cemera19
profili

  • kuzey kore'nin 310 balonla dışkı yollaması

    kuzey kore'de doğru dürüst sicabilen adamı nereden bulmuşlar da onların bokunu toplayip göndermişler diye merak etmiştim, gönderilen bok değilmiş, çöpmüş. kuzey kore'de yetersiz beslenme var bildiğim kadarı ile.

    güney kore balonlarla propaganda malzemesi ve yardım yolluyormuş anladığım kadarı ile kim yong lavugu da çöp hükmündedir şeklinde racon kesmeye çalışmış. güney korenin gönderdiği yardımları toplatip üstüne çöktüklerinden eminim ama ispatlayamam.

    son olarak şu kim yong lavugunun canlı yayında aglata aglaya dövülmesini ve tüm kore halkına izletilmesini istiyorum.

  • abd ingiltere fransa ile yemen savaşı

    adamları iki dakikada taş devrine döndürürler derim de. adamlar taş devrinde zaten.

  • whatsapp'tan sesli mesaj yollayan insan

    ben tek tük nadir göndereninkini dinliyorum ama iletişim yöntemi olarak sürekli sesli mesaj atana cevap vermiyorum. sorarsa da senin yazacak vaktin yoksa benim de dinleyecek vaktim yok diyorum. dünyada insandan bol bir şey yok koyun götlerine kendileri gibileri ile yaşasınlar.

  • pakistan'da kadınların kilitli mezara gömülmesi

    ben kadinlari ölmeden gömüyorlar sandım, meğer ölülerini sikiyorlarmış. ikisi de o bölgeden beklenecek hareket en nihayetinde.

    bizim ülke de bunları baş tacı ederken eğitimli çocuklarını siktir etmekle meşgul ne kadar aydınlık bir geleceğin bizi beklediğini görebiliyor musunuz?

  • rusya ukrayna savaşı

    rusçuların kafa nasıl yanmışsa artık, rusya kağıttan kaplan değil, amerika kağıttan kaplan diyorlar. lan amerika kendinden 10000 km ötedeki askerlerine savaş arasında xbox oynatıyor, öbürünün 150 km ötede kıçında donu yok.

    amerika kendi silahlarının zekatının zekatını vermiş, rusyanın ordusunun %10 unu telef olmuş. hala amerika kağıttan kaplan diyebiliyorlar. çok enteresan kafalar bunlar. o kalan %90 da kağıtta var. ne kadarı çürüdü, ne kadarı çalışır durumda belli değil.

    görüyorlar, duyuyorlar hala inanmıyorlar, lan ruslar bile ne oluyoruz demeye başladı. bizimkiler hala rusya siker sokar kafasında. ben bu türk komünist tayfayı hiç anlamazdım ama bu seviyede bir aptallığı anlayacaksın da ne olacak.

  • doktorları devletin okutmuş olması

    vergi mekanizmasını anlayamamış olanların savı. lan ben devlete vergi ödedim, gelir vergisi ödedim, kdv ödedim, ötv ödedim. bunun bir kısmının doktor eğitimine ve yetiştirilmesine gideceğini düşünüyordum.şimdi diyorlar ki devlet okuttu, yuoo yok öyle birşey ben okuttum. baya sike sike para aldın benden. o çocukları eğit diye. eğittin o çocukları sahip çıkman lazım onun için de benden para aldın ama sahip çıkmıyorsun. o zaman o çocuklar yoluna baksın aga. bunlar benim kölelerim değil. herşeyine kadar helal olsun. mesela benden para alıp diyanetin altına uçak çektin, bir camiye imam falan atadın. her türlü haram olsun. yok öyle. işin aslı devletin asli görevlerinden biri vatandaşlarına çağa uygun doğru eğitim vermek bizden bunun için para aldı. bizim şu anki devletimiz bunun yanından geçmez benim ödediğim paranın karşılığını vermiyor mesela.ne dedim vergi mekanizması, benden okul, öğrenci, doktor yetiştirmek için para alıyorsan o paraları doğru yere harca. hem doğru iş yapma hem yeni mezunlardan hesap sor. yok öyle bir dünya.

