sessiz sakin suskun adam88
profili

  • en yakındaki kitabın 107. sayfasının 1. cümlesi

    ulan ben sabah çişim gelince nasıl olsa 1 saat sonra işe kalkacağım deyip siymeye gitmiyorum ama burda 2400 kişi hiç üşenmeden kalkıp en yakındaki kitabı almış ve onun 107. sayfasındaki birinci cümlesini alıp buraya yazmış. şerefsizim şu azim bende olsa ilerde prostat olmam. halen çişim var.

  • askerde duyulmuş en ilginç iltifat

    cezaevinde isyan çıkmıştır. takviye için bizim karakoldan da destek istenir. ilk kez bir isyana gidilecektir. fakat karakolda jop olmadığı için komutan ne yapacağını bilemez. merak etmeyin ben hallederim komutanım derim. "nasıl lan?" diye bağırır. izninizle komutanım derim. komutan görev kağıtlarını hazırlarken testereyi kaptığım gibi iki tane fırça saplarını jop büyüklüğünde kesmeye başlarım. kestigim bu sopalara matkapla delik açıp ayakkabı bağcıklarını da o delikten geçirerek bağlarım ve siyah ayakkabı boyasıyla da bir güzel boyayıp karton parçasıyla yelleyerek hepsini hızlıca kuruturum. o ara göreve gidecek altı asker hazırlanmıştır ve joplar yazihanedeki masada kuzu gibi yatar. komutan içeri girip jopları görünce iltifatı patlatır;

    "vay, zenci yarrağı gibi olmuş. paril parıl parlıyor. aferin lan. anliyon bu yarrak kürek işlerden"

  • gelin alma evinde hunharca dans eden damat

    üst edit: başlığı açan kaçmış. videoyu merak edenler var. çorum'lu damatla dalga geçip adamı itin götüne soktukları söz konusu video bu. önce videoyu izleyelim. buyrun video

    izlediysek eğer bu bir gel hinci geleneğidir.

    konu da dalga geçilmeyecek kadar derindir.

    çorum'un dodurga ilçesine bağlı tutuş köyü geleneklerine göre 1851 yılında dönemin mutasarrıfı
    es-seyyid said paşa ve iki oğlu susuzluğunu gidermek için halit adında bir ağa'nın evine uğrar. ağa kızına "paşama ayran çalkala bakam" der. ayran gelir ve güzeller güzeli kızı münevver hatun, paşa ve oğullarına ayran ikram eder. paşa ayranı bir dikişte bitirir ama paşanın büyük oğlu sıtkı münevver hatunun güzelliğine bakmaktan bardağı ağzına bile götüremez. bunun farkına varan said paşa, kızın babasına ayıp oluyor düşüncesiyle boş bardağını bir hışımla kaldırıp "doldur ağa" diye halit ağaya hafif yüksek sesle seslenir. günümüzde dodurga olan bu ilçe de paşanın doldur ağa demesiyle olmuştur fakat büyük oğlu sıtkı bu uyarıyı bile duymaz, gözü halen münevver hatundadır. münevver hatuna bakarken bardağı eline almak isteyen sıtkı ayranı üstüne döker ve anında yerinden zıplayıp üstünü silmeye başlar. paşa "tutuşu bozuk evlat" diye oğluna tebessümle kızar. günümüzde tutuş ismini alacak olan bu köy de böyle oluşur.

    paşa ve oğulları evden çıkarlar. sıtkı ayakkabısını bağlarken şapkasını merdiven korkuluğuna koyar, sonra evden uzaklaşınca "vavv çok güzeldi, harika bir kız" diye ellerini başına götürüp olduğu yerde dönüp vavv be deyip durur. babası "iyice kendini kaybettin, hani senin şapkan" falan diye oğluna kızar. oğlu da "baba nolur beni münevver ile evlendir, beni maymun etti" der. oğlunu bu sevdadan vazgeçirmek isteyen said paşa da "bu maymunluğu onun evinde de yaparsan tamam" der. oğlunun hayır diyeceğini düşünen said paşa yanılmıştır. sıtkı gelin evinde sevinçten daha delice oynar.

