sinan oğan'ın 2009 yılında doktora derecesini aldığı okul olan moscow state ınstitute of ınternational relations (mgımo), rus istihbarat servisine eleman yetiştiren bir okul niteliğindedir. son yıllarda polonya da bu okuldan mezun olmuş birçok çalışanı işten çıkarmış. kaynak
ayrıca bir başka kgb'ci olan aliyev de oğan'ı açıktan desteklemişti. rus haber sitelerinde de oğan'ın türkiye rusya ilişkilerinin önemini vurgulayan demeçleri mevcut. örnek. doktora tezi de türkiye rusya ilişkileri üzerine 2009 yılında yazılmış.
ayrıca ibb iyi parti grup başkanvekili ibrahim özkan'ın da şöyle bir tweeti var: tweet. kendisinin ığdırlı bir azeri türk'ü olduğu da düşünülürse gayet makul görünen bir durum.
kılıçdaroğlu'nun seçim gecesi öfkesine rağmen koruduğu sessizliği ve ruslar ile ilgili attığı tweet de bu şüpheleri derinleştiriyor bence. o gece neler yaşandı hala bilmiyoruz. inanın sadece oy çalma meselesi olsaydı çoktan ortalığı ayağa kaldırmıştı imamoğlu ve kaftancıoğlu.
ülkenin mevcut ekonomik durumu ve yıllardır batı ile llişkilerin zayıflaması ister istemez rte'yi rusya ve çin'e mecbur bırakacaktır. rusya açısından ise nato üyesi bir ülkeyi kendi saflarına çekmiş olmak inanılmaz bir kazanım olacaktır. türkiye bir nevi rusya'nın nato içerisindeki ajanı işlevi görecektir. ne de olsa putin esk bir kgb ajanı! sinan oğan'ın bugünkü kararı da bunu destekler nitelikte bence.
kısacası sinan oğan'ın, ülkücü postuna bürünmüş bir rusçu olma ihtimali yüksektir ve bugün de seçime dair işlevini yerine getirmiştir. bu da bu seçimlerde büyük bir oranda rus müdahalesi olduğunu gösterir diye düşünüyorum.
alın size komplo teorisi gibi komplo teorisi.
????? ????
Öncelikle, sitemize gösterdiğiniz ilgi ve destek için hepinize teşekkür ederiz. Sizlerden gelen geri bildirimler ve beğeniler bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.
Sozlock olarak tam 9 senedir her gün ekşisözlük'den okumaya değer içerikleri filtreleyip günlük listeler oluşturduk. Bu işi yaparken kişisel davranmadık, günün en popüler başlıklarının en beğenilen entrylerini aldık listelerimize. Üstelik bu gayretimiz hiç bir zaman ticari bir kaygı taşımadı. Yayına başladığımız ilk günden beri en ufak bir reklam yayınlamadık, sponsorluk anlaşmaları yapmadık. Sozlock üzerinden tek kuruş kazanmadık.
Bütün bunlara rağmen, ne yazık ki son dönemde ekşisözlük yönetimi tarafından alınan bot koruma önlemleri nedeniyle, ekşisözlükten entry çekme ve beğenilen entryleri listeleme hizmetimizi maalesef devam ettiremiyoruz. Bu durum ekşisözlük yönetiminin aldığı bir karar olup, tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşmiştir. Bu zorunlu durumdan ötürü yaşanan aksaklık nedeniyle anlayışınıza sığınıyoruz.
Sozlock Ekibi
-
1. sinan oğan
-
2. doğduğunuzda cumhurbaşkanı ve başbakan kimdi
kenan evren
turgut özal
bir çok kişi için rte - rte olabilir. -
3. 23 mayıs 2023 ümit özdağ basın toplantısı
adam daha ne desin.
"anneniz, kızınız, kız kardeşiniz, teyzeniz sokakta rahat yürüsün istiyorsanız bütün herkesi sandığa davet ediyoruz dedi. "
ben alacağım mesajı aldım. -
4. sağcılarla solcular arasındaki en büyük fark
atatürkçü milliyetçi ve sağcı biri olarak söylüyorum; solcuyu mahkemeye çıkartıyorlar " ben buna inandığım için söyledim! pişman değilim " diyor .. sağcıyı çıkarıyorlar " efendim ben öyle dememiştim ! çarptırıldı " diyor ...
işte en büyük fark, lan yavşaklık hep mi bizden gelir ((((( -
5. montajcı sahtekar
“bundan sonra kalp yapanın amk.”
- kemal kılıçdaroğlu -
6. bir senede on üç milyon insanı sınır dışı etmek
bitmiş tükenmiş ülke lübnan bile yaka paça kelle avına çıkarak topladı göçmenleri. onun kadar bile devlet olamayacaksa bu ülke zaten hiç konuşmaya gerek yok.
polis kontrol noktalarında günde yirmi kere türk vatandaşlarına gbt ve çevirme yapılabiliyorsa bu güruhu tespit edip toplamak çok zor olmasa gerek. -
7. sinan oğan'a bir mesaj bırak
madem mevcut cumhurbaşkanından memnundunuz neden aday oldunuz sinan bey?
-
8. kemal kılıçdaroğlu
şu fotoğrafını görür görmez yüreğime bir şey oturdu. adını koyamıyorum ama bu çabasının, mücadelesinin, ülkesini sevmesinin yorgunluğuydu. yüzündeki bu hüzünlü bakış hâlâ bir yerlerde umudun temsilcisiydi. eğrisiyle doğrusuyla çok çalıştın kemal paşam. seni bunca seçim kaybettikten sonra dahi hem eleştirdik, hem de destekledik. seçim boyunca verdiğin mücadele ve asla pes etmeyen kalender kişiliğinle seni pek sevdim. dedemi doğru düzgün hiç tanımadım, diğerini de hiç sevmezdim. seni o hiç sevemediğim, tanımaya da fırsatım olmayan dedelerimin yerine koydum. siyasilerle duygusal bağ pek kurmam, çünkü pek çoğu fırıldak gibi oluyorlar. ama sen başkaydın. biz senin temsil ettiğin akla, iyi hizmet ettik mi bilmem ama elimizden gelen mücadeleyi verdik. 28 mayıs'ta kaybetsen dahi senden razıyım; hakkım helaldir. var ol.
-
9. 23 mayıs 2023 babala tv kılıçdaroğlu tanıtımı
yine türbanlı bacılar mağdurum da mağdurum edebiyatı yapıyor. çıkmış bir başka dövmeli ve açık giyinimli troll kız, lgbt'yi desteklerken niye başörtülüleri desteklemedin diye saçmalıyor. karşında hizbullah var senin yakında o dövmelerin ve açık giyimin yüzünden seni dört duvara kilitleyip sahiplendirmek isteyecekler bre akılsız satılık köpek.
