Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
53 lira ile 56 lira arasında olacak, seçim sonrası mehmet şimşek görevden alınır tekrar nas ekonomisine dönülür ise; wuuuhooooo allahu akbar.

siyasal islami seviyorum lan, değneğe sürtüm ekonomi bilgisi olmayan cahil adamlar 1500 yıl önceki kafayla parayı yönetmeye çalışıyor.

denklem basit; ne derlerse tersini yap.
sahur için gittiği öğrenci evinde başardığı doğaüstü olay. kendi paylaştığı fotoğraflardan görebilirsiniz: https://twitter.com/…us/1767330051434201240/photo/2

murat kurum evliya olduğu için menemen pişmiştir, size soruyorum ekrem imamoğlu bu öğrenci evini ziyaret etmiş olsa örencilere gaz parasını ödeyecek miydi?

edit: optik lüzyonmuş, menemen arkadaki ocakta gazdan elden alev kullanarak pişiyormuş. yani murat kurum evliya değilmiş ve menemenin soğuk yapılmayacağını biliyormuş o kadar da değilmiş yani. acaba sosyal medya ekibinde mi var bir alıklık?

bu defa kurumcular haklı bence. sadece mizansen için kötü fotoğraf seçilmiş ama böyle bir şey yapabileceğini fikri size hiç absürt geliyor mu? adam kılıçdaroğlundan bile daha şey.
gs store basıp çoluk çocuklu aileleri taşlayan müptezellerin takımıydı. tribünleri türkiye'nin belki de en mütevazı, en efendi kralı rahmetli metin oktay'a söven müptezellerin takımıydı. bir bursalı olarak diyorum ki; düşmüşlerse cehhennemin dibine kadar yolları var.
necip hablemitoğlu
uğur mumcu
kamer genç
adil serdar saçan
ilhan irem
ve benim babam,
henüz ortaokula giderken arkadaşlar kütüphaneye gidelim dediler,gittik.
burası normalde gittiğimiz kütüphane değildi töv yanı türkiye öğretmen vakfı adının asılı olduğu bir yurdun alt katında oluşturulmuş izmir buca'da heykel meydanına yakın bir yerdi , içeriye girince üniversite öğrencisi abileri gördük, hepsi aynı torna tezgahından çıkmış gibi tek düze farklı simaları olmasına rağmen hepsi birbirinin kopyası gibiydi, o zamanlar dönem ödevi verilirdi ve bu abiler bizlere o zor dönem ödevlerini yapmakta yardımcı olurdu, içeride çay bisküvi eşliğinde karate filmleri izlerdik, içeride dikkatimi çeken ilk şey sızıntı dergisi idi biz evde ,bilim ve teknik dergisine abone olmuştuk o yüzden bu sızıntı sergisi bana çok garip gelmişti her bir yazının içinde mutlaka din ile ilgili birşeyler vardı, sonra bir gün babam siz nereye gidiyorsunuz böyle zırt pırt diye sordu, bende anlattım orayı, bir iki gün sonra babam ve diğer arkadaşların babaları bizim evde bahçede toplanmış bizleri çağırdılar ve dediler ki, bir daha asla ve asla oraya o kütüphaneye gitmeyeceksiniz, oradan hiçbir kimse ile konuşmayacaksınız dediler iyice tembih ettiler.
ve biz bir daha oraya gitmedik ve çok kısa bir süre sonra duyduk ki oraya polis baskın yapmış ve kapanmış.
yani aslında benim ilkokul mezunu babam, arkadaşları bile o dönemde herşeyin farkındaymış , sıradan halk bile herşeyin farkında iken bu şerefsizler her yere sızmış tüm siyaset kadrolarını kanser gibi sarmış, polisin içine, askeriyeye girmiş göz göre göre gelmişler kimse birşey yapmamış herkes uyumuş sesi çıkanı yok etmişler.
ve hala o günlerin sıkıntısını çekiyoruz.
adil serdar saçan mahkemedeki tarihi ibretlik savunması
bu tiplere acımayacaksın.
hatta şu mübarek ramazan günü bir ekmeğe muhtaç kalsınlar inşallah diyeceksin.
madem ihtiyacın yok aklının yayını silktiğim defol git de ihtiyacı olan bir gariban sebeplensin .
5 bin zengin çiftin boşanmasıdır o. ekonomi iyi olsaydı, kira fiyatları böyle olmasaydı siz bir de o zaman görseydiniz boşanma oranlarını. evliliğin tutkalı fakirliktir. çok net.
ülke gündemi çok hızlı değiştiği için unutulmuş gibi görünüyor ama popülist kesimden ayrılan ve vicdanı yara almış her insan evladı konunun halen takipçisi. umarım emsal teşkil eden bir karar ile hakkında yakalama kararı çıkarılıp tutuklanır. toplumun vicdanında derin yara açan bu olaya üst düzey siyasiler de el attılar halihazırda.
ve inanıyorum ki bu ülkede uçan kuşun, koparılan çiçeğin, böceğin, ağzı dili olmayan, derdini anlatamayan, bilerek ya da bilmeden yaşam alanları elinden alınan tüm canlıların yaşama hakkı olduğunu hatırlatacak vicdanı temiz yargı mensubu insanlarımız var. insanlar bunu görmek istiyor, buna inanmak istiyorlar. anahaber bültenlerinde saatlerce hem öldürülen canlının hem de öldürenin görüntüleri paylaşıldı. milyonlarca çocuk, genç, yaşlı bunu izledi. insanlar adalete inanmak istiyor başka türlü kimsenin vicdanı rahat etmeyecek çünkü bunu herkes biliyor.