    ve bu dans sadece ve sadece dodurga ilçesinin tutuş köyü sakinlerince günümüze kadar nesilden nesile devam eder. damat adayları tıpkı mutasarrıf es-seyyid said paşa'nın oğlu sıtkı efendi gibi şapkasını merdivene asar ve üzerine döktüğü ayran gibi beyazlar giyer ve dökülen ayranda zıpladığı gibi zıplar, yerde maymun gibi taklalar atar, ayakkabısını fırlatır, ceketini çıkarıp savurur ve gelin hanıma "gel şimdi" yani "gel hinci" diyene kadar dansına dehahahaha ulan götümden sallıyom. kimse kusura bakmasın. ben kim? bilgi yüklü entry kim? adam uçak görmüş kabile reisi gibi depiniyor işte. bunun tanımı, bunun bilgisi mi olur. aklını sikim onun ben. parande atıyo bir de. te allam. ulan karı için parande mi atılır göt. sinirlerim gerildi serefsizim.

  • survivor 2020 ünlüler-gönüllüler

    cemal can ve nisa'nın öpüşmek için hiç bir fırsatı kaçırmadığı yarışma.

    nisa: havuzda su yuttum.
    c.can: tatlı su kız, bir şey olmaz. muck muck.

    nisa: uykum geldi.
    c.can: ay çok güzel esnedin. muck muck.

    nisa: ayakkabım bana olmuyor.
    c.can: bakayım.. evet küçükmüş. muck muck.

    nisa: küçükken saçlarım pırasa gibiymiş.
    c.can: benim de. muck muck.

    ulan yarışı berkan kazanıyor. cemal can ile nisa yine birbirini öperek berkan'ı tebrik ediyor. berkan'la alakaları yok. bak bu en üst level;

    nisa: oleyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy.
    c. can: çok güzel oley dedin. muck muckk...

    ahsjgdkjshf deli lan bunlar. muck muck.

  • çocukken baba eve getirdiğinde mutlu olunan şeyler

    (bkz: kar)

    odaya girdiği zaman oleyy diye sevinçle koşup babamın omzundan karları alırdım. uzun bir palto giyerdi. zaten sürekli onu giyerdi. sonra avcunu açar ellerine suyunu damlatırdım. annem "yapma şunu silkelen de öyle gel" diye babama kızsa da o hiç annemi dinlemezdi. ne zaman kar yağsa babamla bu oyunu oynardık. işten yorgun gelse bile o uzun paltosuyla dağ gibi karşımda dururdu. karları alınca da sobanın yanındaki sandalyeye oturup avucunu açardı. ilk zamanları sobaya damlatıyordum ama cıbs cıbs diye annemin kafasını çok şişirdigim için babam sonradan hep ellerini açtı. "karışma hanım o gülünce benim yorgunluğum gidiyor" derdi.

    lan yaşım 30'u geçti. halen dertli olup çıkmaza girdiğim zaman kar yağınca doğru babamın yanına giderim. alırım toprağının üstündeki karları tek tek mezarına damlatırım. ruhuma çok iyi geliyor, umarım ona da geliyordur.

  • erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular

    adam am resimleri koyup "seninki hangisine benziyor" diye sormuş, diğer adam "seviştiğiniz erkekleri arkadaşınıza anlatıyor musunuz" demiş, öbürü "hardcore sever misiniz" demiş. diğeri "kırbaç, kelepçe, ağza top koyma şeysi falan bunlar hoşunuza gider mi" diye sormuş ve bunlarin hepsi 00.00 dan hemen sonra peşpeşe sorulmuş.

    resmen örgüt gibi picler. düz duvara yalın ayak tirmananlar örgütü ama sorsak eminim bunlari yazanlar daha sevişmemişdir bile. "kalın mi? uzun mu seversin?" diye soruyor. "gırtlağının sıkılması hoşuna gider mi" demiş. anasına tül asarken alttan ikinci miydi diye bağıran veletler gelip burada delik uzmanı kesiliyor ya he işte o beni deli ediyor.