-
10. peynir fiyatlarına yüzde 30 daha zam gelmesi
yemeyiverin. istikrara oy verin ki bu şekilde istikrarlı bir şekilde zamlar devam etsin. siz de yemeyiverin. size çok peynir meynir.
-
11. gelecek ve deva'nın ümit özdağ'ı istememesi
olay ümit özdağ'ı isteyip istememeleri değil, pkk ve fetö ile mücadeleyi, anayasanın ilk 4 maddesinin ve türklük tanımının değiştirilmemesini kabul edip etmemeleri.
ümit özdağ çok zekice bir hamle ile kararı verecek olanın kendisinin değil, 6'lı masa olduğunu herkese göstermiş oldu. linç etmek için hazır kıta bekleyen atatürk düşmanlarını saf dışı bıraktı.
alacakları herhangi bir olumsuz kararın bedelini de kendileri ödeyecekler. -
12. kemal kılıçdaroğlu'na oy vermeyecek muhalif kesim
kk ile hiçbir konuda ortak fikri yoksa ve muhalif olduğunu iddia ediyorsa. net akplidir. sikerler öyle muhalifi.
-
13. hüdapar kadın kolları
elleri şeklinde düzeltilmeli
-
14. 23 mayıs 2023 kemal kılıçdaroğlu habertürk yayını
74 yasinda bu adam ve 10 gundur uyku yuzu gormedi. ben bu vatanin bir evladi olarak bu secimi kazansa da kazanmasa da en ufak bir hakkim varsa sonuna dek helal ediyorum. iyi ki aday olmussun, iyi ki chp'nin de basina gecmissin. zaman zaman kizmis olsak bile herkesi kucaklayarak hepimize de insanlik ve dogru muhakeme yapma dersi verdin. umarim pazar gunu de tum bu cabalarin halk tarafindan takdir edilir.
-
15. özdağ'ın kk'ya destek için hdp'ye kayyum şartı
seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atamanın atatürkçülükle ilişkisini çözemediğim mevzu.
-
16. ümit özdağ
burada kendisine hakaret eden orospu çocuklarını incelerseniz genelde yeni ve az entryli hesaplar. faho git yat artık amk.
bu vatansızlara orospu çocuğu dediğim için orospu çocuklarından özür dilerim. -
17. ama montaj ama şu ama bu
lan bu adam çıkıp dese ki " bu videoların hepsi montaj ben yaptırdım" bu millet yine çıkar da kk terörist der.
nasıl bir devirdeyiz, allahım aklıma mukayet ol. -
18. 23 mayıs 2023 abdüllatif şener açıklamaları
inatla atlanılan bir mesele var. erdoğan'ın kaybettiği ihtimalde akp milletvekilleri partide kalır mı? akp diye bir parti kalır mı? asıl soru bu.
edit: neden diye çok mesaj geliyor;
erdoğan'ın büyük gücü olduğu için. lider partisi sonuçta. adam siyasal bilimler nezdinde karizmatik lider. peşinden kitle sürüklüyor. partiden çok oy alıyor.
ayrıca bu bir tahmin, görüş. -
19. 28 mayıs 2023 seçim tahmini
tayibe verilecek maksimum oy verildi zaten eğer sandığa gidersek bir oy fazla alma şansı yok yani kaybedecek yeterki sandığa gidin ve sandıklara sahip çıkın zaten ilk turda müthiş bir katakulli döndü biraz azı bile dönse oyu düşecektir. sandıklarda katılım yüzde 95 olduğu sandıklarda gereksiz fazla oy aldı ve sadece yüzde 0.5 oya bile hiç itiraz etmedi.
köprüden önceki son çıkış hadi herkes sandığa lütfen. yarın torunlarınızın yüzüne bakacak yüzünüz olsun. -
20. rte'nin deva ile anlaşabiliriz demesi
ilk entryi okuyorum sonra yazılanlara bakıyorum sözlük ne hale gelmiş diyorum. osuruktan nem kapmayın mk. anayasa için herkes görüşür birbiriyle. türban mevzusunda daha yeni görüştü akp hdp'yle. seçim öncesi suyu bulandırmayın zaten çamur oldu iyice.
-
21. 23 mayıs 2023 iş bankası dolar vermeme rezaleti
hayır bankalar batmayacak. yaşadığınız sıkıntının sebebi ülkede dolar olmaması sadece. çünkü sizin bankadaki o hesabınızda gördüğünüz sayılar, tamamen sanal. karşılığı yok.
siz banka uygulamalarınızdan döviz aldığınızda, orada bir yerlerde bu fiziki olarak spawn olmuyor. o gördüğünüz dolar miktarı sayılardan ibaret bir görüntü, karşılığı yok çünkü ülkede öyle bir dolar yok.
evet! merkez bankası zorunlu karşılıkları kuru sabit tutabilmek için çoktan yaktı, çarçur etti…
bankalarda 230 küsur milyar dolar mevduat var güya. hani şu 5000 dolarını gidip çekmeye çalıştığınız... size bir tüyo vereyim o para aslında merkez bankasının bankalara olan borcu amk! ee merkez bankasının net rezervi negatif olduğuna göre... değil mi? ha bire yazıyoruz bunu rezervler ekside diye… yani demek ki neymiş? aslında o para yokmuş! olmayan parayı çekemezsiniz, fiziki olarak elinize alamazsınız.
ayrıca millet sanıyor ki; 90’lardaki gibi bankaların hortumlanması ve batması olabilecek en kötü şeydir.
olabilecek en kötü şey bankaların batması değildir. bankalar kapitalist sistemde birer şirkettir ve sistemin doğası gereği kötü yönetilenler de batar. başkası onu ucuza satın alır ve sistem devam eder.
geldiğimiz noktada ise görecek olduğumuz bin beteri var: bankalar bütünüyle dolarlarını merkez bankasına swaplarla transfer ederek devleti dolar borçlusu hâline getirdiler.
yani evet bankalar artık batmaz ama... bu sefer devlet arjantin ve venezuela’daki gibi temerrüde düşerek batacaktır. devletin batması bankaların batmasından çok daha korkunç bir senaryodur.
temerrüte düşmüş bir ülke, iflas etmiş demektir. ama devlet, iflas etmiş bir esnaf lokantası gibi kepenkleri kapatıp hadi bana eyvallah deyip çekip gidemez… çünkü dünya haritasında ismi, sınırları, içinde yaşayan milyonlarca insanı, yasaları, tarihi olan koskoca bir organizasyondur. ya yabancı yatırımcılardan borçlarının yapılandırılmasını talep eder ya da türk lirası basıp dolar alarak borçlarını kapatacaktır. zaten iflas etmiş ülkelerin para biriminin çok sert devalüe olma sebebi de tam olarak budur.
