ismin e hali55
profili

  • ak parti 2020 gerilim yükseltme politikası

    profesyonel seçmeniz. yer mi anadolu çocuğu?
    seçim öncesi hikayesi işte bu.
    yakında buraya bir de dış gerilim gelecek. bu senenin talihlisi yunanistan diye tahmin ediyorum.
    cehape muhabbeti başladı.
    bu sıcakta hiç de çekilmez şimdi gereksiz nefret, öfke, hınç, kavga, kin vs. mecbur çekeceğiz artık.
    püff!

    (bkz: türkiye'nin gerçek gündemini hatırlatıyoruz)

  • 21 mart 2020 istanbul sahillerinin dolması

    kadıköy'den bildiriyorum sokaklar full.
    sevgililer buluşmuş. yaşlılar güneşleniyor.
    her eve bir tabut kampanyasını destekliyorum.
    haydi çocuklar kırkınızda görüşmek üzere.

  • 1 mart 2020 siha'ların tarihe geçmesi

    ak parti'nin 18 yıllık günahlarını, bir grup siyasetçinin mezhepçi siyasetleri ve çekişmeleri nedeniyle hayatını kaybetmiş milyonlarca insanın vebalini sıfırlayan bir kahramanlık destanıdır.

    ak parti'ye bizleri ortadoğu'daki kavgaya taraf yaptıkları için teşekkür etmeliyiz. iyi ki büyüklerimiz emevi camisi'nde namaz kılmaya yeltenmişler.

    iyi ki suriye savaşı sonrasında türkiye'nin demografisini değiştireceği açık olan göç gerçekleşmiş.
    iyi ki 5 milyon geleceksiz göçmen, hali hazırda açlık kavgasının ortasında milyonlarca genç işsiz genç varken ülkemize konuk olmuşlar.
    iyi ki suriyeli göçmenlere vatandaşlık verilmesi gündemde.

    siha'lar her şeyi sıfırlar.
    tekrar edelim; siha'lar her şeyi unutturur.
    tüm günahlardan iki tane retorikle sıyrılabilirsiniz.
    iki hikayeyle insanlar açlığı, geleceksizliği, 20 yıllık hukuksuzlukları, özelleştirmeleri, istifa eden bakanları unuturlar.

    atatürk'ün yurtta sulh, cihanda sulh prensibi meğerse boş bir iddiaymış. meğerse zaferi getiren sonuna kadar gitmek, risk almak demekmiş.

    edit : siha'lar meselesi bir partinin propaganda malzemesi olarak ele alınıyordu. itiraz etmek istedim.
    mühendislerimizi, emeği geçen işçilerimizi, devletin içerisinde arge projelerine katkıda bulanan, fon ayıran, gelişimleri için zaman veren yöneticileri tebrik ve teşekkür ediyorum. her devletin çabaladığı gibi türkiye cumhuriyeti devleti de kendisini koruyacak önlemleri almalıdır. gerekli atılımları yapmalıdır.
    öte yandan ak parti = devlet algısını kabul etmiyorum. ak parti bir siyasi partidir. diğer siyasi partilerden bir farkı yoktur.
    şayet bir siyasi partiyse ki öyle, eleştiriyi de ona göre kabul etmelidir. kendisine gelen eleştirileri devlete yapılmış bir eleştiri gibi kabul edemez. kimse ak parti'nin politikalarını desteklemek zorunda değil.
    onlarca yanlış yapıldı ve yapılan bir doğruyu her şeyi unutturacak bir şey gibi sunamazsınız. türk milletinin vergileriyle finanse edilen kazanımları yalnız kendi siyasi çıkarlarınız için kullanmazsınız.
    iktidardan düştüğünüzde devlet dağılacakmış gibi algı yaratıyorsunuz, ikinci olarak da bu ülkenin bütün kazanımlarını kendinize mal ediyorsunuz. bu vatanseverlik gibi gelmiyor bana.
    türkiye ak parti'den önce de vardı, ak parti'den sonra da olacaktır.

