didierdrogba0740
profili

  • değnekçilerin makbuz isteyen kişiyi bıçaklaması

    yüzüne ve kalbinin üzerine bıçak darbesi...

    bakın bu şerefsizliktir. bakın bu adiliktir... adam öldürmeye teşebbüstür, en ağır biçimde cezalandırılmalıdır. ailesinin yanında on lira için insan öldürmek hiçbir vicdana yasaya muhakemeye sığmaz, eli kanlı terör örgütleri bile kendi çirkin ve aşağılık fikri dünyalarında bir temele oturturlar cinayetlerini, bu onların yaptıklarından bile daha aşağılık bir suçtur...

  • suriye'nin türkiye ile savaşağını açıklaması

    efendim aç karınlarını doyursunlarmış, gotlerine peçete alsınlarmış, bir alaylar komiklikler... safak gecmek düşmanı hafife almak ne kolay, ne eğlenceli... oysa sağduyu ile bakınca durum biraz farklı gibi görünüyor;

    ülkece dış politikada iyice köşeye sıkışmaktayız. libya'da mısır ile karşı karşıyayız, ki mısır'ın arkasında kimin olduğunu artık hepimiz biliyoruz. öte yanda doğu akdeniz ve ege'de fransa ve yunanistan ile sular kızışıyor. son olarak da putin destekli suriye atar yapmaya başladı... evet ülkece büyük ve bölgede askeri açıdan güçlü bir ülkeyiz ama bu kadar çok cephenin hepsinde birden çılgın bir gerilim ortamı yaratmak bana yine bıyığı ile meşhur orta boylu bir diktatörü ve onun sonunu hatırlatıyor ama hayırlısı...

    yani öyle gülüp şafak geçmeden önce şapkayı önüne alıp iyice bir düşünmek lazım derim ama siz bilirsiniz yine de...

  • 27 mayıs 2020 gelir vergisinin yükseltilmesi

    artık ne diyeyim bilemiyorum... allah belanızı versin...

    5 bin lira maaş alan adamın sgk'si, vergisi zartı zurtu esasında 8500 bin lira kazandığı (3500 devlete) yerde;
    yaklaşık 500 liralık fatura toplamının 350 lirasının vergi olduğu yerde;
    yaklaşık 500 liralık benzin parasının 300 lirasının vergi olduğu yerde;
    tüm alışverişlerinizden %20 sinin kdv adı altında kesildiği yerde (minimum 300 liraya denk gelir aylık)
    başka ülke vatandaşlarının kolayca sahip olduğu araba, elektronik gibi ürünlerde bir tane de devlete alırken...
    bir de üzerine askerlik denilen tartışmalı kavrama gitmemek için bile tonla para alırlarken...

    şimdi de gelir vergisi oranları artırılacakmış...

    allah belanızı versin! allah gani gani belanızı versin! ben mi seçtim lan burada doğmayı? sizin soyunuz sopunuz için mi ben eşşek yüküyle vergi ödüyorum! ya bir fransız çok kolay yaşarken ben neden böyle yaşıyorum...

    çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıksın! haram zıkkım olsun!

  • mhp'nin ali babacan'a ali potter demesi

    lan akp kendini bu kadar savunmuyor, ne yalaka heriflermişsiniz...

    lord voldemort taraftarları tarafından kullanılan ifadedir.

  • ali babacan

    son 15 senede gençliğini kaybetmiş, en önem verdiği değer ulu önder atatürk olan, gezi'de en ön sıralarda haykırmış dayak yemiş, ülkesini çok seven ama halkına biraz kırgın, iktidardan ise nefret eden azıllı bir muhalifin gözünden (ben) kendisi üç aşağı beş yukarı şu durumdadır;

    eksileri;
    düne kadar akp sıralarındaydı

    artıları;
    * akp'yi sevenlerce savunulan en ciddi argüman olan "yiyiyor ama çalışıyor" daki "çalışıyor" işte bu arkadaş...

    * ülkenin ekonomisi iyi dönemde iken herşey yolunda giderken dümenin başındaydı

    * akp'nin ayak takımından değil, içinden geldiği siyasi gelenekte tıpkı mehmet şimşek gibi bulunduğu yere ahbap çavuş ilişkisi değil gerçekten "liyakat" ile gelmiş ender isimlerden birisi

    * genç, dinamik, enerjik bir yüz... belgesellerden, filmlerden bilirsiniz, aşina olduğunuz hikayedir. sürü lideri artık yaşlanmıştır ve sürüye sahip olamamaktadır. zaman içeriden daha genç daha dinamik ve sürünün gerçekten ihtiyacı olan birisini çıkarır ve lideri yenerek sürünün başına geçer... işte tam da bu hikayeye uygun bir isim... genetik kodlarımızda hepimizin aşina olduğumuz hikayeye uygun bir isim

    * modern dünyaya hakim, çağın gereklerini bilen bir isim

    * iyi derecede eğitimli ülkenin en iyi mühendislerini yetiştiren okuldan derece ile mezun oldu, zaten yabancı dil falan şakır şakır,

    * "ananı da al git", yerdeki madenciyi tekmelemek, "takla at da görelim", "bakara makara" gibi akp cenahında sıradanlaşan çiğliklerde asla adı geçmedi, her zaman bulunduğu makamın ağırlığını taşıyabildi. vatandaşa saygısızlık yapmadı.

