.

  • 5. cumhurbaşkanımızın filosuna 47 yeni araç müjdesi

    haber ajanslarına düşen müjdeli haber.

    yeni bütçe tasarısı teklifine göre kamu kurum ve kuruluşlarına toplamda 1652 yeni araç alınacak.

    bunların 100 tanesi hazine ve maliye bakanlığı’na(fiyat sınırlaması yok),

    47 taneciği ise sn. cumhurbaşkanımıza tahsis edilecek.

    düşünsene 2 km’lik konvoyun 3 km olduğunu. şimdiden heyecanlandım.

    kaynak

  • 6. ermeni başbakanının tüm halkı savaşa davet etmesi

    ilerde buna da soykırım derler..

  • 7. sürüntü örneğinizi almıştım tanışmak istedim

    "az önce sürüntü almıştım. müsaitseniz normal sürtmek istedim."

  • 8. nasa'nın ay açıklaması

    gerçekten bilgisi olanlar yazmıştır diyerek onlarca entry okudum ama yarrak kürek esprilerden geçilmiyor.

    aya duble yol yapacaklarmış da onun anonsuymuş hahahah gül gül öldük a.k salağı!

    yahu kardeşim siktirin gidin başka başlık mı yok sikik esprilerinize meze olacak?

  • 9. masterchef türkiye

    serhat’dan geliyor; “karşı takımdakini de ben yaptım, buradakini de ben. bakalım hangi ben daha iyi yapacak”

    bu elemanın repliklerini kim yazıyor ya, çok iyi.

  • 10. 22 ekim 2020 şirketlere el koyma yetkisi

    ne kadar kötü ekonomi o kadar yüksek kur ve ileride tekrar seçilme ihtimali..

    kendilerinden sonra gelecek olan koalisyon hükümetine bom bok bir ekonomi bırakmak ve insanlara koalisyonu kötülemek sonra yapılacak olan seçimlerde tekrar iktidar olmak.

    hesap bu..

  • 11. rte vatan hainliğinden yargılanmalı diyen vatandaş

    yurek yemis kendi halinde bir vatandasin soyledigi cumle, umarim basina bir sey gelmez.

    “böyle saca böyle tarak, böyle secmene böyle albayrak” adli fantastik vecizenin de sahibidir*

    edit: bazi lolipop ve pamuk seker dusunceli yazarlarin “ama neden basina bir sey gelsin kiii hakaret yok” demeleri cok ilginc. dostum siz hic gundem takip etmiyor musunuz? bu ulkede hak hukuk mu var? millet bankadan kredi cekti diye teror orgutu destekcisi sayilip iceri atiliyor, valiye yalakalik yapmadi diye dukkani kapatilmaya calisiliyor falan normal bir ulke mi burasi? adam milyonlarca insanin dusundugunu sesli dile getirdi diye yakacak basini, kimbilir neler gelecek basina. cirkefle ugrasilir mi!?

  • 12. mesaj atsam mı atmasam mı tereddüdü

    atma güzel arkadaşım. hiçbir şey yapma hatta. sen o mesajı atınca kazanacağını mı sanıyorsun? bu başlığı okuyarak, tereddüte girerek zaten kaybetmişsin. hayatta her zaman kazanamazsın. eğ başını usul usul yürü şimdi...

  • 13. bahis bağımlılığı

    güney amerika liglerinin tadını alan adam aynı tadı ne premier ligden ne de bundesliga'dan alır.

    güney amerika başkadır. günün son bahisleridir. kasayı toplamak için son bir umuttur. gece saat üç olur, maçlar başlar. bir yandan kahveni yudumlayıp dizini izler, bir yandan da arka planda maç bildirimleri açıktır. her gol sesi geldiğinde yüreğin hop hop eder. üst bahsi almışsan midende kelebekler uçmaya başlar. şili, uruguay, peru, meksika, paraguay vb... allah ne verdiyse kombinlemişsindir. son dakikalarda sigara üzerine sigara yakarsın. baktın son gole kaldın açar meksika 2.ligini bile izlersin. olsun varsın yatsın, mühim değil. kuponlar yatınca da sıçtım mavisine doğru son bir sigara daha içip huzurla uyursun.

    yılmaz erdoğan diyor ya hani ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim. biz de güney amerika liglerine bahis alma ihtimalimizi sevdik.

