Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
çocuğun koruma evlerinde kaldığını ifşa eden bakan müsvettesi. yazıklar olsun sana. ifşa etmesen kimse o çocuğun bu durumunu bilmeyecekti. bahsetmesen çikolata mevzusunu da bilmeyecektik. nasıl kötü bir insansın sen ya.
adana sıcağıdır. başka sıcaklarla karıştırmayın.

saç kurutma makinasını alın en sıcak derecesinde yüzünüze üfürtün... ne hissediyorsunuz?

haziran, temmuz ve ağustos aylarında adanalılar buna “rüzgar” diyor, “ayh birazcık serinlik geldi demi” diye seviniyorlar amına koyayım!

edit: justrunforever nickli yazar “güneşe ateş edilmiş şehir” ile bir başkasını karıştırmamamız gerektiği konusunda da uyarıyor.
en büyük nedeni dünyada talep gören diğer yatırım araçlarının bu ülkede enflasyonun altında getiri vermesidir. tasarruf olarak biriktirilen para enflasyonun altında getiri kaydederse erir gider. enflasyonun düşük olduğu ülkelerde büyük sıkıntı olmasa da bizim gibi yüzde 20 enflasyon olan ülkelerde bu büyük sıkıntılar yaratır. o yüzden insanlar enflasyon üzerinde kar getiren yatırım araçlarına yönelir. en temel yatırım aracı olan mevduat hesapları son yıllarda izlenen politika nedeniyle genellikle yıllık olarak enflasyonun altında kalır. bist100 yine aynı şekilde dönemsel olarak iyi kar bıraksa da senelik olarak enflasyonun altında kalıyor. bu temel yatırım araçları her sene aynı performansı sergileyince insanlar doğal olarak parasını bunlarda tutmayıp alternatiflere yöneliyor. bitcoin yatırımlarının artması da, yıllardır artan dolarizasyon da, patlayacak denilip de patlamayan konut balonu da hep bu sebeplerle alakalı.
adam on yıl sonra kara kuvvetlerine gerek kalmayabilir dedi lan! ciddi ciddi bunu dedi kanalistanbul'u savunmak için. bak yorum filan yapmıyorum, adam açık açık bunu söyledi! esenlerde oturup oy veren arkadaşlar ne yaptığınızın farkında mısın?
ermeni soykırımı utancıyla yüzleşelim...

evet, yıllardır türk devleti de zaten bunu söylüyor.

"gelin arşivleri açalım, konuyu uluslararası tarihçilerin tartışmasına bırakalım ve varsa bir soykırım yüzleşelim..."

türk devleti lozan antlaşmasından beri bunu söylüyor, şu anki iktidarın söylemi de bu yönde, ama ne hikmetse "soykırım, soykırım" diye ortalıkta dolaşan yavşaklar türk devleti'nin bu teklifine yanaşmıyor.

hadi buyrun biz türkler olarak yüzleşmeye hazırız. 1923'ten beri bunu tekrarlıyoruz.

peki siz hazır mısınız?

hazır mısınız 100 yıldır söylediğiniz yalanın yüzünüze vurulmasına?

tek geçim kaynağınız sözde ermeni soykırımı olmuş. yalanlarla, algılarla, türk düşmanlığı ile yıllardır söylediğiniz bir yalandan ibaret.

yavşaksınız...
abd'nin türkiye ile işinin kalmadığının kanıtı olacakdır. bu konu her sene dile getirilir ancak joe biden'ın şuana kadarki tavırları bu işi pazarlık konusu yapmayacağını gösteriyor. bu saatten sonra da kimse halkbank davasından olumlu sonuç beklemesin.

tanınmasının önemi olmadığını ve uluslararası mahkemelerden karar çıkmadan bir etkisi olmayacağını söyleyenler mevcut. karşılarında kimin olduğunun farkında değil bu kişiler. abd ile çıkarları kesişen her ülke (ki malum az değil) ya peşi sıra bunu kabul edecek ya da sessiz kalacak ama itiraz etmeyecek.

