fenerbahçeye gol atmanın basit ve pratik bir yolu. atak yaptığınızda gol atıyorsunuz. defanstaki çocuklar çok iyi kalpli, mutlaka yardımcı oluyorlar.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
daha ilk okuduğumda arkadaşıma "bunu yazan erkek değil, tipsiz kıskanç künfeyekünün teki" demiştim, yanılmadım. neslihan sungur, sen de içten içe biliyorsun neslican'ın gidemeyeceği ama senin gideceğin hiçbir yer olmadığını. ama bu senin son kurşunun, tek kalkanın. çok söylersem, kendim gibi çaresizleri bulup hep bir ağızdan söylersek gerçek olur zannediyorsun. o eteğin sana hiç yakışmayacağı, bakışlarının hiçbir zaman o kadar kıvılcımlı, gülüşünün o kadar güzel olmayacağı ve kimsenin kalbini yerinden oynatmayacağı gerçeğine karşı günlük teselliler peşindesin. bu gerçekle durduğun yerde kavruluyorsun, ölünce gideceğin ferah yer kuyruklu bir yalan olmasa ne fayda, tamamen çıplak gezsen de işe yaramayan dermansız sönüklüğünün içinde sen gerçek olan tek cehennemi bu dünyada yaşıyorsun. hadi biraz daha teselli et kendini, sizin taife çok sever 20 yıldır her fırsattan mağduriyet çıkarıp melankolik dilenci sesiyle konuşmayı. gece gözlerini kapattığında biliyorsun senin gibi vasat yaradılışlar için azot döngüsünden ötesinin olmadığını.
hadi bizi geçtim ama suriler nargilesiz yaşayamaz ölürler.
bu kimseye dokunmuyor ama neslican'ın ailesinin fotoğrafı dokunuyor. akıl sağlığımı kaybedicem gerçekten.
yhaa canım ölmüşsün de mesajını şimdi gördüm. bundan farkı yoktur gözümde. rezil kadın. böyle tipler hep vardır ya biri ölür diğeri çıkar der ki yarım saat önce konuşmuştuk nasıl olur yhaa. anlatır da anlatır herkese onun ölümünden önce konuştuğunu. sahneye çıkmak ister .prim yapmak ister. soma madencilerinin ölümünde yüzüne kömür sürenlerden şu kadarcık farkı yoktur. kepazesiniz.
nefes aldığınız sürece hiçbir şey için geç değildir. şikayet ettiğiniz şeyleri değiştirmek için neyi bekliyorsunuz?
evet kurnaz biziz onlarmı kazanacak surekli . acılan orana oynadık yapmasalardı hatayı. macın sonunumu beklediler. su kraldan cok kralcılar yokmu ...
2015 yılında kanserden ablamı kaybettim 39 yaşında idi.hiç savaşamadı bile. sırtım ağrıyor neden acaba diye hastaneye gidip o gece öldü. kanser olduğunu hiç bilemedi. biz öğrendik sonradan. bu hanımefendi yine bir iz bıraktı.gereği gibi savaştı da.allah rahmet eylesin
arkadaşın neden bu kadar linç edildiğini anlayamadığım başlık...öncelikle neslicana tabii ki çok çok üzüldük.. o gencecik kızdaki masumiyeti, çabayı, enerjiyi gördükten ve hatta yaşını bildikten sonra üzülmemek için psikopati özelliği taşımak gerekir. umut olmuştu bana bile ki, babasını kanserden kaybetmiş biri olarak bu hastalıktan kurtulmaya ihtimal vermeyen biriyimdir..
lakin psikolojide şöyle bir gerçek vardır evet.
fiziki anlamda güzel insanların ölümüne daha çok üzülünür..
güzeller işe alımlarda ( pozisyon farketmeksizin) daha çok tercih edilirler..
mahkemelerde sanığın, güzel ise ceza indiriminden yararlandığı kanıtlanmıştır.
evet tiksinç ama gerçek bu..
güzel insanların yardım talepleri cevapsız kalmaz.
sesine de duyarsız kalınmaz..
insanoğlu maalesef ki içgüdüsel olarak iğrençtir..
etik metik ayağına bazı şeyleri baskılıyoruz işte...
lakin psikolojide şöyle bir gerçek vardır evet.
fiziki anlamda güzel insanların ölümüne daha çok üzülünür..
güzeller işe alımlarda ( pozisyon farketmeksizin) daha çok tercih edilirler..
mahkemelerde sanığın, güzel ise ceza indiriminden yararlandığı kanıtlanmıştır.
evet tiksinç ama gerçek bu..
güzel insanların yardım talepleri cevapsız kalmaz.
sesine de duyarsız kalınmaz..
insanoğlu maalesef ki içgüdüsel olarak iğrençtir..
etik metik ayağına bazı şeyleri baskılıyoruz işte...
bir çalışanımız oğlunun davetiyesini duvara asmıştı. gelinin adını gördüğümde davetiyeyi duvardan alarak bir koşuşum var anlatamam. yanlış basmışlar dağıtmadan düzeltin demek için. ama yanlış düşünen benmişim.
gelinin adı “terlik” olunca insan nasıl olurda yanlış düşünürüm diye delirmiyor değil.
gelinin adı “terlik” olunca insan nasıl olurda yanlış düşünürüm diye delirmiyor değil.
7-0 bitse ahaha beşiktaşlılar boşa heveslendi diye, 8-0 bitse ahaha 8taş oldu diye, 9-0 bitse ahaha beşiktaşlılar çok mutlu diye makara yapılacak. bir beşiktaşlı olarak ömür boyu bunu çekicez herhalde mk. *
öncelikle (bkz: az bilinen efsane duyarlar)
twitter üzerinden bir feminist ile yaptığı tartışmayı buraya taşıyan bir yazar'in linc girişimi,bir de başlığı açar açmaz ss alıp kiza göndermiş " şimdi seni rezil edicem ekşi yazarıyim olm ben,ates olsan cürmün kadar yer yakarsın " demiş.
hatunla porno muhabbeti yapip sextalk olayina girmeye çalışmış, başaramayınca da buraya linc ettirmeye gelmis bir adet yavşak icerir.
" zaten bilmiyorum hic porno izledin mi ? "
s.kicem ben yazarim havalarınızı, sosyal medyada kiminle tartışip en ufak birşey gorseniz buraya taşıyıp linç ettirmeye çalışıyorsunuz.
bence bu feministten ziyade seni s.kmek gerekiyor ya neyse.
başlığı açan yazarin twitter profili şu https://twitter.com/3anumis3?s=09
silerse diye : https://eksiup.com/p/hn1465288x5w
edit : mesajlari okurken dikkatimi çekti..oğulcan mesajlaşmalarda izmir'e giden bir kadının seks yaptığını da söyleyerek " buraya gelip yapmadan gidemezdi zaten " deyu izmir'e giden izmirli tum kadınları da bir seks objesi haline getirmiş
twitter üzerinden bir feminist ile yaptığı tartışmayı buraya taşıyan bir yazar'in linc girişimi,bir de başlığı açar açmaz ss alıp kiza göndermiş " şimdi seni rezil edicem ekşi yazarıyim olm ben,ates olsan cürmün kadar yer yakarsın " demiş.
hatunla porno muhabbeti yapip sextalk olayina girmeye çalışmış, başaramayınca da buraya linc ettirmeye gelmis bir adet yavşak icerir.