  • imamoğlu'nun elazığ'daki görevi

    deprem ülkesinde binaları güçlendirmek varken mega proje peşinde düşen siyasetçilerden kurtulmamızı sağlamak.

    görevi bu.

  • muhafazakarlığın bomboş bir ideoloji olması

    edit: elbette ölü taklidi yapıyor "türkiye'nin muhafazakarları".

    (bkz: çöp)

    azıcık karakter sahibi olup da kendisini muhafazakar addeden varsa cevaplasın.
    yok ideoloji değil, yok tutum geçin bunları, kahvehanedeki adamın anlayacağı şekilde soruyorum.

    ilk soru: 21. yüzyılda neyi muhafaza ediyorsunuz abicim siz?
    ikinci soru : 17 yıldır bu ülkede neyi muhafaza ettiniz? ne için hala bağırıyorsunuz ciyak ciyak muhafazakarlık diye?

    elinizde iphone, altınızda alman arabası, amerikan savaş teknolojisi ürünü internet.

    mutu nikahı sizde, zengin olunca başakşehir'de kapatma almak sizde, şehirlere ihanet etmek sizde, camilerin arkasından çıkan gökdelen sizde.
    satılmadık kamu kuruluşu kaldı mı? kalmadı.

    ulan köprü satılır mı ya? satıldı. benim ülkemin vatandaşı köprüden geçti diye japon'a para ödüyor.

    uyuşturucu baronlarıyla fotoğrafları olan, çocukları kumarhanelerde takılan, milyonluk saatleri hediye addeden bakanlar sizde.
    4 yıl okumuş öğretmenler yerine otopark mafyalarına ayda 7-8 bin maaş vermek sizde.
    memleketin tohumlarını engelleyip, israil tohumlarını dayatmak sizde.

    var mı kul hakkında öss sorularını, kpss sorularını eşe dosta dağıtmak?

    yalancılığı harp hiledir diye meşrulaştırdınız.
    günah işleme özgürlüğü diye saçma sapan şeyler uydurdunuz.
    ama ne var? muhafazakarız. allahına kurban.

    nasıl bir ideoloji bu muhafazakarlık?
    erdemsizliği, tembelliği, kul hakkı yemeyi aklama sanatı falan mı?

    söyleyin neyi muhafaza ettiğiniz de bilelim.
    bugüne kadar neyi muhafaza ettiniz?

    boş boş işler.

    "muhafazakârlık sofrada geğirmemektir." muhafazakarlığınıza kurban. selam ve dua ile.

  • fatih portakal'ın seçimi boykot çağrısı yapması

    ya arkadaşlar salak mısınız ?
    seçime girdik. seçim bitti.
    kazandık.
    kazandığımız seçimi elinden alan adam bir daha verir mi?
    türkiye cumhuriyeti devleti oyuncak mı?
    kazandığım seçim için bir daha niye sandığa gideyim?
    kral çıplak.
    seçime gittik. milyonlarca insanın iradesine saygılı o-lu-na-cak.
    80 yaşında bir adam istiyor yunanistan nüfusu kadar insan seçime mi gidecek?
    yok öyle bir dünya.
    5 sene sonra çalışırsın, delikanlı gibi çıkarsın halk isterse seçer.

  • 7. yüzyıldan kalma dinle 21. yüzyılda yaşamak

    buyrun

    dedeni geç, babanla aynı düşüncede değilsin. onun doğrularıyla yaşamakta dahi zorlanıyorsun.
    aranızdaki yaş farkı max. 40 yıl.
    bir düşün aradan geçen zaman 40 değil 1400 sene.
    türkiye cumhuriyeti devleti tarihini düşün, kurulalı yalnızca 100 yıl oldu. zamanı biraz daha gerçekçi düşün.
    neler değişti neler?