2 tweet ile ekonomisi yerle bir olacak hale getirilen, bir rusya'dan bir abd'den tokat yiyecek duruma sokulan ülkemiz için karanlık günlerin başlangıcı olacaktır bu karar.

abd'nin bizden alacağı tavizler umurunda değil çünkü bizi çoktan orta doğu denkleminden çıkarmışlar.

yunanistan'ın silahlar konusunda desteklenmesi, rahat rahat gemilerimizi f16'lar ile taciz edebilmesi, s-400 anlaşmasını imzalamamız sonrası dedeağaç'a kurulan abd üssü ve burada 1 mayıs 2021'de başlayıp dedeağaç üzerinden yönetilecek ve yunanistan'ın ilk defa harekat planına dahil edildiği defender europe tatbikatı hep türkiye'ye derin mesajlar iletiyor.

dış politikadan zerre anlamayan ancak 20 yıldır ülke yönetimine kabus gibi çöken akp zihniyetinin sonuçlarını acı acı ödüyoruz, ödemeye de devam edeceğiz.
jr. goebbels harıl harıl çalışıyordur. ne dersen de ne yazarsan yaz ister siz kendi tarihinize bakın de ister mağduriyet çıkar.

bu ülkenin itibarını yerle bir etti akepe iktidarı. türkiye cumhuriyeti hiçbir dönem bu kadar itibarsızlaşıp küçük düşmemiştir. kıbrıs harekatını amerikan ambargosuna karşı yapan ecevit döneminde bile ermeni soykırımı gündeme gelmemiştir. yazıklar olsun devletimi bu duruma düşüren akp hükümetine.
olmayacak olandır.

vaka sayıları düşüyor. (en azından öyle açıklanıyor) tam kapanma olmayacağı gibi "bakın önlemlerimiz nası işe yaradı, nası düşürdük sayıyı" gibi bir açıklama da gelebilir. 60 binlerde tam kapanma gelmemişken 40 binlerde kapanma beklemek mantıklı değil.
rus ordusunun komutanı general odişelitze, raporunda şu korkunç olayı anlatıyor:

"... türk kırımı, bir doktor ve müteahhit tarafından düzenlemiş, yani herhalde eşkıya tarafından düzenlenmemiştir. bu ermenilerin adlarını iyice bilmediğim için burada anamayacağım. her türlü savunmadan yoksun ve silahsız 800'den fazla türk öldürülmüştür. büyük çukurlar açılmış ve zavallı türkler bu çukurların başına götürülüp hayvan gibi boğazlanmış ve bu çukurlarca doldurulmuş. ermenilerden birisi sayarmış: "yetmiş mi oldu? on kişi daha alır, kes" deyince on kişi daha keserler ve üzerine toprak örterlermiş. bizzat müteahhit, eğlenmek için, bir eve doldurduğu seksen kadar zavallının kapıdan çıkarken birer birer kafalarını parçalamış."

(bkz: hangi atatürk)
sürekli öğretmene cezayı gündeme getirmektense bir kere de öğrenciye sorumluluk sahibi olma-sorumluluklarını yerine getirme- ödül gibi konuları gündeme getirirsek eğitime çok daha fazla katkısı olacağını düşünüyorum.

şuan istanbul gibi bir şehirde derslere katılmayan öğrencilerin 10 undan 8 i keyfi 2 si şartlardan ötürü katılmıyor. yıllardır yaptığımız gibi burda suçluyu öğretmen gösterirseniz derslere keyfi katılmayan 8 öğrenci yarın 15 e çıkar.
benim için mortal kombat demek kitana'nın (çok afedersiniz) g.tü demektir. içinde kitana (ve pek tabi g.tü) olmayan mortal kombat'a lanet olsun, gişede batsın, yönetmeninin ç.kü düşsün
adamların tüm eski futbolcuları aynı profil. bakın tartışmasız hepsi.

inanılmaz bir camia. gerçekten şu işte bir dünya markası galatasaray.

bizim ex'leri ise iyi bilirsiniz. kariyer maçlarını fener'e karşı oynarlar.

her şey değişir, bu değişmez.