    * gaf falan yapmıyor, meramını çok güzel çok düzgün biçimde ifade edebilirken "merak ediyorum bahçeli'nin bu ülkeye ne faydası var?" gibi muhalefetin yüzyıllardır soramadığı kritik sorularla taşı da çat diye gediğine koyabiliyor.

    * ekonomi bakanlığı, dış işleri bakanlığı ve ab müzakereciliği gibi en kritik "sivil (bakın burası çokomelli)" mevkilerde çok önemli tecrubesi var, ülkece militarizmden ve otoriterlikten uzaklaşmaya çok ihtiyacımız olduğu dönemde bu konu düşününce çok büyük artı;

    * bakın burası da çok çok çokomelli karşıt cenahtan da ciddi anlamda oy koparabilecek birisi;

    * küresel sermaye ile sorun yaşamayacağı bilakis uyumlu çalışacağı düşünülmekte;

    * şimdiye kadar seküler kesimi karşısına alabilecek doğrudan bir çıkışı olmadı, hatta eşinin kapalı olması ve muhtemelen inancı ve gereklilikleri dışında modern bir hayat tarzı var, sevgisini bilemem ama ulu önder atatürk'e hep saygılı kaldı

    * benzer bir biçimde kürt oyları ve milliyetçi oyları irrite edecek bir açıklaması, çıkışı, yaklaşımı yok, her kesimin en azından nötr yaklaşacağı ender isimlerden birisi. en azından tepki oyları ile karşılaşmayacaktır.

    * merkez bankası'nın bağımsızlığı gibi en kritik konularda güç sahibine boyun eğmedi, makamını kaybetti ama aklın ve mantığın tarafında kaldı.

    * hiçbir yolsuzluk iddiasında adı geçmedi. reza zarrap'a karşı dik durabilmiş, kendisini para ile satmamış, bu anlamda gerekirse ülkenin en büyük gücünü de karşısına alabilmiş, tepki koyabilmiş bir isim. bu anlamda ülkenin başındaki isimler dahil kimsenin göstermediği dirayeti gösterebildiği bizzat reza tarafından tapelerde itiraf edilmiş. eli bal kasesinde iken parmağını yalamamış birisi, gördüğünüz gibi "yiyiyor ama çalışıyor" daki "yiyen" kişi olmadığı da çok açık...

    siyasi rakiplerine baktığımızda ise;

    recep tayyip erdoğan; her ne kadar bugün en güçlü figür gibi görünse de siyasi ömrünün sonuna gelmiştir. tutarsız ve yanlış politikaları sonucunda ülke çok ciddi sıkıntılara gebedir. ülkede büyük çoğunluk artık kendisinden nefret ederken bu saatten sonra anlamlı bir siyasi geleceği yoktur.

    süleyman soylu; otoriter sevimsiz, gri ve soğuk bir isimdir. aslında tam da o dillerinden düşürmedikleri "eski türkiye'ye" ait bir figürdür. kaybetmeye mahkumdur, halkta karşılığı yoktur, kenan evren v2. ye bu ülkede anlamlı sayılabilecek bir kitle oy vermez.

    damat berat albayrak : rte'den nefret edenler, rte'nin kendisini işaret etmesi nedeni ile kendisinden de nefret ediyor. şimdiye kadar başarılı olduğu hiçbir alan, hiçbir görevi yok. muhafazakar kesimde de "yüzüklü partiler", kayın babasının birikimine çöken damat algısı, torpille bir yere gelen insan figürü, yurtdışı eğitimi (muhafazakarlar eğitimli kişileri pek sevmez), başarısız görevleri, fetö sonrası gelişen "pelikan" yapılanmasına mesafeleri vs. vs. nedeni ile önemli oranda sevmeyeni mevcut. kayınbabasının bile siyasi kariyerini devam ettiremeyeceği bir haritada kendisinin de yeri yok. bunun da kendisi ve kayınbabası hariç herkes farkında.

    meral akşener; kitleleri peşinden sürüklemeyecek, bunu hepimiz biliyoruz. her ne kadar sempatik meral mommy'miz olsa da siyasi kariyeri ona baki kalacak bir muhalefet sunmakta diye düşünüyorum.

    ekrem imamoğlu; bir heyecan yarattı, mansur başkanla birlikte rte'ye karşı gerçekten kazanan ilk isimdi, kendisine de borçluyuz ama geçen 1 senelik süre gösterdi ki kendi partisinin seçmeni dahi kendisine çok sıcak bakamıyor. siyasal islamın sekülerleşmesi projesi vs. chp'nin muhafazakarlaşması projesinin kazananı bu ülkede hem sağ kesim hem sol kesimde cevabı belli bir sorudur. bırakın rakip olmayı, ilerleyen süreçte yola sayın babacan ile devam edebileceğini dahi düşünmekteyim.

