debe başlıkları

cammasaninatinasumuksurenadam6
profili

  • ali ece'nin takipçisine hakaret etmesi

    (bkz: ali ece kim aq)

    not: bunu yazmama kızanlar oldu, ben hepsine yazdığım cevabı buraya da yazayım da tam olsun;

    ben gerçekten ali ece'yi tanımıyorum kardeşim. önemli biri olsa haberlerde denk gelirdim, demek ki önemsizmiş ve insanlarda benim gibi düşünmüşler, kendileri de bunu yazacakları için bana onay vermişler. burada atıyorum rte, ali koç vs diye başlık atılmış olsa herhalde böyle yazmazdık.

  • internette tanışılan kişinin 1.54 cm çıkması

    1.54 cm ise koy cebine, internetten satarsın kardeşim. 1.54 m olaydı iyiydi.

    sonradan gelen edit: (bkz: cinsel açlığın afrikası olarak türkiye) de gerçekliği yoktur. büyük ihtimal kız bu arkadaşı sallamıştır.

  • sahibinden.com'da görenleri kör eden motosiklet

    peluş ayı gibi bir motorsiklet isteyenler kaçırmasın.

  • türk ordusunun musul'a girecek olması

    laikçi ? (bkz: dont feed the troll)

    acık kendinizi geliştirin birader.

  • kokoreç

    izmirde 25 yıl, ankarada da 10 yıldır yaşamakta olan bir arnavut olarak artık sazı elime alayım gari;

    normalde bura salaş, pis, seyyar, ucuz, pahalı, lüks vs. demem, gittiğim yerlerde muhakkak yemekleri denerim.

    kokoreç kuzu bağırsağının çok iyi temizlenmesi ile yapılan bir yemek. içine boğazlık tabir edilen hayvanın boyun nodülleri eklenirse ismi bademli olur, tadından da yenmez. tabi yapabilen yerde bu geçerli. bir kokoreç tezgahında ne kadar çok baharat konuluyorsa ekmeğinize bilin ki o kokoreç temiz değil.

    tak tak tabir edilen, kokorecin anasını baharat ile belleyen tüm yerler, bağırsak iyi temizlenmediği için müşteriyi kandırmak adına bunu yapıyorlar. ben misal gittiğim yerlerde 'usta izmir usulü, iri parçalı çek' şeklinde sipariş verip kokoreci yiyemediğimi çok bilirim (ankara geneli, bilhassa çiflik) izmirde dahi kokoreci beceremeyip mundar eden çok yer var. istanbul desen, en meşhuru burası diyerek arkadaşların ısrarıyla yediğim yerlerin hiç birini beğenmedim. istanbul ve ankarada kokorecin böyle tak tak yapılıp bol baharatlı servis edilmesinin asıl nedenlerinden birisi de, kokorecin sadece bağırsaktan yapılmaması. bu tip yerlerde izmir usulü söylediğinizde bunu hemen anlıyorsunuz. adamlar şişe yakın kısımlarda hayvanın bildiğiniz iç yağlarını sarıyorlar, onun üzerine bağırsağı sarıyorlar. nede olsa iç yağ hem temizleme gerektirmiyor, hemde koku olarak pişerken güzel bir koku bırakıyor. ama bunu yedikten sonra başlıyorsunuz su içmeye. bilhassa ankara ve istanbulda yediğim kokoreçlerin geneli iç yağlı ve iyi temizlenmemiş çıktı.

    ankara için pikolet diğer kokoreçcilerden bir tık önde ancak izmirdeki en dandik seyyar kokoreçci bile buradan iyi kokoreç yapıyor bunu bilin. çiftlik zaten berbat hiç gitmeyin daha iyi. ankarada birde bit pazarının içinde bir mekan var adını unuttum, oda fıs. son aldığım duyumlara göre demette metronun orada bir dayı güzel kokoreç yapıyormuş, dener denemez buraya yazmaya çalışırım.

    türkiye geneli için ise, benim şahsi kanaatim, en iyi kokoreçci izmir-mersinli de (bkz: kokoreççi asım usta) dır. adam şişten kestiği halkayı hemen hemen hiç mühürleme yapmadan, baharatsız olarak kızarttığı ekmeğin arasına koyar, tadına doyamazsınız. asım ustaya gidemeseniz bile kokoreçcinizin arnavut olmasına dikkat ediniz. eyyorlamam şimdilik bu kadar.