  • e-devlet sisteminin avrupada olmayışı

    e devlet sisteminde en çok kullandığım uygulamalara bakayım.
    sgk tescil ve ödemeler sayfası. iş verenim sgk mı yatırdı mı diye her ay kontrol etmem gerekirdi zira türkiyede bunu yapmayan çok iş veren var. şikayet edersen belki bir ihtimal hakkını alırsın.

    askerlik durum belgesi, buralarda pek ihtiyaç yok.

    imei kayıt ve üzerime kayıtlı numaralar servisi, ihtiyaç yok gerek yok.

    adli sicil kaydı servisi. türkiyedeyken sürekli lazım olurdu, her bok için isterler bunu elinde kimlik var üzerinde çipi var sok bunu bilgisayara öğren değil mi yuook illa e devlete gireceksin o çıktıyı alacaksın. bu arada o çıktıyı vize başvurusunda kabul ederler, oturum izninde emniyetten ıslak imzalı isterler yetmez üstüne apostil yaptırırsınız.

    soyağacı uygulaması. güzel özellik ama en fazla 1850 ye gidersiniz. sonrası karanlık burada adamların 3-5 yüzyıl öncesine kadar soyağacı var. kilise tutmuş. bizim imamlar şimdi bile kimin imam nikahını kıldığının, kimi gömdüğünün, kimi yıkadığının kaydını tutmaz. 3-5 arapça tekerleme. hoop bahşiş. mis gibi hayat.

    vergi sorgulama, işin aslı senin peşinde koşmana çok gerek yok ama içinde bir korku var, lan bir ceza çakmışlar mıdır? beni bir yerden dürterler mi? sürekli bakarsın. kyk ödemen çıkar. ödersin yine birşey çıkar. 5 sene önce bir davan olmuştur onun bilmem ne harcı çıkar. çıkar da çıkar. bu yüzden sürekli kontrol edersin. burada pek ihtiyaç yok. vergiye dair online sistem var sene sonunda kaç para vergi vermişsin, ne kadarını geri alabiliyorsun bir beyan sayfası var. fazla verdiysen vergini geri alıyorsun. siz hiç devlete ödediğiniz parayı geri alabildiniz mi? ben türkiyede başarılı olamadım.

    başka: mahkeme sorgulama. hiç mahkemelik durumum olmadı ama posta servisine inancım tam. bir durum olursa belgem gelir. muhtemelen onlineı da vardır ben bakmadım.

    tüketici hakları hakem heyeti başvurusu: burada gerçekten ihtiyacım olmadı. her zaman sen müşterisin haklısın dediler ve sorunumu çözdüler. çözülmeyen sorunlar varsa da atıyorum 20 euroluk malzeme için bununla uğraşmam dediğim için ben sorumluyumdur. hoş benim cehaletim. türkiye gibi sandım buraları başta ondan.

    cimer, bimer. bu ülkede hiç kimseyi cumhurbaşkanına şikayet etmem gerekmedi. burası krallık bu arada. yani kimer yok burada. gerek yok çünkü.

    telefon tacizi önleme servisi. telefonumda iki tane sim kart var, biri türkiye hattı diğeri yerel hat. türkiye hattı ne kadar uğraşsam da spamdan geçilmezken, yerel hattıma hiç spam düşmüyor ya da çok az düşüyor.

    aklıma gelen servisler bunlar. kimini hala kullanıyorum. hatta ofisteki arkadaşlara gururla gösterdim bakın banka bana haksız yere aidat çakmış online itiraz ediyorum filan diye elemanlar anlayamadı konuyu. adamın ülkesinde banka senin paranı çalmak üzere bir kurum değil. sana hizmet sağlıyor karşılığını istiyor.

    burada online servis olarak ne kullanıyorum.
    sağlık sisteminin servisini kullanıyoruz. emekliliğin de bir servisi var ama onlar zaten 6 aylık senelik filan bülten yolluyor. belediyenin sitesinden evin önündeki otoparka arabanı kaydettiriyorsun ki para ödemeyesin. bir de kütüphaneden aldığın kitapların kaydı var. bunları o bize verilmiş çipli kartın benzeri, gerçekten çipi çalışan bir kartı bilgisayardaki kart yuvasına takarak yapıyorsun ki adamlar bunu çözmüş. türkiyede o çipin kullanıldığını gören oldu mu?

    mesela burada bankacılığın da zayıf olduğu söylenir. düşününce türkiyede gerçekten çok fazla ürün üretmek lazım. ama burada gerçekten gerek yok. otomatik ödemeler örneğin. burada sayaç senede 1 okunur. öyle her ay bir adam gelip sayacınıza bakmaz. kendiniz aylık ne ödeyeceğinizi belirlersiniz. sene sonunda eksik ödemişsin fazla ödemişsin kurumla denkleşirsin.

