turanacagri6
profili

  • 108 km hızla 1228 lira trafik cezası yemek

    evreşe 'de insanlara kurulan tuzak neticesi vatandaştan yapılan soygun.

    şehirler arası yollar 100-200 nufuslu köylerin içinden geciyor, saçma sapan yerlerde tabelalar 30-50-70 hızlarına düşürülüyor. hangi birinde yavaslayacaksin?

    bir kaç defa tabela hızlarına uyarak gidelim dedik arkadaşlarla, eşimle falan. sonuç baya komik oluyor. bu hız tabelalarını 10 dakika uyabilecek sürücü yok dünyada.

    ayrıca 1228 lira ceza ne ya. adam öldürenlere daha az ceza veriliyor.

    edit :

    kuralların saçma olması ve cezaların yüksek olması eleştiriyi hakeden bir konudur ve ben de eleştiri hakkımı kullanıyorum.

    evreşe'de ki eds şehir dışında, malkara , lapseki , ezine 'deki edsler şehir dışındalar. tuzak olarak sadece para kazanmak için koyulmuşlar.

    300 olur 500 olur 1228 lira ceza olmaz. asgari ücretli birinin 15 günlük emeği elinden böyle bir sebepten alınmaz.

  • deniz mi daha çok huzur verir orman mı sorunsalı

    sağlık, ekonomi huzur verir insana.

    hayat kötüyse ne orman huzur verir okyanus.

    eğer kafan rahatsa çukurova'da 45 derecede pamuk toplarken de türkü söylersin.

  • risale-i nur

    okudum, çok okudum, bu kitabı bilirim hacılar.

    bir insanın kalemine göre edebi değeri olduğu kesin. platon olmasa da iyi bir felsefeci said nursi, insan psikolojisini çözmüş. bir zir delinin yazısı değil.

    15 sene önce babamın vizyonsuzluğu ve şuursuzluğu yüzünden 6-7 ay okuyucular dedikleri tayfanın süleymaniye'deki suffa denilen evinde kaldım.

    eve ne gazete ne dergi giriyordu. televizyon bilgisayar falan zaten şirkin tillahıydı. fetocüler bile bunların yanında avrupai kalıyor. varsa yoksa risale.

    içlerinde kalbi çocuk kadar temizleri vardı.

    birgun ders çalışırken mp3 dinleyim dedim, candan ercetin çalıyor, abi daldı odaya, sesi duydu . beni içerde 3 zenci ile orgy yaparken bulsa adam bu kadar şok olurdu. kadın sesi dinliyordum. adamın gözleri doldu, buna gerçekten inanarak üzüldü ve bu adam hukuk fakültesi okuyordu. hakim olduğunu duymuştum.

    5 katlı komple bina onlarındı. alt kat yemekhane üstlerinde mertebelerine göre vakıf denilen hiç evlenmemiş adamlar, en üstte de talebeler yani biz vardık.

    sürekli risale okunur, esnafından işitme engelilere kadar ceşitli gruplara sohbet yapılır bol çay içilirdi.

    evde eşofmanla bile gezmek yasaktı, kumaş pantalon gömlek default kiyafetti. sarık ve cübbe ekstra mana puanı kazandırıyordu. ilk gün eşofmanla gezdim diye ne travma yaşatmıştı yavsak nizam abi.

    mesela sali akşamları esnaf gelirdi, çok kalabalık olurdu, toplanıp gitsek bigün çok değişik şeyler görürsünüz.

    anlatsam çok maceralar vardı oralarda ama uzatmayacagim, konu risale-i nur denilen zirvalik. abilerin beni lanetlediklerini biliyorum da göte göt demek lazım erenler.

    her namazdan sonra bir saat okurduk, akşamları birer saat okumamız vardı. hiçbir şey anlamazdim. biri sohbet yapıp anlatırsa hoşuma giderdi.

    bir kere çok net said nursi kendini seçilmiş kişi olarak görüyor , peygamberin ahir zamandaki elçisi, dinin guncelleyicisi yani mucedditlik iddiasinda.

    yok öyle demez de çok mutevazi de bilmem ne mevlana şimdi gelse risaleyi yazardı, ben de onun zamanında gelsem mesneviyi yazardım diyor adam. bu ne demek, allah beni seçti gönderdi demek.

    zaten kitabı allah'ın yazdirdigina inaniyorlar, müritleri kitabı kutsal görüyor, üstad bizim için gerekli olan imani konularla ilgilenmiş, miras ayetlerinden bize ne diyorlar.

    aslında kendilerini risalenin tefsir olduğuna inandirmis gibi gösteriyorlar. en temelinde de kendilerinin seçilmiş ahir zaman elçileri, tebligcileri olduklarını sanıyorlar.

    yazar bu kitapların içeriklerinin kalbine indirildiğini ve yazdirildigini söylüyor. mesela 17. sözdü sanırım bu risale kalbime farsça zeyledildigi için farsça nesredildi diyor.

    kapısına her sorulana cevap verilir hiçbir soru sorulmaz yazdığı ve bunu başardığı, arada imam ebu hanife ile falan peygamberler meclisinde takıldığıni söylüyor.

    said nursi'nin hapishanelerde defalarca zehirlendiğini ama ölmediğini belgelerle ispat etmeye çalışıyorlar. buna gerçekten inanmislar.

    risaleleri hergün okuyan, okuyamasa bile kapağını bile kaldiranın imanınin kurtulacagi dolasiyla cennete gireceği iddiasindalar.

    bir tür sapkınlık risale-i nur denen deli sacmalari. umarım insanların gözleri açılır yoksa çok ibretlik durumdalar.

