Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
80 milyonun üzerinde nüfusu olan bir pazarı ancak bir gerizekalı kaybetmek istermiş. hahah

adamlar senin dansöz gibi oynak kurun yüzünden yapımcılardan tonla şikayet alıyor, üzerine zarar ediyor. yine de yıllarca sana gerçek alım gücünün çok daha üzerinde bir fiyatlandırmayla oyun satıyor, o da yetmiyor öncesinden şu tarihte dolara geçeceğiz alabildiğini al diye duyuru çakıyor ama küfürü yine steam yiyor.

siz akıllanmazsınız oğlum. yemin ediyorum bu hükümet size müstehak.
çok bile demiş.
buna karşı çıkanların %80'i ya memurdur yada ailesinde memur vardır.
bir de buna karşı çıkanlara şunu sormak istiyorum en son ne zaman devletten ücretsiz ve kaliteli bi hizmet aldınız?
hala steam boykotu diyenleri görünce bugüne kadar niye geçmemişler şaşırdım açıkçası. adamlar yıllardır senin saçma sapan kuruna rağmen tl ile satış yapıyordu, baktılar düzelecek gibi değil en sonunda dolar yaptılar. ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu sorun edip sokaklara dökülmesi gereken insanlar hala steam boykotu peşinde. bu kafada adamlara her şey müstehak. boykotu seçimlerde bütün ülke yapacaktı. o tren kaçtı artık. steam yerinde olsam daha da fiyatları arttırırım. çünkü steam boykot diyenlerin anlayacağı dil bu.
2002 oncesinde siyasiler bir halt ettiklerinde, bu duyulursa rezil olurlardi. medya da surekli aciklarini arardi. bu, bir denge unsuruydu.

2002 oncesinde siyasiler yolsuzluk yapmamis olsalar da yargilanabilir, sucsuz ise aklanabilirlerdi.

2002 oncesinde de yargi elbette mutlak adil degildi ancak cok cok daha adil ve guvenilirdi.

2002 oncesinde insanlar daha ahlakliydi. yalan elbette yine boldu ama bu kadar degildi. yalani ya da uckagidi ortaya cikan utanir, utandirilirdi. aklindan kotu fikirler gecen biri bile "yahu rezil oluruz" diye vaz gecerdi.

2002 oncesinde her yer bugunden daha yesildi.

daha sayarim da yoruldum.
(bkz: memur çocuğu olmak)
(bkz: memur eşi olmak)
(bkz: memur olmak)

ankara -> 1972-1978
erzurum -> 1978-1979
malatya -> 1979-1984
denizli -> 1985-1991
diyarbakır -> 1991-1994
bursa -> 1994-1995
malatya -> 1995 (6 ay)
giresun (çamoluk) -> 1995-1996
iskenderun -> 1996 (6 ay)
malatya -> 1997
giresun (çamoluk) -> 1998 (6 ay)
giresun -> 1998 2. 6 ay
malatya -> 1999 ilk yarısı
giresun -> 1999 2. yarisi-2000
izmir -> 2000 aralık-2010 aralık
bursa -> 2011 ocak

en uzun kaldığım il bursa. artık gitmek istiyorum buradan ya...
kula kulluk edenlerin hali bizim gibi günlük günahları işleyenlerden daha beterdir. allah'a giden iman yolundan sapıp kendilerine seyh olarak atadıkları adamlara iman etmeleri yüce yaradanin görmediği bir rezillik mi ?

allah bizi doğru yoldan ayırmasın ama bunlarıda ıslah etsin.
yenilelim de kendimizce akıl oyunları yapalım demenin bir mantığı yok. en son bunu dünya kupasında ispanya yaptı. fas gelsin diye japonya'ya maç sattı, sonra da fas'a elendi. gruptan lider çıkıp aslanlar gibi gelecek rakibi beklemek lazım. bence büyük milli takımlara daha iyi bir motivasyonla oynuyoruz. ki kaldı ki küçük hesaplar yapmanın da anlamı yok. belki lider çıkarsak daha kötü bir takım gelecek. o yüzden kendi oyunumuzu oynayacağız. ne olacaksa öyle olmalı. bu tarz durumlarda genelde yenilen takım hesap yapan takım oluyor.
konya çumra'da toprak mahsülleri ofisi'nin (tmo) kiraladığı geçici bir depodan 300 kamyon yani 7 bin 500 ton hububat çalındığı ortaya çıktı.