" zaten bilmiyorum hic porno izledin mi ? "
s.kicem ben yazarim havalarınızı, sosyal medyada kiminle tartışip en ufak birşey gorseniz buraya taşıyıp linç ettirmeye çalışıyorsunuz.
bence bu feministten ziyade seni s.kmek gerekiyor ya neyse.
başlığı açan yazarin twitter profili şu https://twitter.com/3anumis3?s=09
silerse diye : https://eksiup.com/p/hn1465288x5w
edit : mesajlari okurken dikkatimi çekti..oğulcan mesajlaşmalarda izmir'e giden bir kadının seks yaptığını da söyleyerek " buraya gelip yapmadan gidemezdi zaten " deyu izmir'e giden izmirli tum kadınları da bir seks objesi haline getirmiş
iyi parti sözcüsü yavuz ağıralioğlu'nun yapmış olduğu açıklamalardır. chp-hdp yakınlaşmasından rahatsız olduklarını ve chp'nin artık bir karar vermesini istemişlerdir. bu ittifakta olmayacaklarını eklemiştir.
kaynak
(bkz: vaziyet alın buralar karışacak)
kaynak
(bkz: vaziyet alın buralar karışacak)
link.
neslican tay'ın vefatından sonra lösev'in youtube sayfasına baktım ,zaten aboneyim de takipçi sayısının 4,600 lerde kaldığını farkettim . kanserle savaşan ,çocuklara ücretsiz tedavi imkanı sağlayan , her ne kadar yeni açılan lösante hastanesine devletin tam ruhsat vermese de bi nevi kendi yağıyla kavrulan bu oluşuma gerekli desteği ekşi sözlük yazarlarının vereceğine inancımdan dolayı bu başlığı açtım .
içi boş hiçbir şey üretmeyen kanalların milyonlarca izlendiği, milyonlarca takipçisi olduğu bu ortamda lösev'de tedavi gören çocuklar için 1 milyon takipçiye ulaştırıp, tedavi gören bir kaç çocuğa maddi olarak bir yardımımız dokunur düşüncesindeyim .
edit #lösevyoutubebirmilyon
#lösevetamruhsat
(bkz: 22 eylül 2019 kaçuv umut koşusu)
mobilden girenler için düzeltme yapıldı
iyi yorumlar için tşkkr , kötü yorumlar içinde umarım kolunda serum takılı bir şekilde,başında saç olmadan v.s. günlerce aylarca yıllarca sen ya da yakınların zaman geçirmek zorunda kalmazsınız .
msj atanlarında isteklerini elimden geldiğince yerine getirmeye çalıştım.
neslican tay'ın vefatından sonra lösev'in youtube sayfasına baktım ,zaten aboneyim de takipçi sayısının 4,600 lerde kaldığını farkettim . kanserle savaşan ,çocuklara ücretsiz tedavi imkanı sağlayan , her ne kadar yeni açılan lösante hastanesine devletin tam ruhsat vermese de bi nevi kendi yağıyla kavrulan bu oluşuma gerekli desteği ekşi sözlük yazarlarının vereceğine inancımdan dolayı bu başlığı açtım .
içi boş hiçbir şey üretmeyen kanalların milyonlarca izlendiği, milyonlarca takipçisi olduğu bu ortamda lösev'de tedavi gören çocuklar için 1 milyon takipçiye ulaştırıp, tedavi gören bir kaç çocuğa maddi olarak bir yardımımız dokunur düşüncesindeyim .
edit #lösevyoutubebirmilyon
#lösevetamruhsat
(bkz: 22 eylül 2019 kaçuv umut koşusu)
mobilden girenler için düzeltme yapıldı
iyi yorumlar için tşkkr , kötü yorumlar içinde umarım kolunda serum takılı bir şekilde,başında saç olmadan v.s. günlerce aylarca yıllarca sen ya da yakınların zaman geçirmek zorunda kalmazsınız .
msj atanlarında isteklerini elimden geldiğince yerine getirmeye çalıştım.
above and beyond ve air
bu ikili e ve n yi paylaşıyorlar.
bu ikili e ve n yi paylaşıyorlar.
kimin cennete gireceğini bilmem de kimin girmeyeceğini biliyorum.
mesela, ona buna "cennete giremez" diyen sahte allah'lar giremeyecek.
mesela, ona buna "cennete giremez" diyen sahte allah'lar giremeyecek.
bu adamın hala aktif olarak futbol oynayabildiği ligin içine tüküreyim.
bir kaleciye, bir futbol maçında gol yemesi karşılığında rakibinin menejeri tarafından mini cooper alınıyor.
konuşma kayıtları mevcut. ses kayıtları reddedilmiyor, yargılanıyor ve suçlu bulunuyor ama futbol hayatına devam ediyor ve aynı rakibe karşı tekrar forma giyiyor.
aleni hırsızlarin her mecrada korunduğu kokuşmuş memleket.
bir kaleciye, bir futbol maçında gol yemesi karşılığında rakibinin menejeri tarafından mini cooper alınıyor.
konuşma kayıtları mevcut. ses kayıtları reddedilmiyor, yargılanıyor ve suçlu bulunuyor ama futbol hayatına devam ediyor ve aynı rakibe karşı tekrar forma giyiyor.
aleni hırsızlarin her mecrada korunduğu kokuşmuş memleket.
46 otomobil 1 helikopter'den oluşan mütevazı konvoydur.
33 adet motosiklet, 1 adet ambulans ve siren sesleri eksik kalmıştır. ben açıkçası yakıştıramadım bu sunumsuz yakalanma durumunu.
resmen itibarımıza zeval gelmiştir.
33 adet motosiklet, 1 adet ambulans ve siren sesleri eksik kalmıştır. ben açıkçası yakıştıramadım bu sunumsuz yakalanma durumunu.
resmen itibarımıza zeval gelmiştir.
işte pendik'te ormanı yakan pkk'lı terörist!
mardin-kızıltepe nüfusuna kayıtlı yakup akman olduğu ortaya çıktı. tam bir suç makinesi: hırsızlık, gasp, uyuşturucu satışı...
azılı eşkiyanın terör örgütü pkk'yla bağlantısı olmaktan sabıka kaydı çıktı.
tahmin edin hangi partili?
https://twitter.com/…atus/1175268180262080512?s=19a
kişinin resmi:
https://eksiup.com/p/vb146021porj
kaynak1: https://www.google.com.tr/…taya-cikti/haber-1007292
kaynak2: https://www.google.com.tr/…r/amp/gundem/651635.aspx
bu başlık gündemde kalmalıdır. bu vahşileri herkes görmelidir. saygı değer ekşi sözlük yazarları lütfen konuyu uplayınız.