  • biz aslında evli değiliz

    yaşayan genç bir çocuk tecavüzcüsü ortada dolaşıyor, belki başka çocuklara da tecavüz ediyor, hoca maşallah eski aşklarını dökülüp kaynanasının dedikodusunu yapıyor.

    milli eğitim bakanlığı'nın bu adamı bulup rehabilitasyona tabii tutması lazım. geçmişinde hemcinsinin tecavüzüne uğramış ( bahse konu iğrenç eylem tecavüzdür), yetişkin olmasına rağmen harekete geçemeyen, okula yeni atanan hocalara veya internette tanıştığı kişilere aşık oldum diyen bir ucubeden bahsediyoruz.

    5 - 6 yıllık evliliğinde 2 kere başka kadına aşık olmak nedir? evli barklı adam okula gelen hocayla öğretmen odasında aşk mı yaşar? internetten hiç tanımadığın birine aşık olacak ne konuştun? doğal mı bu ? ya karın yapsaydı aynı şeyi?

    bunlar daha cesaret edip anlattıkları, geride çok daha iğrenç şeyler yaptığından şüpheliyim.

    bu adamın okuttuğu sınıfa kim çocuğunu yollar. eşinin ırkını, kilosunu, cinsel hayatlarını, mesleğini, adını, yaşadıkları yerleri, eski sevgilisinin adını, okuduğu üniversiteyi içine alarak garip hikayeyi
    sosyal medyaya taşıyacak kadar dağıldığına göre kafayı bayaa sıyırmış.

    herifin geçmiş enytrylerine bi bakın derim.

    (bkz: #93677735)

    anneyi boşamaya çalışırken eski sevgilisine zıplıyor, aklı stabil değil.

    bir ay önce sahil kasabasına taşınmış,

    (bkz: #93973189)

    maddi sıkıntıları var.

    (bkz: #96582274)

    küçük bir şehirde eşine masraf yapmadan nasıl kredi kartını ödeyemez duruma geldin? bunu ekonomik krize bağlamışsın ama kaç yıllık öğretmensin senin ayda 15-20 bin arası harcaman gerekir ki asgariyi ödeyeme. anlattığına göre kaza bela yok.

    (bkz: #96955890)

    eşinin pek güvenemediği bir tip. eşimle paraları ayrı harcarız , ben dara düşünce koltuk çıkmaz diyor. bence hatun ve ailesi bundan kurtulmak istiyor ama tırsıyorlar. adam duvara deldiği deliği yirmi sene saklamış. (bkz: #96956047) aynı evin içinde ne dara düşmesi öyle evlilik mi, o evllikte çocuk mu yetişrilir.

    sorunlu bir çocukluk geçirmiş, doktorun daha fazla para koyarak aldıkları arabanın kimin üzerine olacağının bile tartışma konusu olduğu garip bir evlilik ama burada çocuğu için tahammül gösteren taraf doktor hanım. sorunlu bir ailede büyümüş garip bir tip için ailesini karşısına alması ve bu evlilikten çocuk dünyaya getirmesi büyük hata olmuş.

  • devlet bahçeli

    zamanında rahmetli ecevit'e yaptıkları aklıma geldi.

    başbakan hasta, rahşan ona bakamiyor, altı bezleniyor, ülke yanıyor diye koalisyonun gencecik iki ortağı, sapasağlam cumhurbaşkanı olmasına rağmen, ekonomik tedbir sonuç verip kriz atlatilmişken, acele seçime gidip ülke sahipsiz kalmış, tek kurtuluş yolu akp'ymis gibi göstererek bu günlerimizi hazırladı.

    şimdi ülke kaynıyor, bu adam ortalarda yok. tabii ki bir gün helvani yiyecegiz, arkandan iyi bilmezdik diyeceğiz ama dileğim kolay ölememesi.

    altında bezin var mı şuan bilmiyorum ama etme bulma dünyası, kinadigin başına gelmeden ölmezsin. siz soydaslari için tüm dünyadan ambargo yemeyi göze alacak kadar cesaretli aynı zamanda karısı için şiirler yazacak kadar naif bir insanla ilgili her şeyi söyleyebilirlerken, şimdi yenikapi mitingine kadar fetö aleyhinde bir tek söz bile söylememiş bu adam için çıkan soylentileri susup dinleyeceksiniz!

    senin rahşan'in da yok, eminim ecevit huzurla gözlerini kapattı, sen ülkemi ortadoğu batakligina saplanmış, selefi terör örgütleri yüzünden bir tane dostu kalmamış, içerde dışarda hainlerin yönettiği, herkesin umutsuz olduğu, beş parasız bir halde bıraktın.

    umarım bir daha iki dünyada da huzur bulamazsin.

  • rte'nin kitap incelemesi

    çok yaşlanmış, elleri hafiften titriyor, iki kitabı bir eliyle tutup diğerini arkalarına zor yerlestirdi, avuclari yumuşacık olmuş.

    bilirim böyle elleri, pamuk gibidir tokalastiginizda anlarsiniz, huzursuzluk verir. uzun zamandır fiziken kendini hiçbir işte zorlamadigini hissettirir, ne bir nasır ne bir kesik, hayatla ugrasmamis uzun zamandır.

    çöküşün hizlanacak, daha da titreyecek, daha da yumusayacaksin ve kimse sana üzülmeyecek, herkes dişini sıkarak bakacak sana ve dönüştüğün şeye.