venera7
profili

  • cinayet süsü

    bizim insanımız sahiden nankör, doyumsuz, mutlu olmayı bilmiyor, sevmeyi dövmek sanıyor, hep daha iyisini arıyor, odaklanamıyor, endişeli bir ruh haline sahip, keyfi her zaman alt seviyelerde, ruhu can çekişiyor.
    şu filmi de beğenmeyen çıkmış ya, artık size denecek bir laf yok sayın sözlük ailesi. bütün salonla yerlere yatarak güldük, onca insan beğenmediyse gülen onca insan kim? ustaları izlemek böyle bir şey herhalde dedik. filmin içinden, ayrı ayrı hikayesi işlenebilecek kahramanlar çıkmış, karakter derinliği bile katılmış, o kadar güldürürken. sanatçının mesajı, renkler, müzikler vs ayrıca güzel detaylardı. bu filme gülmeyen, gidip kendisine sinir testi uygulatsın, yaşayıp yaşamadığını da bir kontrol ettirebilir zombiye bağlamışsa demek ki.
    sonradan düşünüp hala güldüğüm sahneler var. bu ülke ve bu ülkenin sınırlı algısıyla yetişmiş bireylerden tam olarak ne gibi işler bekliyorsunuz? yetiştiğimiz bostanın kalitesi ne ki karpuzu ne olsun? "bu filme gülmeyenler düşük iq sahibidir yhaaa" gibi iddiam yok fakat bu filmde eğlenmeyenin, keyfi ciddi anlamda kaçıktır ve çareyi dışarıda aramamalıdır.

  • beylikdüzü'nde 89900 liraya satılan daire

    bu ev icin emlakçıyı aradığınızda "abim/ablam o evi azz önce verdik, kaporasını yeni teslim aldık. sen gel bi çayımızı iç, ben sana ona denk başka evler göstereyim" cevabıyla karşılaşırsınız, o evlerin fiyatlar da 120'den başlıyordur, ayni şekilde it bağlasan durmaz kalitesinde olmasına rağmen.

  • alaçatı'da 3 top dondurmanın 24 tl olması

    10 lirası dondurma ise geri kalanı instagram telif hakkıdır.

  • antidepresan etkisi gösteren şeyler

    (bkz: çikolata)
    (bkz: dans etmek)
    (bkz: kedi)
    (bkz: kedi videoları)
    (bkz: yoga)
    (bkz: meditasyon)
    (bkz: mum yakmak)
    (bkz: alışveriş)
    (bkz: günlük yazmak)
    (bkz: ılık duş)
    (bkz: inziva)
    (bkz: klasik müzik)
    (bkz: siyah beyaz filmler)
    (bkz: ayak masajı)
    (bkz: uyumak)
    (bkz: toprakta yürümek)
    (bkz: nefes egzersizi)
    (bkz: tanımadığın ara sokaklarda kaybolmak)
    (bkz: daha çok kedi)

  • iş hayatının ilk kuralı

    kurumsal çukurların yazısız kanunları arasında ilk sıralarda olabilecek bir kural,

    - ilk memnuniyetsizligi sen göster, ortam entrikaya müsaitse dedikoduyu ve fitneyi yapmaya başlayan da sen ol.

    bakın ofise, gerçek anlamda işe yaramayan ne kadar mal varsa -bir şeylerin en iyisini bildikleri iddiasında- şişinerek gezerler. insanlar sever böyle şeyleri. kafa tutma potansiyeli bulunan septik elemanın etrafında halkalar oluşturuverirler. zaten dedikodu yapmazsan, dedikodu malzemesi sen olursun. korunmak için maksimum sessizliğe bürünülmelidir ki bu da zor zanaat.
    çalışanlar koyun, yöneticiler kurt, her ske burun kıvıran eleman çobandır. koyun tebaasının gözünde çoban önemlidir. kurtlar da çobana karşı ayağını denk alır.
    çok da belini incitmeden "bir şeylerin usulüne uygun gitmediği" ile ilgili yorumlar yap, "bu işlerin daha düzgün yapılabileceği"ni ima et, burun kıvır, sistemi aba altından eleştir; yani elle tutulur hiçbir iş yapmasan, yaralı parmağa işemesen de yap bunu. bu furyayı ilk başlatan sen olursan, diğer insanlar taze et kokusu almış yabani hayvanlar gibi, çiçek görmüş arılar gibi, kaval duymuş fareler gibi ardından gelirler. çözüm, giz, sır sende sanırlar. insanlar da bi komik ya.

    yok eğer bu girift ortamda dedikoduya bulaşmam der ve susarsan da sonsuza kadar sus, ama çok ciddi sus. en iyisi oradan ayrılana kadar susmak. susan da sürünün otladığı yerdeki ağaç oluyor sanırım, susana bulaşmıyorlar genelde. septik eleman dahi susan kişiye güveniyor. ağacın yanından saygıyla geçiyorlar ve çoban da dibinde oturup sırtını yaslıyor yani. ağaç vakur, ağaç renk vermiyor, bir taraf değil. kafasının içindekileri merak ediyorlar. tümüyle susmak da iyiymiş şimdi düşününce.

  • sadece sabaha kadar oturanların bildiği şeyler

    - 1 civarı şehir de hareketli, zihin de. hiçbir şey sakinleşmiş değil.
    - saat 2 gibi insan "birazdan yatarım" diye düşünmeye başlıyor. sanki bir eşik gibi o saat civarı. eşik atlandı mı, sabahı görüyor insan.
    - saat 3'ten sonra etrafa yayılan dinginlik çok başka, ana rahmi gibi.
    - 4'te kafa iyice dinlenmiş oluyor. zihin susuyor. şehir zaten susmuş. çok uzaklardan motor sesleri geliyor arada.
    - saat 5 civarinda havada muazzam bir koku, tazelik oluyor. insanın içinde tarifsiz bir yenilik hevesi, doğayla beraber güne hazırlanıyor sanki hücreler. eskiler boşuna güneşten önce uyanın demiyorlar.
    - 6 civarı havanın rengi dönüyor, akvaryum gibi, bebe mavisi, çivit mavisi gibi, inceden güneş boyuyor ufukları, apartmanlardan güç bela görünen bulutları.
    - 7'ye doğru şehir hareketleniyor, hava artık dümdüz mavi, uzaklardan araba uğultuları sessizliği yırtıyor, yine hiçbir sey sakin değil.

    gelgelelim gece uykusunun yerini hiçbir şey tutmuyor, düzeni bozmamak lazım.

  • 35 yaşında bekar mutlu huzurlu ve güzel kadın

    35 yaşında olduğu için mutlu, bekar olduğu için huzurlu, kadın olduğu için güzeldir.