    mansur yavaş; bu adam aslında on numara, bin oyum olsa binini de kendisine veririm. ama ne yazık ki yaşı var... ne yazık ki kendisi de genetik kodlarımıza kayıtlı olan "sürü liderini yenen genç" hikayesine uygun bir isim değil. 10 sene önce olsa harika olacaktı. bundan sonra zaten çok başarılı olduğu büyükşehir belediye başkanlığı kariyerinde daha çok çok başarılar diliyorum ve başkentin tarihine altın harflerle kazınmasını diliyorum.

    diğer isimler arasında ileriye yönelik herhangi bir isim görmüyorum, hemen hemen hepsinin siyaset tarihine gömüleceğini düşünüyorum. hataları ve doğruları ile herkesi olduğu gibi tarih tarafından yargılanacaklardır. bu süreç içerisinde kürt hareketi de siyasi haritada ama demirtaş ile ama her daim içlerinden çıkaracakları başka bir lider ile devam edecektir ancak iktidar yolu en azından yakın gelecekte kendilerine kapalıdır. bu ülkenin dinamikleri budur. görüleceği gibi sayın ali babacan'ın siyasi anlamda kendisini tehdit eden bir rakibi de yoktur.

    kendisi ile ilgili olabilecek olası eleştriler;

    ekonomik başarısı derviş politikalarından gelmektedir. hep eleştrilen inşaat ekonomisi konusunda da doğrudan sorumludur.

    cevap: doğru ilgili dönem öyle bir dönemdir ki; ülkece dibe batılmış doğal afet sonucunda sıfır tüketilmiş, bu afet sebebi ile iktidarın başı yenmiş sonrasında ise ağır kemer sıkma politikaları ve global ekonomik gidişat nedeni ile herşeyin daha iyiye gitmesinin beklenmesi gereken bir dönemdir. bununla birlikte bu adam öncelikle bu küresel dinamikleri küstürmemiş, ilgili dönemden yararlanabilmiş ülkesine para çekmeyi becerebilmiş o söylediğiniz "derviş politikalarını" taviz vermeden devam ettirebilmiş en azından bu anlamdaki tecrubesi kıymetli bir isim. gelelim inşaat politikası konusuna, öncelikle bu konu sadece kendisinin sorumlu olduğunu düşünmediğim bir konu olmakla birlikte ben genel geçer anlamda bu konuda muhalif yorumlardan biraz ayrılmaktayım. bu ülke her şeyden önce büyük bir deprem görmüştü, bu deprem anında yolların, ulaşımın, haberleşmenin hastanelerin, kamu binalarının ve devlet kavramının bizzati kendisinin 45 saniye içerisinde nasıl da işlevsiz kalabildiğini görmüştük. önceki dönemlerde yapılan tüm yapılar boğaz köprüsü (mühendislik ithaldi) gibi birkaç major proje hariç tüm yapılar saatli bombaydı, hala da böyle bir çok yapı var. kamu binalarının, ulaşım altyapısının, kentsel dönüşüm projelerinin, okulların, hastanelerin hepsi velhasıl top yekün bir inşaat hamlesi ilgili dönemde bu ülke için keyfi bir tercihten çok bir zorunluluktu. allah bu ülkenin yüzüne baktı da henüz büyük bir marmara depremi beklenmesine rağmen görmedik, bu hamlenin gerekliliğini anlamak için yeterli doneye sahip olmadık. bu nedenle şimdi inşaat hamlesine sallamak kolay. bu navigasyonun olmadığı dönemde birinci köprüden mi gidelim ikinci köprüden mi gidelim sorusuna benziyor. birinci köprüdeki büyük kazayı ve kilit hali görmeyen kişi ikinci körüdeki şişkinliği görünce "keşke birinciden gitseydik" diyor... allah göstermesin ama sen bir de birinci köprünün (olası marmara depremi) halini görsen koyup gidene rahmet okursun... bununla birlikte tüm ekonomiler tüm para birimleri tüm krizler ve iyi giden dönemler geçicidir. bunu unutmayın, en önemli şey bu... para birimi hayali bir satın alma aracıdır. esas olan şey madden, şeklen karşınızda duran maldır, kalıcı olan medeniyettir, eğer tekniğine uygun yapıldı ise o binalardır (ki o binaların tümünün tekniğine uygun yapıldığından mesleğim gereği ben eminim), ben genel kanınızın aksine inşaat hamlesinin gerekli, doğru ve kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. bu konuda iktidarı eleştrebilecek şey şudur; bütün ihaleler yandaş müteahhitlere verilmiş, eğitimi ve yeterliliği olmayan bir zümreye peşkeş çekilmiş, yeni zenginler yaratılmış, sermayenin el değiştirmesi sağlanmıştır, haksız kazanç, haram para ve yolsuzluklar inşaat ekonomisi ile zirve yapmıştır. ki bu konuya da bir alt maddede değineceğiz;

    yolsuzlukları biliyordu;