edit: tüm haber ajanslarında şahsın adı ve fotoğrafı geçiyor. kripto pkk sempatizanları ve cahil siyasi artıkları başlığa damlamış. tanıyın bu vahşileri. bu terörist vahşi sülüklerin insanların enerjisini emen ajitasyon propagandasına tav olmayın. bunlar hiç bir halta yaramayan asalak kımıl zararlısıdır.
pembiş cihangir solcusu kafasında bugün:
kundaklama eylemi yapmadan bir gün önceden istihbarat alınıp kafasına sıkılsa: üle foşist töce dövlati mosım vatandaşı katlediyür. zulim yapiliyür
istihbarat zafiyeti olup cayır cayır orman yakarsa: tc devleti daha ormanları bile koruyamıyor, bizi nasıl koruyacak?
her türlü haklılar.
mardin-kızıltepe nüfusuna kayıtlı yakup akman olduğu ortaya çıktı. tam bir suç makinesi: hırsızlık, gasp, uyuşturucu satışı...
azılı eşkiyanın terör örgütü pkk'yla bağlantısı olmaktan sabıka kaydı çıktı.
tahmin edin hangi partili?
https://twitter.com/…atus/1175268180262080512?s=19a
kişinin resmi:
https://eksiup.com/p/vb146021porj
kaynak1: https://www.google.com.tr/…taya-cikti/haber-1007292
kaynak2: https://www.google.com.tr/…r/amp/gundem/651635.aspx
bu başlık gündemde kalmalıdır. bu vahşileri herkes görmelidir. saygı değer ekşi sözlük yazarları lütfen konuyu uplayınız.
edit: tüm haber ajanslarında şahsın adı ve fotoğrafı geçiyor. kripto pkk sempatizanları ve cahil siyasi artıkları başlığa damlamış. tanıyın bu vahşileri. bu terörist vahşi sülüklerin insanların enerjisini emen ajitasyon propagandasına tav olmayın. bunlar hiç bir halta yaramayan asalak kımıl zararlısıdır.
pembiş cihangir solcusu kafasında bugün:
kundaklama eylemi yapmadan bir gün önceden istihbarat alınıp kafasına sıkılsa: üle foşist töce dövlati mosım vatandaşı katlediyür. zulim yapiliyür
istihbarat zafiyeti olup cayır cayır orman yakarsa: tc devleti daha ormanları bile koruyamıyor, bizi nasıl koruyacak?
her türlü haklılar.
kusasım var ama midem bulandığı için değil, içim bulanıyor, midem değil.
twitter'da islamcıların hakkında mastürbasyon yaptığı olay. benzer gösteriler türkiye'de olsa "haaaaayin, vatan hayini" diyecek adamlar, gösterileri övüyorlar.
(bkz: atilla yeşilada)
okuyucularda derin etkiler bırakan, birbirinden ilginç özelliklere ve hayatlara sahip olan roman karakterleridir.
benim için ise zirvede oturan karakter hiç şüphesiz ki, jean valjean'dan başkası değildir. fransa'nın o ıssız sokaklarında kendisiyle bir iki kelam etmeyi çok isterdim. hapishane sürecinden sonraki inanılmaz değişimi üzerine derin bir sohbet gerçekleştirebilirdik.
çok zengin, itibarlı ve makam mevki sahibi olduğu bir dönemde kendisinin yerine bir başkasının hapishaneye atılacağını öğrendiği an dünyevi tüm kazanımları bir kenara bırakıp, o masum adamı oradan kurtarmak için gece gündüz uyku uyuyamayan ve mahkemeye gitmesine engel olabilecek her türlü talihsizliği göz ardı edip, o mahkemeye bir şekilde yetişen bir adamın nasıl bu denli merhametli ve vicdanlı olabileceğine dair uzun uzun konuşabilirdik.
muhtemelen onun her zamanki gibi yüzünde bir gülümseme belirir ve o sırada da piskoposu hayırla yad ederdi. yüksek olasılıkla utanır ve çok da geç olmadan evine çekilmek için konuşmayı pek uzun tutmazdı. hüzünlü bir dertleşme olurdu ve jean valjean ayrılmadan önce cebime beş yüz franklık bir banknot bırakırdı sanırım.
benim için ise zirvede oturan karakter hiç şüphesiz ki, jean valjean'dan başkası değildir. fransa'nın o ıssız sokaklarında kendisiyle bir iki kelam etmeyi çok isterdim. hapishane sürecinden sonraki inanılmaz değişimi üzerine derin bir sohbet gerçekleştirebilirdik.
çok zengin, itibarlı ve makam mevki sahibi olduğu bir dönemde kendisinin yerine bir başkasının hapishaneye atılacağını öğrendiği an dünyevi tüm kazanımları bir kenara bırakıp, o masum adamı oradan kurtarmak için gece gündüz uyku uyuyamayan ve mahkemeye gitmesine engel olabilecek her türlü talihsizliği göz ardı edip, o mahkemeye bir şekilde yetişen bir adamın nasıl bu denli merhametli ve vicdanlı olabileceğine dair uzun uzun konuşabilirdik.
muhtemelen onun her zamanki gibi yüzünde bir gülümseme belirir ve o sırada da piskoposu hayırla yad ederdi. yüksek olasılıkla utanır ve çok da geç olmadan evine çekilmek için konuşmayı pek uzun tutmazdı. hüzünlü bir dertleşme olurdu ve jean valjean ayrılmadan önce cebime beş yüz franklık bir banknot bırakırdı sanırım.
ulan herkes de demiş ki türkler giyim kuşamı ucuza alıyormuş da bilmem ne... kim alıyor lan ucuza bir aydır bir kot pantolon alamadım amk. nerede lan bu ucuz ürünler? slim fit taşak mengenesi pantolonlar falan mı? onlar ucuz aynen.
sözlükte biri bmw, mercedes, 3ten 5ten başlar muhabbeti yapsa ne müteahhitliği kalır ne de apaçi kekoluğu. ama konu saate gelince herkes dük, düşes kesiliyor. saat işte amk zamanı gösteriyor.
seni değil, okutan hocayı silkmek lazım.
şair, şu sözlükte biri “ abi ben m5 ten başka arabaya binemiyorum, götümde alerji yapıyor “ diye başlık açsa ölmüş babaannesine bile küfredersiniz ama rolex saat takmayı marifet saydığında ılık götlü oluyorsunuz diyor.
seni değil, okutan hocayı silkmek lazım.
