malumun ilani3
profili

  • 13 aralık 2020 özgür demirtaş maaş videosu

    usta popülist özgür demirtaş'ın yeni ultra bilimsel elite plus analizidir.

    bu adamı sadece popülist sanardım ama sorunu sadece ilgi açlığı değil. o ilgiyi çekebilmek için geçmişte sahip olduğu pozisyonları kullanarak her türlü manipülasyonu yapabilecek ahlaki problemleri var bu vatandaşın. ekonominin mevcut kötülüğünü (evet türkiye'de ekonomi kötü, denileni anlamadan itiraz etmeyin lütfen) kullanıp manevi kazanç sağlama derdine düşmüş, millet de güveniyor söylediğine ama baya bildiğiniz manipülatör adam.

    neyse, önce isterseniz videosunu izleyin ve "vay be adam ne güzel anlatmış" vs deyin. sonra bendeniz bu adamın "doğru veriler" ile sizi nasıl kandırdığını anlatayım.

    https://www.youtube.com/watch?v=wlzkgj4u-zi

    bir özet geçeyim konuya girmeden. önce bir akademisyene yakışır şekilde elma-elma kıyaslaması yapacağını söyleyerek güven kazanıyor özgür bey ve abd ile türkiye'de prof maaşlarını kıyaslamaya başlıyor. bir tablo üzerinde türkiye'de bir prof'un 11k try civarında aylık maaş aldığını belirtiyor (bu maaş az mı? eh adamına göre çok fazla, adamına göre çok az, konuşacağız). sonra başlıyor abd'deki devlet üniversitelerindeki bir profesör'ün aldığı maaşı anlatmaya...

    seçtiği okul dünyanın en iyilerinden ucla. seçtiği hocalar alanının yine en iyilerinden. dolayısıyla yıllık 800k+ dolar gibi brüt rakamlar telaffuz ediyor özgür bey. woow paraya bak... ağzının suyu akmaya başlayan seyirciyi para birimlerini convert edip, tax'leri vs düşüp abd'deki bir prof'un türkiye'dekine kıyasla 30 kat fazla inandırdığına "ikna" edip, bunun haklı gururuyla video'yu bitiriyor sayın demirtaş (çok özet geçtim, gidip bizzat izleseniz daha iyi).

    özgür demirtaş vatandaşı uykudan uyandırmanın ve çok dikkat çekecek olan bu videosuyla bir tık daha artacak olan popülaritesinin sevincini yaşarken, vatandaş hal-i pür melalının vehametini daha iyi anlayıp biz kez daha çökmüş olarak kapatıyor bilgisayarı.

    tabii kimse de demiyor ki ya bu iş hakkaten anlattığı gibi mi adamın... kesinlikle değil... evet ekonomi kötü, evet hayat şartları ülkemizde abd'ye göre düşük fakat bu arkadaşın yaptığı bir (1) olan problemi on (10) göstermekten başka birşey değil.

    anlatalım.

    1. türkiye'de akademik personele standard'a yakın bir maaş verilir. ister boğaziçi/itü/odtü elektronik müh'de hoca olun, ister abidik gübidikoğlu üniveristesi sosyoloji'de, base salary pek değişmez. abd'de ise bir devlet üniversitesindeki prof maaşı tamamen üniversitenin seçeceği bir miktardır. neden? çünkü okullar akıllı birer ticarethanedir. marka isimleri bünyelerine katıp itibarını artırmak, daha çok öğrenciyi daha çok parayla almak ve hocalarin getireceği projelerden daha çok pay almak ister. aynı okulda aynı bölümde iki hocanın arasında uçurum fark olabilir.

    örneğin sn.demirtaş'ın bahsettiği bölümdeki diğer prof'lara bakalım. buyrun bölümün faculty kadrosu:

    https://www.anderson.ucla.edu/…arch/finance/faculty

    başta örnek verdiği en yüksek maaşlı isme bakalım (prof. longstaff). şu siteden, university of california sistemindeki hocaların maaşlarını görebilirsiniz.

