erebosss10
profili

  • yüzüklerin efendisi (dizi)

    ilk iki bölümü “bence” berbat olmayan dizidir. efsane demem, olağanüstü beğendim demem, çok iyi bile demem. hayal kırıklığı yaşadım ama “berbat” olmuş da diyemedim. bazı hoşuma giden sahneler, görseller de yok değildi.

    yalnız bir tek şey, ufacık bir detay çok ağırıma gitti. hatırlarsınız peter abimizin serisinde aragorn kırılan kılıç yere düştüğünde onu nasıl büyük bir saygıyla, ağır ağır düştüğü yerden alıp da yerine koymuştu. o tek sahnede o evrende maziye nasıl büyük bir saygı beslendiği iliklerine kadar işler insanın, aragorn' un hareketlerindeki ağır başlılık, bakışlarındaki derin hüzün, üzüntü böyle en ufak hücrenize kadar nüfuz eder. sinema bence en çok bu yüzden sevilir, bir film izlediğini bildiğin halde o sahnedeki duygu sana geçtiği an gerçek dünyadan kısacık bir süre de olsa koparsın, izlediğin sahnedeki duyguyu tecrübe edersin. fantazi edebiyatın da bizi bu kadar sarıp sarmalamasının esprisi belki buradadır; normal hayatında asla tecrübe edemeyeceğimiz bir duyguyu kısacık bir an bile olsa hissedebilmemize olanak sağlar. evrenin içine girmek, atmosfere kendimizi kaptırmak işte tam da bu yüzden çok önemlidir.

    hah işte celebrimbor feanor' un çekicini durduğu yerden lönk diye özensizce kaldırıp eline alınca, öyle oklava gibi duygusuzca elinde sallayıp bi şeyler söyleyince ve öküz gibi tekrar durduğu yerde paldır küldür bırakınca büyük hayal kırıklığı yaşadım ben. parayla, bütçeyle alakası olan bir şey değil bu; özensizlik baştan aşağı. bütün o evrendeki en kıymetli varlıkları, silmarilleri döven feanor' un çekicini benim evdeki şarjlı matkap gibi elinde sallamamalısın abi. o saniye pıt diye kopuveriyor insan atmosferden. yoksa siyahi oyuncular izlerken hiç rahatsız etmedi mesela, belki o evrene çok daha aykırı bir durum ama ne bileyim, hissiyatım bu şekilde işte.

    özensiz, zerafetten uzak sik gibi bir çağda yaşadığımız yetmiyor bir de bu özensizliği senden dinliyoruz amazon. (yılmaz ve ilkkan kardeşlerime selam olsun)

  • game of thrones

    gelin lan gelin acayip guzel bir detay yakaladim. bebe gibi seviniyorum su an. teeeeee 2. sezon 7. bolumden.

    --- s02e07 spoiler ---

    hatirliyor musunuz qarth diyarinda quaithe diye bir hanim ablamiz vardi, yuzu maskeli. olm bu kadin var ya ciddiyim diziye girip cikanlar arasinda en araf karakter.

    bu hanim ablamiz ayi soyundan gelen, lord friendzone jorah mormont ile ilk tanismasinda soyle bir laf ediyor.

    jorah: who are you ?
    quaithe: no one

    bu tanisma bolumunde zaten verdigi bu cevapla hanim ablamiza asiri derecede bir merak uyaniyor. fakat devaminda is hakikaten cok garip bi yere gidiyor ki akil sir erdirmek mumkun degil. uzerine bi kamyon teori yazilir avs.

    bolumun devaminda jamie, starklar tarafindan esir tutuldugu kafeste kendi bokunun icinde oturmakta. lannister soyundan gelen bir de uzak kuzeni getiriyorlar bu kafese. iste bunlar basliyor konusmaya. meger kuzen, zamaninda jamie' nin yaverligini yapmis bir turnuvada. onu anlatiyor. sonra bizim jamie de aska geliyor, basliyor barristan selmy abimizin yaverligini yaptigi savasi anlatmaya. diyor ki "barristan selmy o savasta adeta sadece kirmizi renk kullanan bir ressam gibiydi" sonra da kendi kacisi icin bu diyalogun sonunda kuzenini oldurup, kafese giren muhafizdan anahtarlari caliyor.

