istanbul'da yaşanan ibretlik olay sonucunda, acınacak hale düşen ak parti il başkanı osman nuri kabaktepe'dir.
''istanbul halk ekmek fabrikası çalışmıyor, ekmek üretimi durdu'' yalanı ile yandaş basını da yanına alıp, halk ekmek fabrikasının birkaç yüz metre ilerisinde basın açıklaması yaparken, beklenmedik bir şekilde istanbul halk ekmek başkan vekili özgen nama yanına geliyor ve kara propaganda timi için kabus dolu anlar başlıyor.
başkan vekilinin ''buyrun gelin, birlikte inceleyelim fabrika çalışıyor mu çalışmıyor mu'' talebini türlü bahaneler ile geçiştiren ak parti il başkanı ne yapacağını şaşırıyor. araya başkaları girerek, ''höt zöt'' metodu ile özgen nama'yı uzaklaştırmaya çalışıyor ama özgen nama pes etmeyince ve kara propaganda için malzeme çıkamayacağı anlaşılınca da, daha fazla rezil olunmamak adına ak parti il başkanı topuklayarak bölgeyi terk ediyor.
video
izlerken içimin yağları eridi. videonun silinme ihtimaline karşı indirdim bile.
binbir hevesle oraya iştigal eden, ahaber başta olmak üzere yandaş basına güzel bir kapak olmuş. kendi kameraları önünde kendi adamlarının madara olduğunu izlemek bambaşka bir haz.
randyrhoads 9012 profili
-
ava giderken avlanan akp'li il başkanı
-
8 temmuz 2022 optimar araştırma seçim anketi
götümle gülmeme vesile olmuş ankettir.
bırak bu pazarı, 1.5 yıl önce seçim olsa bile %36 alamazdı akp.
akp genel merkezinde hazırlansa bile bu kadar gülünç sonuçlar çıkmaz. en çok da mhp'nin %10 almasına güldüm. devlet bahçeli ve lise basan birkaç ülkücü haricinde mhp'ye oy verecek olan kaldı mı gerçekten ? -
2022 yunanistan'a yapılan yığınak
tüm avrupa’nın, türkiye’deki iç savaşı dört gözle beklediği su götürmez bir gerçek.
bu yüzden diyoruz işte bir an önce erken seçim olmalı diye. ülkenin kayışı kopmadan, iş karışıklık çıkmadan, bir an önce demokratik yollarla akp’den kurtulunup atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir planlama ile ülkenin geleceğinin rotası çizilmeli. -
orgazmdan daha zevkli anlar
ilk seçimde akp’nin uğrayacağı hezimeti izlemek olacak.
-
yıllık %134'lük yakıt zamlarına film adı önerileri
sikiliş ertuğrul
-
birçok pizzacının kapanacak olduğu gerçeği
ailem yemek sektörünün içinde olduğu için, 1 ocak’tan itibaren buz gibi gördüğüm gerçek.
imalatı en maliyetli ürünlerin başında gelir pizza. üzerindeki malzemenin maliyetinin yanı sıra, pizza fırınlarının elektrik gideri en büyük kalemlerden biridir.
istanbul’da, dünya mutfağı üzerine butik bir işletmemiz var. günde ortalama 40-50 civarı paket servisimiz oluyor. müşteri memnuniyetimiz iyi, devamlı sipariş veren müşterilerimiz var. özellikle burger’lerimiz iyi sattı son dönemde.
yılbaşından önce, işletmemiz için ufak bir pizza fırını aldık. 12 kw nominal güce sahip, 2 kattan oluşan, aynı anda 8 adet orta boy pizza pişirebilen bir fırın.
günde 12 saat çalışması durumunda, elektrik faturasını en az 10.000 tl daha arttıracağını hesapladık geçenlerde.
iyi bir pizza ustası ile anlaşacaktık. tarifler hazırdı, menü bile hazırdı. yılbaşından sonra pizza işini de devreye sokacaktık. ancak bu işin artık bizi aştığı gerçeğini kabullendik ve pizza fırını öylece atıl olarak kaldı.
pizza başına düşen elektrik tüketimini 3-4 liraya indirebilmek için, sürekli 8’er bir şekilde fırına vermek gerekiyor. bu piyasa şartlarında ne yazık ki imkansız. yeri gelecek, tek pizza için fırın yanacak ve o pizzanın sadece elektrik maliyeti 20 liraya falan çıkacak.
komşumuz olan, aynı caddede yer alan pizzacı devire çıktı. aynı şekilde, devretmeye çalışan birkaç pizzacı daha biliyorum.