    "ayağını görebilirim miyim" demiş. bak bak sen. biri de "saçınızın çekilmesi sizi at gibi hissettiriyor mu? içinizden kişneme hissiyatı geliyor mu" demiş. sorulara bak sen. o kadar da ciddi soruyorlar ki sanki da vinci'nin şifresini sormuşlar da heyecanla cevap bekliyor picler.

    "domalik pozisyonda boynunuzu arkaya çevirip öpüsebiliyor musunuz? var mı esneklik?" demiş.

    ya sabır, ya selamet. sorulara bak sen.
    sonra sozlok cok bozdo, osko todo kolmodooo.

    ulan sikinle yaziyon entrileri bozulacak tabi göt.

  • ekşi itiraf

    küçükken iki tur bineyim diye arkadaşın bisikletini almıştım. bisiklet yeni bisikletti ve o gün nasıl olduysa herkese izin verdi. bindim bisiklete daha birinci tur bitmeden hızlıca geri dönüp "al sen bin" diye arkadaşım ekrem'e verdim. ekrem aldı sürdü sürdü sonra yarı yolda inip eliyle tuta tuta geri döndü. bisikletin sahibine "kusura bakma lastiğini patlattım" dedi. ben de sinirlenip ekrem'e bağırdım "ya eko, anasini siktimin yerinde sürmesini bilmiyorsan isteme abi şu bisikleti. nolcak şimdi heh, amina koydun lan bisikletin" dedim.

    oysa lastiği ben patlatmıştım lan.

    bu olay beni çok üzdü. günlerce kabus gördum. geceleri kan ter içinde uyandım. sonunda vicdanımın sesine dayanamayıp eko'ya tüm gerçeği söyledim demeyi çok isterdim ama mışıl mışıl uydum lan hiç sikimde olmadı.

    aradan yıllar geçti bir gün hem icip hem birasına pişti oynarken eko'ya gerçeği anlattım. affet beni eko dedim. hatırlamıyorum ki amk dedi. peki dedim yerden kupa bacağıni çaldım. kestikten sonra sinek ikiliyle pişti yapıp allah ne verdiyse kağıtları şak diye alnına yapıştırdım.

    ben götün tekiyim lan.

  • askerlikte ilk kaka

    askerdeyken gece gündüz düşündüğüm tek şey buydu. samimi söylüyorum sıçamıyorum diye oturup ağlayacak kıvama gelmiştim. kocasını camda bekleyen yeni evli gelin gibi bir insan tuvalet yolunu gözler mi lan? sürekli yollara bakıyordum. hani kenefe de gelen giden oluyor mu? millette göt var mı diye.

    tam sekiz gün geçti bir pırt bile yapmadım. günde üç öğün de yemek yiyorum. lan nereye gidiyor bu yemekler. sabah uyanınca donuma bakıyorum sıçmış mıyım diye. yoo sıçmamışım. nerede peki abi bunlar? lan kafayı yicem. hani abartmıyorum beni mancınığa koyup kaleye fırlatsalar o kaleyi bokumla yıkarım. aselsan böyle silah geliştiremez. kahvaltıda ekmeğe reçel sürerken artık dayanamayıp ağlamaya başladım. böyle ekmeği ısırırken gözümden yaş akıyor. çok severim reçelli ekmeği. ”nen var" diye sordu devrem.

    ”sıçamıyorum la ben, parmaklar mısın beni? kurcala beni kuytu yerde heh”

    dememek için kendimi zor tuttum. "dayımın ölüm yılı bugün, o aklıma geldi" dedim. lan dayımı sikim, çıldırmak üzereyim. kimseye derdimi anlatamıyorum. zaten anlattığım an ''ahaha derdini sikeyim'' deseler gitti göt.

    birine anlatmam lazım ama kime diye düşünürken doğru telefon kulübesine gittim. sırada bir sürü asker var. kimi ”aşkım seni seviyorum” diye sevgilisiyle konuşuyor, kimi ”ozledim anam” diye annesini arıyor. kimi "işler nasıl" diye arkadaşıyla konuşuyor. sıra bana gelince ajan gibi ahizeyi elimle kapatıp annemi aradım. ”ana ben sıçamıyorum” dedim. çaktırmadan da geriye bakıyorum dinleyen oluyor mu diye.