    peki bir sonraki sahne? amina koyim ciglik attim.

    bir sonraki sahnede quaithe' yi, bir oluyu kirmizi boyalarla boyarken goruyoruz.

    i - s - l - a - n - d - i - m !!1

    --- s02e07 spoiler ---

    simdi besiktas basligina gidiyorum, kadro yapacagim. boyle boyle bitirecegiz kanki bu mesaiyi.

  • 11 ağustos 2017 arsenal leicester city maçı

    arsenal' de bu sezon mesut özil' in ilk 11' de forma bulmasının çok zor olacağını gördüğümüz maç oldu. eğer bu maçtaki görüntüsü, ki geçen sezondan devam eden bir görüntü bu, devam ederse mesut kariyerini son derece sönük sonlandıracak gibi. her zamankinden daha isteksiz, daha güçsüz ve daha etkisiz.

    arsenal' de lacazette' in ne kadar büyük bir fark yaratma potansiyeli olduğunu gördük fakat takımın orta sahası, topu 3. bölgeye taşımada o kadar yeteneksiz ki gözüm yandı maçı izlerken. lacazette daha maçın başında ilk ortada ceza sahası içinde nerede durulması gerektiğini ne kadar iyi bildiğini gösterdi. gol vuruşu da kusursuzdu. daha sonra devre bitiminde sırtında stoper varken arkası kaleye dönük şekilde topu alışı, vücudunu kullanarak dönüşü repertuarından başka bir çeşitlemeydi. gol vuruşunu yapamadı ama kayıp top devamında arsenal' in 2. golü oldu.

    2. devre arsene wenger' in oyuncu değişikliklerinden sonra sol kanada geçen lacazette, burada topla buluştuğu ilk 4 pozisyonda arka arkaya isabetli 4 orta yaptı. bunlardan 3 tanesi key pass dediğimiz türdendi.

    yüksek ihtimal alexis sanchez ' in takıma dönmesinin ardından, lacazette - sanchez - chamberlain üçlüsünün önünde tek forvet olarak giroud' u izleyeceğiz ve mesut yedek kulübesindeki istirahatine başlayacak. form tutmazsa bu dörtlüyü zorlaması imkansıza yakın.

  • cenk tosun

    - sağ ayağıyla gol vuruşu var
    - sol ayağıyla gol vuruşu var
    - kafa ile gol vuruşu var
    - spektaküler vole, röveşata var

    bu sezon 30 resmi maçta 18 gol gibi yadsınamaz bir katkısı var.

    eksikleri neler?

    - gomez ve drogba tipinde bir forvet değil, hava toplarını arkadaşlarına indirme yeteneği eksik. (fazla gelişemez)
    - birebirde adam eksiltme kabiliyeti sınırlı (fazla gelişemez)
    - uzaktan şutlarda gelişmesi gerekiyor (gelişebilir)
    - off the ball dediğimiz topsuz oyunda gelişmesi gerekiyor (fundemental eksiklik)
    - hakemle çok oynuyor, kendini çok çabuk yere bırakıyor (mental eksiklik)

    yani genel olarak cenk, gol vuruşu olan tipik bir golcü. pivot santrafor değil ve olamayacaktır. eğer geliştirebileceği 4 eksiği üzerinde durur ve mevcut yeteneklerini de keskinleştirirse uzun yıllar beşiktaş kadrosunda yer alıp katkı vermeye devam edebilir.

    asla mario gomez, drogba, suarez, cavani veya ibrahimovic seviyelerine çıkamayacaktır fakat cenk' i sahip olmadığı özelliklere bakarak yerden yere vurmak da haksızlıktır.

    malesef kötü huyumuz, gelişime teşvik etmek- yönlendirmek yerine hemen defterden silip atma eğilimindeyiz.

