debe başlıkları

nush ile uslanmayani takdir eden adam8
profili

  • ankara'da medenice otobüs sırasına giren insanlar

    bölge bölge değişir.

    mesela ulus meydan'da böyle bir sıra olamaz. çünkü çomarlarda böyle bir kültür yoktur. çullanarak işlerini görürler.

    aynı sikik yapıyı etlik aşağı eğlence merkez durağında da görebilirsiniz. buradaki boktanlık biraz da yer sıkıntısından kaynaklı gibi görünse de medeni olan insan her şeye çare üretebilir en nihayetinde.

    etimesgut'ta durum daha vahim mesela. çullanmayı aşıp birbirlerini siken insanlar görebilirsiniz. burada ise insanlara kısmen de olsa hak vermek zorundayım çünkü toplu taşıma aracı sayısı ve araçların kapasiteleri nüfus yükünü kaldıramıyor. yine de böylesi hayvanlığı ancak hindistan'da falan görürsünüz.

    gördüğünüz gibi nerede yaşadığınız çok önemli ama medeniyetsizlik seline kapılmamanız daha önemli. böyle yavşakça yaşayıp ömrünü tamamlamalı insan.

  • hiç tatlı yemeden yaşamak

    1 yıldır rafine şekerli hiçbir ürünü tüketmiyorum. hiç aç kalmadan 10 kilo verdim. tavsiye ederim. sadece geçen bayramda teyze ziyaretinde derdimi anlatamayacağım için 1 dilim baklava yedim. midem bulandı resmen. bu ne boktan bir şeymiş.

    demek isterdim ama öyle değil gençlik. bi tepsiyi gömebilirdim oracıkta. neyse ki bi daha ister misin diye sormadı. çok güzeldi lan. hakikaten teyzem niye sormadı ki. bak yine aklıma geldi şimdi. neyse gidip bi elma kemireyim amk.

    vay babayın kemüğüne, süper baklavaydı gerçekten.

    yaşanmayacak gibi değil. yapılabilir bir şey. yapın. meyve yiyin.

  • ali koç

    adam fenerbahçe başkanının hediye ettiği pele imzalı topuyla mahallede maç yapmış. vay arkadaş. zenginlik böyle bi şey işte.

    pazar günü fenerbahçe'nin başkanı olacak adamdır.

  • hande fırat

    muharrem ince: "bu ülkede cumhurbaşkanı'nın maaşı 25 kat artmış. sizin maaşınız 25 kat arttı mı hande hanım? benimki artmadı."

    bu soruya cevap vermeyen kadın. arttı mı hakikaten?

  • kavga etmekten korkan erkek

    4 yaşındaki kızımın arabanın aralı camından ağzını uzatıp "baba" diye bağıra bağıra ağladığını duyduğumdan beri korkuyorum gençler. çığlıkları duyup adamın yakasını bıraktığım gün bıraktım bu deli saçması işleri. önce adamdan sonra kızımdan özür diledim.

    ve anladım.

    artık trafikte bırakın arabadan inmeyi, el kol hareketi bile yapmaya korkuyorum.

    "bu ne işe yarıyo amk" deyip her aldığım arabada pasif hale getirdiğim içeriden otomatik kilitleme fonksiyonunu düşünenin ellerinden öpüyorum artık.

    o günden sonra belalı tipler şeridi olan sol şeridi mecbur kalmadıkça kullanmıyorum.

    bomboş sokakları sinyallerim ile aydınlatıyorum. hata yapanlara sadece gülümsüyorum.

    bir tek yaya geçitlerinden geçmeye çalışan yayalara yol vermekten çekiniyorum. onun sebebi de bana güvenip yola atlamasınlar diye. malum, ben yavaşlayınca vakti dar olan bilim insanlarımız beni sağlayıp ya da sollayıp yayayı pert edebilir.

    hız yapmıyorum, emniyet kemerimi takıyorum, öyle ki hanım işe geç kalmak istemediği için benimle gelmiyor artık sabahları.

    kızım bile baba neden bütün arabalar bizi geçiyor diye soruyor. senin yüzünden eşşoleşşek diyorum. gülüyor.

    nerede yaşadığımı biliyorum. başıma neler gelebileceğini de biliyorum. ben sadece hayatta kalma yüzdemi düşürüp bana ihtiyacı olanları yüzüstü bırakmak istemiyorum.

  • antidepresan etkisi gösteren şeyler

    içinize sinmeyerek aldığınız bir karardan vazgeçmek.

    saatlerce, günlerce tüm zihinsel aktivitelerinize ambargo koyan bu rahatsız his, bir anda uçup gider ve sonsuz bir rahatlama hissiyle yeniden hayatınıza odaklanırsınız.

  • ozan tufan

    rakibinin sağından atıp solunda yorulan ulvi.

  • türk erkeklerinin genelde ağzının kokması

    (bkz: hoh)