    çok duygulandım lan. açıp bir paraguay ligi maçı izleyeyim bari.

    edit: o kadar çok duygu yüklü mesajlar aldım ki okurken duygulanmamak elde değil. bu kadar çok güney amerika sevdalısı bahisçileri görmek beni çok mutlu etti. bu arada 1-2 yazar arkadaş meksika kuzey amerika'da diye mesaj atmış. evet biz de biliyoruz meksika kuzey amerika'da ama biz bahisçilerin lügatında kuzey amerika diye bir şey yok. gerçek bir bahiçi için meksika da güney amerika ligleri çatısı altında var olmaktadır. premier lig gece 3'te oynansın ona da güney amerika ligi deriz.* güney amerika ligleri kırmızı çizgimizdir. esenlikle kalın.

  • 14. memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek

    hangi sıradanlık?
    hayatımda her gün bir atraksiyon var. siz bütün memurları, evrak kayıt memuru zannediyorsunuz galiba.

  • 15. insan bir erkeğin gücünü istiyor

    bu cümleden ziyade, "mesela o arayamadı." demenin altındaki ima beni çıldırtıyor. kocan olması, bir kocaya sahip olmak çok önemliymiş gibi kullanılan bu eril dil insanı delirtiyor. hele ki, onun yok benim var, o arayamadı, ben arayabildim iması, mide bulandırıcı.

  • 16. sevgisini ısırarak gösteren insan

    işte o kişi benim ve sloganım ise "i hart you"

  • 17. sesinden tiksinilen şarkıcılar

    oğuzhan koç mu ne zıkkımsa o.

  • 18. 22 ekim 2020 trendyol sahte parfüm rezaleti

    *edit: editleri, bir suserin haklı hezeyanı üzerine aşağı taşıdım.

    öncelikle bu rezalet başlığını bir derdimi çözsünler yok bana bir ürün hediye etsinler falan diye açmadım. herkes görsün bilsin istiyorum, bu tür firmaların nasıl ucuz hokkabazlıklar peşinde, ticari ahlak yoksunu olduğunu.

    kısa tutmaya çalışıp görsellerle anlatacağım. parfüm bana hediye geldi. bugüne kadar yüzlerce parfüm alışverişim olmuştur. türkiye'de belli distribütör veya markalar haricinde parfüm almam.

    gelelim mevzuya. bu ürün trendyol üzerinden satış yapan perfume point şirketine ait (baya baya şubesi olan hatta bir şubesi istanbul bağdat caddesi'nde iyi bir konumda). ürünün üzerinde distribütör olarak md kozmetik bandrolu var. genelde parfüm elime geçer geçmez distribütör bandrolüne bakarım, sonra kutu ve şişe üzerinde bulunan batch koduna. bu parfümü kontrol ettiğimde kutu ve şişe üzerindeki kodlar birbirini tutmuyordu. ilk önce distribütör firma olan md kozmetik'i aradım. biz perfume point'e ürün vermiyoruz dedi. hatta kendilerinin isimlerini kullandıkları için mağdur olduklarını söyledi. sonra batch kodunu batch kontrol sitesi üzerinden kontrol ettiğimde ürünün 8 yıl öncesine ait olduğunu gördüm. yani ürün hem sahte, hem kopya ürünün üzerinde bulunan kod 8 yıl öncesine ait. bu arada koku bildiğim ve çeşitlerini sürekli kullandığım bir marka. lalique markasının kullanmadığım parfümü yoktur sanırım.

    sipariş
    kutu batch code
    bandrol
    check batch

    trendyol ile iade işlemleri için süreci başlattım. fotoğrafları gönderdim. salı günü aşağıdaki gibi bir mail geldi. (başlığı yoğunluğum ve sürecin uzamasından dolayı bugün tarihli açtım)
    görsel
    ey sayın ticari ahlak yoksunu trendyol, sen nerden anladın parfümün orjinal olduğunu?ürünü aldın inceledin mi?batch kod falan bunlardan haberin var mı? ambalajını açmadan şişeye nasıl ulaşacağım? senin bu zaafını kullanıp 10 liralık parfümü 1000 liraya satmazlar mı? ambalajını açtın içinden hıyar çıktı o vakit ne yapıyoruz? muhtemelen paşa paşa hıyarı yiyoruz.

