sozluk abisi2
profili

  • evli erkek bilgisayar oyunu oynayabilir mi

    evlilik birliktelik demektir ve benimle birlikte fifa oynamayan, a way out ya da it takes two oynamayan tüm eşlerimden boşandım bu yüzden.

  • 1999'da internetten fotoğraf yollamak

    "şimdikiler bilmeeezz" geyiğinden hiç hoşlanmam ama kabustur, çiledir, imkansıza yakındır.

    1999 ocak ayında mirc'de tanışıp icq'dan sohbete devam ettiğim bir yaşıtım vardı. içimiz kıpır kıpır, cep telefonu olmadığından ne zaman online olur bilemiyorum. öss'ye hazırlanıyorum ders çalışmam gerek ama it gibi bilgisayar başındayım sürekli. icq'nun o online olunca gelen "tıktıktık" sesini duyacağım anı bekliyorum bir ümit. o zamanlar foto atsana demek hem ayıp hem imkansızı istemek gibi. kimsenin bilgisayarında fotoğrafı yok ki...

    velhasıl kız benden foto istedi. haydaa nasıl olur, ne yapılır hiçbir bilgim yok.

    gün 1: bilgisayarcı bi abi var ona gittim abi nasıl çözücez bu işi dedim. sen foto çekin getir bana dedi.

    gün 4: üç gün para biriktirip evdeki kodak makinaya film taktırdım okul çıkışı.

    gün 5: sınıfta arkadaşlar ile elimizde makina nerede foto çekinsem yakışıklı ve karizmatik çıkarım onu planladık. yaşadığım yerde deniz kenarında kayaların üzerinde birkaç poz çekindim.

    gün 6: babam vayy makinada film var hafta sonu gezmeye gidip çekiniriz bir sürü dedi.

    gün 8: bende para olmadığından filmi banyo ettiremiyorum, hafta sonu oldu ailecek gezmeye gidip bir sürü çekindik.

    gün 9: babama söyleyip makinayı fotoğrafçıya götürdüm abi bunları bassana diye. üç gün sonra gel dedi. süper, ben 1 hafta bekliyordum.

    gün 12: okul çıkışı direkt gittim fotoğrafları almaya. babamdan aldığım parayı verdim fotoları aldım. daha dükkan kapısında bir baktım ki hay amına koyayım şok şok şok. arkadaşlarımın deniz kenarında çektiği fotoğraflarda kömürüm. güneş arkamdaki denizden battığı için yüzüm gözüm kömürrr zifiri karanlık. ters ışık diye bişey varmış.

    gün 16: yine biriktirdiğim para ile film taktırdım hemen arkadaşı aldım. bu sefer deniz kenarında ama kenarda banklarda fotoğraf çekindim. makinada daha 25 pozluk yer var ama kim bekler o kadar, dedemden para isteyip doğru fotoğrafçının yolunu tuttum teslim ettim.

    gün 20: tab edilen filmleri alamya gittim hemen baktım ohh süperim öyle böyle değil karizmam. hemen gittim bilgisayarcı abiye. fotoğrafları taradı ama tanesi 5 mb civarı. ulan hıyar, ayarı varsa düşük kaliye taratsana! ben olayın çok uzağıyım haberim yok öyle bir şey olacağından. abicim bu fotoğraflar diskete sığmaz, cd'ye basıcam dedi. bas da arkadaş bende cd-rom yok ki???

    gün 35: sağdan soldan tüm akrabalardan harçlık toplayıp gittim o muhterem bilgisayarcı abiye cd-rom aldım. kuvvetle muhtemel param tam yetmemiştir bile. 12x okuma hızındaydı galiba bu detay bende muallak. yazdı cd'ye fotoları geldim eve pc başında bekliyorum hatun online değil.

    gün 36: hatun online değil

    gün 37: hatun online değil

    gün 38: sevdiceğim online. fotoyu mailden atmak imkansız hotmail'in bütün kapasitesi 2mb, fotonun tanesi 5 mb. icq'dan yolladım. gönderi başladı. modemim 33.6 kb hızında. 5 dakika, 10 dakika, 15 dakika.. daha yarıdayız. ben çıkıyorum dedi.

    gün 39: hatun online değil.

    gün 40: tekrar geldi prensesim. hemen başladım yollamaya. 10 dakika sonra bağlantım koptu. peder bey telefon açmak için ahizeyi kaldırmış tuşlama yapmış. internet koptu. birkaç dakika sonra tekrar bağlandım başladım yollamaya. yalvarıyorum bu çile bitsin diye. gitti foto saatler sonunda. 2 sene daha konuştuk ama hiç görüşemedik. üniversiteye başladık zaten ikimiz de.

    tldr diyecek arkadaşlar, benim foto yollamam 40 gün sürdü, 3 dakikalık şey için laf edeni döverler haberiniz olsun!