edit: şunun olacağı gün gibi ortadayken, onu oyunda tutan ersun yanal'ın hoca olmadığını da söylememe gerek yok sanırım. jailson'u aylarca göz göre göre stoper oynatarak bizi perişan eden adamdan bahsediyoruz gerçi. çok da şaşırtıcı değil.
iki günde 20.000'den fazla azaldı maşallah. haziran ayında 1000'in altına düşer. ne alakası var turizmle falan, 18.00'den sonra açık market yok daha ne olsun?

otobüsler, metrobüsler, işyerleri tıklım tıklım olabilir o sorun teşkil etmez. ama 18.00'de market kapatıp bir de hafta sonu alkol satmazsan beli kırılır virüsün.
babamdır. kendisini en mutlu hissettiği anlardır. hele yazsa, yazlıktaysak, güneş batmaya yakınsa, hafif rüzgar ve mezelerin hası olarak alaturka müzikler de eşlik ediyorsa hak vermemek elde değildir. adam bu kadar küçük şeylerle mutlu olurken onu bundan mahrum edecek olmayan da benimdir.
görünce tepemi attıran başlıklardan bir diğeri.
şunu o kalas kafalarına sokması lazım geniş bir kitlenin;
başkalarının ne kadar kazandığı,
başkalarının evli mi bekar mı evliyse çocuğu olup olmadığı,
başkalarının ne içtiği, ne giydiği, hayatını ne yönde şekillendirdiği kimseyi ilgilendirmez.
bu kadar başkasının hayatına meraklı başka bir kitle yok yemin ediyorum.
hatta öyle ki insanlar yaptıkları çoğu şeyi başkalarına nispet olsun, kıskansınlar diye yapıyor artık.
şu o kadar kazanıyor bunun çocuğu olmuyormuş öteki zengin ama lcw'den giyiniyor ıvır zıvır.
ne boktan insanlar var ya.
creed ve jim arasında geçen o müthiş diyalog:

- seni kızıma ayarlamak istiyorum.
- ben pam'le nişanlıyım.
- senin gay olduğunu sanıyordum.
- o zaman niye kızına ayarlamak istiyorsun?
- bilmem.
ismi lazım değil bir gün meşhur bir baklavacıya girdim ve ciddi ciddi bu diyalog yaşandı:

-abi soğuk baklava var mı?
+ aha bunların hepsi soğuk
diyenini duymadım! kadınlar asla böyle şeyler söylemezler.

hatta yakın kız arkadaşlarıma "araba, para önemli mi?" dediğimde sürekli "hayır, ne alakası var" cevabını aldım.

ama ilginçtir hiçbir kız arkadaşımın eski sevgilisi arabasız olmadı... hep öyle denk gelmişse demekki.
olay basit, paniğe kapılan yatırımcı küçük borsalardan coinlerini çekip başka yere aktarmak istiyor.

ama bu coinler zaten bu borsalarda mevcut değil. herkesin aynı anda çekmeyeceğini düşünerek olması gerekenden çok daha az coin var ellerinde. insanlar çekmek istediklerinde piyasadan alıp gönderiyorlar.

herkes birden çekmek istediğinde ise o kadar coini alacak paraları yok.