    demem o ki siz bizim düştüğümüz hataya düşüp böyle ucuz, ticari ahlakı olmayan aracı firmalardan parfüm vs. almayın. hatta %20 den fazla indirimde olan bir parfümü almayın. orjinal olma ihtimali çok düşük.

    ben sizin vaktinizi aldım ama siz bu markalardan kozmetik ürünü almayın.

    edit1: trendyol, ekşi sözlük kendi hesabı üzerinden ulaştı. durumu düzeltmek için iletişim bilgilerimi istedi. şimdilik bu kadar. gelişmeler için editleyeceğim.

    edit2: aşağıda bir arakadaş font type lara takılmış. mail başlığında bir font seçemezsin, fakat mail içeriğinde istediğin fontu seçebilirsin. trendyol bu fontu tercih etmiş. bu yüzden farklı fontlar.

    edit3: trendyol tarafından arandım. firmayla görüştüklerini, ürünün orjinalliğini belge ile kanıtladıklarını söylediler. nasıl bir belge bu dediğimde "paylaşamıyoruz maalesef" yanıtını aldım. ısrarlarımın sonucunda satıcı, tedarik ettikleri firmaya ait faturayı belgeliyorlarmış. fakat aşağıda yazdığım üzere tedarik ettikleri distribütörün bundan haberi yok. şimdi ürünü incelenmek üzere göndereceğim. editleyeceğim tekrar.

    edit4: arkadaşlar çok mesaj aldım. öncelikle parfüm konusunda bilgilendirme amaçlı yazdığım yazıya teşekkür eden çok olmuş. sağolun. diğer mesajlar, 250 liraya parfüm alacağımı sanmamla ilgili. bu markanın parfümleri f/p ürünüdür. niş serisi olmadığı sürece 260 - 400 tl bandında değişir. geçtiğimiz 3 ay öncesine kadar bu markanın encre noire a l'extreme serisini gayet 300 bandında alıyordum. 3-4 şişe bitirmişimdir sırf bu serisinin. parfüm konusunda fena sayılmayan bir tecrübem var. yine de teşekkürler bilgiler için. bir de parfüm tavsiyesi soran oluyor, çok zevk ve kişisel bir mevzu olduğu için ( yaş-cinsiyet-mevsim-mizaç vs.) yapamam.

    ara edit: yazmayayım yazmayayım dedim dayanamadım. ısrarla "internetten alışveriş yapan gerizekalı, varoş" diyen bir tayfa var. bak ibiş becerebilirsen hemen şimdi google amcaya (ingilizcen varsa ingilizce arat) "dünya ülkeler online sipariş istatistikleri" gibi bir şeyler yaz ve arat. sonra gördüğün ilk 15 ülkenin gelir, refah eğitim seviyelerine bak. sonra gözünü aşağılara indir, senin neden internetten alışveriş yapmadığını anlayacaksın sayın über zeki ve zengin ibiş.

  • 19. izmir'de dövülen kadına kimsenin müdahale etmemesi

    oradan geçerken döven şerefsize küfür etsek 1 yıl yatarımız garanti

  • 20. 22 ekim 2020 dolar kuru

    dolar 7.98'e çıktı. sebebi basit, anadolu ajansı bile 200 baz puan, yani yüzde 2 faizlerde artış beklerken, bu gerçekleşmedi. bakın "beklerken" diyorum. çünkü piyasada böyle bir beklenti oluşmuştu. bu beklentinin tam 180 derece aksine, merkez faizlere dokunmadı ve dolar elbette fırladı. ya ne olacaktı?