şu şartlarda, makul fiyatlarda pizza üretmenin imkanı yok artık.
geçen yıl, zincir pizza şirketlerinden birinden 30-35 tl’ye yiyebildiğiniz orta boy pizzalar şu an 65-70 tl gibi uçuk rakamlara satılıyor. ne yazık ki daha da artacak bu rakamlar. en ucuz orta boy pizza 85-90 tl bandında satılacak.
fabrikasyon bir pizzaya bu paraları verecek insanlar var mı merak ediyorum.
butik pizzacıların fiyatlarının ne olacağını tahmin edemiyorum bile. 80 liraya satılan butik orta boy pizzalar muhtemelen 120 liraya falan çıkar artık.
tahminimce etiler, cihangir, moda gibi yerlerdeki butik pizzacılar dışında, pizza işiyle uğraşan esnaf kalmayacak gibi. zincir pizzacılar da bir çare bulur elektriğe.
ancak bir cafe’ye oturduğunuzda, karnınız acıktığında “bir orta boy pizza söyleyeyim bari” olayı olmayacak artık. pek çok işletme elini eteğini çekecek bu işten.
-artan malzeme masrafı
-artan işçilik ücreti
-artan enerji maliyeti
-artan kurye masrafları
-artan ambalaj maliyeti
ve benzeri unsurlardan ötürü, ne yazık ki pizza yemek standart gelire sahip bir türk için lüks olacak artık.
dipnot: yukarıdaki elektrik tüketim hesapları, kwh başına 2,06 tl birim ücret üzerinden yapılmıştır.
........................................................................................
gelen yoğun mesajlar ve başlığa atılan haksız entry'ler üzerine, aşağıda yer alan açıklamaları yapma gereği duydum;
-bugün itibariyle dükkanı kapatma kararı aldık ve devir ilanı açtık. devredemesek bile, bu haftanın sonuna doğru kapatmaya karar verdik.
artan malzeme giderleri, son gelen elektrik faturası, ambalaj masraflarının artması ve kurye giderlerinin günden güne katlanması dolayısıyla, uzun bir süredir zararına çalışıyor, bir şeylerin iyiye doğru gideceğini ümit ediyorduk. ancak daha fazla zarar edemeyeceğimizi düşünüp, dükkanı kapalı tutmamızın bizim için daha hayrımıza olacağına inandık.
-birçok özel mesaj aldım. çok güzel temennilerde bulunan, son derece sağduyulu, anlayışlı ve iyi niyetli arkadaşların güzel mesajlarına teker teker cevap vereceğim.
''ohh olsun'', ''beter olun'', ''ağlamayın'' gibi art niyet ve hasetlik içeren, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan ve kışkırtıcı mesajlar atan kötü niyetlilerin mesajlarına ise asla cevap vermeyeceğim.
-odun fırını ya da gazlı fırın önerisinde bulunan arkadaşlar olduğunu gördüm. gerçekten yardımcı olmak adına fikir veren arkadaşlara teşekkür ediyorum. ama odun fırını kullanabilecekken, elektrikli fırını keyfi olarak seçtiğimizi düşünerek saçma sapan aşağılama yapan arkadaşları da allah'a havale ediyorum. işletmemizin yeraldığı bina, komplike bir yapı olduğu için ne yazık ki odun fırını koyabilme şansımız yok. odun fırınını geçin, doğalgaz bile yok. bağlatabilmek için çok uğraştık ama yönetimden izin alamadık. bu sürece kadar tüplü ocak ve elektrikli ızgaralar ile çalıştık.