    cevap; ne demiştik bütün ihaleler yandaş müteahhitlere verilmiş, eğitimi ve yeterliliği olmayan bir zümreye peşkeş çekilmiş, yeni zenginler yaratılmış, sermayenin el değiştirmesi sağlanmıştır, haksız kazanç, haram para ve yolsuzluklar inşaat ekonomisi ile zirve yapmıştır.
    ancak ben sayı ali babacan'ın bu konuda suçlu olduğuna, müdahil olduğuna veya bu rant çemberini durdurabilecek erki olduğuna inanmıyorum. kendisi yukarıda bahsettiğim 17-25 aralık tapelerinden de gördüğümüz üzere bu rant çemberinin dışında kalmıştır. kendini satmadan doğru bildiği yolda (bu yol kişiden kişiye değişir sayın ali babacan kendi doğru bildiği yolda) mümkün olduğunca ülkesinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmiştir. benim kendisinin hikayesinden anladığım budur. malum şahıs dışında ben dahil kimsenin daha fazlasını yapabileceğine inanmamaktayım.

    kendisi akp'den gelmektedir, ayrıca çatı aday yaklaşımına da inanmıyorum bir kere ekmeleddin'e verdim bir daha vermem...

    cevap; ülkeyi yönetme adına yola çıkan muhalefet çatı aday adı altında çağdaşdaşlıktan uzak, bildiği tek şey bazı doğmaları pazarlamak olan, reel olarak hiçbir ciddi avantaj sunmayan, yaşı geçkin, ekonomiye siyasete ve ülke yönetimine uzak bir kuklayı sunarken; beğenmediğimiz muhafazakarlar iyi bir mühendis, ekonmist, dünya dinamiklerini bilen, genç, yarınlara umut veren bir siyasetçiyi sahneye çıkarıyorsa bu sorunun cevabı sayın ali babacan'da değildir. burada özeleştri yapması gereken ali babacan değil chp'dir... çok mu zordu? milyonlarca size gönül vermiş insan arasında şu yukarıdaki özelliklere sahip ama "siyasal islam geleneğinden gelmeyen" tek bir isim çıkartmak çok mu zordu? bir tane isim bile çıkmıyorsa bunun sorumlularının da gereken tepki ile karşılaşması lazım...

    iş bu veriler ışığında değerlendirdiğimizde toplumsal mutabakata en ihtiyacımız olan 15 yıllık yaralarımızı tamir edeceğimiz şu önümüzdeki dönemde sayın babacan "ehven-i şer" falan değildir. ülkece bizim için en makul, en doğru yol, en demokratik sol isimdir... proje midir ben bilmem ama proje ise de emin olun hepimizin ihtiyacı olan bir projedir. her ne kadar benim oyum ülkenin dinamikleri açısından önemli olmasa, esas anlamlı oy karşı cenahtan alacağı oy, önemli olan muhafazakar oyları olsa da benim oyum büyük bir hata yapmazsa gönül rahatlığı ile ilk seçimlerde kendisinindir.

    kendisine tavsiyem ise abdullah gül, ahmet davutoğlu, bülent arınç gibi figürlerden kendisini olabildiğince (talep ettiği sağ oylar nedeni ile en azından başlangıçta tamamen izole olamayacağını biliyorum) izole edebildiği takdirde önünün çok açık olduğunu hissetmekteyim. yolu açık olsun...

    dipnot : 1999 yılından beri muhtelif hesaplarla şu sözlüğe katkı sağlamış sözlükle beraber büyümüş birisiyim. ben bugüne değin bu kadar boktan bir jenerasyonla karşılaşmadım. bu da senin eserin kanzuk... iki satır kendi kanaatimizi yazdık ki yazının başında da sonunda da belirttiğim üzere tamamen beni bağlar; ne aktrollüğüm, ne çomarlığım kalmış ne de etmedikleri hakaret... ulan sığır! insanı yaftalayacaksan önce bi tıkla oradaki yazar infosuna da bak bakalım ne yazmış beğenilenleri, favorilenenleri neymiş bu adamın da ona göre yaftala... ben neredeyse 40 yaşına gelmiş doktoralı bir mühendisim... sen kimsin? var ise iki çift lafın senin de yazarsın biz de alırız kahvemizi okuruz adam şunu şunu doğru demiş der, fikrimizi gözden geçiririz, sen de birşeyler öğrenirsin biz de... bu budur yani... cevap vermeyip hakarete yaftalamaya tabi tutmak ne? bak senin kafan çalışmıyor ben sana karşıt argüman yazayım da en azından onu anlat, ben eksi olarak "düne kadar akp sıralarındaydı" demiştim ya, sen de ona karşılık şu meşhur "karakteriniz 1'dir, para 0 zeka 0, her seferinde ona katlar ama karakteriniz yoksa - 0 - sınız" hikayesi var ya onu anlat... çok güzel bir karşıt argüman olur... ama yazdığın hikayeden biraz da kendine pay çıkar olur mu? karakterin olsun...

  • devletten para bekleyen halktan para istemek

    kanada; " siz parayı dert etmeyin para bulmak bizim işimiz siz sağlığınıza dikkat edin"
    almanya; "800 milyar euro"
    usa; "sınırsız para basar yine yeneriz"

    türkiye; "iki maaş ateşlesene kanka, olmadı zekat ver yav"

  • atatürk'ün yükselişinin sırrı

    (bkz: anan)

    edit: abi allah aşkına uzun uzun açıklama yapmayın bu sığır dölüne, küfredin geçin...