bakmayın bu ülkede 50 binden fazla insan öldü, seçim yapıldı, üstüne halaylar çekilip seçimler bile kutlandı ama insanoğlu böyledir ya! anasına küfür edersin alınmaz, salak dersin dünyayı ayağa kaldırır.
ama bu ülke insanı çok ağladı ben bundan eminim.
yazılı ve görsel anlamda ifade hakkıma istinaden bana ayrılan bu minik alanda toplumu, düzeni, hayatı, ilişkileri, dünyayı veya gördüğüm birçok şeyi eleştirirken bunu hiç kimseden etkilenmeden, bir karşılık beklentisi, dayatma, çıkar elde etme amacıyla olmadan tamamen ifade özgürlüğümün sınırlarında tutmaya çalışıp hiçbir kurum, kuruluş, grup ya da oluşumun hedefi olmamaya çalışarak yapmaya özen gösterdim. insanlar soyundan girip sopundan çıkarken ben kelime dağarcığımın sınırlarını zorlayarak da olsa üslubuyla okudum lanetimi ama eros için gerçekten çok üzüldüm ve gözlerim doldu. evcil hayvan sahibi olduğum için değil biliyorum, empati yapmak sırf bir şeyin sizde olmasını gerektirmez ki. insan olmayı gerektirir.
herkes gülüp eğlenir yer içerken o can orada acı çekerek 80-90 kilo birinin ayakları altında ezildi.
kimse yollarda tonla hayvan ölüsü olduğunu neden onlara ses çıkarılmadığından bahsetmesin. yaşam hakkı kedinin olduğu kadar gazze'de ki masum insanların da, japonya'daki panda'nın da, göldeki bir su samurunun da hakkı. herkesin hakkı.
ideolojiler değişir, inançlar değişir, kılık kıyafetimiz değişir ama özümüzde hepimiz düşünebilen canlılarız ve bizi hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimizi onları yok etmek için değil korumak için de kullanmalıyız. vegan değilim et yiyorum ama ben hayvanlara eziyet edilerek öldürülmesini kaldıramıyorum..
insanları kendilerinden gizli gizli yemek yemek zorunda bırakan tiplerin saygı saygı diye zırladığı başlık.

kimse senin inancına saygı duymak zorunda değil. beğenmiyorsan bırak işini, kapat pencereni kapını, otur evinde. kimse de sen zırlama diye senden gizli gizli yemek zorunda kalmaz.
-"tüik sahte enflasyon rakamları açıklıyordu, artık gerçek rakamlar açıklanacak"
diyebiliyor musun?
diyemiyorsan ne söylesen boş:

sahtekarlar kimseye güven veremez.

daha da kötüsü:

sahte enflasyon rakamları.. emekliden, memurdan para çalmak için yapılıyor. devlet vatandaşından, sabit gelirli vatandaşından çalıyor.
hırsız yani..
haram yiyiyor.
sabit gelirli olmayandan, misal müteahhitlerden çalabiliyor musun?
-üçün biri...

çektirin gidin allah aşkına.. bu yalanlarınıza kimse kanmıyor artık.
gelecek hafta ogedayın yoldan geçen erzak yüklü bir kamyonu yasinle durdurup gasp edip şöföru vurmasını acununda eşi benzeri görülmemiş bir ceza olarak ömür boyu ödüllerden men cezası vermesini bekliyorum.
türkiye laik bir ülke olduğu ve öyle kalacağı için şeriat sevdalıları o değneklerini
kendi mabatlarına monte edebilirler.
zaten birbirlerini badelemekten alışıktırlar boş durmasın.
bu ortalama olduğuna göre bunun çok daha üstündekiler olduğu gibi, çok daha altındakiler de var. benim canımı sıkan kısım o 86'nın altı. olm milyonlarca yıllık evrimden sonra gelinen şu teknoloji çağında gorilden daha düşük zekaya sahip bunca insanın olması sizin canınızı sıkmıyor mu? sonra primat denince de kızıyorlar.