    "ben de seni özledim oğlum, ben de seni" dedi.

    - anne bak ben ciddiyim. geldiğim geleli tuvalete girmedim.
    + iki kaşık zeytin yağı iç geçer.
    - yanına da 35'lik rakı açayım mı? meyve tabağı, fırında somon buğulama falan. yahu askerdeyim diyom, nereden bulayım zeytin yağını?
    + doktora git oğlum o zaman. bak abin istiyor, abine veriyorum telefonu.
    - anne sakın ona ver..
    + ahahaha sıçamiyon mu lan sen.
    - eheh.
    + utanma olum. komutanlarına söyle onlar düzeltirler seni.
    - abi kapatmam lazım çok sıra var.
    + kapatma lan aç onu aç. ahahaha.
    - dıt dıt dıt...

    askerdeyken göreceğim ben senin o götünü diyen ibne abimin dalgalarına daha fazla dayanamayıp telefonu kapattığım gibi doğru koğuşa koştum. moral bulayım derken iyice moralim bozulmuştu. artık bir şekilde konuyu diğer askerlere açmalıydim. açtım da;

    "beyler, aslında askerlik sanıldığı gibi zor değilmiş ha"
    - nasıl yani.
    ''baya işte lan. yiyon içiyon sıçmıyon ohh mis. mesela ben sekiz gün bitti daha sıçmadım eheh"

    - ahaha ben de.
    - ben de.
    - ben de.
    - valla ben de.

    ''abi, tuvaletler alaturka mı? klozetli mi? daha bilmiyorum eheh''

    - ben de.
    - ben de.
    - ben de.

    ''hay bendenize sıçayım sizin. la olum madem hepiniz sıçmıyorsunuz, niye sıçıyomuş gibi davranıyorsunuz?''

    - revire mi gitsek?
    - hakket niye sıçamıyoruz abi biz ya?
    - böyle şehit olmak istemiyorum.

    falan fıstık uzunca bi muhabbetten sonra edirne selimiye'de oturan yücel adında bi devrem ve üç askerle beraber tuvalet sorumlusu komutanın yanına gittik. kapıda dikiliyor adam.

    - komutanım bir şey soracaktık.
    + dinliyorum.
    - acemiler neden sıçmıyor?
    + bu mu soru.
    - komutanım 1 hafta oldu.
    + merak etmeyin eğitimler başlasın sıçıttırırlar. ahahaha siktirin gidin lan burdan.

    hepimiz gittik.

    velhasılı adam haklıydı. eğitimler sıkı bir şekilde başladıktan sonra yarım saat sıçtım. çok mutlu oldum. hani şimdinin kutlama modaları o zaman olsa ”neco'nun acemilikteki ilk kakası” diye koğuşta parti bile yaptırırdım.

    + oley, oley, oley...
    - bıızztttttt, bızzt, bıızzzzttttttttttttttttttttttttt.
    + oleyyyyyyyyyyyyy...

  • sanal seks

    " yeaa çabuk yaz, suyum kurumasın"

    şu lafı kızın birinden duyduğum günden beri sanal sekse teybeliyim. ulan kıza yetişeyim derken kendimi itfaiye eri gibi hissetmiştim. klavyede bile hız arıyorlar. daha hızlı, daha hızlı deyip duruyorlar.

    "off yaaaa, çok yavaşsın kurudum ben"

    ulan mause sertçe çekip monitöre şaplak mi atayım, enter tuşunu mu dilleyim, ne yapayim dedim de defol git lan mal deyince ayrıldık. nickini sikeyim dedi bir de. gıcık kapıyormuş nikime.

  • 17 temmuz 2019 instagram ve whatsapp çökmesi

    haxsiktir tam da denize gelmistim. şezlong bile kiraladım. içki söyledim. mis gibi de ortam var. simdi bunları kimse gormeyecekse sikim tatili. ben dönüyom.