    https://ucannualwage.ucop.edu/wage/

    location olarak los angeles'ı seçip, 2019 yılı bu vatandaşın aldığı maaşa bakınca $690k gibi bir brüt maaş çıkıyor. sn. demirtaş $800k'yı nereden buldu bilmiyorum. neyse şimdi başka bir prof'a bakalım. mesela mikhail chernov 486k alıyormuş. devam edelim ve farklı konumlardaki farklı bölümlere de bakalım, çünkü ucla ve finans bölümündeki hocaların maaşları normalden oldukça yüksek (daha yüksekleri de vardır eminim). mesela uc irvine'da electrical eng.'e bakalım (ucla kadar iyi olmasa da hala dünyanın en iyi okullarındandır). mesela prof burke (link) $176k gibi bir maaş alıyormuş. dikkat edin hala abd'nin en iyi üniversitelerindeyiz. full prof bir hoca için $100k'ya kadar düşer bu maaşlar konuma göre, arayın işte idaho, south carolina, wyoming vs. bir de teaching üniversiteleri var ki (bizim üniversitelerin çoğu aslında en ama en fazla bu ayardadır) $70k-$80k bandında olur onlarda da maaşlar.

    bahsettiğimiz üniversitelerdeki hocalar, dünyanın en seçmece adamları. bırakın un. of california hocalarını, university of idaho'ya da gitseniz hocaların tamamının çok sağlam araştırmalarının olduğunu göreceksiniz. başka türlü büyük bir devlet üniversitesine ne girebilirsiniz ne barınabilirsiniz. tenure track bir pozisyon bulmak, sonra 5-6 yıl sonunda o tenure'u alarak assoc. prof olmak ne kadar zor çok çok iyi bilir sn demirtaş, bizzat tecrübe etmiştir nitekim.

    gelelim bizim tarafa. bırakın dünya ile yarışmayı, adına prof dediğimiz adamların yüzde 70'i doğru düzgün bir makale oturup yazmış değildir. öğretmenlik, bölüm başkanlığı, ek ders vs kavgasıyla geçer tüm mesaileri... yani ünvanlarına layık yaptıkları tek iş öğretmenliktir, onda da yıllarca anlattıkları dersi tekrar eder dururlar.

    abd'de sadece teaching yapan bir hoca ise en azından onun hakkını vermelidir. öğrenciye kendini sevdiremeyen, öğretemeyen hocayı en kalitesiz teaching okulunda bile barındırmazlar. neden? çünkü okul kendine öğrenci, yani para kazandırmayacak adamı beslemez. bizde devlet yıllarca besler ama...

    dolayısıyla sn. demirtaş bir manipülatör olmasaydı, kıyası alanında pop star olan $800k'lik hocalarla değil, ortalama bir teaching üniversitesinde ~$80k alan bir hocayla yapardı. o para da vergi düştükten sonra eyalete göre ~$65k gibi bir şey olur zaten. bu ne demek? ucuz bir eyalette, iki-üç yıllık maaş ile bir ev almak demek. türkiye'de de ucuz bir şehirde aylık 11k try alan biri (ki belli küçük şehirlerde ekstra teşvikler var), iki-üç yıllık maaşıyla bir ev alabilir. türkiye'de teknoloji, araba vs çok pahalıdır, abd'de ucuzdur. üniversite ise abd'de pahalı, bizde bedavadır. toplamda abd'deki hoca hala daha iyi şartlarda yaşar, doğal güzelliklerden kopuk olmaz, evinin bir bahçesi falan olur. fakat bu hocanın iyi hoca olma şartı vardır ve maaşını öyle böyle hak eder (maaşından daha fazla parayı okula kazandırmıyorsa şutlanır). türkiyedeki hoca ise sabahtan akşama çay içip gezerek hala oldukça güzel bir hayat yaşar.

    tabii haklı olarak sorabilirsiniz, iyi üniversitelerdeki hocalar ne olacak diye. onlar burada hakikaten en mağdur kesim olabilir. ama çoğu bir şekilde yolunu buluyor, proje alıyor, danışmanlık yapıyor, şirket kuruyor, özel üniversiteye derse gidiyor vs. mesela özgür demiştaş'ın sadece okulundan aldığı maaş 30k try'den düşük değildir, eminim. yine de ortalama olarak ülkede iyi çalışan insan hakkını alamıyor, bu meselede tek üzücü kısım orası.