  • müşterisine kokuyorsun diyen mağaza

    edite edit : lan bir de utanmadan “bershka bu koku mevzusunu hep bahane ediyor” demiş. demek ki daha önce de yapmış aynı şeyi. insan şunu yazmaya utanır. iyi bari bershka yazmayı da öğrenmiş. ayrıca kıza kokuyorsun rexona falan demeyin lan, muhtemelen parfüm kokusu kastediliyor.

    cayma hakkı ürün kullanılmadığı durumlarda geçerlidir. kıyafeti giyip içine sıçıp ondan sonra cayamazsınız. iyi anasını satayım, gidin iç çamaşırı alın kullanın sonra iade edin, başka bir isteğiniz?

    bir de o börşşşka değil...

  • 25 bin liraya alınacak en iyi klimalı araba

    25 bin lira 10 asgari ücret...

    bir insanın 10 aylık emeğine; ekonomik ömrünü tamamlamış, en az 20 yaşında, güvensiz, bitik, çürük en büyük lüksü kliması olan araçları layık gören sistemin de bizi buna mahkum edenlerin de allah belasını versin! ne diyeyim...

  • deren talu'nun ayakları

    bıktık artık her uzun boylu kadının ayakları ile ilgili entry okumaktan. dünya tarihinde hiç kimsenin aklına gelmemiş bir benzetme ile en yaratıcı tespiti yapıştırıyorsunuz.

    fırıncı küreğiymiş...

    fizik kuralları gereği uzun boylu bir kadının küçük ayakları olamaz, hem at gibi kadın istiyoruz diyorsunuz hem de küçük ayak arıyorsunuz. insan oğlum bunlar insan, ayakta duracak, yürüyecek...

  • depremde ölenler hükmen şehittir

    biliyorlar...

    büyük bir depremde kayıplar on binleri geçtiğinde halkın götlerini keseceğini biliyorlar, ondan böyle sikimsonik icatlar çıkarıyorlar. hükmen şehitmiş... bunun alt metni ne biliyor musunuz? büyük bir deprem geliyor, biz uzun yıllardır tedbir anlamında hiçbir bok yemedik, on binlerceniz ebenizin damını göreceksiniz, biz burada şehitlik mehitlik diye kafa zikersek belki infial yaratmazsınız da bizim de ebemize atlamazsınız demek...

    sen ülkenin en önemli sorununa zerrece bir çözüm aramamışsın. avcılar neredeyse komple göçecek... benim vergilerimle adamlara güvenli yerlerde ucuz maliyetli toki yapacağına, adamlarla masaya oturup bu rakamları bu maliyetleri minimize edeceğine, yok kanal istanbul yok aksaray, ayazda kalmış kullanılmayan stadyum, bi zike yaramaz havalimanı, gereksiz köprüler peşine düşeceksin... ondan sonra da depremde ölenler şehit... hassiktir!

    edit: son olarak gerçi benim anlatmak istediğim şey bambaşka bir şey ama; şu başlığın altına "hadis" referans göstererek yıkıntı altında kalanların şehit kabul edilebileceğini iddia edenler var ya; hah işte siz inandığı dinden zerrece haberdar olmayan yüzyıllardır manipüle edilen, her sıkıştığınızda götünüzü aslında var olmayan hadislere dayayan ve dinin esas kaynağı kuran'dan bihaber sığırlarsınız... müslümanlar sizin gibi gerizekalılar yüzünden bu halde, haberiniz olsun...

  • alex de souza vs gheorghe hagi

    alex için;
    oyun zekası, teknik kapasitesi ve istikrarı çok üst seviyede olan futbolcu, ligin en güçlü takımlarından fenerbahçe'nin 5 senesine damgasını vurmuştur dersek, kendisini hiç abartmamış oluruz. toplu oyunda ve topsuz oyunda oldukça üst düzey futbolcu olan alex, klasik oyun kurucu kavramının son temsilcilerindendir. süper adamdır vesselam.

    ancak bazılarının kendisini gheorghe hagi ile kıyasladığını üzülerek okuyorum, gelin yapalım bakalım neymiş ne değilmiş bu karşılaştırma;

    en baştan söyleyeyim tartışma mevzusu türkiye'deki kariyerleri olduğu için karşılaştırmaya buradan başlamak istiyorum. esasında istatistikler bir futbolcuyu değerlendirirken bir halta yaramayan bilgiler olsalar da onlardan konuşmaya başlayalım;

    alex, fenerbahçe spor klübü'nde oynadığı 5 sezonda 2 lig şampiyonluğu, 1 türkiye süper kupası kaldırmış.

    gheorghe hagi galatasaray'da geçirdiği 5 sezonda 1 uefa süper kupa, 1 uefa kupası olmak üzere 2 avrupa kupası, 4 lig şampiyonluğu, 2 türkiye kupası, 2 cumhurbaşkanlığı kupası (oynadığı dönemde süper kupanın adı) kaldırmış.