sözlüğün ortalamasının 86'dan çok da yüksek olduğunu düşünmüyorum bu arada. 90'sa öpüp başıma koyarım.
30 yaşında olup oy verdiğim ve desteklediğim partidir, ve evet en büyük projeleri mültecileri göndermektir, ekonomik projeleri de mültecilerin gitmesine bağlıdır, sosyal projeleri de mültecilerin gitmesine bağlıdır, mülteciler gittikten sonra yeni bir hedef ve yeni projeler bulmazsa eğer oy vermeyiz önümüze güzel mantıklı projeler sunanlara oy veririz, ama oldu da bu süre zarfında yeni projeler geliştirdiler zaferden devam da ederiz sıkıntı yok.

sözün özü sizin gibi partizan değiliz türk milliyetçisiyiz, bugün türkün çıkarını zafer partisi koruduğu için zafer partisine oy veriyoruz yarın türkün çıkarını kim korursa ona oy verir destekleriz.
rakibe, hakeme yaptıklarını geçtim kendinden 10 yaş büyük takım arkadaşına bile centilmence topu taca attığı için çıkışan oyuncuyu savunacak kadar akıl melekelerini yitirmiş holiganların bulunduğu başlık.
nefsi köreltmek, bir nevi açın halinden anlamak durumu; çırağan saraylarında lüks yemek sofraları kurmaya, kıtlıktan çıkmış gibi envai çeşit yemeklerin sunulduğu ortama dönmesi çok ilginç.
adam üç damacana su içiyor, on tane yumurta yiyor, bir kilo tatlı yiyor “allah sabrını verir” diyor.
oruç bu değil arkadaşlar, bir ay vücudunu dinlendirmek, kendini dinlendirmek demek, hayatın gereksiz lükslerinden biraz olsun arınmak demek (bence). yarınlar yokmuşcasına yemeğe gömülmek değil. niye bu kadar gözünüz dönüyor?
bu arada bende durum biraz farklı, açlık vurduğu zaman sosyal medyada yemek tariflerine bakarım, onlara baktıkça psikolojik olarak doyuyorum(çok enteresan) valla o görüntülerde o yemekleri yemiş gibi oluyorum ve açlığımı bastırıyorum.
bir çorba, bir ana yemek çok istiyorsanız bir dilim tatlı. bitti gitti.
valla bazılarınızı görüyorum, iftardan sonra çatlayacak gibi oluyorsunuz. yazık, vücuda bu kadar yüklenilmez.
din adı altında yapılan gürültülerden rahatsızlık duyuyorum, ota boka korna çalanlardan rahatsızlık duyuyorum, gecenin bir vakti arabasının camı açık şekilde yüksek sesle müzik açarak gezenlerden rahatsızlık duyuyorum. gürültüden rahatsızlık duyuyorum. az sessiz olun
görsel
(bkz: #148271117)
1 sene önce söylemiş, açıklamasını yapmış, "eger erdoğan'ın 2023 adaylığına itiraz edilmezse, erdoğan erken seçimle 2028'de de aday olabilir" demiş, chp'nin 2023 adaylığına itiraz etmesi bu yüzden çok önemli demiştim... haklının acelesi yok.

edit: kılıçdarcının teki "zafer - iyip - soğan - boğma muharrem gibi yerli ve milli muhalefet aparatları muhalif seçmeni davar gibi güttüğü sürece 1000 defa da aday olur." demiş.

(bkz: erdoğan'ın 3. dönem adaylığına itirazımız yok) diyen kişi bu saydıkların değil kemal kılıçdaroğlu'ydu. zafer partisi mansur yavaş'ın aday olmasını istedi. insanda ar, namus, haysiyet olacak önce ki sağa sola iftira atamasın. bir kılıçdarcıda bunlar yoktur. bir kılıçdarcının hiçbir ahlak bariyeri yoktur.
bu isyanda haksız ne gördünüz allah aşkına?
insanlar neyin eleştirildiğine değil de kimin eleştirildiğine bakarak yorum yapıyor. bu kadar ikiyüzlü olmayın lan.
gazeteci emrullah erdinç'in, ifadesi alınmayan esrarengiz çocuk dediği kişinin yıldırım demirören'in 17 yaşındaki oğlu olduğu iddia ediliyor.
kaynak
tuzukuruların ve şımarıkların popüler söylemlerinden biridir. onlar ister ki konuştukları insanlar sürekli mutluluk saçsın ve onu övedursun...
insanların dertleri var amk dertleri. en basiti ekonomik sıkıntılar ve hastalıklar.
amcık, babasının her hafta gönderdiği 1000 dolarla cihangirde zıpçıktı taytlı kızlara tatlı yedirip zikerken ''pozitif olun ağğğbiii yeaa'' der.
edindiği erkek arkadaşlar (pompacı,arkadaş,sevgili ve evet erkek dost) olmasa acından ölecek ama rezidansta kalan kız ''enerji ağğbiii yea en önemli şey ağğbi yeaa'' diye geziyor ortalarda.
sikiştiği iki yapımcı sayesinde 6 ay içinde star olup nişantaşı evlerinin plates salonuna dönüşmüş odalarında gri taytlı götünü göstererek takipçi kasan ve bu sayede reklam alıp köşeyi dönenler çıkmış ''pozitiflik hayat felsefem ağğbiii yeeaaa'' diyor.
hassiktirin amk.
ağır konuştum biraz özür dilerim. ama ancak bu şekilde net ifade edebilirdim.
bu kamyoncuların tırcıların vs tek hatada ehliyetlerinin iptal edilmesi lazım. sanki kendi kontrol mekanizmaları yokmuş gibi denetleme olmayan her yolda denyo gibi gidiyor bazıları. geçen biri viraja o kadar hızlı girdi ki karşı şeride geçti dönebilmek için. karşıdan biri geliyor olsaydı şu an onun da başlığını okuyor olurduk.