  • bir kadına yaptığı yemeği beğenmediğini söylemek

    - kızım bu ne?
    + imam bayıldı.
    - kızım bu tam bayılmamış ki. baksana domatesi biberi falan arkasına alıp namaza duracak sanki. daha diri bu.
    - yeaaaaa.
    + tabakları diyorum, tabakları kıbleye cevir bari sevaptır. eheh.

    ( rahmetli babamın ablama şakası. yedi bitirdi ama o ayrı)

  • kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması

    ekşici 1: e mayki, sözlükten kaç kızla seviştin?
    ekşici 2: valla bilmiyorum kardo, insan belli bir sayıdan sonra çentik atmayı unutuyor.
    ekşici 3: ahaha aynen ya. vıgır vıgır kadın kaynıyor. çoğu da evli bunların ha. gizliyorlar hep.
    ekşici 4: doğru, doğru. günde 10'dan fazla mesaj geliyor mesela bana.
    ekşici 5: ahaha bana 30
    ekşici 6: bana 50
    ekşici 7: beylerrrrr.
    ekşici 8: buyur abi.
    ekşici 7: beyler bir şey diyeceğim inanmayacaksınız la.
    ekşici 9: niye inanmayalım abi? sen 1. nesilsin. buyur.
    ekşici 7: burada diyorum seviştiğim karıları böyle elele tutuştursak yarısı pasaport çıkarmak zorunda kalır lan.
    ekşici 10: hadi canım.
    ekşici 7: ekmek çarpsın bak. doydum olum ben. sarmıyor artık.
    ekşici 11: ben çoktan doydum.
    ekşici 12: ben de.
    ekşici 13: ben de.
    ekşici 14: e napalım?
    ekşici 7: ben diyorum ki, hazır biz bizeyken birbiri
    ekşici 15: tamam.
    ekşici 16: tamam.
    ekşici 7: olum cümlemi bitirmedim lan.

    (ekşın gerçek kesit. 1 sezon bölüm 4)

  • 19 mart 2019 ülke tv ekrem imamoğlu canlı yayını

    sunucu: fenerbahçe şike yaptı demissiniz doğru mu?
    imamoğlu: ben öyle bir şey demedim. ben sadece fene..
    sunucu: trabzon hakkında da bir şeyler söylemişsiniz.
    imamoğlu: bakin soru soruyorsunuz, konuşturmuyorsunuz. hem ben buraya siyaset konuş..
    sunucu: anlaşıldı yine cevap vermeyeceksiniz.

    ulan boyle alçaklık olamaz ya. adam imamoğlu'nu hem fener taraftarının önüne atıyor. hem trabzon taraftarının. pisliginizde boğulun inş.

  • fb'nin durumunu anlatan filme isim önerileri

    (bkz: vizyonfebe)

  • 28 ocak 2019 fenerbahçe yeni malatyaspor maçı

    maç öncesi şu yoruma iyi güldüm.

    ''ersun hocanın eline hıyarları vermişiz. al bunlardan et sote yap diyoruz. yahu et yok ki! hıyar var bir sürü adamın elinde hıyar. bir de gelmiş antrenmanda drone uçuruyormuş, f16 uçursan ne yazar, aşağısı salatalık tarlası''

    abdulkerim durmaz

  • birine sarılma ihtiyacı hissetmek

    abim ve yengem köye gitti. annem 1 haftadır evde yalnız. geçen fırtına çıkacak diye annemin yanına gittim. balkonda çiçekleri var onun. ortancaları var, küpeliler, fesleğen ve bir sürü çiçekleri var. açtı kapıyı beni gördü. oğlum dedi sarıldı bana. hayırdır dedi. çiçekler için geldim anne dedim. sen taşıyamazsın onları çatıya dedim. üstlerine poşet geçirmiştim oğlum dedi. olmaz öyle şey, yine de kırılır, kurur çiçekler dedim aldım çatı kata taşımaya başladım. hepsi bitti çiçeklerin. teşekkür ederim oğlum dedi. dur daha bitmedi ki dedim. baktı balkona bitmiş ki dedi. bitmedi dedim, en güzel çiçeği sona sakladım ben dedim. sarıldım anama kaldırıyorum. hımmm mis gibi kokulu annem deyip öptüm. çiçeklerin en güzeli sensin anne dedim. ağladı kadın. hıh deli şey dedi omzuma vurdu.