şair, şu sözlükte biri “ abi ben m5 ten başka arabaya binemiyorum, götümde alerji yapıyor “ diye başlık açsa ölmüş babaannesine bile küfredersiniz ama rolex saat takmayı marifet saydığında ılık götlü oluyorsunuz diyor.
hiçbir hekim siz istediniz diye tahlil yapmak zorunda değildir.
tanım: olmayan rezalet
tanım: olmayan rezalet
otobüs yolculuğunda terminalde beklediğin an.
mutlaka sevgilisi vardır. ben sevgilisi olmayan üşüyen erkek görmedim.
edit: ne çok üşüyen erkek varmış mesaj kutumu doldurdular şimdi mesaj kutuma soba kurup, battaniye servisi yapıcam.
edit: ne çok üşüyen erkek varmış mesaj kutumu doldurdular şimdi mesaj kutuma soba kurup, battaniye servisi yapıcam.
hangisi daha mantıklı?
a-kayıtsız kalan zalim bir tanrı
b-tanrının olmaması
a-kayıtsız kalan zalim bir tanrı
b-tanrının olmaması
anneme her getirdiğim de azarı işitirdim.
kadıncağız leğen de eliyle yıkardı ütü de olmadığından yatağın altına serer düzelirdi, ama güzel günlerdi temiz günlerdi.
kadıncağız leğen de eliyle yıkardı ütü de olmadığından yatağın altına serer düzelirdi, ama güzel günlerdi temiz günlerdi.
homesick olup acaba mı dedikten sonra ekşi'de 10 dakka takılan, gündeme bakan, sittir et deyip içini rahatlatan insandır.
depresyonun ne olduğu konusunda en ufak fikri olmayan ergenler ve cahilleri bir kenara bırakıyorum. en okumuşu en iyi niyetlisi bile aşağıdaki cümleyi kurabiliyor.
"antidepresan çare değil pozitif düşünmeyi öğrenmen gerekiyor"
insan başına gelmeden ne de kolay ahkam kesebiliyor. yapmayın. başınıza gelmeyen şeyler hakkında hayat dersi vermeyin.
"antidepresan çare değil pozitif düşünmeyi öğrenmen gerekiyor"
insan başına gelmeden ne de kolay ahkam kesebiliyor. yapmayın. başınıza gelmeyen şeyler hakkında hayat dersi vermeyin.
digitürk'te yayını olmayacağı söylenen yarış.
insanları salak yerine koyup f1 yayınlarını reklam olarak kullanarak kendine kullanıcı çeken, daha sonra bu insanları umursamadan f1 yayını iptal eden saçma sapan bir kuruluş yüzünden bu yarışı kaçırmış olacağız. umarım yarış saatine kadar bu sorunu çözebilirler, aksi halde bu konu yüzünden ciddi sıkıntı yaşayabilirler.
insanları salak yerine koyup f1 yayınlarını reklam olarak kullanarak kendine kullanıcı çeken, daha sonra bu insanları umursamadan f1 yayını iptal eden saçma sapan bir kuruluş yüzünden bu yarışı kaçırmış olacağız. umarım yarış saatine kadar bu sorunu çözebilirler, aksi halde bu konu yüzünden ciddi sıkıntı yaşayabilirler.
bu kadar dallamayı hiç bir arada gördüassdadf
e devlet sisteminde en çok kullandığım uygulamalara bakayım.
sgk tescil ve ödemeler sayfası. iş verenim sgk mı yatırdı mı diye her ay kontrol etmem gerekirdi zira türkiyede bunu yapmayan çok iş veren var. şikayet edersen belki bir ihtimal hakkını alırsın.
askerlik durum belgesi, buralarda pek ihtiyaç yok.
imei kayıt ve üzerime kayıtlı numaralar servisi, ihtiyaç yok gerek yok.
adli sicil kaydı servisi. türkiyedeyken sürekli lazım olurdu, her bok için isterler bunu elinde kimlik var üzerinde çipi var sok bunu bilgisayara öğren değil mi yuook illa e devlete gireceksin o çıktıyı alacaksın. bu arada o çıktıyı vize başvurusunda kabul ederler, oturum izninde emniyetten ıslak imzalı isterler yetmez üstüne apostil yaptırırsınız.
soyağacı uygulaması. güzel özellik ama en fazla 1850 ye gidersiniz. sonrası karanlık burada adamların 3-5 yüzyıl öncesine kadar soyağacı var. kilise tutmuş. bizim imamlar şimdi bile kimin imam nikahını kıldığının, kimi gömdüğünün, kimi yıkadığının kaydını tutmaz. 3-5 arapça tekerleme. hoop bahşiş. mis gibi hayat.
vergi sorgulama, işin aslı senin peşinde koşmana çok gerek yok ama içinde bir korku var, lan bir ceza çakmışlar mıdır? beni bir yerden dürterler mi? sürekli bakarsın. kyk ödemen çıkar. ödersin yine birşey çıkar. 5 sene önce bir davan olmuştur onun bilmem ne harcı çıkar. çıkar da çıkar. bu yüzden sürekli kontrol edersin. burada pek ihtiyaç yok. vergiye dair online sistem var sene sonunda kaç para vergi vermişsin, ne kadarını geri alabiliyorsun bir beyan sayfası var. fazla verdiysen vergini geri alıyorsun. siz hiç devlete ödediğiniz parayı geri alabildiniz mi? ben türkiyede başarılı olamadım.
başka: mahkeme sorgulama. hiç mahkemelik durumum olmadı ama posta servisine inancım tam. bir durum olursa belgem gelir. muhtemelen onlineı da vardır ben bakmadım.
tüketici hakları hakem heyeti başvurusu: burada gerçekten ihtiyacım olmadı. her zaman sen müşterisin haklısın dediler ve sorunumu çözdüler. çözülmeyen sorunlar varsa da atıyorum 20 euroluk malzeme için bununla uğraşmam dediğim için ben sorumluyumdur. hoş benim cehaletim. türkiye gibi sandım buraları başta ondan.
cimer, bimer. bu ülkede hiç kimseyi cumhurbaşkanına şikayet etmem gerekmedi. burası krallık bu arada. yani kimer yok burada. gerek yok çünkü.
telefon tacizi önleme servisi. telefonumda iki tane sim kart var, biri türkiye hattı diğeri yerel hat. türkiye hattı ne kadar uğraşsam da spamdan geçilmezken, yerel hattıma hiç spam düşmüyor ya da çok az düşüyor.
aklıma gelen servisler bunlar. kimini hala kullanıyorum. hatta ofisteki arkadaşlara gururla gösterdim bakın banka bana haksız yere aidat çakmış online itiraz ediyorum filan diye elemanlar anlayamadı konuyu. adamın ülkesinde banka senin paranı çalmak üzere bir kurum değil. sana hizmet sağlıyor karşılığını istiyor.
burada online servis olarak ne kullanıyorum.
sağlık sisteminin servisini kullanıyoruz. emekliliğin de bir servisi var ama onlar zaten 6 aylık senelik filan bülten yolluyor. belediyenin sitesinden evin önündeki otoparka arabanı kaydettiriyorsun ki para ödemeyesin. bir de kütüphaneden aldığın kitapların kaydı var. bunları o bize verilmiş çipli kartın benzeri, gerçekten çipi çalışan bir kartı bilgisayardaki kart yuvasına takarak yapıyorsun ki adamlar bunu çözmüş. türkiyede o çipin kullanıldığını gören oldu mu?
mesela burada bankacılığın da zayıf olduğu söylenir. düşününce türkiyede gerçekten çok fazla ürün üretmek lazım. ama burada gerçekten gerek yok. otomatik ödemeler örneğin. burada sayaç senede 1 okunur. öyle her ay bir adam gelip sayacınıza bakmaz. kendiniz aylık ne ödeyeceğinizi belirlersiniz. sene sonunda eksik ödemişsin fazla ödemişsin kurumla denkleşirsin.