    değişen mekan, değişen sosyolojiler, değişen gerçeklik algısı.
    o günün doğrularıyla yaşayabilir miyiz?
    makul mü? unutma hz. muhammed putları kırarak başladı. putları ayaklarının altına aldı.
    put yalnız tapınılan şeyler, eşyalar değildir. put aynı zamanda kalıplaşmış yargılardır, alışkanlıktır, normdur.
    hz. muhammed yeniyi müjdeledi. yeni bir söz söylemek için tarihin öznesine bir yol açtı.
    itiraz hakkımızı verdi. efendi istiyor diye, o günün egemeni, o günün iktidarı istiyor diye hiçbir şeyi kabul etmek zorunda olmadığımızı işaret etti.

    ondan sonra onlarca devlet. her devletin kendi çıkarı için dine yaptıkları. çevirisinden, yorumcusuna her türlü manipülasyon.

    yirmi yılda gerçekliklerin nasıl yerinden edildiğini, ters yüz edildiğini, gerçekle nasıl oynandığını hep beraber gördük.
    açıkçası peygamber sonrası dönemde neler oldu tahmin bile edemiyorum.

    edit: sıfır hakaret ve bir soru. sorulara iyi cevaplar vermek, herhangi bir inancı zayıflatmaz, aksine güçlendirir. daha geçen yıl gençler deizme kayıyor diye diyanetin kendisinin uyarıları oldu. modellerden birisini sunuyorum. cevap ne: insana dair hakikatler değişmez, insan aynı kalır.

    insan aynı kalmaz.
    7. yüzyılda arap kültürünün içinde kadının konumu ile bugün kadının konumu bir değil.
    ticaret aynı ticaret deği.
    mülkiyet aynı mülkiyet değil.
    cinsellik, üreme aynı şekilde değil.
    tabular aynı tabular değil.
    her şey bir yana biz bir de türküz. kendimize göre de bir kültürümüz var.
    bir melezleşme olmasından daha doğal bir şey var mı? hem zamana cevap verecek, hem sosyolojiye.
    aksi halde gençleri kaybedersin. bir grup tarikat liderinin gönlünü hoş tutarsın ama genç kuşak elden gider.

    asıl soru şu: yoruma başlarsak dinden geriye ne kalır? dinde reform mümkün müdür? reformun sınırı nedir?
    türkiye'de baskın din islam. aynı şeyler hristiyanlık ya da diğer semavi dinler için de geçerli.

  • 30 yaşında banka hesabında 15 bin tl bile olmaması

    hiç okumadıysan 16-17 yıl okudun değil mi?
    30 yaşındasın.
    banka hesabında kaç para var sevgili kardeşim?
    birilerinin milyonları varken senin kaç paran var?
    15.000 tl var mı mesela?
    bırak 15.000 tl'yi 1000 liran var mı? 500 liran var mı?
    mesele para da değil. hakkını alabildiğini düşünüyor musun?
    verdiğin emeğin karşılığı bu mu?
    yılların emeği. dakikalarca, saatlerce, günlerce, aylarca, yıllarca.
    ailenin umutları, çabaları, yıllarca işe gittiler. ne için?
    sen okuyacaksın, kardeşlerin okuyacak.
    bir geleceğiniz olacak. tı.
    hikayenin finali : vasıfsız iş gücüne dönüştün.
    bir işgücüne dahi dönüşemedin belki.
    üç kuruşa çalışıyorsun ya da yıllardır işsizsin.
    diplomalı işsizlerdensin. hani şu her yere üniversite, merdivenaltına bile üniversite hikayeleriyle üretilen işsizler.
    17 yılın o sınıflarda saniye saniye akan zamanın, verilen emeğin neticesi bu mu?
    girdiğin onlarca sınavın sonucu bu mu?
    mesela bir kafede falan mı çalışıyorsun?
    nerde kalıyorsun? kiranı ödeyebiliyor musun?
    kaç kişiyle birlikte yaşamak zorundasın?
    psikolojin bozuk elbette. gelecekten yana umudun yok.
    güvencen yok.
    bu düzen neden böyle devam ediyor peki? olayın politik yüzünü kaçırmak.
    apolitiklik.
    nedenler deyince aklına depresyonun geliyor.
    psikoloji geliyor aklına. bireysel olarak yapabildiklerin/yapamadıkların geliyor.
    milyonlarca gencin aynı durumda olduğunu göremiyor musun?
    bunun bir politikanın sonucu olduğunu göremiyor musun?
    siyasetçilerin tercihlerini göremiyor musun?
    neden tarikat liderleri jeeple geziyor, neden okuma yazması olmayan inşaatçılar, ihalecilerin trilyonları var. neden onlarca evden kira alıyorlar?
    neden gencecik öğretmen adayları intihar ederken, inşaatlardan düşük ölürken, bir sürü vasıfsız devletimizden maaş alıyor?
    sen depresyonunu yaşarken, nasıl oluyor da birileri köşeyi dönüyor?
    keyif içinde, bereket içinde yaşıyorlar?
    nereye kadar?
    nereye kadar sevgili arkadaşım?
    birileri geleceğimizi çalıyor.
    planlı, programlı bir şekilde geleceğimiz yok ediliyor.
    yoksullaşıyoruz.