tmo'nun açıklama olarak;

tmo’nun ülke genelinde alım yaptığı tüm depolarda uyguladığı gibi çumra’da da depo ve stoklar belirli periyotlarla ilgili tmo personelince kalite yönüyle kontrol edilmiştir. çumra deposunda yapılan son kontrollerde depolardaki bir miktar * ürünün bulunmadığı tespit edilmiştir.

tam olarak ülkemiz standartlarında sıradan bir hırsızlık vakası. güvendiğimiz, oy verdiğimiz, vergisini ödediğimiz hatta ve hatta bize yerli ve milli gibi kavramlar ile seslenen hükümetimizin enteresan bir kurumu olan tmo (toprak mahsülleri ofisi) bizim malımızı çalıyor ya da çaldırıyor...

kaynak

iyi parti konya milletvekili ünal karaman’da tarım ve orman bakanı ibrahim yumaklı'ya cevaplaması üzere soru önergesi verdi.

zarar 67 milyon tl
"dinini tilkiden öğrenirsen tavuk çalmayı sevap zannedersin."
tolga gerçekten on numara bir adam. dün ayaz sosunu çöpe atınca yanlışlıkla, tolga epey kısık sesle jüriye sosu ısıtabilir miyim diye sordu. arkadaşı üzülürken sosunu duymasını, üzülmesini istemedi. adam gibi adam. yarışmada hep çok küçük detaylarla aşırı ince düşünceli davranıyor. çok büyük saygı duyuyorum kendisine.

2 evladım var. şu klaslıkta/ dürüstlükte yaşasınlar hayati. gözüm hiçbir zaman arkada kalmaz.
suat kaya'nın "avrupa'da birçok büyük futbolcuya karşı oynadım. bunlar eğer istemezlerse topu vermezlerdi, hagi de onlardandı. eğer istemezse topu ayağından alamazdınız. ama zidane bambaşkaydı, o yanına bile yaklaştırmazdı, yaklaşamazdınız. maç boyunca bir tane bile top alamadım ayağından" dediği efsane.
sanal dilenci olmuş temizlikçi abladır...

tipe bak abi, şuna para yollamayı bırak 3 saniye izleyebilen oldu mu ya*
inek memesi amk 1568 kilo kadın çünkü

amerikalıların bir lafı vardır;

six packs on skinny guys, big boobs on fat girls do not count!
düşünsene amk milyon dolarların var.
futbol hayatın bitmiş, teknik adamlığa başlamışsın ve az çok oradan da bir gelirin oluyor ve doymuyorsun, doymak bilmiyorsun daha fazlasını istiyorsun :)
ne demişler aza tamah etmeyen çoğu bulamazmış diye.
kendince aza tamah etmeseydi belki de çoğa kavuşacaktı...
kimbilir :)
küçük bir porsiyon ciğer bir devasa boyutta toksin içerir. sadece yararlı olabilecek içeriğini sayan bir tıp yada bilim insanı görürseniz oradan uzaklaşın.

ve ne yazık ki doktor mehmet öz en azından bu konuda haklı, bırakın kuzuyu küçük bir kaz ciğerinde bile bir kanalizasyon kadar toksin vardır.

kültürel bir yiyecektir saygı duyulur ve ayda bir kez yeme kültürünün devamı anlamında tüketilebilir ama bir çok hastalığın kapısını açtığını da bilmek gerekir.

konuyu anlamak için işlevine, hayvan öldükten ve piştikten sonraki durumuna bakılmalı: (bkz: karaciğer)
bu tuğgeneral yedek subay olarak görev yaptığım taburun tabur komutanı benimde ilk amirimdi zamanında. yani kendisini çok yakından tanırım. mevcut şahsın yükselmek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. o yüzden resmi görünce baya baya kahkaha attım. mevcut görüntünün sorunu akp'den çok net şekilde tuğgenaralin kişiliği ile alakalıdır. ilgili yerlere şirin görünmek için gerekirse yere paspas bile atabilir. ayrıca şimdiden korgeneralliği hayırlı olsun kendisinin. kendi kariyeri için çok doğru hamleler yapmaya devam ediyor görünüyor. *
hepiniz aslında ülkeyi birlik tutmak için hdpli siyasilerle diğer partililerin böyle yakınlaşmasının doğru olduğunu bal gibi biliyorsunuz. bölünme ortak paylaşacak hiç bir şeyin kalmadığında olur. tarihte bölünmelere bakın nasıl olduğunu öğrenin. bunun kültürel sosyolojik arka planını anlayın.