örneğin ofise yemek söylenecek, bir kişi gider siparişleri toplar, verir siparişi kendi kartı ile öder. sana bir barkod gösterir. sen o barkoda telefonun üzerinden pat parayı yollarsın. bizde olacak şekilleri düşünebiliyor musunuz? kanka bende o banka yok. para yarın hesabına geçer bana iban versene filan. adam gelir senin siparişin 13.5 euroymuş der. nakit mi vereceksin mobil mi ödeyeceksin der. mobilden 30 saniyede ödersin adama parayı.
özetle burada sistem güven üzerine döner. devlet seni potansiyel suçlu olarak görmez. her yerde 30 kat güvenlik yoktur. devletin kendi oluşturduğu bürokrasiyi çözmek için kurduğu sistemin güzelliğini övmek, köprü üzerindeki tokmakçının fiziksel özelliklerini övmek ile aynıdır. önce o köprüde o tokmakçı niye var onu sorgulamamız lazım.
sgk tescil ve ödemeler sayfası. iş verenim sgk mı yatırdı mı diye her ay kontrol etmem gerekirdi zira türkiyede bunu yapmayan çok iş veren var. şikayet edersen belki bir ihtimal hakkını alırsın.
askerlik durum belgesi, buralarda pek ihtiyaç yok.
imei kayıt ve üzerime kayıtlı numaralar servisi, ihtiyaç yok gerek yok.
adli sicil kaydı servisi. türkiyedeyken sürekli lazım olurdu, her bok için isterler bunu elinde kimlik var üzerinde çipi var sok bunu bilgisayara öğren değil mi yuook illa e devlete gireceksin o çıktıyı alacaksın. bu arada o çıktıyı vize başvurusunda kabul ederler, oturum izninde emniyetten ıslak imzalı isterler yetmez üstüne apostil yaptırırsınız.
soyağacı uygulaması. güzel özellik ama en fazla 1850 ye gidersiniz. sonrası karanlık burada adamların 3-5 yüzyıl öncesine kadar soyağacı var. kilise tutmuş. bizim imamlar şimdi bile kimin imam nikahını kıldığının, kimi gömdüğünün, kimi yıkadığının kaydını tutmaz. 3-5 arapça tekerleme. hoop bahşiş. mis gibi hayat.
vergi sorgulama, işin aslı senin peşinde koşmana çok gerek yok ama içinde bir korku var, lan bir ceza çakmışlar mıdır? beni bir yerden dürterler mi? sürekli bakarsın. kyk ödemen çıkar. ödersin yine birşey çıkar. 5 sene önce bir davan olmuştur onun bilmem ne harcı çıkar. çıkar da çıkar. bu yüzden sürekli kontrol edersin. burada pek ihtiyaç yok. vergiye dair online sistem var sene sonunda kaç para vergi vermişsin, ne kadarını geri alabiliyorsun bir beyan sayfası var. fazla verdiysen vergini geri alıyorsun. siz hiç devlete ödediğiniz parayı geri alabildiniz mi? ben türkiyede başarılı olamadım.
başka: mahkeme sorgulama. hiç mahkemelik durumum olmadı ama posta servisine inancım tam. bir durum olursa belgem gelir. muhtemelen onlineı da vardır ben bakmadım.
tüketici hakları hakem heyeti başvurusu: burada gerçekten ihtiyacım olmadı. her zaman sen müşterisin haklısın dediler ve sorunumu çözdüler. çözülmeyen sorunlar varsa da atıyorum 20 euroluk malzeme için bununla uğraşmam dediğim için ben sorumluyumdur. hoş benim cehaletim. türkiye gibi sandım buraları başta ondan.
cimer, bimer. bu ülkede hiç kimseyi cumhurbaşkanına şikayet etmem gerekmedi. burası krallık bu arada. yani kimer yok burada. gerek yok çünkü.
telefon tacizi önleme servisi. telefonumda iki tane sim kart var, biri türkiye hattı diğeri yerel hat. türkiye hattı ne kadar uğraşsam da spamdan geçilmezken, yerel hattıma hiç spam düşmüyor ya da çok az düşüyor.
aklıma gelen servisler bunlar. kimini hala kullanıyorum. hatta ofisteki arkadaşlara gururla gösterdim bakın banka bana haksız yere aidat çakmış online itiraz ediyorum filan diye elemanlar anlayamadı konuyu. adamın ülkesinde banka senin paranı çalmak üzere bir kurum değil. sana hizmet sağlıyor karşılığını istiyor.
burada online servis olarak ne kullanıyorum.
sağlık sisteminin servisini kullanıyoruz. emekliliğin de bir servisi var ama onlar zaten 6 aylık senelik filan bülten yolluyor. belediyenin sitesinden evin önündeki otoparka arabanı kaydettiriyorsun ki para ödemeyesin. bir de kütüphaneden aldığın kitapların kaydı var. bunları o bize verilmiş çipli kartın benzeri, gerçekten çipi çalışan bir kartı bilgisayardaki kart yuvasına takarak yapıyorsun ki adamlar bunu çözmüş. türkiyede o çipin kullanıldığını gören oldu mu?
mesela burada bankacılığın da zayıf olduğu söylenir. düşününce türkiyede gerçekten çok fazla ürün üretmek lazım. ama burada gerçekten gerek yok. otomatik ödemeler örneğin. burada sayaç senede 1 okunur. öyle her ay bir adam gelip sayacınıza bakmaz. kendiniz aylık ne ödeyeceğinizi belirlersiniz. sene sonunda eksik ödemişsin fazla ödemişsin kurumla denkleşirsin.
örneğin ofise yemek söylenecek, bir kişi gider siparişleri toplar, verir siparişi kendi kartı ile öder. sana bir barkod gösterir. sen o barkoda telefonun üzerinden pat parayı yollarsın. bizde olacak şekilleri düşünebiliyor musunuz? kanka bende o banka yok. para yarın hesabına geçer bana iban versene filan. adam gelir senin siparişin 13.5 euroymuş der. nakit mi vereceksin mobil mi ödeyeceksin der. mobilden 30 saniyede ödersin adama parayı.
özetle burada sistem güven üzerine döner. devlet seni potansiyel suçlu olarak görmez. her yerde 30 kat güvenlik yoktur. devletin kendi oluşturduğu bürokrasiyi çözmek için kurduğu sistemin güzelliğini övmek, köprü üzerindeki tokmakçının fiziksel özelliklerini övmek ile aynıdır. önce o köprüde o tokmakçı niye var onu sorgulamamız lazım.
+18
————
pelikancıların vesikalı orospusu.
halkın emeklerinden çalıp domuz gibi yiyerek büyüttüğü kıçını doyuramayan kocasına olan nefretini, hayatı acılarla geçmiş bir kızcağızın arkasından, ağzından boklar saçarak kusan akpli bir fahişe.
muhtemelen badelenerek büyümüş, şeyhin kucağından kalkıp şıhın kucağına oturmuş, hayatında sevmek sevilmek nedir bilmeyen oksijen israfı bir organizma.
bunun gibi tipleri fırına atıp yakıyoruz deseler, işi gücü bırakıp fırına odun taşımakta zerre tereddüt etmem.
dipnot: din ile akıl hastalığı arasında çok çok ince bir çizgi vardır.