  • olası bir rus savaşında en gerçekçi senaryo

    en güzeli maddeler halinde yazmak galiba;
    1-montrö anlaşması ney ki, ergen tribi diyen arkadaş bence biraz devletler hukukuna baksın. bu anlaşma olmasaydı sen daha istanbul ve çanakkaleye asker bile yerleştiremiyordun. evet türkiye'nin ilk etapta en önemli kozu boğazları kapatmaktır. 2. dünya savaşında anlaşma hükümlerine uyduğu için, ne nazi almanyası nede rusya, türkiye'ye bulaşmamıştır.

    2-türkiye dağlık bir ülkedir. dolayısı ile zırhlı ve motorize birliklerin kolay ilerleyemeyeceği, ikmal sağlayamayacağı, savunması kolay bir ülkedir.

    3-türkiye enerjide dışa bağımlı, elektronik ve mekanik sistemler üretemeyen, ambargo yediği anda 3 ay sonrasında uçaklarını uçuramayacak bir ülkedir (kalkıp atak helikopteri, f16, altay tankı falan demeyin ıslak sopayla döverim. biz sadece kaporta ve birleştirme yapıyoruz, komplesi satın alma bunların). rusya ise savunma sistemlerini kendisi üretmekte, bakımlarını yapabilmekte, sayısını arttırabilmektedir.

    4-türkiye'nin beynine nükleer bomba yemesi durumu olması için anca moskova'ya dayanmamız lazım, oda şimdilik hayaldir.

    illa savaş olduğunu düşünürsek eğer;

    kıstaslarımızı gördüğümüze göre şimdide hayali senaryomu yazayım, öncelikle natonun dahil olmadığı bir savaş senaryosu gelsin o zaman;