  • game of thrones

    khal drogo' nun flash bellek olarak diziye dönmesi durumunda khaleesi kendisini gayet muntazam bir şekilde götüne sokup dosya aktarımı sağlayabilir. öyle de teknolojik dizidir.

    flash bellek ne ulen allahsızlar?

    (bkz: bir flash bellek olarak khal drogo)

  • yaran facebook durum güncellemeleri

    evli gamer çiftimizin erkeğinden, ilk çocuklarının doğumundan sonra paylaşılan çekirdek aile fotoğrafıyla birlikte geliyor:

    - player 3 has entered the game. hoşgeldin oğlum.

  • beşiktaş

    medya denen aşağılık ortamda nasıl haysiyetsizce beşiktaş haberi yapıldığına dair yine bir örnek var bugün.

    mackolik' te ana sayfada haber başlığı şu: tolgay : eslem' in suçu

    bildiğiniz üzere tolgay, sezon başında eslem ile girdiği bir ikili mücadele sonrası çok ağır bir sakatlık geçirmiş ve ilk devreyi kapatmıştı. haber de bunun üzerine. ikili mücadelede eslem' in sert girerek suçlu olduğunu söylemiş tolgay. başlıktan çıkan sonuç bu.

    sonra başlığa tıklıyoruz, haberin içeriği şöyle:

    "siyah beyazlı takımda kalmayı tercih ettiğini vurgulayan genç yıldız, "almanya'da 5 sene oynadım ve beşiktaş'a geldim. burada çok mutluyum. avrupa'dan transfer teklifi geldi ama gitmek istemedim. sakatlığımdan dolayı yarım sezon kaybettim." dedi.

    sezon öncesi kampında genç oyuncu eslem'in müdahalesiyle sakatlanmasına değinen tolgay, "elsem'in bir suçu yoktu. benim hatamdı." ifadelerini kullandı."

    *

    işte beşiktaş taraftarı böyle böyle geriliyor, böyle böyle öfke doluyor. bu öfkenin bir yerden patlak vermesiyle birlikte de "kırılgan camia" diye adımız çıkıyor. kırılmayı bırak, ananızı siksek az size.

  • yaran olaylar

    dün akşamdan beridir narcos diye bir dizi varmış ona başladım. pablo escobar' ın hayatını anlatıyor. tabii kurşunlar, bombalar, ponpalı tüfekler falan gırla. şiddetin içine düştüm ve naif yaradılışım sebebiyle evin içinde pijamalarla tedirgin bir halde izlemeye devam ediyorum bugün.

    yarım saat önce, sekizinci bölümü izlerken birden benim balkonda bir patlama meydana geldi. şaka yapmıyorum, her kelimesinde ciddiyim. balkondaki masanın üzerinde bi şey patladı.

    ayağa fırlayıp koltuğun arkasına saklandım. elime de ayağımdaki terliği aldım, her saldırıya hazırdım. düşündüm. ulan ben kokoyin kaçırmıyorum, adalet sarayı bonbalatmadım, kız kaçırmadım (ki kaçırsaydım asla zarar vermez, evlenmeyi düşünürdüm) ve başka herhangi bir suça da karışmışlığım yok. taş çatlasın geçen ay aidatı ödemedim, o da sırf bu monoton hayatıma bi renk gelsin diye. topu tüfeği 100 türk lirası kadar anarşizm. balkona kurşun sıkmalık kadar büyütülecek bir şey değildi sayın site yöneticisi.

    sonra kafayı rakun gibi çıkardım koltuğun arkasından. balkon masasının üzerini incelemeye başladım. dışarıdan bi şey fırlattılar ve masanın üzerindeki bi şey patladı. farkedebildiğim buydu.

    bi şey çarptı gözüme. yerde hareketsiz yatıyor. baktım. göremedim çünkü 3 derece miyopum. lanet olsun gözlük de uzağımda. risk almalıydım ve aldım da bayım. gözlüğü taktım. yerde kıpırtısız yatan nesneye baktım... çakmağı balkonda unutmuşum hınıısssını hıvrıdını !! sıcaktan patlamış menşeini siktiğim ürünü.

    bu çalkantılı hayat beni öldürecek, yemin ederim öldürecek. evlenmek istiyorum.