    örneğin ofise yemek söylenecek, bir kişi gider siparişleri toplar, verir siparişi kendi kartı ile öder. sana bir barkod gösterir. sen o barkoda telefonun üzerinden pat parayı yollarsın. bizde olacak şekilleri düşünebiliyor musunuz? kanka bende o banka yok. para yarın hesabına geçer bana iban versene filan. adam gelir senin siparişin 13.5 euroymuş der. nakit mi vereceksin mobil mi ödeyeceksin der. mobilden 30 saniyede ödersin adama parayı.

    özetle burada sistem güven üzerine döner. devlet seni potansiyel suçlu olarak görmez. her yerde 30 kat güvenlik yoktur. devletin kendi oluşturduğu bürokrasiyi çözmek için kurduğu sistemin güzelliğini övmek, köprü üzerindeki tokmakçının fiziksel özelliklerini övmek ile aynıdır. önce o köprüde o tokmakçı niye var onu sorgulamamız lazım.

  • yurt dışında yaşamak istemenin nedenleri

    1 çocuğum için düzgün bir eğitim sistemi
    2 çocuğumun spor yapabilmesi ya da sanat yapabilmesi için yeterli alt yapının nerede ise bedava olması.
    3 iş kanunları, çalışan hakları, doğru düzgün çalışma ortamı ve çalışma saatleri.
    4 adalet sistemi.
    5 düzgün alt yapılı, güzel park vb sahibi olan planlı yeşil şehirler.
    6 adam gibi denetimden geçmiş yiyecek, içecekler.
    7 bisiklet dostu ve toplu taşımasi gelişmiş şehirler.
    8 gerçek tüketici hakları.
    9 medeni bir trafik.
    10 dünyaca geçerli kuvvetli bir para birimi üzerinden maaş almak. maaşın yetmesi.
    11 medeni bir sosyal çevre.
    12 dünyadaki paypal, wikipedia, aliexpress, youtube, uber, netflix gibi servislere problemsiz ulaşım. yarın kapatırlar mi sansür mü koyarlar kaygisi olmamasi.
    13 daha iyi bir internet alt yapısı.
    14 nispeten daha az dolandıran telekom servis sağlayıcıları.
    15 her parası bittiğinde beyaz yakalınin zevklerine vergi koyup bir de bunu islam adina yapıyormuş gibi görünmeyen bir devlet.

    daha gider.

  • inşaat sektörü çöksün ohh iyi oldu diyen tip

    lan götveren, 100 liralık evi 500 e çakıyorsun, kendi ödemelerine gelince ustasına ayrı, betoncusuna ayrı, nalburuna ayrı, demircisine ayrı kazık atıyorsun. bunu uyanıklık iş bilmek sanıyorsun. sonra ortam karışıp kazık götüne girince ama işçi kardeşlerimiz aç.
    senin ben amına koyayım. zaten senin yüzünden insanlar inşaat sektörüne düşman. senin ben amına koyayım dedim mi?

  • gelecek evrimde ilk kaybolacak organ

    2020 evriminde kaybolacak organlar sıralı liste.
    -20 yaş dişi
    -ayak serçe parmağı.
    -kulak memesi ile baş arasındaki alanın dolması.

    evrim kuralları gereği 2020 yılına kadar bu organları körleşmeyen insanların 20 yaş dişleri çekilecek, ayak serçe parmakları kesilecek. kulak memeleri kafataslarına dikilmek sureti ile evrim tamamlanacakdır. evrimden geri kalmamak için uluslarası evrim konseyinde yerinizi ayırtın.

    gençler işin bir de gerçek kısmı var. şu an türlerin eş seçimini fizyolojik değişiklikler değil sosyal bir fark olan para belirlemekte. bununla beraber 20 yaş dişi olan ile olmayan arasında yaşam kalitesini etkileyecek bir fark yok. ayak parmakları ile de olan aynı hikaye.