————
pelikancıların vesikalı orospusu.
halkın emeklerinden çalıp domuz gibi yiyerek büyüttüğü kıçını doyuramayan kocasına olan nefretini, hayatı acılarla geçmiş bir kızcağızın arkasından, ağzından boklar saçarak kusan akpli bir fahişe.
muhtemelen badelenerek büyümüş, şeyhin kucağından kalkıp şıhın kucağına oturmuş, hayatında sevmek sevilmek nedir bilmeyen oksijen israfı bir organizma.
bunun gibi tipleri fırına atıp yakıyoruz deseler, işi gücü bırakıp fırına odun taşımakta zerre tereddüt etmem.
dipnot: din ile akıl hastalığı arasında çok çok ince bir çizgi vardır.
rüyamda kardeşimin öldüğünü görürken gerçekte kendimi hıçkıra hıçkıra ağlarken bulmak.
bu çocuğun beni böyle perişan etmeye ne hakkı var ya. şimdi bile hatırladıkça gözlerim doluyor. gideyim uyandırayım da döveyim biraz.
bu çocuğun beni böyle perişan etmeye ne hakkı var ya. şimdi bile hatırladıkça gözlerim doluyor. gideyim uyandırayım da döveyim biraz.
dediklerine karşı argüman üretemeyenlerin ad hominem yordamıyla kendisine saldırdığı hakem, yorumcu.
kimse makul bir insan olduğunu söylemedi zaten. ama zengin bir ailenin çocuğu olmak dışında bir vasfı olmayan bu adamın, istediğini elde edemeyince çirkefleşmesini işaret etti. buna karşı bir argüman üretebiliyor musunuz? yok. herkesin hayal kırıklığı, bu adamın başkan olduktan sonra türk futbolunu ve ülkenin en büyük kulüplerinden birini şaha kaldırabilecekken küçük aziz oluvermesinden ibaret. ben toroğlu'nun arda'ya, terim'e, galatasaray'a giydirdiğine de çok şahit oldum. ama bu sefer sunduğu argümanların hangisine karşı içi dolu cevap verebiliyorsunuz?
sadece fatih terim değil, kendisi hariç bu futbol ortamındaki herkes sıfırdan kendi tırnaklarıyla kazıyarak, çalışarak olduğu yere geldi (abdullah avcı hariç). zengin bir ailenin mensubu olmak dışında başka bir vasıf edinebilirdi. kendisi ne yaptı tam olarak? tipik at gözlüklü batı hayranı ortadoğulu gibi, linkedin avcısı gibi "yabancıları dolduralım yabancı iyidir" deyip önceki sezon şampiyonluğu son maçta kaybeden takıma koca sezon boyunca küme düşme mücadelesi verdirdi. başaramayacağını anlayınca cumhurbaşkanı ziyaretleri, genelkurmay başkanı ziyaretleri, hooop, zaten limak'ın sahibi olduğu için hükumetçe sevilen holigan arkadaşının federasyonun başına geçmesini pekiştirdi. şimdi de kullanmaya çalışıyor. bir de sicilden bahsediyor. fatih terim adam dövmüş, şöyle böyle yapmış. sen ne yaptın peki? türkçe olimpiyatlarının platinum sponsoru, kırmızı bültenle aranan fethullahçıların samandıra hakemi, ilgililere mini cooper(lar) dağıtmak suretiyle şikeye bulaşan arkadaş. dökelim mi sicilleri?
bunlara karşı argümanı fetocu, fetosaray, maklubeci vb. keywordlerden ileri gidemeyen arkadaşlar hala bu sözlükte barınabiliyor, 6222'ye tabi tutulmuyor, ya da platformdan uçurulmuyor. ama burada bunlara bir kelime küfür eden anında uçuruluyor. çok güzel valla.
koç ailesi yeni atatürkmüş. yok ananızın amı.
kimse makul bir insan olduğunu söylemedi zaten. ama zengin bir ailenin çocuğu olmak dışında bir vasfı olmayan bu adamın, istediğini elde edemeyince çirkefleşmesini işaret etti. buna karşı bir argüman üretebiliyor musunuz? yok. herkesin hayal kırıklığı, bu adamın başkan olduktan sonra türk futbolunu ve ülkenin en büyük kulüplerinden birini şaha kaldırabilecekken küçük aziz oluvermesinden ibaret. ben toroğlu'nun arda'ya, terim'e, galatasaray'a giydirdiğine de çok şahit oldum. ama bu sefer sunduğu argümanların hangisine karşı içi dolu cevap verebiliyorsunuz?
sadece fatih terim değil, kendisi hariç bu futbol ortamındaki herkes sıfırdan kendi tırnaklarıyla kazıyarak, çalışarak olduğu yere geldi (abdullah avcı hariç). zengin bir ailenin mensubu olmak dışında başka bir vasıf edinebilirdi. kendisi ne yaptı tam olarak? tipik at gözlüklü batı hayranı ortadoğulu gibi, linkedin avcısı gibi "yabancıları dolduralım yabancı iyidir" deyip önceki sezon şampiyonluğu son maçta kaybeden takıma koca sezon boyunca küme düşme mücadelesi verdirdi. başaramayacağını anlayınca cumhurbaşkanı ziyaretleri, genelkurmay başkanı ziyaretleri, hooop, zaten limak'ın sahibi olduğu için hükumetçe sevilen holigan arkadaşının federasyonun başına geçmesini pekiştirdi. şimdi de kullanmaya çalışıyor. bir de sicilden bahsediyor. fatih terim adam dövmüş, şöyle böyle yapmış. sen ne yaptın peki? türkçe olimpiyatlarının platinum sponsoru, kırmızı bültenle aranan fethullahçıların samandıra hakemi, ilgililere mini cooper(lar) dağıtmak suretiyle şikeye bulaşan arkadaş. dökelim mi sicilleri?
bunlara karşı argümanı fetocu, fetosaray, maklubeci vb. keywordlerden ileri gidemeyen arkadaşlar hala bu sözlükte barınabiliyor, 6222'ye tabi tutulmuyor, ya da platformdan uçurulmuyor. ama burada bunlara bir kelime küfür eden anında uçuruluyor. çok güzel valla.
koç ailesi yeni atatürkmüş. yok ananızın amı.
erkek tipi dökülmenin önüne geçilemiyor fakat kadınlar icin birkaç oneriyle geldim. yaklaşık 2 yil önce oldukca güzel olan saçlarımın neredeyse yarısını kaybettim. her gün avuçla saç atıyordum.
doktora gidip hemogram, hormon ve kan değerlerine bakıldı, sorun çıkmadı. doktor stres yapma diyerek yolladı.