    tabi şimdi istatistiksever arkadaşlar itiraz edeceklerdir ki haklılar. istatistikler bir futbolcu için pek fazla bir şey ifade etmezler. istatistiklere güvensek mesela avrupa'da hiç büyük kupa kaldırmamış francesco totti bizim fatih akyel'den kötü futbolcudur dememiz gerekir ki allah çarpar adamı.

    sistem içerisindeki konumlarını konuşalım hadi öyle ise; alex fenerbahçe futbol kulübü'nün döneminde oynadığı sistemin vazgeçilmez elemanı. hatta öyle ki kendisini mevkisinde oynatabilmek uğruna fenerbahçe camiası anelka, kezman, semih senturk gibi isimleri harcamakta hiçbir beis görmedi. dolayısı ile alex'in dolaylı olarak kulübe kaybettirdiği bir takım değerler ve böyle bir maliyeti daha var (pek tabi ki teknik ekiplerin tercihidir bu durum, alex'in bir kabahati yok ama durum böyle). bunun yanında azımsanmayacak derecede futbolsever fenerbahçe'nin alex üstüne kurulmamış bir futbol anlayışı ile çok daha başarılı olabileceğini düşünmekteydi. bununla birlikte alex'in mevkisindeki uzun soluklu tekrarlanan başarılı ve istikrarlı futbolu bu konuyu her daim rafa kaldırmıştır. taa ki aykut hocaya kadar.

    gelelim hagi'ye; hagi oynadığı dönemde takımın saha içerisindeki komutanı, patronu, her şeyiydi. onsuz bir oyun sistemi düşünmek mümkün değildi. gerçi hiç kimse böyle bir şeyi söylemeye cesaret edemezdi ama,eğer birisi oyunu hagi'nin üstüne kurmayalım da alternatif sistemlere gidelim diyecek olsa ona deli gömleği giydirip bakırköy'e gönderirlerdi. galatasaray'a oynadığı futbolun yanında yaptığı katma değerlerden bahsetmek gerekirse; bitmiş hakan şükür'ü tekrar efsane haline getirmek, emre belözoğlu (hani şu fenerbahçelilerin yere göğe sığdıramadıkları emre), ümit davala, fatih akyel, ergun pembe, hakan ünsal, gibi hagi yokluğunda orta halli denilebilecek oyunculardan birer dünya yıldızı yaratmasını söyleyebiliriz.

    karakter olarak etliye sütlüye pek karışmayan alex örnek bir profesyoneldir. profesyonelliğin doğal bir neticesi olarak takımından önce kendi kariyerini düşünür. tekmeye kafa atmaz, kavga etmez, kart cezası görmez, büyük maçlarda kendisini göstermek için çabalarken, küçük sıra takımları ile oynanan maçlarda kendisini riske atmaz.

    hagi ise taraftarın sahadaki gölgesi gibiydi. o tam bir amatör ruhluydu. hakemle kavga eder, tribünlerle birlikte şarkılar söyler, onlara sarılır, gücünün yettiği yere kadar mücadelesini eder, sinirlenir, bağırır çağırır, kavga ederdi. yeri gelir genç emre'nin ayakkabısını bağlardı, gol attığında karşı takımın kalecisine espri yapardı, forma çekerdi, kendi formasını başkası çekince (ki bu daha çok olurdu) sinirlenirdi. ama maç bittiğinde herkesle sarılır, eğlenir, güler ve kucaklaşırdı. maç içerisinde profesyonel kariyerini düşünmezdi. hırçındı hagi, bizden birisiydi.

    alex'in türkiye'ye gelme sebebi paradır. avrupa'da kendisine daha iyi para veren bir kulüp bulsaydı fenerbahçe aklından bile geçmezdi. avrupa'da kendisine fenerbahçe ile aynı parayı verebilecek kulüp yoktu. çünkü bu paraları verebilecek büyük kulüplerde alex gibi birçok isim daha düşük ücretlere oynamaktaydı ve büyük takımların kulübelerinde bu isimlerden bolca vardı. küçük kulüplerin ise alex'e verecek o kadar parası yoktu.

    hagi'nin galatasaray'da oynama sebebi ise kendisinin bitmediğini, hala dünya'nın oynadığı dönemde faal en iyi futbolcusu olduğunu kanıtlama isteğidir. hagi'nin galatasaray'da varlığı onun kişisel savaşıdır. hiçbir maddi güç onu bu savaşından vazgeçiremezdi. oynadığı dönemde ise dünyada bir tane hagi vardı. hiçbir takımın kulübesinde onun gibi bir isim daha yoktu.

    eh iki ismin türkiye'deki kariyerleri bunlar; gelelim türkiye'ye gelmeden önceki kariyerlerine, belki bu bilgiler hangisinin daha büyük futbolcu olduğunu bize hatırlatır.

    alex'in türkiye öncesi kariyerinde hatırı sayılır olarak söyleyebileceğimiz avrupa'da 6 maçlık parma dönemi var. bunun dışında güney amerika'da bilinen, çeşitli takımlarda oynamış ve önemli bir oyuncu.