    şu an evrim bireysel bazda ilerlemiyor. toplumsal bazda ilerliyor. örneğin yakın zamanın en güçlü bireylerinden biri olan saddamın soyu kurutuldu. eğer bilinmeyen çocukları varsa onlar da ırakın sosyal refah seviyesi içinde eriyip gidecek.

    amerikadaki nice geri zekalı sadece doğru zamanda doğru yerde olduğu için daha iyi yaşam kalitesine ve daha iyi üreme seviyesine sahip. siz bakmayın suriyelinin sürekli ürediğine. onların çocukları trajediler olarak 3. sayfamızı kaplıyor. facebooktan filan duyar kasmamıza sebep oluyor ancak evrimsel anlamda telef oluyorlar. çoğu 3. dünya ülkesinde bu böyle. türkiye de rotasını 3. dünya ülkeleri seviyesine çevirdi. şu an gerçekten 3.dünya ülkelerinin uğraşacağı tarzda dertler ile uğraşıyor.

    özetle evrim bireysel evrimden sosyal evrime döndü. bireyin değil içinde bulunduğu topluluğun evrimi yürüyor artık. mesela ilk evrimde kaybolacak toplumlar diyebiliriz. hali hazırda görüyoruz. örneğin petrolün enerji kaynağı olarak kullanılması azaldığı anda arap toplumları açlıktan kırılır gider. mesela şu an somali açlıkla boğuşuyor. okyanusa kıyısı olup açlıkla boğuşan kaç ülke var. bak haitiye bi deprem vuruyor bir fırtına ama bir şekilde açlık çekmiyorlar. evrim içerisinde soyunuzun devamını istiyorsanız. topluluk olarak güçlü olan bir tarafa gitmelisiniz ki soyunuz yürüsün. bu arada dünyaya bir göktaşı çarpar ve herkes her an ölebilir o durumda da evrim mevrim komple yalan.

  • 12 kasım 2018 israil filistin çatışması

    israil ve filistine gidip, israillilerin ve filistinlilerin türkiye hakkındaki düşüncelerini dinledikten sonra. israilin yanında olduğum çatışmadır. bir kaç bilgi daha vereyim. ben ateistim insanların dini beni bana tehdit olma seviyelerince gerer ama filistin 2 bölgedir. batı şeria ki bu bölgenin %50 si hristiyandır. ancak filistin nüfusunun %90 ı buradadır. gazze ki bu bölge %100 müslümandır zaten başka dinden olunca yaşatmıyorlar. kendi dinlerinden olsanız bile kurallar sert yaşamak zor. bizim ülkemizde koparılan yaygara genelde gazze odaklıdır. filistin denerek genele yaymayı hedeflerler.

    enteresan bir detay var, gazzeli müslümanlardan rus silahları çıkması, bakın burası çok enteresan.
    yarın özgür filistin, özgür gazze sağlansa ilk iş özgür kürdistan diyecek ülkeler bunlar. nedeni de gap projesi ve gelen suyun miktarı. türkiye'ye mi laf anlatmak daha kolay yoksa kuruluşuna destek olduğun kürdistana mı?

    yukarıdaki stratejik durumun yanı sıra. israilliler genelde çok düzgün adamlar, ticarette laflarına güvenebiliyorsun ve win win stratejisi yürütebiliyorsun. bunun yanı sıra müslüman filistinliler ise hala din kitap ile uğraşmak peşinde. sırf bunun için bile israil tarafı ile birlik olunur. bizim devletimiz bile ne kadar filistin diye ağlasa da hep israilin yanındadır. açıp bakın ticari anlaşmalara. ortamlarda one minute dersin :)

  • erdoğan'ın bilim insanları yurda dönsün çağrısı

    burada çocuğuma düzgün eğitim veriyorlar. trafik düzgün, insanlar eğitimli. yaşam tarzıma karışmayı bırak dikkat dahi etmiyorlar. geri zekali kararlar alip bedelini bana ödetmiyorlar. benden para alıp kiliselere vermiyorlar, beni kandırmayı düşünen esnafın götünden kan aliyorlar. adalet çalışıyor. tüketici hakları olması gerektiği gibi. maaşım gün geçtikçe değerini kaybetmiyor. bana bunları sağlayabilecek misin teyyo? sağlayamadığın için buradayım.