sonuçta gerçekleşecek olan tüm dünyanın acıyarak baktığı sefalet çeken bir millet olmaktır, aynı weimar almanya’sı gibi… -
22. müfredata konulması gereken ders
içinde din kültürü olmayan ahlâk bilgisi...
ahlâk kavramının dinle alakası olmadığını anlatan, dinin cehennem korkusu olmadan da ahlaklı olmanın insanlık onurunun gereği olduğunu anlatan bir ders. -
23. sinan oğan'a oy verenlerin 2. tur seçimi
ulan elin daha türkçe konuşamayan arabı meaşallah demokrasiya turkiya diyerek sandığa oy atıyor, buradaki bazı entel dantellerde yok boş atarım, yok sandığa gitmem diyor. o zaman kusıra bakma arabın gelip senin evini, sahilini karını kızını elinden almasına da ses etmeyeceksin.
gidin basın kılıçdar'a adamı hasta etmeyin... -
24. otomobil tarihinin en unutulmaz arabası
herkes en iyi, en yakışıklı, en güçlü arabayı falan yazmaya çalışıyor da net şekilde iz bırakan araba belli;
(bkz: volkswagen beetle) -
25. sinan oğan'a oy vermiş cahil kesim
bu tarz başlıkları açan, hortlatan, canlandıran, destek olan herkes aktrolldür benim gözümde. aktroll olmayan da gerizekalı, beyinsiz aveldir.
2. kategoriye giren aptallar, 21 yıllık akp iktidarının en büyük kazanımıdır akp için. böyle gerizekalı sürüsü olduğu sürece, akp kendi seçmenini rahat rahat konsolide eder. -
26. seçmen sayısı nüfusa göre neden 6.7 milyon fazla
üst edit: ilgili araştırma; 22 mayıs 2023 tarihinde fusun s.nebil tarafından turk-internet.com adresinde yayınlanmıştır. kaynak ve tüm bilgiler ilgili yayından alınmıştır.
--- spoiler ---
2007-2023 arasında rakam olarak söylersek, nüfusumuzun 14,6 milyon artmasına karşılık, seçmen sayımız 21,4 milyon artmış.
yani 16 yılda 6,7 milyon fark var. başka deyişle, toplam seçmen sayısının % 10,5’u.
bu yüksek farkın nedenini acaba bize ysk, partiler ya da nüfus işlerinden birileri açıklayabilir mi?
çok merak ettik ve çözemedik. ben konuyla ekim ayından bu yana ilgileniyorum. bir analiz yaptım ve sonra bunu 2 uzmanla yaklaşık 1 ay çalıştık. sonra yetmedi, bir kaç ilgili kişiyle daha konuştum.
sonuçta, aşağıda pek çok açıdan verilerini göreceğiniz bu çalışmanın özeti olarak şunları belirteyim; adrese dayalı nüfus sayımının başladığı 2007’den bugün yani 2023’e kadar geçen 16 yılda –nereden geldiğini anlamlandıramadığım– seçmen sayısında 6,7 milyonluk bir fazlalık var. bu zaman aralığında nüfus 15 milyon artmış, seçmen sayısı ise 21,4 milyon artmış. bu 6,7 milyonluk seçmen artışı için ysk’nın açıklama yapması gerekli. bu 6,7 milyonluk artışın arkasında ölüm, doğum ya da genç nüfusun yaşlanmasının etkisi gözükmüyor 2014’de itibaren seçmen sayısı verilirken yabancı ülkelerdekiler ayrı verilmeye başlanmış.
özellikle dikkat çeken bir durum : 2007-2010 aralığındaki nüfusun 3,1 milyon artışına karşın 6,7 milyon seçmen artışı oldukça tuhaf. 2023 seçiminde de tuhaflık var. önceden gelen “seçmen x nüfus farkı” daha fazla açılmış. seçmen sayısındaki artış hızı, nüfusun artış hızının 2 katı olmuş. yani 2018 seçimine göre nüfus 3,8 milyon artarken, seçmen sayısı 5,6 milyon artmış.
bir not da şu; 20 yıldır nüfus işleri genel müdürlüğünün işlerini yapan kale yazılım’ın, işleri yazılımı 2023 ocak ayında (sadece 1 sene önce turkcell altında kurulmuş olan) global ıt adlı firma tarafından satın alındı. seçim öncesi bu değişikliğin anlamı nedir?
ayrıca not edeyim, yeknesaklık olsun diye adrese dayalı nüfus sayımının başladığı 2007’den itibaren artışlara baktım ama 2007’de ve öncesinde de tuhaflıklar olabilir. örneğin 2007 seçiminden sonra mehmet ali birand‘ın yazısına bakarsanız, anketler akp için % 26-29 aralığını verirken, sonuç % 46 olmuş. anketlerin hata payının % 1-2 olabileceğini düşünürseniz, % 20’lik bir hata payı ne şekilde açıklanabilir, sormamız ve anlamamız lazım. şimdi yukarıda listelediğimiz sonuçların nereden geldiğini merak edenler için aşağıda detaylarını veriyorum.
mustafa pak’ın iddiaları önce bu hesapları neden yaptığımı da anlatayım. bugünlerde herkes seçmen sayısındaki normal olmayan artış şüphelerini konuşuyor ama benim konuya ilgim bir söyleşiye dayanıyor. ekim 2022 civarında, “seçim (sandık) güvenliği” dosyamız için diğer partilerin yanısıra bağımsız türkiye partisi’nin seçim işlerinden sorumlu olan avukat mustafa pak ile yapmıştık. pak bu söyleşide, diğer partilerin yetkililerinin ysk’dan gelen seçmen verilerine odaklandıklarını, kendisinin ise ysk’ya gelmeden önceki nüfus sayısına baktığını ve anormal bir durum gördüğünü söylemişti.
genç nüfus yaşlandığı için mi seçmen sayısı normalden fazla artmış? söyleşiden hemen sonra, bu “nüfus x seçmen” sayılarını incelemeye karar verdim. mustafa pak’ın söylediği rakamlar son 10 yılı içeriyordu. ben 1923’den itibaren hepsine baktım. rakamları bir excelde topladım ve analiz ettiğimde son 20 yılda mustafa pak’ın bahsettiği sorunu farkettim. başka bir neden olabilir mi diye araştırmaya başladım.