    tcmb'nin saray'dan gelen direktiflerle karar verdiğini sağır sultan biliyor. ben artık iyice işkillenmeye başladım. acaba tepedeki yöneticiler, bu karardan önce 7.80'den yüklü dolar aldılar mı? karardan sonra da sattılar mı? çünkü bu kararı bilen bir tcmb yönetimi, akp üst yönetimi ve saray erkanı var. her birine 10-20 kişi desen en az bir 50 kişi bu kararı karardan önce biliyordu. bunlar zararda olan yandaş şirketlere de bazı "tüyo"lar verdilerse ve hiç değilse kur üzerinden de bu şirketleri kâr ettirmeye çalıştılarsa? hatırlayın, son verilen bir ihalede yaklaşık 9,5 milyarlık vergi muafiyeti getirilmişti yandaş bir şirkete. para yok demek ki, vergilerden muaf tutuluyor o şirket. dolaylı yoldan ödemedir bu. şimdi de bazı kişilere kambiyo kârı elde ettirmek olmasın hedeflenen?

    bakın dikkat çektiğim husus, anadolu ajansı'nın dahi 200 puan artıracağı yönünde haber yapması olmuştu.

    demek ki piyasaya özellikle dolar düşecek sinyali verip beklenti yönetimiyle doları düşürdüler. evvelden de birileri bu dolarları 7.95'lerden satıp, geçtiğimiz günlerde 7.79'lardan aldı. bugün de kur patlayınca 7.98'lerden sattı ve deli gibi kâr etti. bu büyük vurgun ve manipülasyon suçudur.

    artık ben iyi niyete, normalleşmeye, ekonomi yönetimindeki arkadaşlara falan kesinlikle inanmıyorum. türkiye ekonomisi bir avuç insanın çıkarları uğruna mahvedilen bir ekonomidir.

    türkiye devleti biz bireyleri ya da kurumsal tüzel kişilikleri koruyamıyorsa, o zaman insanlar da kendi kendini korumasını bilir. dolara, altına talep patlar, bunlar yastık altı yapılır. kayıt dışı faaliyet tavana vurur. vergiler, krediler ödenmez. sistem tıkanır. gidişat öyle.

    yapacak bir şey yok. geçmiş olsun.

    birileri türkiye'yi büyük soyuyor.

    yazık.

    (bkz: 22 ekim 2020 para politikası kurulu toplantısı/@dragonlady)

  • 21. mutlu eden basit şeyler

    uyuyan birinin üstünü örtmek. hem huzur veriyor hem mutlu ediyor.

  • 22. isviçre'de asgari ücrete tuvalet temizler misiniz

    türkiye'de her gün temizliyorum amk. girdiğim her tuvalet pislik içinde oluyor önce temizleyip sonra işimi görüyorum. bundan dolayı isviçrede zoruma hiç gitmez .

  • 23. akp gidince ülke isviçre'ye dönüşecek sanmak

    siz isvicreye donusturseydiniz madem aq essolesekleri. 20 senedir iktidardasiniz ulen. son gelinen nokta askida ekmek hale bak...

  • 24. yargıtay'ın göz hakkı kararı

    adamlar tarlaya giriyor, olgun karpuz da seçemiyorlar ve deneme yanılma yoluyla karpuzları kırmaya başlıyorlar. 3-5 karpuzu kırıp, ehehehe bu olmuş amk dediklerinde çiftçi abimiz geliyor, jandarmayı çağırıyor, kırılan karpuzları tutanak altına alınıyor ve yargıtay sikerim göz hakkınızı diyor.

    bir tarlaya girip olmuş karpuz buluncaya kadar ürünleri kırıp, olmuşunu bulunca yemek şerefsizliktir.

    yargıtay bu itlere yargı dağıtmış.
    kimsenin tarlasına girip malına zarar vermeyin, yiyecekseniz, isteyin, kimse bir karpuz için vıdı vıdı etmez.

    ama yapılan yamyamlık ortada, sen adamın karpuzlarını kır, sonra göz hakkı de.

  • 25. ahmet ile eşleşen kök hücre donörünün vazgeçmesi

    toplanın gençler, biraz üzüleceksiniz ama türkiye gerçeklerini açıklıyorum.

    aslında bu kök hücre bağışçılarının azımsanmayacak bir kısmı, hali hazırda hasta olan kendi yakını için ya tutarsa diyerek kan veriyor. normalde o testleri "kendi yakınıma ilik vermek için yaptırıyorum" derseniz kallavi bir ücret alınacakken "kök hücre bağışçısı olacağım" dediğinizde sizden herhangi bir ücret alınmıyor.