    çiçekler bahaneydi yani abi. bazen insan gerçekten birine sarılmak istiyor. sessizce, hiç konuşmadan, sadece sıkı sıkı sarılıp omzundan güç almak istiyor.

  • etimesgut zırhlı birlik bedelli askerlikte 21 gün

    adam 21 gün askerlik yapacak içeriye nasıl telefon sokulur? kendi hattınızı götürün, ziyaretçi günü telefon getirmelerini isteyin, askercell vs. dışarıyla nasıl irtibata geçilir bunları düşünüyor. lan ben 18 ay askerlik yaptım, tezkereyi alınca bazı arkadaşlar '' neredeydin la 1 aydır göremedik seni, memlekete mi gittin?'' diye sordu... 1 buçuk senedir yokum, 1 ay dediler la. yani 21 günde sizi kim özleyecek abi? hani üst devreler derler ya; '' sıçtığınız bok daha nizamiyeden çıkmadı'' diye. he işte siz belki de hiç sıçamadan tezkere alacaksınız lan, bir de gelmiş burada telefon da telefon ağlıyorsunuz. 21 gün lan. 21 amk. neymiş? içeride zaman geçmiyormuş, telefon şartmış. yuhh! şu yazıyı yazarken bile şafağınızın 1/3 bitti götlekler sizi. bir de lazım olacak eşyalar arasına pudra lazım demiş. ayak bakımı için şart diyor, ortopedik bot postal iç tabanlık da lazım demiş, krem de lazım ''el yüz ayak kremi için 1 adet'' demiş. ahaha ulan okurken krize girdim. sanki kocaya kaçıyorlar da çeyiz bohçası düzüyor ibneler. ulan 21 gün ya, 21 lan. 1 tüp tıraş köpüğünü tüm koğuş tezkere alana kadar bitiremezsiniz zaten lan. unutsanız nolur aga? tırnağınız bile uzamaz, sakalınız çıkmaz ne büyüttünüz şunu lan. 21 gün lan. pazardan muz alsanız kararmadan gelip yiyeceksiniz bi susun artık lan. valla rezil oluyorsunuz abi, topuk kremi getirin bak o da lazım oluyor ne demek lan? pudra nedir amk lan? blah blah...

  • polise hakaret yağdıran çıplak kadın

    kadın: sen tam bir orospu çocuğusun.
    polis: ney? bana mi dedin?
    kadın: yok, üçünüze dedim.

    ahaha senelerdir şu kafayı yakalayamadım amk.

  • unutulmayan üşüme anları

    aylardan kasım.
    yer: düzce'nin melen deresi yanı.

    sonbaharın son günleri derenin kıyısında dört arkadaş rakı sofrasını kurup alem yapıyoruz. arabanın bagajında tabureden tut, piknik tüpüne kadar herbir şeyimiz var. yalnız sofrayı kurduğumuz yer de derenin hemen kıyısı. iki metre mesafe var suya. yemyeşil ormanlık bir alan. arkadaşlar ''dereye yakın olsun, hem içeriz hem şırıl şırıl su sesi dinleriz'' dedi.

    peki dedik, oturduk taburelere çekiyoruz kafayı. çekerken arkadaşın biri panda yavrusu gibi birden tabureden yuvarlanmaya başladı. lannnnnn dedi, hoppp dedi, hıg mıg falan gitti düştü dereye mal.

    dere de akıntılı olunca sürükleniyor bu. laannnnn diye bağırıyor giderken. kankisi samet de ''dönmezse ön koltuğa ben otururum ha'' diyor. öyle rahat. baktık bu harbiden gidiyor. kalktık taburelerden koşmaya başladık. adamı kıyıya çekeceğiz ama önümüzde çalılar var, o sürükleniyor biz koşuyoruz. biz koşuyoruz o gidiyor. '' dayannnnn '' diye bağırıyoruz peşinden. çalılar bitince geldi kıyıya yüze yüze, titriyor adam. neredeyse hipotermi geçirecek. yanaştığı yer de biraz yüksek yer olunca tutup çıkarmamız lazım. çıkarmayın diye bağırıyor samet ''ön koltuğa ben oturacağım kalsın'' diyor.