    1-savaştan 30 gün önce diplomatik ilişkiler kesilme noktasına gelir, büyükelçiler memleketlerine döner.
    2-rusya türkiye deki, türkiye de rusya daki vatandaşlarını tahliyeye başlar.
    3-savaştan 25 gün önce her iki orduda teyakkuza geçer.
    4-türkiye amerikadan acil hava savunma füzesi, gemiler için cruse füzeleri, denizaltılar için torpil, uçaklar için füze sistemleri tedariği yapmaya çalışır.
    5-savaştan 15 gün önce türkiye seferberlik durumuna geçer. birlikleri savaş kadrosuna ulaştırmaya çalışır.
    6-rusya ermenistanda kara birlikleri ile yığınak yapmaya başlar.
    7-rusya baltık'tan, akdenize savaş filosunu gönderir.
    8-rusya suriye'ye hava ve kara birlikleri yığınağı yapmaya çalışır.
    9-savaş eğer rus saldırısı ile başlarsa ermenistandan kalkacak rus savaş uçaklarının doğu anadolu da büyük barajlara ve radar üslerine saldırmaya çalışmasıyla başlayacaktır. ilk etapta türk hava kuvvetleri rusları önlemede başarılı olacaktır.
    10-suriye üzerinden sınırdaki türk yığınak bölgesine ve fırat nehri üzerindeki köprülere saldırılar yapılmaya çalışılacaktır. bunların önlenmesinde de türk hava kuvvetleri başarılı olacaktır.
    11-öncelikle doğu akdenizde filoların birbirini füzelerle vurmaya çabası söz konusu olacaktır. aynı anda rus denizaltıları çanakkale ve istanbul boğazı açıklarında, türk denizaltıları da soçi açıklarında pusuya yatarak düşmana saldırmaya çalışacaktır.
    12-ilk saldırılardan 1-2 gün sonra beklenen türk kara saldırısı suriye ve ermenistan üzerine gerçekleşecektir.
    13-ermenistan, sınırda bulunan metsamor nükleer tesisini uçuracaktır. bunun türkler tarafından yapıldığı, sivil halkın zarar gördüğü vs. gibi bir propaganda anında dünyada yankı bulacaktır. nükleer serpinti bilhassa türk ordusuna çok zarar verecektir.
    14-suriyede ilerleyen birlikler sadece ruslarla değil pyd ve esadın güçleriyle de mücadele etmek zorunda kalacaktır.
    15-iran her an için tetikte olacak, savaşın sürecini izleyecektir.
    16-türkiye genelinde pkk saldırıları artarak gerçekleşecektir.
    17-rus savaş uçakları istanbul-kocaeli arasındaki sanayi tesislerine saldırmaya çalışacaktır.
    18-akdenizde filolar arası manevralar devam edecektir. türk savaş uçakları rus gemilerine saldırmaya çalışacak ancak başarılı olamayacaktır.
    19-türkiye savaşta olduğu için birleşmiş milletler kararıyla silah, mühimmat, teknik ekipman, motor ve elektronik malzeme ambargosu yiyecektir. suriyede ve ermenistanda ilerleme kanlı ve yüksek dirençli olacaktır. dolayısı ile bu harekatların 1-2 hafta içinde bitmesi söz konusu olmayacaktır.
    20-azerbaycan savaş sırasında taraf seçmekte çok bocalayacaktır.
    21-karadenizde rusların türk savaş filosunu yok etmesi halinde istanbula yönelik çıkartma yapma çalışmaları hızlanacaktır.
    22-1. ayın sonunda türk ordusu şam'a dayanacaktır, aynı şekilde ermenistan tümüyle türk işgalinde olacaktır.
    23-kafkaslardan ana rus muharip gücü saldırıya geçecektir.
    24-savaşın kaderi ermenistan ve doğu anadolu toprakları üzerinde belli olacaktır.
    25-savaşın 2-3 aydan fazla sürmesi halinde türk hava kuvvetleri eriyecek, tank motorları değiştirilmesi gerektiğinden arıza verecek, türk ordusu hava gücü ve zırhtan yoksun kalacaktır.
    26-doğuda bir rus kara zaferi yaşanması halinde, boğazların yönetiminde savaş sonrasında söz sahibi olabilmek adına rusya istanbula yönelik çıkartma yapacaktır.

    sözün özü savaşı 1-1,5 ayda aldık aldık, yoksa babayı alırız.

    şimdi de natonun türkiye yanında olduğu savaş senaryosunu yazayım;
    ilk senaryo ya ek olarak hava kuvvetlerinin amerika tarafından desteklendiğini, hava savunma sistemlerinin sağlandığını düşünürsek ve rusya ile amerikanın birbirini nükleer silahlarla vurmadığını varsayarsak savaş sadece türkiye-suriye-ermenistan üçgeninde değil, nato ülkelerinin ve avrupa'daki amerikan güçlerinin polonya üzerinden rusyaya saldırısı ile devam edecektir. türk ordusu böyle bir durumda kafkaslara yayılacaktır. nato güçleri de moskovaya doğru yürüyüşe geçer.
    işte bu durumda rusya nükleer silahlarını amerika-avrupa ve bize yedirecektir. amerika da rusya ya dayar füzelerini. böylece avrupa, kuzey amerika ve ortadoğu ekonomik-kültürel ve teknolojik olarak çekim merkezi olma özelliğini kaybeder. afrika, güney amerika ve doğu asya ülkelerinin önü sonuna kadar açılmış olur, dünyanın bu yaşadığı çılgınlık konvensiyonel savaş halinde en az 20 yıl daha devam eder. en sonunda kazanan taraf dünya paylaşımını gerçekleştirir.

    savaş tam anlamı ile çılgınlıktır, ailelerin yok olmasını, parçalanmasını geçtim, ülkeyi en az 20-25 yıl geriye götürür. altyapı vs. harap olur, bu günleri mum ile ararız. türkiye savaşı kazanır ise hanedanlığa doğru yürür bu arada...