klasik bir bank run olayı.
monşer diyip aşağıladıkların viski, şampanya takılıp resepsiyonları ile o california lobilerini sikip atıyorlardı yıllardır. içinde tek bir entelektüel bulunmayan çarıklı diplomasinle ermeni soykırımı kabul edilir hale geldi.. cumhuriyet tarihinin en kötü devlet yönetimi. tekrar açık açık yazalım cumhuriyet tarihinin en kötü yönetimi. cumhuriyet tarihinin en kötü yönetimi.
üst edit: allah'a inan kişiler için şu ayeti yazmak istiyorum. isra suresi 37. ayet der ki: yeryüzünde büyüklenerek yürüme! sen asla yeri yaramazsın ve boyca dağlara erişemezsin. bunun bilincinde olun!
başlık basit düşünen kadın turnusolu olmuş.
ulan, allah sizi sizden kısa birisine aşık etsin de tükürdüğünüzü yalayın emi.
bir insanın boyunu, fiziğini, güzelliğini değil de merhametini, kalbini, ruhunu sevince insan oluyorsunuz.
kendinizi küçük dağları ben yarattım egosuyla üstte görmeyin, bir kemik erimesi hastalığına yakalanırsınız maazallah sonra hakir gördüğünüz insanlara benzersiniz.
şimdi diyeceksiniz ki sen hiç bir kadını güzel diye sevmedin mi ya da hoşlanmadın mı diye? benim öncelikli kriterim fiziksel güzellik değil. ortalama hatta ortalamanın altında güzellikte olan kadınlarla da ilişkim oldu ama ben yok şu özelliği(fiziksel) olmayan kadınlar ilgimi çekmiyor, onlara mutluluklar diliyorum demedim. kendime göre kriterlerim var elbette ama fizikselden çok karakter, ruh üzerine.
ama siz hakir gördünüz kişilerle evlenseniz çok gülerim he :p.
instagram müşteri hizmetleri aranarak sorun hemen çözülebilir.
çakma ayakkabı siparişi için 1 i
adı duyulmamış kozmetik ürünleri için 2 yi
butik adı altında çin malı ürünler için 3 ü
mesajı tekrar dinlemek için 4 ü operatöre bağlanmak için 5 i tuşlayın
müslümanların gürültü sevmesine uyuz olan tip. ezanı,selası,ramazan davulcusu vs.. ruh hastası mısınız oğlum siz? gece gündüz herkesin hayatını sikmeye yemin mi ettiniz? evinde ne bok yiyorsan ye,mecbur muyum lan ben senin gürültünü çekmeye,üstelik bu gürültüleri üretenlere para vermeye?
artık bir esprisi kalmamış mevzudur. 5 yaşımdan beri yılda en az 2-3 kez esenler otogarına uğrarım. günün her saatinde orada bulunmuşluğum vardır. bir kere bile ne işedim ne sıçtım. ''tuvalet ne tarafta dayı?'' diye esnafa sorduğunuzda takındıkları yüz ifadeleri ve ''hayır yapma'' tadındaki ''şu tarafta yeyenim'' diyerek gönülsüzce göstermeleri bile yeterdi. hiç gitmedim. yaklaşık bir ay öncesine kadar. otogara indim, çişim vardı, ''ekrem imamson tuvaletlerin reklamını yapıyordu internette bakak hele'' dedim ve saat sabah 6 gibi esenler otogarı tuvaletine girdim. mis gibi tuvalet. istanbul kart destekleyen turnikeler, full aydınlatma, geniş iç mekan, tertemiz pisuvarlar, helalar, lavabolar. peçetesi, suyu sabunu her yeri tertemiz. ne koku var ne bir pislik ne bir şey. aha şu vaziyette tuvaletler.

bu mevzu da bazılarının hiç anlayamayacağı bir mizah unsuru olarak tarihteki yerini aldı artık. yeni tuvaletleri yapanların, düşünenlerin ve bu halde tutanların eline sağlık.
konu kilit.

öyle işte.
ben bu anonimlerin tivitlerinde ne anlattıklarını anlıyorsam arap olayım...

yine şifreli üstü kapalı imalı bişeyli tivittir... oğlum neden babasına anlatmaya çalışıyorsunuz derdinizi, oğlu bilal’e anlatır gibi anlatın da hepimiz öğrenelim.

parayı memlekete kazandıralım demiş diyip yırtarlar bak önemli bişeyse...
ülkede bir günde bir milyon kez sevişildiğini düşünelim.

istisnaları çıkar isek bu; bir milyon erkek bir milyon kadın demektir ortalama.

ama topluma bakıyoruz, erkeklerin cinsel hayatları çok aktif, kadınlar ise sadece aşık olurlarsa falan sevişiyor.

e güzel kardeşim nereden geliyor bu kadınlar. bir toplumda erkekler çok çapkınsa kadınlar da çok çapkındır mantık olarak.

ve bir şey daha var, kadın dili tatlı ve zehirlidir. gözümüzün önünde orgy yapsalar, gerçekten seviyor isek aldatılmadığımıza ikna oluruz.