bir kısmınızın derdi türk halkına medya araçlarıyla bunun terör propagandası şeklinde yedirileceği. yani bizim halk anlamaz kandırılır derdinde iyi niyetlileriniz. kötü niyetlileriniz zaten chpli değil. ya troll ya eski mhpli yeni gidecek parti bulamayan açıkta kalmış seçmen.

chp kötü niyetlilerin isteklerine çizdiği sınırlara uyarak ve bu devamlı yanlışa batan propaganda araçlarıyla kandırılan halkı kandıranlara malzeme vermeyim diyerek siyaset yapamaz. böyle isteyenler için envai çeşit parti var bir boka yaramayan bu ülkede. bir ton milliyetçiliği suistimal ederek uyuşturucu ağı kuran mı dersin yargıda fetö gibi paralel yapılanan mı dersin mafyalarla iç içe olan mı dersin beşli çetelere ihale sağlayan mı dersin akp’nin altına yatan mı dersin ilk fırsatta akp’ye katılan vekilleri belediye başkanları olan mı dersin var oğlu var…

e gidip onlara oy atın kardeşim. tüm partiler milliyetçiliği sömürerek bu ülkeye zarar vermek zorunda mı? chp böyle davranmasa benim gibi sosyal demokratlar oy vermez zaten. ben böyle davranmasından memnunum. yeri geldiğinde pkk’nın terör örgütü olduğunun da altı çiziliyor. bu ülke böyle düzelir. ha size bunu anlatamayız ben artık umursamıyorum da. siz bu kafayla daha bu hayatta çok sömürülürsünüz. devam edin valla sallayan yok zaten sizi. burada troll gazlamasıyla 600 entry girmişsiniz. ben de özgür özel eline keleş alıp dağa çıktı sandım meğer hdpli siyasetçiyle operaya gitmiş. bu halk da bu birleştirici siyasete oy vermiyorsa kan nefret ötekileştirme kavga istiyorsa kendi bilir arkadaş. chp buna malzeme olmuyor güzel de yapıyor. halk oy vermiyorsa vermesin 100 yıl akp kalsın öyle başa böyle tarak. en azından bizim safımız uyuşturucu çeteleri sinan ateş’in katilleri mafyalar cemaatler değil bu ülkenin iyiliği sonuna kadar. kaybedeceksek de böyle doğru kalarak kaybedelim.

ha bu arada bu ülkede ülkeyi birlik tutacak kim varsa ya hapse atılmış ya öldürülmüştür en iyi ihtimalle de size burada yaptırdıkları gibi yola gelene kadar linçletilmiştir. esas ayrılıkçılara da konuştukça bu ülkeyi bölenlere de kimse dokunmaz bir eli yağda bir eli balda yaşarlar bol bol da konuşturulurlar. bir düşünün bakalım neden.

bu arada pervin buldan elbet bir demirtaş değil. bana güven de vermiyor aslında. o yüzden demirtaş hapiste kendisi dışarıda. yarın ne yapar kefil olamam ama bu ülkede neyin yanlış gittiğini çok net görüyorum ve chp bunu düzeltmek istiyor. halkın seviye buyken başaramaz ama olsun en azından safı doğru.
kocalarının ilgisizliğinden yakınan evli hanımlara sorun bakalım öyle miymiş?

evli olmalarına rağmen sabahtan akşama başka erkeklerden ilgi bekleyen kadınları ben görüyorum da, siz göremiyorsanız bakar körsünüz.

bir erkek arkadaşıma, evli bir kız arkadaşı yakınıyordu, "kocam benimle yatmıyor" diye... kadın kimyager, kocası doktordu. daha yeni evlilerdi üstelik 1-2 yıl olmamıştı. kadın bunu arkadaşım kendisiyle yatsın diye anlattı tabii. ama arkadaşım sadece ayıpladı, bana anlattı sonraki yıllarda da. kadını çekici bulmuyordu zaten ama bulsa da yatmazdı. bazı insanların değerleri var, bazılarının yok.