    hagi için ise;
    steaua bucuresti'ye tam anlamıyla tek başına uefa ve şampiyon kulüpler kupası kazandırmıştır. kulüp oynadığı dönemde 3 sene üst üste lig şampiyonu olmuştur. romanya ulusal futbol takımı'nı tek başına dünya sahnesinde önemli bir noktaya getirmiştir. italya'da brescia'yı ikinci ligden birinci lige çıkarttığı sezon dolayısı ile brescia taraftarının gözünde bir ilahdır. real madrid futbol tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. oynadığı dönemde real madrid futbol takımının en önemli futbolcusu idi. barcelona tarihinin en güzel golünü hagi atmıştır. ülkesinde yaşayan en büyük rumen kabul ediliyor. uefa tarafından tüm zamanların en iyi futbolcuları statüsünde ilk beş de yer bulan hagi'ye, yine uefa tarafından rumenlerin altın çocuğu onuru verildi. yine uefa tarafından yüzyılın en iyi rumen futbolcusu seçildi. uefa tarafından 6 sezon yılın en iyi rumen futbolcusu seçildi. fifa tarafından gelmiş geçmiş en iyi 10 numaralar sıralamasında üçüncü olmuş bir futbolcu olan hagi; romanya'da tüm zamanların en iyi sporcusu seçilmiştir. aynı zamanda; ülkesinde yalnız hagi'ye ait olan altın futbolcu ünvanına da sahiptir. ülkesinde, türkiye'de, italya'da, ispanya'da ve daha bir çok ülkede kahraman statüsündedir.

    hala mı alex daha iyi futbolcudur diyorsunuz?
    komik oluyorsunuz!

    dipnot: roberto carlos'u bırakmışlar ortaya sabaha kadar rakip bulacakmışız. gerizekalı mısınız evladım? burada karşılaştırma geleneksel futbolun en önemli mevkisi 10 numaralar üzerinden yapılıyor. roberto carlos bir sol bek. üstelik türkiye'de futbol oynadığı dönemde hemen hemen hiçbir etki bırakmamış bir isim. bak mesela kariyer dersen adamlar daha geçen sene futbolun en üstün oynandığı dönemde cl finali görmüş kaleciyi getirdi... ne diyelim şimdi karius vs. hagi mi diyelim... bi saçmalamayın allahınızı severseniz.

  • elin oğlu diplomaya değil yaptığın pilava bakar

    ömrün boyu multinetle beslenmen, sıcak bir yuva yemeği görmemen dileği ile...

  • tc kimlik numarasını 3+2+2+2+2 şeklinde ezberlemek

    sözlüğün tarihinde en gerizekalıca entry girilen başlıkları işte bu tc kimlik numarasının nasıl ezberlendiğine dair olan bir kaç başlıktır... bakın am göt meme başlıkları olsun, trol başlıkları olsun hepsi hemen hemen hepsi bu başlıklardan daha yeğdir, ne kadar biçimsiz olsa da daha zekicedir, daha iyi kurgulanmıştır.

    yüzlerce salak var, bunların altında yüzlerce mal var; 2 2 2 2 diye ezberledim, siki siki siki diye ezberledim diyen... bunu yazarak türk yazınına, kendisi dışındaki insanlara bir şeyler kattığına inanan, kendisini bu kadar merakla takip ettiğimizi sanan içinde yaşadığı dünyaya bu kadar uzak yüzlerce malı görebilirsiniz.

    bize ne lan! lan oğlum gerizekalı bize ne? siz neden böyle salaksınız yaa? vallahi yazık billahi yazık azıcık daha zeki olsalar gerizekalı olacaklarmış...

  • tartıştığı gençlerin köpeğini bıçaklayan cani

    lan ne biliyorsunuz da hemen yorum yapıyıorsunuz haber hakkında? 17 yaşında serseri saldırgan köpeği ile yaşlı başlı adama agresif biçimde tehditvari de hareket etmiş olamaz mı?

    bin tane senaryo var böyle bana da itin biri (köpeği kasdetmiyorum) hayvanını salarsa ben de imkanım varsa benzer biçimde davranabilirim... bir sürü şey olabilir yani, burada esas olan şey şu mevzunun başını kıçını anlamadan yorum yapmayın.

    https://www.youtube.com/watch?v=pefautacx0y
    https://www.youtube.com/watch?v=yimz5g6cdsw
    https://www.youtube.com/watch?v=ynr2nti-rds
    (bkz: metroya giden insanları pitbulla korkutan çete)

    yüzlerce video var...

    edit : empati yapacaksak köpeğin yerine koyacakmışız kendimizi... olm siz nasıl bir gerizekalısınız, türkiye'de mi yaşıyorsunuz nerede yaşıyorsunuz? bak adam 57 yaşında, işinde gücünde bir adam, muhtemelen evine işine bir yere gidiyor. 17 yaşındaki bebe apaçi kılıklı bebenin köpeğini öldürüyor. köpek pitbull... ya azıcık muhakeme yeteneği kedi taşağı kadar beyin bulunan bir varlık bu olayın altında bir çapanoğlu olduğunu anlar. ama o kadarcık beyin yok işte, pelte gibi olmuş kedi maması yiye yiye beyin... köpeğin yerine koycakmışız kendimizi, al anladığın dilden konuşayım hav hav hav!