nitekim, 4 gün önceki makalemde bu konuya sadece özet olarak değindiğimde, marmara üniversitesi, koç üniversitesi ve boğaziçi üniversitesinden 3 akademisyen aynı şeyi düşünmüşlerdi. onların düşündüğü neden; genç nüfusun yaşlanmış olması ihtimaliydi. yukarıya 2002 ve 2023 türkiye’nin yaşa göre demografik grafiklerini koydum, ilkinde 2002 yılında 19 yaş altının % 40,1 ve ikincide 2023 yılında 19 yaş altının % 30,3 olduğunu görüyorsunuz. yani 2002 yılında 65,99 milyonun % 40’ı olan 26,4 milyon 19 yaş altı insan varken, 2023 yılında 85,8 milyonun % 30,3’ü olan 26 milyon 19 yaş altı varmış. 18 yaş üzerinden grafik bulamadık ama yine de bu rakamlar aynı şeyi anlatır.
buradan bakıldığında ancak yarım milyon kadar seçmen artışına işaret eder. yani 2002-2023 arası 5 milyon seçmen artışı varsa, bu genç nüfusun yaşlanması ile açıklanacak bir durum değil. ölüm ve doğum sayılarında, seçmen sayısını etkiler mi? bir de doğum ve ölüm sayılarına bakalım. önce doğum sayısı; yukarıda gençliğin son 20 yılda % 10 yaşlanmasından da anlayacağınız üzere, doğum oranı düşüyor. yani burada seçmen sayısını anormal arttıracak bir veri yok. tam tersine doğum oranı da düşüyor. 2000 yılında 1,4 milyon civarı olan yıllık doğum sayısı, 2023’de 1,3 milyon düşmüş.
ölüm sayısına gelince, aşağıdaki grafikten görebileceğiniz üzere, 2000’den beri ölüm sayısı da sabit bir hat (her 1.000 kişide 5-6 kişi) olarak gidiyor. yani seçmen sayısını % 10 arttıracak bir görüntü yok (yıllık 450-500 bin gibi ölüm). hatta son yıllarda ölüm de artmış (covid kaynaklı da olabilir). dolayısıyla da nüfusumuz yıllık 1 milyon civarı artıyor. anlayacağınız, gençlerin yaşlanması, ölüm ya da doğum sayılarında, son 16 yılda seçmen sayısını % 10,5 arttıracak bir veri yok.
üstelik bunun dışında; aşağıdaki grafikte de göreceksiniz; seçmen sayıları yıllara göre zigzag çiziyor. bunu anlatmadan önce birlikte çalıştığım uzmanlardan bahsetmem lazım. rakamları 2 uzmanla kontrol ettik devamlı okurlarım bilir, bir şey yazdığımda kontrol etmeden ve kaynaksız yazmam ve eğer uzmanı olduğunu bildiğim birileri varsa, yazdıklarımı da bu kişilerle kontrol ederim. bazen bu uzmanların isimlerini yazılarımda görmezsiniz çünkü çeşitli nedenlerle ortaya çıkmak istemezler (mesela siber güvenlikçiler).
bu çalışmadaki uzmanlar isimlerini vermekte de bir sakınca görmediler. zaten işin göbeğinden gelen insanlar. 2 kişiyle çalıştım, hacettepeli prof.dr.turhan menteş –ki mernis projesi ve nüfus planlamalarda çalışmış–, bir önceki bilgisayar mühendisler odası başkanı ve gençlik ve spor bakanlığından emekli bilgisayar mühendisi ali rıza atasoy. aşağıda göreceğiniz tabloları, ekim ayından itibaren enine, boyuna tartıştık. ali rıza atasoy sağolsun, hataları düzeltti (benim tablolarda, 2014’den sonra ayrıldığını farketmediğim yurtdışı rakamları yoktu).
turhan hoca ile t.c.kimlik projelerinin başlangıcını konuştuk. bu arada 2014’den itibaren o yıl 2,8 milyon olan yurtdışı seçmen rakamının, bu yıl rakam 3,2 milyon olduğunu not edelim. yani 9 yılda kendi içinde % 14 artmış. bu arada önemli; atasoy ve menteş ile en altta özetini yazacağım başka bir projeyi de epeyce tartıştık. en sonundaki projeyi mutlaka okuyun.
o zamandan bu yana bu rakamları ve analizi bir kaç kişi ile konuştuk ve beklettik. bugünlerde çok tartışıldığı için yayınlıyoruz. “yetmez ama evet” referandumu öncesi seçmen sayısının artışının nedeni nedir? çalıştığımız tabloyu 2007 yani adrese dayalı kayıt sistemi ile yıllık nüfus rakamları verilmeye başlanmasından sonraki dönem olarak aldık (yeknesaklık açısından).
en çok dikkatimizi çeken aralık 2007 ve 2010 arası. yani “yetmez ama evet” sloganı ile işaretlenen anayasa referandumunun olduğu 2010 seçimi. türkiye nüfusu yıllık ortalama 1 milyon artıyor. yani 2007-2010 arasında ortalama 3 milyon artması lazım. buna karşılık, seçmen sayısının da aşağı yukarı bu civarda olması beklenir. aşağıdaki tabloda dikkat ederseniz, 2007-2010 aralığında nüfus 3,1 milyon artarken, seçmen sayısı 6,7 milyon artmış. bu artış başka türlü bir “yeni seçmen”den mi kaynaklanıyor diye baktık.
yani, 18-20 yıl geriye gidip ani bir doğum patlaması mı, göç mü, başka bir şey mi olmuş diye inceledik. 1989-94 aralığında bulgaristan türkleri ülkeye gelmiş. sayılar şöyle 1989’da 321.800 (150 bini daha sonra geri dönmüş) 1991-92’de 50.000 1993-94’de 70.000 olmak üzere toplam 370 bin civarı. yani bulgar göçmenleri ile 6,7 milyonu açıklayacak bir durum gözükmüyor. o dönemde bu konu tartışılmış da.
artış hızlarının grafiğine baktık aşağıdaki tabloya dikkatle bakarsanız, yıl sayısına bölünmüş seçmen sayısı zigzag yapıyor. demin bahsettiğimiz 2010’da patlama yapıyor ama hemen arkasından bu patlama 2011’de normal olması gereken yere düşüyor. yani seçmen sayısı olması gerektiği kadar artıyor. 2014’de yeni bir artış görülüyor. 2018’de yeniden az miktarda çıkıyor ve en son 2023 seçimlerinde nüfusa oranla seçmen sayısının artışı 2 katı buluyor. bu olayı düz rakamlar ile anlamlandırmak zor.
ancak her birinin yıllık artış hızını yani türevini alarak analiz edebiliriz. 2007’den itibaren adrese dayalı sayım yapıldığı için, verilerde yine yeknesaklık açısından başlangıcı 2007 aldık. gördüğünüz gibi, 2007’den 2010’a gelirken, nüfusun artış hızı sabit kalırken, seçmenin artışı hızı % 5,3’e fırlamış (o da nüfus gibi % 1,5 civarı olmalıydı yani 3,5-4 kata yakın hızlı artmış) 2011’de nüfusun hızı % 1,4, seçmen sayısının hızı % 1,5 artmış. normal bir seyir. 2014’de nüfusun hızı % 1,3 iken, seçmen sayısı hızı yeniden yıllık bazda % 3,7’lik artış göstermiş 2015’de % nüfus 1,3 ve seçmen % 1,7 olmuş.