    edit: gençlerin gündemi işsizlik. her üç gençten birisi işsiz. çalışanların da hangi koşullarda çalıştığı belli.
    ülkenin yarısı asgari ücretli.
    gündemi siz belirleyin artık. birileri vatan millet edebiyatı ile düzenlerini devam ettiriyor.

    bazı arkadaşların cevabına pes!!!!!
    -benim param var!
    helal olsun varsa kardeşim. çok güzel.
    senin paran var da nasıl bir ülkede yaşıyorsun?
    ne yapabiliyorsun ki o parayla? huzurun mu var?
    bu faşizmi böyle böyle yaşamaya başladınız. bencillik ile başladı her şey.
    tek başına kazanacağınızı sandınız, kişisel zaferle yırtacağınızı sandınız. ve çevrenizi sardılar.

    (bkz: 11 bin 500 lira maaş alan ibb çalışanı)

    edit 2:
    bir de yeni arkadaşlar belirdi mesele politik değilmiş.
    bok değil. bir ülkede milyonlarca genç 14-15 sene eğitim görüp kahvehanede takılıyor. ama mesele politik değil?
    her şeyi normalleştiriyor adamlar.
    kahvehanede oturuyorsa kendi suçu.
    ulan o zaman o 15 sene niye geçti?
    sen planlamadın mı o 15 seneyi?
    sen vermiyor musun eğitim bu gençlere?
    kolektif aklın zerresi yok. eleman kendisini kurtarınca dünya kurtuldu sanıyor. yuh ulan kafasızlar!
    politikayla ilgilenmeyecekmişiz! o zaman para kazanabilirmişiz.

  • ibb'yi chp'nin elinden alırlarsa yaşanacaklar

    bugün bu ülkede yaşayan herkes ne döndüğünü gayet iyi biliyor.
    ak parti seçmeni de dahil.
    türk milleti uyanık bir millettir birbirimizi kandırmayalım.

    şimdi kazanmış bir adamın elinden bir yolunu buldun aldın diyelim ki ibb'yi, bu halka geleceğe dair ne söylemiş olacaksın?

    siz istediğiniz kadar oy verin, bu ülkede artık sizlerden birisi seçilmeyi unutsun mu demiş olacaksın?

    bu ülkenin gençlerine sandıktan, demokrasiden ümidinizi kesin çözümü başka işlerde arayın mı demiş olacaksın?

    devletin içinde akçeli işler peşine düşmemiş, bu çürümüşlüğe bulaşmamış insanlara sesleniyorum;

    şu saçmalıkların terör örgütlerinin elini güçlendireceğini göremiyor musunuz?

    yarın biz sizin hakkınızı sizin yerinize savunuruz diyen birileri çıktığında kendilerine meşruiyet bulacaklarını göremiyor musunuz?

    sandıkla oyun olmaz.
    sandıkla oyunun sonu iyi bir yere çıkmaz.
    bunun sonucu insanların demokrasi dışında çözümler aramasına gider.

    düşünün ya hala sistemin içinde çözüm arayan milyonlarca insan var.
    bu halk yüzde 80-85 arasında sandığa gidiyor.
    dünyadaki en yüksek oranlardan birisi.