  • beşiktaş

    geçen sezon ba ve sosa transferlerinden önce yaşanan gerilim taraftarda yine başladı. lan arkadaşım, bi dur. bi sakin.

    fikret orman yönetimini yetmiş konuda eleştiririm fakat türkiye' de (çoooooooooook açık ara) en başarılı transfer politikasını yürüttükleri konusunda haklarını da teslim edelim.

    ha illa şimdi bu entrye laf çakmak için kendini zeki zanneden malın biri çıkıp "rerörörö sezer öztürk, yalçın, eneramo, dany" falan demeye kalkmasın onun ağzının yayını sikerim bak. adamlar kaç tane transfer yapmış, aradan 3-4 başarısız olunan isim sayıp işgüzarlık yapmayın.

    gökhan töre - 92 doğumlu

    ödenen bonservis: 4,50 milyon euro
    şu anki piyasa değeri: 12,00 milyon euro
    performans: tartışmasız takımın yıldızı, şu an yerli statüsündeki en değerli futbolculardan biri

    demba ba - 85 doğumlu

    ödenen bonservis: 6,00 milyon euro
    alınan bonservis: 13,00 milyon euro
    performans: oynadığı tek sezonda 44 maçta 27 gol 7 asist

    jose ernesto sosa - 85 doğumlu

    ödenen bonservis: 3,40 milyon euro
    şu anki piyasa değeri: 7,00 milyon euro
    performans: ligde 27 maç 5 gol 8 asist

    pedro franco - 91 doğumlu

    ödenen bonservis: 2,40 milyon euro
    şu anki piyasa değeri: 4,50 milyon euro
    performans: beşiktaş' ta oynadığı süreç boyunca önce kolombiya a milli takımına yükseldi, sonra da porto' dan teklif geldi.

    tolgay arslan - 90 doğumlu

    ödenen bonservis: 0,45 milyon euro
    şu anki piyasa değeri: 4,00 milyon euro
    performans: ilk sezonunda oldukça tatmin edici bir performans gösterdiği sanırım tüm futbolseverlerin ortak görüşü. bu sezon sakatlık yaşamazsa patlama sezonu olacaktır.

    cenk tosun

    ödenen bonservis: 0,00 milyon euro
    şu anki piyasa değeri: 6,50 milyon euro
    performans: forma şansı bulduğu dönemlerde oldukça iyi performanslar gösterdi fakat malesef bilic' in mustafa pektemek takıntısının kurbanı oldu. şenol hocayla birlikte bu sezon çok daha fazla konuşulacağından benim zerre şüphem yok.

    bunların haricinde son derece düşük maliyetlerle transfer edilen diğer futbolcular şunlar:

    (bkz: atiba hutchinson) / bedelsiz transfer
    (bkz: alexander milosevic) / 1 milyon euro
    (bkz: kerim frei) / 3,15 milyon euro
    (bkz: ramon motta) / 1,00 milyon euro
    (bkz: ömer şişmanoğlu) / 1,65 milyon euro
    (bkz: andreas beck) / 1,75 milyon euro
    (bkz: dusko tosic) / bedelsiz transfer

    yani demem o ki, bu kadar parasızlığın içinde bunca başarılı transfer gerçekleştiren yönetim mutlaka eldeki bütçeyle çok iyi takviyeler yapacaktır. biraz daha sabır.

  • demba ba

    14 m euro' ya satisi mukemmel bir transfer basarisi olur. 6 m euro' ya alip bir sezon boyunca cillop gibi performans aldigin 30 yasinda forveti bu paraya satmak iyidir.

    demba ba' yi cok seviyorum fakat mevzu besiktas olursa lokantaci esnafi babami bile cin' e satarim 14 m euroya. ilk alti ay dil problemi falan cekersin ama sonra alisirsin baba. uzgunum.