aglamak dışında ne yapabilirim diye düşündüm. alman menşeili bir şampuanın içine 1.5 kapak cam terebentini döktüm. kullanmaya başladım.
haftada bir kez tatlı badem yağı, bemiks, bepanthen ve evigen karışımını saçlarıma uygulamaya başladım. sarip 2-3 saat bekleyip yıkıyordum. saç dökülmem durdu.
hatta birkaç ay içinde kuaförüm saçlarının yarısı aşağıdan geliyor diye fon çekerken gösterdi.
simdi saçlarım bayağı uzun ve gür. ama hala bakım yapiyorum her hafta. düşündüm de, kendimden iyi bakıyorum. kafama organik bal sürüyorum, daha kendim bile tatmamışım baldan. dile gelse teşekkürler sahip der. pes...
mesajlar uzerine zorunlu edit: sampuan tresan. gratislerde var. yalniz cam t. ile birlikte saçı cok kurutuyor. kullandiktan sonra sac kremi ya da sac maskesi kullanın.
doktora gidip hemogram, hormon ve kan değerlerine bakıldı, sorun çıkmadı. doktor stres yapma diyerek yolladı.
aglamak dışında ne yapabilirim diye düşündüm. alman menşeili bir şampuanın içine 1.5 kapak cam terebentini döktüm. kullanmaya başladım.
haftada bir kez tatlı badem yağı, bemiks, bepanthen ve evigen karışımını saçlarıma uygulamaya başladım. sarip 2-3 saat bekleyip yıkıyordum. saç dökülmem durdu.
hatta birkaç ay içinde kuaförüm saçlarının yarısı aşağıdan geliyor diye fon çekerken gösterdi.
simdi saçlarım bayağı uzun ve gür. ama hala bakım yapiyorum her hafta. düşündüm de, kendimden iyi bakıyorum. kafama organik bal sürüyorum, daha kendim bile tatmamışım baldan. dile gelse teşekkürler sahip der. pes...
mesajlar uzerine zorunlu edit: sampuan tresan. gratislerde var. yalniz cam t. ile birlikte saçı cok kurutuyor. kullandiktan sonra sac kremi ya da sac maskesi kullanın.
var sistemi kornerin doğru olup olmadığını incelemez.
not: beşiktaş
not: beşiktaş
(bkz: kablolu telefon)
gençler bilmez,büyük aşkların bitmesine, dünyayı kurtarabilecek zekada olacak çocukların doğmasına engel olan zamanlar vardı. telsiz telefon henüz ülkemizde yaygınlaşmamışken ve kablolu olanı evin antresinde dururken, sevgiliyle konuşmak büyük işkenceydi. ben müsait olsam o olamazdı, aradığım zaman babası çıkardı. söylemek istediklerini sadece okulda söyleyebilirdin, mail falan da yok o vakitler, kağıtlara yazılan mektupları verirdik birbirimize. şimdi herkesle her dakika görüşme imkanı olduğu için mutsuz insanlar, özlemeyi unutturdu teknoloji, sevmeyi unutturdu.
gençler bilmez,büyük aşkların bitmesine, dünyayı kurtarabilecek zekada olacak çocukların doğmasına engel olan zamanlar vardı. telsiz telefon henüz ülkemizde yaygınlaşmamışken ve kablolu olanı evin antresinde dururken, sevgiliyle konuşmak büyük işkenceydi. ben müsait olsam o olamazdı, aradığım zaman babası çıkardı. söylemek istediklerini sadece okulda söyleyebilirdin, mail falan da yok o vakitler, kağıtlara yazılan mektupları verirdik birbirimize. şimdi herkesle her dakika görüşme imkanı olduğu için mutsuz insanlar, özlemeyi unutturdu teknoloji, sevmeyi unutturdu.
geçenlerde facebook’ta hatay rehber isimli bir sayfada yaşadığım bir olay bence hatay’ın özetidir.
ben memleket faşizmi olmayan ve hatta hiçbir yer, futbol takımı, siyasi parti gibi bir şeye kendini ait hissetmeyen biriyim. ancak internette pek çok şehir sayfasında insanlar ilçelerini falan yarıştırıyorlar, görmüşsünüzdür. en çok da trabzon. oflular, araklılılar, maçkalılar falan birbirini yiyor trabzonun en güzel ilçesi bizde diye, kan gövdeyi götürüyor. ben de izlerken sosyolojik analiz yapıyordum içimden.
sonra bir gün bir baktım bu sayfa “sizce hatay’ımızın en güzel ilçesi neresi?” diye bir fotoğraf paylaşmış. benzer tarz yorumlar görmek üzere bir tıkladım ki ne göreyim, yorumlar aşağı yukarı şöyle:
-“admin bey ne yapmaya çalışıyorsunuz? öyle şey mi olur?”
-“bizi birbirimize mi düşürmeye çalışıyorsunuz?”
-“her yeri ayrı güzel biri diğerinden üstün tutulamaz hepsi bizim memleketimiz”
-“arkadaşlar bu nasıl bir soru böyle, inanamıyorum”
yemin ederim hepsinin yanaklarını ısırmak istedim. “türkiye’den bir yer seç kendine memleket olarak” diye bir hak verselerdi, muhtemelen ben tüm bu aidiyetsizlik hissime rağmen yine sizi seçerdim.
bunca din ve ırkın kapı komşusu olup birbirini sevmeye tarih boyu devam ettiği medeniyet şehridir hatay... yemeklerimizin güzelliğinin sırrı da budur bence.
ben memleket faşizmi olmayan ve hatta hiçbir yer, futbol takımı, siyasi parti gibi bir şeye kendini ait hissetmeyen biriyim. ancak internette pek çok şehir sayfasında insanlar ilçelerini falan yarıştırıyorlar, görmüşsünüzdür. en çok da trabzon. oflular, araklılılar, maçkalılar falan birbirini yiyor trabzonun en güzel ilçesi bizde diye, kan gövdeyi götürüyor. ben de izlerken sosyolojik analiz yapıyordum içimden.
sonra bir gün bir baktım bu sayfa “sizce hatay’ımızın en güzel ilçesi neresi?” diye bir fotoğraf paylaşmış. benzer tarz yorumlar görmek üzere bir tıkladım ki ne göreyim, yorumlar aşağı yukarı şöyle:
-“admin bey ne yapmaya çalışıyorsunuz? öyle şey mi olur?”
-“bizi birbirimize mi düşürmeye çalışıyorsunuz?”
-“her yeri ayrı güzel biri diğerinden üstün tutulamaz hepsi bizim memleketimiz”
-“arkadaşlar bu nasıl bir soru böyle, inanamıyorum”
yemin ederim hepsinin yanaklarını ısırmak istedim. “türkiye’den bir yer seç kendine memleket olarak” diye bir hak verselerdi, muhtemelen ben tüm bu aidiyetsizlik hissime rağmen yine sizi seçerdim.
bunca din ve ırkın kapı komşusu olup birbirini sevmeye tarih boyu devam ettiği medeniyet şehridir hatay... yemeklerimizin güzelliğinin sırrı da budur bence.