normalden % 30 kadar yüksek. 2017’de nüfus % 1,3 ve seçmen % 1,2 olmuş. normal bir seyir. 2018’de nüfus % 1,5 artmış, seçmen ise % 1,8 olmuş. normalden % 20 kadar yüksek. 2023 seçimlerinde ise nüfus % 0,8 artarken, seçmen sayısı hızı 2 kat yani % 1,6 olmuş. şimdi bu grafiğin üstüne kullanılan oy ve geçerli oy artış hızlarını da ekleyelim; o da hayli ilginç zigzaglar çiziyor.
oy kullanım oranlarındaki artışlar da patlama yaratmış. 2023 seçimlerine bakarsanız bir hayli yüksek. ysk’nın bu rakamların neden böyle yüksek olduğunu açıklaması gerektiği düşüncesindeyiz.
aslında partiler de 2009’dan itibaren ellerinde olduğu bildirilen seçim sonuçlarını, yıl yıl tc kimlik bazında incelerlerse (yani bir önceki yıl kim oy kullanmadığı halde, bu seçimde var gibi) nerede ne hata olduğu bulunabilir diye düşünüyoruz. 2023’de neden seçmen sayısındaki artış nüfus artışından 1,8 milyon fazla geçmişin yanında, 2023 seçmen sayılarının artışında da bir anormallik gözüküyor.
hatta 2007’den bu yana gelen 6,7 milyonluk farkın % 27’si tek başına 2023 seçimlerinden geliyor. seçmen sayısındaki 2018’e nazaran artış, nüfustaki 2018’e göre artışın 2 katı olmuş nedense. böylece önceden gelen “seçmen x nüfus farkı” daha fazla açılmış. yani 2018 seçimine göre nüfus 3,8 milyon artarken, seçmen sayısı 5,6 milyon artmış. seçmen sayısında fazladan 1,8 milyon artış var. ysk’nın 28 mayıs öncesi buna bir açıklık getirmesi şart. çünkü iki aday arasındaki fark zaten 2,3 milyondu.
--- spoiler ---
kaynak~~ -
27. sevgiliyle zıt siyasi görüşe sahip olmak
oksimoron bir durum. nasıl tanıştın, sohbet ettin, zaman geçirdin, güldün eğlendin de sevgili oldun acaba? sanırım sevgili sana devlet tarafından atandı.
benim için mümkün olmayandır öyle birisi ile sevgili olma ihtimalim sıfır. seviyorsun buna mı takılacaksın diyenler olabilir. ulan sevmek çok kapsamlı bir şey ben, benimle zıt politik fikirleri olan birisi ile nasıl yakınlaşacağım, nasıl ortak nokta bulacağım da seveceğim. bu ilk görüşte aşk tayfadan bıktım yemin ederim.
ben farklı bir takımı tutanla bile zorlanırken farklı politik bakış açısı ile mümkün değil ki benimkine zıt görüş onun hayatının her aşamasına yansır. bir kafede 10 dk konuşmaya bile tahammül edemeyeceğim birisi ile sevgili olma fikri gerçekten ütopik. -
28. sinan oğan'ın stratejisi
osman sınav'a haber verdim kardeşim, bu senaryoyu çekip atv'ye satmak için seni arayacak, telefonun başından ayrılma. dizinin adı da deha kurt. lol.
arkadaş, bu milleti kurtlar vadisi, şu çılgın türkler mi bu hale getirdi yoksa hormonlu gıdayla karışık depresyon mu ben anlamıyorum. ortada plan, strateji, taktik maktik yok bam bam bam satıldınız işte. milliyetçi bi arkadaşım 2015'ten beri devlet bahçeli'nin akp'yi içten çökertmesini bekliyor, bu süreçte saçları seyreldi, göbek yaptı, sakalı bembeyaz ve parası pul oldu, kendi çöktü. bekle bekle, great expectations'ta düğün günü terk eden nişanlısını 60 senedir bekleyen buruşuk miss havisham'a döndü ve kendini deliye çevirdi.
adama asla anlatamıyorum, benim herkesin içkisine müshil koyup drittes reich'ı çökertme ihtimalim > devlet bahçeli'nin akp'yi çökertme ihtimali.
soğan'a da demişlerdir işte, bak görüyorsun bunak gidici, vaziyeti going to go, geçersin mhp'nin başına, parmağını kıpırdatmasan %10 oyun var. o da okeylemiştir. yok öyle minnoş ve kırık kalplerle inanılan stratejiler. rte 500.000 oy için 13 milyon bağnaz ve sevişgen ortadoğuluyu nahhhh gönderir. dur daha onlar bol bol üreyecek, sen de "çocuk çok masraflı yaa yapmadık o yüzden" derken kelle başı 5-10 çocuğun masrafını rızan dışında ödemek için eşekler gibi çalışacaksın, sonra o çocuklar sana tenhada bıçağı sokuverecek, korkma, sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin, osuruk çiçeğinin :d -
29. 1999'dan beri internet kullanan efsane nesil
99'da okuldan bir arkadaşımla üsküdar'da oturuyoruz. bizim olayla hiç alakamız yok. bilgisayarla işimiz fifa 98 ve autocad ancak... başka bir arkadaşımız interneti anlattı da anlattı. sonra da şifresini verdi deneyelim diye. "bir ara yüzü var, oradan bağlanmak için bir numara seçiyorsun, modem cızırtılarından sonra internettesiniz" dedi. "kızlarla konuşuyorsun" dedi. "ben bir sürü kızla buluştum" dedi. dedi de dedi... biz de eve koşarak gittik. programı kurduk. denedik denedik ama bağlanamadık. bir süre uğraştıktan sonra tekrar arkadaşımızı aradık. bize başka bir numara verdi, "buradan bağlanırsınız" dedi. numarayı yazdık, aradık. telefon çalmaya başladı. modem cızırdayacak diye beklerken telefon açıldı ve bir kadın "alo?" dedi.
bilgisayarın başında iki arkadaş kala kaldık. ne yapsak ne etsek bilemiyoruz. ben medeni bir insan olduğum için bilgisayara doğru eğilerek, kibar bir tonlamayla "eeee iyi günler hanımefendi, internete bağlanmak için aramıştık da biz" dedim. bilgisayardan sürekli "alo, alo" sesi geliyor... "hanımefendi beni duyabiliyor musunuz?" dedim bilgisayara bağlı mini hoparlörlerime... telefonun diğer ucundaki kadıncağız memnuniyetsiz, ufluyor sürekli... "ev burası, aramayın" dedi. belli ki herkes internete bağlanmak için arıyor kadıncağızı... ama ben diğer arayanlar gibi olmadığım için, mahcup bir ifade ile son bir kez hoparlöre doğru eğildim ve "rahatsızlık verdik, kusura bakmayın..." diyerek konuşmayı sonlandırdım...
efsaneymiş... 99'dan beri kullanıyoruz da ne oluyor? "internete bağlanmak için aramıştık" demek için eğildiğimde omuzlarıma binen yükü o gün bu gündür taşıyorum ben...
