hijyenik mouse pedi10
profili

  • menüdeki fiyatları görünce mekandan gitme özgüveni

    avrupa'da çok lüks bir kafeye oturdum. pahalı olduğunu biliyordum ama ne kadar pahalı olabilirdi ki? menüyü istedim. sıradan bir kahve 24 euro! bir fincan kahveye 180 lira bıraksam 3 ay uyuyamazdım. ama fakir gibi çıkıp gidemezdim de. garson tepemde dikilmiş sipariş bekliyor. abuk subuk şeyler sordum var mı diye. orospu çocuğu ne sorsam var efendim diyordu. sonunda bana sade bir türk kahvesi getirin lütfen dedim. bizde bulunmuyor dedi. derin bi nefes aldım, lütfen menünüze ekleyin deyip kalktım.

    türk kahvesine de var deseydi bayılma numarası yapacaktım.

  • emniyet kemeri takmamaktan trafik cezası almak

    kemer takmazsan araçta bulunan herkesi, özellikle yanındaki insanı öldürme potansiyelin var. uçaklarda da geçerli bu durum. teker yere değdiği an kemerini çözen beyinsiz kitle aslında kemerini çözmeyen insanlar için ciddi bir ölüm sebebi olabiliyor. sen kemeri taksan bile yaşanacak bir yer kazasında kafana 80 kiloluk bir insan rahatlıkla çarpabilir ve boynunu kırabilir. çıkışı kapatacak cesetler uçakta yanarak ölmene sebep olabilir.

    ek: lan bu yazdıklarımın nesi final destination? basit bir türbülansta bile insanlar koltuklarından fırlayıp sağa sola çarpıyor. kimisi yaralanıyor kimisi ölüyor. kazada en arkadan en başa uçman gayet olası.

    kemer takmayan insanların türbülans istatistikleri:
    https://www.faa.gov/…ts/news_story.cfm?newsid=20074

  • twitter'daki sevgilim senden daha kaslı kavgası

    sen de gelip bunu sözlükte başlık olarak açtın?

  • akit'te çıkan eşcinsellikten kurtulma yöntemleri

    bir yazı dizisidir. bir sonraki yazıda sübyancılıktan kurtulma yöntemleri anlatılacakmış. tirajda patlama bekleniyor.

  • 5 litrelik tariş zeytinyağının 100 lira olması

    şair burada riviera denilen motor yağının fiyatından bahsediyor. onu zaten değerlendirmeye almıyorum da sırf sikik sokuk şişelere koydu diye sızma zeytinyağının yarım litresini (500 ml) 50-100 lira bandında sattığını gördükten sonra artık tariş'in fiyat politikası beni şaşırtmıyor. gerçi satan memnun, alan beyinsiz. sorun yok gibi. ama var gibi de.

    neymiş asiditesi düşükmüş de özel üretimmiş de. lan bir zeytinyağının olabilecek maksimum kalitesi bellidir. dünyanın en iyi zeytinyağları zaten kuzey ege'de üretiliyor. maksimum kalitede zeytinyağı üretimi için gerekli kriterler, süreler ve süreçler bellidir. hangi zeytinler ne zaman toplanacak, ne sürede sağılacak, nasıl sızdırılacak, nasıl şişelenecek her şey bellidir. bunun üzerine çıkıp ne tür bir özel işlem uygularsan uygula insanların hissedeceği bir lezzet farkı yaratamazsın. neyin havasındasın sen?

    burada diğer bir konu ege'nin de tıpkı istanbul gibi, ırzına geçen, katleden, bulduğu her boşluğa bina diken bıyıklı müteahhitlere, açgözlü işadamlarına emanet edilmesi.
    http://www.bursadabugun.com/…ozel-haber-205208.html
    http://www.hurriyet.com.tr/…nadi-kirilacak-26669093
    gün gelecek inşa edilen villalardan sitelerden ve maden aramalarına açılan zeytinliklerden dolayı ege'deki zeytinlikler o kadar azalacak ki sonunda sızma zeytinyağı sıradan vatandaşın alabileceği bir yağ olmaktan çıkacak. rivieralar bile pahalılaşacak. sonra haber bültenlerinde insanlar ayçiçek ya da mısırözü yağı kullanmaya teşvik edilecek. bunların faydalarından bahsedilecek. iyi zeytinyağına sadece zenginler ulaşacak. bizim koyun milletin yine umrunda olmayacak.

    bazen diyorum ki toprak ananın ırzına geçen sığır sürüsü yerine kıymet bilen insanların elinde olsaydı bu topraklar keşke.

  • 15 ocak 2016 pizza lazza rezaleti

    birazdan okuyacaklarınız; tamamı gerçek, bütün ses kayıtları yemeksepeti'nde bulunan (ki o kayıtları yemeksepeti'nden almanın bir yolu varsa alıp buraya da koyarım) ve tipik bir istanbul esnafının müşteriye olan yaklaşımını içeren rezalettir. hep söyledik, istanbul'da 20 milyon insan yaşıyor. gıda işletmeleri her türlü iş yapıyor. sen gidersin başkası gelir düşüncesi her yerde hakim. o yüzden bu tür şeylere alışmak gerekiyor. bence olayı sonuna kadar okuyun.

    iş yerinde mesaiye kalacağımız için yemeksepeti'nden pizza siparişi verelim dedik. pizza lazza'nın sancaktepe şubesinden pizza sipariş ettim. siparişi teslim aldım. açtım gördüm ki pizzanın benim istediğim pizzayla alakası yok. gelen pizzanın içinde asla yemeyeceğim sosis salam sucuk gibi et ürünleri mevcut. neyse insanlık halidir, olmamalı ama olmuş bir yanlışlık dedim. yemeksepeti'ne durumu belirttim ve doğru pizzanın gönderilmesini rica ettim. yemeksepeti restoranla iletişime geçti. restoran yetkilisi beni aradı,