tonla böyle örnek biliyorum, hatta bir ara ayşe arman da yazı dizisi yapmıştı. "evliler neden seks yapmıyor?" diye. onun çevresindeki kadınlar da yakınıyormuş çünkü sürekli.

bekarken size öyle geliyor kısaca. ilişkilere 7 ay ile 1.5 yıl veriyorum heyecanın bitmesi için. evlilik öncesi 1 yıl desek, 6 ay da evliyken desek, 6 aydan sonra seks heyecanı kalmaz. o kadar da sürmez de, hadi 6 ay verdim ben yine size. evlilik öncesi dahil 1 yıl ortalama diyelim.

süper modelle de evli olsanız 6 ay max. hele de çocuk mocuk yaptıysanız bitti, evdeki kadın artık sadece anne ve evi çekip çeviren biridir.

hiç olmazsa başlangıçta tutku şart, ama iyi arkadaşlık edilen biri olması da önemli.

bilin, ona göre yapın planlarınızı.
__________
ayşe arman yazı dizisi:

neden hiçbirimizin evliliğinde seks yok? - yazı

kocam benimle neden sevişmiyor? - yazı

*
ha sanılmasın ki kadınlar bakımsız, kilo aldı bilmem ne... alakası yok, daha gençliklerinin baharında bitiyor her şey diyorum. hepsi bakımlı, fit, alımlı çalımlı kadınlar. heyecan bitiyor, çünkü sana serbest biri yanındaki öncelikle. hele de geç evlenilmiş ise, seks ile heyecan hep yan yana olmuş, ona alışılmıştır.

seksi heyecanlı kılan unsurlardan biri, senin beğendiğin, sevdiğin, hayran olduğun birinin de seni istemesi, yani işin oyun kısmı, tırmanış. evlilikte bu oyun bitiyor. ama şu da var, süregen ilişkide de günlük olaylar zincirinde yine bir kadın/erkek oyunu, küsme, barışma, çekişme yaşanabilir ve bu bir heyecan katabilir.

yani öyle seksi giyindin, mum yaktın, romantik şarkı, mekan falan fark etmez.

birkaç neden vardır; gerçek aşkın olmaması, arkadaşlık olmaması, "bununla evlenmeseydim hayatım belki daha iyi olacaktı, kim bilir ne maceralar yaşayacaktım ama bunla evlendim tıkıldım kaldım, özgürlüğüm elimden gitti" hissiyatı vs. vs., neden çok.

çocuk yapmak istememe de ondan, iyice o kişiye bağlanmaktan, yani kendi hayatını bağlamaktan kaçınmak için. cahil cühela alt kesim nikahı kıyar kıymaz hemen çocuk yapıyor ya, sanıyor herkes öyle, değil. eleştiriyorum gibi görünüyor ama paraları varsa geçinecek, doğrusunu da bunlar yapıyor. bu bunalımdan bunalıma sürüklenen, evliliğinde mutlu olamayanlar zaten bir başkasıyla da mutlu olamayacak veya hayallerindeki o hayat zaten olmayacak... bari geçinebilecek ekonomik durumları varsa, çocuk yapsınlar abartmadan.

*
benim anlattıklarım her zaman gelişmiş beyinlerdir, hatırlatırım. bu başlıkları açanlar ve parayla seks yapanlar lümpen tabakadır. zaten çekici, arzu edilen ve istediği an sekse ulaşabilecek bir erkek parayla seks yapmaz. erkeğin arzu edilmeyen, istenmeyen biri olması lazım paralı seks için, ki o "istenmediği" düşüncesi zaten yeterince yıkıcı bir bilgi.

arzu edinilen, çekici erkek olmak için de yakışıklı, zengin vs. olmanız gerekmiyor, defalarca örneklerini gördük, anlattık. çekici olmak başka bir şey. sekse tırmandıran oyun zinciri, silsilesi zaten bütün işin güzelliği, seks işin sonucu sadece. bir kadının kalbini kazanmak için gösterilen çaba. tabii lümpen tabakanın bunu anlaması imkansız, parayı verir yatar kalkarım onların anlayışı.