    85-90 yaşında yaşlılar tekerlekli sandalyelerde, kucaklarda, omuzlarda sandığa taşınıyorlar.

    17 yıldır seçimler oldu. hangisinden sonra bir olay çıktı?
    17 yıldır sistem takır takır işliyor da ak parti kaybedince mi işlemez oldu?

    azıcık orta vadeli düşünmeli.
    ak parti'nin oyu hala 40-45 bandında küçük işler peşinde koşup bu ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemeye kimsenin hakkı yok.
    bu ülke ak parti'den de chp'den de daha önemli.

    falanca siyasetçi ölüp gidecek, kalıcı olan demokrasi.
    birileri altlarındaki jeeplerden vazgeçemiyor diye bu ülkenin gençlerinin geleceğini çalmayın.

    bir halkın psikolojisi de sermayedir.
    üretmek için de sağlıklı bir kafa lazım.
    üretmek için de geleceğe umutla bakabilmek lazım.

    yazık etmeyin.

    eğer bu ülkede hep söylendiği gibi varsa bir devlet aklı, varsa ekranın önünde görmediğimiz insanlar, bu insanlar kafa kafaya verip karar veriyorsa geleceğe dair, açık net, bu halkı dış ülkelerin provakasyonlarına açık hale getirmeyin.

    özellikle gençlerin sisteme ümitlerini yok etmeyin.
    adam kazandı!
    dün öğretmen muharrem çıkıp adam kazandı diyebiliyorsa bugün de bu ülkede atatürk'ten daha uzun süre yöneticilik yapmış olanlar çıkacaklar adam kazandı diyecekler!

    vicdanı, ahlakı geçiyorum, akla davet ediyorum, stratejiye davet ediyorum.
    bu ülkenin geleceği için küçük hesapları bir kenara bırakın artık.
    milleti birbirine düşürmeyin.

  • öğretmen maaşları derhal yarı yarıya düşürülsün

    lan hıyar gidip vergilerini çalan adamlardan alsana paranı.

    gücünüz fakir fukaraya yetiyor. ne biçim bir karakterdir bu yarabbi.

    git ak parti'nin vergi cezasını, borçlarını sıfırladığı adamlardan al paranı.

  • netflix türkiye'nin sansür uygulamaya başlaması

    ak parti'nin bulaşmadığı, zehirlemediği tek bir nitelikli şey var mı?

    yok. özellikle muhafazakar çevrelerde yetişmiş, eğitimli kuşaklara seslenmek istiyorum;

    arkadaşlar bu mankafalı eğitimsiz hırbolara allah rızası için artık destek vermeyelim.

    hep beraber bir ortak yol bulabiliriz. üst kuşakların yaptıkları hataları birbirimize ödetmeyelim.

    inançlarımıza saygılı, düşüncelerimize saygılı, sansürsüz bir toplumu hep beraber inşa edebiliriz.

    allah rızası için lütfen. bu kabul edilebilir bir kafa değil.

  • ak parti'nin içini boşalttığı kavramlar

    (bkz: istikrar)
    (bkz: büyüme)
    (bkz: ileri demokrasi)
    (bkz: milli irade)
    (bkz: ümmet)
    (bkz: mağduriyet)
    (bkz: yolsuzluk)
    (bkz: rüşvet)
    (bkz: komisyon)
    (bkz: dik duruş)
    (bkz: kandırılmak)
    (bkz: mazlum)
    (bkz: ensar olmak)

    ak parti : ver kavramı içini boşaltsın.

    bonus:
    (bkz: günah işleme özgürlüğü)