böyle yakalanan tek hatalarında ömür boyu bir daha direksiyon başına geçmeleri engellenmeli. birinin canını alacağına gitsin vasıfsız işte çalışsın.
az konusmanin muhtesem avantajlari var. toplumsal iliskilerde resmen tank gibi oluyorsunuz; ya da asilmasi imkansiz bir kalenin icindeymis gibi. guven duygusu veriyor yani. hem ozguven hem genel guven. guven duygusunun yaninda huzur da geliyor. ustune bir de cool oluyorsunuz. bir bok bilmeseniz de millet sizi cok sey biliyormus saniyor. cok sey bildiginizi sandiklari icin sizden biraz tirsiyorlar. bu da saygi kazanmanizi sagliyor. yani resmen hayatin hilesidir az konusmak. faydalarini sabaha kadar saysak bitmez. cenenize sahip cikin.
ayıp etmiş, biz olsak napardık? barents denizi bize sınır olsa, orada balıkçılık yapan türk balıkçılarına, türk devleti balıkçılığı yasaklar üstelik bu yasağa rağmen balıkçılık yapan türkleri hapse atar, dahası para cezası verirdi.
bir başkente yakışmayacak ölçüde kısa olan metro hattını geliştirmek yerine böyle bir projeye girmek olsa olsa akıl tutulmasıdır. metro hattını genişletin önce.
ya yine gelmiş başlığa kalbi camdan mamül yumuşak arkadaşlar.

koyun can derdinde kasap et derdinde aq. adam arkadaşının cenazesinde, biri gelmiş foto çekinek diyor. ensesine şapalağı yemediğine dua etsin.

haklı eylemdir.
şehrimde bulunan 5m migrosta yaşanan durum.alkol reyonunu boşaltıp yerine meyve suyu vs koymuşlar.yavaş yavaş şeriati getirmeye çalışıyorlar.gücü yeten siyasal islamcı belediye bütün işletmelere baskı yapıyor zaten.

konum:kayseri
normalleşiyoruz.

artık otomobil sürekli eskiyen, tek amacı ulaştırmak olan, klasik yahut kısıtlı üretim olmadıkça hiç bir maddi devamlılığı olmayan, aksine yakıtı, bakımı, vergisi, sigortası ile sürekli masraf açan ticari bir üründen başka bir şey değil..

artık yıllarımızı dört teker için heba etmeden evvel bir kaç kere düşüneceğiz. avrupalıların neden b ve c sınıfı araçlarla iktifa ettiğini daha iyi anlayacağız.

artık paramız yetiyorsa ve gerçekten ihtiyacımız varsa alacağız. dört teker için donumuza kadar satıp, üstüne 1500 aylık kredi çekip araba alamayacağız.

artık “otomobil bu ülkede yatırım aracıdır kardeşim” diyenlerin annelerini takip edeceğiz, kimlerle ilişkiye girdiklerini merak edeceğiz.
sevgi nedir bilmeyen yaşam formlarına dert olmuştur. benim kedilerim adlarını biliyor, geli biliyor, pati ver deyince pati veriyor, acıktıklarında beden diliyle anlatıyor, kendi dillerinde iletişim kuruyorlar. zekalarını küçümsediğiniz bu güzel varlıklardan biri başı kepenge sıkışan arkadaşını kurtarmak için esnaftan yardım istiyor, buyrun okuyun. https://www.ntv.com.tr/…ildi,yrycf7ms8eo6uo66a-v11g bir başka olayda kedicik balkondan düşmek üzere olan bebeğin hayatını kurtarmıştı. beyinsiz diyerek aşağıladığınız hayvanlar sizden daha zeki ve merhametli.
mira babanın kırbaç naim çıkacağını bilsen emin ol gerçek aileni bulmak için bu kadar uğraşmazdın