    yahu sus deyip elimi uzattım. küt beni de suya çekti. uvv hakket buz gibi su. ayağımın altından toprak kayınca sarıldık suda dans ediyoruz. 1 dakika kadar çırpındık ama yok böyle soğuk. çiftleşen leylek gibi çenemiz şakıyor. meme meme metin sakin ol dedim. çıçı çıkarın beni burdan diye bağırıyor. metin sakin falan, çıkarınnn ölüyorum diye inliyor.

    neyse, kıyıda kalan arkadaşlar elele tutuşup teker teker bizi kıyıya çıkardı. çıktık çıkmasına ama su soğuk olunca ve elbiseler de çamur olunca hemen küçük bir ateş yakıp hem elbiseleri yıkayıp kurutalım, hem de ısınalım dedik.

    sağ olsun çetin çalı çırpı toplayıp ateş yaktı. samet de bildiğimiz samet, o uzakta kalan içki masasına tekrar gidip içiyor. biz de metin'le beraber elbiseleri komple çıkarıp derede yıkadıktan sonra ateşin yanına vardık. ısınırken leylek gibi hâlen şakıyoruz. avava avava çenemiz istemsiz bir şekilde titriyor. ıslak elbiselerden kurtulup ateşin yanında külotla duruyoruz. altımızda sadece boxer var. hemen yandaki küçük kaya parçasına da şak şak kot pantolonu vurup kurutmaya çalışıyorum. suları süzülürse hemen kurur biliyorum. hem titriyorum hem de hareketli olup vücut ısımı arttırmak için pantolonu taşa vuruyorum. metin de önümdeki ateşin yaninda çıplak bir şekilde eğilmiş o da titreye titreye elbisesini çitiliyor.

    kot pantolonun bel kısmını da taşa vurup kurutmak için kemeri çıkartayım dedim. güzel tokalı bir kemerim var parçalamasın. tam kemeri çıkardım ki ''ohaaaa, ohaaaa'' diye bir ses geldi.

    yerde eğilmiş vaziyette duran metin sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirdi. avava avava durmuyor ağzı. ben elde kemerle şok bir vaziyet sese doğru döndüm.

    ''nabıyonuz lan siz'' diyen tüfekli üç adam.
    ormana ava çıkmış adamlar.

    şöyle bir kendimize baktım da gel de durumun izahını yap. külotla yarı çıplak bir vaziyet elde kemerle duruyorum, önümde de yine külotla domalmış ağzı titreyen bir adam var. bi kemere bi metine bakıyorum, metin hâlen avava avava yapıyor. eheh abi dedim, yani olay sandığınız gibi değil, biz çamaşır yıkıyoruz burda dedim.

    adamlar birbirine bakmaya başladı. biz titriyoruz. sonra tekrar döndüler, metinle horon çeker gibi titremeye devam ediyoruz, bakıyo dayılar. sonra hep bir ağızdan "siktirin gidin lan burdan" diye bağırdılar.

    o seslere çetin ve samet de içki sofrasından kalkıp geldi. hayırdır dayılar dedi samet, adamlar ellerini kaldırıp bizi gösteriyor. biz yarı çıplak titriyoruz. sonra böyleyken böyle bu salaklar dereye düştü falan olay tatlıya bağlandı...

    ulan ne gündü. hayatımda o kadar üşüdüğümü bilmem. giydik elbiseleri gittik. ön koltuğa samet'i oturtmadık ameke.

  • 3. havalimanı'na mevlana adı verilmesi

    osmanlı havalimanı olsun dediler vazgeçtiler, abdülhamit han olsun dediler ondan da vazgeçtiler, bir ara eyüp el ensari havalimanı bile koymayı düşündüler, sürekli ''islam'' bilinçaltından gittiler ve şimdi ise mevlana celaleddin rumi olsun diyorlar. valla ben olsam eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdûhu ve resûluhu havalimanı koyarım kafam rahat olur. negzel. okuyan dine girer oh mis.