(simmmgeeee, burayı okuyorsan beni bul...) -
30. winamp denince akla gelen ilk şarkı
"winamp..amp.. it really whips the llama's ass!"
-
31. kürtlerin ülkeyi milliyetçilerden daha çok sevmesi
6 şubat depremi sonrası telefon rehberimde deprem bölgesinden kim var kim yok diye kontrol etmeye başladım. çağlar vardı. hatay'da mühendisti. aslen iç anadolu kürdüydü. hdp'li olduğunu biliyordum ama açıktan söylemezdi.
hemen aradım. açtı. ankara'ya geldiğini, deprem anında yataktan düştüğünü, binalarının yıkılmadığını ama öleceklerini düşündüğünü söyledi. bebeği ve eşiyle hemen aracına atlayıp ankara'ya, memleketine dönmüştü.
çağlar memleketine dönmüş, güvendeydi. kaybı yok denecek kadar azdı. ertesi gün hatay'daki fabrika sahibini aramış, fabrika sahibi de "suriyeliler burda organize yağmaya başladı" demişti. çağlar bunu söylerken sinirden dişleri titriyordu. " ulan dedi, ulan, kendi düşmanımızı kendi elimizle içimize aldık, zoruma gidiyor" dedi.
aradan 2 ay geçti, milliyetçi partide ciddi bir pozisyonda görevli "ülkücü" bir arkadaşla parayla satılan vatandaşlık mevzusunu konuştuk. ülkenin planlı şekilde araplaştırıldığını, vatandaşlık satıldığını, suriye'de artık savaşın olmadığını, arapların 6 çocuk yaptığını, 50 yıl sonra türk'lerin azınlık olacağını söyledim.
"satılsın gardaşım, bedava para işte dedi. hizbullah dedim, pkk'lı öldürüyor işte dedi, gaffar okkan dedim, pkk yapmıştır dedi.
bu "milliyetçi" arkadaş ümit özdağ piyasaya çıkınca sinkaflı küfürler ediyordu. "bu ş..fsiz yüzünden göç idaresinde işlem yapamaz olduk, yolumuzu bulamıyoruz" diyordu. afgan, pakistanlı,suriyelileri ülkeye ücreti mukabilinde dolduruyordu yani.
şimdi hdp'li çağlar mı milliyetçi, ülkücü diğer arkadaş mı?
çağlar mı milliyetçi, sinan oğan mı?
takdir sizin.... -
32. ben iftiraya uğramaktan yoruldum
ulan adam artık allah'a yalvarıyor daha ötesi yok.
bıktırdınız artık. herkesi bıktırdınız. -
33. yaş ilerledikçe fark edilen şey
psikolojimin gerçekten yarra yemiş olduğu. birkaç sene öncesine kadar kendime yediremezdim ama artık kabullendim.
-
34. mesleğini söyleyince verilen cevaplar
cevap mı? doğrudan sessizlik...
-
35. yazarların artık bıktığı hastalıkları
kaygı bozukluğu
-
36. selahattin demirtaş
peki arkadaşlar ne istiyorsunuz? mesaj atmayın,kalbinizi kırarım. gerçekten ne istiyorsunuz? kürtler,ben onlar için de ahkâm keseceğim bir türk olarak,kusura bakmasınlar. bu adam suçlu olduğu için içeride değil, sırf tayyip ile ters düştüğü için içeride. aynı cem uzan mevzusu gibi,yok pkk falan değil mesele. şimdi bu adamın yüzüne okunmuş hâlâ benim bildiğim bir savcılık iddianamesi yok, hukukçu arkadaşlar daha iyi bilir.
ben kimsenin ölmesini istemiyorum arkadaş ve bu sorunun mecliste çözülmesini istiyorum.e tamam,hdp milletvekillerinin de çok hatası var,ben de eleştiriyorum. ama konusmazsak ve hepsini vuralım, öldürelim dersek bu olmaz. olmadı, nerdeyse elli senedir olmadı. siz hic yıllardır güneydoğu 'dan haber alıyor musunuz? yok. insanların seçtiği belediye başkanı kayyum atanmış,sikinizde mi? yok. e şimdi ekrem başkan için yapmaya çalışıyorlar. e o sarı öküz oydu işte. siyaset yapması engellenen,seksen darbesi sonrası dili bile yasaklanan genç insan başka şeylere sarılır. aynı amerika 'da bazı yerlerde kara çocuklar gibi. -
37. bir giysiyi beş yıldan fazla giymek
collezione sweatshirtumu 15-16 yaşında iken giymiştim 25 yaşıma kadar filan kullanmıştım. keza yeni aldığım seyleri de ölene kadar kullanmayı tercih ederim.
özellikle erkek kıyafetlerinde bu durum çok normal çünkü moda takip etme gibi bir derdimiz yok. -
38. delirmemek için edinilen basit alışkanlıklar
başka bir hayvanın zihnine girip hareketlerini kontrol eden, dünyaya onun gözlerinden bakan warg'ların yaptığını gündelik hayatta kısmen başarabiliyorum.
öğlen yemek yediğim yol üstü bir mekanda, motorcular da vardı. tam ekipman motorlarını park etmiş, kasklarını seleye koymuş, korumalı montlarını da sandalyelerine asmışlardı. nereden gelip nereye gittikleri belli değildi, bunu umursadıkları da yoktu. bmw r 1200 gs'leri kara atlar gibi bekliyordu, okyanusu bile yüzerek geçecek gibiydiler. ben ise işe dönecektim yarım saat sonra; yine bir sürü sıkıntılı projenin, hırslı insanın, dünyayı keşfetmek yerine hiç ölmeyecekmiş gibi yerleşmeye çalışanların arasına. mikro ve makro ölçekte köşeye sıkışmıştım ve bu yetmezmiş gibi her gün demeç veren yaşlı politikacılarla imtihan edilmekten midem bulanıyordu.
elimdeki hamburgerin çift köftesi, her gün aynı şeyleri çalmaktan bıkmış siyahi bir cazcının dudaklarına benziyordu ve o da gitmek istiyordu. hamburger "yolda bir yerde mola veririz, orada yersin" diye söylenmeye başladı. başkası duymasın diye ekmeği sıkıca bastırdım, turşusu ölü adamın dili gibi kenardan sarktı. tek yapmam gereken, karşımdaki herif bana baktığı an onun ruhunu ele geçirmekti. işe sadece bedenimi yollayacak, akşam olmadan da geri dönecektim.