  • jenix biber gazının üzerindeki açıklamalar

    tabi tabi...

    elinizde biber gazı varken örneğin tasmasından kurtulmuş bir pitbull götünüzü koparmak istediğinde kesinlikle kullanmayın... bırakın hayvancağız afiyetle sizi yesin... hayır hassasiyetse birileri sizin gibi manyakların artık her yerde olduğunu bildiğinden gerekli hassasiyeti sizden önce göstermiş resmi de shoplamış, daha nedir yani ne istiyorsunuz?

    ağa biz de hayvanseveriz ama bazısı artık saçmalıyor, siz ne yapıyor nasıl bu kafaları yakalıyorsunuz kuzum? o kedi köpek mamalarını mı yiyorsunuz nedir yani?

    benden aklı selim arkadaşlara tavsiye, üzerinize saldıran bir köpek olursa biber gazı kullanmakta tereddüt etmeyin.

  • ryu ile ken arasındaki fark

    ryu ken ile birlikte gouken in öğrencisidir. dolayısı ile de dövüş stili olarak ken ile büyük benzerlikler gösterirler. ancak ryu, ken den çok daha büyük bir dövüşçüdür. hocası gouken in, kardeşi ve öğrencisi olan gouki (sonraları ruhuna dark hadou'nun etkisi sonucu, akuma olarak anılacaktır.) tarafından, shun gouku satsu tekniği ile öldürülmesinden önce (bu hareket düşmanın ruhunu cehenneme göndermeye dayalı bir harekettir ve binlerce yıldır yasaklanmıştır. olaydan sonra gouki dark hadouda ilerleme yoluna gidecek ve adı akuma olarak anılacaktır) ryu, hocasının icazeti ile street fighter circuite katılır ve dönemin şampiyonu, en büyük dövüşçüsü sagat ı yener (bu karşılaşmanın ardından sagat ın göğsünde kocaman bir yara izi kalır). hocası gouken in akuma tarafından öldürülmesinden sonra inzivaya çekilip ve gerçek gücü, dövüş sanatlarında ulaşabileceği son noktayı aramaya başlamışken dark hadou nun etkisini de üzerinde daha yoğun hissetmeye başlar. sagat ın göğsündeki iz de buna benzer bir gelgit esnasında oluşmuştur (bkz: evil ryu) . ryu nun güçleri dark hadou ile birleşince ortaya kontrol edilmesi imkansız korkunç bir savaşçı çıkmaktadır. öyleki ryu bu haliyle akuma dan sonra dünyadaki en güçlü dövüşçü haline gelmektedir.

    ken ise ken'dir işte...

    ken ile hareketlerinin arasındaki farka gelicek olursak, ken kendisini bir yakın dövüş tekniği olan shoryuken üzerine geliştirmiş iken (ken bu hareketi yaparak ekranı çaprazlamasına kat edebilmektedir), ryu bir uzak dövüş tekniği olan hadouken üzerinde uzmanlaşmıştır. hatta ryu bu konuda akuma dan bile ustadır. ken ryu dan göreceli olarak biraz daha hızlı olmasına rağmen eğer usta bir oyuncu iseniz ryu ile yenemeyeceğiniz kimse (akuma hariç) yoktur. çünkü ryu tüm hareketlerde rakibinden ken e kıyasla çok daha fazla enerji götürmektedir. akuma ise bu iki karakterin yaptığı bütün hareketleri en iyi şekilde yapabilmesinin yanında, en hızlıları ve yukarıdan hadouken atabilmesi, teleport olabilmesi, zıplayarak ekranı çaprazlamasına kat eden uçan tekme atabilmesi, hadi her şeyi geçtim yalnızca shun gouku satsu hareketini yapabilmesi ile dahi ikisininde kolunu bacanı kırar ve eline verir.

  • 28 eylül 2019 bahçeli'nin hastaneye kaldırılması

    memleketin anasını bellemiş, ülkenin istikametinin değişmesinde rol oynamış, milyonlarca gencin geleceğini karartılmasında bilinçli ve aktif payı var...

    sözlük yazarları hala da bık bık da bık bık... umarım hak ettiği cehenneme tez zamanda kavuşur.

  • 24 eylül 2019 rte bm genel kurulu konuşması

    reis diye bir bok yoktur.

    türkiye cumhuriyeti balıkçı takası değildir. cumhurbaşkanı vardır, cumhur reisi vardır son sistemle birlikte başkan vardır... ama reis yoktur...

    edit : https://eksiup.com/p/fh171734aj5f

  • evliyim ve karıma aşığım diyen tip

    vardır öyle aşık adamlar; tabi aile kurumundan bihaber, hayatlarında hiç sevmemiş sevilmemiş kerkenezler anlamaz.

    anne kuzguna sor bakalım baban şahin olmasın? seni başkasına benzetiyor diyorlar...