  • star tv'nin 1998'deki başörtüsü eylemi haberi

    ak parti seçmeni, başörtülü genç kızların izlemesini çok istediğim haber.
    link

    kendilerine birkaç sorum var. muhtemelen cevap veremeyecekler biliyorum. yine de bir kişi bile görse yeter.
    sizce,
    1998'de protesto haktı da bugün değil mi?
    1998'de başörtüsü protestoları yapılırken neden bu konu dış güçlerin oyunu olarak görülmüyordu?
    1998'de neden solcu öğrencilerle iyi geçiniyordu başörtüsü protestocuları?
    1998'de itiraz etmek niye devletin bütünlüğüne bir müdahale gibi algılanmıyordu?
    1998'de protestocular neden vatan hainliği ile suçlanmıyordu?
    1998'de solcuların başörtüsü protestocularına gösterdiği saygıyı bugün siz solcu protestoculara gösteriyor musunuz?
    bugün siz de solcuların 1998'de yaptığı gibi başkalarının mağduriyetine sahip çıkıyor musunuz?
    1998'de grup yorum sizlere destek oldu. üyeleri ak parti iktidarında tutuklanırken gıkınızı çıkarttınız mı?
    star tv'nin yayıncılığı bugünün ana akım medyasında yapılabilir mi? neden? bu durum sizce adil mi?

  • 24 haziran seçimi öncesi liderler açık oturumu

    bu konuda çok ciddi propaganda yapılmalı. liderler bir araya gelmeye zorlanmalı.

    delikanlıyım diye ortada dolaşan herkes çıksın insanların karşısına cevap üretsin.

    dünyadaki sistemi getirdik demeyi biliyorlar. dünyadaki gibi mertçe işlesin o zaman sistem.

    #liderleraçıkoturuma
    #adaysanaçıkoturuma

  • demirtaş'ın terörü bitirme çabası samimiydi

    abdullah öcalan'la görüşen uzaylılar.
    çözüm sürecini başlatan marslılar.
    barzani, şivan perver ile halaylar çeken jüpiter halkı.
    milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık diyen uranüslüler.
    genelkurmay başkanını terör örgütü lideri olarak yargılayanlar, pkk liderini gizli tanık yapanlar venüslüler.

    fakat acınası durumda olan cehape.
    insanda azıcık dürüstlük, mertlik olacak. haysiyetli olacak insan azıcık.

    insan ağlar be. bu kadar gerçeklik rejimine tecavüz edilmez.
    bu kadar arsız olunmaz.

    zerre kadar haysiyetiniz varsa, ar damarınız çatlamadıysa, şu linki açın da geçen gün hatay'ı ziyarete giden bu kadının neler söylediğine bakın.
    -

    bu da hatay fotoğrafı

    çok yazık be. insanımız yerlerde sürünüyor. ya kalem namustur kardeşim. namustur kalem. bu kadar dönülmez be. insan içine çıkamazsın. bu insanlarda yok ama böyle bir duygu.

    bu ülkede milliyetçiliği savunacak insanlar ak parti tabanı değil. gelir mhp tabanı savunur başım üstüne. kavgamı ederim. ak parti tabanı sa-vu-na-maz. size kalmadı. bana terörist diyecek insan ak parti tabanı değil. gelir bbp seçmeni, mhp seçmeni, iyi parti seçmeni söyler. sen söyleyemezsin. çünkü senin hamurunda milliyetçilik falan yok. sen rantçı bir çakalsın.

  • ergenekon davası karar duruşması görüntüleri

    ülkenin bütün kurumlarını cemaate teslim edip sonra türk halkından özür dileyen akp zihniyeti gelip utanmadan, arsızca hala konuşuyor.

    suratınıza tükürsek yarabbi şükür dersiniz.

  • bilal erdoğan beyefendi hazretleri

    gençlik eğitim ve kültür konfederasyonu'nun yahya kemal beyatlı gösteri merkezi'nde düzenlediği, "son büyük sultan abdülhamid han'ı anlamak" etkinliğinde küçükçekmece belediye başkan vekili mehmet besim müftüoğlu, bilal erdoğan'ı böyle selamlamış...

    link

    bu halka cumhuriyet, demokrasi fazla gerçekten. bu kadar onurlu bir yaşamı belli ki haketmiyoruz.

    daha uzun yıllar, yüzyıllar boyunca bir ailenin iktidarında, köle gibi yaşamamız gerekiyordu.

    atatürk erken hareket etti cumhuriyet için. ihtiyaç yok ki. arkadaşlar hazır biat etmeye.