tam mekandan ayrılırlarken bir tanesiyle yüz yüze geldim; özgür ruhum adamın retinasından içeri nüfuz etti. sadece göz rengi değişti. motoru çalıştırdım, ilk aşık olduğum zamanlarda olduğu gibi karnımın derinlikleri kasıldı ve nefesim otomatik pilottan çıktı. sudan karaya yeni çıkmış bir ara form gibi, her nefesimin farkına vardım. temiz hava ciğerlerimi yaktı, bileklerim hazdan uyuştu. bacaklarımın arasında kara bir ejderha vardı yine ve bu hissi çok özlemiştim. güneş karşıdan geliyordu, hava zerrecikleri yüzüme çarpsın diye vizörü indirmedim. ana yola çıkıp denizi sol tarafıma alarak batıya doğru sürmeye başladım. asfalt, sicim gibi önümde uzanıyor ve beni kadim ruhlara bağlıyordu. tek başıma değildim. birazdan virajlar başlayacak ve rüzgarı bilen kuşlar gibi tüm vücudumu buna hazırlayacaktım. biraz daha gaz açtım, ejderha gözlerini açıp hırladı. demirden pullarının arasından geçen rüzgar, tüm bedenimi sarıp sarmaladı.
mesainin bitmesine daha vardı, bedenim muhtemelen işe dönmüş ve ağrıyan sırtıyla boynuna dokunarak ekranı izlemeye başlamıştı. zaman ve mekan geride kalmış, günler anlamını yitirmişti. güneş ufka yaklaştıkça ışık yumuşadı, pembeleşti ve dünya yavaştan kendini diğer güne hazırlamaya başladı. kırmızı ışıkta beklerken, arabanın camını açan iki kardeş hayranlıkla motoru inceledi. onlara baktım, vizörü kaldırıp gülümsedim. yeşilin yanmasıyla tekrar ileriye atıldım, asfalt bir tapınağın zemininde ibadet ediyordum. zaman azaldı; ruhum, motoru ve sürücüsünü bırakıp hemen gökyüzünde süzülen martının ruhuna karıştı ve iyi bir rüzgar yakalayıp geri döndü. ofisimin açık penceresinin denizliğine konan martı, kafasını kaldırıp masanın başında ekranı izleyen adama gakladı. derin bir uykudan uyanan adam, tebessümle martıya baktı.
adamın, iki ruhu ve tek bedeni yine bir aradaydı. -
39. türkiye'de artan gerizekalılığın sebepleri
kıssadan hisse size: adamın iki çırağı var aynı anda birini elektrik diğerini su fatura yatırma yerlerine gönderiyor, biri diğerinden çok daha erken geliyor çünkü kurnazlık yapıp herkesin önüne geçmiş diğeri sıraya girmiş ve sıra kendisine gelinceye kadar beklemiş. usta erken gelene aferin diğerinin kafasına ufaktan patlatmış
yani başkalarının hakkına gireni ödüllendirip, doğru olanı yapanı cezalandırmış
toplumda böyle hak yemeği marifetmiş gibi eğitilip büyütülmüşüz yani ahlaksız bir topluma evrilme yolunda büyük adımlara alıştırılmışız.
bizim dinden önce ahlaka ihtiyacımız var ustadım ahlaka.
birşey çalmak günahtan ziyade ahlakın izin vermeyecek, ekmek sırasında bekleyen onca kişi varken herkesin önüne geçmene ahlakın mani olacak...
yani kendine saygın olacak önce... -
40. 35 yaşında utanmadan crop giyen kadın
ya bitmedi şu "x giyen kadın" yok "bilmemne giyen kadın iticiliği" şeklindeki basliklar ya bırakın isteyen crop giyer isteyen giymez kime ne bizi ilgilendirmez ki
ayrıca 35 yaş büyük bir yaş değil ki günümüzde
büyük yaş bile olsa bence bu kişinin kendi kararıdır nokta. -
41. acil olarak tv'ye geri gelmesi gereken programlar
şimdi geri gelmesini istediğim programları söyleyeceğim ancak önce bir görüş belirteceğim.
entry'lere baktığımda hep "eski türkiye" zamanlarından kalma program isimleri görüyorum.
bu durum bana göre acı bir gerçek içeriyor;
yüzölçümü küçük, nüfusu az ve gri değil de, ya siyah ya beyaz olan, nüfusu fazla, "sistem ülkesi" diyebileceğimiz 2 tane ülke tipinin özelliklerini sıralayacağım.
-1
• medyası özgür olan, herhangi bir muhabirin devlet lideri dahil korkmadan eleştirebildiği,
• gıda, ev aletleri vs. her türlü üründe kaliteli malzemelerin kullanıldığı ve halkın tamamına yakınının bunlara kolayca erişebildiği,
• paypal, uber, wise, glovo ve doordash gibi şirketlerin aktif olarak iş yaptığı/yapabildiği,
• vergi dağılımının adaletli ve sosyal yardımların düzenli/kâr amacı gütmeyen nitelikte olduğu,
• kaldırımların ve yolların sağlam ve amaca uygun olduğu, araçların yayalara yol verdiği, arabaların kaldırımlara ve yaya geçitlerine park etmediği,
• ekonomisi stabil olan ve hiçbir şahısa bağlı bulunmayan,
• halkın hukuka ve kolluk kuvvetlerine güvendiği,
• yolda yürürken insanların bön bön suratına bakmadığı,
• sokaklarında hayvan olmayan,
• yeterli derecede yeşil alanın olduğu,
• arabanın altındaki en ufak çiziği bile söyleyen, birilerini kazıklayarak kendi haysiyetini iki paralık etmeyi tercih etmeyen dürüst insanların/tüccarların yaşadığı,
• herkesin işini yaptığı ülkeler
-2
• medyası iktidar tarafından neredeyse tamamen ele geçirilerek halkın gerçekleri öğrenmesinden mümkün olduğunca uzak tutulmaya çalışıldığı, eleştirel eser üreten/icra eden sanatçıların ve kişilerin ekranlardan/piyasadan uzaklaştırıldığı, hükümetin ideolojik veya dini değerlerine aykırı yapımlara izin verilmediği,
• her türlü üründe kalitesiz malzemenin kullanıldığı ve fahiş fiyatla satıldığı,
• ülkeyi global ekonomiye dahil eden ve yakınlaştıran hiçbir şirkete iş yaptırılmadığı,
• hükümetin vergi yükünün tamamına yakınını sadece orta kesimin sırtına yükleyip, en zenginlerin vergi borçlarını silerek toplanan vergilerin bir kısmını bu zengin zümrelere, bir kısmını da hükümet destekçisi fakir halka düzensiz ve nemalanma/oy toplama amaçlı "sosyal yardımlar" ile peşkeş çektiği,
• kaldırımların ve yolların puzzle gibi ve hasarlı olduğu, yayaların araçlara yol verdiği, arabaların kaldırımlara ve yaya geçitlerine park ettiği,
• ekonomisi hop zıplayıp hop oturan, stabil olmayan ve hükümet liderine/söylemlerine göre şekillenen,
• halkın hukuka ve kolluk kuvvetlerine hiçbir şekilde güvenmediği, linç kültürünün olduğu, halkın kendi adaletini sağlamaya çalıştığı,
• yolda yürürken insanların neredeyse hiç gözünü ayırmadan ve kavga çıkaracak derecede baktığı,
• sokaklarında hayvanların cirit attığı ve dahi insanların ölümüne sebep olduğu,
• her yeri beton dolu olan,
• anası ağlamış veya âdi herhangi bir malı tertemiz/sorunsuz diye satmaya çalışan, yüz yüze bakarken utanmadan sıkılmadan mal hakkında yalan söyleyen, hiçbir vicdani rahatsızlık duymadan bu parayı yiyen ve ailesine yediren, kazıklamayı becerdiği için kendini kurnaz ve akıllı sanan "insan"ların yaşadığı,
• hiç kimsenin işini yapmadığı ülkeler.