    özetle konu benim yakınıma ilik tutuyorsa vereyim, tutmuyorsa başkası umurumda değil meselesi...

    hem daha bu ne ki, kardeşime böbrek vereceğim diye gelip kapalı kapılar ardında "aman ha ben böbrek vermek falan istemiyorum, annemin zoruyla geldim, aman hocam siz bu kişi verici olamaz falan deyin" diyeni de gördü bu gözler.

  • 26. metro turizmin marka değerimiz zedeleniyor sitemi

    fake taxinin marka değeri metro turizmden yüksektir amk

  • 27. mersin limanında 220 kg kokain yakalanması

    herkes de drug dealer amk. en çok siz biliyorsunuz tamam.

  • 28. şehit yakınlarının memur yapılması

    gazi yakınlarının memur yapılmasının yanında çok masum duran bir hareket.

    evet, yanlış duymadınız. gazi yakınları da belirli kontenjanlar dahilinde sınavsız, puansız, mülakatsız 657'li memur yapılıyor. öyle 4b sözleşmeli de değil, bildiğiniz memur. tek şart en az lise mezunu olmaları. ve asıl bomba: 15 temmuz gazileri de buna dahil. :))

    edit: lise mezuniyeti şartı da yokmuş. vah ki ne vah!

  • 29. fakir ülkelerin ortak özellikleri

    iktidara gelenlerin servetlerine servet katmaları.
    mesela trump'ın amerikan başkanı olduktan sonra servetinde önemli bir artış olduğunu sanmıyorum.
    hatta propaganda için cebinden para harcayıp, işlerini aksattığı için bir miktar azalmış bile olabilir.
    ama fakir ülkelerde bir yüzükle gelenler gemicik filosu kurabilirler, bunu da çerez parası olarak görebilirler. servetleri ne kadardır siz düşünün.

  • 30. cansu dere

    kadın neden güzel geliyor biliyor musunuz? çünkü herkes birbirine benzemeye başlarken o farklı kaldı.
    bundan sonra böyle sevgili kadınlar, farklı olan güzel olandır.
    size aynı kaş aynı dudak aynı çene ile mutluluklar

  • 31. ruh eşin nerede

    ben herhangi bir ruh eşim olabileceğine dair inancımı kaybettim ela

  • 32. uyurken korkmuyoruz da ölecekken niye korkarız

    siz uyuduktan sonra sabah uyanmıyor musunuz? ben uyanıyorum da yani yanlış bir şey yapıyorsak söyleyin.

  • 33. 22 ekim 2020 villarreal sivasspor maçı

    gecenin ilerleyen saatlerinde hava sıcaklığının düşmesiyle kendini buldu yiğidolar.yer de biraz buzlanırsa neden olmasın ki.

  • 34. 13 yaşındaki kız çocuğuna aşk mektubu yazan adam

    (bkz: diyanet'in 9 yaşındaki kız evlenebilir açıklaması)

    diyanet zahmet edip böyle bir fetva vermişti 2 yıl önce... resmen pedofili taraftarlığı edercesine!

    imam osurursa cemaat sıçar tezinden yola çıkarsak, başımıza gelenler çok normaldir.

  • 35. lastik patlayınca aranacak koca olmaması

    (bkz: insan bir erkeğin gücünü istiyor)

    (bkz: aramaya inanmak)

    gerçekten o kadar okumuyorsunuz ki, daha üçüncü entry’de bkz vermeme rağmen 10 kişi daha yazmış. çok komik bir sözlük bu.

    saat 21.00 editi: 3 sayfa oldu, gerçekten bu ne heyecan be sözlük? *

  • 36. 20 ekim 2020 konda'nın genel seçim anketi

    ulan millet bir şeyler karalamış ama adım gibi eminim ki büyük çoğunluğu da habere tıklayıp ne diyor bu adamlar diye bakmamış.