    bunlar eski turkiyede vardı. en azından umudumuz vardı. sen bunları çaldın. buraya gelince ilk lotto oynadim biliyor musun? çünkü turkiyede milli piyango önce fetoculara peşkeş çekildi sonra kendiniz çöreklendiniz. koskoca bir ulusun umutlarını çaldınız.

    yazabilecegim sayfalar dolusu problem var. sen çözmek istemedin, bırak çözmeyi, büyük kısmını kendin yarattın. türk halkı senden kurtulmadıkça geri dönmeyeceğim.

  • 580 bin liralık düğün masrafı yaptıran hatun

    karşılaşmadığım ve karşılaşmayacağım kadındır. şu zihniyetteki bir hatun ile evlilik seviyesine geliyorsanız sizin çapsızliginizdir.

  • yazarların favori savaş uçağı modeli

    brrrrrrrrrrrrrrrrrt. anlayamazsiniz...

  • periyodik bakım fiyatlarının 600 tl'den başlaması

    bir yakınım vaktinde bir araç markasının satış direktörü gibi birşeydi. benim de işsiz olduğum zaman onun yanında takılmaya başladım. koca koca showroomlar 250 lira indirim aldık diye bir sevinç bir mutluluk aklım şaştıydı. o araç satıcısı sizinle ayrı, araç firması ile ayrı pazarlık ediyor. yok artık 40-50 bin liralık arabada 500 lira üç yüz lira nasıl oynar demiştim.

    yakınım bana bayi karlarının çok düşük olduğunu, zaten araba satmaktan kar etmediklerini ama serviste olayın acısını çıkardıklarını söylemişti. ondan beri birinci el araç almam. gerçekten türkiyede araç satışında bayi karı çok düşük. o e5 kenarındaki ayı gibi showroomlar, içindeki mini etekli çıtırlar kıl yün hep maliyet. biri onu ödeyecek. onu ödeyecek adam ilk elden o dükkanı açan adam ama onun kaygısı kar etmek. böylece size geçiyor o maliyetler. o yüzden 2-3 yaşında kmsi düşük bişi alıp yola bakmak ve kendinizi sanayi ustalarının eline bırakmak yapabileceğiniz en iyi şey.

  • 2016 turizm krizi

    az buz bu sektörde çalışmış hatta en suçlu kısmında* çalışmış biri olarak bütün mantıkları anlıyorum. yani turların toplu alımı bilmem nesi. hatta çakal esnafı bile anlıyorum serbest piyasa var aq. ona göre planlamanı yap. gidip de herife kendini kazıklatma. ancak bu turistik işletmeleri affetmediğim ve başlarına gelenden aşırı mutlu olmama sebep olan tek şey var. türk imar mevzuatına göre sahiller halkındır ve yaya olarak insanların girmesi askeri bölgeler vb dışında engellenemez. bu ibneler gerek şezlong atarak gerek illegal olmasına rağmen dikenli tel atarak halkın sahile ulaşmasını engellediler. sırf bu yüzden sürünmeliler. ve bu kriz tam olarak bu tip yavşakları vuruyor. tavuk çiftliği misali adamları tesise doldur. insanların sahile girmesine izin verme kırdığın paranın sefasını sür.

    o kadar mutluyum ki gözleme yapan teyze, otele sebze meyve veren köylü umurumda değil. zaten onlar da genellikle istikrarı seçenler. sahiller halkındır ve bunu çalan adamların kaybetmesi hoşuma gidiyor. üzerine istikrarı destekleyenlerin de payına düşeni alması zevkimi katlıyor. hali hazırda bu istikrar yüzünden bir kere işimden olmuş bir adamım. bu istikrar yüzünden kaybettiklerimin ve kaybedeceklerimin farkındayım. en azından bu sefer bu sığırlar da kaybediyor.