    sn. demirtaş yukarıda anlattıklarımı çok ama çok iyi bilir. ama buna rağmen, verileri eğip bükerek, sapla samanı karıştırarak insanları kandırır. umutsuzluğa sürükler. bu yaptığı ahlaksızlıktır. evet ülkede yolunda gitmeyen çok şey var, evet bunlar dillendirilmeli ama dürüstçe ve yapıcı şekilde. popstar ucla hocalarıyla, göbekli university of abidik gübidikoğlu hocalarını karşılaştırıp, memlekette yetişecek müstakbel akademisyenlerin umudunu kırarak değil. kendine "hoca" diyen birine yakışan budur, ucuz amigoluk yapıp tribün desteği kasmak değil... kendini o kadar yetiştirip, günün sonunda kandırabileceği kadar cahil insanların alkışına tamah etmeye devam ederse yazık eder. şu ana kadar tavrı hep bu yönde olsa da, bir gün vazgeçeceğini umarım dostane.

    vesselam.

    not: başlık altında bu kadar çok kişiyle aynı görüşte olacağımı düşünmüyordum açıkçası. fakat bazı arkadaşlar fazla ileri de gidebiliyor. burada mesele işin ahlaki boyutudur. maksadı aşıp, kendisinin prof’luğuna vs laf etmek doğru değildir. ne olursa olsun kendisi iyi yetişmiş bir akademisyendir, linç edilmesini değil yanlışından dönmesini arzu ederiz sadece. lütfen ölçüyü kaçırmayın.

    not-2: bu entry’de “ameriga bizi kıskanıyor” denmek istendiğini sanan gerizekalıdır.

    not-3: $200k’dan aşağı alan anca çöl’de falandır diyen arkadaş, irvine’ı bir gogullasın lütfen.

  • 8k isviçre videosu

    şu ikide bir yaşadığı hayatı sorgulayan ekşicilerin acil tedavi olması lazım. hayatı makul ölçüler içinde sorgulamak, daha iyisi için çabalamak vs güzel de bu arkadaşlarınki tamamen kıskançlık ve “bende niye yok” isyanı şeklinde olduğu için kendilerini mutsuz etmekten başka bir işe yaramıyor.

    isviçre’ye gitmene gerek yok, çık sokağa hayatın boyu binemeyeceğin bir sürü araba görürsün. bu dünya böyle bir dünya, zenginlik denen şey herkese nasip olmuyor. sanki dünyanın size borcu var da vermiyor gibi davranmayı bırakın artık. gına geldi yok abd’deki lise, şuradaki doğa, buradaki alım gücü, coğrafya kaderdir vs diye açılan başlıklardan. gıpta edersin, daha iyisine erişmek için çabalarsın, mücadele edersin ve sonra senin sahip olduğun imkanların yüzde birine sahip olamayanları düşünür, elindekiyle mutlu olmaya bakarsın. akıllı adamın yapacağı iş budur. siz bilirsiniz yine tabii.

  • fetöcüleri taşıyan botun batması

    çok yazık. ölen 5 kişinin 3’ü bebek. buna vicdanı sızlamayan insanım diye gezmesin.

    fetö nün devlete ve millete zararı ortada ama bu işlerin tepe kadrosu çoktan topuklayıp yurtdışında rahat bir hayat sürerken geride kalan ve artık hareket imkanı bulunmayan gariban tabakanın üzerine gidilmesine içim acıyor. devlet artık merhamet yüzünü göstermeli, bu insanları kazanmanın yollarını aramalı. bu insanların kandırılma hakkı hiç mi yok? malum kişiler hakkında detaylı bilgimiz yok, ama şayet dediğim gibi alt tabakadan gariban kişilerse ve bebekleriyle ölümü göze alarak bu yolculuğa çıkacak kadar zor duruma düşmüşlerse herkesin oturup düşünmesi gerekiyor.

    memlekette kraldan çok kralcıların işi gibi geliyor bunlar bana. vaktiyle cb at izi it izine karışıyor dikkat edilsin demese önüne geleni içeri tıkacaktı birileri, bir sürü masumun hapse girip çıktığına şahidim. millet sevmediğini fetöcü diye ihbar eder olmuştu. devlete akıllı davranmak düşer, pkk ya bile pişmanlık yasası çıkıyorsa bu insanlar için de birşey yapılmalı. yoksa yeni bir pkk yı kendi ellerimizle doğuracağız.