--- spoiler ---
adalar belediye başkanı erdem gül, türkiye'nin kanayan yarası "atlı faytonlar" için resmen harekete geçti. gül "adalarımız yeni bir ulaşım sistemine geçecek. ekim'de başlıyoruz." dedi.
--- spoiler ---
(bkz: muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın yolları)
kaynak
adalar belediye başkanı erdem gül, türkiye'nin kanayan yarası "atlı faytonlar" için resmen harekete geçti. gül "adalarımız yeni bir ulaşım sistemine geçecek. ekim'de başlıyoruz." dedi.
--- spoiler ---
(bkz: muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın yolları)
kaynak
şimdi bak eşşek. birincisi bu koruma kalkanı konvoyu değil seçim çalışması konvoyu.tamam mı? buraya kadar anladın mı? bak anlamadıysan daha kapsamlı anlatayım. bu tarihte imamoğlu beylildüzü belediye başkanı değildi. her seçim çalışması yapan siyasi aday gibi o da konvoyla gidiyor oy istediği yerlere. yani ne yapacaktı tek başına mı dolaşacaktı istanbul'u seçim çalışmaları için? koruma kalkanı dediğin erdoğan ın konvoyu gibi olur zırhlı amerikan araçlarından dışarı sarkmış polisler vs. kaldı ki erdoğan'ın konvoyunun yarısı bile değil. koruma konvoyu değil yani seçim çalışması konvoyu. buradan size ekmek çıkmaz.
yani utanmazlıkta başka bi boyutta insanlar. bunca olan bitenin karşısında hala böyle aptal saptal şeyler paylaşıp hala savunacak tutar bir dal arıyorsunuz ilginç. mesele koruma konvoy meselesi değil. mesele şu: bunca khk lı bu ülkede yerli yersiz bitirilirken rüşvetçi bakanların büyükelçi olması, içişleri bakanın alenen insanları tehdit etmesi, bir tane evet tek bir tane milletvekilinin bile fetöden bırakın yargılamayı karakola bile gitmeyip herkesten çok bağırması. mesele çoluğa çocuğa tacizi tecavüzün alıp başını gittiği vakıflara bir kişinin ses bile etmemesi hükümet kanadından.eşin dostun liyakatsız işe doldurulması. hiç göç idaresine gittin mi kardeşim? fatih büroda dil bilmeyen memurlar telefonlarında dombura melodisi çaldığı için çalışabiliyor, gecenin uefa avrupa kupası maçlarını yorumluyorlar çay eşliğinde. polis özel harekat gavs denen adamın kalesi olmuş toplanıp ayinler yapıyorlar ulu orta. sen 2000 tl için bir tarafını yırtarken suriyeli vatansızlar para alıp taksimde travestş kovalıyor, afganlar 5 yaşındaki çocuğa tecavüz ediyorlar. sokakta kimsenin anası bacısı kızı rahat yürüyemez oldu. cami mimberlerinde siyaset yapılıp hükümet yalanıyor artık.
hangi konvoy?
ne anlatıyorsun?
yani utanmazlıkta başka bi boyutta insanlar. bunca olan bitenin karşısında hala böyle aptal saptal şeyler paylaşıp hala savunacak tutar bir dal arıyorsunuz ilginç. mesele koruma konvoy meselesi değil. mesele şu: bunca khk lı bu ülkede yerli yersiz bitirilirken rüşvetçi bakanların büyükelçi olması, içişleri bakanın alenen insanları tehdit etmesi, bir tane evet tek bir tane milletvekilinin bile fetöden bırakın yargılamayı karakola bile gitmeyip herkesten çok bağırması. mesele çoluğa çocuğa tacizi tecavüzün alıp başını gittiği vakıflara bir kişinin ses bile etmemesi hükümet kanadından.eşin dostun liyakatsız işe doldurulması. hiç göç idaresine gittin mi kardeşim? fatih büroda dil bilmeyen memurlar telefonlarında dombura melodisi çaldığı için çalışabiliyor, gecenin uefa avrupa kupası maçlarını yorumluyorlar çay eşliğinde. polis özel harekat gavs denen adamın kalesi olmuş toplanıp ayinler yapıyorlar ulu orta. sen 2000 tl için bir tarafını yırtarken suriyeli vatansızlar para alıp taksimde travestş kovalıyor, afganlar 5 yaşındaki çocuğa tecavüz ediyorlar. sokakta kimsenin anası bacısı kızı rahat yürüyemez oldu. cami mimberlerinde siyaset yapılıp hükümet yalanıyor artık.
hangi konvoy?
ne anlatıyorsun?
niye güncellemiyeahk kardeş? mis gibi adet döngüsü takip ediyor. hatta bunda ne kadar geç kalmışlar yuh diyeceğim tuttu. güzel olmuş güzel.
not: ahahah çok güldüm diye mesajlar geliyor. herkesi kendiniz gibi sanmayın. ben gerçekten kadınım çakallar. şunu da yazdırdınız en sonunda.
not: ahahah çok güldüm diye mesajlar geliyor. herkesi kendiniz gibi sanmayın. ben gerçekten kadınım çakallar. şunu da yazdırdınız en sonunda.
hiç bir şekilde desteklemediğim protesto. gerçekleştirilme şeklinin medeni olması haklı kılmıyor.
anlayamadigim bir diger nokta da bu protestoyu destekleyenlerin türban başörtüsü ayrımına giderek savunması.
türban ile başörtüsü arasında nasıl bir ayrım var yıllardır anlamam. mesala ben bir gün sıkmabaş* şekilde taksam siyasal simgeye mi dönüşmüş olacak? ya da kenarları oyalı yazma taksam saygı gösterilen "anadolu kadını" mı olacağım? uzun ve bol giyimle üzerine taksam "bedevi", daha dar giyinsem "başındakini de çıkar tam olsun" denilen mi olacağım.
bilemiyorum gerçekten de bilemiyorum.
bildiğim tek şey ön yargılar çok kalın duvar, ben çok yorgunum yıkmak için.
ne olursa olsun kendi inancımla görüşümle ülkemde yaşamaya çalışacağım.
anlayamadigim bir diger nokta da bu protestoyu destekleyenlerin türban başörtüsü ayrımına giderek savunması.
türban ile başörtüsü arasında nasıl bir ayrım var yıllardır anlamam. mesala ben bir gün sıkmabaş* şekilde taksam siyasal simgeye mi dönüşmüş olacak? ya da kenarları oyalı yazma taksam saygı gösterilen "anadolu kadını" mı olacağım? uzun ve bol giyimle üzerine taksam "bedevi", daha dar giyinsem "başındakini de çıkar tam olsun" denilen mi olacağım.
bilemiyorum gerçekten de bilemiyorum.
bildiğim tek şey ön yargılar çok kalın duvar, ben çok yorgunum yıkmak için.
ne olursa olsun kendi inancımla görüşümle ülkemde yaşamaya çalışacağım.
teksas üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre kelly brook vücududur.
1.68 boy ve 99-63-91 vücut ölçüleridir.
link
1.68 boy ve 99-63-91 vücut ölçüleridir.
link