*
parayla seks yapan, hayvanlara, bidona, asansöre atlayan, çok küçük yaşlarla hatta çocuklarla yapacak kadar hasta yetişmiş beyinler konumuz dışı. onların satır aralarında dediklerini buralarda da görüyorum, farkında olmadan düşünce dünyalarını ilgisiz haber yorumlarında yazıyorlar, neye özendikleri anlaşılıyor. sağlıksız beyinler konumuz dışı. yetişkin insanların, normal hayatlarından söz ediyorum.
toplumun şehirlisi bile köylü olduğu için normal. meseleyi tamamen paraya bağlamak kadar saçma bir şey yok. maket yapmayı seven biriyim. nerden baksan 10, 11 yaşlarımdan beri yaparım. param mı vardı? hayır. yeri geliyordu defter sayfasından tank yapardım, tareti dönen, namlusu yukarı aşağı oynayan. kalın kağıttan jet uçaklar yapardım. kit alacak parayı geçtim, varlığını bilmiyordum. engel mi oldu bana, hayır. sadece bir insan olarak kendime zaman ayırmam gerektiğini biliyordum. bir şeylerle uğraşırken zihnimi rahatlatmak, kendi başıma, ellerimle bir şeyler meydana getirmenin keyfini alıyordum. bizim insanımızın çoğu faydasına olmayan işe el atmaz. tamamen bir hayvan psikolojisiyle, maddi ve cinsel çıkarları dışında hiçbir şeye kafası basmaz. insan olduğunu keşfetmek gerekir önce, bunu keşfedersen zaten hobi sahibi olmamak imkansız.
osmaniyeli uzman çavuşların yeni mezun hemşire sevgilisine (genelde türbanlı olurlar) şov yapmak ve bunu, kıskananlar çatlasın diye sosyal medyada paylaşmak için yaptığı gereksiz atraksiyona verilen isim.

lan olm siz sevişeceğiz diye belediyeden izin aldığınızı göstermek için niye mahallenin huzurunu kaçırıyorsunuz mk?
sözlükteki 40 ve üstü kadınlar acaba bana yazar da onları zikebilir miyim diye destan yazan yerli ve milli fucker team hünerlerini sergiliyor.

birazdan başlığa edebi dokunuşlarla süsledikleri entryleri döşeyecek olanlar da gelecek. ulan o kadınlar bile kendilerini bu kadar övmüyor mk. allah metrobüste boş koltuk bulayım diye slalom yapan babanıza sabır versin.
"birkaç gün sonra, ittihat ve terakki üyeleri harbiye ve bahriye nazıriarını sultanın seçmesine izin verilmesi hakkındaki kararı onaylamayınca sait paşa isti- fa etti ve yerine uzun süredir rakibi olan 76 yaşındaki kamil paşa geçti."

andrew mango - atatürk
500, 550 dolarlarin havada uctugu yarisma. ve fakat gerceklere bakalim. neye bakalim mesela? dunyada su an olmasi gereken degerden degerli ulusal paralara.

görsel

ilk sirada hangi ulke var? yuzde kac overvaluedmis parasi?

yani zaten su an almaniz gerekenden fazlasini kazanirken bir de bunun %35 %40 daha fazlasini kazanacaksiniz.

iyiymis. gozumuz yok, allah bereket versin. oyle nufusun %46'si 550 dolar alacak derken kendinizi 300 dolar alan %66 icinde icin de bulmayin da...

o degil de bu hakikatlerle kavgamizin bitmemesi cok acayip bir sey ha. cok hos.
diyetisyen miyetisyen popüler kültür hikayesi.
zayıflamak istiyorsan boğazını tutacak, götünü de kaldıracaksın. yediğinden fazlasını yakacak, temiz besleneceksin.
her boka da uzman aramayın
bir sürü sığır, siteyi mossad yaptı falan diye yazmışlar. olm siteyi kimin yaptığının ne önemi var? şu insana bile benzemeyen mahlukların yaptığı insanlık dışı şeyler burda dikkatinizi çekmedi yani? filistin filistin diye ağlayanlara açıp izletmek lazım bunları, bunlar insan falan değil. umarım tez zamanda yok olur hamas ve filistin denen terör yuvası. bıktık artık al birini vur ötekine, s*kiyim israilinizi de filistininizi de.
bu kızı büyüttük en nihayetinde..
kor alevler üzerinde yürümüş
değirmenlerde öğütülmüş şekilde elbette..