    - gönderdiğimiz pizzayı yiyemez misiniz? dedi. durumu izah ettim. gerçekten yiyeceğim bir çeşit olsa ne onları uğraştıracağımı ne de doğru sipariş gelene kadar aç bekleyeceğimi belirttim.
    - beyfendi bakın şimdi sırada bekleyen siparişler var. eğer size istediğiniz pizzayı yaptırırsam önce onları dağıtırım sonra size pizzanız gelir dedi (rezalet başlıyor).
    - ben yaklaşık bir saat önce sipariş vermişim. öncelik benim değil midir? önce bana doğru siparişi göndermeniz gerekmez mi? dedim
    - tamam siparişinizi gönderiyorum ama 1 saat sonra elinizde olur dedi.

    sinirlendim. bulunduğum yere teslimat süresi 30 dk. yazıyor. adam beni 1 saat daha bekleteceğini söylüyor. neyse yapacağım bir şey yoktu. parasını ödemiştim sonuçta. başka yerden sipariş etsem hem tekrar ödeme yapacaktım hem de yine en az yarım saat bekleyecektim. peki kabul ediyorum dedim ve siparişi beklemeye başladım. 1 saat geçti, 1.5 saat geçti.. yemeksepeti'ni tekrar aradım. durumu anlattım. yaklaşık 2.5 saattir aç beklediğimi belirttim. restorana ulaştılar, restoranın beni arayacağını söylediler. teşekkür ettim kapattım. restoran beni aradı,

    - beyfendi çok yoğunuz. pizzanızı şimdi fırına attırsam 1 saat sonra ancak elinizde olur.

    evet yanlış okumadınız. adam telefonda konuştuktan sonra 'bu nasıl olsa o pizzayı yer yenisini beklemez' diye düşünmüş ve pizzayı fırına attırmamış bile! ben boşu boşuna 1.5 saat olmayan pizzayı beklemişim! pizzayı sipariş edeli 2.5 saat olmuş. fakat adam beni aramış 1 saat daha ekliyor. yani siparişi verdikten 3.5 saat sonra yemeğimi yemiş olacağım!

    - siz şu an espri mi yapıyorsunuz yoksa gerçek mi?! diye bağırdım. adam umursamadı bile..

    siparişi verdiğimde saat 18:37, adamın yemeğimi getireceğini söylediği saat 22:00!!

    allah belasını versin böyle işin dedim ve şirketten çıktım. saat 22:10'da telefonum çaldı. ben eve gitmişim çoktan. ''beyefendi pizzanızı getirdik'' diyor telefonun ucundaki adam. benim yerimde başka biri olsa ''o pizzayı al kardeş..'' ile başlayan cümleler kurardı. ama ben kurmadım. getiren elemanın suçu yok. ''güvenliğe bırakın onlar yesin'' dedim. yemeksepeti'nde yorum kısmında tüm bu yaşananları yazacağımı söyledim. tahmin edin yarım saat sonra ne oldu?

    http://i.hizliresim.com/gzoxnq.png
    peki sizce neden iptal olmuş gibi gösterdiler?
    http://i.hizliresim.com/vnjzlo.jpg

    iyi ki ekşi sözlük gibi mecralar var da bu rezillikleri herkese duyurabiliyoruz. yorum sizin...

    bonus 1: http://i.hizliresim.com/yrgdz2.jpg
    yemeksepeti yetkilisi özür diledi ve yorum yapma kısmını aktif hale getirdiler.
    bonus 2: http://i.hizliresim.com/8dymy1.jpg (onaylandıktan sonra yorumu görebilirsiniz)

    işte bunun gibileri olduğu müddetçe bu tür şeyler daha çok yaşanır. entry'nin en tepesinde ne yazmıştım? 20 milyon insan yaşıyor bu şehirde. gelen pizzayı yiyip şükredip kalkacak adam çok yani. bir de sığır demiş bana. koyun olmanın sığır olmaktan daha kötü olduğunu anladığımız zaman düzelmeye başlayacak bazı şeyler.

  • atm klavyesindeki 000 tuşu

    iban numarası girerken büyük kolaylık sağlar.

  • bisikletiyle hipnoz eden slovak kız

    yine de sexy blonde girl olmaktan kurtulamamış.

  • aynada yakışıklı olup fotoğrafta tipsiz çıkmak

    çözemediğim problem. gece yatağıma gitmeden bi banyoya uğrayayım diyorum. aynaya bakıyorum seksi hoş bi çocuk görüyorum orada. gideri var yani. ama fotoğraflarda çük gibi(afedersiniz) çıkıyorum. hatta daha da ilginci telefonun selfie kamerasını açıyorum, çekmeden önce ekrandaki görüntüm hoşuma gidiyor, ne zaman ki fotoğrafı çekip önizlemede çektiğim fotoğrafa bakıyorum yine tipsiz. vallaha bu lens üreticileri eylenir bizimle. niye öyle oluyor anlamıyorum. e tabi aynada bir tek sen görüyorsun. insanlar seni fotoğrafta görüyor. haliyle aynadaki görüntünün faydası yok. yazık günah boşa gidiyor.

    :(

  • robin van persie'nin ramazan ayında su içmesi

    adam belki alevi amk ne hemen eleştiriyorsunuz?