  • biz brüt maaş veriyoruz

    kesinlikle doğruyu yapan firmadır. net maaş alan çoğu çalışan aldığı paranın ne kadarını devlete verdiğini bilmez. sanar ki patron veriyor. vergi dilimleri değişince para kaybettiğini bilmez. sgk payı artınca aslında kendi cebinden çıktığını bilmez. ne zaman brüt olarak bir maaşa anlaşır pek mutlu mesut eve gelir. der ki 6000 lira brüte anlaştım 1000 lira sigorta vergi filan olsa 5000 lira iyi para. sonra içi içini yer vergi.net e girer. hesap yapar eline 3000 lira geçeceğini anlar lan bi sıkıntı var bu site yanlış der. maaşı alır eline 3000 gelmiştir. hassiktir ne oluyor der. bordrosunu ister. gelir vergisi sgk payı damga harcı ot bok bir sürü kesintiyi o zaman görür. o zaman anlar vergi dilimi nedir, devlet bizi nasıl seviyor.

    arkasından gittiği esnafa dikkat etmeye başlar. bakar duvarda vergi levhası yanında matrahsız yazıyor. hayvan gibi restorana gider duvarda bir önceki yıl o restoranın 3000 tl vergi verdiği yazmaktadır. anlar ki alemin enayisi maaşlı çalışanmış.

    arkasından otoyol geçiş ücretleri batmaya başlar. lan ben vergisini verdim dersiniz millet size amerika mı lan burası der. sağlık sistemine bakarsınız o kadar sgk payı ödüyorum aldığım hizmet bu mu aq dersiniz siktir git sıra bitti ya la derler yüzünüze. yetmez araba almaya kalkarsınız anlarsınız ki bir araba da devlete almanız gerekiyor. gidip bir içki alayım dersiniz iranda bile daha ucuza aldığınız içkilerin hayvan gibi vergisi olduğunu görürsünüz. esnaf gider kendine araba alır o arabayı vergisinden düşer. benzin koyar vergisinden düşer. siz ske ske ödersiniz verginizi.

    özetle kesinlikle vergi bilinci oluşturur o sarayların filan misliyle battığını hissedersiniz. zaten bu ülkede çoğu vergi habersiz çakılır. ondan kimse ses çıkarmaz. amerikada fiyatların vergisiz yazılmasının sebebi budur. bizim ülkede hangi üründe hangi vergi ne kadar kim biliyor? elin gavuru yazar ürün fiyatı 5 dolar. kasaya gidersin 5.5 dolar isterler ne oluyor la dersin %10 vergi var derler heaaa dersin. ama her seferinde o vergiyi hatırlarsın. vergi verdiğini bilirsin bizdeki gibi öyle fişin içine gömmezler rakamı. ondan sonra kamuda hizmet alırken adam der tabi ben vergi veriyorum ne oluyoruz. o sarayı yapamazsın, o araca binemezsin. boklu bir belediye başkanısın zırhlı audiler senin neyine.

  • istanbul trafiği

    toplu tasıma ile çözülemeyecek olan trafiktir. ülkemizde toplu taşıma kar etmek için yapılan bir eylemdir. bu yüzden otobus sayısı azdır sefer sayıları da azdır. metro vb de de yine sefer sayısı azdır. haliyle kucak kucağa gidilen pahalı bir toplu taşıma ile çözülemez. oradan gelen parayı lalelere yatırıp eşini dostunu sevindirmeye alışmış yönetim de bunu yapmaz.

    denizin kullanımı ise iç anadolu çomarının deniz taşıtı kullanamaması dolayısı ile rant sağlanaması nedeni ile neredeyse ihmal edilmiştir.

    ümraniyeden cnr a iki kişi toplu taşıma ile gitmek arabadan pahalıya geliyorsa kimseyi indiremezsiniz o arabalardan.

    özetle doğrudan toplu taşımayı kar edilecek bir hizmet olarak gören ibbnin suçudur. oy aldıkları kitle de istanbulda yaşayıp deniz görmemiş tayfa olduğu için toplu taşıma kimsenin bir tarafında olmaz.

  • istanbul nüfusunun azalması için ne yapılmalı

    bir şey yapmaya gerek yok. (bkz: beklenen büyük istanbul depremi) gerekeni yapacaktır.