-sattığımız ürünlerin fiyatlarını bile bilmeden ''kazıkçı'' etiketi yapıştıranlar, %500 kar edemediğimiz için benim burda ağladığımı iddia edenler olmuş. yukarıda da dediğim gibi, kapattık arkadaşlar. 35 tl'ye sattığımız burgerin muadil kalitede ve daha düşük gramajlısını caferağa'da yemeye kalksanız, 55 tl ödemeniz gerekiyor. üstelik yanında içecek bile yok. biz en azından kutu içeceği de veriyorduk :)
gelen entry'lere göre buraya eklemeler yapabilirim. ancak ne yazık ki yazılanları okudukça, ne kadar boş bir toplum olduğumuz gerçeğiyle bir daha yüzleştim. ağzından kin kusan, haksız yere kötü bir şekilde etiketleyen, malzemeden çaldığımızı ya da %500 kar marjı ile milleti kazıkladığımızı iddia eden entry'leri, yüzümde saçma sapan bir tebessüm ile okudum. neden yıllardır bu topluma karşı asla aidiyet hissedemediğimi de tekrar anlamış oldum. çok teşekkürler değersiz yorumlarınız için :)
ortaya attığım düşünceye katılmasa bile, yapıcı ve empati içeren bir üslupla cevap veren arkadaşlara da teşekkür ediyorum. -
seçim kazanmak için akp'nin elindeki son koz
koz moz kalmadı.
millet aç artık. yemek sektörünün içinde olan biri olarak söylüyorum ki, her 2 dükkandan biri ya devir ilanı yayınladı, ya da devretmeyi düşünüyor.
artan maliyetlerden ötürü zaten kar edilemiyordu. yapılan son elektrik zammı da ölümcül darbeyi vurmuş oldu sektöre.
korkunç bir işsizlik ve açlık geliyor. suni bir olay yaratıp ohal ilan ederek seçimi iptal etseler şaşırmam. ama seçim yapılırsa, o sandıktan akp çıkmaz artık. -
osmangazi köprüsünün zamdan önce kapatılması
3 yıldır tüm köprü ve otoyolları boykot ediyorum.
sık sık yalova’ya gidiyor olmama rağmen daha hayatımda 1 kez kullanmadım köprüyü.
yazlığa giderken hiçbir şekilde otobanı da kullanmıyorum.
neyi bekliyorsunuz arkadaş boykot için ? çok mu değerli vaktiniz ? köprüyü kullanma, 45 dakika geç git. o 45 dakika için para kaybedeceğimi bilsem, yine kullanmam amk köprüsünü. azcık dirayetli olun ya. -
20 kişilik serseri grubunun sevgiliye laf atması
çok şükür başıma hiç böyle bir şey gelmedi, umarım da kimsenin başına gelmez dediğim durum.
sarhoş 4-5 kişi tarafından saldırıya uğramıştım yıllar önce. aralarından sadece biri çok ileri gitmişti, üstümü başımı yırtmış ve ağır küfürler etmişti. 20 yaşında bir itfaiye eriydi. yanındaki otel sahibi gavatın gözüne girmek için ucuz delikanlılık yapmıştı.
1 haftalık stalk sonucu kendisini yalnız yakaladım ve komaya soktum. bildiğim kadarıyla 2 elmacık kemiği kırılmış ve 1 hafta rapor almıştı. kaburgalarında da hasar olduğunu söyleyen bir arkadaşı olmuştu ama emin değilim o durumdan.
bir de not bırakmıştım. “x abine söyle, onun ölüsünü otelinin bahçesine atacağım” demiştim. bir tatil beldesiydi. tüm sezon boyunca yanında 7-8 kişiyle gezmişti o eleman korkudan. sıçmaya bile yanındaki adamlarla gittiğine eminim :)))
onu yalnız yakalayamayacağımı anlayınca pes etmiştim. ama onun da, dayağımın tadına bakmasını isterdim açıkçası.
diyeceğim o ki, bu tür durumlarda kontrollü olun ve akılcı davranın. ilk amacınız, oradan sağ çıkmak olsun. bir koyun sürüsünden bir araba dayak yemenin alemi yok. hele hele yanınızda bir kadın varsa daha da dikkatli olun. yanımda eşim varken trafikte bile tartışmıyorum kimseyle.
delikanlılık eskide kaldı gençler. milletin cebinde, arabasının torpidosunda silah var artık. çok basit bir tartışma esnasında bile karşınızdakinin tabanca çıkarıp tak diye vurmayacağının garantisi yok. tabancası olmayanların da bıçağı falan var. siz ne olduğunu anlamadan bıçağı cart diye takıp hayatınızı bitirebilecek orospu çoçukları var. -
öğrencilerin artık pub ve barlarda takılamaması
son zamanlarda bolca dikkatimi çeken gerçek.
arkadaş grubu olarak oturup bir şeyler içen insanlara bakıyorum, hep 30-35 yaş üzeri. en son gittiğim yer emekli lokali gibiydi.