    çünkü baksa görecek, kararsızlar dağıtılmadan kimin oyunun yüzde kaçlarda gezindiğini. mhp nasıl hala bu oyları alıyor diye soruyor mesela adam. bak kardeşim kaynağa, o oyu almıyor ki zaten? kararsızlar dağıtılınca o oy çıkıyor.

    hiç zorlamaya gerek yok. kararsızlar, tercih belirtmeyenler vs yüzde otuz küsürlerde gezinirken, bu anketin ortaya koyduğu sonuç, her şeyin olabileceğidir. başka yeni partilerin kurulmasından tutun da, deva partisi, gelecek partisi gibi yeni partilerin daha da güçlenmesine kadar, chp’nin doğru bir politika izleyerek yüzde otuz küsürlere çıkmasından, mhp’nin hiç bir şey yapmadan yüzde on beş-yirmi bandına gelmesine ya da akpnin mhp’yi de yutup yüzde kırklarda oy almasına kadar her türlü sonuç çıkabilir demek bu.

    muhalefet de, eğer azıcık kafaları çalışıyorsa, hdp tartışmasıymış, kaftancıoğluymuş falan, kendilerine hiç hayır getirmeyecek bu laklakları bırakmalı ve bir an önce sahaya inmeli. gençlik kolları, kadın kolları, taşra teşkilatları ve hatta gönüllüleriyle şimdiden sokak sokak gezmeli, insanların nabzını tutmalı.

    ezbere konuşmanın da anlamı yok ayrıca. yok efendim millet acından geberse yine akp yüzde kırkın altına düşmezmiş de, millette akıl yokmuş da şuymuş buymuş. haziran seçiminde bu millet muhalefete fırsatı verdi, onlar değerlendiremedi mistır stepne sağ olsun. kaldı ki o zaman şu anki ekonomik buhranın onda biri yoktu ortada.

    bu iktidar yüzde kırkın altına da düşer, otuzun altına da düşer. ama sorarlar adama, sen ne yapıyorsun bunun için? iç anadolu’da yoksun, teşkilatların çalışmıyor, belediyelerini yalnız bırakıyorsun zaman zaman ve en önemlisi de sabahtan akşama cnn türk gibi, habertürk gibi boş beleş kanallarda, iktidarın belirlediği gündemi tartışıyorsun. yok hdp terörist mi, değil mi? yok hdpliler ile fotoğraf çekilir mi, kahvaltı yapılır mi, aynı umumi tuvalete sıçılır mı... amk bu ülkeyi yirmi senedir akp yönetiyor, pkk ile ilgili hükümetin alacağı hiç bir kararda hdp sırf meclisteki vekilleriyle hiç bir halt edemez. ülkede gençlerin yarısı ya işsiz, ya çerez parasıyla geçinmeye çalışıyor, tartıştığınız konulara bak? ulan şu dikta rejiminden kurtulalım bir, hdpyi sonra konuşursunuz istediğiniz kadar.

  • 37. boşanma oranlarının artma sebepleri

    pandemi süresince sadece türkiye'de değil dünya'da patlamış. sebebi çoğunlukla kadınlar, kadınlar tartışırken üste çıkamadıkları yerde bel altı vuruyorlar, çok ağır konuşuyorlar. bir arkadaşım evden çalışmaya başladı, eşi ile tartışmaya tutuşmuşlar, eşi de arkadaşımın üvey babası hakkında saçma sapan konuşmuş, olayla tamamen alakasız olarak. sırf adamı yaralamak için. olay büyüyor tabi itiş kakış derken boşanıyorlar. bu bir örnek.

    ben 30 yaşından önce kadınlar için köpek oluyordum, 30 yaşından sonra kadınlardan korkmaya başladım. etrafımda bir tane mutlu evlilik yok, bir tane. kadınlar uzun dönem sevgilikte de böyleler. ağır konuşuyorlar, çok kolay yapıyorlar bunu. sonra da haklı olmak için sürekli propaganda yapıyorlar. çekilir çile değil. ben zaten evlenmeyi düşünmüyorum, ya da kendimden çok büyük bir kadınla evlenirim herhalde.

  • 38. adana'nın en iyi kebapçısı

    adanada yasayan kişilerin asla ugramadıgı dışarılıların gittiği kebapçıların sayıldığı başlık

  • 39. park ettiği arabasına son kez dönüp bakmayan erkek

    düzgün hayatı olan insandır, saplantılı değildir rahattır

  • 40. grip aşısı

    oğlum siz salak mısınız?

    grip aşısını koronadan korunmak için olmuyor millet zaten.

    kısa süre içinde hem korona hem grip olurlarsa vücudun bağışıklık sistemi kaldıramaz diye oluyorlar. en azından bir hastalığı elemek için.