kazanmak ....
ya da kaybetmek savaşına girmeyecek,
hayatla harb etmeyecek kadar yorgun,
ve bir o kadar da hayattan zorla alınmayacağını bilecek kadar olgun haliyle...

gelsin hayat alıyla moruyla diyecek kadar umutlu
ve pamuklara sarmalayıp saracak kadar kıymetli küçük kız çocuğudur kendisi nezdimizde.
sen kadını kendine baglayamazsin, gitmek isterse gider.

ilgilenmiyor der gider, sevmiyor der gider, değer vermiyor der gider, sekste doyurmuyor der gider,

hepsini yaparsın seversin, ilgilenirsin, değer verirsin, sekste tatmin edersin, bu sefer de heyecan bitti der yine gider, sıkıldım der yine gider, bunaldım der yine gider.

çünkü gitmek isteyeni ne yaparsan yap tutamazsın. gidene kal deme yeter.

giden gitsin, yolu açık olsun.
bir konyalı ya da konya'da yaşayan birisi için sayması zor olan şeylerdir

istanbul'dan konya'ya yakın zamanda taşınmış birisi olarak benim güncel olarak aklıma gelenler ise şunlar;

trafik durumu nasıl diye navigasyona bakma zorunluluğu olmaması

park problemi olmaması

insanların korktuğum kadar kaba olmaması, ben de yıllardır bir önyargı ile yaklaşıyordum ancak şehirde sürekli yaşayınca örneklemim daha kapsayıcı bir hal alınca insan dağılımının diğer şehirlerden çok farklı olmadığını gördüm.

yıllarca konya'yı gömmüş birisi olarak taşındıktan sonra izlenimlerim bu şekildedir. konyalı değilim, bu entry konya'yı övmek amaçlı yazılmamıştır.
zonguldak'ta geçtiğimiz senelerde genç bir kızı vahşice öldüren katili hatırladınız mı? o cani son cinayetinden önce onlarca kedinin başını taşla ezdiğini söylemişti. uzmanların dediği gibi seri katiller öldürmeye önce hayvanlarla başlar, sonra insanlara yönelir.
bursa dünyanın lezzet merkezi değildir, zaten olmaya niyeti yoktur. kendisi araplar için bir cazibe merkezidir ve bu ona yetmektedir.

ancak, bursa'ya gelince de iskender ve inegöl köfte dışında ne yenir ki demek de olmaz şimdi. aleni cantık ve pideli köfte dışında, bursa'da birleşmiş farklı kültürlerin farklı lezzetlerini deneyebileceğiz onca yer var. illa 3550 senedir bursa'da yapılan yemekten yiyeceğiz demiyorsanız tabi…

öte yandan bursalı canım kardeşlerim, tahinli pide ve kestane şekeri demişsiniz de; nerede süt helvası? nerede kemalpaşa? nerede ayva tatlısı? nerede sütlü kadayıf?
6 şubat depreminde üç gün kışlasından çıkamayıp izin bekleyen ordunun nesine güveneceğiz ki. insanlar evlerinin enkazında donarak ölürken aksiyon alamayan orduya da komutanına da güven yok. nesine güvenelim.
konu ile ilgili migros'un bir eksiği ya da suçu yo, doğal olarak rezalet de yok; o sadece aracı. telefon ayıplı ise servis bunu tespit eder ve 21 gün içinde ya tamir eder ya da yenisi ile değiştirir. bekleyeceksiniz.

ayrıca son günlerde migros'ta elektronik aletlerde indirim vardı. fiyatı muhtemelen bu nedenle düşüktür.
adam "belediye binası duvarına hz. ali resmi asıp laik olduğumu söylesem yine yer benim çomar izmirlim" demiş açık açık. ve hala "evet yeriz, ne var ki?" diyenler var.

adamın ne laik ne de cumhuriyetçi olmadığını, atatürk'ü de koyun gütmek için kullandığını ne zaman anlayacaklar bakalım. ha akp'lilerin "ama müslüman adam" demesi, ha bunların "ama atatürkçü" demesi. eşek aynı eşek, semer modeli farklı bir tek.