  • ak parti'nin ürettiği insan tipi

    yeni türkiye'nin makbul vatandaşıdır...
    düşüncelerinde bir tutarlılık yoktur, böyle bir derdi de yoktur zaten...
    dün söylediğini bugün rahatlıkla inkar edebilir...
    parayı her şeyin önüne koyar...
    yalan söylemekten kaçınmaz... ortaya çıkarsa utanmaz...
    dini duyguları ekonomik çıkarları için kullanmaktan çekinmez...
    sanattan anladığı mustafa ceceli'dir....
    sporcudan anladığı arda turan'dır....
    eğlenceden anladığı "acun" izlemektir...
    avm ve televizyon müptelasıdır...
    eğitime inancı yoktur... eğitim ne kazandırır ki insana? diplomaysa konu, bulunur bir çaresi ...
    edebiyat, felsefe boş iştir ...
    düşünce özgürlüğüne inanmaz... güçlü olmaya inanır... mühim olan, güçlü olanın ne düşündüğüdür...
    adaletten anladığı kendi "takımının" kazanmasından, kolektif çıkardan anladığı kendi cemaatinin çıkarlarının gözetilmesinden ibarettir ...
    bal tutan parmağını yalar ... rüşvet, komisyon almak mübahtır onun için...
    liyakat derseniz gevrek gevrek güler size ... zavallı bulur bu düşüncenizi ...
    hızlı öfkelenir, duyguları çok kolay manipüle edilir...
    dün cemaatçidir, bugün milliyetçi, başka bir gün ümmetçidir, öbür gün milliyetçiliği ayaklar altına alır, günü gelir bir gün atatürkçü bile kesilir..

    ve suçlu hep başkalarıdır... hain hep başkaları ...
    asla hesap vermez... zeytinyağı gibidir ak parti'nin ürettiği insan tipi. istisnalar kaideyi bozmaz.

    şüphe yok ki bugünün 'kazananıdır' ve güç uzun bir süre daha onundur.

    not: ak parti'nin böyle bir insan tipi üretme derdi, niyeti ve kapasitesi yokmuş. gerçekten gülünç.
    kinine sahip çıkan bir nesil yetiştirmek istediklerini açık açık beyan eden bir siyasi düşüncenin, toplum mühendisliği yapmadığını söylemek herhalde bizlere atfedilen ahmaklığın dik alası. açın 1970'deki trt programlarını izleyin, topluma ideal olarak gösterilen insanların farkını görün. seviyeyi görün. net bir şekilde bu insan tipi pompalanıyor. ödüllendirilerek kollanıyor.

    ki bu insan tipi yalnız iktidar partisi tabanında gelişmedi. neden kötüyü eleştirmek yerine, onu savunmaya geçiyorsunuz anlamak zor. tanıdık mı geldi yoksa?

    -----
    "sanatçılarımıza" da çok teşekkürler. ne güzel destekliyorlar seviyeyi. bol kazançlar.

    sanatçı 1
    sanatçı 2
    sanatçı 3
    sanatçı 4

    bir arkadaşımız özel mesajla kemal sunal örneğini vermiş. kemal sunal üçkağıtçılara gereken cevabı verdi her zaman. bu arkadaşlar gibi yalnız cebini düşünmedi. gereken riski aldı.

    zübük
    bekçiler kralı
    -----

  • istanbul'da üç meydanın adının değişmesi

    ak parti iktidardan gittiği gün o meydanların ismi değişecek. şimdi oynayın bakalım.

  • sırf kadın diye meral akşener'e oy vermek

    bir erkek olarak ben bu ülkeyi yöneten bıyıklılardan bıktım kardeşim. sırf bu bıyıklılara inat oyumu meral akşener'e vereceğim. inanın siyasi görüşü bile beni ilgilendirmiyor.

    inanıyorum ki bu ülke bu sefil bıyıklılardan ancak kadınlar tarafından kurtarılabilir. inanıyorum ki bu ülkenin kaderini ancak kadınlar değiştirebilir.

    kadınlar akşener'in partisine girip ülke siyasetini değiştirmeli.