biz aslında filmin sonunu görüyoruz.
bu hikayenin bir de başı var.
nasıl flörtlestiler acaba, birbirlerinin neyini beğendiler. mesela biri oğlunun parfümünü sıkıp mı kahveye gitti, öyle mi ilgisini çekti?
diğeri yeni gömlek giyince iltifat mi etti?
ama nasıl dediler bunu.
şimdi biz ya kendi hayatimizdan ya filmlerden biliyoruz bu flört dilini. bu adamlar o dili mi konuşuyor, yoksa çok daha ince, gizli anlamları olan bir dil mi gelistirmisler?
herhalde birbirlerine aşkitom demiyorlar!
mesela seni seviyorum, demisler mıdır birbirlerine? gerçi denmez de... parklarda öpüşecek vaziyete gelmişlerse iyi kötü seviyorlar birbirlerini. seven kalpler ayrılmasın.
frombillericay7 profili
-
küçükçekmece'de öpüşen dayılar
-
cansız varlık olsan ne olmak isterdin
şarkı.
-
avrupa gelişirken osmanlı ne yapıyordu sorunsalı
çöküyordu ama balkan savaşlarında yenilene kadar çöktüğünün farkında değildi.
gelişmeye pek ihtiyacı yoktu. çünkü ticaret yollarını kontrolü altında tutuyordu. avrupa hem roma'yi (istanbul'u) müslümanlara kaptırdığı hem de dolayısıyla stratejik ticaret bağlantılarında kontrolünü yitirdiği için gelişmek zorundaydı.
spekülatif bakış açılarından biri, küçük buzul çağının avrupa'da felsefik açılıma neden olduğunu söyler. açlık , hastalık ve sefalet insanları düşünmeye itmiştir de denir.
ıklimsel etki osmanlı'da celali isyanlarinda kendini gösterir.
şimdi de avrupa'nın coktugune dair görüşler var. günümüzde gelişme ve yenilikler amerika ve çin 'de. çin amerika'dan korkmadı. amerika dünkü cocuk, biz 4000 yıllık devletiz, dedi.
şimdi osmanlı müslüman roma bile olsa, çin diye de bı gerçek var.
osmanlı'nın esas gücü bilimsel ve teknolojik değildi. yonetimseldi. türkler anadolu'ya küçük atlar üzerinde hafif savascilar olarak, işgalci birlik olarak girdiler ve arapların paralı askerliğini yaptılar. kıpçak köle baybars abbasileri yenip memlûk sultanı olmustur. islam geniş kitlelerin dini degildi. yönetici sınıfın diniydi. çünkü islam'ın temel felsefesi itaattir. islam bir devlet yönetim felsefi ve yöntemi ortaya koyar. bir müslüman nasıl allah'a inanıp ibadet edecekse, allah'ın yeryuzundeki düzeninin bir yansıması olan devlete de itaat etmeli.
osmanlı eliti her şeyden haberdardı. onlar gelişmeleri, yenilikleri biliyorlardi. bunlari benimsemediler ve halkla paylaşmadilar.
öte yandan avrupa'da da bilimsel devrimler halk ve iktidar tarafından kolayca kabul edilmedi. lavoisier asıldı mi, giyotinle mi kellesi uçuruldu merak eden bakabilir.
viktor hugo deniz işçileri romanında fransa açıklarındaki bir küçük adada halkın cinlere ve seytanlara inandığını, bunlarla büyü yoluyla mücadele etmekte ısrar ettiğini anlatir.
bunun yanı sıra sanayi devrimi, yani revolution, aslında felaket anlamında kullanılır. sanayi felaketi nedeniyle londra şehrinde haydutlar, seri katiller, hırsızlar ortalığı kasıp kavurdu.
tüm bunlar iyi kötü yerine otururken 1. dünya savaşı çıktı. ardından da 2. dünya savaşı.
yani avrupa da yenilikleri öyle kolay kolay sindirmedi.
devletler dogar, büyür ve çöker. olur böyle şeyler.
tarih maalesef doktora düzeyinde bile türkiye'de dürüstçe anlatılmıyor. yalanlarini ispatlamak zor ama sezmek kolay. örümcek hislerinize güvenin. -
yazarların 2024 yaz tatili planları
olimpiyatları izlemek.
paris 2024 olimpiyat oyunları -
karşılıksız iyilik yapmak
(bkz: #153379983)
bugün bu entry debe'ye girmiş.
karşılıksız iyilik görmenin mutlulugundan bahsediyor bu entry. yani başlığın teması olan karşılıksız iyilik yapmaktan değil.
zaten bunu yapan yani karsiliksiz iyilik yaptım, şöyle iyi hissettim, diye anlatandan da rahatsız oluruz.
ama insanın bir baskasiyla bağ kurması, bir başkasına bir şey vermesi, özellikle de ihtiyaç duyduğu bir şeyi vermesi ya da kendine de lazım olan şeyi paylaşması yüksek bir erdemdir. tek erdemdir belki de.
bu yüzden de ucuzlasmadan ve rahatsız edici olmadan anlatması zordur. -
paranın bir insanı elit yapıp yapmayacağı
yaptı mı?
örnekler ortada.
nusret, ali agaoglu, şeyma subaşı elit mi? -
kavgaya çağrılabilecek kitap karakterleri
tanrı.
en az 3 kitapta yer aliyor.