  • 41. 22 ekim 2020 sözlük yazarları seçim anketi

    chp hdp ittifak laflarını ne maksatla çıkartıyorsunuz?
    kılıçdaroğlu öcalan'ın mektubunu okudu diye mi böyle bir kanıya vardınız?

  • 42. sadakatsiz (dizi)

    bizim dizilerin de ortası yok, ya şiddet olacak ya ihanet.

    çukur’da şiddet + bir erkek iki kadın;
    sefirin kızı’nda bir erkek iki kadın;
    doğduğun ev kaderindir’de bir erkek iki kadın;
    yasak elma; bir sürü erkek bir sürü kadın;
    babil; iki erkek bir kadın;
    ağlayan kayalar; kayalar...

    başka türlüsü tutmuyor mu, işlerine mi gelmiyor bilemedim.

  • 43. çocukluğa götüren tatlar

    yağ salça ekmek

  • 44. 22 ekim 2020 tcmb'nin faizleri sabit bırakması

    geç likidite penceresi faiz oranını 150 baz puan arttırdı. boylece aslında ortalama faizi yukseltebileceğini soyluyor.

    ama piyasa bunu sevmez. adam gibi arttıracaksın faizini gotun başın oynamadan. aynı şeyler 2018de de denendi ama sonra kuru dizginlemek için ciddi faiz arttırmak zorunda kalındı.

    sürekli bir gizli saklı yapma hevesi var akpde. backdoor policy diyor gavur buna, kulağı hep tersten gösterme.

  • 45. r/europe

    reddit'te ve avrupanin genelinde bilincaltinda bulunan turk karsitliginin anonim olmanin da faydasiyla disa vurdugu yer. her turlu cifte standardi gorebilirsiniz burada.

    moderatorlerin turk dusmanligi oyle bir safhadadir ki sag kolonda bulunan interaktif haritada tum ulkeler kendi subredditlerine giderken, turkiye wikipedi sayfasina gider. burasi milliyetci olmayan insani milliyetci yapar, cok net soyleyeyim.

  • 46. deva partisi'nin sen kimsin videosu

    bu içerikleri gördükçe sinirden ağlayasım geliyor. ben 23 yaşında, üniversiteden yeni mezun olmuş "işsiz" bir gencim ve ülkenin muhalefeti de iktidarı da beni görmüyor; sorunlarım kimsenin umrunda dahi değil. saçma sapan videolarla birbirlerine diss atan siyasetçiler bana yalancı özgürlük vaatleriyle geliyorlar. bu ülkeye hapsolmuş istemediğim bir hayatı yaşıyor gibi hissediyorum. özgürlüğü nasıl vereceksiniz bana? keşke artık bunları da anlatsanız??

    tanım: şiir paylaşacağına etkili bir muhalefet yürütmesi gereken partinin videosudur.

  • 47. sahte marka giymek

    her yerde alenen satılıyor, peki buna müsaade eden mekanizmayı sorgulamak hiç aklına geldi mi ?

    bizim köyde herkeste jack wolfskin marka mont var. bu onların hırsız olduğunu göstermez. adamların zaten böyle bir markadan haberi yok. dolayısıyla hayatını gösterişe adayan sen ve sen gibiler gibi düşünmüyorlar. sadece hoşlarına gittikleri için alıp kullanıyorlar. ortamlarda marka giyiyorum demek için değil.

  • 48. laikliğin cumhuriyetin temel şartı olmaması

    uk dunyada ateist inanca sahip olan ulkeler arasinda %66 ile ilk 3 icinde ama sen burada laiklik orada yok falan diye fikir yurut.
    komedi ya:) (bkz: https://www.washingtonpost.com/…eligious-countries/)

  • 49. 22 ekim 2020 fahrettin koca tweeti

    bu adama hiç kızmıyorum...

    5-6 ay önce bu adamı öz babasıymış gibi güzelleyip, savunanlar benim asıl kızgın olduklarım...

    bunların alayı yeryüzünden silinip gitse yere düşürdüğüm sigara külü kadar umursamam...

  • 50. şu an okunan kitap

    engin geçtan - insan olmak
    (bkz: insan olmak)