20 yaşında olduğum zamanları hatırlıyorum. elimizdeki 3 kuruş öğrenci harçlığı ile gayet rahat bir şekilde kadıköy'e gider, içilecek bira sayısı hesabı yapmadan gece yarılarına kadar oturup muhabbet ederdik. tabi her zaman ekipten birinin mutlaka dönemlik maddi sıkıntısı olurdu ve el birliği ile onu çekerdik. ailesi zengin tipler de değildik. aramızda durumu iyi olanlar illa ki olurdu ama genel olarak emekli ana babalara sahip gençlerdik.
ben üniversiteyi kyk kredisi ile okudum. aileden gelen ufak bir takviye ile de istediğim her şeyi yapabiliyordum. şimdiki durumlara bakıyorum, en tırt mekanda bile en ucuz bira 35 liradan başlıyor.
sadece mekanlarda oturup bir şeyler içmek de değil mesela. konser gibi etkinlikler de lüks oldu artık gençlere. yerli grupların konserleri bile 100-120 liradan başlıyor. sonisphere'lara, iron maiden'lara, scorpions'lara gittiğim o günleri hatırlıyorum da, gerçekten güzel günlermiş.
şu an 30 yaşının biraz üzerinde bir yüksek mühendisim. şu koşullarda artık ben de dışarıda vakit geçirmemeyi tercih ediyorken, 20'lerinin başındaki gençlere çok üzülüyorum. -
golden'ı parçalayan pitbull
izlenmemesi gereken videodur. eğer bir hata yapıp izlerseniz de, panzehir olarak kaplan yavrusunun sikerttiği pitbull videosunu tavsiye ederim.
yıllar önce moda’da çok kötü bir olaya tanık oldum. çocuktum, ergendim, elimden bir şey gelmedi. elimdeki kaldırım taşı ile pitbull’u gebertmeyeyim diye esnaf da üstüme atlayınca hiçbir şey yapamadım. sinir krizi geçirdiğim ile kaldım.
bir gün böyle bir olaya tanık olursam, eğer bir pitbull un kediye, köpeğe ya da başka bir canlıya saldırdığını görürsem her şeyim üstüne yemin ediyorum ki bu sefer kimse tutamayacak beni. ya ben yaralanacağım ya da o mahlukat ölecek.
birkaç kere sokakta gezdirilen pitbull gördüm. yemin ediyorum arabayı üstüne sürüp, çatır çatır kemik sesi çıkartmamak için zor tuttum kendimi.
2 yıl önce bir köy yolunda, yola çıkan yılanı ezmemek için az kalsın takla atacaktım. eğer ezseydim hüngür hüngür ağlardım muhtemelen.
ama bu yaratığa olan nefretim asla dinmiyor. gözümün önünde bir şey olsun da, elime bir şey geçirip beynini akıtayım, sonra da tüm kuvvetim ve cüssemle boğazına yapışıp boğayım diye pusuda bekliyorum.
burdan pitbull sahiplerine de şunu söylemek istiyorum; hayvansever falan değilsiniz. dibine kadar tırsak ve kompleksli heriflersiniz. sırf bu zayıflığınızı baskılamak için de, ne idüğü belirsiz olan, atası bile olmayan bu yaratıkları sahiplenip sokakta gezdiriyor, savunmasız hayvanların hayatını tehlikeye atıyorsunuz. -
askerlikte ilk gece
benim hissettiğim tek şey, horlama korkusu olmuştu. ulan inşallah horlamam da bu adamlar rahat uyur diye uykuya dalmıştım.
gözümü kapattıktan yarım saat sonra, karşı ranzanın üstünde yatan arkadaşın çığlığı ile uyandım. ranzadan pencereye uzanmış, "orospu çocuğuyum atıcam lan kendimi" diye isyan ediyordu.
ertesi gün tüm koğuş kulak tıkacı almak için alay kantinine gitmişti. nedense ben de ben de onlarla beraber gidip kulak tıkacı almıştım. önceki gece az kalsın kendini pencereden atacak olan arkadaş beni kasada görünce aynen şu şekilde isyan etmişti, "ulan siken sensin, bırak da doğum kontrol hapını biz alalım !"
o isyandan sonra vücudum nasıl tepki verdiyse daha da horlamadım. hatta diğerleri horlamaya başladı. ilerleyen günlerin yorgunlugu ile, arkamdaki ranzada yatan arkadaş çılgın atmaya başlamıştı. onun horlaması bana huzur veriyordu. çünkü artık tepki odağı ben olmayacaktım :))