türkiye çoktandır ikinci grup ülkelere dahildir ve yüzünü demokratik, her şeyin bir düzen içinde olduğu ve kimsenin çalıp çırpmadığı batı ülkeleri yerine;
serbest piyasanın önüne taş koyulmaya çalışıldığı, kimsenin ne devlete, ne hukuka, ne de kolluk kuvvetlerine güvenmediği, bir liderin koltuğa oturunca çeyrek asır kalkmadığı, liderin imajını zedeleyecek/suçlarını ifşa edecek hiçbir tv yayınına izin verilmediği, ekonomisi global ortamdan ve dinamiklerden gittikçe uzaklaşan/dışa kapalı, alım gücünün trajikomik seviyelerde olduğu, diktatörlükle yönetilen rusya, arabistan, fas ve çin gibi despot avrasya/ortadoğu ülkelerine yani doğuya dönmüştür.
başlık için sadece program isimlerini yazıp entry'i bitirebilirdim ancak bunları yazmak istedim. çünkü marketten aldığın çikolatanın tadının bok gibi olmasının, seni kazıklayan esnafın, sokak ortasında katledilen kadınların, ülkenin anasını ağlatan mültecilerin, sokaktaki hayvanların, paranın pul olmasının ve sayamadığım daha birçok şeyin tv'den indirilen o muhalif sanatçıyla bağlantısı var kardeşim. bunların hepsi birbirini getiriyor.
levent kırca, metin uca, uğur dündar ve niceleri... bu saydığım ve bu isimlere benzer birçok sanatçıyı ana akım medya'da ne zaman görürseniz bilin ki ülke yüzünü batıya dönmüş ve düzelmeye doğru gidiyor demektir.
buradaki çoğu entry istemli-istemsiz eski türkiye'ye özlem duyularak yazıldı biliyorum ve ben de biraz içimi dökmek istedim. şimdi program isimlerine gelelim.
-hugo ve tolga abi
-passaparola
-zaga
-beyaz show
-çarkıfelek(mehmet ali erbil ile)
-şahane pazar
-fear factor
-wipeout ve sunucusu iktidar yanlısı olmayan veya program formatı hükümetin ideolojisine ters düştüğü için tv'den sessiz sedasız kaldırılan isimlerini hatırlayamadığım sayısız program.
saygılar. -
42. 22 mayıs 2023 chp teknoloji sorumlusu açıklamaları
ulan bu sistem çökmediyse neden 14 mayıs günü sayımlar başladıktan bir iki saat sonra siteniz kapandı?
kedi buradaysa ciğer nerede? ciğer buradaysa kedi nerede? -
43. ateistlerin herkesi ateist yapma isteği
ateistlerin hiç böyle bi derdi yok
ben şahidim -
44. türkiye'de sadece 147 bin mülteci var
doğudan (yani dandik ülkelerden) gelenler mülteci sayılmadığı için teknik olarak doğru bir ifade. bu sebeple türkiye'de bulunan suriyeliler geçici sığınmacı statüsündedir. dolayısıyla gönderilmeleri de çok daha kolay.
ekleme: (bkz: #152727697) burada konigstiger güzelce özetlemiş. kısaca türkiye, doğudan akın olmasın diye, oralardan gelenleri mülteci olarak kabul etmiyor. bu sebeple siz de suriyelilere mülteci demeyin ki o haklarının olmadığını bilsinler. ukraynalılar ise batıdan geldikleri için mülteci statüsündeler. -
45. 22 mayıs 2023 sinan oğan açıklaması
'bir ülkücüyü kesseniz hüdapar ile aynı sandığa götüremezsiniz' diyen siyasetçiydi,bugün ise hüdapar ile aynı sandığa oy istedi.
-
46. 22 mayıs 2023 özdağ kılıçdaroğlu mutabakat metni
6'lı masanın küçük ortakları ... ulan yerinizde olsam " kendisinden bekleneni veremeyen pahallı forvet utangaçlığıyla" başımı öne eğer, aman efendim %1 bile katkıda bulunamadık biz mahcup durumdayız sen ne dersen kabulümüz demeniz gerekirken...bu kifayetsizlerden hâlâ onay mı bekliyorsun be bay kemal?
ayrıca bu metindeki şartlarla sorunu olan siktir olup a.k.p saflarına katılsın. -
47. 23 mayıs 2023 sırrı süreyya önder açıklaması
akp'nin adamı sırrıcığın kılıçdaroğlu özdağ anlaşması ufukta görününce apar topar yaptığı kafa bulandıran açıklama.
kürt seçmenin oylarını istediğin gibi güdemeyeceksin sırrı efendi. sana inat bu ülkeye adalet ve huzur gelecek. miadın doldu hadi yallah. -
48. bir kadını fiziği dışında çekici yapan detaylar
davranışlarındaki sakinlik. tavırlarındaki genel umursamazlık. yaptığı şeylere verdiği dikkat ve özen.
-
49. pazarda imamoğlu'na her şey pahalı diyen kadın
imamoğlu sabah xanax atıp geziyor herhalde, ben olsam öyle yapardım bunlara katlanmak için.
-
50. 22 mayıs 2023 muharrem ince tweet'i
chp’ye pkk ve ferö iftirası atan, anket sonuçlarını görünce seçimden çekilen koyu akp’linin tweet’i.